Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Feylefus

Uzay Bükülüyor mu?

Başlatan Feylefus, 26 Ocak 2023, 02:36:15

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Feylefus

Merhaba arkadaşlar sizlere bir sorum olacak.
sizce uzay bükülüyor mu? Einstein'in meşhur teorisi, ışığın bükülmesinin uzayın bükülmesine bağlı olduğu temeline dayanıyordu. Sizce uzay bükülüyor mu? Cevaplarınızı aldıktan sonra kendi cevabımı vereceğim. İyi forumlar dilerim.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#1
Hakkında spesifik olarak neredeyse hiçbir şey bilmediğim bir konu olmakla birlikte, "uzay-zaman bükülmesi" denen şeyin mümkün, hatta doğal ve çeşitli biçimlerde her an meydana gelen veya gelebilen birşey olduğu izlenimine sahibim. Senin açıklamalarını duymak isterim.

Dionysos

#2
Merhaba
Klasik fizik hakkında hiç bir fikrim yok. Onu anlamayı ve onun üzerine düşünmeyi denedim ve bana uygun gelmedi.. Daha doğrusu neyden bahsettiklerini anlamıyorum.
Bu anlamama düz dünyacılar düz dünyadan bahsederken olanı anlamama gibi geliyor.
Işık, optik varoluş, varolan.. Felsefeyi yeğlerim..
Yani uzay bükülüyorsa dediğimde dur bi dakka önce uzay ne? demeliyim. Uzayı tanımlamaya kalktığımda oluşan boşluklar kafa karışıklığı kelimeyi kimin getirdiği kavramı kimin ortaya koyduğu gibi bir kargaşa. Sanırım göklerdeki boşluk anlamına geliyor. Bilmiyorum

Bükülme çelişik. Alan anti alan .Bükülüyorsa anti alana mı bükülüyor. Antialana bükülüyorsa alan ne nasıl?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Feylefus

#3
Merhaba arkadaşlar, uzayın büküldüğü filan yok; ışığın bükülmesi mümkün ama bunu yapan şey düzlemin bükülmesi değil, ışığın manyetik alana maruz kalmasıdır.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

gerçek tosun paşa

#4
Madem bükülmesi filan yok sen ne yapıyorsun tuzak soru mu? Gelip 20 tane konu açıp soru bombardımanına tutuyorsun tek başlık altında yapabilirsin filan demeyeceğim çünkü birden bire birinin gelip bodoslama soru bombardımanına başlaması garip. Bizi mi test ediyorsun kendini mi tatmin ediyorsun? Biz öğrenci sen arif mi oluyorsun? Hiç bir konuda tek cümlelik fikir bile belirtmeden sürekli soru sormak ki bu konular birbirinden bağımsız olduğu için pek akıl karı durmuyor belirtmek isterim.

Feylefus

#5
Acele etme tosun paşa, ortada arif de yok öğrenci de yok. Gereksiz yere heyecan yapma. Sadece paylaşım var. Bu soruların bir hedefi var. Bir şey biliyorsan anlat bilmiyorsan gölge etme. Fikirleri olanlar fikirlerini paylaşsın ben de çok güvendiğim kaynağımdan paylaşacağım. Hem de tüm forumlarda ilk kez olacak. Bu güzel ve özel forum en iyiyi hak ediyor.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

gerçek tosun paşa

#6
Paşa olan benim sen heyecan yapma ben çok rahatım o kadar ki gölgem ağır gelebilir :) Hadi yap şovunu o zaman bu güzel ve özel forum için.

Feylefus

#7
Tosun paşa, haklısın gölgen bile ağırlık veriyor :))
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#8
Sevgili Feylefus, bu forumdaki başlıca bilgi kaynakları belli. Ra, Pleyades, Kasyopya Bilgileri, Maharaj vb.

Bu kaynaklarda paylaşılan temel evrensel, varoluşsal görüşler de belli ve birbiriyle genel olarak çok uyumlu.

Senin çok önem verdiğin ve çok önemli bilgiler içerdiğini düşündüğün farklı bir kaynağın varsa, bu kaynağı veya içerdiği bilgileri paylaş, hep birlikte görüşlerimizi paylaşalım.

