avatar_Qui-gon jinn

Spiritüel bir forumda siyasi gündemin tartışılması gerekliliği üzerine

Başlatan Qui-gon jinn, 27 Haziran 2025, 01:27:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Aynı zamanda, biz istemedikçe ve izin vermedikçe, hiçbir şeyin bunu engelleyemeyeceğini bilmenin sonsuz sevinci, huzuru, güveni, güzelliğidir. Yani ben Bir'in bir parçası ve kendisiyim ve özümle mutlak birleşmeye doğru ilerliyorum. Ve bu yolculukta ilerlememin başlıca yakıtı, iyilik halimi artırma, derinleştirme çabam. Ki bu "çaba" temelde "kendiliğindendir". Angarya veya zorluk gibi bir çağrışımı yoktur, olmak zorunda değildir biz kendi gafletlerimiz nedeniyle bilincimizin berraklığında ciddi kayıplar yaşamamadığımız sürece.

bozadi

Şimdi... Büyük bir sorunumuz var gibi görünüyor :-) İyiliğimize sahip çıkmak ile hayatımızı (dünya hayatımızı) yaşamak arasında, önceliğin çoğunlukla ikincisine kaymasını alışkanlık (kader) haline getirmiş olmamız. Hayatımızı yaşamak dediğim, hem mecburiyet olarak karşımıza çıkan şeyleri yapmak, hem de arada imkanlar elverdiğince, dünya hayatının sunduğu çeşitli keyif/eğlence olanaklarından yararlanmaya çalışmak. Keyif yapmak, eğlenmek elbette çok faydalıdır ama bedensel yaşam odaklı 3Y dünyayı (hayatı) otomatik olarak önceliklendirme alışkanlığına veya gafletine kapılmışsak, dünyevi keyif-eğlence imkanlarından yararlanmaya çalışmanın ruhsal/varlıksal/evrensel iyi oluşumuza gerçek manada bir katkıda bulunabileceğini sanmıyorum. Aksine, gafleti derinleştirici etkiler yapması gayet mümkündür sanırım.

bozadi

Muhafaza edilmesi ve ilerletilmesi gerektiğini iddia ettiğim iyilik halinin anlamına dair bir diğer bakış açısı: Hiçbir şiddetli/derin olumsuzluğun veya karamsarlığın bilincinize egemen olmasına izin vermeyecek bir halde olmak, kalmak ve bu konuda daima daha fazla güçlenmek.

bozadi

Şu "ölüme yakın deneyim" yaşayanların pek çoğunda görülen "bütün korkulardan kurtulma, kalıcı bir mutlu/huzurlu/sevinçli bakış açısına sahip olma" gibi özelliklerin de bu konuyla yakından ilgili olduğunu düşünüyorum. Hatta, dünya hayatının "bana bak, bütün dikkatini bana ver, herşeyden önce ben gelirim" diyen, bunu dayatan milyonlarca zorluğuna ve cazibesine, bunların bağlayıcılığına rağmen önceliği buna vermeyi reddip, dünyadan ve hatta herkesten ve herşeyden ayrı, bağımsız ve öncelikli bir iyilik ve bu iyiliği daima artırma halini herşeyin önüne koyma işinde ve yeteneğinde gelişmek, 5Y (ve 6y ve 7y) benliğimizle uyumumuzu artırmayla yakından ilgili olabilir. Bu aynı zamanda "bilinçli bir BH'leşme" tavrı ve eylemidir sanırım.

bozadi

Çok bölük pörçük oldu tüm bu mesajlar ama belirli bir anda aklıma gelenlerde bir takılma, donma olunca, mesajı o haliyle gönderip bir kontrol okuması yapınca, takılan düşünce akışında bir miktar açılma olabiliyor. Elbette bu takılmalar da sonuçta kendi gafil, çarpık düşünce modumun sonuçlarından biri.

sirera

Birlik hâli ile tek bir bilinçte var olmak , daha iyi olma isteği ve bunların hayatın her alanında en yüce hedef olarak seçiminin yöntemi yazılabilir mi. Eğer bunun için çaba gösterenseniz yazmaya çalışmak istersiniz.

