Ontake Yanardağı Can Aldı (27 Eylül)

Başlatan bozadi, 27 Eylül 2014, 23:32:23

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

27 Eylül 2014

Ontake Yanardağı can aldı


Japonya'nın Ontake Yanardağı'nda meydana gelen patlama, dağcıları hazırlıksız yakaladı. En az 1 kişi hayatını kaybederken 7 kişiden haber alınamıyor.




3 bin 67 metre yüksekliğindeki Ontake Yanardağı'ndaki patlama, zirve tırmanışı yapan dağcıları hazırlıksız yakaladı. Patlama sırasında yanardağ ağzı çevresinde yaklaşık 250 kişi bulunuyordu.

Yanardağ patlamadan sonra 9 saat boyunca etrafa kül, kaya ve duman püskürttü. Kyodo News dört kişinin yanardağdan çıkan külün altından çıkartıldığını duyurdu.

Afet sonucunda en az 1 kişi hayatını kaybederken 7 kişiden haber alınamıyor. En az 32 kişinin yaralandığı olayda yaralılardan 10'unun bilincinin kapalı olduğu belirtiliyor.

Kaynak: t24.com.tr

Scyth

#1
30 Kişiyi kalp kirizi geçirmiş durumda bulmuşlar. Bunun sebebi patlama sırasında ortaya çıkan elektromanyetik şok dalgasıdır.  Pompey'de olan da aynıydı o daha büyük çaplıydı. İnsanlar öylece ölmüşlerdi.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#2
Kalp krizi geçirilebilecek bir durum doğrusu! :)

Evet, belki de gerçekten de şiddetli bir patlamanın elektromanyetik şok dalgasına maruz kaldıkları sırada kalp krizi geçirdiler.

MS 79 yılında Vezüv yanardağının çok şiddetli bir şekilde patlayıp iki gün boyunca Pompei kentini külleri altına gömmesi olayı ile ilgili üzerinde durulması gereken bazı hususlar var gibi görünüyor.

Öncelikle, Pompei kentinin başına gelen olay Sodom ve Gomora'da meydana geldiği söylenen bir olayla paralellik gösteriyor. Allah'ın kendine itaat etmeyen insanları helak etmesi, taşa çevirmesi meselesi.

Sodom ve Gomora ile ilgili olarak celselerden bir altıntı:

Alıntı YapS: (L) Sodom ve Gomorra ve civardaki diğer şehirler nasıl yıkıldı? Ve kim tarafından?
C: Nükleer; EM etki. Kim olacak?

S: (L) Kertişler mi?
C: Evet.

S: (L) Neden?
C: Korku ve itaat aşılamak için.

S: (L) Sodom ve Gomorralılar gerçekte kötü değiller miydi?
C: Bu tarihin bir aldatmacası.

S: (L) Lut'un karısı tuzdan bir sütuna mı çevrildi?
C: Hayır.

S: (L) O hikayede bize yönelik herhangi bir sembolizma var mı?
C: Hayır.

Sodom ve Gomora için bu söyleniyor. Tarihsel olarak Sodom ve Gomora'da neler oldu bitti, bilmiyorum, ama celselerde geçen bilginin muhtemelen doğru olduğunu, insanların taşa çevrilmesiyle ilgili hikayelerin sahte olduğunu düşünüyorum.

Pompei konusunda da bazı yalanlar söylendiği anlaşılıyor.

Evet, Vezüv yanardağı çok şiddetli patlamış, küller şehri gömmüş resmen. Ama kızgın küllere gömülen şehirde güya "lavlar" tarafından cezalandırılan insanların şekillerinin "mükemmel" şekilde korunmuş olması imkansızdır. O lavların sıcaklık derecesi malumdur ve insanların o lavlara yakalanması durumunda mükemmel birer heykel gibi suretlerinin kalmış olması mümkün değildir. Ve daha da öncesinde düşünülmesi gereken şey, insanların sağında solunda, altında, üstünde hiç taşlaşmış lav (kalıntısı bile!) gözükmezken, insanların heykel gibi karşımızda olmasıdır. Şehir küllerin altında gömülmüş.

