Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_gerçek tosun paşa

Türkiye'de İç Savaş İhtimali mi Zorlanıyor?

Başlatan gerçek tosun paşa, 03 Ocak 2024, 11:45:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Son zamanlarda yaşanan hem ana akıma hem sosyal medyaya düşüp popüler olan bazı haberlere göz attığımda rastlantı olamayacağı yönünde dikkatimi çeken şeyler görüyorum.

Ufak hatırlatmalarla konuları birbirine bağlayalım.

Etrafta Neler Oluyor?

Orta Doğu zaten karışık. Terör dolayısıyla hayatını kaybeden şehitler Suriye ve Kuzey Irak gündeminin her boşlukta zorlanacağının bir belirtisi. PKK ve türevleri burada sürekli bölgeyi zorlayacak artık bunun üzerinde özel olarak durmaya bile gerek yok.

Hamas ve İsrail konusu yine bölgenin asla soğumayan bir diğer yüzü.

Kıbrıs, İsrail tarafından bir güvenlik koridoru olarak ön plana çıkartılmak isteniyor.

Batıda Yunanistan ile iyi ilişkiler geliştirilmeye çalışılıyor ki şu an bunun isabetsiz bir karar olmadığı çok açık. Çünkü adalar sorunu ve 20+ ABD üssü ile Yunanistan kukla devlet statüsünü kuşkusuz kabul etmiştir. NATO doğal sınırı olarak Türkiye dışlanarak göz dağı verilmeye çalışılıyor ya da direkt tehdit olarak Türkiye görülüyor.

Doğuda Ermenistan sorunu ve batının desteğini almaya çalışan Ermeni yönetimi. Hala daha kesinleşen bir antlaşma ve barış süreci prosedürü yok.

Çevre coğrafyanın Rusya'da dahil olmak üzere BRICS ile önemli adımlar atacak olması.

Alıntı YapBrezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin oluşturduğu ekonomik topluluk BRICS genişlemeye devam ediyor. Batı'nın küresel finans sistemi üzerindeki hakimiyetine meydan okumayı amaçlıyor.

Dün İran'ın resmen katıldığı topluluğa bugün de Suudi Arabistan katıldı.
 
kaynak

Bitmek bilmeyen ve hala da bitecek gibi görünmeyen Ukrayna Savaşı...

Tüm bunlar ilk etapta ülke gündeminden kolayca göze çarpan genel konular olarak karşımızdalar. Bildiğim bişey varsa o da batının "kendi işleri sıkıştığında" elini uzatabileceği tüm çevreyi karıştırmak için sınırlarını zorlayacağıdır.

Türkiye, İran, Suudiler, Mısır şu an açık iletişimde birbiriyle görüşüyor. Aradaki buzlar geçmişe oranla erimeye devam ediyor. Brics ile körfez el değiştirmiş gibi görünüyor. Bu ABD için çok büyük bir sıkıntı. Planladıkları büyük yapılanma için önemli bir darbe. Çünkü bu maddi olarak büyük bir kayıbın yanında bölgeyi komple kaybetmesine de yol açacaktır.

Peki batı böyle durumlarda genelde ne yapıyor? Devletleri birbirine düşüremezse halkları birbirine düşürüyor. Toplumsal kutuplaşmayla birlikte nefret söylemlerini körükleyip hızlı düşmanlıklar yaratıyor. Ticaret, turizm, kültürel yakınlıklar olmadan gelişim mümkün değildir. Batı her zaman tam da bu konuların üzerine çöküyor. Bu sadece doğrudan bir maddi kaynağa ket vurmak değil bu ülkelerin birbirleriyle oluşacak ilişkileriyle potansiyel gelişim ve informasyon alış-verişini de iptal etmeyi amaçlıyor. (örneğin; Kral Bin Selman'ın gelişen Türk savunma sanayii için bir yatırımcı olmak istediği ve kendi ülkesinde savunma fabrikalarına çok sıcak baktığının bilinen bir gerçek olması gibi)

Hemen aklınıza Suudi Arabistan'da iptal edilen süper kupa finali gelmeli. Bu konuda da bir başlık açmıştım dileyenler göz atabilir.

