Kozmolojik astro yoğunluk/çakra tablosu

Başlatan bozadi, 07 Şubat 2018, 16:53:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
Benim şimdiye kadar rastladığım yerli-yabancı astroloji kaynaklarında dikkatimi çeken en belirgin hususlardan biri, astrolojinin temeli olan burçlar anlatılırken bu burçların özelliklerinin "bağlamı" konusunda çok ciddi bir kopukluk, eksiklik olmasıdır. Yani "falanca burç şöyledir" diye anlatır kaynaklar ama neden ve nasıl öyle olduğuna dair doyurucu, açıklayıcı bir bilgi verilemiyor. Bu sorunun ne kadar yaygın olduğundan emin değilim ama özellikle bu amaçla bir tarama yapmamış olsam da, hatırımda kaldığı kadarıyla şimdiye kadar rastladığım yerli-yabancı tüm astrolojik rehberliklerde bu sorunun olduğunu gördüm.

Benim söz konusu tabloda astrolojiyi kullanma şeklim, burçların özelliklerinin "bağlamı" konusunda da çok basit ama çok etkili bir açıklama sağlıyor diye düşünüyorum. Söz konusu "bağlam" özellikle de burçların "dual" oluşuyla yakından bağlantılıdır. Örneğin kitaplar/kaynaklar "İkizler" burcundan bahseder, belirli özellikler sıralar. Ama o özellikler arasındaki iç bağlantıları/ilişkileri yeterince açıklayamazlar. İşte, örneğin İkizler burcu ile onun haritada tam karşısında yer alan Yay burcunun, tek bir mekanizmanın iki kutbu olduğuna pek dikkat çekmez kaynaklar veya buna çok yüzeysel bir şekilde değinerek geçer, yeterince doyurucu bir şekilde açıklayamazlar o düal yapının işleyişini. Halbuki o burç çiftleri düalitesini anlamadan, tek tek burçların özelliklerini anlamak, anlamlandırmak çok zor, hatta bir bakıma işkencedir.

Bu da yetmez, ayrıca burç çiftlerinin doğal bir evrimsel/süreçsel sıralama teşkil ettiğini, yani bu altı çift burcun doğada, hayatta, mikrokozmostan makrokozmosa kadar uzanan çok geniş bir yelpazedeki "deneyimlerin" çok basit ve etkili bir matematiğini içerdiğini de açıklamazlar veya bunu yine çok yüzeysel ve yetersiz bir şekilde ifade edebilirler. Bu konuda astroloji çevrelerinin başlıca sorunlarından biri, burçları ille de 12 burç şeklinde lineer bir sıralamayla ele almalarıdır. Doğada bu şekilde 12'li bir evrimsel/gelişimsel sıralamanın varlığı şüphelidir ama 7'li sıralamaya örneğin nota dizisinden ve gökkuşağı (prizma) renklerinden aşinayız. İşte, bana göre astrolojinin 12 burcu aslında 6 burç çifti şeklinde ele alındığında, astrolojiyle ilgili pek çok belirsizlik de giderilmektedir ve burçların konuları ve işleyiş biçimleri çok daha anlaşılabilir hale gelmektedir. 12'li sistemin de elbette bir açıklayıcılığı vardır ama bu belki de içinde bulunduğumuz deneyim ortamının "düalite" niteliklerinden kaynaklanıyor olabilir, yani belki "6 burç çifti" yaklaşımı, meselenin düal yapısının "tekleştirilmesine", netleşmesine yardımcı olabilir. Ayrıca bence bu doğal ve basit astrolojik matematik, hem lokal hem de kozmolojik boyuttaki deneyimlerimizin özüne ilişkin basit ama çok etkili birer açıklama teşkil ediyor gibi geliyor bana.

