Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

SAYILARIN ERDEMİ

Başlatan Alemtac, 27 Nisan 2009, 02:28:54

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#15
Tarih Boyunca Rakamların Gizemi


İnsanlar "tarih öncesi çağlar"dan beri rakamlardaki gizemi merak ederek sayılar,tarihler,isimlerin rakamsal ifadelerinin anlamlarını bilmeye çalışmışlardır.Bu konuda uğraşanlar "Kelimeler harflerdir,harfler rakamlardır ve rakamlar Tanrısal enerjilerdir."demişlerdir.her bir rakamın sahip olduğu bir titreşim vardır ve titreşimlerin açığa çıkardığı frekans(dalga boyu) bugün için bilinmektedir.

Rakam fikri ilk olarak Hindistan'da ortaya çıkmıştır.Rakamların sistematik olarak ilk defa kullanılışı da Fenikeliler ile Çinlilerde görülmüştür.Böylece harfler ve rakamlar arasında ilişki kurmaya başlamışlardır.Hindistan'da ilk olarak sıfır(0) sayısı ve kelimesi kullanılmıştır.

Rakamlar konusundaki ilk araştırmayı MÖ 6.yy'da numerolojist, astrolog,astronom ve matematikçi Yunanlı Pisagor yapmıştır.Ona göre insan evreni rakam ve şekillerle öğrenebilir ve varlığın temel unsuru sayılardır.Sayılar soyut değil,somut özelliklere sahip olup tek,çift,sağ,sol,bir,çok,erkek ,dişi,sonlu,sonsuz olarak ikiye ayrılır. Müziğin temeli de sayılardır,geometri sayılardan meydana gelir,gökcisimleri sayılarla ilgilidir.Pisagor rakamların her şeyin bir parçası olduğunu dünyanın aritmetik bir düzenle uyum içinde olduğunu ortaya koymuştur.Bu konuda İbranili Gematria da günümüz sayıbilime katkıda bulunacak çalışmalar yapmıştır;Yahudi alfabesindeki 22 harfte saklı olan enerji rakamlarda gizlidir ve her rakam İlahi gücün sembolüdür.Yunanlılar kısaca sayıların nesnelerin ve kelimelerin özünü taşıdığını iddia ederler.Filozof Eflatun'a göre ise"Ölçü ve orantı,nitelikleri değişmez bir biçimde,güzellik ve inceliği oluşturur." Mimar Leon Alberti 15.yy'da "doğada tam bir tutarlılık ve süreklilik ve değişmez bir benzeşme vardır.Kulaklarımızı çınlatan ses birliğini sağlayan sayılarla gözlerimizin gördüğü sayılar tıpatıp aynıdır." der.Carl Gustav Jung'un Senkronizasyon yasasına göre de "Evrende herşey danstan,müziğe,resimden şiire çok büyük bir uyum içindedir.Bu yüzden de sayılar ortak bir dili oluşturan anahtar gibidir" Daha sonra Fransız matematik bilgini Descartes Pisagor'un sayıbilim teorisiyle ilgilenerek tüm dünyanın yararlandığı bilimsel verileri bu çalışmalar sonucu oluşturmuş ve böylece numeroloji (sayıbilim) doğmuştur.

Sayılarla Yaratan _evren arasındaki ilişki kurulmasıyla sayı mistisizmi doğmuş ve İncil'in bu anlamdaki yorumları ve Yahudi Kabalasının oluşumu başlamıştır.Kutsal Kitabın (Tevrat ve İncil) İbrani'ce yazılışında sayılar bulunmamakta ve alfabedeki harflerle gösterilmektedir.Bir kelime veya isimdeki harfler yerine rakamlar yerleştirince de varlığın durumu, niteliğini ortaya koyan sayı elde edilmektedir.İbrani oğulları Kabbal'da şöyle der;insanoğlunun bütün davranışlarının ahlaki yönü kozmik sonsuzun planıyla ilgilidir ve dünyanın dengesini etkiler.