Neyse ben olağanca basitlikte anlatmaya çalışayım.

Öncelikle Anıtkabir'de Ulu Önder'in huzurunda yapılan provakasyonu hatırlayalım.
Bir kişi "şeriat" çığırtkanlığı yapmıştı.



Sosyal Medya üzerinden darbe zamanlarına atıfta bulunan 12 Eylülcü söylemler körüklendi
Bu söylemler hemen geniş kitleler arasında tartışma yarattı.

https://twitter.com/fatihtezcan/status/1741948949869555971


Filistin'e verilen destek yürüyüşünde şeriatçı sloganlar atan bir adama yumruk atan bir genç tutuklandı. Ünlü gazeteciler ve siyasiyler dahil olmak üzere konuya girmeyen kalmadı. "Anayasal düzene aykırı gelen söylemler" desteklenirken, "yumruk atan kişi neden tutuklanıyor?" tartışması hala devam ediyor. (Örneğin; Fatih Altaylı ifadeye çağrıldı.)


Bu konular sokak röportajlarınında ana maddelerinden biri haline geldi.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/sokak-roportajinda-seriat-gelsin-diyene-cevap-vatandastan-cumhuriyete-meydan-751369h.htm


Tüm bunlarla birlikte dün oluşan ülke gündeminden bir damla;



Bu ülkenin vatandaşından, siyasetçisine çok dikkatli olunması gereken bir döneme yine girildi. Hiç çıkmış mıydık? Bilmiyorum, sanırım çıkmak imkansız.

FETÖ ve çeşitli batı kaynaklı birimler hala operasyonlar çekmek için yapılanıyor diye görüyorum. İşin süregelen siyasi ayağından ziyade göçlerle birlikte gelişecek olan toplumsal kutuplaşmayı tırmandıracak olaylar yaşanmaya devam edebilir. Her ne görüşten olunursa olunsun ihtiyatlı ve akılcı olmakta fayda var.

KH güçleri sinirleri ve sabrı zorlamaya devam edecek gibi görünüyor.















sybleman

Eline sağlık gtp. Halkı birbirine düşürmeyi yine deneyecekler. Birlik olmamızın önüne geçmeye çalışıyorlar. Anlayışlı olmak ve provokatörlerin kışkırtmalarina dikkat etmek lazım.

Mart,haziran ve eylül dönüm noktaları olabilir. Yaşayalım Bakalım neler olacak. Herşey halk olarak tavrımıza bağlı.

Dionysos

#2
Bugün gördüğüm bir tweet diyor ki; Amerikalı bütün kukla yöneticileri Israel pedo kasediyle uzaktan istediği yöne hareket ettirebilir. Türkiye'dekilerin nesi var ya da yok ya da ipler kimin elinde? ve değil. Bilmiyoruz.

Türkiye de şu aşamada iç savaş vb üretebilecek türden bir gerginlik ve çatışma olacağını ve ya da bunun üretilebileceğini, üretilebilecek zemini olduğunu, sanmıyoruz ve bunu kim neden istiyor ve ister?

Bence son videodaki anlatılanlar doğruysa gizli/örtük savaşı biraz özetliyor. İran generalini vurdular. Beyrut'un göbeğinde üst düzey Hamas yetkilisini vurdular ve Türkiye yetkilileri aranan ya da peşlerinde oldukları bir yazılımcıyı ellerinden aldılarsa vs. muhtemelen bunun çatışması olabilir.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#3

Evet, Türkiye'de iç savaş ihtimalinin zorlandığından hiç şüphem yok. Muhtemelen sürekli olarak zorlanıyor ama yaklaşan yerel seçim sürecinin gerginliğinden yararlanmak için daha da fazla mesai yapılıyor olabilir gerçekten; verdiğin örnekler bunun örnekleri olabilir.

