Bitkiler ve Sağlığımız

Başlatan Pınar, 01 Nisan 2009, 05:22:16

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

BERGAMOT

Bergamot hakk?nda bilmemiz gereken iki önemli nokta var. Birincisi bu a?ac?n yapra??, meyvesi ve özellikle de tohumunun Osmanl? t?bb?nda önemli bir ilaç oldu?u. ?kinci olarak bilmemiz gereken ise bergamot a?ac? ve meyvesinin 16. yüzy?lda Avrupa'ya Bergama'dan götürülen numunelerle tan?t?lm?? olmas? ve bu sebeple bu güzel kokulu narenciyeye ?ngilizce, Frans?zca, Almanca, ?talyanca ve ?spanyolca'da "bergamot" dendi?i.

Bergamot a?ac? ve meyvesi

Bergamot a?ac?, bugün bütün dünyada tan?nan Turunçgiller ailesinden (familyas?ndan) olup bir ?l?man ülke bitkisidir. Uluslararas? botanik s?n?fland?rmada "Rutacea" familyas?n?n "citrus" türünden olup "Citrus aurantium subsp. Bergamia" olarak isimlendirilir.

Bergamot a?ac?, boyu, büyüklü?ü, yapraklar?n?n ?ekli, çiçeklerinin rengi ile di?er turunçgillere ve özellikle limona benzer. Bergamot a?ac? kimilerine göre turunç ile limonun, kimilerine göre turunç ile ac? limonun melezidir. Nisan -may?s aylar?nda güzel kokulu çiçek açar. Bergamot meyvesi, armut biçiminde, ye?ilimsi sar? renkli kendine has güzel bir kokusu olan kabu?a sahiptir. Meyvesi sar? renkli olup ek?idir, her bir meyvede uçuk sar? renkteki be? alt? çekirdek bulunur. D?? kabu?u, iç kabu?u ve etli k?sm? limona benzer; daha ac?d?r fakat daha ho? ve de?i?ik bir kokuya sahiptir.

Turunçgillerin hepsinin anavatan?n Çin topraklar? oldu?u yaz?l?r. M.S. 1000 y?llar?nda bu a?açlar  Çin'den Do?u dünyas?na tan?t?lm??, oradan da tüccarlar taraf?ndan Akdeniz bölgesine getirilmi?tir. Turunç türlerinden biri olan bergamot a?ac? da bu yolla Do?u ülkelerine ta??nm??, orada yeti?tirilmi?, kullan?lm??t?. Avrupa'ya tan?t?m? da a?a??da anlat?laca?? gibi Bergama'dan oldu. 16. yüzy?ldan itibaren Avrupa'da tan?nan bergamot 18. yüzy?ldan itibaren özellikle Güney ?talya'da yeti?tirildi ve bugün hâlâ  bu ülkenin güneyindeki Calabria Eyaleti (?talya'n?n güneyinde çizmenin en alt k?sm?na verilen ad) bergamot üretiminin en önemli merkezidir.  

Bergamot'un Bergama'dan tan?t?lmas?

Bergamot bütün Avrupa dillerinde hemen hemen ayn?d?r. ?öyle ki,
?ngilizce bergamot, bergamot orange,
Frans?zca bergamote, bergamotier,
?talyanca bergamotto,  
Almanca Bergamottenbaum
?spanyolca'da bergamota denir.
       
Avrupa'da bergamot a?ac? ve meyvesi hakk?nda bilgi veren kaynaklara 16. yüzy?ldan itibaren rastl?yoruz. Bu kaynak eserlerde; "Bergamia' bilimsel ad? Bergama'dan gelmektedir, bu da, "Pergamo", Pergamon olarak bilinen ve Küçük Asya=Anadolu'nun bat?s?ndaki antik kentin Türkçe söyleni? ?ekli olan Bergama'dan kaynaklanmaktad? r" diye yaz?lmaktad?r. Bilindi?i gibi 1500'lü y?llarda Osmanl? Devleti'ni pek çok yabanc? seyyah ziyaret ediyordu. Bunlar?n içinde bitki uzmanlar? da vard? ve yeni bulduklar? bitkilerden örnekler alarak ülkelerine götürüyorlard?. Bergamot meyvesi de bu ?ekilde tan?t?lan bir a?aç ve meyve idi.

Bergamotun kullan?ld??? yerler ve faydalar?

Bugün dünyada bergamot özellikle güzel kokusu için kullan?l?r. Bergamot meyvesinin d?? kabuklar?n?n s?k?lmas? ile elde edilen "bergamot ya?? = oleum bergamiae" parfümeri, koku sanayiinde özellikle kolonya yap?m?nda, ilaç, kozmetik ve me?rubat sanayiinde kullan?l?r.  Meyvesinin kabu?undaki esansl? ya??n niteli?inden dolay? ticari amaçla yeti?tirilir. Yeti?tirildi?i ba?l?ca ülkeler ?talya, Fildi?i k?y?s? ve Gine'dir. (Türkiye'de Akdeniz ve E?e bölgesinde çok az miktarda kalm??, Bergama'da da yeni yeti?tirilmeye ba?lanm??t?r.)  

Bergamot a?ac? ve özellikle meyvesi Osmanl? t?bb?na göre pek çok ?ekilde kullan?l?rd?. Bergamot meyvesi Osmanl?ca yaz?lan t?p kitaplar?nda "a?aç kavunu, turunç, narenç" isimleriyle yer al?yordu. T?p kitaplar?n?n tedavi k?s?mlar?nda bergamot yani a?aç kavunu olarak; çiçe?i, meyvesi, meyve kabu?u, meyve çekirde?i ile ayr? ayr? ilaç olarak t?bbi kullan?m alan? vard?.

Bu bilgileri özetleyecek olursak; bergamotun güzel kokusunun ilaç olarak kullan?lmas?yla ba?layabiliriz.  Bergamot çiçe?ini ve meyvesini koklamak salg?n hastal?klarda önleyici olarak önemliydi. Bir yerde ç?kan ve h?zla yay?lan salg?n hastal?k zaman?nda (veba günlerinde) hastalanmamak için meyve ve çiçe?i koklamal?yd?. Bergamotun kokusundaki etki salg?n hastal?klarda çok faydal? olup, hastal???n zararlar?n? da??t?p, uzakla?t?r?rd?. Bu sebepten evlerde bulundurulmas? tavsiye ediliyordu.

Bergamotun meyvesinden yap?lan macunlar (reçeller) ve ?uruplar çok kullan?l?yordu. Bergamotun reçeli veya ?urubu yemekleri hazmettirici olarak mideyi kuvvetlendirici, kar?n a?r?lar?n? teskin edici, mide bulant?lar?n? giderici, sindirime yard?mc? etkili idi. T?p kitaplar?nda bu ?uruplar?n nas?l haz?rlanmas? gerekti?i anlat?l?r.

Bergamot a?ac?n?n yapra??n? çi?nemek, a??zdaki istenmeyen  kokular? giderici etkisinden dolay? çok kullan?l?yordu. Bu etkisi bütün t?p kitaplar?nda tavsiye edilir.

Bergamot meyvesinin tohumu özellikle çok önemli bir ilaçt?r. Bergamot meyvesinin tohumlar? toplan?r, kurutulur ve saklan?rd?. Zehirlenmelerde, tüm zehirli hayvanlar?n sokmas?nda bu tohumlar ezilir ve su ile içilirdi. Zehirlenmelerdeki faydal? etkisi bütün Osmanl? hekimlerince kabul edilip, kullan?lmas? tavsiye edilmektedir. Eskiden tabiat?n içinde ya?ayan insanlar?n zehirli hayvan sokmalar?na kar?? ald?klar? tedbirlerden ilki "tiryak" denen haz?rlanm?? ilaç ve ikinci s?rada da "küçük tiryak" denen bu tohumlard?.

Bu ilaçlar uzun y?llar denenmi?, uygulanm??, hekimlerin süzgecinden geçmi? ve kitaplarda yerini alm??t?. Sadece hastan?n yarar? için çal??an hekimler bu ilaçlar?n faydas?n? anlatm??lar, imkan? olanlar da bahçelerinde yeti?tirerek hem kendilerine hem de çevrelerindekilere faydal? olmu?lard?.

Kimyasal ilaçlardan sonra do?aya dönen t?p ara?t?rmac?lar? elbette bu etkiyi de fark edecekler. Bizler de Bergama'ya u?rad???m?zda veya oralardan geçerken bergamotun isim vatan?n? fark etmeliyiz.  

 

Alemtac

GENÇL?K ?Ç?N PRAT?K ?KS?R

?laçtan çok daha etkili yöntemler. Gençlik iksiri, böbrek iltiham?n? yok eden formül, ev yap?m? antibiyotik ve daha neler..

Haz?rlan???: 15-16 tane maydonoza 2 yemek ka???? taze limon suyu ve yar?m bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir.

Kullan?m?: Sabah aç karn?na kahvalt?dan 15-20 dakika önce içilir. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir. 2. günden itibaren sabahlar? kalkt???n?zda daha dinç ve daha zinde kalkacaks?n?z. Yorgunlu?u daha az hissedeceksiniz. Bu kar???m?n özelli?i gençle?tirici bir etkisinin olmas?d?r. Vücuttan toksin att?r?r ve karaci?er ya?lanmas?na kar?? da mükemmel bir çözümdür.

