Ve Yenikapı gerçeği açıklandı: 250 milyon liralık tasarruf (8.9.2019)

Başlatan bozadi, 08 Eylül 2019, 16:55:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

08 Eylül 2019

Ve Yenikapı gerçeği açıklandı: 250 milyon liralık tasarruf


İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Yenikapı Meydanı'na getirilen yüzlerce araçla ilgili belediyeden beklenen açıklama geldi.




İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreteri Yavuz Erkut, Yenikapı Miting Alanı'nda toplanan İBB'nin ihtiyaç fazlası 730 aracını basın mensuplarına gösterdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hem 31 Mart, hem de 23 Haziran seçimleri sırasında sık sık gündeme getirdiği, 'israfla mücadele ve tasarruf ilkeleri çerçevesinde' İBB'nin ihtiyaç fazlası araçlarının Yenikapı'da sergilendiğini belirten Yavuz Erkut, "Kamuoyu, bu tartışmaların neticesinde seçimlerin sonuçlanmasıyla birlikte, ihtiyaç fazlası araçları görmek istemiştir. Netice itibariyle yaptığımız çalışmalar kapsamında şu an alanda gördüğünüz 730 araçtan tasarruf edilebileceği belirlenmiştir" dedi.

İKİ SEÇİM ARASI ARAÇLARI İADE ETTİLER

Yapılan incelemeler neticesinde Nisan, Mayıs ve Haziran ayları arasında 517 aracın kiralandığı şirketlere iade edildiği bilgisine ulaştıklarını kaydeden Erkut konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Başkanımızın sık sık dile getirdiği israf ve tasarruf kavramlarıyla ilgili söylemleri sonrası bir evvelki yönetimin de tasarruf ihtiyacı hissederek binek araç sayısını azalttığı düşünüyoruz. Sonuç olarak, 31 Mart sonrası toplamda yüzde 20 seviyesinde, 1.247 araç sistemden çıkarılmıştır. Yani İBB ve bağlı kuruluşlarındaki her 5 araçtan 1'i sistemden çıkmıştır. İade edilen 1.247 aracın yıllık kira gideri ortalama fiyatlar üzerinden yaklaşık 35.750.00 TL, yakıt gideri de 13.750.000 TL'dir. Toplamda yılda 49,5 MİLYON TL tasarruf sağlanacaktır. 5 yıllık süreçte bu tasarruf 250 Milyon TL'yi bulmaktadır."




1700 ARACIN TAKİP SİSTEMİ KAPATILMIŞ

Yürüttükleri çalışmalar sırasında çok dikkatli davrandıklarını, istismara yol açmamak ve kimsenin hakkını yememek için özenli çalıştıklarını vurgulayan Erkut, "Ancak veri ve kayıtların uyumsuzluğu çalışmaların uzamasına neden oldu. Hala üzerinde çalışmayı sürdürdüğümüz alanlar mevcuttur. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve iştiraklerimizde araç takip sistemi bulunmaktadır. Yapılan incelemede, 2-20 Haziran tarihleri arasında, yani 2.seçimin öncesinde 1.700 aracın takip sistemi ya kapatılmış ya da verilerinin silindiği belirlenmiştir. 1 Haziran günü sistemde takip edilen araç sayısı 2089, 23 Haziran günü sistemde takip edilen araç sayısı 2109'dur. Ancak, 2 Haziran - 20 Haziran tarihleri arasında sinyal alınan araç sayısı ortalama 399'dur. Bu tarihler arasında 1.700 aracın nerede olduğu bilinmemektedir. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da incelememiz devam edecek ve tespitler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacaktır" diye konuştu.
 


 
YILLIK 50 MİLYON LİRA TASARRUF SAĞLANMIŞTIR

Mevcut araçlarla hizmetlerin 'etkin havuz yönetimi' ile daha da verimli olarak sürdürüleceğini ifade eden Yavuz, "Bugün itibariyle toplamda 1.247 araç sistemden çıkmıştır ve bu sayede de 50 milyon liralık tasarruf sağlanmıştır" dedi.

Açıklamanın ardından Yavuz Erkut, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "Bunun bir şov olduğu ifade ediliyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?" şeklindeki sorusuna Erkut, "Bu israfla mücadele dönemidir. Başkanımızın da defalarca dile getirdiği gibi kaynağı tasarrufla sağlayacağız. Bunun bir zarar değil, kamuya bir fayda olduğunu, tasarruf edilen kaynaklarla daha iyi hizmet edeceğimizi düşünüyorum" diye yanıtladı.

"Buraya getirilmeyen araçların kaç tanesi makam aracı kaç tanesi hizmet aracı olarak kullanılıyor" şeklindeki bir soruya da Yavuz Erkut şu yanıtı verdi:

"Yasal mevzuatta makam aracı yok. Hiçbir belediyede yok. Bunların hepsi hizmet aracı. Yaklaşık 4 bin 500 civarında hizmet aracımız var. Bunun sahada çalışanları da yoğunlukta. Dolayısıyla ilk başta söylediğim gibi toplam rakama baktığımızda yüzde 20 civarında tasarruf yapıyoruz. Güvenlik ve protokol adına tabi ki, bir takım araçlar sistemde var. Ancak genel standart şu anda devam eden ihalenin çerçevesinde bize gelen imkanlarla belirlenmiş standartla gidiyoruz. Her yıl sonunda ihaleler yenileniyor. Bu çerçevede yeni standartlar belirlenecek."
 



