Dünya dışı varlıkların al yuvar arttırma yöntemi

Başlatan ogeday, 13 Haziran 2018, 20:32:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


bozadi

#1
Teşekkürler ogeday.

Programı biraz atlaya atlaya da olsa baştan sona izledim. Genelde olduğu gibi, Haktan Akdoğan "uzaysal" açıdan zengin ama ruhsal veya manevi açıdan bence oldukça kısır ve yine ne yazık ki ciddi oranda dezenformasyon tüten açıklamalar yapmış Erhan Kolbaşı'yla birlikte (Kolbaşı'nı ilk defa izliyorum/dinliyorum sanırım).

Programın başından sonuna pek çok İngilizce tabiri gerekli-gereksiz kullanıyorlar, yani güya "orijinal" terimlere referansta bulunuyorlar sürekli. Bu çok sorun değil ama ufoloji dünyasının "kaçırılma" (abduction) dediği şeyi ısrarla "alıkonma" diye saptırarak ve arkasına yalan-yanlış bir sürü iddia yığarak kaçırılma fenomenini sanki pozitif birşeymiş gibi sunuyorlar. Ve sadece kaçırılma fenomenini değil, KH'lerin çevirdiği pek çok şeyi de sanki pozitifmiş gibi sunuyorlar. Bu etik ve manevi açıdan oldukça üzücü, berbat bir durum. "New Age" tabirinin olumsuz yorumunu bire-bir örnekliyorlar bence. Yani kötü birşeyi iyi birşeymiş gibi göstererek o kötülüklerin devamına hizmet ediyorlar büyük ölçüde.

Bu şahısların ve bu konularla ilgilenen pek çok kişinin Kasyopya bilgilerinden haberdar olduklarından şüphe duymuyorum. Hadi diyelim ki K bilgilerinde pek çok negatiflik var, peki neden örneğin Ra Bilgilerine hiç referansta bulunmuyorlar? Ra Bilgileri'nde hem kozmoloji, hem ufoloji, hem de özellikle spiritüaliteyle ilgili pek çok paha biçilmez bilgi var. Haktan bey de tüm bu konularla birebir ilgili olduğu halde nedense hiç Ra Bilgilerine değinmiyor programlarında (özel olarak sürekli takip etmediğim halde, şimdiye kadar denk geldiğim hiçbir programda Ra'ya değindiğini duymadım).

Yalnız ilginç bir şekilde bu yaklaşık 2 buçuk saatlik programın son dakikalarında bir yerde program sunucularından Beyza Hakan'ın sorduğu çok isabetli bir soru üzerine, Haktan Akdoğan Ra'ya dolaylı da olsa bir referansta bulunuyor:


Alıntı Yap
 Beyza Hakan: Bu arada birşey soracağım. Şimdi, hiçbir kötülük olasılığı yok mu? Hep iyi anlatıyoruz ya şu ana kadar...

Hakan Akdoğan: Negatife odaklanmayalım ya...

Beyza Hakan: Negatif hiçbir olasılık yok mu?

Hakan Akdoğan: Evrende artı-eksi var zaten...

Erhan Kolbaşı: Kötü-iyi ayrımından kurtulmamız gerekiyor... Bu kavramlar daha üst perspektiften bakmamız gereken kavramlar... Negatif-pozitif ayrımı doğru bir ayrım değil... Öyle bir yelpaze var ki evrende... Negatif dediğiniz varlıklar aslında sadece kötülük olsun diye birşey yapmıyorlar... Onlar kendi doğalarını yaşıyorlar... Onların doğalarında o var, belki biraz ego temelli davranış tarzında...

Hakan Akdoğan: Karanlık olmadan ışığı göremezsin ya... Onun gibi... Artı-eksi bir dengede gitmesi lazım...

Erhan Kolbaşı: Elbette... Dualiteyi de anlamak lazım...

...

Hakan Akdoğan: Şeye de bakmak lazım... Yani, üçüncü sınıfı geçen... Üç boyutlu realitedeyiz ya... Dördüncü boyuta geçecek, dördüncü sınıfa geçecek... Bir hasat dönemi, bir seleksiyon dönemi... Olmuş olan, yani o frekansa giren gelişmiş ruhlar, kendini geliştirmiş ruhlar bu geçişi yapacak, diğerleri üçüncü boyutu tekrar okuyacak. Yani burada bir son yok, değişim dönüşüm var... Bizler sonlu varlıklar değiliz... Biz Yaradanın bir yansımasıyız. Dolayısıyla biz sadece tekamül ediyoruz sonsuz döngüler içinde. Öyle bakmak lazım, yani burada negatif bir senaryo algılamasın seyircilerimiz...


Akdoğan'ın da, Kolbaşı'nın da negatiflik hakkında ve pozitif-negatif (iyi-kötü) ayrımı konusunda yaptığı yorumlar bence düpedüz aptallık/aptallaştırma ve daha da önemlisi yalancılık/aldatma amacı güdüyor, bilinçaltından.