Astrolojide "gezegenlerle" ilgili sorunlar ve tartışmalar vardır hangi gezegenin hangi burçla ilişkili olduğu konusunda. Veya ogeday arkadaşımızın dikkat çektiği gibi Batı (tropikal) astrolojisiyle Hint (sideral) astrolojisi arasında burçların başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda uyuşmazlıklar vardır. Bu ve benzer çeşitli belirsizlikler ve tartışmalar da astrolojinin zaten karmaşık/kaotik bir görünüm arzeden konularını iyice göz korkutucu hale getirmektedir. Halbuki 12 burcun (6 çift burcun) kendisiyle ilgili o tür bir uzlaşmazlık yoktur, yani burçların sayısı ve özellikleri konusunda önemli bir uzlaşma vardır ve ben de astrolojinin bu temel özelliğinin zaten pek çok şeyi açıklamaya, rehberlik sağlamaya fazlasıyla yeterli olduğuna inanıyorum.


bona fide

#31
bozadi burada burçların karakteristik özelliklerinden yola çıkarak bahsettiğin misal yoğunluk derecelendirmesinde birey balık burcu özellikleriyle 6. yoğunluğamı erişiyor.
tek bir yaşamda da tüm burçların karakteristik özelliklerini taşıyabilir bilgi ve deneyimleriyle. bireysel gelişimde dönüşümler mi acaba senin bahsettiğin. yani onları burçlarla mı tanımladın. sapmalarla yani aslında denge açısından zıtların birlikteliği bu sıralamayı tersyüz etmezmi yani sürekli bu sapmalar yüzünden değişkenlik içersindeyiz. bişey anlamadi ben.
 

bozadi

#32
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

bozadi burada burçların karakteristik özelliklerinden yola çıkarak bahsettiğin misal yoğunluk derecelendirmesinde birey balık burcu özellikleriyle 6. yoğunluğamı erişiyor.
6. yoğunluktaki deneyimlerin / derslerin en temel niteliğini, bizim Başak ve Balık dediğimiz burç çiftiyle anlamlandırmak kolay ve nispeten isabetlidir bana göre. Başak 6. burçtur ve dolayısıyla da 6. seviyeyle birebir bağlantılıdır. Balık da Başak'ın tamamlayıcısı ve bütünleyicisidir, ikisi aynı mekanizmanın iki kutbudur.

Ama ben bu evrimsel/gelişimsel 6 aşamayı belirtirken, bunların ille sadece "yoğunluk" bazında geçerli olduğunu söylemiyorum, mikrodan makroya varoluşun tüm deneyim ortamlarında/seviyelerinde yansımalarının olduğuna inanıyorum. Örneğin bence ortalama bir insan ömrü de 6 aşamaya bölünebilir ve ilk/başlangıç aşaması (1. aşama / yenidoğan aşaması) her zaman Koç-Terazi'nin temsilindedir ve yaşlılık aşaması olan 6. aşama ise her zaman Başak-Balık temsilindedir.

Bunlar en genel temsil kalıplarıdır, işin ayrıntılarına, alt bölümlerine inildiğinde her türlü burcun etkisi/temsili doğal olarak mevcuttur. Örneğin Ra'nın yaptığı açıklamaya göre, 7 yoğunluk seviyesinin her birinin kendi içinde ayrıca 7 alt seviyesi vardır ve onların da her birinin 7 alt-alt seviyesi vardır (sonsuza kadar çoğalıyor bu şekilde). Örneğin benim önerdiğim tabloya göre 3. yoğunluk İkizler-Yay düalitesinin temsilindedir ama 3. yoğunluğun da kendi içinde alt seviyeleri vardır ve bu alt seviyeler Koç-Terazi'den başlayıp Başak-Balık'a kadar uzanır. Aynı şey diğer tüm yoğunluk düzeyleri için de geçerlidir. Sadece "yoğunluk" düzleminde değil, ortalama bir insan ömrünün kendi iç seviyelerinde de aynı şey geçerlidir. O yüzden tüm seviyelerde tüm burçların özellikleri/deneyimleri/işlevleri deneyimlenir doğal olarak ama bu durum ilgili seviyeyi temsil eden bir ana burç çifti olduğu gerçeğini değiştirmez bana göre.

