Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kaçırılma Olarak Düşündüğüm Deneyimler

Başlatan nava, 05 Kasım 2019, 18:41:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

nava

.
 

bozadi

#1
Foruma hoşgeldin nava :)

Deneyimlerini, izlenimlerini, sorularını paylaştığın için teşekkürler.

Evet, açıkçası, bu forumda ele aldığımız Ra, Pleyades ve Kasyopya gibi belli başlı bilgi kaynaklarından şimdiye kadar edindiğim izlenimler itibariyle, bu betimlediğin deneyimlerin hepsinin veya çoğunun KH (kendine hizmet, negatif) eğilimli dünyadışı varlıkların müdahaleleri veya müdahale çabaları olduğunu düşünüyorum kendi bakış açımdan. Bunu seni korkutmak, endişeye sevk etmek için söylemiyorum. Farkına varalım veya varmayalım, bilinçli olarak hatırlayalım veya hatırlamayalım, hepimizin bu tür müdahalelere şu veya bu düzeyde maruz kaldığımızı tahmin ediyorum. Bunu engellememiz pek kolay değil muhtemelen. Ama bu müdahalelerin yapılabilmesi, bu varlıkların bize her istediklerini yapabilecekleri, bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayabilecekleri anlamına gelmiyor. Ayrıca pozitif eğilimlerimize bağlı olarak, pozitif dünyadışı varlıklarla da etkileşimlerimiz oluyor çok muhtemel olarak. En yüksek düzeylerden pozitif varlıklar için "dünyadışı" tabiri aslında çok isabetli bir terim değil belki de. Tüm varoluşla çok güçlü bağları var, tüm varoluş onların evi ve hatta kendi benliği sayılır; "birlik" farkındalıkları çok yüksek.

Betimlediğin deneyimlerde son derece rahatsız edici, felçli, aciz bir durumda olman, hareket edememen, bağırmaya çalışman, derin bir korku duyman... Bunlar negatif amaçlı müdahalelerin çok açık göstergeleri benim algıma göre. Özellikle ufoloji söz konusu olduğunda bu böyle bence. Pozitif varlıklar bizim iznimiz, bilgimiz, farkındalığımız olmadan bizi herhangi bir yere kaçırıp, felce uğratıp, korkutucu, karanlık işler çevirmezler üzerimizde.

Uzun süreli hafıza kaybının tam olarak neyle ilgili olduğunu kestirmek kolay değil şimdiye kadar paylaştığın sınırlı veriler ışığında; kaçırılmalarla en azından doğrudan ilgili olmayabilir ama bir bağlantısı olabilir de. Her halükarda, bu kadar uzun süreli bir hafıza kaybı veya kayıpları, ilgilenilmesi gereken bir duruma benziyor, biraz da bunun geçici bir durum olup olmadığına, neyle bağlantılı olduğuna, tekrarlanıp tekrarlanmadığına, kötüleşip kötüleşmediğine bağlı olarak.

Yaklaşık bir aylık bir süreç konusunda birşey hatırlamadığını söylüyorsun. Bu daha önce de olmuş muydu? Bu kadar uzun olmasa da, yine de uzun süreli başka hafıza kayıpların oldu mu, olmaya devam ediyor mu? Unutma deneyimine konu olan bir aylık süreç, yukarıda anlattığın en son, "yakın tarihli" olaydan ne kadar önce veya sonra oldu?

nava

#2
.
 