Şu anda dünya tarihinde her zaman görülmüş olduğu gibi ancak belki teknoloji etkisiyle daha da hızlanarak gerçeklik duygusundan koparılma, şüphe, korku, kaygı, öfke gibi duygulara çekilmek ardından hastalıkların oluşması ile milyonlarca insan adeta bir karadeliğin içine çekiliyor. Bahsettiğin gibi bir çalışma bu karadeliği tam tersine püskürtebilir @bozadi

Din, politika, tarih, felsefe, sanata hatta hava durumuna dair şahitlik etmek bence oldukça önemli. Siyaset konulu başlıkların içerikleri, yorumları okumayı seviyorum. Bu başlık altında yazdığınız yazılar da bence oldukça kıymetli. Bölünmüş, ayrılmış bakış açıları her alanda düşünüldüğünde, konuşulduğunda ve yazıldığında birleştirici bir frekans bize bu kısa dalga döngüsünde bir nebze de olsa birleştirici bh etkisini hissetirici olabilir. Kendiliğinden.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

Ayrılığı yaşam veya var oluşun herşeyi diyen bilinci bilgilenme tımar eder,
Bu bilgilenme macerasında kişinin düşünsel gayreti yanında bazen üst benliğin ortamımıza "bak işte bir olmak budur" denen vizyonlar sergilettiğine şahit oldum haftalarca kısım kısım süren o doğanın ortamda olanı ile bedenimin birleştiği gerçeklik sonunda şu çok kaydettiğim ve eskilerin şahit olduğu dörtlükleri sıraladım,

Artık hiç bir şey benim birlik düşünce ve inancımı zedeleyemez,

Tgur

Bütünün farkında iken bireyselliği yaşamak                                                                                                         
Yani ayırım yollarına kapılmak
Oldukça zor,
Zor ile kolay arasında bocalamak

Burada kolay birde kalmak
Zor ise bütünden tel tel ayrılmak,

Oysa,

Özüm zihnim bir ben birden görüntüyüm
Parçada değil birdedir benim bütünlüğüm
Ayrılık rüzgarına kapılmış ey rengarenk iplikler
Gelin siz de atın, şu birlik kilimine okkalı bir düğüm

Qui-gon jinn

"En Yüce Olan, Her Şeyin Ötesindedir" (Sri Nisargadatta Maharaj) ve elbette ben olan bu en yüce gerçek karşısında; "Tüm Bilgi Cahilliktir..." (Sri Nisargadatta Maharaj)
---

Mesajlar da "En önemli" ve "Odak" gibi kavramlar geçip durdukça aklıma K'ların bir sözü geliyor hep, şöyle demiştiler;

C: Tam şu anda en önemli olan nedir? Bu düşünceyi ve soruyu her zaman aklınızda tutun. Hoşçakalın. (30 Ağustos 2009)

Evet, becerebldiğim kadarı ile bende öyle yapmaya gayret ediyorum diyebilirim. Ve bu sözü ararken şöyle bir bölüme denk geldim ki, Ark güzel cevaplamış, odaklanılması gereken en önemli şey, kişiden kişiye değişiyor ve o birey için farklı olabiliyor...

S: (L) 4. yoğunluğa geçiş fırsatı bakımından, insanlar için odaklanması en önemli olan şey nedir?
C: Böyle birşey yok!
S: (L) Anlamıyorum. (A) EN önemli diye birşey yok. Bir birey için önemli olan şey o birey için önemlidir ve bu her birey için farklı olabilir.
C: Evet, teşekkürler Ark!!!


(9 Eylül 2000)
---

Neyse, bu arada çekip gitmek ve bir süre kendin ile başbaşa kalmak gerçekten de iyi gelebiliyor insana. O haller de daha bir hızlanıyor insan sanki, ki fikirler başka başka oluyor, bazı yerleşmiş katı önyargılar/varsayımlar bile daha hızlı bir şekilde çözülebiliyor gibi...