KIRMIZI PANCAR KÜRÜ

Karaci?er rahats?zl?klar? , saç dökülmeleri, cilt problemleri, sedef hastal???, vitiligo (ala) hastal???, egzama, kurde?en (ürtiker) gibi hastal?klar?n giderilmesi için karaci?erin temizlenmesi gerekir. Karaci?erin temizlenmesi için k?rm?z? pancar kürünün uygulanmas? gereklidir.

K?rm?z? pancar kürü haz?rlan???:

Önceden iyice temizlenmi? 250 gram k?rm?z? pancar? dörde bölerek 1 litre kaynar suda 3 dakika kaynat?n. Demlendikten sonra elde etti?iniz pancar suyunu Sabah, ak?am ve gece yatmadan önce olmak üzere günde 3 kez aç karn?na 1 er bardak için. Bu uygulamaya 3 hafta devam edin. Her gün taze olarak haz?rlanmal?d?r.

KALB?N DERMANI ALIÇ ÇAYI

Al?ç çay?, kalp ve damar sa?l???n? korumak ve t?kal? kalp damarlar?n? açmak için do?al bir ?ifa kayna??.

ALIÇ ÇAYI HAZIRLANI?I:

Al?ç çay? haz?rlamak için 1 su barda?? kaynar suyun içine 1 tatl? ka???? k?rm?z? al?c?n yaprak,çiçek ve meyvelerinden koyduktan sonra bir kaç dakika k?s?k ate?te demlendirin. Bu çaydan 20 gün boyunca sabah ve ak?am için.

Her gün 1 su barda?? taze s?k?lm?? havuç suyu (vitamin emilimini sa?lamak için içine 1 çay ka???? zeytinya?? koyarak) için.

KABIZLIK VE SES KISILMASINA KURU ?NC?R

Kab?zl???n derman? da kuru incirde sakl?. Asl?nda incirin faydalar? saymakla bitecek gibi de?il. ?ncir herhangi bir meyve ya da sebzeye göre en yüksek lif içeri?ine sahiptir. Enerji verir, ba??rsaklardan toksik maddelerin at?lmas? kandaki kollestrol seviyesinin dü?ürülmesinde etkilidir. Ba??rsak iltihab? olanlar inciri çok yemelidir.

SES KISIKLI?INA B?REB?R:

?ncirin kurutulmu?u iyi bir balgam söktürücü ve yumu?at?c?d?r. Sesiniz k?s?ld???nda hemen bir inciri bir su barda?? kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynat?n. Il?k ?l?k bu ?urubu için, çok yarar?n? göreceksiniz.

KABIZLIK ?Ç?N HAZIRLANACAK KÜR:

5 adet kuru inciri iyice y?kad?ktan sonra, 1 bardak s?cak suyun içine koyarak 1-2 saat bekletin. Ak?am yatmadan önce incirleri yedikten sonra üzerine de suyunu için. Bu kür 3-4 hafta uyguland???nda kab?zl?k için faydal?d?r. ?ncir, mide ve ba??rsak mukozas?n? kal?nt?lardan, balgamlardan temizler ve rahat çal??malar?n? sa?lar.

Uyar? : Bu kürün ?eker hastalar? taraf?ndan uygulanmas? uygun de?ildir.

TRO?D?N MUC?ZES? CEV?ZDE

Tiroidleriniz sizin sigortan?z?d?r. Endokrin sisteminiz bozuldu?unda vücudunuzun çal??ma sistemi de bozulur. Troidin en büyük ilac? cevizdir.

HAZIRLANI?I: 25 tane cevizi k?rd?ktan sonra kabuklar? ve perdeleri ile birlikte bir litre suyun içinde 5 gün bekletin. Elde etti?iniz sudan sabah ak?am birer fincan için, cevizleri de yiyin. Ayr?ca ceviz ya??n? d??ar?dan bo?az?n?za sürün.

Hipertiroid rahats?zl??? olan ki?iler, dereotu ve tere otunu fazla a??r?ya kaçmadan tüketmeli, bunun yan?nda bol miktarda maydanoz ve roka da yemelidir.

BÖBREK HASTALARINA ÖZEL FORMÜL

Bu özel formül böbrek iltihaplar? konusunda çok ba?ar?l? sonuçlar veriyor.

Gerekli Malzemeler:

* 3-4 adet kereviz sap?,
* 3-4 adet lahana yapra??,
* 1 tutam maydanoz sap?,
* 1 su barda?? su

Haz?rlan???: 1 su barda?? kaynayan suyun içerisine kereviz saplar?n?, lahana yapra??n? ve maydanoz sap?n? koyduktan sonra 3 ta??m kaynat?n.

Uygulan???: Ak?amlar? yatmadan 1 saat önce 1 su barda?? için. 3 hafta süre ile uygulanmas? gereken kürün hiç bir yan etkisi olmad??? için herkes içebilir. Böbrek iltihaplar?n?n d???nda zay?flamaya ve kan ya?lar?n? dü?ürmeye de yard?mc? olur.

Uyar?: Her seferinde taze olarak haz?rlanmal?d?r.

VAR?SLERE KAR?I PRAT?K ÇÖZÜM

Varis, toplardamarlar?n bozulmas? ve kan?n kat?la?mas?, kan dola??m?n?n bozulmas? sonucunda toplardamarlar?n ?i?mesi ?eklinde olu?ur. Varisleri yok etmek için bir çok pratik çözüm var. ??te onlar;

FORMÜLLER:

1 litre beyaz ispirtonun içine 4 adet kafirun koyun. Ak?am elde edilen kar???m? varisli bölgelerinize sürdükten sonra streç filmle sararak yat?n. Ertesi sabah tekrar ayn? uygulamay? tekrarlay?n.

Çoban çantas? otu, kekik, at kuyru?u otu ve at kestanesinin kabu?u ayr? ayr? ya da hepsini beraber çay gibi demleyerek günde 3-4 su barda?? içilir.

F?nd?k yapra?? ve asma yapra?? çaylar? varise çok iyi gelir.

1 bardak kaynar suyun içine, 4 gram rezene konularak 10 dakika bekletilerek günde 2-3 bardak içilir.

Çobançantas? taze bitkisi do?ranarak bir kaba konularak üzerine keskin sirke ilave edilerek 10 gün güne?te bekletilir. Elde edilen kar???m ile varisli bölgeler hergün a?a??dan yukar?ya do?ru ovulur.

40 derece ?s?t?lm?? 1 kova s?cak suyun içine yar?m fincan ezilmi? ?ap ve 1 fincan karbonat konularak eritilir. Haftada 3 gün 15 dakika süre ile bacaklar dize kadar bu suya konur. Varisler daha yukar? ç?km?? ise ayn? i?lem küvette tekrarlan?r.

F?nd?k a?ac? kabu?u, ceviz a?ac? kabu?u ile kaynat?l?r. Suyu ile varislerin üstüne pansuman yap?l?r.

MEME KANSER?NE KAR?I DO?AL ÇÖZÜM

Meme; süt bezeleri ve süt bezlerinde üretilmi? sütü meme ba??na ta??makla görevli kanallardan olu?maktad?r. Bu süt bezlerini ve kanallar?n? olu?turan hücrelerin kontrol d???nda ço?almalar? ve vücudun çe?itli yerlerine yay?larak ço?almaya devam etmelerine meme kanseri denilmektedir.

Meme kanseri için pratik bitkisel destekler:

2 su barda?? kaynar suyun içine 10 gram civanperçemi koyarak k?s?k ate?te 5 dakika demlendirin. Sabah ve ak?am aç karn?na bir bardak bu civanperçemi çay?n? için.

Ö?lenleri tok karn?na 1 bardak sar? kantaron çay? için. Ak?am tok karn?na bir bardak biberiye ve mürver çiçe?i çay? için. Gece saat 22.00 de karaba? otu çay? ile ?erbetçi otu çay? için. Bu uygulamaya 45 gün devam edin.

Soya fasulyesini ?l?k su ile ?slat?n, bir gece bekletilerek süzün. Kavrularak yendi?inde kanser riskini önlemektedir.

EKLEM A?RILARI ?Ç?N ÖZEL KARI?IM

Ekrem a?r?lar? ya?lanman?n yan? s?ra uzun süre masa ba??nda çal??anlar?n da büyük derdidir. Bunun da do?ada çaresi var.

Boyun a?r?lar?,bel a?r?lar?,eklem a?r?lar? için:

Hardal ya??
Biberiye ya??
Kekik ya??
Zeytin ya??
Badem ya??
Ceviz ya??

E?it miktarlarda bir kapta kar??t?rarak eklem yerlerinize sürün. Streç filmle sar?n. A?r?lar?n?za derman bulacaks?n?z.

Önemli Uyar?: Hardal, biberiye ve kekik ya?lar? yak?c? ya?lard?r. Zeytinya??, badem ve ceviz ya?? gibi yumu?at?c? ya?lar ile kar??t?r?lmadan sürüldü?ünde cildinizi yakar ve zarar verir.

DO?AL ANT?B?YOT?K TAR?F?

