Yazı dizisi ile alakalı sorular ve cevaplar!

Başlatan ivrin, 02 Nisan 2009, 20:10:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ivrin

Sevgili Melekler, bu topicte "Kendimizi ne sanıyoruz aslında neyiz?" adlı yazı dizisiyle alakalı aklınıza gelen paylaşımlarınızı, deneyimlerinizi ve sormak istediğiniz sorularınızı paylaşabilirsiniz.

Sorularınız olduğunda sizlere elimden geldiğince yanıtlar vermeye çalışacağım.

Güzel paylaşımlar dilerim sevgili Melekler:)
 

Alemtac

#1
Sevgili Ivrin Melek;

Bana yardimci olacaginizi biliyorum, hayatimi anlatmaya calistim...Artik hicbir seyden korku duymuyorum, beni deli sanarlarsa sansinlar :) Biliyorumki bunlari benim gibi yasayan ve deli sanilmak korkusuyla paylasamayan bir cok insan var.

En erken hatirladigim 2,5 yasimdaydim ve gece gozlerimi uyumak icin kapadigimda spiraller gorurdum, sonrada icinden cikan yuzler ve korkardim, gozlerimi kapatmak istemezdim. Tabiki dogruca annemin yanina giderdim "kokulu uya goyuyoyum" babamda beni kovalardi :) safak sokene kadar uyuyamazdim.

Annemle babami sectigimi hatirliyordum, ama kimseye anlatamiyordum, o gun gozumun onunden gitmiyordu, kardesimle aramizda 2 yas vardir, 4 yasimdayken ona anlattim, "sende annemle babami sectin de mi geldin?" diye sordum, evet deyince sevindim ve hemen kostum anneme anlattim. Annem once bir besmele cekti, saskin-korkmus bakislarla bana bakti "nasil sectin" diye sordu. "iste karar verdim ve sizin cocugunuz olmayi istedim, hem kardesimde oyle yapmis" annem kardesime donup "sendemi?" o zaman kardesim donuk bir ifadeyle bakinca annem "hayal ediyorsun, kim sokuyor bunlari aklina, git basimdan, isim var"...ve bir kac kez daha denememe ragmen, sonunda konu tamamen kapatildi.

7 aylikken konusup, yurumeye basladim...ne dedigimi anlayabilen kisileri cok severdim ve onlarla konusmak isterdim. Bunlari enstanteneler seklinde hatirliyorum. 2 yas oncesi ve sonrasi ile ilgili hatirladigim olaylar var. 2 yas oncesi bir gun kapiya gelen ve annemin gorusmek istemedigi insanlar vardi, saklanmistik ve annem gidip gitmediklerini anlamak istiyordu. benimle konustu mu hatirlamiyorum, ona "ditmediler, du du bekle" diyordum. Sonra gittiler artik diyede soylemistim. Gecen gun annem de anlatti, "ne akilli bir bebektin" diye. Kardesimin dogdugu gunu hatirlarim ve soyleyince de inanmazlardi. Dogdogu hastaneyi ,duvarina kadar ve bahcesini topragina kadar tarif edince, babam "bunlari kimse sana anlatmadi" dediginde bir ohhh cektim :)

Ortaokul siralarinda gozumu kristallere dikip, oylece bakmayi severdim, Olusan sekillerle oyun oynardim, yine annem cok kizardi, "kizim delireceksin, yapma bunlari" derdi. Bir gun oyunumu oynarken, cok tatli ruzgar canlarini andiran bir muzikle birlikte kristalden yayilan renkleri gordum, etrafimdaki her nesnede ayni renkler vardi, odanin ici herbir esyadan yayilan 7 rengin isiltilariyla doluydu...ne muhtesem bir seydi. Annem geldi, tatli bir sesle "bunu yapmani istemiyorum, yapma olurmu" deyince sihir bozuldu ve annem iceri girdi, "sen burada degilmiydin, az once kristallere bakmami istemedigini soylemistin" annem tuhaf tuhaf yuzume bakti "deliriceksin demedim mi, o her kimse iyi soylemis, artik yapmiyorsun" ve bu konuda kapandi :) Gercekten kapanmisti, ne kadar ugrastiysam da auro gormeyi beceremedim.