Meğer, 1700'lü yıllarda bölgeyi tesadüf eseri keşfeden birileri şehrin kalıntılarına rastladıktan sonra, yeraltında daha önce cesetlerin bulunduğu yerleri sopalarla vurarak (çıkan farklı sesle) tespit edebilmişler. Cesetler çürümüş yok olmuş ve geriye sadece vücutlarının şeklinde boşluklar kalmış yerin altında. Bunu fark edenler o boşluklara küçük bir delik açıp alçı/çimento vs. dökmüşler, kuruduktan sonra da etrafındaki taşlaşmış kül katmanlarını temizleyip o kalıpları ortaya çıkarmışlar. Bugün Pompei'de gösterilen "şeylerin" ciddi bir bölümü o alçı kalıplarıymış.

Dahası, güya yanardağ patladığı ve küllerini (hatta lavlarını!) savurduğu sırada, güya cinsel sapıklık derecesinden dolayı yanardağı umursamadan cinsel faaliyetlerini sürdürdüğü söylenen kişilerin "kalıntıları" olarak gösterilen şeylerin çoğu, aslında erotik birer freskmiş. Yani yine bir yanıltma operasyonu.

Bu hususa dair bazı haberleri burada paylaşmaya çalışacağım.

bozadi

#3
24 Ağustos 2013

Gerçek Pompei


Aslı Kayabal




"Pompei konusunda bugüne kadar birçok öykü aktarıldı. Gerçekte anlatılanların çoğu mitoloji. Seks temasına odaklanan freskler üzerine ticari gerekçelerle efsaneler üretildi." diyor antropolog Eva Cantarella. Arkeolog Luciana Jacobelli ile birlikte "Pompei e' viva" /Feltrinelli adlı bir kitap kaleme alan Cantarella, okura gerçek Pompei'in öyküsünü anlatıyor.

Geçtiğimiz 28 temmuzda Cortona'da henüz yayımlanan kitabının tanıtımına katılan ve bir konferans veren Eva Cantarella M.S. 79'da Vezüv yanardağının püskürttüğü lavlara gömülen antik Roma şehri Pompei'yi farklı kılan noktaları paylaştı. "Pompei'yi çağdaşı başka Roma şehirlerinden farklı kılan kentin burada yaşayanlar konusunda ayrıntılı bilgi verebilmesi, bizlere Pompei sakinlerinin kimler olduğunu anlatabilmesi." Diyor İtalyan antropolog.

'İtalyanlar Pompei'ye ilgi göstermiyor'
Cantarella'nın vurguladığı gibi Pompei'den arda kalanlar, 2 bin yıl önce bu Roma şehrinde yaşayanların hayatı konusunda onlarca ipucu veriyor. Pompei sakinlerinin arşınladıkları caddeler, yaşadıkları evler, inşa ettikleri konutlar, bıraktıkları anıtlar bir yana, onlardan miras kalan yazılı belgeler, özel yaşamlarına girebilmemize, dini inanışları, yürüttükleri ticaret ve yaşama biçimleri hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor. Duvarlara yazdıkları şiirler ise, Pompei halkının duyguları konusunda ayrıntılar veriyor.

Londra'da British Museum'da 29 eylüle kadar ziyarete açık tutulan ve yoğun bir ilgi gören "Life and death in Pompei?" sergisine gönderme yapan Eva Cantarella, Pompei'nin İtalya'nın kültür yaşamında yurt dışındaki gibi değer görmediğini anımsatıyor.

İtalya'da arkeolojik mirasın göz ardı edildiğinden yakınıyor Cantarella. Okullarda yeterli eğitimin verilmemesine ve bu konudaki cehalete vurgu yapıyor. Pompei'yi konu alan haberleri değerlendiren antropolog antik Roma şehrinin erotik içerikli freskler nedeniyle skandal haberlere konu edildiğini, hiç kimsenin Pompei'deki gerçek kültürü anlamaya yanaşmadığını paylaşıyor.