"ÇALIŞANLAR DERT EDİYOR, YÖNETENLER ETMEMİŞ"

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Yenikapı'daki araçlara ilişkin gazetecilerin sorularına şöyle yanıt verdi:

Yenikapı'ya gidecek misiniz? Araçlarla bir fotoğrafınız olacak mı?

- Benim araçlarla bir fotoğraf çektirme diye bir çabam olmaz. Benim amacım, bu şehrin israfını engellemek. Bu şehrin tasarruf gücünü arttırmak. Orada araçlar var. Arkadaşlarım teknik raporlarını basınla paylaşacaklar. Benim oraya gidip arabaları göstermem... Niye? Ben, utanıyorum. Onları mı göstereceğim. Utanıyorum yani. O kadar hizmet fazlası aracın bu kurumda varlığının anlamı neydi? Niye bazı kurum, kuruluşlara, kişilere, hatta bazı ailelere niye araç tahsis edilsin. O bakımdan açıklayacaklar. Niye araçların uydu takip sistemi belli bir dönemde kayıt altından çıkarılsın? Niye bunlar yapılıyor. Yapılmamalı. Memleketin malı bu. Şehrin 16 milyon insanının malına, biz, gözümüz gibi bakacağız. Bu park niye hizmete açılmamış? Niye? Ne olabilir? Şu an ben kendimi üzgün hissettim onun için. 1,5 ayda, burada çalışma arkadaşlarım diyor, ben demiyorum: '29 Ekim'e yetiştirelim.' Çalışanlar dert ediyor; ama yönetenler dert etmemiş. Böyle bir nimeti, 16 milyon insanla ben niye paylaşmayacağım? Benim işim, iş üretmek. Çok üretilecek iş var İstanbul'da. Korunacak alanlar var. Bu şehrin israftan kurtarılacak çok nimetleri var, gelirleri var. Bu şehir, gerçekten güzel şeylere aday. O, her şey çok güzel olacak felsefesi çok değerli. Sabah uyandığında 16 milyon hemşehrim, her sabah aynaya baktığında, 'Her şey çok güzel olacak' desin. Niye? Daha iyisini hedeflesin. Ben, öyle yapıyorum. Her sabah kalktığımda, 'Her şey çok güzel olacak' deyip, önüme bakıyorum. İstanbul'da, güzel şeyler yapmak için de çalışıyoruz. İstanbul'un da buna uygun çok nimetleri var. 16 milyon insanla paylaşacağım bütün bunları.

"GELİP ARAÇLARINI ALSINLAR"

Daha önceki dönemde, bazı İBB çalışanlarının kendi özel araçlarını belediyeye kiraladıklarına dönük bazı iddialar var. Bu iddiaların gerçekliği var mıdır?

- Bana ulaşmış bir tespit yok. Belediyenin öyle bir ortamı da olamaz. Çünkü belediye, bunları ihaleyle alıyor. Belediye, şahıslardan araç kiralayamaz. Bu iddiaların kaynağı nedir, bilemiyorum. Bana ulaşmış öyle bir ihbar yok.

Söz konusu şirketle bağlantıya geçildi mi? Gelip, Yenikapı'dan mı alacaklar araçları? Ne zaman almaya başlayacaklar?

- Oradan alacaklar. Yarından itibaren başlanır. Bugün bile başlanabilir. Ben zaten söyledim: Derhal, hemen! En hızlı şekilde alsınlar arabalarını. Çekecek parkları var mıdır, bilmiyorum.

Yakıt masrafları önünüze geldi mi?

- Onu da takip ediyoruz, soruşturuyoruz. O, özel bir durum ama bu araçların yakıt sistemleri de var. Onun için, bir israfı açıklarken, tümüyle açıklanacak. Hem araç yakım bedeli hem de onun yıllık bedeli şeklinde açıklanacak. Bütün bu araçların, belediyemizin anlaşmalı istasyonlarından yakıt alma hakkı var. Böyle de bir acı durum var. Tümüyle bunların hepsi sorgulanacak. İsrafın bedeli, bütüncül olarak sizinle paylaşılacak arkadaşlarımca.

Kaynak: OdaTV


bozadi

Erdoğan başta olmak üzere AKP yöneticilerinin yüzleri kızardı mı acaba?

Fakir fukaranın hakkına girilmiyor, göstere göstere, tekrar tekrar tecavüz ediliyor. Ki bunların aslında basitçe birer ihmalden kaynaklanmadığı, israf görünümlü "yolsuzlukların" ifşası olduğu bin bir türlü örnekle, çeşit çeşit haberlerle gündeme geliyor. Bu araba mevzusu buzdağının suyun üzerinde görünen bir parçası yalnızca.

