kasyopya usulü beslenme

Başlatan zna, 28 Aralık 2014, 01:16:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zna

öncelikle merhaba. yeni kaydoldum. uzun zamandır yazdıklarınızı ve celseleri takip ediyorum. açıkçası bazı yerleri anlayamıyorum umarım sizlerle paylaştıkça bunun üstesinden de gelirim.

sizlere danışmak istediğim bir konu var. ben kendi çapımda soğuk terapisi yapmaya çalışıyorum. bunun dışında celselerde sürekli bir \"diyet\"ten \"yağ bombası\"ndan bahsediliyor. etkilere karşı güçlenmek için yapacağımız diyette ne olmalı ne olmamalı? şeker yok peki başka neler yok? bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
 

maiterya

#1
Merhaba hoşgeldin,şeker yanında özellikle buğday ve diğer tahıllardan uzak durmamız gerekiyor,yağdan zengin bir diyetle beslenmemiz gerekiyor buna ketojenik diyet deniyor,metobalizman enerji elde etmek için yağları parçayınca idrada keton cisimleri görülmeye başlıyor,bunu yapabilirsek hayatımızda bir çok şeyin değişeceğini söylüyorlar ama diyeti uygulamak o kadar kolay değil,ben şahsen şekerden ve tahıldan uzak durmaya çalışıyoruma ama kısmen yapabiliyorum (aslında bu diyetin kısmeni olmaz azıcık karbonhidrat yeyince vucut yağ yakmayı birakıyor).Yağ yerken omega3 kaynaklarına ağırlık vermeli kalitesiz yağlardan trans yağlardan uzak durmalı.Kanser tedavisinde ve epilepside bu diyetten çok yarar görenler var.
 

bozadi

#2
Foruma hoşgeldin sevgili zna. İnan, celselerde geçen herşeyi bizlerin de çok iyi anladığı söylenemez. Yani şahsen ben celselerde geçen herşeyi anladığımı söyleyemem. Hatta yeterince iyi anlayamadığım için çevirisinde de irili ufaklı hatalar yapmış olabileceğim şeyler olduğundan şüpheleniyorum.

Soğuk terapisi yapıyor olmana sevindim. Ben de bu yöndeki çabalarımı artırıyorum. Duş alırken suyu giderek ılıtıyorum ve hatta bazen iyice soğutuyorum (en soğuk hali değilse bile). İstemsiz olarak ağzımdan derin derin nefesler almaya başladığım anda anlıyorum sınırlarımı gerçekten zorlamaya başladığımı.

Aslında şöyle bir tuhaf durumum da var: Duş alırken katlanabildiğin en soğuk sudan çok daha soğuk suya girmişliğim oldu diye hatırlıyorum. Öylesi daha kolay geliyor. Koca deniz. Ama kendi evimde kısmen temizlik, kısmen de konfor için girdiğim bir suyu işkenceye dönüştürmeye henüz alışamadım :) Ama çalışmalarım devam ediyor. İşkence olmak zorunda değil. Psikolojik yaklaşım, irade ve sabır gerçekten çok önemli.

Diyet konusu gerçekten son yıllarda Kasyopyalıların ve Laura ve ekibinin en önem verdiği konular arasında. Ruh ve beden (veya madde) arasında bir uyum, işbirliği veya denge söz konusu olduğu için, vücudumuzun durumu, ruhsal farkındalık ve faaliyetlerimizi etkiliyor gibi görünüyor. Aslında ilk yıllarda K'lar celselerde bedene konsantre olmayın (o kadar önemsemeyin) ruha konsantre olun gibi birşeyler söylemişti ama tahmin ediyorum ki Laura ve ekibi K'larla kurdukları kanalı sağlamıştırdıkten ve kurumsal faaliyetlerini de belirli bir raya oturttuktan sonra, yani bir anlamda ruhsal olarak atılması gereken kritik bazı adımlar atıldıktan sonra, bedensel durumlar da gündeme gelmeye başladı.

