Geliştirmeye Çalıştığımız Faaliyetlerimizin Çektiği Psişik Saldırılar

Başlatan bozadi, 10 Haziran 2014, 15:54:21

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Bu forum üzerinden ve fiziksel buluşma faaliyetlerimiz yoluyla yürüttüğümüz çaba bağlamında ifade etme gerekliliği duyduğum önemli şeylerden biri de, özellikle \"niyetimiz\" nedeniyle bütün bu faaliyetlerin ciddi miktarda \"psişik saldırı\" çektiği veya çekebileceğidir. Buna hazırlıklı olmakta fayda var. Tabi durup dururken endişelenmeliyiz anlamında değil. Ama forumda konu aldığımız bilgi kaynaklarının da çok net bir şekilde ifade ettiği gibi, pozitif niyetli girişimleri caydırmak için ciddi mesai yapan negatif üst seviye varlık grupları var. Pozitif üst seviye güçler mutlaka onların teşebbüslerini dengeleyecek karşı müdahalelerde bulunuyorlar ama kendi hayatımızdaki, psişemizdeki, derslerimizdeki eksik-gediklerden, yani bulabildikleri tüm açıklıklardan saldırıyorlar, saldıracaklardır. Bunlar tamamen sezgisel görüşlerdir. Belgeli/bilimsel olaylar-durumlar değildir. Kimsenin zorla kabul etmesi gereken şeyler değildir. Ama hem ele aldığımız bilgi kaynakları, hem de şahsi deneyimlerimiz itibariyle, psişik saldırıların varlığını şüphesiz bir duruma getiriyor.

Örneğin beyrutkapı, onunla olan buluşmalarımız sürecinde kendisi ve ailesi bağlamında belirgin bazı negatif psişik saldırılar veya müdahaleler meydana geldiğini gözlemlediğini anlatmıştı bana. Bunlar illa filmlerde konu edildiği kadar \"şov\" niteliğinde, o kadar parmakla gösterilebilir şeyler olmak zorunda değil. Çok çeşitli derecelerde veya şekillerde meydana gelebilir.

Şahsen ben de, eşim maskesiz de çocukluğumuzdan beri psişik saldırı altında olma ile ilgili ciddi bir farkındalık ve endişe içinde olagelmişiz, evliliğimiz sürecinde bunu çok iyi anladık. Elbette buna dair bilgi, sezgi ve deneyimlerimizi paylaşmak isteriz. Dediğim gibi, ille \"film tadında\" olaylar/durumlar değil bunlar, bazen belki o seviyeye yaklaşabilse de.

Neyden bahsettiğimizi çok net bir şekilde ifade etmek de zor olabilir aslında ama bu konuda bir şekilde farkındalığımızı geliştirme çabası göstermek çok önemli bence. Bu başlık altında dilerim bu konuda verimli bir ağ çalışması yapabiliriz. Kasyopyalıların vurguladığı gibi, sadece bir konuda farkındalık artışı bile psişik korunmaya ve tedbir almaya ciddi bir katkı sağlıyor.

bozadi

Bu arada şu inancımı da paylaşmak isterim ki, psişik saldırıyı yapan 4 veya 5. seviye KH varlıkları, bunu yaparken etkili olabilmek için elbette en zayıf noktalarımızdan saldırıyorlar. Zayıf noktalarımız dediğimiz şeyler duruma, zamana ve başka faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Zayıf noktadan kasıt, oradan vurulduğumuzda elimizi kolumuzu bağlayan, sükunetimizi, öz-güvenimizi, öz-denetimimizi sarsan veya allak bullak eden yönlerimiz, zayıflıklarımız, karanlık noktalarımız vs. Bir an herşey normal veya çok iyi görünürken, birşey olur ve herşey allak bullak olur. Tüm moral yitirilir. Sinirler mahvolur. Öfke tavan yapar. Yapıcı davranmak neredeyse imkansızlaşır. Bir şey bizi fena yakalamış/vurmuştur. "Teline dokunmak" derler ya. İşte, hesaba katmadığımız, ihmal ettiğimiz birşey hiç beklemediğimiz bir anda hiç umulmadık bir şekilde olayları/durumları/kişileri etkiler ve keyifle yolda ilerleyen araba şarampole yuvarlanmış veya bir yere toslamış gibi olur. Bu durum özellikle değer verdiğimiz (veya diğer) insanlarla bir etkileşim sırasında meydana geldiğinde, çok daha yıkıcı durumlar da yaşanabilir. Normalde birbirine çok seven, sayan kişiler karşılıklı olarak birbirini feci şekilde incitebilir, üzebilir vs. vs.