Açıkçası ben Erdoğan yönetiminden "nispeten" memnunum. "Yıkmanın" kolay olmadığı defalarca kanıtlanmış güçlü bir iktidar olması egemen global güçlerin hiç hoşuna gitmiyor. Erdoğan global güçlerin şiddetli baskılarını azaltmak ve ekonomik bazı imkanlardan mahrum kalmamak için onlara çok çeşitli konularda bir sürü taviz veriyor ve kimileri bu tavizlere bakarak Erdoğan'ın global güçlerin bir kuklası olduğunu ima veya iddia ediyor (bazı görüşlerine çok saygı duyduğum ve desteklediğim Erkan Trükten dahil) ama ben bu konuda öyle düşünmüyorum. Genel olarak oldukça çok beğendiğim Aydınlık/Perinçek grubunun da şiddetli eleştirilerine konu olan çok taviz veriyor Erdoğan yönetimi ama boyun da eğmiyor, kukla pozisyonuna düşmüyor kesinlikle. Yerli silah sanayisindeki bağımsızlaşma ve uzmanlaşma adımları hiç şüphesiz globallerin hiç hoşuna gitmedi. Her ne kadar Ukrayna'ya bu hususta verilen bazı destekler Rusya'yla ilişkilerimizi bir parça olumsuz etkilese de, Rusya'yla devam eden çok önemli bazı destekleşme ve dayanışma adımlarımız da Batılı güçlerin Erdoğan yönetiminden ciddi şekilde nefret etmesine neden oluyor.

Çeşitli sorunlu yönleri olmasına rağmen iktidarın güçlü olması, global güçlerin iç savaş provokasyonlarına ve benzer ezici faaliyetlerine karşı ülkenin / milletin / devletin kolay lokma olmasını önlüyor diye düşünüyorum ve buna seviniyorum.

Dionysos

#4
Ülke de Kemalist dindar çatışması diye bir şey olacağını sanmıyorum. En azından fizik düzey de. Yani bu olsaydı bilişsel/mental düzeyde ,sosyal medyada ve zihinlerde vs. olurdu. Ülkenin yapısı gereği çatışacak tarafların muhatapları karşı taraf değil kolluk kuvvetleri olurdu.

İktidarın kendisine saldırılıp saldırılmadığını bilmiyorum.

Kemalizm devletin ya da belirli grupların eski resmi ideolojisi olarak görüldüğü ve dini paradigma olarak oldukça dışladığı ve uzağa sürdüğü için hayli saldırı görecektir ki bu olağan.

Günün sonunda ülkede asgari ücret 17 bin lira ve memur maaşı bin doların üzerine çıktı o halde herkes rahatına bakacak, şu an burada hiçkimsenin hiçbir şey üretebileceğini sanmıyorum.

Kamalistler kemalizmin eleştirisine ve dindarlar sekülerist ülke ve zamanenin daha ileri dindar bir toplum ya da yönetimle bağdoku uyuşmazlığına alışmalı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

#5
Ben de kısa vadede ülkede bir iç savaş çıkartabileceklerini düşünmüyorum ama bu fikre ağızlarının suyu akar mı akar...  ::)

Daha ziyade kutuplaşmayı ve toplumsal gerginliği olabildiğince zorlamaya çalışacaklardır. Bunun sistemli bir biçimde devam edeceğini düşünüyorum. @bozadi nin dediği gibi yerel seçimle bağlantılı bir ön operasyon çalışması bile olabilir bu.

İstihbarat savaşları da giderek alevlenecek gibi duruyor.

Kas.ların dediği kutuplaşmanın giderek artacak olması ifadesiyle son derece uyumlu bir gidişat var sanki...

Dionysos

#6
İç savaş için çatışacak silahlı gruplar gerekir. Dindarlar diye bir silahlı grup var mı bilmiyorum ama kemalistler diye bir silahlı grup var mı?