İşte bu şahıslar bu yüzden Ra Bilgileri gibi temel bir kaynağı esas almaktan veya hiç değilse konu almaktan ve tavsiye etmekten sakınıyorlar çünkü Ra Bilgileri bu şahısların yalanlarını ifşa eden pek çok açıklamayla dolu. BH-KH realitesinin önemi, dünyayı ziyaret eden, insanlık üzerinde çalışma yapan dünyadışı ırkların (ufoların) çoğunluğunun KH nitelikli olduğu gibi temel bazı gerçekleri içeriyor ya, o yüzden...


ogeday

#2
negatif tarafları saklamaya çalıştığının bende farkındayım ama tv ye çıkıp kaçırdığı insanları canlı canlı yiyorlar amaçları dünyayı ele geçirmek demesini bekleyemem.Konuya çok uzak olan toplum ilk kez bu kadar negatif olay duyarsa evrendeki tüm dünya dışı varlıklara ön yargı ile yaklaşabilir..bunu istemiyor haktan bey.Ayrıca dünyaya inen tüm varlıklarla ilgili bilginin tamamını Lauranın sorduğu sorulara verilen cevaplarla sınırlı tutamayız.5 ay önceki programında amansız hastalığa yakalanan insanların dünya dışı varlıklar tarafından iyileştirildiğine dair röportajlar vardı,bir sürü insana yardım edilmiş kendi ağızlarından anlattılar.Haktan beyin sitesini baştan sona inceledim.Galaktik Federasyondan duyuru yapılmış ve her gezegenden hekimler gönüllü olarak dünyaya tedavi etmek amaçlı gelmişler.Sanırım bunların hepsi 4 BH gezgenlerinden geliyorlar.Fiziksel bedenleri varmış.Ve birde şunu fark ettim Kuran da bir cümle var onu koymuş hangi peygamberdi hatırlayamadım ahireti anlatıyordu galiba karanlık içinde yıldızlar vardı demiş.Burdan şu sonuca varmış Haktan, görüştüğü kişiyi tanrı sanan bu peygamber aslında uzaya çıkarılmış..çok enteresan bir şekilde dinlerin kaynağına dokundurma yapmış
 

fidelista

#3
Haktan Akdoğan bu program da çıtayı biraz yükseltmiş, eskiden ufolar uzaylılar var ekseninde olan programları şimdi daha derin konulardan bahsediyorlar ama hala halkı negatif etkilememe adına olan New age polyannacılgına devam ediyor.Kendilerince halka kaldırabilecek mesajları vermeye çalışıyorlar ama iş dezenformasyona boyutunda varıyor, Bozadı'nin dediği gibi Ra bilgilerinden ve KH BH realitesi den bahsetmesini isterdim,çok daha anlamlı bir iş yapmış olurlardı.

Tgur

#4
Kaçırılmalar hakkında biraz aktarım ,gerekirse devam ederim ancak özetle BH nın kaçırma yapmadığını bilmeliyiz.
---------------------------------------------------
(L) Aramızdan herhangi biri kaçırıldı mı?
C: Hepiniz.
S: (L) Kaç kere?
C: F----57; S----56; Laura-12.
S: (L) Neden Laura diğerleri kadar kaçırılmadı? (Laura gülüyor)
C: Sona ermedi. (S--- gülüyor.)
C: S--- geçen ay kaçırıldı.
S: (L) Bizi kim kaçırıyor?
C: Diğeri.
S: (L) Grubun adı nedir?
C: Çeşitli isimler.
S: (L) Hepimiz aynı grup tarafından mı kaçırılıyoruz?
C: Çoğunlukla.
S: (L) Bize ne yaptılar?
C: Sahte anılar verdiler. Çocuk olarak kalmanızı sağladılar. Okulda başağrısı ve mide bulantısı geçirmenize
neden oldular.
S: (L) İmplant yerleştirdiler mi?
C: Evet.
S: (L) Nerede?
C: Kafada.
S: (L) İmplantlar ne için?
C: İnceleme cihazı.
S: (L) Neyi inceleme?
C: Ruh bileşimi.
S: (L) Yaptığımız ritüellerden herhangi biri daha fazla kaçırılmamıza karşı koruma sağlıyor mu?
C: Belki. Enerji alanları olan bazı kristaller. Bilginiz varsa korumaya ihtiyaç duymazsınız.
S: (L) Bu bilgiyi nasıl elde ederiz?
C: Bilinçaltınızın derinliklerinde.
S: (L) Bu bilgiyi ne zaman elde ettik?
C: Doğumdan önce.
S: (L) Koruma için yapabileceğimiz başka herhangi birşey var mı?
C: Öğrenin, meditasyon yapın, okuyun.
S: (L) Şu anda yapmamız gerekeni yapıyor muyuz?
C: Şimdilik. Uyanmanız gerekiyor. Şimdi gitmeliyim.
--------------------------------------------------------------
S: (L) Kuleyi inşa etmek için bir araya gelen insanların amacı neydi?
C: Tüm çekim dalgalarının elektromanyetik konsantrasyonu.
S: (L) Bu konsantre dalgalarla ne yapmayı planlıyorlardı?
C: Kitlelerin zihinlerini değiştirmek.
S: (L) Kitlelerin zihinlerini değiştirme isteklerindeki niyet neydi?
C: Kitlelerin ruhsal olarak birleşmesi.
S: (L) Babil kulesinin üstünden, birleşme amacıyla kuleyi inşa edenlere bakarak eserlerini yok etmeye karar
veren 'tanrılar' kimdi?
C: Kertenkeleler.
S: (L) Tamam, yani kertişler Babil kulesini havaya uçurdu. İnsanlığın zihnine başka ne yaptılar; dil
anlayışlarını tamamen bozacak birşey yaptılar mı?
C: Yakın.
S: (L) Bu bölücülüğü gerçekleştirmek için hangi aracı kullandılar?
C: Kitlelerin beyinlerinin yıkanması.
S: (L) Bunu implantlar ve kaçırmalarla mı gerçekleştirdiler?
C: Kısmen.