Antibiyotikler zamanla vücutta ba????kl?k sa?larlar ve etkileri kalmaz. Ama en önemlisi vücut, antibiyotikleri d??ar? atmakta büyük güçlük çeker#65533; Bunun yerine do?al antibiyotikleri kullanman?zda fayda var. Peki do?al antibiyotik nas?l yap?l?r diyorsan?z, bu tarifi de bir yere not edin;

Antibiyotik tarifi :

Malzemeler:

1 ba? sar?msak
Yar?m limon
Yar?m litre su
Cam kavanoz
ailüminyum folyo

Haz?rlan???: 500 CC (yar?m litre) kaynat?lm?? so?umu? suyu cam bir kavanoza koyduktan sonra içine kabuklar? soyulmu? bir ba? sar?msa?? rendeleyip, yar?m limonu da kabu?u ile dilim dilim do?ray?p at?n. Kapa??n? kapatt?ktan sonra (alimünyum folyoyla sararak ???k almas?n? engelleyebilirsiniz ) karanl?k bir ortamda 4 gün bekletin. Dört gün beklettikten sonra içinden posas?n? al?n. Her k??a girerken bir kaç defa bu do?al antibiyoti?i tekrarlarsan?z savunma mekanizman?z güçlü olur.

Kullan?m?: Her yemekten 15 dakika önce aç karn?na bir yemek ka???? içebilirsiniz. D??ar?dan gelen mikrop ve virüslere kar?? etkilidir. Hiç bir yan etkisi de yoktur.

DEPRESYONUNDA B?TK?LERDE DERMANI VAR

Ciddi depresyonu mutlaka bir psikiyatristin tedavi etmesi gerekir. Ama derdiniz basit ise do?al tedavisi var. Özellikle de uyku derdi çekiyorsan?z

Sar? Kantaron: ?çeri?indeki aktif bile?iklerden biri olan hipersinin anskiyetenin, depresyon ve de?ersizlik hissi gibi durumlar?n tedavisinde çok önemli ilerlemeler sa?lamaktad?r. Ciddi derecedeki depresyon hastalar?n?n en büyük s?k?nt?s? olan uyku düzensizliklerini tedavi eden özellikleri vard?r.

Kullan?m?:1 bardak kaynar suya 1-2 çay ka???? kurutulmu? sar? kantaron koyup 10 dakika demlenmesini bekleyin ve sonra için. 4 ile 6 hafta boyunca günde 1 veya 2 bardak bu çaydan içilirse son derece etkili olur.

Not:E?er hamile iseniz sar? kantaron kullanmay?n ve kullan?rken ?iddetli güne? ???n?na maruz kalmay?n. Çünkü bu bitki cildi güne?e kar?? hassasla?t?rmaktad?r.

BA?IRSAKLARI TEM?ZLEMEN?N YOLU

Ba??rsaklar?n da arada temizli?e ihtiyac? vard?r. Bunun için de do?al bir kür öneriliyor

MALZEMELER:

-Lahana suyu,
-Havuç suyu,
-Elma suyu
-?eker pancar? suyu

Haz?nlan???: Bunlar?n sular?n? s?karak kar??t?r?n ve sabah ak?am birer su barda?? olmak üzere 7 gün boyunca aç karn?na için.

Uygulayaca??n?z bu kürle ba??rsaklar?n?z?, sindirim sisteminizi ar?nd?r?p rahatlatacaks?n?z.

 

Alemtac

Sudan gelen sa?l?k...

Kimyagerler, tam 30 y?ld?r denizlerin dibini tar?yorlar. Hedefleri, insan sa?l???nda yeni ufuklar açacak maddeleri ke?fetmek...

 
Baz? denizy?ld?zlar? virüslere kar?? etkili. Bu denizy?ld?z? \"Deng\" hastal???na kar?? kullan?l?yor.  


Kimilerine göre, yeni \"Eldorado\"nun ad? denizlerin derinlikleri... \"Büyük Mavi\"nin tam anlam?yla yeni bir alt?n madeni oldu?unu ileri sürenlerin say?s? hiç de az de?il. Alkaloitler, steroitler, peptitler ve makrolitler gibi deniz organizmalar?ndan elde edi-len maddelerle kansere, sinir hastal?klar?na kar?? etkili ilaçlar, güçlü antibiyotikler ve a?r? kesiciler üretilece?ine inanç her geçen gün büyüyor.

Kimyagerler ve eczac?lar, bu organizma kütlelerini Pasifik Okyanusu\'nun, Karayip Denizi\'nin ve Hint Okyanusu\'nun derinliklerinde tam 30 y?ld?r aral?ks?z tar?yorlar. Ne var ki, henüz mucizevi bir avdan söz edilemez. Örne?in, Yeni Kaledonya aç?klar?nda bulunan atollerdeki mercanlarda saptanan 600 türden, ancak 350 \"etken molekül\"ün izolasyonu mümkün olabilmi?... Üstelik, sadece 12 tanesi sentezlenmi?.

Daha da umut k?r?c? olan, aralar?ndan yaln?z 2\'sinin laboratuvar testlerine uygun bulunmas?. Dünya ölçe?inde de durum pek farkl? de?il. ?imdiye kadar izole edilen deniz maddesi say?s? 5.000 civar?nda. Bunlardan 200\'ü için resmi olarak belge al?nm??. Ancak günümüzde, tedavi ve kozmetik alan?nda ticarile?mi? deniz ürünü say?s? sadece üç... ?lki, Karayipler\'deki bir deniz süngerinden elde edilen \"Aracytin\"... Bu ilaç ilerlemi? lö-semi tedavisinde kullan?l?yor.

?kincisi, bir ba?ka deniz süngerinden, \"Vidarabin\"den elde edilen ve piyasada Vira-MP ad?yla sat?lan ilaç... Cinsel organlarda görülen \"herpes\" vakalar?nda kullan?l?yor. Üçüncüsü ise, Amerikan Estee Lauder firmas? taraf?ndan piyasaya sürülen ve bir deniz canl?s? olan \"Pseudopterogorgia elisabethae\"den elde edilen \"Resilience Lift\" adl? k?r???kl?k giderici krem...

 
Ço?u zaman, bakterilerin asalak bir ya?amla kolonile?tikleri süngerler, güçlü savunma maddeleri üretiyorlar.  


S?n?rl? sonuçlara kar??n, bilim adamlar? umutlar?n? koruyorlar. Asl?nda, do?al maddelere e?ilim son y?llarda etkinlik kazanan bir durum. 90\'l? y?llardan itibaren, ilaç sanayiinde, bu yönde ciddi bir yakla??m söz konusu. Bugün piyasadaki ilaçlar?n yüzde 70\'inin kökeni do?al maddelerden olu?uyor. E?er, günümüzde kimyagerler denizin derinliklerine dal?yorlarsa, bunun ciddi bir nedeni var: Çünkü, okyanuslar yeryüzünün yüzde 71\'ini kapl?yor.

Öte yandan, günümüzde karalarda ya?ayan bitki türü say?s?n?n 270 bin, böcek ve mikroorganizma türünün de 5-10 milyon oldu?u tahmin ediliyor. Deniz derinliklerinde ise, bu say?lar onlarca milyona ç?k?yor. ??te bu ba?lamda, derinlikler hâlâ ke?fedilmemi? birer hazine...

Üstelik tür farkl?l??? ne kadar çok olursa, biyolojik madde bile?imi de o kadar zenginlik ta??yor. Denizlerin derinliklerindeki ?u iki özellik, ara?t?rmac?lar?n umutlar?n? art?r?yor: Çok say?da deniz türünün sabitli?i ve organizmalar aras?ndaki interaktivite çe?itlili?i... Süngerler, deniz ejderleri, mercanlar, deniz?s?rganlar? bir yere yap???klar ve kabuklar? yok, yani kabuksuz canl?lar. Kendilerini korumak için, evrim boyunca çok çe?itli toksinleri sentezlemek zorunda kalm??lar.

Nitekim, bu gerçek laboratuvar çal??malar?nda aç?k biçimde ortaya ç?k?yor. Kültür halindeki kanserli hücreler üzerinde yap?lan \"in vitro\" testlerde, deniz kökenli moleküllerin kara bitkilerinden elde edilen moleküllerden en az yüz kat güçlü olduklar? gözlenmi?. Ara?t?rmac?lar?n hayal gücünü canl? tutan da, i?te bu kimyasal silah cephaneli?i...

Ne var ki, bu zehir deposuna ula?mak san?ld??? kadar kolay de?il. Okyanuslar?n yüzlerce metre derinliklerinde yatan mikroorganizmalar?n toplanmas?, hem zaman hem para hem de biraz ?ans gerektiriyor.

Deniz dibi eczac?l???nda bir ba?ka temel sorun da, bu alandaki s?n?fland?rma biliminin çok geli?memi? olmas?. Bugüne kadar denizlerde saptanan 220.000 hayvan ve bitki türünün sadece yüzde 1\'i kategorile?tirilmi?. Üstelik, günümüzde s?n?fland?rma üstünde çal??an bilim adamlar?n?n say?s? h?zla azal?yor. S?n?fland?rma olmay?nca, onlar?n özelliklerini incelemek ve testler uygulamak da olanaks?zla??yor.


Aman dikkat...
 