Olacaklari onceden bilmek ne isimize yariyorsa...ama en onemlisi ve aileminde benimle birlikte yasadigi babamla oglumun gecirdigi traktor kazasiydi. Ciftlik evinde oturuyoruz, babam ve oglum traktorle tarlayi suruyorlar ve aniden cigliklar, patlama sesleri, imdatlar duyuyorum, yerimden firladim "traktor devrildi, babamla oglum altinda kaldilar" annem yine herzamanki gibi "delirdinmi kizim, duz yerde devrilirmi hic, inanmiyorsan git yanlarina", gittim ve babama "traktor devrildi sandim, cok korktum" dedim. 4 sat sonra traktor devrildi ve altinda kaldilar. Insan ustu bir gayretle babam once kendini, sonra oglumu kurtarmis, yanimiza geldiklerinde traktor patlamis ve agaclar yaniyordu, taninamaz haldeydiler...babamin yuzu sol tarafa dogru sismis, kasi, kafasi patlamis, ustu parcalanmis ti..oglumun bacagi ve kolu yarilmis, her ikisininde ustu mazot icindeydi. Urla kemik hastahanesine gitmeden once itfaiyeye haber verdik. Hersey bittikten sonra babam "ustelik yanimiza kadar gelip soyledin de", "babacigim onceden bilmek ne isimize yariyor, olacagin onune gecmek mumkun mu" dedim. Sonralari babam bana "kizim, gelecegi goruyorsun ama bilki en buyuk tehlikeler insana en yakinindan gelir, onun icin bugununu yasa" dedi. Hala vazgecmedim, ama an da kalmayida biliyorum :)) Dostlarimin sIkIldiklari olaylari hissediyorum ve haberler veriyorum, en azindan rahatladiklarini soyluyorlar.

Simdi cocuklugumdaki ben olmaya, her kimse bana engel olan, onunla anlasmaya calisiyorum :)) Herseyi hatirlamamiz isteniyor bizden, ben hatirlarken niye unutmami istediler? Hala unutmadim ama nasil yapiyordum, gelde onu bul bakalim :))
 

ivrin

#2
<blockquote id="quote"><font size="1" face="Verdana, Arial, Helvetica" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">Orjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

Sevgili Ivrin Melek;
Olacaklari onceden bilmek ne isimize yariyorsa...)
[/quote]

Sevgili Alemtac, olacakları önceden bilmenin işe yaradığı şey; tanrısal buyutumuzu kendimize hatırlatma çalışmalarıdır!

Bu bir çok özelmiş gibi algılanan ama aslında her insanda varolan özelliklerimiz, bizim zamansız sonsuzluktaki herşeyi bilen olduğumuzun ispatlarıdır.

Zamandan tam olarak arınmayı başardığımız gün artık tüm olanı bilen halen geleceğiz. Ancak şimdilik yapabileceklerimizin en temeli 3.boyutta iken zamansılığı hızla kavramaktır.

Sabitlemiş olduğum yazı dizinde bu zamansızlık çalışmalarından bahsedeceğim. Ancak senin yukarıdaki soruna karşılık şimdilik küçük bir özet vermek istedim, ilerleyen zamanlarda siz de yazı dizisini okudukça ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ve illüzyoni kimliğimiz (zihinsel kimlik) ile zamanı nasıl yarattığımızı hep beraber göreceğiz.

Sevgiler Alemtac Melek..
 

ivrin

#3
Gördüklerimiz veya hissettiklerimiz gelecekte olacak şeyler değildir, tüm varolana eşit zamansız sonsuzluk içerisinde zaten ŞİMDİ olan şeylerdir. Bir boyut öncesinden bir boyut sonrasını görmek ise tam-bilen olma halimize doğru bir yolculuktur. Ancak ben şimdilik detaylarına girmek istemiyorum çünkü önce yazı dizisinin http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=6  okunması gerektiğini düşünüyorum. Orada tamamını etraflıca anlatacağım için ve anlatmaya da 3.boyut realitemizden yani alfabeden başlayacağım için, yazı dizisinin ilerlemesine göre okunmadan, burada ileri aşamalar hakkında yorumlamalar getirerek kafaları karıştırmak istemiyorum.

Sevgiler..
 

ivrin

#4
Arkadaşlar, yeni aldığım bir karar ile bu yazı dizisiyle alakalı sorular ve cevaplar bölümünü yani bu başlığı, yazı dizisinin tamamı bitmeden kullanmayı düşünmüyorum. Bu başlığa yazı eklendiğini görsem de başlığa bakmayacağım için soru bana ulaşmamış olacağından, buradan bu kararımı bildireyim dedim ki yanıtlamadığım zaman kimse alınıp darılmasın.