-------------------------------------------------
S: (L) İlk kez kaçırılmam ne zaman oldu?
c: Üç yaşındayken.
S: (L) Kim tarafından kaçırıldım?
c: Griler.
S: (L) Ne tür bir kaçırmaydı?
C: Kodlama.
S: (L) Ne için?
C: Kendini öldürmen için.
S: (L) Neden kendimi öldürmemi istediler?
c: Gerçeği ifşa etme tehdidi.
S: (L) Bir sonraki kaçırılmam ne zamandı?
c: Yine üç yaşında.
S: (L) Neden?
c: Aynı.
S: (L) Fiziksel bedenime sorun yaratacak şeyler yaptılar mı hiç?
c: Evet.
S: (L) Ne yaptılar?
c: İmplant.
S: (L) Ne tür bir implant ve nerede?
c: Beyin silikonu.
S: (L) Hiç omurgamın alt kısmına bir implant yerleştirdiler mi?
c: Hayır.
S: (L) Siz beni hiç kaçırdınız mı?
c: Hayır. Üç yaşında seninle temasa geçtik. Biz kaçırmayız.
----------------------------------------------------------
S: (L) Bizi tekrar kaçırma planları var mı?
c: Olabilir.
S: (L) Bunu önlememizin herhangi bir yolu var mı?
c: Bilgi kanalıyla.
--------------------------------------------------------------

S: (L) UFO kaçırmaları ile ilgili amnezi (unutma) bilinçli olarak mı uygulanıyor yoksa zihnin olayı
tanımlayamamasının bir neticesi mi?
C: İkisinin eşit bir etkisi.
S: (L) Kaçıran varlıkların bilinçli uygulaması bakımından bu nasıl gerçekleştiriliyor?
C: Kozmik bir enerji akışı kullanılarak ruhsal ve kimyasal bir etkileşimden yararlanmak suretiyle hafıza işlevi
üzerinde etki yapıyorlar.
S: (L) Daha spesifik olabilir misiniz?
C: Daha spesifik olmak başka bir anlamda daha az spesifik olmak anlamına gelir ama bunu ifade etmenin iyi yollarından biri şu: beyindeki elektromanyetik enerji akışı üzerinde oynama. Elektromanyetik enerji yani elektromanyetizm, uzun dalga veya kısa dalga döngülerinde evrim kazanan tüm varlıklarda mevcut olan hayat enerjisidir.
S: (L) Gözenekleri yoluyla besin alan varlıklara dönecek olursak, bunlar ne tür varlıklar?
C: Hem Kertenkele Varlıkları olarak tanımladıklarınız hem de Griler olarak tanımladıklarınız. Her ikisinin hayatta kalması için bu gereklidir. Griler Kertenkele Varlıklarının yapay bir tasarımı olmaları bakımından
kısa dalga döngüsünün doğal birer parçası olmamakla birlikte yine de Kertenkelelerin beslenme işlevlerini taklit ediyorlar.
--------------------------------------------------
S:(L) Billy Meier'dan gelen bilgilerin kaynağını bilmek istiyoruz.
C: Griler.
S:(L) Pleyadesliler'le bağlantı kurmuyor mu?
C: Kuruyordu ama artık değil.