Son zamanlarda, Yeni Kaledonya mercan setlerinde ya?ayan müren bal?klar?, sualt? avc?lar?n?n bir numaral? hedefi. Çünkü bu bal?k, birhücreli bir mikroskopik yosun olan \"Gambierdiscus toxicus\"un üretti?i güçlü bir zehir içeriyor. Söz konusu zehir, beslenme zincirinde birikiyor ve önce otçul bal?klar taraf?ndan tüketiliyor. Zehir, daha sonra otçullar? parçalayan etçil bal?klara geçiyor. Asl?nda, bu tür bal?klar?n sofralarda tüketilmesi çok tehlikeli. Nitekim Pasifik adalar?nda ya?ayan her 10.000 ki?iden y?lda 300-500\'ü, bu tür bal?klar?n tüketilmesinden kaynaklanan zehirlenmelerle hastaneye kald?r?l?yor. Üstelik zehir, pi?irme ya da dondurma yöntemiyle de yok olmuyor. Ki?ide, tüketimden 30 saat sonra zehrin etkileri görülüyor. Genel bir yorgunluk, titreme ve bulant? ba?l?yor. Kaslarda ve damarlarda bir yorgunluk hissediliyor. Müren bal???n?n zehri genelde öldürücü de?il. Ancak, çok miktarda al?nd??? takdirde ender olarak ö-lümcül vakalara yol açabiliyor. Ama do?an?n eli öylesine aç?k ki, denizden gelen tehlikeyi, yine deniz k?y?s?nda biten ba?ka bir bitkiyle dengelemi?. Yeni Kaledonya yerlileri, müren bal???n?n zehrine kar??, yalanc? tütün (Argusia argentea) denilen ve plajla-r?n hemen gerisindeki kurak topraklarda yeti?en a?ac?n yapraklar?n? çi?niyorlar. Bilim adamlar? ?imdi, hem müren bal???n?n zehrindeki hem de bu bitkinin yapraklar?ndaki etken maddeyi izole etmeye çal???yorlar. Ara?t?rman?n amac?, kesinlikle bu bal??? tü-keten yerlilerin sa?l?k ko?ullar?n? iyile?tirmek de?il. Bu iki zehirden hareket ederek, zehirlerin eylem mekanizmas?n? belirlemeye u?ra??yorlar.  

Kimyagerlerin en büyük sorunu ise, temizleme i?lemi s?ras?nda, test edilen organizma örneklerinin biyolojik etkinliklerini korumak... Gerçekten de, toplanan organizmalar önce dövülüp eziliyor ve toz haline getiriliyor. Ard?ndan, incelenecek maddeye göre de?i?en eriticiler kullan?larak farkl? birle?im örnekleri al?n?yor. Bu örnekler, daha sonra kanserli ve sa?l?kl? hücrelerle, virüslerle, bakterilerle ve mantarlarla bir araya getiriliyor.

Bir etkinlik gözlendi?i zaman, o etkinli?i olu?turan moleküller izole ediliyor. Son olarak, etkinlikten gerçekten sorumlu olup olmad???n? bir kez daha kan?tlamak için, her molekül ile testler yenileniyor. Çünkü etkinli?in nedenleri farkl? olabiliyor. Örne?in, bazen neden tamamen teknik bir özellik ta??yor. Kimya, ?s? ve ???k i?lemleri, do?al maddeleri çürütebiliyor. Çürümenin kökeni biyolojik de olabiliyor. Örne?in, birçok süngerde etkinli?in nedeni süngerin kendisi de?il, onunla birlikte ya?ayan bakteriler.

K?sacas?, bir ya da birkaç etken molekülün saptanmas?, ço?u zaman gerçekten çok güç oluyor. Ayr?ca, sorun bununla da s?n?rl? de?il. Kimyagerlerin belirledi?i etken moleküllerin bir bölümü, \"çok fazla etken\" oldu?u gerekçesiyle eczac?lar taraf?ndan reddediliyor. Yani, bunlar?n tedavide kullan?lmas?, çok daha tehlikeli yan etkilere yol açabiliyor. Bunun en tipik örne?i, 1980 y?l?nda Frans?z bilim adamlar?n?n izole ettik-leri ve \"jirollin\" ad?n? verdikleri alkaloit idi.

Yeni Kaledonya aç?klar?nda yeti?en \"Cymbastella cantharella\" adl? bir süngerden elde edilen bu maddenin, lösemiye kar?? etkili oldu?u saptanm??t?. Ancak fare deneyleri, ayn? molekülün, denetlenemeyen bir yüksek tansiyona yol açt??? saptand? ve 1991 y?l?nda projeden hemen vazgeçildi.

Öte yandan, bir molekülün etken ve toksik olmad???n?n saptanmas? yeterli de?il. Klinik deneyler için, bu molekülden büyük miktarlarda toplanmas? gerekiyor. Bu da san?ld???ndan çok daha zor. Sözgelimi, klinik deneyler için gerekli olan 18 graml?k \"bryrosatin\" molekülü için, Karayip Denizi\'nde koloniler halinde ya?ayan ve bilimsel ad? \"Bugula neritina\" olan mikrohayvandan tam 13 ton toplanm??.

Bu mikroorganizmalar? kültür yoluyla bol miktarda üretmek mümkün de?il mi? Pek de?il, çünkü bu mikroorganizmalar?n büyük ço?unlu?u omurgas?z. Birlikte ya?ad?klar? asalaklar olmad??? takdirde, \"mucizevi bile?imi\" tek ba?lar?na ne yaz?k ki sentezleyemiyorlar. K?sacas?, kültür biçiminde bol miktarda üretmenin garantisi yok. Geriye bir tek sentezleme yöntemi kal?yor.

Ancak, deniz moleküllerinin karma??k kimyasal yap?s? nedeniyle, i?lem hem çok nazik hem de çok pahal?... Yine de umut verici çal??malar sürüyor. Arizona Üniversitesi\'nden George R. Pettit, Mauritius Adas? civar?nda ya?ayan küçük bir yumu?akça olan deniztav?an?ndan \"dolastatin\" ad? verilen molekülü sentezlemeyi ba?ard?. Hayvan?n a??rl???n?n yüzde 0,00003\'ü a??rl???nda olan bu \"peptit\"in, klinik deneylerde prostat kanserine ve baz? akci?er kanserlerine kar?? etkili oldu?u saptand?.

Uzmanlar, üç nedenle, önümüzdeki günlerde deniz mad-delerine olan ilginin artaca??n? belirtiyorlar. Birinci neden, ara?t?rmalar sonucu deniz derinliklerinde ya?ayan türler konusunda her geçen gün daha çok bilgi sahibi olmam?z. ?kincisi, bu maddelerin, protein, nükleik asitler, de?i?mi? (kanserli) hücreler gibi yeni tedavi hedeflerinde kullan?lmas?.

Ve son olarak, 10 y?l öncesine oranla, hem bu maddeleri toplama konusunda hem de bunlar? laboratuvarda deneme alan?nda çok da-ha ileri teknolojilere sahip olmam?z.

Focus Dergisi
 

Alemtac

Kavun ve karpuz tansiyon en iyi ilac?      
31 A?ustos 2009 11:03, Pazartesi Medya Pazar?

Ara?t?rmac?lar, kavun, karpuz ve domates gibi potasyum bak?m?ndan zengin meyve ve sebzelerin tansiyonu dü?ürdü?ünü aç?klad?lar. UT Southwestern T?p Merkezi\'nde yap?lan ara?t?rmada, potasyum içeren besinlerin yüksek tansiyonu dü?ürdü?ünü tespit eden ara?t?rmac?lar, hastalar?n potasyum deposu olan karpuz ve üstünde dilim çizgileri olan çok lezzetli küçük bir kavun olan kantalup kavununu s?k s?k tüketmesi gerekti?ini söyledi.  

Kantalup kavununun dörtte birinde 800-900 gram potasyum bulundu?unu söyleyen ara?t?rmac?lar, bu miktar?n günlük potasyum ihtiyac?m?z?n yüzde 20\'sini tek ba??na sa?lad???n? da kaydettiler.

Ara?t?rmac?lar, kavun ve karpuzun yan?nda, kurutulmu? kay?s?, avokado, incir, portakal, kuru üzüm, fasulye, patates, domates ve hatta üzümün de potasyum içeren yiyecekler oldu?unu sözlerine eklediler.

 

Alemtac

Beynin be? evresi
Beyin ya?am boyunca en çok de?i?ime u?rayan organ?m?z. Kabaca be? evreye ay?rabilece?imiz bu de?i?imlerin her biri bireyin yetenek ve davran??lar?n? derinden etkiler.


Cumhuriyet

Bilim Teknik- Bizler salt bu süreçten gelip geçen yolcular olmad???m?za göre, her evreden olabildi?ince kazançl? ç?kmak ve beynin bir sonraki evreye olabildi?ince sa?l?kl? bir biçimde geçebilmesi için neler yapabiliriz?


1- Gebelik

Zeminin haz?rlanmas?

?lk solu?umuzu ald???m?zda beyin sekiz ay? a?k?n bir süreyi geride b?rakm??t?r. Beynimiz, embriyondaki üç katmandan birinin derinle?erek sinir tübünü olu?turdu?u, gebeli?in ilk dört haftas? içinde geli?meye ba?lar. Bir hafta sonra tübün e?ilmesi sonucunda beynin ön, orta ve arka bölümleri olu?ur.