bozadi

#3
Günleri veya haftaları unutmak konusunda kendi zihnimi gözden geçirmeye çalışınca, çok normal olmayan bir şekilde birkaç günlük, haftalık veya daha uzun süreçleri "unutma eğilimim" olabildiğinin farkına varıyorum. Belirli bazı "sıkıntılı" süreçleri özellikle. Yani dış güçlerden ziyade kendi irademle ama yine de sanki çok sağlıklı olmayan bir şekilde, belirli bazı periyotları unutma, hiç yaşanmamış gibi varsayma eğilimi. İlle çok belirgin, parmakla gösterilebilecek bir negatif olay olması gerekmiyor bu eğilimin meydana gelmesi için. Ama evet, yine de bir şekilde negatif birşeyler içeriyor gibi. İrademin zayıf, moralimin düşük olduğu, kendimi aptal, suçlu veya kızgın hissettiğim süreçler özellikle. Belki tamamen olağan, dünyevi şartlarla ilgili, belki de "boyutlararası" negatif müdahaleler de içeren biçimlerde, ki ikisinin birbiriyle bağlantılı, etkileşimli olması da gayet mümkün ve muhtemel.

Ama, tesadüf eseri olarak veya çağrışımlar nedeniyle ucundan kıyısından hatırlamama veya özellikle bana "hatırlatılmasına" rağmen birkaç günlük veya haftalık bir süreci hatırlamama deneyimim hiç olmadı, hafızam beni yanıltmıyorsa :) Daha kısa süreli ama ciddi bir hafıza kaybım olup olmadığına dair aklımda somut bir örnek yok ama niyeyse olması beni çok şaşırtmazmış, bu mümkünmüş gibi hissediyorum.

Senin durumuna dönecek olursak, benim belirli süreçleri "unutma eğilimi" gösterme davranışımın biraz daha güçlü bir çeşidini yaşıyor olabileceğini sanıyorum. O süreçlerde tabi ki örneğin dünyadışı negatif müdahaleler ve etkileşimler olmuş olabilir ama öyle bile olsa, bunun muhtemelen olağan gündelik duygu-durum şartlarıyla da bir ilişkisi, yansıması vardır diye tahmin ediyorum. Yani örneğin tatilinin bir ayını hatırlamıyorsan, belki de tatile çok isteyerek gitmemiş olabilirsin, zoraki olmuş olabilir, kafan feci şekilde başka ve sıkıntılı birşeyle meşgulken gitmiş olabilirsin vs. Zihnimizin ciddi şekilde başka birşeyle meşgul olduğu durumlarda, neredeyiz, ne yapıyoruz, bunun farkına varmama durumları bazen çok ciddi seviyelere çıkar. Bedenen bir yerdesindir ama zihnen gerçekten orada bulunmuyor olabilirsin; dikkatini hiç vermemiş, bakmamış, görmemiş olabilirsin, en azından bilinçli zihninle. Bunun çok kısa süreli basit örneklerini hepimiz yaşıyoruzdur. Senin yaşadığın şey de doğrudan veya dolaylı olarak böyle birşeyin daha ciddi bir versiyonu olabilir.

Pek çok sahtelikler içeren bu hayat koşullarında, özellikle toplumsal bağlamda epeyce rol yapmak, maske takmak durumlarında kalabiliyoruz.

Hayatımızın anlam ve önemiyle ilgili derin ve belki bazen biraz karamsar bir şekilde düşünceler, sorgular, belki ümitsizlikler, sıkıntılar içindeyken, sosyoekonomik yaşam şartlarımızda, ailemizle ve diğer insanlarla etkileşimlerimizde beklentilere uygun tutum ve davranışlar sergilemek zorunda kalabiliriz ama bunu hiç de istemiyor olabiliriz. Bilinçsiz, ezbere davranıyor olabiliriz. Orada gibiyizdir ama gerçekten orada olmayabiliriz. Bilinçli zihnimizin çok düşük bir yüzdesiyle "robotik" bir şekilde gündelik hayatımızı idame ettirirken, çok daha büyük bir kısmı bambaşka bir düşüncede, konuda, meselede veya boyutta olabilir.

Bunun biraz büyük ölçekli bir türünü deneyimlemiş olabilirsin belirttiğin durumlarda. Boyutlararası ve özellikle negatif faktörler elbette işin gayet içinde olabilir. Boyutlararası pozitif deneyimler/etkileşimler dünyevi hayatımızın olağan akışı konusunda sıkıntılara, çatışmalara, kopukluklara neden olmaz; en azından anormal, sağlıksız veya negatif bir şekilde olmaz.