-------------------------------------------------------
(L) Kertişlerin bazı faaliyetlerinden ve Griler yoluyla gerçekleştirdikleri kaçırmalardan çıkardığım bir sonuç
var. Bana öyle geliyor ki, bu sayısız jinekolojik vs muayeneler, bazal çakra, cinsel çakra veya bir şekilde
hayat enerjisinin girdiğini tahmin ettiğim yerden kişilerin hayat enerjilerinin emilmesi sürecinde kullanılan
sahte bir görüntü. Bu fikir doğru mu veya doğru yönde mi?
C: Yakın.
S: (L) Griler ve Kertişler insanların cinsel faaliyetleriyle anormal derecede ilgileniyorlar, bu doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Bununla neden bu kadar aşırı şekilde ilgileniyorlar, neden bu derecede cinsel sapkınlık gösteriyorlar?
4'üncü yoğunluk varlıkları olmalarına rağmen neden bu kadar fazla cinsel güdüleri var?
130
C: Çok fazla sayıda soru; bir kerede bir soru.
S: (L) Dördüncü yoğunluk olmalarına rağmen çok yüksek bir cinsel güdüleri mi var?
C: Hayır.
S: (L) Cinsel enerji hayat enerjisi olduğu için mi bununla bu kadar ilgileniyorlar?
C: Kısmen ve ayrıca kontrolü yitirmemek için bu konuda meydana gelen değişimi umutsuz bir şekilde
durdurmaya ve geciktirmeye çalışıyorlar.
S: (L) Bunu bu jinekolojik incelemeler yoluyla mı yapıyorlar? Uyguladıkları teknik bir yöntem mi var?
C: Evet. Fazla karmaşık.
S: (L) İnsanların, yaşadıkları kaçırılmalardaki muayenelerine dair hatırladıkları, o insanların hayat
enerjilerinin alınması işleminde kullanılan yanıltıcı birer görüntü, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Kaçırılan kişilerden aldıkları doku örneklerini veya parçaları ne yapıyorlar?
C: Klonlama.
S: (L) Eğer klonlamada kullanacaklarsa neden o kadar büyük parçalar alıyorlar?
C: Klonlama sürecinin bütün ayrıntılarını henüz bilmiyorsunuz.
S: (L) Anne karnındaki ikiz bebekleri veya ikizlerden birini alıp yapay olarak büyütüyorlar mı?
C: Bunu yaptılar.
S: (L) Bunu çok sayıda mı yaptılar?
C: Tanımla.
S: (L) Bu çok sık mı meydana geliyor?
C: Hayır.
S: (L) İkizlerden birinin alınmasının amacı nedir?
C: Hangisinin ruh için daha uygun bir hazne olduğunu anlamaya çalışıyorlar: ikizlerden biri veya klon. [Bu
durumda akla, neden ikisinden birine karar vermeye çalıştıkları sorusu geliyor. Klonlar ile gerçek bedenler
arasında ve ikizlerden biri ile diğeri arasında Kertişlerin amacı için hayati önem taşıyan bir ilişki mi var?]
S: (L) Bu ikizleri gemilerinde veya kendi yaşam bölgelerinde mi yetiştiriyorlar?
C: Evet.
S: (L) Peki onlara iyi davranıyorlar mı?
C: Açık.
S: (L) Onlara çok şey öğretiyorlar mı?
C: Evet.
S: (L) Bunu insanların beyin kapasitesini test etmek için mi yapıyorlar?
C: Ve başka sebeplerle.
S: (L) Ben böyle bir ikizlerden biri miydim?
C: Hayır.
S: (L) Klon ile ikizler arasında hangisinin daha uygun bir hazne olduğunu belirlemeye çalışmalarının nedeni
nedir? Neyin haznesi?
C: Geleceğe dönük bir proje.
S: (L) Nasıl bir proje?
131
C: Fiziksel realiteleri değiştirme.
S: (L) Fiziksel realiteleri kim değiştirecek? Hazırladıkları bedenlere kendileri girip insan ruhlarını da onların
eski bedenlerine girmeye mi zorlayacaklar?
C: Hayır.
S: (L) Hazırladıkları bedenlere girip kendi fiziksel gerçekliklerini mi değiştirecekler?
C: Evet.
S: (L) Yani içine kendileri girebilecekleri bir grup ruhsuz beden hazırlıyorlar?
C: Deneyecekler.
--------------------------------------------------------
S: (L) Kitabını yeni okuduğum Dr. Richard Boylan hakkında ne söylersiniz? Bu şahıs, kaçırıldığını ve bu
kaçırılma nedeniyle bir gece içinde dünyadışılar hakkındaki tutumunun değiştiğini söylüyor.
C: Boylan'ın tavrını Griler değiştirdi.
S: (L) Grilerin amacı neydi?
C: Belirli yöndeki bilgileri yaymasını sağlamak.
S: (L) Bu belirli bilgilerin yayılmasındaki niyet nedir?
C: Araştırmacıların kafalarını karıştırmak.
S: (L) Zihni, kendisini kaçıran Grilerin idaresine mi geçti?
C: Bir anlamda
-------------------------------------------
S: (T) Hiç kaçırıldım mı?
C: Çocuklukta.
S: (L) Yetişkinliğinde hiç kaçırıldı mı?
C: Belki 3'üncü düzeyde.
S: (L) 3'üncü düzey nedir?
C: Kaçırılmanın türü.
S: (L) Kaç düzey ve türde kaçırılma var?
C: Altı.
S: (L) 3'üncü düzey nedir?
C: Bilincin "alfa" durumuna getirilmesi.
159
S: (T) Perde anılar mı yani? (Ç.N.: "Perde Anı" ya da "Perdeleyici Anı" [Screen Memory], bu cümledeki
haliyle, negatif dünyadışılar tarafından kişinin belirli bir negatif etki altında tutulması sırasında o kişinin
bu olayı olduğundan daha olumlu ve hatta tamamen olumlu birşey olarak algılamasını sağlamak üzere
kişinin zihninde uyandırılan veya projekte edilen düşünce veya görüntüler. )
C: Yakın.
S: (T) Yani gerçekte olandan başka birşey görüyor oluyorum, öyle mi?
C: Evet ama çocukluktaki gibi fiziksel değil.
-------------------------------------------------------
S: (L) Uyuşturucu destekli bilinç değişimi yoluyla uzayla temas kurma üzerinde çalışan Marcia Moore'a ne
oldu?
C: Kertenkeleler tarafından sürekli kaçırılma kurbanı.
S: (L) Neden?
C: Gerçeğe çok yaklaştı.
S: (L) Peki biz de gerçeğe çok yakın mıyız?
C: Evet.
S: (L) Biz de Kertenkeleler tarafından sürekli kaçırılacak mıyız?
C: Bilgi korur.
---------------------------------------------------S: (L) Şeytani bir ele geçirilme olduğu düşünülen Ann Haywood olayında, bu kadına ve ailesine eziyet eden
varlıklar kim veya ne?
C: 3'üncü yoğunluk "B" bölümü enerji anormallikleri; "poltergeist" ile aynı.
S: (L) "The Haunted" adlı kitapta Smurl ailesi ile ilgili olarak anlatılan vakada, evlerinde Kocaayak türü bir
yaratığın görülmesini da kapsayan çok ilginç olaylar var. Bu olayda meydana gelen şeylerin kaynağı nedir?
C: Aynı.
S: (L) Yani bu iki vakadan hiçbiri "dünyadışılarla" ilişkili değil?
C: Doğru.
S: (L) Bu iki olay ile Karla Turner tarafından tanımlanan olay ve diğer kaçırılma olayları arasındaki belirgin
benzerlikler neyden kaynaklanıyor?
C: Benzerlikler yoruma açık. Turner'ın evi, Griler ve diğerleriyle etkileşim nedeniyle pek çok olay türüne
açıldı.
S: (L) Griler ile etkileşimlerde böyle şeyler sıkça oluyor mu?
C: Bu türde yoğun bir faaliyet olduğunda, pek çok çeşit şeyin içeri girmesine neden olan kanallar veya
"pencereler" açılıyor.
S: (L) Peki "old hag" denen ve insanlarla seks yapan varlıklar kim? (Ç.N.: ingilizce'deki "old hag" terimi,
bizdeki "cin" kavramına yakın ama aynı olduğundan emin olmadığım için orijinal halinde bıraktım.)
C: Poltergeist tipi varlıklar.
S: (L) Poltergeist varlığı nedir?
C: Kendini açıklıyor.
S: (L) Poltergeist varlığı, poltergeist etkisinin meydana geldiği kişinin bilinç altı enerjisi ile mi meydana
geliyor?
C: Diğer herşey gibi, algılanan ile algılayan arasındaki bir etkileşim.
S: (L) Peki bu olayda algılanan nedir? Bir enerji oluşumu mu, yoksa gerçek bir varlık mı?
C: Her ikisi. Unutma Laura, sen de bir enerji oluşumusun.
--------------------------------------------------