Ben şahsen forumdaki belki de pek çok arkadaştan çok daha duyarsız kaldım diyet konusundaki önerilere ve uyarılara. Scyth arkadaşımızın bu konuda takdire değer çabaları ve ilerlemeleri olduğunu biliyorum. maiterya'nın da bu konuda duyarlı olduğunu sevinçle gözlemliyorum. Bundan moral ve cesaret buluyorum kendi yaşamımda besin konusundaki dikkatsizliklerimi, umursamazlıklarımı yenme konusunda. Hala eskisinden çok farklı bir durumda değilim belki ama küçük küçük bu konuda irademi geliştirmeye çalışıyorum. Hatta internette konuyla ilgili araştırmalar yapmaya başladım. Özellikle youtube videoları yoluyla karbonhidrat, kan şekeri, insülin vs konularda bilgimi artırmaya başladım. O kadar basit şeyler konusunda o kadar bilgisiz veya duyarsızmışım ki, şaşırıyorum. Çok engin bilgi sahibi olmuş değilim ama küçük küçük ilerliyor konuyla ilgili farkındalık artışım. Uygun zamanda öğrendiğim bazı şeyleri özetlemek istiyorum forumda ve diğer arkadaşlarımızın görüş ve önerilerini almak aynı zamanda.

Sorduğun soruya maiterya arkadaşımız ilk yanıtı vermiş. Scyth arkadaşımızdan ve ilgili diğer arkadaşlarımızdan da öneriler bekleriz. Ben ilk müsait vaktimde sorduğun sorularla ilgili özet şeklinde derli toplu bilgilere rastlarsam Laura ve ekibinin sayfalarında, onları çevirip paylaşmak isterim.

Scyth

#3
Ben şeker hastası olduğum için tam diyete uyamıyorum aslında. Bu diyette şeker yok ama ben kullandığım insilünü dengelemek için pekmez veya meyva ile durumu dengeliyorum.

Sott.net'te ciddi manada bu diyete uyan pek çok tarif var. Site İngilizce olsada tarifin içeriğini ve yapılışını translate ile anlayabiliyorsun. Hani şunları yemelisin konusunda faydalı yağları içeren besinleri tüketmelisin diyebilirim. İşte aklıma gelen bir kaç tanesi yumurta,terayağı, yağlı et, fındık, ceviz gibi.

Peki neleri yememen lazım öncelikle ekmek, un içeren her şey, mısır, bakliyat, işlenmiş şeker, ciklet çikolata falan, salam, sosis, sucuk türleri, tavuk (doğal değilse), patates, yeşil sebzeler domates falan çok yok bu diyette. Ben sebze konusunda kurutulmuş olanları yemeye çalışıyorum tazesi midemi bulandıryor zaten.

Bu diyeti renklendirmen ve çeşitlendirmek için sott.net'teki tariflere bakabilirsin. Birde yoğun biçimde protein ve yağ aldığın için böbek taşı oluşabiliyor onun önüne geçmek için belki ilaç kullanman gerekebilir. Hepsi sott'ta var.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#4
Pirinç ve bulgurda yok onları eklemeyi unutmuşum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

zna

#5
sevgili maiterya,hoşbulduk. tamamen katılıyorum sana. bir ara şekeri tamamen bırakmak için aspartam türevleri kullandım. fakat sağlığım günden güne bozuldu. bu nedenle az ve ölçülü şeker kullanmaya çalışıyorum ama senin de dediğin gibi sadece çalışmakla kalıyorum :) pek yemek yiyen bir insan olmadığım için kola ve piyasa çakma meyve sularından içiyorum. içmemeye çalıştıkça daha çok içiyorum bunun bir çözümünü bulamadım. ekmek pilav makarna gibi şeylerden uzak duruyorum. zaten midem aşırı küçüldüğünden bu tarz besinleri kabul etmiyor. yalnız kötü olan meyve ve sebzeyi de kabul etmiyor. yiyebildiğim tek meyve kiraz. zorladıkça daha da beceremediğimi hissediyorum ne yazık ki.
 