Ataerkil bir düzen vardı
Londra'daki serginin ana eksenini oluşturan graffitilerin Pompei'deki gündelik yaşam konusunda bilgi verdiğini söyleyen Cantarella, Pompei halkının nasıl yaşadığı, eğlendiği, devam ettikleri lokantalar, ticaret ve sanat yaşamı konusundaki birçok ipucunun bu freskler ve grafittilerden edinildiğini söylüyor.

"Pompei e'viva" adlı kitabından önce Eva Cantarella Pompei'deki kültürel ve gündelik yaşamı konu alan "Nascere e vivere a Pompei"/Electa Mondadori, "Un giorno a Pompei. Vita quotidiana, culturale e societa''"/Electa Napoli" adlı iki kitap kaleme aldı.

Cantarella'nın Pompei'yi derinlemesine araştıran çalışmaları ataerkil bir aile düzeninin baskın geldiği bir şehirle yüz yüze getiriyor okuru. Cantarella, "Antik Roma'da yaşam, erkeklerin yönetiminde erkeklere hizmet veren bir yapıya sahipti, Bu erkek egemen yaşam içinde eğlence ön plandaydı. Cinsel içerikli eğlenceler gözetildiğinde fahişelik köklü bir kurumdu. Pompei'deki erkekler cinsel açıdan her türden özgürlüğe sahip olmalarına karşın kadınlar birçok haktan yoksundu." diyor.

İtalya'da her iki günde bir, kadın cinayeti işleniyor. Eşlerini, sevgililerini öldüren erkeklerin baş döndürücü bir hızla artmasını sorgulayan Cantarella, bu sorunun antik Roma'da da yaşandığını, sorunun erkeğin kadını sahiplenmesinden kaynaklandığını dile getiriyor.

"Pompei e' viva", Vezüv'ün lavlarına gömülen antik Pompei'deki gündelik yaşamı, kültürel bir perspektifte inceleyen ayrıntılı bir araştırma. Pompei'yi okura bugüne kadar aktarılmayan özellikleriyle tanıtıyor "Pompei e' viva". Türkçeye kazandırılması dileğiyle..

Kaynak: sol.org.tr

bozadi

#4
11 Ekim 2012

Pompei'de felaketin izlerinden farklı izler de var...


Hasan Hastürer




İtalya, turizm gelirleri en yüksek ülkelerden biri. Ülkenin her yanı turist alıyor. İtalya'nın neredeyse her köşesinde tarihin izleri var. Tarihle, sanatın kucaklaşması gözlenir İtalya'da.

Pompei'nin bugünkü yaşam alanı değil ziyaret edilen. Ziyaret edilen MS 79 yılının 24 Ağustos günü öğle saatlerinde Pompei'nin, tepesinde duran Vezüv Yanardağı'nın aktif hale gelmesiyle dünyanın en büyük felaketlerinden birini yaşayan bir anlamda antik Pompei'dir.

BBC'nin Pompei ile ilgili belgeselini izledim.

Yaşanan felaket çok kolay algılanacak şekilde ekrana taşınmış.

Etnograf, Prof. Carlo Giardano, 79 yılının 24 Ağustos günün saat 13'ünde Pompei'de olup bitenleri şöyle anlatır:

"O gün öğle vakti, volkanın ağzından aniden yükselen bir kül bulutu, bir kaç saat içinde bütün Pompei'yi kaplamıştı. Böylece şehir, çok uzun bir sessizlik dönemine girdi. Burada yaşayan binlerce insanın, tehlikenin bu kadar yakınında oldukları halde gafil avlanmış olmaları, o tarihlerde Vezüv'ün bambaşka bir manzara altında olmasından ileri gelmiştir."


***

2006 yılında Milliyet Gazetesi'nde, "Pompei halkının suçu neydi?" başlıklı bir yazı okumuştum.

Orada dini yaklaşımların ağırlığında yaklaşım ortaya koyan sitelerin Pompei felaketine verdiği büyük öneme dikkat çekiliyordu.

79 yılında önce kül bulutu, ardından da volkanik sünger taş ve kayaların altında kalan binlerce insanın, cinsel özgürlükleri nedeniyle Tanrı tarafından suçlandığı inancı bu sitelerde öne çıkarılıp insanlara korku salınmak isteniyordu.

O sitelere baktım.

