Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Yine, yeni, yeniden.... Ankara...

Başlatan bozadi, 14 Mart 2016, 01:20:55

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Hala, "Başkanlığa evet derseniz bunlar biter" tehdidi mi, yoksa İsrail Ortadoğu'da giderek tırmanan gerilimde Tayyip'le olan işbirliği pazarlığında elini güçlendirmek için yapabileceklerini göstermeye devam mı ediyor? İkisi aynı anda da doğru olabilir tabi. Ama benim tahminim daha çok İsrail yönünde. Tam 1 saat boyunca resmi açıklama gelmemiş olması, twitter ve face'in bloke edilmesi, pek de AKP'nin elinde olmayan birşeyler döndüğüne işaret ediyor bence. AKP'yle yılanın fareyle oynadığı gibi oynayabilen birileri.

Evet, elbette eğer olay PKK'ya etiketlenebilirse, son aylarda güneydoğuda insanlara yapılan işkenceler, katliamlar geridönük olarak "AK"lanmış olur bir ölçüde, ve üstelik katliamlar bu ülkenin ilkel beynini tetikleyip hükümetin şantajlarını kabul etmeye sevk ettiği için (bkz son seçim), "Başkanlık" için yapılmış benzer bir operasyon olduğu da rahatça ileri sürülebilir, ama asıl şantajı İsrail AKP'ye yapıyor olabilir. Eğer bu tahminim doğruysa, Tayyip'e şu mesaj veriliyor: "Benimle pazarlığında şansını fazla zorlama, aklını alırım. Eğer dediklerimi yaparsan, tüm bu katliamları senin yeni seçim başarılarının malzemesi yaparım ama dediklerimi yapmazsan, bundan sonraki katliamların gelişimini seni iktidardan indirecek şekilde de ayarlayabilirim kolayca."

bozadi

#1
Şu da var, Edgar Cayce'nin kehanetlerinden:

Alıntı Yap"Bu dönem boyunca mücadeleler ortaya çıkacak. Davis Boğazı yakınlarında, karaya bağlı olan yaşam hattını açık tutma girişimlerinde bunu bekleyin. Libya ve Mısır'da, Ankara'da ve Suriye'de, Avustralya'nın yukarısındaki boğazlarda, Hint Okyanusu'nda ve Basra Körfezi'nde karışıklıkları bekleyin. Edgar Cayce,  (Okuma 2550-1,  28 Nisan 1941)

Alemtac

#2
Hepimizin bildiği gibi Türkiye üzerinde oynanan bir oyun var. Vahşi ve acımasız kitle katliamlarının belli bir algıya hizmet ettiğinin farkında olmalıyız. Bu olayların neye veya kime hizmet ettiği yakında ortaya çıkacaktır sanıyorum. Pkk, işid terör odaklarının arkasında duran güçlerin sadece maşası olduklarına, Türkiye yöneticilerinin zaaflarının da bu algıya bilerek yada bilmeyerek hizmet etiğine inanıyorum.
 

ağaçkakan

#3
Keşke laura ve diğerleri bir celsede K'lilere bu saldırıları sorsalar. Görünen fail TAK ve PKK yine sanırım. Ama asıl fail kim, hangi büyük güç? Muhtemelen İsrail olabilir. Tabii Rusya, Suriye, İran üçlüsünden biri de olabilir.

Acaba K'lilere soru gönderebiliyor muyuz?
 

bozadi

#4
Sevgili ağaçkakan, celselerde Ortadoğu'daki terör faaliyetlerinin tamamen ABD-İsrail temelli olarak işlediğine doğrudan ve dolaylı şekillerde çok sayıda referansta bulunulduğunu görebilirsin. Çok yakın bir celsede de bu göndermeler yapıldı. PKK'nın da, IŞİD'in de ve kendi ülkemizin karanlık derin devletinin de ABD-İsrail şeytani ittifakının ürünleri olduğundan, bölgede dönen tüm şeytanlıkların o veya bu şekilde bu ikilinin ve müttefiklerinin planları doğrultusunda şekillendirildiğinden bir şüphen var mı? Rusya'nın, Suriye'nin ve İran'ın sırf ABD-İsrail ittifakının mutlak faşist egemenlik planlarına karşı geldikleri için Şeytani İttifak'ın hedefi ve baskısı altında olduğu açık değil mi? Ben gizemli veya belirsiz bir durum görmüyorum doğrusu.

Yine de K'lara veya Laura ve ekibine bu veya herhangi bir konuda soru yöneltmek istersen, cassiopaea.org forumuna üye olup şansını deneyebilirsin.

ağaçkakan

#5
Teşekkür ederim Bozadi. Belirttiğin foruma üye olup soru sorma şansımı deneyeceğim.

Evet, dediğin gibi pek çok karanlık olayda, mesela 11 Eylül saldırısında bile İsrail derin devletinin payı olduğu söylenmiş celselerde. Bu olayda da arka planda yine o güçler olabilir.