zna

#6
sevgili bozadi, merhaba. senin paylaşımlarını ilgiyle takip ediyorum. anlayamama konusunda senden daha vahim olsam da yüreklendirdiğin için çok teşekkür ederim.
ben denizli'nin aşırı soğuk bir ilçesinde yaşıyorum. burası yazın bile dondurucu soğuk. bazen ince giyinmeye bazen de senin yaptığın gibi soğuk suya dayanmaya çalışarak vücut sıcaklığımı düşürmeye çalışıyorum. önceleri gerçekten çok sğır soğuk algınlıkları atlattım. aynı zamanda astım hastası olduğumdan bilgisiz doktorlar tarafından verem, zatürree (böyle mi yazılıyordu :) ) teşhislerine maruz kaldım oysa ki sadece basit bir gripti. şimdiyse daha sağlıklı olduğumu fakat psikolojikman çökmeye başladığımı hissediyorum. vücut sıcaklığım artık 35,5 derece sabit. ancak bunun etkisi olduğunu tam olarak söyleyemesem de psikolojik anlamda gergin durumdayım.
acaba K'lar sağlam kafa sağlam vücutta bulunur tarzında bir düşünce mi vermek istiyorlar? yani beden anlamında bu diyetlere ne kadar bağlı kalabilirsek ruh gözü ya da çakra her ne deniyorsa, onun daha çok açılacağını ve bunun da daha kolay aydınlanma olacağını mı söylemek istiyorlar? sigaranın faydaları başlığında bunun gibi bir kaç görüş olduğunu sanıyorum.
misal şöyle bakıyorum. pasta yedik bol bol. psikolojimiz düzeldi. hayata aman ne güzel tarzı bakmaya başladık. ama çakramız kapandı ve birden bu dünyadaki anı yaşama potansiyelsizliğimize geri döndük. yani algılarımız kapandı. aptal ve mutlu bir birey olduk. acaba karbonhidratı şekeri azalttığımızda algımız gerçek anlamda mı açılıyor? senin ve diğer arkadaşların değerli fikirlerini merak ediyorum.
yardımın için çok teşekkür ederim. sanırım ağ çalışması dedikleri bu şekilde gerçekleşiyor :)
 

zna

#7
scyth teşekkür ediyorum. esasında türk beslenme anlayışına baktığımızda ne kadar da yanlış bir yöndeyiz. öyle değil mi? :)
 

Scyth

#8
Şöyle söyleyeyim tamamen fiziksel bir dünyada fiziksel bir bedeni deneyimliyorsun. Çevrendeki koşullar ve bedenin genetik programlaması senin aleyhinde. Bu şartlar altında yükünü bir nebze azaltacak ve zamanla ruhsal, fiziksel şartlarını iyileştirecek bir disiplini uygulamazmıydın.

Kola, hazır meyve suyu işlenmiş tuz, diş macunu gibi şeylerden uzak dur. Dişlerini karbonatla fırçala. Kaya tuzu kullan. Anladığım kadarıyla ikematgahın itibariyle doğal şartlarda yetişen hayvansal ürünlere bizlerden çok daha kolay ulaşabiliyorsun.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

zna

#9
evet bir köyde yaşıyorum diyebilirim. doğallığa kolay ulaşabiliyorum dediğin gibi. ve bahsettiğin disiplini ne kadar uygulamaya çalışırsam o kadar göçüyorum sanki. bunu saldırı olarak mı adlandırırız başka bir şey mi şimdilik bilemiyorum. ama söylediklerini uygulayacağım.
 

maiterya

#10
Aspartam ve diğer tatlandırıcıları önerilmiyor,kutu meyve sularınada çok fazla şeker katıyorlar zaten meyvelerde bayağı bir fruktoz var birde şeker ilave ediyorlar hazır mryve suyundan uzak durmak lazım en iyisi mevsiminde meyveyi tamıamı ile yemek,lif ve diğer bazı vitami,nleri almak için meyve suyu değil meyve daha iyi, aşırı şekerli olanlara yine dikkat,şeker alındığında salınan insülin insanı sersem uyuşuk yapıyor ,hatta anadoluda çok ekmek yiyenlerin kafası çalışmaz gibisinden bir halk deyişi vardı,toplumun beslenmesinde bu kadar aşırı karbonhidrat yü
klemesi KH ler tarafından organize gibi geliyor,toplumdaki genel bilinç düşüklüğü ile paraalel.
 