S: (L) Betty Andreasson'un mavi elbiseli olarak gördüğü çamura benzer varlıklar da bunlar mıydı?
C: Evet.
S: (L) Betty Andreasson kaçırılmasında Finiks'i (Phoenix) gördüğünde nereye götürülmüştü?
C: Gerçekliğin başka bir boyutu.
S: (L) Betty Andreasson, deneyimlerinin pozitif olduğuna ve onu tanrıya daha fazla yaklaştırdığına inanmakta
haklı mı?
C: Hayır.
S: (L) Kandırıldı mı?
C: Hayır. Bir kurban.
--------------------------------------------------------------
S: (L) Pekala, gayet iyi anladık. Dünyadışılar tarafından kaçırılma olaylarının "tanrının kırbacı" olduğu ve
aldatıcı maddi dünyadaki negatif deneyimleri reddetme yoluyla bilincin gelişip kendini bunlardan
uzaklaştırmasını sağlamak için gerçekleştiği yönündeki fikir hakkında ne söyleyeceksiniz?
C: Saçma!
-----------------------------------------------
S: (D) Tamam. (L) E---'yi gördüğümüz gün, sanırım geçen cumartesiydi, bize üç gün önce kaçırıldığını söyledi.
Bu fiziksel bir kaçırılma mıydı, yoksa bir Sanal Gerçeklik kaçırılması mı?
C: İkincisiydi.
S: (L) Yaşadığını iddia ettiği kaçırılmalardan kaç tanesi sanal gerçeklik türündeydi?
C: Yaklaşık olarak yarı-yarıya.
S: (L) Sanal gerçeklik kaçırılmasında kişinin herhangi bir parçası gerçekten çıkıp başka bir boyuta gidiyor mu?
C: Ruh kopyalaması.
S: (L) Yani ruhun bir kopyası, yani gölgesi gibi birşey ya da belki ruhun holografik bir parçası başka bir boyuta
taşınarak birşeyler yaşıyor, bunu mu kastediyorsunuz?
246
C: Söylediğine yakın.
S: (L) Yani bir kişi bir sanal gerçeklik kaçırılması yaşadığında bu bir seviyede onların yaşadığı gerçek bir
deneyim mi?
C: Gerçek.
S: (L) Ama fiziksel bedenleri kaçırılmıyor veya bir yere gitmiyor, öyle mi?
C: Orijinal gitmiyor.
S: (L) İlginç. (D) Bu şey gibi mi... (L) Ruh kopyalanması...
C: Fotokopi makinesini düşünün, benzer bir kavram.
S: (L) Fotokopi mi? E---'nin kaçırılmalarının yarısı bu türde sanal gerçeklik kaçırılması mı?
C: Evet.
S: (L) Diğer yarısı da gerçek fiziksel kaçırılma mı?
C: Evet.
S: (L) Kim tarafından kaçırılıyor? Biliyorum daha önce sormuştuk bunu ama birşeyi açıklığa kavuşturmak
istiyorum.
C: Oryon KH varlıkları.
S: (L) Peki onu kaçıranlar kaçıncı yoğunluk seviyesindeler?
C: 4'üncü seviye.
S: (L) Yani 4'üncü seviye Oryon KH grubu E--- P---'yi kaçırıyor. Görünüşleri nasıl?
C: Görünüşlerini değiştiriyorlar.
S: (L) Değiştirince neye benziyorlar? O onları...
C: Kaçırılanın beklentisi neyse ona göre.
S: (L) Bana onların güzel olduklarını söylemişti. (D) Babasının da onlardan biri olduğunu söylüyor. Anladığım
kadarıyla fiziksel değil de kalp olarak güzelliği kastediyor... (L) Onları fiziksel olarak güzel algılıyor mu?
C: Subjektif.
S: (L) Görünüşlerini değiştirdiklerini söylüyorsunuz. Değişmeden önceki doğal hallerinde neye benziyorlar?
C: Doğal hal değişken.
S: (D) Robot mular?
C: Bazıları.
S: (L) Robotlar neye benziyor?
C: Griler.
S: (L) Peki diğerleri neye benziyor? (D) 3 buçuk metrelik robotlar mı? (L) Bu soruya cevap vermek
istemediklerini hissediyorum.
C: 3'üncü seviye düşünüş tarzı.
-----------------------------------------------------
S: (L) Hatırladığım şey şu ki, ırkımızın Kertişler tarafından yeryüzünden silinip silinmeyeceğini sormuştum ve
siz de "Belki." demiştiniz. Sonra... Gidip transkripti getireyim... Tamam, burada şöyle diyor; "...kaçırılmak istemiyoruz. Bunu durduramaz mıyız?" Siz de demişsiniz ki: "Olası değil, sizden daha fazla güçleri var."Sonra ben şunu sormuşum; "Peki o zaman siz bize neden yardım etmiyorsunuz?" Sizde şöyle cevap vermişsiniz: "Sizin ırkınızın ve onların ırkının doğal ilerleyişine müdahale etmek olurdu. Yahudiler onlara yardım etmemiz için bizi çağırdılar fakat bunu yapamazdık. Ve, sizin ülkenizin yerlileri bizden yardım istediler fakat onları sizin ırkınızdan koruyamazdık; bunu da yapmadık. Bu doğal ilerleyiş, anlıyor musunuz?" Sonra ben şunu sormuşum; "Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?" Siz de "Belki." demişsiniz. Pekala, yani bir anlamda sorum özel olarak kaçırılmaları durdurmayla ilgili ve siz de hayır demişsiniz. Bunu durduramayacağınızı, Yahudiler ve Kızılderililere de yardım edemediğinizi çünkü bunun doğal ilerleyişe müdahale olacağını söylemişsiniz. Ama eğer yardımızını istersek bireysel olarak bize yardım edebileceğinizi söylediniz. Fark nedir?
C: Yardımcı olmak için doğal ilerleyişe müdahale edemeyiz. Bilgi korur, bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır. Bilgi kazanmak için kendinize yardım edebilirsiniz ve biz de buna yardım edebiliriz.