Bu a?amadan sonra beynin geli?imi ve farkl?la?mas? genler taraf?ndan denetlenir. Öyle olmakla birlikte, bu evrede beynin en iyi biçimde geli?mesi için do?um öncesinde elden geldi?ince elveri?li ko?ullar?n sa?lanmas? gerekir. Bu da anne aday?n?n iyi beslenmesi, a??r? gerginlikten, sigara, alkol ve öteki toksik maddelerden uzak durmas? anlam?na gelir. Beynin olu?um sürecinin sonlar?na do?ru dölütün i?itme ve an?msama yetisini kazanmas?yla birlikte, seslerle duyular da beyni biçimlendirmeye ba?lar.

Gelgelelim, gebeli?in ilk alt? ay?nda beyinde meydana gelen geli?meler yaln?zca temel yap? ta?lar?n?n yerli yerine oturtulmas?ndan ibarettir. Bu süre içinde sinir hücreleriyle ba?lant?lar olu?turulur ve beynin her bölümünün do?ru konumda ve gerekti?i biçimde geli?mesi sa?lan?r. Söz konusu i?lemler enerjinin yan? s?ra, çe?itli besinlerin do?ru zamanda ve do?ru miktarlarda tüketilmesini de gerektirir.

Beynin ilk ba?larda gereksindi?i bilinen besinlerden biri, sinir tübünün kapanmas?nda önemli bir rol oynayan, folik asittir. Folik asit eksikli?i, omurili?in bedenin d???nda geli?ti?i spina bifida, ve beynin büyük bir bölümünün geli?imini tamamlayamad??? anensefali gibi bozukluklara neden olur. Kimi ara?t?rmalar B12 vitamini eksikli?inin de benzer etkilere yol açt???n? ortaya koyuyor.

Ba?ka besinlerin gebeli?in bu ilk haftalar?nda nas?l bir etki yaratt??? tam olarak bilinmemekle birlikte, hayvanlar üzerinde yap?lan ara?t?rmalar kötü beslenmenin- özellikle de protein eksikli?inin- sinir hücreleri ve aralar?ndaki ba?lant?lar?n geli?imini önledi?ini, bu hücrelerin olu?tuklar? konumdan son konumlar?na göç edebilmeleri için demir ve çinkoya gerek duyduklar?n? gösteriyor. Sinaps (sinir kav?a??) geli?imi ve membran i?levi için de uzun zincirli çoklu doymam?? ya?l? asitler gerekiyor.

Gebelikte dengeli beslenme ve vitamin deste?i beynin ilk evrelerindeki gereksinimlerinin kar??lanmas? aç?s?ndan genellikle yeterli olmakla birlikte, plasenta ya da etenedeki bozukluklar geli?imi önleyebilir. Gebelik s?ras?nda plasentay? etkileyen unsurlar aras?nda yüksek tansiyon, stres ve sigara ba?ta gelmektedir. A??r? besin tüketimi, söz gelimi glükoz fazlas? da beynin geli?imini olumsuz yönde etkileyebilir. Geni? bir güvenlik a??na sahip olan beyin gereksindi?inin iki kat? kadar sinir hücresi üretse bile, kimi olumsuz etkilerin tersine çevrilmesi olanaks?zd?r. Plasenta, annenin kan?ndaki istenmeyen kimi maddelerin dölüte geçmesini önleyen protein pompalar?yla bezeli bir süzgeç i?levini görür.

Ne var ki, bu süzgeç kusursuz de?ildir; c?va, nikotin ve alkol gibi kimi zehirli maddeler dölüte s?zabilir. Bu maddelerin dölüt üzerindeki etkileri miktar?na ve zamanlamas?na göre de?i?ir. Kimi toksik maddeler plasentadan içeriye s?zmasalar bile dölütü etkileyebilirler. Örne?in, sigara duman? kan?n dölüte akmas?na engel olur: buna ba?l? olarak, dölüt oksijen ve besinden yoksun kal?r.

Stres de toksik etki yaratabilir. Hayvanlar üzerinde yap?lan ara?t?rmalar annedeki stres hormonlar?n?n çocuklarda kayg? ve hiperaktiviteye yol açabilece?ini ortaya koyuyor.


2- Çocukluk

Gebelikte ba?lar

Çocukluk evresi beynin en etkin ve en esnek oldu?u evredir. Çocuk çevresindeki dünyay? ke?fettikçe, beyin de y?ld?r?m h?z?yla geli?mesini sürdürür. Bizlere garip gelebilir, ama ö?renme, bellek ve dil gibi yetenekler do?umdan çok önce geli?meye ba?lar. Gebelik döneminde dakikada yakla??k iki yüz elli bin yeni hücre olu?ur. Ancak bunlar?n hemen hemen yar?s? ölür ve geriye yaln?zca kullan?mla daha da güçle?en hücreler kal?r. Ö?renme yetisine ilk kez gebeli?in 22-24. haftalar? aras?nda tan?k olunur. Bu dönemde dölüt ses ve dokunu?lara tepki gösterir, ancak bunlar?n sürekli yinelenmesi durumunda oral? olmaz. Bu da al??kanl?k belle?i ad? verilen basit bir bellek yetisidir. 32. haftadan itibaren ko?ulland?rma ad? verilen daha karma??k bellek türü kendini etmeye ba?lar.

Dil ö?renimi de gebelikte ba?lar. Yeni do?an bebekler yakla??k 3 ya??na kadar herhangi bir dildeki seslere tepki gösterseler de, anadillerini dinlediklerinde çok daha istekli meme emerler.

Garip ama, do?um süreci beynin i?levinde pek bir de?i?iklik yaratmaz. Dokunu?a duyarl? bedensel-duyusal korteks do?umdan önce etkin olmakla birlikte, isteme ba?l? devinim, mant?k yürütme ve alg?lama gibi i?levlere ancak do?umdan iki üç ay sonra tan?k olunur. Bilinçli dü?ünmeden sorumlu frontal loblar ise do?umdan sonraki 6 ay ile 1 y?ll?k süre içinde etkin duruma gelirler.

O halde, beynin bu en k?r?lgan ama en üretken evresinden olabildi?ince yararlanmak için ne yapmak gerekir? Ara?t?rmalar besleyici ve e?itici bir ortam?n yan? s?ra, yap-boz veya cee-e oynamak, çocuk ?ark?lar? söylemek gibi teke tek ili?kilerin IQ düzeyini art?rd???n? ve ö?renme arzusunu ya?am boyu körükledi?ini ortaya koyuyor.

6 ya??na gelindi?inde beyin eri?kin a??rl???n?n %95'ine ve enerji tüketiminin doruk noktas?na ula?m?? oluyor. Bu ya?larda çocuklar mant?k yürütmeye, güvenmeye ve kendi dü?ünce süreçlerini kavramaya ba?l?yorlar. Beyinleri geli?meyi sürdürüyor ve deneyim kazand?kça ba?lant?lar kurmaya ya da kesmeye devam ediyorlar. Gri madde k?zlarda 11, erkeklerde 14 ya??na gelindi?inde en üst düzeyine ula??yor. Bu a?amada ergenlik süreci devreye giriyor ve beyin yeniden de?i?ime u?ruyor.


3-Ergenlik

Programlanm?? unsurlar, yeniden programlama

Yeniyetmeler bencil, gözükara ve h?rç?n olurlar. Ancak ergenlik döneminde beyinde onca yap?sal karma?an?n ya?and??? dü?ünüldü?ünde bu durum hiç de ?a??rt?c? olmasa gerek. On üç ile on dokuz ya?lar aras?nda beyin geli?mesini tamamlam?? olsa bile, kimi ba?lant?lar henüz yerli yerine oturmu? de?ildir.

Son zamanlarda yap?lan görüntüleme i?lemleri yeniyetmelerle 20'li ya?lar?n?n ba?lar?nda olan gençlerde birtak?m yap?sal de?i?ikliklerin meydana geldi?ini gözler önüne seriyor. Bu da yeniyetme y?llar?n?n neden öylesine çalkant?l? geçti?ine aç?kl?k kazand?r?yor.

Bethesda Ulusal Ruhsal Sa?l?k Enstitüsü'nden Jay Giedd ve arkada?lar? büyüme sürecindeki yakla??k 400 çocu?u iki y?lda bir taramadan geçirmek suretiyle incelediler. Ara?t?rmac?lar ergenlik dönemi boyunca gençlerin her y?l gri maddenin yakla??k %1'ini yitirdiklerine tan?k oldular. Beyindeki bu budama süreci çocukluk döneminde fazladan üretilen ancak kullan?lmayan sinir hücresi ba?lant?lar?n?n devreden ç?kart?lmas?n? sa?l?yor. Bu süreç öncelikle daha basit duyusal ve motor bölgelere uygulan?yor. ?lk olgunla?an bu bölgeleri dil ve uzamsal uyumla ilintili bölgeler ve en sonunda da daha karma??k i?lemsel bölgeler izliyor.