Erdoğan yönetimindeki AKP'nin çok takdir ettiğim, tüm ülke için hayati derecede önemli bulduğum özellikleri var ama aynı AKP'nin ve yöneticilerinin o kadar aşağılık, o kadar rezil davranış ve tutumları var ki, resmen şeytanlık!

Hem "Allah sizi başımızdan eksik etmesin!" hem de "Allah sizin belanızı versin!"i bu kadar kolay bir şekilde yanyana, aynı anda söyleyebileceğimi tahmin etmezdim.

bozadi

08 Eylül 2019

Hani bir inek hırsızı Osman vardı sahi N'oldu ona


CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Çubuk'ta saldırıya uğramasının üzerinden 140 gün geçmesine karşın "inek hırsızı" olarak bilinen saldırgan Osman Sarıgün ve diğer zanlılar hakkında henüz iddianame dahi hazırlanmadı. CHP'li Erkek çifte standart uygulandığını söyledi.




Ankara'nın Çubuk ilçesinde asker cenazesine katıldığı sırada linç girişimine maruz kalan ve yumruklu saldırıya uğrayan, sığındığı evde taşlanarak ve yakılarak öldürülmek istenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bu saldırı cezasız bırakıldı.
BirGün'den Hüseyin Şimşek'in haberine göre; saldırı sırasında Kılıçdaroğlu'na yumruk atan, daha önce "İnek hırsızı" olduğu için cezaevine girdiği ortaya çıkan Osman Sarıgün'ün de aralarında bulunduğu saldırganlar hakkında olayın üzerinden 140 gün geçmiş olmasına karşın henüz bir iddianame hazırlanmadı. Böylece Sarıgün'ün aldığı tek ceza, "gözaltına alınması" ve kısa süre sonra serbest bırakılması oldu.

CHP'DEN KAFTANCIOĞLU HATIRLATMASI

140 günde iddianame hazırlanamamasını Canan Kaftancıoğlu'nu hatırlatarak değerlendiren CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, "Kaftancıoğlu'na CHP İstanbul İl Başkanı olduktan sadece iki gün sonra iddianame hazırlandı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla hızla ceza verildi. Ancak Genel Başkanımıza saldıranlar için iddianame bile hazırlanmadı" dedi.

Yargının Sarayın yani yürütmenin tahakkümü altında olduğunu ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Erkek, BirGün'e yaptığı değerlendirmede, "Yargı maalesef bağımsız ve tarafsız değil. Zaten Hakimler ve Savcılar Kurulunun yapısını baştan aşağı değiştirmediğimiz sürece yargının bağımsız olması mümkün de değil. Yargı, muhalefete karşı bir silah olarak kullanılıyor. Canan Kaftancıoğlu örneğinden yola çıkarak bunu rahatlıkla görebiliriz. İl Başkanı olduktan sonraki ilk AKP Grup Toplantısında Erdoğan sahte tweetleri göstererek 'Bedelini ödeyeceksiniz' dedi. Sonuç ortada" dedi.

"ÇİFTE STANDART"

Yaşanan adaletsizliklerin faturasını halkın ödediğini vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, şunları söyledi:

"Adaletsizlik ve yargıda çifte standart arttıkça kriz derinleşiyor. Adalet olmayınca ekonomik kalkınma da aş da, iş de, ekmek de olmuyor. Tutuklamalar muhalifler için keyfi bir hal aldı. Bu nedenle bizim hak, hukuk ve adalet mücadelemiz çok önemli. Bu mücadele büyüyerek devam edecek. Türkiye demokrasiye inanan milyonlarla birlikte tek adam rejimiyle mücadele edecek. Eski sonuçlardan ders almayanlar önümüzdeki seçimlerde yaptıkları iş ve işlemlerin sonuçlarını görecekler."

KAFTANCIOĞLU'NDAN TEPKİ


CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise sosyal medya hesabından tepkisini dile getirdi:

"Genel Başkanımızdan ziyade Saray vesayetinin mağdur ettiği 82 milyona geçmiş olsun diyorum.

Bir yanda konvoya laf ettiği için işkence, gören tutuklanan vatandaş diğer yanda GB'nımıza fiziksel saldırdığı için ödüllendirilen vatandaş(benim dava bitti onun iddianame yok hala:))

Ve şimdi bataklık medyasındaki bik bikçilerin konuyla ilgili 'ama' ile başlayan bik biklerini alabiliriz.

Ne kadar bik o kadar tik!

Zavallılık ve sefalet tiki..

Üzerine alınan herkes yargıya taşıyabilir Saray yargısı şimdilik onlardan yana..."





Kaynak: OdaTV


Dionysos

Birileri israf sözcüğünü "yolsuzluk" olarak düzeltmiş.
.

Ekrem imamoğlu kimseyi kırmamak için tüm bu rezaleti israf olarak adlandırıyor. Kamu parasını hesap vermeden eşe dosta tahsis etmenin adı israf değil yolsuzluktur.

Denmiş...
Her neyse
..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com