Yani yazı dizisi, tamamen bitmeden buradan sorulara cevap vermeyeceğim beni mazur görün. İstiyorum ki tamamı bittiğinde sorularınız ve cevaplarla hep birlikte bu yazı dizisini hepimizinde deneyimleriyle yeniden inşaa edelim! Ve ortaya yeni bir yazı dizisi daha çıksın. İşte o zamanki yazı dizisinin değerini hiç düşünemiyorum bile. Deneyimler, istişareler ve sonuçlarla şekillenmiş, hemimizin sevgi dolu aktarımlarıyla  devasa etkide yeni bir ortak yazı dizisi olacaktır o.

Siz bu aşamada, oluşan tüm sorularınızı not alın, biriktirin, sonra hep beraber işte bu başlıkta veya her nerede istiyorsanız orada onları deneyimlerimizle yanıtlayarak ortak bir hamur haline dönüştürelim.

Sevgilerimle..
 

Pınar

#5
Sevgili İvrin meleğim.:))) Yazı dizin harika gidiyor ve ben zevkle okuyorum ancak çok sık aralıklarla yazı yazdığın için bunu sindirmek benim için oldukça zor.Bir miktar ağır alsan diyorum, nasıl olur meleğim?:))
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

ivrin

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Pınar

Sevgili İvrin meleğim.:))) Yazı dizin harika gidiyor ve ben zevkle okuyorum ancak çok sık aralıklarla yazı yazdığın için bunu sindirmek benim için oldukça zor.Bir miktar ağır alsan diyorum, nasıl olur meleğim?:))

Canımsın, meleğim benim; siz isteyin yeter ki;) elbette yavaşlatırım ne demek.
 

ivrin

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tulu

SEVGİLİ İVRİN    KENDİMİZİ  NE SANİYORUZ ASLINDA NEYİZ  Yazı dizinizi sürekli takıp ediyorum ve de bir nevi uygulamaya calışıyom, sürekli kafamin içinde bir şeyler oluyordu yani her taraftan bir şeyler geliyordu. şimdi ise kafamda hiç bir şey yok, hiç bir şey düşünemiyorum yanı aklımda hiç bir şey yok.

Eskiden geçmişte yaşadıgım olayları gün boyu büyütürdüm kocaman bir fare olurdu ve beni kovalardı.. ya ben artık hiç bir şey düşünmüyorum gelecek kötü mü iyi mi olacak ne olacak bilemiyorum, nasıl olursa öyle yaşıyorum, bende bazen "ne oluyor ben yaşıyormuyum" diyorum "ben burdamıyım" diyorum.. bu soruyla bütün arkadaşlardanda fikir almak istiyorum



Sevgili Tulu, AN'da yaşamaya bu kadar çabuk adapde olabildinizse çok şanslısınız demektir çünkü ben 7-8 sene uğraştım, acımasızca hem de. Psiko analizler yaptırdım, bir psikiyatr'dan profesyonel yardım aldım, felsefeye daldım ve büyük üstatların önermelerini deneyimledim ve ancak zihnimi kullanmayı öğrenebildim diyebilirim.

Evet benim tarafımda da her şey sukunette görünüyor ve huzur ölçeğim yüzde 85 civarında. Ama ben yüzde yüz olabilmesi çabasındayım. Yazı dizisine gelince bu yazı dizisi gerek Osho'nun, gerek Mevlana'nın, gerek Eckhart Tolle'ün, gerekse Zietzsche'nin feslefelerinin bendeki karması diyebilirim. Zaten sizlerin de gördüğü gibi yazı dizisi aklımda kaldığınca onlardan alıntılarla dolu. Ben onların insanlığa sunduğu üst-insan olma yolundaki felsefelerini elimden geldiğince kendimle yoğurdum ve deneyimlerim sonucu ispatladıklarımı da elimden geldiğince paylaşıyorum. Yani tabular ya da inanç şeklinde bunu yapmıyorum o sebeple isterim ki sizlerde kendinizde bulduğunuz keşiflerinizi yaptığınızda burada en içten ve en şeffaf şekilde yazın. Ki zaten yukarıda bunu da yapmışsınız size çok teşekkür ediyorum:)

Bana soru sormanız konusuna gelince ben deneyimlerimden yola çıkarak kendimce olana dair cevaplar verebilirim ama bir bilirkişi, gibi bu doğrudur bu yanlıştır, sakın haa öyle yapma böyle olmalı gibi kesin hatlarda bir yaptırım beklemeyin benden. Sadece yazdıklarımı okuyun ve deneyimleyin sonra da başarabildiğiniz kadarının tadını çıkarın. Sonra onların sizde kazandığı yorumlarını, değişimini ve dönüşümünü  ekleyin buraya.