En son olgunla?an bölgelerden biri de frontal lobun hemen önünde yer alan dorsolateral prefrontal korteks. Beynin bu bölgesinin dürtülerin denetlenmesi, sa?duyu ve karar alma gibi yetilerden sorumlu olmas? yeniyetme ça??ndakilerin neden genellikle afaki kararlar ald?klar?na da ???k tutabilir.

Bu dönemin en iyi biçimde de?erlendirilmesi yeniyetmelerin o bitmez tükenmez enerjilerini ö?renmeye ve yeni deneyimler kazanmaya yöneltmelerinden geçiyor. Bu da onlar?n kitaplarla ha??r ne?ir olmalar?, kendilerini müzik ya da sanat yoluyla ifade etmeleri, ya da dünyay? dola?arak ya?am? ke?fetmeleri anlam?na geliyor. Ancak, i?lerine gelsin ya da gelmesin, karar alma devrelerinin henüz olu?tu?u bu dönemde tazecik yeniyetme beyinlerin yine de korunmalar? gerekiyor.


4- Eri?kinlik

Kaygan zemin

20'li ya?lar?n ba?lar?nda beyin sonunda eri?kinli?e ula??r. Bu dönemin elden geldi?ince tad?n? ç?kartmaya bak?n. Çünkü 22 ya? dolaylar?nda beyin gücü doruk noktas?na eri?ir ve topu topu be? y?l içinde ini?e geçer. Bu noktadan itibaren de ya?am?n sonuna dek sürekli bir dü?ü? ya?an?r. Farkl? yetiler farkl? h?zlarda ini?e geçmekle birlikte, bu uzun ve a??r dü?ü? süreci yakla??k 27 ya??nda ba?lar. Ne gariptir ki, ilk ini?e geçen yetiler geli?imi en uzun süre alan tasarlama ve görev i?güdümü gibi yönetimsel denetimle ilgili yetilerdir.

Olaylar?n an?msanmas? ile ilgili eylemsel bellek de beynin i?lemleme h?z? yava?lad?kça ve bellek daha az bilgi depolad?kça h?zla i?levini yitirmeye ba?lar.

Tüm bunlar bizlere son derece iç karart?c?ym?? gibi gelse de, i?in olumlu bir yönü de var. Eri?kinlikte ini?e geçen yetiler "ak??kan zekaya" – beynin temel i?lemsel h?z?na- ba?l?d?r. Ancak kabaca bilgeli?e denk dü?en "kristalle?mi? zekâ" ters yönde ilerler. Öyle ki, ak??kan zeka yüz ve kalçayla birlikte sarkmaya ba?lasa da, kristalle?mi? zekâ bel çevresiyle birlikte geni?lemeyi sürdürür. Ters yönde i?leyen bu iki etki, en az?ndan 60'l? 70'li ya?lara dek, birbirlerini s?f?rlar gibidir.

??in sevindirici bir ba?ka yönü de, ruhsal ve fiziksel aç?dan hareketli bir ya?am sürdürerek, dengeli beslenerek, sigara, içki ve zihinsel dalgalanmalar yaratan ilaçlardan uzak durarak bu kaç?n?lmaz ini? sürecini büyük ölçüde yava?latabiliriz.


5-Ya?l?l?k

Bezgin ama bitik de?il

Emeklili?e ad?m att???n?zda ku?kusuz beyniniz art?k eskisi gibi de?ildir. 65 ya??na gelindi?inde ço?u insan bunun belirtilerini görmeye ba?lar: adlar unutulur ve bir türlü bulunamayan çaydanl?k ço?u zaman buzdolab?nda beliriverir.

Ya?am?n bu a?amas?nda beynin hipokampus gibi can al?c? bölgesindeki hücreler h?zla yok olmaya ba?larlar. Bu durum ilk ba?larda pek bir sorun yaratmaz. ?leri ya?larda bile beyin birtak?m olumsuzluklar? giderebilecek esnekli?e sahiptir. Ancak belli bir noktadan sonra bu yitim kendini iyiden iyiye hissettirmeye ba?lar.

Do?al olarak herkes ayn? biçimde ya?lanmaz. O halde, ne?eli ve zeki bir ya?l? ile huysuz ve bunak bir ya?l? aras?ndaki fark nedir? ?lk seçene?e dönü?me olas?l???n? nas?l güçlendirebiliriz?

Egzersiz tabii ki yararl? olabilir. Fiziksel etkinlik glükoz düzeyinin dengelenmesine yard?mc? oldu?undan, gezip tozmak kandaki ?eker düzeyini dengeleyip belle?in geli?mesine olanak tan?yabilir.

E?güdümleme al??t?rmalar? da i?e yarayabilir. Ara?t?rmalar motor denetim ve dengeyi hedef alan al??t?rmalar?n 60-80 ya? grubundakilerin bili?sel i?levlerinde olumlu etkiler yaratt???n? ortaya koyuyor. Nisan ay?nda yay?mlanan bir ara?t?rma da bilgisayar temelli beyin al??t?rmalar?n?n 65 ya? üzerindeki insanlar?n bellek ve dikkatlerini geli?tirdi?ini gözler önüne seriyor.

Huysuzlu?un önüne geçilmesi ise çok daha basit. Olumlu duygular?n yarat?lmas?ndan sorumlu olan dopamin al?c?lar? ya?l?l?kta giderek azal?r. Yo?urt, badem ve çikolata gibi birtak?m yiyecekleri tüketerek bedeninizi düzenli olarak dopamin ile beslemek elinizde.

Hiç kimse ya?lanmak istemez. Ancak ya?l?l?k o kadar da iç karart?c? bir durum de?il. Öncelikle, ya?lanmay? o kadar dert etmemek gerekir. Ara?t?rmalar daha huzurlu ve rahat insanlarda bunama olas?l???n?n sürekli gergin olanlara k?yasla çok daha dü?ük oldu?unu ortaya koyuyor.

Öyle ki, beynimize de en az k?r???p sarkan tenimize gösterdi?imiz kadar özen göstermemiz ve yelkenleri hemen suya indirmememiz gerekiyor. Ya?l?l???n belirtilerini fark etmeye ba?lad???n?zda yürüyü?e ç?kmak, bulmaca çözmek ve ho?ça vakit geçirmeye çal??mak ya?l?l??a kar?? koyman?za yard?mc? olabilir.

4 Eylül 2009

 

Alemtac

?eker hastalar?na yabanmersini umudu
Kanada\'da da yap?lan ara?t?rmada baz? yörelerde çayüzümü olarak da bilinen yabanmersinin, ?i?manl?k ve ?eker hastal???n?n ilerlemesini durdurdu?u belirlendi.

AA
Güncelleme: 10:05 TS? 06 Eylül. 2009 Pazar

MONTREAL - Montreal Üniversitesi Eczac?l?k Fakültesi ö?retim üyelerinden Pierre Haddad, bir süreden beri üzerinde çal??t??? bilimsel ara?t?rmas? ile ilgili yapt??? aç?klamada, yabanmersini suyunun ?eker hastas? farelerde hastal???n ilerlemesini durdurdu?unu söyledi.

Yabanmersini suyunu, ayn? meyvenin yapraklar?ndan elde etti?i bir bakteri ile transformasyona tabii tuttu?unu anlatan Profesör Pierre Haddad, bu sayede son derece geli?mi? ve etkili bir antioksidan buldu?unu belirtti.

Elde etti?i antioksidan?, ileri derece ?eker ve ?i?manl?k hastas? olan fareler üzerinde denedi?ini ifade eden Haddad, farelerdeki kritik de?erlerde seyreden kan ?ekeri seviyesinin normale döndü?ünü ve ayr?ca ?i?manl???n ilerlemesinin de yava?lad???n? kaydetti.

Profesör Haddad, yabanmersini suyunun kan ?ekeri seviyesi ve ?i?manl??? önlemesinin bilimsel de?erlerini belirleyebilmek için biraz daha zamana ihtiyac? oldu?unu ve bu a?aman?n tamamlanmas?n?n ard?ndan denemenin insanlar üzerinde yap?laca??n? sözlerine ekledi.

 

Alemtac

Link te gözlerimizi iyle?tirmek için uygulanabilecek teknikler bildiriilmektedir.

http://gozleriniiyilestirebilirsin.blogspot.com/
 

Alemtac

Kansere kar?? kara üzüm
Kanser hastalar? için iyi bir besin olarak bilinen üzümün kabuklar? ve çekirdekleri ile beraber yenilmesi gerekti?i ifade edildi.


AA

Samsun- Ondokuz May?s Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Ö?retim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik,  yapt??? aç?klamada, sa?l?k aç?s?ndan da birçok faydas? olan kara üzümün tip ve çe?itlerinin belirlenmesi için üretim çal??malar?na ba?lad?klar?n? ve çal??malar?n iki y?l içinde tamamlanaca??n? söyledi.