Ailen veya belki özellikle dış sosyal çevren, senin aktif bir şekilde kullanılabilir varoluşsal potansiyelinin nispeten çok düşük veya sınırlı bir kısmıyla etkileşimde olabilir. Yani mevcut koşullarında, varoluşsal potansiyelinin, aklının, yapabileceklerinin, denemek istediklerinin çok düşük bir kısmını ifade etme ve yapma şansı bulduğun bir durumda olabilirsin. Varlığının ifade edemediğin ve bu ifadesizlik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başladığın boyutları, belirli dönemlerde nispeten zararsız veya bazen biraz sorunlu bir şekilde kontrol dışı deneyimlere veya reaksiyonlara neden olarak hayatının olağan akışında anormallikler meydana getirebilir. Yaşadığımız hayat koşullarının ne kadar sınırlayıcı, baskıcı, sömürücü, negatif olabildiğini hepimiz biliyoruz. Bunun sorunlara neden olmaması mümkün değil. Maddi ve manevi pek çok rahatsızlıklarımızla, hastalıklarımızla bağlantılıdır bu durum.

Bu forumda bu duruma karşı ne yapabileceğimiz sorusunu da epeyce soruyoruz aslında, doğrudan ve dolaylı şekillerde.

nava

#4
.
 

bozadi

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen nava

arada bir ziyaretçilerim oluyor ve zihnen istemediğimi dile getirince gidiyorlar. Bu gelenler müdahale edenler mi ya da gerçekten bir müdahale oldu mu sadece bir rüya mıydı emin olmam mümkün değil. Ben bh ya da kh mı gelenler farkını anlamam diye pek yanaşmadım. Ancak merak etmiyor da değilim. İletişime geçmek sizce tehlikeli midir? Ya da kendimi koruyabilir miyim? Ya da hiç riske girmeden bulaşmamam daha mı iyidir?
Fikirlerinizi merak ediyorum. Eğer korunma anlamında tavsiyeleriniz varsa onları da dinlerim. Fazla korunmaktanda zarar gelmez
Boyutlararası etkileşim denebilecek deneyimlerin oluyorsa ve bunların az çok bilinçli bir şekilde farkına varabiliyor, hatırlayabiliyorsan, hem pozitif hem de negatif varlıklarla etkileşimlerin olduğunu varsaymak makul olur diye düşünüyorum. Aslında bu hepimiz için de geçerli diye düşünüyorum ama sen bir şekilde bunların "farkına varma" konusunda da bir potansiyele sahipsin gibi geldi bana. Bende pek böyle şeyler olmaz örneğin. Boyutlararası olduğundan şüphelendiğim hatta bazen bundan kendimce emin olduğum olumlu veya olumsuz etkiler hissederim ama bu etkileşimlerin spesifik içeriğine dair somut bir görüntü, ses, anı falan olmuyor bende. Ki ben bundan pek şikayetçi de değilim aslında, sanki böylesi benim için daha iyiymiş gibi geliyor nedense.

Olumsuzluktan şüphelendiğin zaman zihinsel direnç veya blokaj uygulamak yoluyla kendini korumaya almaya çalışıyor olman güzel bence. En azından öyle bir durumda yapılması gereken şey bu diye düşünüyorum.