İslam dünyasında sayı mistisizmi ise Cabir bin Hayyam (ö 815)ile başlamıştır.İbn-i Arabi tarafından sistemleştirilmiştir. Bu anlayışa göre numeroloji her şeyin temelini oluşturan birlik ilkesini anlamanın bir yoludur,tabiatüstü bilimdir,diğer bilimlerin kökenidir ve Allah'ın dünya ile ilişkisi 1'in diğer sayılarla ilişkisine eşittir.İslam Alimleri aynı zamanda ilm-i cifir adında özel bir sayısal düzenleme de geliştirmişlerdir.

7 gezegenlerin sayısı olduğu için önemlidir

12 burçların sayısıdır.

28 Arap harflerinin sayısıdır ve ayın tam bir dönüşüne denk gelir.

Ortaçağdaki Barok sayı sembolizminde de;astrolojik çalışmalarla sayı sembolizmi birleştirilmiş ve ortaçağ kilisesi tarafından kullanılmıştır.Bu anlayışa göre;

Evrende hiçbir şey düzensiz olamaz

2 bölünebilir ve faniliği simgeler

10 tek boyutludur,doğru inancı simgeler.

100 enlemesine genişler ve hayırseverliği işaretler.

Rönesans döneminde ve daha sonra J.J.Rousseau,Voltaire, Rimbaud, Bauldelaire gibi zamanın ünlü düşünür ve bilim adamları da renkler,titreşimler ve sayıları birleştirip bağdaştırmaya çalışmışlardır. (Evren=titreşim=orantı=sayı)

Sonuç olarak sayıların kendilerine özgü frekans,kişilik ve simgesel özellikleri vardır
 

promıse

#16
Sonuç olarak sayıların kendilerine özgü frekans,kişilik ve simgesel özellikleri vardır

yaklaşık bir aydır sürekli sesli yada görsel olarak rakamlar geliyor ve ben bunlara hiç bir anlam veremiyorum  bilgimin yetersiz olmasından dolayıda çözemiyorum .
rüyamda söylenen sayıların yanı sıra çok ilginç bir şekilde egzersiz yaptıktan sonra yorgunluktan yatağıma uzandığım sırada kırmızı geometrik bir şekil içinde rakamlar görüyorum.usui reiki 2.dercedeyim bununla bağlantılı olabilirmi?
sevgi ile kalın....
 

Alemtac

#17
Sevgili promıse, hoşgeldiniz:)) Gerçi uzun zamandır aramızda olduğunuzu yazmışsınız ancak bu bir fırsat oldu benim için, sizin gibi dostlarla birlikte olmak keyif verici :)

Bende 2. derece reiki olduğumda rüyamda siyah-beyaz kareli bir zeminde beyaz karelere atlıyarak ilerleyip, kırmızı karede duruyordum :)) 2.derece reiki olmakla ilgili mi, hala bilemiyorum ancak rakamlar bizlere bir şeyler söylüyor, onları dikkatle izleyecek ve şifresini çözecek rakamı alan kişi oluyor. Bence, gördüğünüz ve duyduğunuz rakamları unutmadan not edin, bir tavsiye/fikir olarak kabul edin söylediğimi. Rüyalarımızı da aynı şekilde not etmemizde yarar var. Söylendiğine göre sabah kahvaltı etmeden önce gördüğümüz rüyayı, rakamları not etmemiz gerekliymiş çünkü birşeyler yedikten sonra görülenler unutuluyormuş, kan akışı ile ilgili birşey.

Bir arkadaşım ne zaman saatine baksa 21:21 rakamını gördüğünü söylemişti ve bir gün yemekteyken saatine baktı ve bana gösterdi..tam 21:21 di :) "Neden hep bu saatte saatime bakıyorum, ya da neden hep 21:21" diye sorduğunda cevabın bende değil onda olduğunu söylemiştim. Bilgim yetersiz demeyin, içsel olarak nedenini, rakamların şifresini en iyi bilecek ve çözecek olan sizsiniz.