Bu başlığı zihin çalışmalarımız için sorular ve cevaplar yazılsın diye açtım ama bu sorular ve cevaplar kendinize sorular şeklinde de olabilir yani bana sorular değil ama bana sormanızda da tbii ki bir sakınca yoktur. Demem o ki kendi deneyimlerimin ötesinde bir şeyler aktarma şansım yoktur ya da yaşadıklarınızın doğruluğunu onama veya kınama şansım da yoktur. Ölçüsü ben de değil bunu anlatmaya çalışıyorum; sizin idrakinizin onayındadır ölçü ve içinizdeki o yüksek huzur hissinin varlığındadır ölçü! Tabii ki sorular yönelteceksiniz anlayamadığınız pragraflar olabilir ama bunu karşınızda bir bilir kişi varmış gibi sormayın, tüm deneyimleyen dostlara da şunu bilir ki henüz hepimiz bunun çabasını vermekteyizdir. Eğer tümüyle olmuş olsa idi artık bu satırlarda ayna aramaz ya da ayna olmazdık. Gün gelecek bu artık bir çaba olmayacak bu sükunet hali bizim doğal halimiz olarak hayatımızda sınırsızca varolacak ama bunun gerçekleşebilmesi için tüm evrene yayılması ve toplu bilinç haline dönüşmesi gerekir dostum. İşte bu yüzden deneyimlerimizi burada aktarmalıyız!:)

Diğer yandan sizdeki bu hızlı gelişim bende inanılmaz sevinç yarattı, kendinizi düzenli olarak gözlemleyebildiğinizi sezgiledim ve bu eşşiz bir paylaşımdı benim için dosttan gelen.

Denemeye devam ettikte huzur halinizin artacağından eminim, gün geliyor ki dostlarınız bile inanmıyor bu sükunete ama işte sizin de dediğiniz gibi muhteşem bir dinginlik hakim oluveriyor hayatınıza ve etrafınızdaki her şeye sirayet ediyor bu dinginlik. Evinizdeki çiçekler bile daha fazla çiçek vermeye başlıyor ya da kediniz etrafınızda hep mızmızlanır dururken birden bire sükunetle size sürünmeye başlıyor:) muhteşem bir deneyim değil mi sevgili dostum?

Aktarmaya devam edin lütfen aktarın ki tüm sevgi varlıklar kendi çözüm arayışlarında sizin çözümlerinizi de ilave etsinler.

Sevgiyle ve ışıkla kal güzel insan..
 

Tulu

#8
güzel  kardeşim ivrin zihin konuundaki yazılarınızı takıp ediyorum bende oluşan: aklımdan hiç bir şey geçmiyor önceden  bir şeylere takardım ama şimdi hiç çok küçük bir düşünce geçiyor sadece ve o kadar  ben bu konu üzerinde fazla çalışmadım sadece yazıları okudum
ama bir konu bir kaç defa okudum
bu durumuma şaşırdım ben burdamıyım diye kafamin içinde hiç bir şey yok
ama rahatım bir kaydı yok daha doğrusu rahatım bazen ufak tefek sıkıntı geliyor ama geçiçi
 

ivrin

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tulu

güzel  kardeşim ivrin zihin konuundaki yazılarınızı takıp ediyorum bende oluşan: aklımdan hiç bir şey geçmiyor önceden  bir şeylere takardım ama şimdi hiç çok küçük bir düşünce geçiyor sadece ve o kadar  ben bu konu üzerinde fazla çalışmadım sadece yazıları okudum
ama bir konu bir kaç defa okudum
bu durumuma şaşırdım ben burdamıyım diye kafamin içinde hiç bir şey yok
ama rahatım bir kaydı yok daha doğrusu rahatım bazen ufak tefek sıkıntı geliyor ama geçiçi

Doğrusunu söylemek gerekirse ben ilk kez böyle bir deneyim aktaran arkadaşa rastladım, yani genelde şöyle olur; okurlar ve ilk okumayla anlamazlar, sonra bir daha okurlar anlarlar ama uygulayamazlar, Sonra uygulamayı denerler yani deneyimleyerek sonuca ulaşırlar. Ki onlardan bir tanesi de benim:) Sizdeki etkisi oldukça ilginç yani okuduktan sonra tüm bunların otomatik bir işleyiş gibi sizde başlaması sevindirici. Kaç kişi bu şekilde bir dönüşüm yaşıyordur bilemiyorum, doğrusunu söylemek gerekirse bu bende olmamıştı:( benim baya uzun yıllar süren emekler vermem gerekti.

