avatar_bigsenfoni

Dünyadışı Varlıklarca Alıkonma Fenomeninin Ardındaki Kozmik

Başlatan bigsenfoni, 03 Mayıs 2020, 16:07:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

#30
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

4. Tür filmini az önce izledim. Daha önce de izlemiştim ama başından sonuna kadar mı izlemiştim, hatırlamıyorum.

Kaçırılmalar konusunda çok etkileyici geldi tabi ki film. Filmin içinde "gerçek görüntü" olarak sundukları şeyin ve anlatılanların ana hatlarıyla gerçek olduğuna inanma eğilimindeydim ama filmi izledikten sonra yaptığım kısa bir araştırmadan sonra öyle olmadığı sonucuna vardım. Film gerçek bir şahsın başından geçmiş gerçek bir olaylar dizisi değilmiş. İlla ki gerçek hikayelerden esinlenme vardır ama somut ve spesifik olarak değil. Bazı "sırıtan" hususlar vardı, benim dikkatimi çeken. "Uzaylıların" (Reptilyan veya Gri) "Sümerce" konuşması onlardan biriydi. Tamam, elbette bu Kertiş meselesinin Sümer medeniyetiyle yakından bağlantısı var ama Sümerce konuşacak kadar değil. Kaldı ki bu varlıklar "telepatiyle" iletişim kuruyorlar, bizim anladığımız şekilde "lisanla" değil.

Filmin içinde "gerçek görüntü" olarak sunulanlarla ilgili bariz bir çelişki ise, şerif psikoloğun evini basıp hesap sorarken kamera kayıtlarını istediğinde (sanırım o yatakta hipnoz altındayken aniden dikelip havalanıp uzaylıların mesajına tercümanlık eden adamın sahnesi), "görüntülerin bozulduğu" cevabı veriliyor. Ama filmde "gerçekmiş gibi" gösteriliyor o görüntüler, geçici elektromanyetik etki bozulması efektleriyle. Aynı şekilde, kadının kızının (aileyle birlikte) uzaylılarca kaçırılmasını evin dışından gören polisin arabasındaki kameranın yaptığı kaydın da "bozulduğu" söyleniyor ama biz filmde izliyoruz o görüntüyü.

En bariz çelişkilerden biri kaçırılma denen vakanın sanki her zaman veya çoğu zaman "fiziksel beden" kaçırılması şeklinde olduğu mesajıydı. Kaçırılmaların tamamına yakını astral bedenin (3. yoğunluktaki ruh uzantısının) kaçırılması şeklinde oluyor.

Aklıma gelen bir diğer sorun, kaçırılmaları araştırmayla ilişkilendirilen aşırı şiddet / cinnet hali. Bunlar ancak istisnai düzeyde olabilecek şeyler. Yani kaçırıldığını hatırlayınca kendisini ve ailesini öldürmeler falan... Sırf film ilgi çeksin diye, abartılı ve izleyenleri yanlış yönlendirici bir tavır olmuş. Evet, kaçırılmanın kendisi bazı bakımlardan "kan dondurucu" etkiler bırakabilir hafızada ve genel olarak bilinçte / bilinçaltında ama insanın veya tüm insanların, uzaylılar elinde adeta mutlak ölçüde aciz bir kurban niteliğinde çizilmesi, yanlış ve yanıltıcı bir yaklaşım. Özellikle pozitif eğilimi, pozitif iradesi yeterince güçlü olan insanlar üzerinde bu tür müdahalelerin bıraktığı etkiler (her ne kadar bazen güçlü bir travma etkisi olabilse de) daha geçici, daha zayıf oluyor diye algılıyor, inanıyorum. Belki kaçırılmaları engelleyemeyecek olabiliriz ama kaçıranlar da her kaçırdıkları üzerinde %100 mutlak bir yaptırım, yönetim ve belirleme gücüne sahip değil.

Filmin kasıtlı veya kasıtsız bazı belirgin dezenformatif yönleri olmasına rağmen, etkileyici buldum.




Filmin gerçek olarak sunulmuş ,tarihli gerçek videoların verilmesinin fake olduğunu bilmiyordum çok gerçekçi yapılmış filmin sonunda da nerede yaşadıkları ne yaptıkları filan analtılıyordu,gerçi kaçırılmalar bu kadar ağır travmatik değil çoğu zaman ama kaçırılma olayına güzel vurgu yapmış yinede .