Sevgiler :)
 

promıse

#18
sevgili alemtac teşekkürler not almaya başladım epeyce rakam birikti akışa uyup onları serbest bırakmaya karar verdim ilk günlerdeki gibi üzerinde fazla düşünmüyorm ilerleyen zamanlarda mutlaka karşıma çıkacak ve o zaman ben bunun sırrını çözeceğim evet çok doğru çözüm kendimize ait
iyiki varsınız...
 

Alemtac

#19
lalebayraktaroglu.com

YAŞAM ÇİÇEĞİ – HOLOGRAFİK KÜRE – SEVGİ HOLOGRAMI





Bütün evren bu kutsal küreden doğmuştur. Bu küre koşulsuz sevginin sembolüdür. Bizim DNA, RNA'mız bu holografik modelden türemiştir. Bizim hücrelerimizdeki en küçük atomik parçacığın modeli budur
...
Kadim Mayalar Allah'ın matematiksel doğasını keşfettiler. Yaratılışın doğası 13 ve 20 sayılarının frekanslarını içeriyordu. 13 sayısı sembolik olarak daire ile, 20 sayısı da sembolik olarak kare ile ifade ediliyordu. Mayalarda Hunab K'u nun sembolü daire içinde kare olarak gösteriliyordu. Hunab K'u nun anlamı ölçüyü ve hareketi verendir.

Hunab 'Allah' veya Yaradan ve K'u piramid demektir.

Aslında, bununla Allah piramidin içindedir demek istiyoruz fakat Mayalara göre bizim fiziksel bedenlerimiz de piramittir ve içinde Allah'ın gücü vardır. 13 ve 20 sayılarının gücü bizim içimizdeki Allah'ın gücünü uyandırıyor diyebiliriz.

Bedenimizde 13 ana eklem mevcuttur: Ayak bileklerimiz, dizlerimiz, kalça eklemlerimiz, dirseklerimiz, el bileklerimiz, omuz eklemlerimiz ve boynumuz. 20 tane parmağımız vardır. Döllenme esnasında daire olan yumurtayı döllemek için yumurtanın etrafında muhakkak 13 sperm olması gerektiği tesbit edilmiştir.

Eğer 20 parmağımızla 13 eklem hareketini toplarsak bu 33 eder ki bu bizim ışık bedenimizin sayısal ifadesidir. Omiriliğimiz 33 parçadan oluşur.13 sayısının tam merkezi 7 dir ve bu bizim 7 çakramızın işaretidir.

Mayalara göre 7'nin gücünü kullanabilen 33'ün gücünü de kullanabilir. 13 ve 20 frekansları ay döngüleriyle, güneşle, galaktik zamanla ve dünya zamanıyla uyumludur. Ruhumuz bedenimizi hareket ettirmek için 13 eklemimizi kullanır. Bu frekans Dünyamızın ve Galaksimizin doğal dönemleriyle uyumlu olduğu için 13 ve 20'nin olumlu tesirlerini hem organik yapımızda hem de boyutlar arası enerji akışlarına uyumda görürüz.

Mayaların takvimine göre 13'üncü ışın, takvimdeki en yüksek titreşimdir;dönüşümü temsil eder. 20'nci işaret ,"AHAU" Solar Zihin hem fiziksel hem spiritüel olarak ışığın gizemini açığa çıkarır. Bu işaretlerin elverişli birleşmeleri gezegenimizin daha büyük bir IŞIĞA uyumlanma zamanına girdiğimizin göstergesidir.

13-20-33 sayılarının frekansları bizim içimizdeki Tanrıyı uyandırır.

13: Zeki,yeniliğe açık, araştıran keşfeden, gücü egoistçe kullanmayan demektir.

3+1=4 eder. Bu sayı, karmik borçları ödemekle ilgilidir.

20: Uyanış; yeni anlam yeni planlar,sabırla, istekle, devamlılıkla gücü dönüşümde kullanabilmektir. Mutluluk verecekleri yaratabilmek ve olumsuzları silme gücüdür.

33: En şanslı sayıdır. Sevginin sihridir. Her alanda şanstır.