Bakınız bir tanesinde neler yazıyor Pompei ile ilgili...

" ... İtalya'da Pompei şehrinin tüm halkı günümüzden 1929 yıl önce taş kesilerek öldü... Vezüv Yanardağı hepsinin üzerini lavla örtmüştü... Şehir haritadan silindi...

Tarih 23 Ağustos 79... İtalya'da Napoli'nin güneyindeki Pompei'de Roma İmparatorluğu hüküm sürmekte...

Şehrin 'edepsizliğe' düşkünlüğü nedeniyle tarihten silindiğine inanç çok büyüktür. Hatta bazılarına göre Pompei de, Sodom ve Gomore gibi Allah tarafından cezalandırılan şehirlerden biridir.

İmparator Caligula zaten kendi kız kardeşine aşık olarak en büyük günahı işliyordu. Halkın ise ondan geri kalır yanı yoktu. Bir ticaret şehri olan Pompei'nin dört bir yanı genelevlerle çevriliydi.

Dil bilmeyen gemiciler bu genelevleri bulmakta zorluk çekmesinler diye binaların üzerinde penis şekilleri vardı. Ayrıca eşcinsellik de normal karşılanıyordu."


***

Pompei'yi bu kez daha özenle gezdim.

Pompei'de o tarihte 25 genel ev olduğu doğru. Genelevde her odada hangi cinsel fantezilerin hayat bulabileceği, kapının üst başında çizim olarak gösteriliyordu. O çizimler arkeolojik çalışmalarla görülebilir hale geldi. O sokağın girişinde duvarda erkek cinsel organı şekli var.

Ancak Pompei demek cinselliğin çılgınlık boyutuna vardığı yer değildi.

Kentin gün ışığına çıkan kalıntılarında neler mi var?

Taş zeminli yollarda, taşların arasına gece parlayan özellikli beyaz taş parçacıkları yerleştirilmiş.

Yağmurlar yolları su kapladığı zaman bir taraftan öte tarafa geçilebilmesi için yolların belirli yerlerine kaldırımlar eş yükseklikte taş basamaklar konmuş.

Alışveriş sonrası alınan malın ağırlığı konusunda alıcı kuşkuya düşerse itirazını yapabileceği bir denetçi vardı. Denetçiye satıcı ile alıcı birlikte gider. Satılan malın ne kadar olması gerektiği karşılıklı beyan edilir. Somra denetçi üzerinde farklı büyüklükte yuvarlak delikler olan bir mermerde, teknik kurallara göre ağırlığı belirler. Eğer satıcı yalan yapmışsa anında bir kolunun kesilmesi emri verilirmiş. Böylece alış verişte hilenin, yalanın önüne geçilmeye çalışılırmış.

O günün politikacıları da halka şirin görünmek için bugünküne benzer yöntemlere başvururmuş. O yöntemlerden biri Pompei'de gün ışığına çıkarılan hamamda var. Bir politikacı hamamdakilerin serinlemesi için hamama soğuk su akan kocaman bir kurna yapmış. Adını da yazdırmayı ihmal etmemiş.

Kaynak: haberkibris.com

Yazarın köşe yazısından kısmi bir alıntıdır.

bozadi

#5
Okuduğum bazı metinlerde, yeraltına gömülen insanların cesetlerinin bulunduğu yer hava alan bir yerse, cesetleri çürüyüp yok olmuş. İşte onları alçılyıp kalıplarını çıkarmışlar. Tamamen havasız kalan yerlerde ise cesetlerden bazıları büyük ölçüde korunmuş vaziyette bulunmuş.

Konuyla ilgili haberlerin tartışıldığı bir sitede, bir okuyucunun verdiği yanıt dikkatimi çekti:

Alıntı YapBazıları iyi sallamış, ya da görmek istediği gibi görmüş.

Geçen sene napoli de bu pompei kentinin ve diğer antik yerleşim yerlerinin Bir yandanda yabancı turist taifelerinin arasına karışarak rehberleri dinledim.