Fakültenin ara?t?rma ve uygulama sahas?nda sürdürdükleri çal??man?n kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolay? Karadeniz Bölgesi\'nde ba?c?l???n geli?tirilmesini sa?lamay? amaçlad???n? anlatan Çelik, ?unlar? kaydetti:

\'\'Karadeniz\'in güney yamaçlar?nda tütün, f?nd?k ve çaya alternatif olarak kokulu kara üzüm yeti?tirilmesini amaçl?yoruz. Bu nedenle TÜB?TAK taraf?ndan da desteklenen bir proje ba?latt?k. 90 bin TL tutar?ndaki proje kapsam?nda kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolay? Karadeniz Bölgesi\'nde ba?c?l???n artmas?n? sa?lamak, üzüm üretimini te?vik etmek için bölgede yeti?en kaliteli kokulu üzüm tiplerini geli?tirmeyi amaçl?yoruz.\'\'

Çelik, proje kapsam?nda geli?tirdikleri ve Karadeniz\'de yeti?en ve siyah kokulu üzümlerin kabuklar? ve çekirdeklerinin de önemli oldu?unu belirtti.

Kanser hastalar? için iyi bir besin olarak bilinen üzümün kabuklar? ve çekirdekleri ile beraber yenilmesi gerekti?ini ifade eden Çelik, ?öyle devam etti:

\'\'Üzümün kabuklar?nda bulunan ve özellikle de Karadeniz\'deki nemli iklimlerde yeti?en kokulu kara üzümün kabu?unda bolca yer alan resveratrol maddesi bir yandan üzümün yeti?mesini sa?larken, öte yandan antioksidan, antimutagen ve antikanserojen aktivitesi göstererek, insan vücudunda kanser dokular?n?n olu?umunu, geli?imini ve artmas?n? engellemektedir. Ayr?ca kolesterolü dü?ürdü?ü de saptanm??t?r.\'\'

Çelik, baz? ziraat ile t?p fakülteleri aras?nda yap?lan i? birli?i çal??malar?na da de?inerek, bu kapsamda kendileri de bir proje üzerinde çal??t?klar?n? bildirdi.

Çelik projenin, üzümün kanser ara?t?rmalar? çal??malar?ndaki önemi, lösemi ve lenfoma tedavisinde kemoterapinin etkisinin art?r?lmas? ya da yan etkilerinin azalt?lmas? için resveratrol kullan?labilmesi yolunda bir çal??may? kapsad???n? kaydetti.

 

Alemtac

\"Kimyasal kot pantolonlar?\"

?sveç\'te, aralar?nda ünlü markalar?n ürünlerinin de bulundu?u birçok kot pantolonda insan vücudunda alerjiye neden olabilecek kimyasal maddelere rastland??? bildirildi.

Swerea IVF adl? bir laboratuvar kurulu?u taraf?ndan yap?lan ara?t?rma s?ras?nda, ülkede çok sat?lan 6 markan?n kot pantolonlar? kimyasal madde testine tabi tutuldu.

Ara?t?rmac?lar, incelenen ürünlerin yar?s?nda \"dimetylfumarat\" ve \"nonylfenoletoxilater\" gibi kimyasal maddelere, izin verilen oranlar?n birkaç misli üzerinde rastlad?klar?n? aç?klad?.

?nsan vücudunda alerji, ka??nt? ve yanma ile birlikte birçok ?ikayete neden olabilece?i bildirilen bu maddelerin çevreye de zararl? oldu?una i?aret edildi.

Ara?t?rmac?lara göre, söz konusu maddeler, zamanla do?al hayatta birçok canl?n?n zehirlenmesine neden olabiliyor, suda ya?ayan bal?klar ile birlikte mikroorganizmalar?n vücutlar?nda y?llarca kalabiliyor.

Laboratuvarda inceleme sonuçlar?na kat?lan kimyager Anders Blom, ara?t?rma sonucundan haberdar olan baz? firmalar?n bu maddeleri içeren ürünlerini piyasadan çekebileceklerini kendilerine mektupla bildirdiklerini aç?klad?.

Baz? kot pantolon modellerinde kur?un ve c?vaya da rastland??? bildirildi.
 

Alemtac

Ceviz her derde devaDo?an?n insanlara sundu?u en büyük nimetlerden biri olan cevizin, ?ekerden kolesterole kadar yararlar?n? okudu?unuzda ?a??racaks?n?z...

***Cevizin faydalar? saymakla bitmez

Yüksek kolesterolü dü?üren ceviz, damar t?kan?kl?klar?n? ve ?eker hastal??? tedavisine yard?mc? oluyor. ?çerdi?i demir sayesinde kans?zl??a iyi geliyor.



Kötü kolesterolün dü?man? Cevizin, damar t?kan?kl??? ve ?eker hastal???n?n tedavisinde kullan?labilece? ini söyleyen, Karadeniz Teknik Üniversitesi Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Ba?kan? Prof. Dr. Turan Karadeniz, cevizin kanda zararl? kolesterolün birikmesini önledi?ini ve yüksek kolesterolü dü?ürdü?ünü söylüyor.



CEV?Z YAPRA?INI KAYNATIN Prof. Dr. Karadeniz, taze cevizde yüzde 5-6 oran?nda C vitamini bulundu?unu belirterek, \"Kuru ceviz bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminlerini içermektedir\" diyor. Prof. Dr. Karadeniz, ?eker hastalar?n?n ceviz yapra??n? kaynat?p içmelerini öneriyor ve cevizin beyin için gerekli olan gümü? iyonlar?n? da ihtiva etti?ini söylüyor.



VEREMDE TEDAV?YE DESTEK CEV?Z?N, verem hastal???nda hem besleyici hem de tedavi edici özellik gösterdi?ini söyleyen uzmanlar, her sabah kahvalt?da bir miktar ceviz içi yenmesinin zekay? geli?tirdi?ini belirtiyor. Nas?rlar üzerine konulan ceviz ya?? zamanla bunlar?n yok olmas?n? sa?l?yor. Ceviz yapraklar?ndan yap?lan çay i?tah aç?yor. Mideyi kuvvetlendirip bo?az hastal?klar?na iyi geliyor. Ceviz ya?? yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yap?l?rsa lekeler yok oluyor.

CEV?ZDEN GELEN GÜZELL?K
Cevizin yiyecek olarak tüketilmesinin yan? s?ra kad?nlar?n?n güzellik maskesi olarak da ilgi görüyor. Uzmanlar cevizin mükemmel bir güzellik iksiri oldu?unu söylüyor.Çünkü cevizle yap?lacak maske, ciltteki ölü hücrelerden kurtulmak için do?al bir tedavi yöntemi. Ölü hücrelerle kapl? bir cilde kolayca canl?l?k veren ceviz maskesi, bu ölü hücreleri yok eden bir özelli?e sahiptir.
Maske Haz?rlan??? Cevizleri iyice ö?ütün, hatta bir havan veya tülbent içinde döverek toz haline getirin. ?çine bir ka??k bal, bir ka??k portakal suyu ve dört ka??k da süt ekleyin. Bu kar???m? yüzünüze sürüp on dakika bekletin ve hafif masaj yap?n. Bu masaj pul pul görünen cildinizin sa?l?kl? bir görünüm kazanmas?n? sa?lar. Bu i?lemin ard?ndan yüzünüzü ?l?k suyla durulamay? da ihmal etmeyin
 

Alemtac

Herbalist Levent 11 Ekim, 19:55
DOMUZ GR?B? VE A?ISI

Dünyadaki di?er ülkeler, domuz gribinin labaratuvarda biyolojik silah olarak üretildi?ini ve insanl???n ba??na bela edildi?i yaz?yor. Domuz gribi a??s?da henüz geli?tirilen ve içeri?i aç?s?ndan ölümcül tehlikeleri olan bir ürün.

?imdiye kadar üç firma üretim yapm??:

GlaxoSmithKilne firmas?n?n Pandemrix, adl? a??s?.

Baxter International' ?n H1N1 a??s?.

Her ikisininde henüz lisans? yok. Avrupa ilaçlar kurulu?u taraf?ndan onaylanmam??.

Novartis taraf?ndan üretilen Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent .

Amerikan'n?n baz? eyaletlerinde zorunlu a??lamaya kar?? tepkiler art?yor. A??lardan ölümler meydana gelmekte. ?ngiltere ülkesinde kesinlikle böyle bir uygulama yapmayaca??n? söylüyor. Di?er ülkelerdede durum farkl? de?il.

Bu a??lar yap?ld?g? takdirde: ( ÖNEML? )

- Guillain-Barre sendromu

- Vaskülit

- Felç

- Anafilaktik ?ok

- ve ölüme neden olabilece?i duyuruluyor.


Ayr?ca Novartis firmas?n?n geli?tirdi?i ilac?n yan etkilerini Novartisin kendi labaratuvar sonuçlar?ndan okuyabilirsiniz.

http://www.fluscam.com/Vaccine_Package_Inserts_files/Novartis_A-H1N1_2009_Monvalent_VaccinePackageInsert_BasedOn1980Approvalfor%20Fluvirin_UCM182242.pdf

Yukar?daki siteden Novartis'in kendi resmi evra??nda bulunan yan etkilerden baz?lar?:

*Local injection site reactions (including pain, pain limiting limb movement, redness, swelling, warmth, ecchymosis, induration)
*Hot flashes/flushes
*Chills
*Fever
*Malaise
*Shivering
*Fatigue
*Asthenia
*Facial edema.
*Immune system disorders
*Hypersensitivity reactions (including throat and/or mouth edema)
*In rare cases, hypersensitivity reactions have lead to anaphylactic shock and death
*Cardiovascular disorders
*Vasculitis (in rare cases with transient renal involvement)
*Syncope shortly after vaccination
*Digestive disorders
*Diarrhea
*Nausea
*Vomiting
*Abdominal pain.
*Blood and lymphatic disorders
*Local lymphadenopathy
*Transient thrombocytopenia.
*Metabolic and nutritional disorders
*Loss of appetite.
*Arthralgia
*Myalgia
*Myasthenia
*Nervous system disorders
*Headache
*Dizziness
*Neuralgia
*Paraesthesia
*Febrile convulsions
*Guillain-Barré Syndrome
*Myelitis (including encephalomyelitis and transverse myelitis)
*Neuropathy (including neuritis)
*Paralysis (including Bell's Palsy)
*Respiratory disorders
*Dyspnea
*Chest pain
*Cough
*Pharyngitis
*Rhinitis
*Stevens-Johnson syndrome
*Pruritus
*Urticaria
*Rash (including non-specific, maculopapular, and vesiculobulbous).