Feylefus

#9
Sevgili Bozadi, kaynağı paylaşma yetkim yok ama kaynağın paylaştıklarını paylaşma yetkim var.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

gerçek tosun paşa

#10
Feylefus anlıyorum belki bir hevesle geldin ama şu son söylediğinin saçmalığı biraz fazla bana göre. Ne bu masonlar locası paylaşımlar 2023.pdf mi? Kaynağı paylaşma yetkin yok paylaştıklarını paylaşma yetkin var ver yetkiyi gör etkiyi diyorsun yani :) Ondan da yüksek telden konuşuyorsun yani yetki meselesi

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Feylefus anlıyorum belki bir hevesle geldin ama şu son söylediğinin saçmalığı biraz fazla bana göre. Ne bu masonlar locası paylaşımlar 2023.pdf mi? Kaynağı paylaşma yetkin yok paylaştıklarını paylaşma yetkin var ver yetkiyi gör etkiyi diyorsun yani :) Ondan da yüksek telden konuşuyorsun yani yetki meselesi
Bu hususta olumsuz düşünmene hak veriyorum gtp, bana da tuhaf, zoraki bir durum gibi görünüyor söz konusu bilgi kaynağının kimliğinin paylaşılmak istenmemesi. Ama şahsen şu aşamada kimlikten, isimden ziyade içeriği merak ediyorum.

Birkaç hafta önce "Stafford Betty"nin ölümden sonraki dünyayla ilgili kitabının tartışmasını yaptığımız başlıkta Feylefus arkadaşımıza bu hususta ifade etmeye çalıştığım gibi, benim Ra, Pleyades, Kasyopya ve yine Maharaj gibi kaynakları kalben benimseme sebebim çok teknik, spesifik, dünyevi olaylar, kişiler, durumlar hakkında verdikleri bilgilerden ziyade, tüm varoluşla aramızdaki ilişkinin, birliğin doğasına dair verdikleri, tekrar tekrar onayladıkları, pekiştirdikleri bilgilerdir.

Feylefus'un aktarım yaptığı kaynak bu konuda ne gibi bilgiler, açıklamalar sunuyor merak ediyorum. Varoluşun ebedi doğasıyla ilgili bilgilerden ziyade dünyevi ve kıyamet koşulları hakkındaysa ama bu konuda faydalı denebilecek bilgi ve öneriler içeriyorsa, elbette bunun da bir kıymeti olur ama bence asıl kıymet içimizdeki sonsuz kudretin ortaya çıkarılmasını teşvik eden, bunun bilgi ve tavsiyesini içeren bilgilerdedir. Yani kendimizi korkulardan, komplekslerden arındırmaya ne ölçüde hizmet ediyor? Bana göre öncelikle önemli olan bu.

Feylefus, dün diğer bir başlık altında ifade ettiğin şu görüşleri hatırlatmak istiyorum:

Alıntı Yap
insan ölümsüz olduğunu biliyor mu yoksa istiyor mu? Çizginin ötesine geçen bir kaç kişi tanıyorum. Anlattıkları da sanki Michael Newton'un veya Doleres Cannon'un deneklerinin anlattıklarına benziyor. Ancak "bizzat kendim" deneyimlemedikçe; buna nasıl güvenebilirim bilmiyorum. Bu öyle bir şey ki bizzat benim deneyimlemem gerekiyor başka türlü idrak mümkün değil. Kaldı ki başka bir perde daha var. Ben bizzat deneyimlesem bile; bunun gerçek olduğu kesin değil. Soren Kierkegaard kadar kararsız biri değilim. Ya da Halil Cibran gibi; görmeden emin olan biri de değilim. Fakat ölümsüz olduğumu, gerçekten bilmiyorum. Eğer böyle ise durum çok korkunç olacak. Nietzche'nin ( Nietzche Ağladığında) isimli kitabından şöyle bir paragraf hatırlıyorum.

Ya şeytanın biri sana gelip, şu hayatı sonsuza kadar tekrar tekrar yaşayacağını söylese!... Tüm çileleri tüm sıkıntıları ile tekrar tekrar. Hep aynı döngü içinde...."

O nedenle seçim benim elimde olsa; yok olmayı tercih ederdim naçizane. Basitçe gürültü yapmadan, sessizce... Yok olmayı.. Sönmeyi...Bilmem anlatabiliyor muyum...


Bu yorumlarda biraz karamsarlık algılıyorum.

sybleman

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Paşa olan benim sen heyecan yapma ben çok rahatım o kadar ki gölgem ağır gelebilir :) Hadi yap şovunu o zaman bu güzel ve özel forum için.

[:D][8D]

Arkadaşda bilgi var, bize sorarak biz ne biliyoruz onu görmek istiyor gibi algıladım. Ya da bizi düşünceye sevk etmek istedi sanırım.

Belki arkadaş kaynaktan direkt bilgi alıyor olabilir.