Ben belirttiğim 6 seviyenin mikrokozmostan makrokozmosa kadar tüm deneyim seviyelerinde/ortamlarında bir karşılığı olduğuna inanıyorum. Yani örneğin insan ömrü de bu 6 seviyeyle açıklanabilir, yoğunluk düzeyleri de. Hatta insan ömrü derken, bundan çok daha basit, çok daha küçük deneyim ortamlarında da (hayvanların, bitkilerin ve maddenin deneyimleri) aynı gelişim seyrinin bir şekilde mevcut olduğunu tahmin ediyorum.

12 burçtan 6 çift burç çıkıyor, sanki 7. seviye boşta kalıyormuş gibi görünüyor ama 7. seviye aslında tüm seviyelerin bir toplamı gibi, onu temsil eden belirli bir burç veya burç çifti olamaz dolayısıyla.

bozadi

#33
Konuyu takip ediyor olabilecek kişiler için, olası bir yanlış anlamayı gidermek için tekrar ifade etmek istiyorum, "Benim burcum şu, benim burcum bu, ay burcum, yükselenim, falan burcum, filan burcum" dediğimiz burçlara bakıp da bir insanın ruhsal gelişmişlik düzeyini anlamak mümkün değildir. Örneğin bir insanın astrolojik doğum haritasındaki tüm gezegenler ve noktalar Koç burcunda olsun varsayalım. Bu durum o insanın ruhsal/gelişimsel olarak "yenidoğan/bebek" seviyesinde olduğu anlamına gelmez kesinlikle. Dünyanın en ileri, en gelişmiş ruhu da öyle bir haritayla dünyaya gelebilir. Bu o insanın ruhsal tekamül düzeyini açıklamaz, ama örneğin o insanın Koç burcunun temalarıyla yakından bağlantılı deneyimleri olacağı anlamına gelir. Örneğin böyle bir insan "yepyeni birşeye öncülük" edecek olabilir. Koç burcunun pek çok teması vardır, o temaları kullanacak demektir, ama kimbilir neden kullanacaktır, onu ancak o insanı gözlemledikten / tanıdıktan sonra anlayabiliriz. Burcuna veya haritasındaki burçlarına bakarak ruhsal seviyesini anlayamayız. Yani benim önerdiğim evrimsel tablonun, bireyler hakkında "ruhsal seviye tespit" gibi bir özelliği, vasfı yoktur kesinlikle. Her ruh, yapacağı işlere göre her türlü burcun özelliklerinden yararlanabilir. Ruhsal tekamül seviyesi apayrı birşeydir.

Daha önce de belirttiğim gibi, bana göre hepimiz 3. yoğunlukta olduğumuz için hepimiz kozmolojik düzey bakımından İkizler burcuyuz (veya "İkizler-Yay" diyelim). Ayrıca, bir insanın doğum haritasındaki burçlar (güneş burcu, ay burcu, yükseleni, düğümleri vs vs.) o insanın 3. seviyenin hangi alt seviyesinde olduğunu falan da açıklamaz kesinlikle, onunla da hiçbir ilgisi alakası yoktur. İkisi arasında o anlamda hiçbir bağlantı yoktur. Yani bir insanın astrolojik haritası/burçları ne olursa olsun, bu durum o insanın ruhsal tekamül/gelişmişlik düzeyini temsil etmez kesinlikle. Her türlü bilinç/tekamül seviyesinden ruh, herhangi bir haritayla gelebilir dünyaya, deneyim ihtiyaçlarına ve başka pek çok faktöre bağlı olarak.

bozadi

#34
Şunu da ekleyeyim, bu "astrolojik temsil" yorumları bizim için anlamlıdır ama örneğin K'lar "4. yoğunlukta astroloji yok" gibi birşey söylemişlerdi, çünkü orada buna ihtiyaç yok. Burada bir miktar faydası olabilir bu astrolojik yaklaşımın ama benim kastettiğim şey tüm yoğunluk seviyelerinde bu astrolojik bilgilerin kullanıldığı yönünde değildir. Bana göre bu bilgi/rehberlik 3. yoğunlukta bir miktar anlamlı ve isabetli ama o kadar. Bilinmesi, kullanılması zorunlu falan da değil tabi ki, yani "olmazsa olmaz" birşey değil. Sayısız, sonsuz rehberlik kaynağından, seçeneklerinden, çeşitlerinden bir tanesi olarak görüyorum.