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen zna

evet bir köyde yaşıyorum diyebilirim. doğallığa kolay ulaşabiliyorum dediğin gibi. ve bahsettiğin disiplini ne kadar uygulamaya çalışırsam o kadar göçüyorum sanki. bunu saldırı olarak mı adlandırırız başka bir şey mi şimdilik bilemiyorum. ama söylediklerini uygulayacağım.
zna, diyetle veya forumumuzda paylaştığımız, tartıştığımız şeylerle ilgili bir saldırı altında değilsindir umarım.

Aslında maalesef mi demeliyim bilmiyorum, forumumuzun ele aldığı konular veya konulara yaklaşım biçimimiz ciddi ölçüde psişik saldırı çekebilecek cinsten. Yani sırf bu foruma üye oldun ve ele aldığı konulara ilgi duydun, destek sundun, anlamaya, sorgulamaya çalıştın diye ekstra saldırı çekmek "beklenmesi gereken" birşey sanırım.

zna

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen zna

evet bir köyde yaşıyorum diyebilirim. doğallığa kolay ulaşabiliyorum dediğin gibi. ve bahsettiğin disiplini ne kadar uygulamaya çalışırsam o kadar göçüyorum sanki. bunu saldırı olarak mı adlandırırız başka bir şey mi şimdilik bilemiyorum. ama söylediklerini uygulayacağım.
zna, diyetle veya forumumuzda paylaştığımız, tartıştığımız şeylerle ilgili bir saldırı altında değilsindir umarım.

Aslında maalesef mi demeliyim bilmiyorum, forumumuzun ele aldığı konular veya konulara yaklaşım biçimimiz ciddi ölçüde psişik saldırı çekebilecek cinsten. Yani sırf bu foruma üye oldun ve ele aldığı konulara ilgi duydun, destek sundun, anlamaya, sorgulamaya çalıştın diye ekstra saldırı çekmek "beklenmesi gereken" birşey sanırım.

saldırılardan kafamı kaldıramaz oldum bozadi. ne sağlık kaldı ne psikoloji. foruma kaydolduğum günden beri resmen kişilik değiştirdim. acaip rüyalar gördüğüm zamanlar oldu vb. şimdi iyiyim aslında. sizleri özledim bi bakayım dedim. inşallah girebilirim yine. foruma giremesem de yeni celseleri hep takip ettim. bakalım göreceğiz neler olacak. herkese sevgiler.
 

bozadi

#13
zna, şiddetli baskı ve saldırı altında kalmış olman ve bu durumun bu foruma ilgin ve kayıt olmanla başlaması veya tırmanması gerçekten üzücü. Buna rağmen bizleri özlemen, dönüp birşeyler yazman ise çok cesurca ve güzel aslında. Yaşadıklarını anlatmak istersen çekinme lütfen ama bu üzerindeki saldırıları artırıyorsa da kendi kendine işkence etme tabi ki. Zaman içinde bu ortamdaki faaliyetlerimizi çok daha organize, çok daha düzgün ve etkili bir hale getirdiğimizde belki sen de çok daha sağlıklı şekillerde etkileşime girebilirsin bizlerle. İlgin ve sabrın için teşekkürler. Kendine iyi bak ;)

Scyth

#14
Bu bir savaş alanına girip bana neden bomba attılar demeye benziyor. Bu gezegende yaşayıp başınıza tam olarak ne gelmesini bekliyordunuz ki. Çevrenizdeki tehditleri göz ardı etmemenin ilk kuralı disiplinli olmak ve mücadelenin size düşen parçasında ihtiyacınız olan yetenekleri kuşanabilmenizdedir. Enkarnasyon öncesi seçimlerle bu yeteneklerle kuşandınız; fakat çevre koşulları size bunları kullandırmama konusunda etkin bir saldırı altyapısına sahip. Şikayet ettiğin sürece başkalarının size bir şeyi işaret etmesinin öğrenme sürecinize ne kadar faydası var. Kişi kendi üzerine haddinden fazla eğildiğinde çevresinde olan bitenlere karşı körleşiyor. Gün görmek varken gününü görme hali değiştirelemez değil.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.