Dünya gribe kar?? vitamin takviyesi ile çözüm sunuyor.

benim sizlere tavsiyem kutsal kitab?m?zda da geçen bir mucize ARI SÜTÜ BAL POLEN kar???m? kayna?? güvenli olan uygun dozda haz?rlanm?? terkipler ba????kl?k sistemimizi güçlendirir...bu tür virüslere kar?? vucudumuzu korur..
avrupaya ihraç edilen sertifikal? ARISÜTÜ BAL POLEN kar???m?m?z mevcuttur..
sadece bir mesajla size ula?t?r?yorum...
 

sirera

Sabah kalk?nca bir kase yulaf yemeliyim, günde ?u kadar bu, bu kadar bu diye bir beslenme ya da kendimi iyile?tirme biçimim olmad? pek. Can?m ne isterse ve ne varsa gündemde onu yer içerim, bazen unuturum bazen çok kaçar.
Alemtac\'?n yazd??? Cihan ?en\'in uygulad??? dam?tma i?lemi ho?uma gitti, bunu evde yapsam ?arap ve rak? da yapar?m diye dü?ündüm ard?ndan.
Zararl? denenleri pek severim, sigara çay kahve alkol ?eker tuz un vs.
Bu anlatt?klar?ma ra?men tavsiye edeceklerimi hala okumak isterseniz gerçekten benim de var arada bir sevdi?im yedi?im içti?im faydal? ?ifal? bir?eyler, s?ralay?m istedim belki ilginizi çeker,
TERM?YE: Onunla Antalya\'da tan??t?m. Bir gece bir seyyar sat?c? arabas?yla bir?ey sat?yordu. Anla??lm?yordu ne dedi?i, ilginç bir?ey olmal? diye dü?ünüp bir çay barda?? alm??t?m, fena de?ildi, a?z?n?z? fasulye gibi olan ?eyi ald???zda veya almadan önce d???ndaki zar? ç?kar?p yedi?iniz bir tah?l türü . Güzeldi, arada bir denk geldikçe ald?m yedim yedirdim. Ard?ndan bunun kiloyla sat?ld???n? ö?rendim, bu defa yapmay? ö?rendim, ?imdi konuk kom?u aile hep beraber yedik yedirdik yemeye devam ediyoruz. Almak isteyenlere kargo ile göndermem de mümkün olabilir.
?laç firmalar? s?kça kullan?yorlarm??, ?eker hastal??? ba?ta olmak üzere, idrar söktürür ve idrar yollar?n? temizler, böbrek iltihab?n? giderir, böbrek ta? ve kumlar?n?n dü?ürülmesine yard?mc? olur, ba? a?r?lar?n? dindirir, romatizma, lumbago ve siyatik a?r?lar?n? keser, albümin miktar?n? dü?ürür, vücutta biriken tuzu atar deniyor.
KOMBUÇAY: Dilek mantar? diye uzun zaman önce duyulan bir mantard?. K?z?lderili kültüründe de tüketimi görülen ve milat öncesi zamanlarda kullan?ld??? bilinen bir mantar. ?i?esi 10 liradan sat?l?yor haz?r. Tad? ho?uma gitti, ?imdi melissa çay? ile haz?rlamak için mantar olu?mas?n? bekliyorum az kald?. Mantar?n tahlil edilmesi gerekiyor san?r?m bakteri olu?ma ihtimali var.
Faydalar? pek çok içimi daha ho?.
DOMATES: Eminim faydas? pek çoktur bulursunuz bilgileri nas?l olsa. ?imdi onlar? ben yazmay?m. Keyfini ç?kar?p ya?ad?klar?m? yaz?p payla?ay?m.Yaz?n ald???m domatesleri ya?da biraz ?s?t?p bütün k?? kullan?yorum. Ancak i?in suyunu ç?karmaya ba?lad?m gün geçtikçe. Bahçe domates dolu ve tan?d?klar?ma da saks?da domates yeti?tirtiyorum. PDA duydunuz mu? Pembe domates a??. Hemen tohum edinip yeti?tirin derim muhte?emler.
DARULFÜLFÜL: ?sim komik, arapça biber a?ac? demekmi?. Y?llard?r k???n kullan?r?z, yaz?n sesimiz k?s?l?nca k???n so?ukta ü?ümemek için, kanyakla da kar??t?rmak mümkün ve güzel. Ayr?ca ho? bir baharat.
KUDRET NARI VE SAF ZEYT?NYA?I KARI?IMI: Art?k mide ilac? kullanm?yor kimse böyle anlatay?m. Çook faydal? ve tad? kötü de?il. Mide sorununa hemen çare, yaralar? iyile?tirici etkili.
SARI KANTARON: Krizin stresini azaltabilirsiniz, (reklamc? olmama az kald? art?k slogan halinde yazmaya ba?lad?m fark?ndaysan?z)
Prozac\'?n hammaddesi. Tad?n? sever zaman zaman içerim.
De?erli payla??mlar?n?z için te?ekkürler.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

Çok te?ekkürler Sevgili Sirera :)) Ho?geldiniz.
 

sirera

Ho?buldum çok te?ekkürler Sevgili Alemtac :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

"GR?P" için bir "Eski zaman" öyküsü...


Muhtemelen ?laç Kartelleri taraf?ndan yarat?lan \"Domuz Gribi\" enfeksiyonuna kar?? yo?un bir \"?laç ve a??\" kampanyas?n?n yürütülmekte ve bunlar?n karlar?na kar katmak için, bu içinde ne oldu?u belirsiz \"a??\" y? hükümetler arac?l???yla pazarlama pe?lerinde oldu?u bu günlerde, yay?lmas? en kolay hastal?k olan \"Grip\" ile igili bu küçük ama ÖNEML?, eskilerin baz? rahats?zl?klar için ne gibi do?al çareler buldu?unu bize hat?rlatan, ders al?nabilecek öykü belki bir nebze yard?mc? olabilecektir. ..

Huzurla kal?n...

Süleyman Kaya,




"GR?P"  için bir "Eski zaman" öyküsü...

"1919 y?l?nda, Dünyada 40.000 milyon ki?inin "Grip" ten öldü?ünde, bir Doktor  birçok çiftçiyi Griple mücadelede yard?m amac?yla ziyaret eder.Birçok çiftçi ve ailesi Grip kapm??t?r ve birço?u ölürler.

Doktor  ziyaretlerine devam eder  ve bir sürprizle kar??la??r, ziyaret etti?i bir çiftçi ve ailesi çok sa?l?kl?d?r.Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farl? ne yapt?klar?n? sorar ve cevaben çiftçinin han?m?  odaya , bir tabak içine "soyulmam??" bir "SO?AN"  koyduklar?n? (muhtemelen di?er odalarada) söyler.Doktor buna inanamaz ve bu "so?an" lardan birini alarak Laboratuvarda Mikroskop alt?na koyarak inceler ve "so?an" ?n içinde "Grip" virüsünü görür."So?an" aç?kça "Grip" bakterisini absorbe etmi?, emmi?tir  ve  bu sayede de aile sa?l?kl? kalm??t?r.

Evet, ben bu hikayeyi  Kuaförümden duydum.O, bana y?llar önce birçok çal??an?n?n "Grip" oldu?unu ve böylece mü?terilerinin de "Grip" kapt???n? anlatm??t?.Gelen y?lda o, dükkan?na çukur bir tabak içinde bir "SO?AN" yerle?tirir.Ve büyük bir sürpriz ya?ar, o y?l hiçbir personeli "Grip" olmam??t?r.O i?e yaram??t?r...(hay?r, ?imdi o san?ld??? gibi bir "so?an" i?inde de?ildir)

Bu öyküden al?nacak ders, bir miktar "so?an" alman?z ve evinizin çevresinde biryerlere yerle?tirmenizdir. Ne oldu?unu görmek için onu deneyin.Biz geçen y?l onu denedik ve asla "Grip" olmad?k.

E?er o sizi ve sevdiklerinizi  bu hastal?ktan kurtar?rsa ne güzel.Buna ra?men ?ayet "Grip" olursan?z, o daha yumu?ak ve uysal  geçebilir.

Bir miktar "SO?AN" sat?n almaya verece?iniz birkaç liradan ba?ka ne kaybedebilirsiniz? ..."





\"Karin Stenius\" [email protected]