Yanlız buradaki bir çok arkadaş derin bilgiye sahip eli öpülesi insanlardır. Fizik bilgisi güzeldir ama gerçeğin bilgisi daha ağırdır.

Feylefus

#13
Tosun paşa çok basit düşünüyorsun. Polemik için ayıracak zamanım yok. Sadece önemli bulduğum konuları paylaşmak istedim. Başlarken heves kırıcı, ego tavan yaklaşımın yüzünden diğer bilgileri paylaşmamaya karar verdim. İyi forumlar dilerim herkese...
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#14
Feylefus, şimdiye kadar paylaştıkların için teşekkürler. Bundan sonra da paylaşmak istediğin şeyler olursa, hep birlikte değerlendirmeye çalışırız.

Yukarıda alıntıladığım ve biraz karamsar bulduğumu belirttiğim sözlerinle ilgili bir yorumda, öneride bulunmak istiyorum.

"Okuduğum açıklamalara, iddialara güvenebilmem için 'kendim deneyimlemem' gerek. Hatta kendim bile deneyimlesem, algı kısıtlılığım / perde nedeniyle o yine de gerçek olmayabilir." dedin.

Tamam, şüphecilik, sorgulayıcılık, objektiflik bakımından bence güzel, isabetli birşey söylüyorsun. Birşeyin evrensel ve mutlak doğruluk/yanlışlık durumu hakkında çok kesin ve düzenli, istikrarlı bir doğrulama aracımız olmayabilir. Ama önemli bir kıstasımız, değerlendirme ölçümüz var diye düşünüyorum. Huzurun, güvenin, pozitifliğin artıp artmadığı. Ben bu anlamda aslında son derece "pragmatik" bir açıdan baktığımı düşünüyorum ve bunu savunuyorum da. "İşime yarayana" bakarım, ilgi duyar, benimserim. Ve "işe yaramanın" bence en güzel şekli de korkularımızın, komplekslerimizin, huzursuzluklarımızın, blokajlarımızın azalması veya ortadan kalkmasıdır.

Okuduğumuz pek çok kaynak bize her birimizin potansiyel olarak varoluşun tüm kudretine sahip olduğumuzu, çünkü tüm varoluşun aslında "bir" olduğunu söylüyor. Tıpkı tek olan ağacın yer altında ve üstünde irili ufaklı sayısız dalları, budakları, yaprakları gibi.

Senin de illa ki hayatında çeşitli defalar deneyimlemiş ve deneyimlemeye devam edebilecek olduğun gibi, tüm kalbimizle çok güçlü bir sevgi deneyimlediğimizde veya bir şekilde moralimiz çok yüksek olduğunda pek çok korkumuzun, kompleksimizin, farkında bile olmadığımız zihinsel blokajlarımızın üzerimizdeki etkileri zayıflar, yapamadığımız şeyleri yapabilir hale geliriz, yakınlarımıza, sevdiklerimize ve genel olarak etrafımızdaki insanlara yönelik faydalarımız artar. Yüksek enerji ve moral patlaması yaşadığımızda bunu çevremize yayma eğilimi duyarız.

İşte çok fazla deneysel-bilimsel kanıta gerek olmaksızın, hayatta doğru ve güzel olan şey budur. İyiliğimizi, sevincimizi, huzurumuzu, güvenimizi, sevgimizi artırmak, yüksek tutmaya, hatta giderek derinleştirmeye çalışmak ve böylece aynı zamanda o enerjiyi, sevinci, morali etrafımızdaki insanlarla paylaşabilmek. Kendimizin ve sevdiklerimizin korkularını, komplekslerini, blokajlarını azaltmak, yaralarına merhem olmak, şifa olmak.

Okuduğumuz, değerlendirmeye, yararlanmaya çalıştığımız bilgi kaynaklarının iddialarını değerlendirirken de bence kıstas alabileceğimiz başlıca şeylerden biri budur. Birşeyin doğruluğu-yanlışlığı meselesinin içinden çıkılamıyorsa, bu doğruluk-yanlışlık meselesiyle çok fazla boğuşmaya, tartışmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Kısaca "pozitiflik" diyebileceğimiz şeyi artırıp artırmadığıdır en önemlisi. Pozitifliğin artması "havada-karada" doğrudur, iyidir, güzeldir, gereklidir. Bizim dünyada en çok eksikliğini çektiğimiz şey budur. Moralimiz yüksek olunca, karşılaştığımız engelleri, zorlukları aşma konusundaki gücümüz, kudretimiz de yüksek oluyor.