Evet bu antik kentte bazı şeyler açıkmış, denize yakın olduğu ve çok önemli bir limana sahip olduğu için içinde zenginler için, hem erkeklere hem de kadınlara yönelik genelevler varmış.Sebebide uzun zaman karadan uzakta yaşayan denizcilere ve askerlere hizmet etmekmiş.Ayrıca, aynı osmanlı da olduğu gibi, çok karmaşık bir kölelik sistemleri varmış.Ancak bunlar, onları sodom ve gomorro seviyesine getirmez.

Oradaki hiç bir insan taşlaşmamıştır.Resimlerde gördükleriniz o insanların alçı-çimentodan modelleridir.İlk kazılar yapılırken, araştırmacılar bazı boşluklara anlam vermek için buralara alçı-çimento karışını dökmüşler, bu karışım kuruyuncada resimlerdeki insan suretlerini bulmuşlar.Nedeni basit,lav küllerinin sıcaklığı ve uzun yıllar sonucu insan bedeninin organik kısmı yok olmuş, geriye sadece hasar görmüş iskelet ve dişler kalmış.

Çok önemli bir nokta.

Araştırmacılar kazılardan neredeyse hiç bir değerli eşya (altın,elmas,zümrüt vb.) bulamamışlar.

Nedeni çok basit;

Aslında pompei sakinleri uyarıları dikkate almışlardı.İlk dumanlar ve sarsıntıların hemen ertesinde kentden ayrılmışlardı.Ancak daha sonra geri döndüklerinde herşeyin yerinde olmasını istediklerinden, geriye kölelerini bırakmışlardı.

Yani pompei de ölenler, kentin zenginleri veya özgür insanları değil, kölelerdi.

Ölenlerin alçı modellerini inceleyince, hiç birinin seks yaparken ölmediği açıkça görülebilir.Ölen insanlar,yoğun duman ve toz nedeniyle boğularak ölmüşlerdi.Bedenlerinin bulunduğu şekilde boğulma şeklidir.

Ayrıca hiç düşünmedinizmi, o ölenler son dakkada küçük çocuklarla seks yapmayı nasıl düşünebilir.Ama öleceğini bilen bir insan çocuğuna sarılarak ölmeyi düşünebilir.

Lafın özü, bu felaket Allah ın bir uyarısı değil, doğal felaketti.Kent nüfusunun çoğu, özellikle zenginler kurtulmuştu.

Bilmeden konuşmayalım...
Kaynak: memurlar.net

bozadi

#6
Yanıtı yazan kişi bayağı güzel noktaları yakalamış. Ama Sodom ve Gomorra'nın da dini bazı zırvalara malzeme yapılmış bir başka sahtekarlık hikayesi olabileceğini düşünmüyor muhtemelen.

bozadi

#7
28 Eylül 2014

Küller arasında can verdiler


Japonya'da Ontake Yanardağı'nda meydana gelen ani patlamaların en az 31 kişinin ölümüne neden olduğu bildirildi.




Hafta sonu aniden faaliyete geçen Ontake Yanardağı çevresinde bulunan en az 31 dağcının hayatını kaybettiği açıklandı.

Dağcıların solunum yetmezliğinden öldükleri belirlendi. Kurtarma ekiplerinin dağın eteklerinde mahsur kalan yedi kişiyi ise kurtardığı belirtildi.

Yetkililer, dağda başka cesetlerin de bulunduğunu tahmin ediyor.

Yardım ekiplerinin çalışmaları ise yoğun kül, kükürt ve zehirli gaz salınımı nedeniyle güçlükle sürdürürken, yeni patlamaların meydana gelmesinden endişe ediliyor.

Japonya'da Nagano ve Gifu vilayetlerinin sınırında yer alan 3 bin 67 metre yüksekliğindeki Ontake Yanardağı'nda cumartesi günü aniden patlamalar meydana gelmişti.

Patlamalar sırasında dağda yaklaşık 250 kişi bulunuyordu.

Yanardağı'ın bundan önce meydana gelen son büyük patlamasında 200 bin ton kül dağdan etrafa yayılmıştı. Yanardağ daha sonra 1991 ve 2007 yıllarında da faaliyete geçmiş, ancak büyük bir faciaya neden olmamıştı.

Kaynak: t24.com.tr