Astre

#5
Bilgiler için çok teşekkürler Tgur.

"S: (L) Uyuşturucu destekli bilinç değişimi yoluyla uzayla temas kurma üzerinde çalışan Marcia Moore'a ne
oldu?
C: Kertenkeleler tarafından sürekli kaçırılma kurbanı.
S: (L) Neden?
C: Gerçeğe çok yaklaştı.
S: (L) Peki biz de gerçeğe çok yakın mıyız?
C: Evet.
S: (L) Biz de Kertenkeleler tarafından sürekli kaçırılacak mıyız?
C: Bilgi korur."

Marcia Moore ile ilgili forumda bir makale/sohbet var mı?
 

Tgur

#6
Sağol Astre ,sorduğun Marcia Moore ile ilgili forumda başka kayıt yok ancak ilgilenip internete girdim ,kayıt olmaya yakın enteresan bilgi aldım  zira bu hanım Ketamin denen uyuşturucu kullanıp başına gelenleri kitap halinde anlatmış ,aşağıda ketamin etkileri hakkında ekşi sözlükten doğru ve ciddi sandığım bilgileri aktarıyorum,bu ilaçla ilgilenmeme sebep eşimin kısa sürecek bir ameliyatında ketamin kullanmışlar ve sonra ayıltana kadar epey uğraşmıştım ve o esnada geçirdiği buhran halleri sanırım enkarnatif bir korkusunun ortaya çıkmasına sebep olmuştu ve hala etkisi altındadır,

Ayrıca ben baytari ilaçlar satarken evvelden bu ketamini de hayvan ameliyatları için verirdim ama bir ara genç ve alakası olmayan delikanlılar dadanıp " abi köpeğimize operasyon yaptıracağız"sıklığı ile karşışılaşınca bu işte bir iş var diye araştırmam sonunda bunların uyuşturucu maksadı ile arandığını anladım ve hemen satışı kestim,işin diğer ilginç yanı bu ilacı kola v.s. ile genç kızlara verip onların paralize olmasını ve bilinç yerinde ama hiç hareket göstermeyen bir halde istediklerini yapar vaziyete getirdiklerini duydum ,yani ebeveynler kızlarına ,çocuklarına "evladım kapağını sen açmadıkça hiç bir ikram içeceği içme" tenbihini mutlaka yapmalılar..