Bu ve benzer olumsuz durum/olayları burada ayrıntısıyla konuşuruz elbette ama hatırlatmaya niyet ettiğim şey, bu tür tüm olayların bizi geliştirici yönleri olduğuna vurgu yapmaktır. Yani hayat, bizim kendimizle ilgili ihmal ettiğimiz, yeterince ilgilenmediğimiz, geliştiremediğimiz sorunlu yönlerimizi karşımıza çıkararak geliştirici adımlar atmaya teşvik eder. Bu başlıkta konu edilen "psişik saldırılar" yoluyla gerçekleşiyorsa böyle bir durum, bu demek değil ki bu saldırıyı yapan varlık bizim iyiliğimizi istediği için yapıyor olsun. O veya onlar elbette yalnızca çıkarlarının peşindedir. Ama sonuçta herkesin, herşeyin sahibi, ebeveyni ve ta kendisi olan hayat, herkesi herkese hizmet ettiriyor bir şekilde. Hayat gerçekten çok müthiş, verimli bir mekanizmaya sahip eğitim konusunda (Yapan yapmış abi! :)

beyrutkapı

'' Hepimizin gidecek çok uzun bir yolu var ama oraya varmak eğlencenin yarısı. '' Yaklaşık yarım saattir celselerde bu cümleyi aradım ve buldum. sanki bu cümlenin yerine söyleyebileceğim her şey boşlukta kalacakmış gibi.
kasyopyalılarda öğrenme sürecinin içindeler ve söylediklerine bakılırsa onlarında gidecek yolları var. belki hepimiz bu bataklığın içinde farkında olduğumuz yada olmadığımız çok çeşitli saldırılara maruz kalıyoruz. bu bir anlamda kişinin gerçek bilgiye gittikçe yaklaştığını kanıtlıyor. aslında başka bir anlamda iyiye işaret. belki temel sorunumuz beklemedğimiz ve hiç farkında olmadığımız saldırılar. asıl tehlike buradan kaynaklanıyor. kişinin bilgi tabanı büyüdükçe bu da bir ölçüde atlatılıyor belki.
bir kh dünyasında birer kh varlığı olarak, bh adayı olmaya çalışıyoruz. ama aslında bildiğimiz tüm yöntemlerin dışında yaşadığımız gerçeklik içinde bir değişiklik yaratmaya çalışıyoruz. şuan buaradaysak ve uyandıysak bunun bir anlamı olmalı!
kendi adıma sürekli ilerleme ve yol alma çabasının yanında, durup ara ara aldığım mesafeye bakmak çok şeyi açıklıyabiliyor. bir yıl öncesine göre geldiğim yer için, ''uyanış'' dışında başka bir söz bulamıyorum.
bu iyi bir şey elbette. hepimiz adına ilerlediğini görebilmek iyi bir şey. ancak kendi adıma unuttuğum yada dengede tutamadığım bazı şeyler var. bu bir özeleştiri olarak da okunabilir elbette.
mesela aldığım bilgileri sindirmeye çalışırken, öğrendiklerimi gündelik hayatın içinde uygulayıp kafa yormaya çalışırken, işin eğlence kısmının, eğlenerek keşfetmenin ve ilerlemeye çalışmanın benden çok ama çok uzaklaştığını görüyorum. arayış kutsal bir sözcüktür elbette. fakat asık suratlı ve eğlenmesini bilmeyen bir ''arayan-keşfeden'' olmak istemiyorum! tüm dostlara naçizane tavsiyemdir; kendi hayatınız içinde ne zaman bir şeyleri kaçırmış yada ıskalamış olduğunuzu hissetseniz, işin eğlence kısmını atlayıp atlamadığınıza bir bakın lütfen.
saldırılar konusunda kasyopyalılar defalarca son derece ciddi uyarılarda bulundular. bilgi ve farkındalığın bizi koruyacak tek şey olduğunu defalarca okuduk. beklenti oluşturmanın, tahminde bulunmanın, varsayımlarla hareket etmenin sınırlayıcı olduğunu defalarca  okuduk. ev ödevlerimizden biri de olasılıkların sınırsızlığı üzerine düşünmek ve bunu kavramaya çalışmak. hayatın içine bu bakış açısıyla dalmaya çalışmak.
şimdi burada harkulade bir denge oluşmaya başlıyor sanki. kişinin saldırılar konusundaki farkındalığı, bilgisi ve dikkatiyle beraber, sürekli ilerleyen ve bunu yaparken dünyanın ve kendi hayatının draması içinde kaybolmayarak, eğlenmenin hedefe varmaya çalışmanın yarısı olduğunu bilen bir tavır! kendiyle yüzleşmekten korkmayan ve mademki ruh sonsuzdur, aslında kimseye bir şey olmadığını bilen, birin sadece küçük bir parçası olduğunu, birliğin her şey olduğunu bilen; dersleri unutmayan bir tavır. ve tüm bunlara beklentisizliği ekleyen, şuanla dolup taşan bir bakış...
saldırılar hep vardı ve olacak. ama bana öyle geliyor ki biz kendi dengemizi buldukça etkisi ve önemi azalacak. zira amaç hep dengemizi bozmak değil midir?
o zaman oyunun tadını çıkararak, bırakalım olsun. kendimize akış için izin verelim, korkular azaldıkça gücümüz artacaktır. bırakalım olsun...
evrendeki her şeyle birlikte bu mükemmel ve harkulade ''OLUŞ''