Ama her olayda mutlaka onların olduğunu mu düşünmeliyiz bu açıklamalar nedeniyle? Onların müdahil olmadığı bu tür karanlık eylemler yok mudur? Mesela Reyhanlı katliamı Suriye'nin gizli istihbarat örgütü El Muhaberat tarafından tezgahlanmış.

Bu nedenle "acaba" dedim. Yoksa elbette pek çok olayın gizli sorumlusu İsrail'dir. Bu konuda şüphem yok.
 

bozadi

#6
Reyhanlı Katliamı'nın El Muhaberat tarafından değil, AKP beslemesi El Kaide / Nusra teröristleri tarafından düzenlendiğini bu işlerle ilgili olan ve yeterince aklı ve vicdanı olan çoğu kişi biliyor. Katliamın Suriye devleti kurumları tarafından planlanıp yapıldığı sadece AKP'nin iddiası ve Suriye isyanlarının yapay bir şekilde tırmandırılış sürecini takip ettiysen, o süreçte Reyhanlı katliamının Suriye/Esad tarafından yapıldığı iddiasının da yine ABD/İsrail güdümünde Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin sınırsız ve sonsuz yalanlarından, ahlaksızlıklarından, şeytanlıklarından biri olduğunu anlaman zor olmaz.

Üstelik AKP'nin kendi görevlilerinden biri bu konudaki gerçeği ağzından kaçırmıştı.

Esad melek değil, ama bölgede Global Şeytanlar gizlisi saklısı olmadan onyıllardır açıkça şov yaparken sırf o şeytanlara direndikleri için görmedikleri baskı, işkence ve ambargo kalmayan Suriye, İran ve Rusya'ya sanki tüm o şeytanlıkları bu devletler yapıyormuş gibi yaklaşmak çok şiddetli bir önyargıya işaret eder ancak.

Kim ABD'nin ve İsrail'in müttefiki ve kim bu şeytanlara en çok direniyor? Bu sorunun cevabı yeterince "açıklayıcı" değil mi?

bozadi

#7
Saldırı Rakka'dan gelen teröristlerce yapılmıştı. Saldırıyı düzenleyen intihar bombacılarının kulladıkları araçların ve bombaların o sırada Nusra'nın kontrolü altında bulunan ve şu anda da IŞİD'in başkenti olan "Rakka" menşeli olduğu ve Nusracıların bu saldırıyı düzenleyecekleriyle ilgili jandarma istihbaratının bulunduğu Redhack grubu tarafından belgeleriyle ifşa edilmişti.

bozadi

#8
İslam adına her türlü terör eylemi, özellikle intihar bombalamaları El Kaide'nin, Nusra'nın ve son zamanlarda özellikle IŞİD'in "imzalarından" biri. Devletimizin uluslararası düzeyde tescilli terör örgütü olan, El Kaide'ye bağlılığını açıkça bildiren Nusra'yı aynı şekilde resmen "terör örgütü" olarak kabul ettiği halde aslında "bağrına bastığı" bir sır değil. (Aynı şeyi daha dolaylı olarak IŞİD'e de yapıyor.) En son Türkmen dağı olayında Türmen dağında Türkmenler değil, Nusra boy gösteriyordu. Aynı Nusra'nın Suriye'de pek çok kimyasal saldırı ve katliam yapıp suçu Suriye devletine attığı pek çok kez kanıtlanmıştı. Nusra ve IŞİD'in Türkiye'de cirit attıkları, kolayca para, adam, mühimmat ve kimyasal bomba malzemesi temin ettikleri çok iyi biliniyor. Ülkemiz ne yazık ki ABD-İsrail ikilisinin emrinde İslam maskeli Şeytanlığın başkenti olma konusunda Suudi Arabistan'la yarışıyor ve arada fazla fark yok gerçekten. Belki Suudileri geçmiş bile olabiliriz.

bozadi

#9
ABD-İsrail ikilisinin şeytanlıklarına direnen Suriye devletine, yani Esad'a karşı savaşırken yaralanan Nusracıların İsrail hastanelerinde tedavi edilip Suriye'ye geri gönderildiğine dair pek çok fotoğraflı haber alıntıladık forumda. Ki bu zaten gizlenen birşey de değil. Nusra'nın ve aslında kendine İslam cihatçısı diyerek bizzat Müslüman halklara savaş açan, kafa kesen tüm o aşşağılık soysuzların birer ABD-İsrail piyonu olduklarını ve bizim devletimizin de o şeytan köpeklerine ve sahiplerine yapmadığı hizmetin kalmadığını görmek zor olmamalı. Hipnozlardan uyanmamız gerekiyor.

ağaçkakan

#10
Bilgiler için teşekkürler Bozadi. Reyhanlı saldırısı ile ilgili MİT'e ait raporlarda Mihraç Ural ve El Muhaberat adamlarının adının geçtiğini şurada okumuştum: http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yildiray-ogur/587769.aspx

Bu nedenle öyle yazdım. Ama yanıltıcı bilgiler olabilir bunlar. Israrcı değilim. Zaten El Nusra'ya verilen destek biliniyor. IŞİD'i de dolaylı olarak desteklediğini Noam Chomsky de söylemiş son konuşmasında. Büyükelçi İldem de açıklamış zaten.