Bu arada ilk mesajınızdaki kovalayan fare tarifiniz çok hoşuma gitti, neden diyeceksiniz ben de ilk zamanlar böyle algılamıştım sanki kafamın içinde beni kovalayıp duran otomatik bir yaratık vardı ve onu daima gözlemlemem gerekiyordu. İlk kez bununla beni terapistim tanıştırmıştı ve sağolsun beni kovaladığını düşündüğüm bu yaratıkla kovalamacamızı oyun haline dönüştürmemde yardımcı olmuştu:) Sizin hiç yardım almadan bunu başarabiliyor olmanız beni çok sevindirdi. İlerleyen zamanalarda sizdeki tüm değişim ve gelişimleri buraya aktarmanızı diliyorum. Böylece deneyimlerinizden faydalanacak dostlara da ışık olursunuz.

Sevgiyle kalın dostum..
 

Tulu

#10
söylemek gerekirse bende ilk okudugumda  anlamadım yazılarınız bir kaç defa okuyorum sakın bir yerde, bende güzel şeyler uyandıran cümleleri tekrar tekrar okuyorum
yardım olmama karsısındada daha önce bir kaç kitap okudum  pozitif düşünme ile ilgili birde namaz kılıyorum ben  abdest alırken su bir nevi negatif enerji akıtır kollar, ense,ayaklar dikket edilerse enerji akışı kolaylaşır bundan dolayı olabilir namazda aynı şekilde birde istemek önemli sıyrılmak önemli her şey senle gelirse yoldakı yolcuları almayız
 

ivrin

#11
Evet sanırım şimdi daha doğru anladım sizi:) bir önceki yazınızdan sanki sadece bir kez okumanızla otomatik bir uygulamaya dönüştüğünü algılamıştım, şimdi o algımda yanıldığımı görüyorum ve açıkcası yanılmış olduğumu görmeme de çok sevindim, "Neden?" diyeceksiniz çünkü kafamda bir sürü soru belirmişti "bu nasıl olabilir ki, eğer oluyorsa neden bizler yıllarca mücadele ettik zihnin ötesine geçebilmek için?" diye düşünmeye başlamıştım. Ve nerde eksik yapmış olabilirim onları tespit etmeye çalışmıştım.. ama bulamadığım için de doğrusu tam da son yazınızı okumadan bir iki dakika önce hayıflanıyordum. Ne olmalı diyordum ne eksik?.. Neden senelerce büyük feslefecileri kavramış olmama rağmen uygulama konusunda o kadar mücadele vermiştim? Ama şimdi bu son yazınızdan sonra rahatladım. Çünkü evet gerçekte bir kaç kez okumak ve denemek gerekiyor en azından denemesek bile bir süre sadece izleyen olarak gözlem yapmak gerekiyor. Birden hatırlamamız bir mucize olurdu diye düşünüyorum zira yaklaşık 6 yaşımdan beri spritüel alanla bir bütün haldeyim. Ona rağmen zihinsel alanımı kontrollü kullanmam bir hayli zaman aldı. Yıllar yıllar süren bir sürü deneyimler sonrası ancak emin olabilmiştim. Ve dedim ki eğer böyle otomatik bir dönüşüm varsa ben bunu keşfetmeliyim hiç değilse bundan sonrasında başkalarına hizmette bu yönde de katkım olsun. Sonra düşündüm peygamberlik bile 40 yaşında yaşanıyordu otomatik bir hatırlama söz konusu ise onlar da mı farkına varamamıştı. Sonra Tibet Rahipleri geldi gözümün önüne onlar küçücük çocukken tapınaklara alınıp yetiştiriliyorlardı yıllar süren bir sürü eğitimden ve öğretiden sonra bu olgunluk sürecine giriyorlardı. Hatta içlerinden başarılı olamayanlar bile oluyor ve onlar tapınaktan azad ediliyorlardı (diğer insanların tabirine göre). Evet yıllar geçtikçe haritalarımız yenileniyordu ve hatırlama süremiz daha erken olabilirdi elbette. Hatta asırlar sonra bugün haritalarımıza yazacaklarımız nedeniyle belki de çocuklarımız artık doğar doğmaz ya da çok küçük yaşlarda vakıf olacaklar -zihnin ötesinde varlık ile birlik- halinde tam ve bütün halde yaşamaya, ki bence işte cennet de o zaman olacak:) Evet, şimdiki yazınızla anlıyorum ki evet ben algım yüzünden ifadelerinizi anlayamamışım:)