Ben mesela eskiden komünal yaşam olgusuna, özellikle de aşağıdaki alıntıladığım K'ların uyarıları doğrultusu ile birlikte pek sıcak bakmıyordum. Şu şekillerde uyarılardı bunlar; 

S: (L) Okuduğum çeşitli kitaplar kırsal bölgelere taşınmayı, gruplar oluşturmayı, yiyecek stoklamayı falan tavsiye ediyor.
C: Dezenformasyon (ç.n.: yanıltıcı bilgi; yalan). Bunlardan hemen ve tamamen kurtul. Bunlar 3. seviye saçmalıkları.
(16 Ekim 1994)

C: Laura, Kertenkele varlıklarının mutlak kontrole yönelik var güçleriyle yapacakları girişimin etkisinden, nereye gidersen git kurtulamayacaksın. (16 Ekim 1994)

C: Yer değiştirmenin kaderi iyileştirdiği ilüzyonuna pek çok kişi kapıldı. Hepsi yanıldı. (7 Ocak 1995)

Lakin şimdi, bu uyarıları dikkate aldığımız ve tuzakların farkında olduğumuz, yani her zaman, her hangi bir durumda olduğu gibi farkındalığımızı yüksek tuttuğumuz sürece neden olmasın ki diyorum. Bu bilinç halleri içerisinde endişelenip durduğum olumsuz durumlar oluşmayabileceği gibi, tersine beklenmeyen çok faydalı durumlar bile vuku bulabilir. Hadi hiç birşey olmadı, en azından bi başıma karşı duvara bakıp durmaktan iyidir herhalde diye düşünüyorum...:)

Hepinize Sevgiler.

---
(Mesajların yazılış saatlerine dikkat ettimde şimdi, uykular kaçmış gibi, aklıma yine Cem yılmaz geldi; "Saat 5 Ulan!..." :)

https://www.youtube.com/watch?v=11PMw0ck-1o

Qui-gon jinn

Saat 6! Kimler burada bakayım el kaldırsın? Hmm! Sanırım hiç kimse...

İÇ: Herkes sen gibi manyak mı aq...
Quİ: Doğru...:)

Şaka bir yana, aslında az önce birşey oldu bilinç düzeyimde, hala da oluyor,  bende onu paylaşmak için açtım forumu ama şimdi düşündüm de, ne olduğunu çözemiyorum ki, paldır küldür geldik neyi paylaşacağım??? Geleceğe dair ne olduğunu bilmediğim bir önsezi de eşlik ediyor buna, evet hala hissediyorum ama bilemiyorum. Ne oluyor ya? Birşey çöktü sanki ve geleceğe dair birşeyler olasılık hattına girdi gibi birşey işte... Bir yandan yandan yazıyorum, bir yandan hissediyorum hala ama bilemiyorum. Niye hala yazıyorum o zaman? Ne bileyim, canlı yayın yapan muhabir gibi bir yandan da aktarasım geliyor niye ise. Hayırlısı artık diyeyim ve çözebilirsem şayet daha ayrıntılı bir paylaşım yapmaya çalışayım...

Ulen valla birşey oldu ha! Kötü birşey olmasa bari, dönip dönüp çevreme bakıyorum, bu sefer harbiden üşütmüşte olabilir, en iyisi gideyim yatayım ben...

Herkese iyi bir gün diliyorum, yani ihşallah...

(Tam gönder tuşuna basacaktım, dolabın üstünden boş kutu düştü yere şimdi iyi mi, yeminlen ödüm koptu aq, tövbe tövbe ya...)

---

Şarkı çalmaya başladı şimdi de kafamda, "Aşkımız olay olacak" mış??? Bu mu acaba geleceğe dair hissiyat? Bilemiyorum ki... Ne alaka ya, benim 1.Derece Kader ders profilim de yazmıyor ki öyle birşey kardeşim, sanırım Evren tşk. geçiyor benimle sabah sabah... Gerçi her zaman geçiyor. Ve evet, "Evren'ne ne verirsen, o da sana onu verir" bilgisinden dolayı alışkınım buna ama bu sefer pek hoş olmadı gibi, salmadı bu Evren...Yav bu sefer harbi yatıyorum.Sevgiler.

Şarkı da bu galiba; https://www.youtube.com/watch?v=e-nGqec1VxI&list=RDe-nGqec1VxI&start_radio=1
 

sirera

Yazdığım mesajı sildim. İçinde kullanmamam gereken bazı kelimeler vardı onları silip tekrar düzenlemek yerine hepsini silmeyi tercih ettim. 
Gündemin oldukça yorucu olması için son derece özenle çalışılıyor. 
Balıkesir, İzmir,Iğdır civarlarındaki yangına yakın olanlara geçmiş olsun diliyorum.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)