Haberler:

Yeni celse forumda! 27 Haziran 2026🎉🌱

Ana Menü

PARADOX

Başlatan tcmessiah, 14 Temmuz 2020, 23:46:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tcmessiah

turkiyede ruhsal celselerde usta ulanlarin celselerinde ve kitaplarinda hep hz muhammed filan islam vs dogru oldugu soylenir eger oyleyse kuranda bu son kitaptir hz allahin kulu elcisidir der  bu bir paradox degilmi o zaman nasil sizden bilgi aliyoruz ege dogruysa neden son kitap budur onu koruyacak biz dediniz yada soyle deyim ozaman neden kuranda bir suru cikmaz var ? ya da simdi neden yollamadiniz ozaman yolladiniz ayi bolmeler vs simdi yasansaydi daha cok kisi inanirdi ? celseler vs de birbiriyle celisiyor ben suna yorumluyorum bizim ust boyuttada ortalik karisik herkes alt boyuttaki varliklari kendi cikarina gore kullanmak istiyor biz zaten celselerde iyiyi kotuyu ayirt edemiyoruz :))) yada kuran sonradan degistirildi o dedigim kisim sonradan eklendi siyasi bir sekilde kullanilsin diye ?
 

bozadi

#1
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen tcmessiah

turkiyede ruhsal celselerde usta ulanlarin celselerinde ve kitaplarinda hep hz muhammed filan islam vs dogru oldugu soylenir eger oyleyse kuranda bu son kitaptir hz allahin kulu elcisidir der  bu bir paradox degilmi o zaman nasil sizden bilgi aliyoruz ege dogruysa neden son kitap budur onu koruyacak biz dediniz yada soyle deyim ozaman neden kuranda bir suru cikmaz var ? ya da simdi neden yollamadiniz ozaman yolladiniz ayi bolmeler vs simdi yasansaydi daha cok kisi inanirdi ? celseler vs de birbiriyle celisiyor ben suna yorumluyorum bizim ust boyuttada ortalik karisik herkes alt boyuttaki varliklari kendi cikarina gore kullanmak istiyor biz zaten celselerde iyiyi kotuyu ayirt edemiyoruz :))) yada kuran sonradan degistirildi o dedigim kisim sonradan eklendi siyasi bir sekilde kullanilsin diye ?
Anaakım Türk spiritüalizmini temsil ettiği söylenebilecek MTİAD ve BİLYAY gibi bu konuda genel itibariyle saygın kurumların beyanlarında yanlış bilmiyorsam İslam bir yandan onaylanırken bir yandan da bu bilgilerin (dinlerin) artık içinde bulunduğumuz çağda faydalılığını, işlevselliğini yitirdiği veya giderek yitirmekte olduğu yönünde ifadeler var.

Spiritüalist bilgilerin (deneysel spiritüalizm / neo-spiritüalizm) İslam'la da, diğer belli başlı dinlerle de (özellikle Hristiyanlık ve Yahudilik) uyuşmayan pek çok yönü var. Ben evrensel/varoluşsal bilgiler konusunda spiritüalizmin bu dinlerden genel itibariyle çok daha doğru ve faydalı bilgi ve öneriler içerdiğini düşünüyorum. Yalnız bu dinler bir şekilde (ki çoğunlukla zoraki şekillerde) dominant hale gelmişler. Toplumun, toplumların ciddi bir kısmı bu din ideolojileriyle aidiyet bağı kuruyor ve dinler arasında, dinlerin kendi içinde mezhepler arasında vs... epeyce egosal çatışma, şiddet, tehdit faktörleri de var. Bu durumda spiritüalist kaynaklar topluma hitap ederken "bu ideolojiler baştan sona sorunlu" diyemiyor açık bir şekilde. İnsanların çoğu evrimsel açıdan çok çocuksu bir düzeyde oldukları, yani güçlü ve bağımsız bir akla, vicdana, iradeye sahip olmadıkları için, tıpkı çocukların durumunda olduğu gibi ödül/ceza (havuç-sopa) ile güdülmeye meyilli oldukları için ve din ideololjilerini yönetenlerin hepsi değilse de çoğunluğu veya en etkili olanlar, yani toplumları yönetmekten, sömürmekten nemalananlar da insanları başta cennet-cehennem olmak üzere çok çeşitli arzu ve korku fikirleriyle ciddi bir hipnotik kontrol altına almış olduğundan, ağır bir hipnoz hali içindeki bu kitlelere doğru kabul ettikleri pek çok şeyin yanlışlığını iddia etmenin de bir faydası veya anlamı kalmıyor. Dolaylı, pasif denebilecek yöntemlerle çalışmak gerekiyor: Kendi evren/hayat/varoluş görüşünü anlatmak, tanıtmak, ilgi duyanlara bu konularda aydınlatıcı bilgiler, eğitimler vermek vs.

Bir dine mensup insanlar dünya nüfusunun ezici bir çoğunluğunu oluşturuyor. Bunlar arasında pozitif eğilimleri daha güçlü olanlar da var, negatif eğilimleri daha güçlü olanlar da. İstikrarsız, karışık eğilimli olanlar en kalabalık kitle muhtemelen.

Din öğretilerinin veya ideolojilerinin insanları ille de daha negatife sevk edeceğini iddia etmek doğru olmaz. Bu daha çok kişilerin kendi iradesine bağlı birşeydir. Bir insan yeterince pozitif eğilimli olduktan sonra, o kişinin Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Deist, Ateist... olmasının hiçbir önemi yok temelde. Önemli olan ahlaki tercih ve yönelimdir. Dinlerin varoluşsal gerçekleri çarpıtıcı yönleri, pozitif eğilimli olanlar için illa ki şu veya bu düzeyde bloke edici, ilerlemesini zorlaştırıcı etkiler yapıyordur ama kişi yeterince akıllı, vicdanlı ve iradeliyse, bir şekilde ilerleyişini sürdürebilir.

Dini bilgiler adeta bir çorba niteliğinde olduğu için, isteyen herkes kendi eğilimine uygun birşeyler bulabiliyor içinde.

Dinlerin en güçlü ve etkili yönlerinden biri, çok sayıda insanı aşağı-yukarı ortak bir çatı altında buluşturabilmesi, şu veya bu ölçüde. Bunun çok değerli bir yönü de var elbette. Bir birlik, kardeşlik, dayanışma, moral yönü var bunun. Yani dinlerin çok dezavantajlı yönleri de var, avantajlı yönleri de.