Ayrıca namaz kılıyor olmanız "bir antrenman" diyeyim, bu hızlı farkındalıkta onun çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.. zira namaz bir -arınma programı-dır, bu arınma da tıpkı tibet egzersizlerinde olduğu gibi kişiyi hem bedensel hem ruhsal açıdan hazırlar. Ben hep bu tür izole olma biçimlerine hazırlık aşaması adını veriyorum yani bir sonraki sıçramanın gerçekleşmesi adına bir hazırlık. Beden ve ruh birlikte hazırlanıyorlar bu tür programlarla. Ve eğer de bunu bir ibadet ve görev gibi yapmıyorsanız yani günahı ve sevabı meselesinden dolayı, işte o zaman sizi gerçekten varmanız gereken sonuca götürüyor. Tabi bunu günümüzde kaç kişi yapabiliyor dersek maalesef çok az sayıda kişi bunu farkında olarak uyguluyor.

Şimdi düşünün ki 5 vakit namaz kıldığı halde arınamayan milyonlarca birey var. Onlar bu eylemi tapınmak için yapmakta olduklarından başarıya ulaşamıyorlar! Kafalarında binbir tilki ile namaz kılıp ardından da "Ben ibadetimi yaptım, görevim bitti." diyerek aynı zihinsel yorgunlukla hayatlarına devam ediyporlarsa, işte istenilen noktaya ulaşmak elbette mümkün olmayacaktır.

Asırlardır insanlık olarak yaptığımız hatalardan en büyüğüdür -şekil halinde ve günah sevap skalasında iyi bir derece almak için- bu tür arınma programlarına girmek.

Ama görüyorum ki siz bunun bilincindesiniz, namazın ve aptesin ne olduğunu idrak etmiş ve bunu gerçek bir aydınlanma noktasına doğru getirmektesiniz.
 

ivrin

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tulu

sıyrılmak önemli her şey senle gelirse yoldakı yolcuları almayız

Bu sözü saklayacağım, hatta öğütler sayfama ilave edeceğim izninizle sevgili Tulu. Çünkü gerçekten, öyle kafamızdaki zihinsel olanlarla ne tür bir arınma gerçekleşebilir ki! Ki dediğiniz gibi "yoldan bizim için gelenleri alabilelim" öyle değil mi:) canımsın arkadaşım. Çok teşekkür ederim..
 

Alemtac

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tulu

söylemek gerekirse bende ilk okudugumda  anlamadım yazılarınız bir kaç defa okuyorum sakın bir yerde, bende güzel şeyler uyandıran cümleleri tekrar tekrar okuyorum
yardım olmama karsısındada daha önce bir kaç kitap okudum  pozitif düşünme ile ilgili birde namaz kılıyorum ben  abdest alırken su bir nevi negatif enerji akıtır kollar, ense,ayaklar dikket edilerse enerji akışı kolaylaşır bundan dolayı olabilir namazda aynı şekilde birde istemek önemli sıyrılmak önemli her şey senle gelirse yoldakı yolcuları almayız

Sevgili Tulu;

İçten gelen, beklentisiz yapılan ibadetin insanda meydana getirdiği açılımlara örnek oldun :) evet su negatif enerjiyi temizler diye bilirim bende.

En önemlisi niyet, iyi niyet neler yapmaz ki...Namaza, duaya hep niyet ettim niyet eyledim diye başlarız. Namaz da okuduğumuz dualar niyetimizle bütünleşir ve görünmez bir ışık olur yayılır atrafımıza.

Her ibadet şeklinde, ne olursa, ne çeşitse, önemli olan o saf inanca erişmektir.

Haddim olmayarak kutluyorum seni Sevgili Tulu :).
 

Tulu

#14
sevgili alemtac teşekur ederim