Negatif bir varlıkla iletişime geçmek, evet, bence gayet tehlikelidir. İletişime geçmek istemesen bile onlar bizde yeterince negatif eğilim veya açık bulduktan sonra üzerimizde yaptıkları negatif işlerin haddi hesabı yok zaten, ki bunların bir kısmını gayet net yaşamışsın, hatırlıyorsun gibi görünüyor. Özgür iradene zerre kadar saygıları, sevgileri yoktur. Örneğin biz dünyada karnımızı doyurmak için öldürdüğümüz (veya öldürülmesine neden olduğumuz) hayvanlar için az-çok vicdani bir sıkıntı duyarız, duyabiliriz. Dünyadışı varlıklar (4 ve 5. yoğunluk KH güçleri) bizim üzerimizde yürüttükleri çok daha acımasız sömürü süreçleri için böyle bir vicdani sıkıntının zerresini duymazlar, bu onların akıllarının ve (olmayan) vicdanlarının ucundan bile geçmez. Sadece belki kandırma amacıyla, özgür iradende sızabilecekleri bir açık yaratmak amacıyla, olmadıkları birşey gibi görünmeye çalışabilirler (pozitif-miş gibi). Tamamen taktik, tamamen strateji. İletişim söz konusu değildir, sömürü teşebbüsü vardır ve başarılabildiği ölçüde sömürünün ve/veya asimilasyonun düzeyi vardır. Asimilasyon derken de, bizdeki kendi egosal negatiflik potansiyellerimizi artırarak bizi de kendilerine benzetme çabaları anlamında.

Negatif varlıklara hiç bulaşmamak diye birşey söz konusu değildir. Biz onlara bulaşmasak da onlar bize bulaşır. Bizdeki herhangi negatif eğilimlerin varlığı onlar için doğal bir davetiyedir. Tabi bu biraz da pozitif eğilimlerimizin durumuna bağlıdır. Gerçek pozitif eğilimler onlara itici gelir, "zararlıdır".

Negatif eğilimlerimizin, potansiyellerimizin farkına varmak, incelemek, bunların üzerimizdeki etkisini azaltmak ve böylece pozitif eğilimlerimizin derecesini, saflığını artırmak, KH varlıklarının üzerimizdeki faaliyetlerini, saldırılarını, sömürülerini giderek azaltmanın tek yoludur.

Pozitif varlıklara seslenerek yardım istemek, zarardan korunma, iyiliği isteme niyeti geliştirip sürdürmek, dua etmek vs. de bir ölçüye kadar faydalıdır tabi ki. Ama, bizde negatif eğilimler olduğu sürece, bu durum negatifliğe kesin bir şekilde adanmış güçler için davetiyedir ve mutlaka bu tür açıkları kullanarak sömürü, pozitiflikten yıldırma ve negatifliği artırma çabaları gösterirler.

nava

#6
.
 

bozadi

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen nava

Kısacası beklentim yok ama bh varlıkları ise ve bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlarsa diye ister istemez düşünmüyor değilim. Bu yüzden iletişime geçmem gerekir mi? Aradaki farkı anlayabilir miyim ya da iletişime geçersem sonra baş edemezsem ve yapışık kalırsa diye endişeleniyorum.
İstisnalar olabilir tabi ama BH varlıkları iletişim kurmak, bilgi aktarmak, yardımcı olmak için öncelikli olarak yüzyüze (bilinçli bireysel) görüşme yöntemine başvurmazlar diye tahmin ediyorum. İlham verirler, sezgilere hitap ederler, ipuçlarına dikkat çekerler; yani senin öğrenmeye ihtiyaç duyduğun şeyleri kendi çabalarınla öğrenmene "yardımcı" olurlar. Pozitif varlıklar aslında "yabancı" varlık değildir, ailemiz, kendi benliğimiz gibidir. Dünyadışı varlık olarak karşımıza çıkmak onların tarzı veya öncelikli tercihi değildir, çünkü bunu yapmaları durumunda onların yüksek varoluşsal pozitiflik ve saflık düzeyleri ve üstün teknolojileri bizim onları "tanrılaştırmamıza" neden olabilir. Bu tıpkı küçük bir çocuğun anne-babasını tanrılaştırma eğilimi gibidir özü itibariyle ama çok daha ciddisidir denebilir. BH varlıkları bizim onları tanrılaştırmamızı, kendimizi aciz, yetersiz, geri vs. gibi görmemizi istemiyorlar. Bizim sorunlarımızı bizim adımıza mucizevi bir şekilde çözmeye de hiç meraklı değiller çünkü bu bizim derslerimize müdahaledir, insanlığı tembelliğe alıştırabilecek çok riskli bir tavırdır, bu nedenle de onların yapmaya çalıştığı şey bizim kendi sorunlarımıza kendi gücümüzle, irademizle, yüreğimizle, aklımızla çözümler bulup uygulayabilmemiz, bunun için kendi aramızda işbirliği yapabilmemizdir.