----------------------------------

ekşi sözlükten alıntı,
"ABD de son zamanlarda geliştitilmiş bir ilaçtır. geliştirilmesindeki temel amaç ameliyatlarda yüksek sıklıkla solunum depresyonu ve yutak reflekslerinde azalmaya yolaçan narkotik analjeziklere alternatif bir anestezik elde etmekti, zamanla bu ilacı vietnamda kullandıklarında askerler kendine gelince marslılar nerede yada abi cenentin kapısından döndüm ruhum alttaaki yatan bedenime bakıyu gibi geyikler nedeniyle kullanımı görece daha az beyinsel fonksiyona sahip hayvanlara örneğin danalara uygun bir anestezik olarak kullanılmıştır. ketamine anestezik etkisi dissosiyatif olarak gözterir. yani beyin ve vücut arasındaki bağlantıyı bir müddet
ortadan kaldırır, böylece kullanan kişi ruhunun bedeninden ayrıldığını hisseder, aynı zamanda bunu yaparken beyin köünden itibaren zaman mekan algısı ve diğer algı mekanizmalarına etki eden reseptörlerede bağlanıp ilginç bir seyahat yaptırır, ketaminin avantajı tatbikinde narkotik analjezikler anesteziler gibi solunum depresyonu tansiyon düşmesi, uygulamadan sonralki yan etkilerin şiddeti gibi olumsuz etkiler görülmemesidir.. örneğin kullanan önce havalanıp kendi bedenine bakar, daha sonra ben bir japonyaya gidip geliim deyip psychedelic bir yolculuk yapabilir. daha çok kurutulup burundan çekilerek kullanılır, eğer enjeksiyon yapılmışsa, kullanan kişinin yada hastanın gözlerinin kurumaması için önlem alınmalıdır çünkü hiçbir vücut fonksiyonuyla ilişkisi kalmayan insan göz kapaklarınıda kısamaz. bazı gençlerimiz baytardan yeşil reçeteli temin ettikleri bu ilacı burundan alınca abicim ayaklarım yok gibiydi uçuyodum şöyle oldu böyle oldu gibi triplerini anlatabilirler ki buda gayet normaldir, bağımlılık yaptığı hakkındaki söylentiler ise yalandır. ketamine beyinde hiç bir ödül reseptör bölgesine, nucleus accumbense yada mu reseptörlerine bağlanmaz."



Astre

#7
Araştırman ve yararlı bilgiler için çok teşekkürler sayın Tgur, umarım eşiniz en kısa sürede stabil duruma döner. Acaba Marcia Moore'un notlarını/çalışmalarını yayımladığı bir sitesi var mıydı? Ek olarak eczacısınız sanırsam, doktor kontrolünde bu ilaç denenebilir mi veya satın almanın bir yolu var mı? Çeşitli bağlantı çalışmaları yapıyorum ve çok güzel neticeler aldım ancak bazı problemler var, belki bu madde -Ketamin- yardımcı olabilir.
 

Tgur

#8
Sanırım yeşil reçete ile satılır ,söylediğim gibi anestezik bir ilaç hastane kalemidir ayrıca veterinerlikte de kullanılır
Ve kitaplarını belirten site var,
https://www.thriftbooks.com/a/marcia-moore/281609

Astre

#9
Şimdi doktora gidip durumu anlatsam kesin akıl hastanesini arar :) Bazı tanıdıklar var, onlara soracağım. Teşekkürler Tgur, seviliyorsun ^^
 

Astre

#10
Ne denli doğru bilemiyorum ama Reddit'te şunu buldum;

"Marcia Moore, heiress to the Sheraton Hotel fortune and self-proclaimed psychic, disappeared from her home outside Seattle, Washington in 1979 at the age of 51. She and her husband had been experimenting with ketamine and its spiritualistic properties while writing a book about it. On a winter evening, Marcia's husband went to see a movie on his own and when he came home, she had vanished.

Two years later Marcia's skeletal remains were found in a rural area about 2 miles from her home. Some accounts say they were found in a tree, but more accurate info states they were found during a building project, on the ground. No cause of death was ever found, although there has been speculation that there was a possible bullet hole in the skull (investigators have not confirmed this, only saying there was natural damage to the skull from exposure)."

Google Translate kullanırsak ve düzeltmeler sağlarsak;

"Marcia Moore, 51 yaşındayken ortadan kayboldu. O ve kocası, kitap yazarken ketamin ve onun spiritüel özelliklerini deniyordu. Bir kış akşamında Marcia'nın kocası film izlemeye gitti ve eve geldiğinde Marcia ortadan kayboldu.

İki yıl sonra Marcia'nın iskelet kalıntıları evinden yaklaşık 2 mil uzakta bir kırsal alanda bulundu. Bazı kaynaklar bir ağacın içinde bulunduğunu belirtiyor, daha doğru kaynaklar Marcia'nın iskelet kalıntılarının bir bina projesi sırasında bulunduğunu söylüyor. Kafatasında olası bir mermi deliği bulunduğuna dair spekülasyonlar olmasına rağmen, hiçbir ölüm sebebi bulunamamıştır (araştırmacılar bunu onaylamamıştır, sadece kafatasından maruz kalmadan doğal bir hasar olduğunu söylemişlerdir)."

Reddit konu linki: https://www.reddit.com/r/UnresolvedMysteries/comments/34aiek/what_happened_to_selfproclaimed_psychic_marcia/
 

fidelista

#11
Uyuşturucu maddeler kullanımında her zaman kontrolsüz biçimde açılan kapıdan negatif varlık yada enerjilerin girmesi yani tasallut riski var,ruhsal gelişim için uyuşturucu lar tavsiye edilmiyor,K.lar sadece doğal bir hormon olan hafif halisüjonik melatonin öneriyorlar.

bigsenfoni

#12
Sevgili tiversonus'un bu konuda paylastiklarini aktarmak istiyorum...