Medyada çok fazla bilgi kirliliği var. Bunlar neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamamızı engelliyor çoğu zaman.
 

bozadi

#11
Türkiye Gazetesi açıkça bir "havuz" gazetesi. Yani AKP'den finansal ve başka şekillerde himaye alarak AKP'yi neredeyse tamamen sorgusuz sualsiz destekleme konusunda "itaatkar" olan gazetelerden biri. Tabi son zamanlarda kendi aralarında Erdoğancı/Davutoğlucu diye bölünme sürecinde nasıl bir pozisyon alıyor bilmiyorum. Ve "havuz" derken, sanki AKP havuzu dışındaki gazeteler çok dürüst, çok ahlaklı ve insancılmış gibi bir anlamda söylemiyorum bunu. Ama bu da havuz gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Yıldıray Oğur ABD-İsrail oyuncağı AKP'nin rüşvetlerine ve baskılarına boyun eğmiş biri gibi görünüyor bana. Taraf'ta yazarken de pek çekici gelmiyordu, şimdi hiç gelmiyor. Eğer sen biliyorsan, söylemeni rica ediyorum. Taraf gibi Ahmet Altan yönetiminde ergenekon/jitem ve Devlet/PKK kirli ilişkileri konularında olağanüstü cesur haberlere ve ifşalara imza atmış bir gazetede yazmış olan Oğur, AKP'nin çok kısa bir süre önce Jitem'i hem AK'layıp hem de mumla aratacak hale gelmiş olmasına ne gözle bakıyor?

bozadi

#12
Not: Ergenekon davası sürecinde elbette pek çok haksız-hukuksuzluk oldu, bunlar savunulamaz ama bu durum, ABD'nin, İsrail'in, NATO'nun, yani Global Şeytanların açıkça müttefiki olan devletimizin ve ordumuzun, yine aynı şeytanların büyük ölçüde kontrolü altında olan PKK ile arasında danışıklı dövüş olduğu, ordumuzun feci şekilde kirletilmiş olduğu, global şeytanlara ve onların yurdumuzdaki fitnelerine sayısız kereler maşalık yaptığı gerçeğini ortadan kaldırmaz bana göre.

ağaçkakan

#13
Yıldıray Oğur'u takip edebildiğim kadarıyla daha çok bir yerlerde eline geçen bilgi-belgeleri paylaşmasıyla ün kazanmış. Daha çok da eski arşivlerden bulunup çıkarılan bilgi-belgeler. Bu açıdan bazı olaylarla ilgili olarak bu tür belgeleri yayınladığında ilgi çekici olabiliyor. Yoksa dediğin gibi, o gazeteyi de oradaki yorumları da ciddiye almak mümkün değil.

Yıldıray Oğur'un bunun dışında önemli bir fikrî yanı yok bence. Operasyonlarla ilgili bir şey yazdığını görmedim. O nedenle bu konuda ne düşündüğünü bilmiyorum. Eski dönemdeki jitem faaliyetlerini eleştiriyordur tabii, ama şimdiki durumla ilgili pek bir şey diyeceklerini sanmam. Sadece, aklımda kaldığı kadarıyla, suça karışan devlet görevlileriyle ilgili işlem başlatıldığını ve (bir cesedi aracın arkasında sürükleyen kişide olduğu gibi) bazılarının açığa alındığını yazdığını hatırlıyorum twitter'da.

Benim kafamı bu IŞİD'e destek konusunda karıştıran asıl etken, şu sahte belgeler oldu. Yani aslında kurmaca-düzmece olan ve Türkiye'nin IŞİD'e desteğini "kanıtladığını" gösteren(!) belgeler. Bunlar sosyal medyada, hatta politik aktörlerce bile ara sıra kullanıldı. İşte bakan imzalı olan sahte belge, ışidci(!) ciğercide (:)) çekilmiş fotoğraflar gibi...
 

bozadi

#14
Noam Chomsky'ye büyük bir saygı duyuyorum. Yahudi olduğu halde ABD ve İsrail devletlerinin şeytanlıklarını açıkça söyleme cesaretine sahip biri. AKP'yi de bizzat aynı nedenle eleştiriyor. Alev Alatlı denen AKP-yalaması şahıs hiç utanmadan Chomsky gibi birine AKP'yi eleştirdiği için "yeni sol artığı Yahudi!" diye bok atma cüretini gösterdi!