Belirttiğim gibi istisnalar her zaman olabilir ama genel bir kural olarak pozitif varlıklar bizimle daha ziyade sezgilerimize hitap etme yoluyla iletişim kurar. Öğrenme, kendimizi geliştirme, sorunlarımıza çözüm bulma çabalarımızı dolaylı, pek hissedilmeyen biçimlerde desteklerler. Onlar bizimle ve tüm varoluşla "birliklerinin" son derece farkındadırlar.

nava

#8
.
 

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen nava

Demekki zihnime ve sezgilerime güvenmek yaptığım en doğru şeylerden. Sana tüm kalbimle teşekkür ediyorum sayın bozadi. Aslında içten içe ne yapması gerektiğini bilen ama acabalarla kafası karışmış bir zihne oldukça net ve bilgilendirici cevapların için. Bu güzel hayat yolculuğunda hep pozitifte kalabilmek dileğiyle.
Bu konularda bir uzman olmasam da, şimdiye kadar elimizdeki temel bazı kaynaklardan edindiğim izlenimlerimi paylaştım. Ben de sana teşekkür ederim nava. Belirttiğin gibi, sen de zaten sezgisel olarak neyin ne olduğu konusunda derin bazı farkındalıklara sahipsin muhtemel olarak.

bigsenfoni

#10
Foruma hosgedin nava :) Kaçırılma konusu çok geniş bir konu...Ra bilgilerinde ve kasyopya celselerinde farkındalığını genislecek bilgiler mevcut...

Kacirilmanin bazıları geçmiş yada gelecekteki hayattan izlenimler, hatta başka bir varlığın hatırası veya bağlantıda olduğun başka bir benliğinin yaşadıkları bile olabilir.Eger eterik,metafiziksel,enerjisel...ise enerji alanına,çevrene farkındalığını artirman gerekir ki bunu yapan arkadaşın,ailenden biri komşu ...bile olabilir!

Manyetik alanı olan kristaller yardımcı olacaktır,pembe kuvars, ametist...gibi.Yatak odanda ,televizyon,telefon,tablet,bilgisayar... bulundurmasan iyi olur.Frekansini düşürecek alkol(aşırıya kacmamak gerekir),uyuşturucu,ilaçlar/haplardan uzak dursan iyi olur.

Hafıza kaybı sitres ten(pisikolojik),yedigin,içtiğim şeylerden ve teknolojik varlıkların yaydığı enerjilerden/dalgalardan kaynaklana bilir.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

nava

#11
.
 

Tgur

#12
Hoşgeldiniz Nava kardeşimiz .günlerdir sizi ve size yardımcı olmaya çalışan dostları izliyorum ve ortada olanları tam anlama isteği ve yardım etme konusunda samimi bir gayreti görmekteyim ve olayı tümden takdir ediyorum, iki senedir bu bilgilerle meşgulüm diyorsunuz ama anladığım kadarı ile bilgilenmede çabanın başlarındasınız ,

Tecrübelerimize istinaden konuyu tam kavrayabilmek için düşünce motorunu çalıştırmak yanında bizlerin uyguladığı metodolojiyi tavsiye ederim bu da PLEİADES-RA-KASYOPYA bilgilerini sırayla incelemek ve bu konularda yapılan yorumlara da biraz bakmak,

Herhangi bir dayatma durumuna düşmeden ve uzatmadan size Kasyopyadan kaçırılmalarla ilgili bir alıntı ve yapmış olduğum yorumlardan bir parça aktarıyorum,
Sevgiler,
--------------------------------------------------------

"S:(L) Bir celsede özgür iradenin, yaratılıştaki en önemli bilinç yasası olduğunu söylemiştiniz. Neden özgür irademizi kullanıp kaçırılmayı ve üzerimizde deneyler yapılmasını reddedemiyoruz?
C: Kaçıranlar özgür iradelerini kullanıyor.
S:(L) Neden onların özgür iradesinin bizim özgür irademiz üzerinde bir önceliği var?
C: Neden sizin özgür iradenizin 2'nci ve 1'nci yoğunluk varlıkları üzerinde bir önceliği var?