5 Ağustos 2000, Ark, Laura, Frank, J & C


S: (L) Bu Çok Gizli doküman ve de bir ölçüde Anna Hayes'in yazdıkları, pek çok kaçırılmanın "gelecekteki benliklerimiz" tarafından gerçekleştirildiğinden bahsediyor. Yani gelecekteki varlığımız geçmişe, yani bizim şu anımıza geliyor, kendi bedenlerini kaçırıyorlar ve kendilerinin başka bir zaman hattında yaptıkları hataları yapmayıp ilerleyebilmeleri için o bedenler üzerinde genetik bazı ayarlamalar yapıyorlar. Bu gerçekten senaryonun bir parçası mı?

C: Gerçeğe çok yakın!

S: (L) Kendini BH tarzında kaçırıp bu şekilde kendine yardım edebilir misin peki? Bu BH olabilir mi?
C: Hayır, bu BH değil.

-----------------------------------------------------------------


UFO kaçırılmalarıyla ilgili düşüncemi paylaşmak istiyorum.


Evren'de en önemli yasalardan birisi "Özgür İrade Yasası" diye düşünüyorum. Ve Evrenimiz dualitik (KH ve BH) yapıda, dolayısı ile Evren'de "oyunun kuralları" nın olduğunu düşünüyorum...Gerek Ra Bilgileri'ndeki ve gerek se Kasyopya Celselerin'deki (yukarıdaki) bilgilere dayanarak; kaçırılma fenomeninin 8eterik ya da fiziksel) Özgür İrade Yasasından bağımsız yapılamayacağını düşünüyorum.


Burada yorumlanması gereken olay: özgür irade yasasının bir takım taktikler ile kurnazlıkla delinebileceği. Dolayısı ile; Yüksek Benliklerimiz ile irtibata geçmek ve burada bilgimiz ile seçimimizi ki ne olduğumuzu kavramak ve bu gücümüz ile seçimlerimizi beyan etmek büyük önemde...Şu söylenebilir; Yüksek Benliklerimiz ile irtibata geçerek8zaten kurulu bir hat); gelecek ve geçmişi yeniden yazabiliriz...Burada derin düşünmek gerekiyor...Sonsuza açılan an' ya da ebedi an kavramlarını da unutmayalım.


Her bir bilinç birimi Sonsuz Yaratan'ın parçasıdır, Yaratan'dır; ve herşey de Seçimlerimiz üzerine kuruludur. Kısaca Yüksek Benlik ile bağlantımızı kullanarak geçmişi ve geleceği yazabiliriz...Ve herşey, dersin bir parçası, öğrenmemiz üzerine kurulu. Hergün her an her aksiyonumuz ile zaten bilerek ya da bilmeyerek bir seçim içinde değil miyiz?


Özet olarak, bilgilenme ile gerçek gücümüze uyandığımızda, oyunun kurallarının ve Varoluşun kuralları içinde elimiz hiçte "boş" değil...Önemli olan şey ise; Yüksek Benliklerimizin dürtülerine uyarak Işık/Bilgi/Sevgi yolunda ne kadar ilerleyeceğimiz konusunda bir seçim yapıp yapmayacağımız ve uygulama da bu da ben seçtim demek le de olmuyor...İşte en büyük korunma ne olduğumuz gerçeğine uyanma ve bu gücü birlikte-Yaratan olarak kullanmaktan geçiyor.


Özgür İrade yasaı çerçevesindeki Ra Bilgileri ve Kasyopya bilgileri yorumlarına katılıyorum. Oyun başıboş ya da kuralsız değil ama işte bilgi diyoruz ve uygulaması...

Evren'de Işık/Bilgi/Sevgi güçleri de var ve sadece herşey bizim gelişmemiz, öğrenmemiz üzerine kurulu ve kuralları olan bir oyun...Önemli bir koruma: Birlikte-Yaratan olarak Başkalarına Hizmet Ben'liklerimiz ile "yaratmak" diye düşünüyorum.

Kişisel fikirlerimi paylaştım, sevgi ile...

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=128&SearchTerms=Z%FCmr%FCt,tabletler
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#13
10 sene önce Haktan Bey'in web sitesini incelemiştim ilk defa. Saçma sapan şeyleri insanlara anlatıp durdu. Belki bir fantezi dünyasıyla anlatımın daha çok ilgi duyulmasına neden olacağını ve rahat bir kavram kurma biçimi olacağını düşünmüştür. Kötü niyetli olmayan düzgün birine benziyor ama son derece saçma şeyler yaptığı gerçeğini değiştirmez bu. İnsanlara söylemesi gerektiği şeyleri söyleyeceği yolu kestiremiyor ya da bilerek saklıyor. Ben kendisinin sadece son yıllarda olaya farklı bir açıdan bakabilme konumuna gelebildiğini düşünüyorum. Ayrıca ogeday BH sistemini ve dualiteyi kavrayabilmiş olsaydın hekim ufolar kavramının ne denli saçma olduğunu daha rahat görebilirsin.

Astre

#14
Kişisel görüşüm toplu bir imha vb. durum olmadıkça evrensel sistemin/koruyucuların karışmaması/pasif kalmasıdır. Ben gidip farklı bir gezegende ki bir varlığı alıkoyabilir/kaçırabilirim, bu da benim özgür iradem ile verdiğim bir karardır ve karışılmaz.