---------------------------------------------------------

Bu aktarım da anlamaya çalıştığımızın konusu eğer 3B deki insan çaresizliğinde kalırsa orada durmamız ve düşünmemiz gerekli,
Evet kafesteki bir tavuk veya ağıldaki bir kuzu bizim yapabileceklerimize karşı çaresiz ve biz onlara genelde hoyratça davranmaya devam eden bir konumdayız ,aynı şekilde 4KH lı bir varlık üzerimizde acımasızca kaçırılma deneyleri yapıyor ve karşı koyamıyoruz ,ama diğer deneylerin dışında hatırlayınız bizi izlemek ve gerekirse müdahele etmek üzere planşet falan yerleştirebiliyorlar ve eğer o planşet vasıtası ile yaptıklarının farkında olup hiç bir şekilde negatif üretmezsek onlar işlevsiz kalmakta, zira 4KH nın besini hem de en lezzetlisi insanların çeşitli sebeplerle çıkardıkları negatif enerjiler yani yankı odasında takılı kalıp birbiri ile savaşan ve ayrılık senaryosunda didişen ve illüzyon diye uzun uzun bahsettiğimiz fenomenlerle beraber yaşamı sürdürüyorum sanan bilgisizlik hali, ayrıca 4KH nın negatifi motive eden öğrenmeye çalıştığımız faaliyetleri,

nava

#13
.
 

sirera

#14
Hoşgeldin Nava, evcil dostun için üzüldüm, yolu ışık olsun, sana sabır dilerim, neden zehirlenmiş acaba?

Kaçırılma-ameliyat edilme deneylerini ablam yaşıyor. Babam da bir takım kişiler tarafından ameliyat edildiğini anlatırdı. Onların bu konuda şikayeti olmadı hatta ablam bir yeri ağrıdığında tedavi edilmeyi talep ediyor ve olduğunu söylüyor.

Benim kulak uğultusu ve deja vu dışında bedensel olmayan ağrılarım oluyor arada sırada. Zihnimdeki düşünceleri sahiplenmeden tam o anda orada olmak bazen kolay olmuyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil, perdenin arkası perde aralandıkça pozitif oranda negatif de sızdırıyor. Kalbimdeki ümit ve sevgi ile birlik içinde dengede kalabildiğimde kişisel bir hayat amacı ile örülü olduğumun güvenini hissediyorum. Bir adım daha öncekinin aynı bile olsa bu adımı amacı bilerek atınca korku kayboluyor sevgi çoğalıyor.

Günlük yazabilmek oldukça irade gerektiren , hatırlatıcı bir edim. Kolay değil devamını getirebilmek ama belki sana yardımcı olabilir hatırlama konusunda. İmplant yerleşimi de hatırlayamamaya neden oluyor;

Alıntı YapEklenti:
S: (L) Güvenlik izni var mıydı yoksa olanlarla arkadaşlık mı yapıyordu? (P) Benim güvenlik iznim vardı. (L) Demek P'ye bir implant yerleştirildi. Gerçek fiziksel bir implant. Nerede?
C: Sinüs boşluğunun arkasında.

S: (L) Bu implant ne için tasarlanmıştı?
C: Davranışsal kontrol refleksini aktifleştirme ve düşünce kalıbı oluşturulması ve değiştirilmesi.

S: (P) Bu yüzden mi hiçbir şey hatırlayamıyorum?
C: Kısmen.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)