Kemalistler diye bir grup varsa çatışacakları tek şey şeriat hilafet ihtimali ya da kalkışması olurdu, dindarlar denilenin fizik varlıklarıyla bunun dışında savaşmazlardı. Onun için bile savaşacaklarını sanmam ve ordu, polis ve hukuk göreve diyeceklerdi. Diğer taraftan dindarlar denilenin hilafet ya da şerait istemi ve kalkışması dışında bir savaş zemini yok ve tüm bunlar ülkenin mevcut ayar ve dokularına aykırı görünüyor o halde ihtimalinin pazarlanması dahil bence olası değil. Yani eğer ülkeye dönük kaos üretme girişimleri varsa sadece kaos üretmekle, gözdağıyla, bunu deneyenin girişimiyle ilgili olacak ve muhtemelen orada kalacaktı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Fatih Camii'nde bıçaklı saldırı: Cami imamı ve bir kişi bıçakla yaralandı

Fatih Camisi'nde namaz sırasında sorun çıkaran şüpheli Ö.S, özel güvenlik görevlileri tarafından camiden çıkarıldı. Namazın ardından imam odasına giren ve Usta ile konuşmak istediğini belirten zanlı, imam Galip Usta ile araya girmeye çalışan cami cemaatinden Bilal Erdem'i bıçakla yaraladı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar sağlık görevlilerince hastaneye kaldırıldı. Saldırgan yakalanarak gözaltına alındı

https://www.haberturk.com/fatih-camii-nde-bicakli-saldiri-cami-imami-ve-bir-kisi-bicakla-yaralandi-3651930


Bu bir provakatif saldırı mıydı? Perde arkasından operasyon devam mı ediyor?

Bu tarz eylemlerin devam edebileceğine dair fikrimizi dile getirmiştik. Hemen aklıma bu konuyla bağlantısı olup olamayacağı geldi. İlginç...

Dionysos

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 09 Ocak 2024, 00:17:44 Bu bir provakatif saldırı mıydı? Perde arkasından operasyon devam mı ediyor?


Alıntı YapHabertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre olayla ilgili polis ekiplerince yapılan incelemede, şüpheli Ö.S'nin akşam namazının ardından Fatih Camisi'nde "Allahu Ekber, kahrolsun İsrail. Uyanın Müslümanlar", "Allahuekber putları camiden çıkartın" şeklinde bağırması üzerine imam Usta'nın Ö.S'yi cami içerisinde bağırmaması için uyardığı tespit edildi.

Güvenlik görevlileri aracılığıyla cami dışına alınan şüphelinin bir süre sonra imam odasına gelerek, bulunan Galip Usta ve Bilal Erdem'i bıçakladığı,

Putları camiden çıkartın ne demek?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Camiide put olmaz. "Putlar" olarak belirli bir kesime yönelik ithamda bulunuyor olması olası. Muhtemelen İsrail'e yeterli tepkiyi koymayan cemaati kastediyor olabilir. Yani bir dini değerler yarıştırması söz konusu gibi geldi bana ama kesin olarak emin değilim.

bozadi

#10
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 09 Ocak 2024, 10:32:00 Camiide put olmaz. "Putlar" olarak belirli bir kesime yönelik ithamda bulunuyor olması olası. Muhtemelen İsrail'e yeterli tepkiyi koymayan cemaati kastediyor olabilir. Yani bir dini değerler yarıştırması söz konusu gibi geldi bana ama kesin olarak emin değilim.
Attığı sloganlar bana uyduruk/tutarsız geldi. Özel olarak pislik çıkarmak için gönderilmiş gibi. İşin kötüsü, önümüzdeki günlerde benzer veya farklı ortamlarda bu tür provokasyonlarda giderek artış olabilir gibi hissettiriyor gidişat. Ama bunların nihai olarak amacına ulaşamayacağına dair de temelli veya temelsiz bir inancım var.

Dionysos

Ekşi sözlük, twitter olayı biraz takip ettim.
Kişi akşam namazı sonrası olabilir bir kaç slogan atıyor ve cami görevlileri güvenlik tarafından uzaklaştırılıyor.
Sonra dönüp olay gerçekleşiyor.
Slogan atarken insanları galeyana getirip buradan bir topluluk hareketi/tepkisi oluşturmayı denediklerini ve bunu cami yönetimi bastırdığı için başarısız olduklarını mı varsayalım?
Bu mudur bilmiyoruz_?
Sadece fevri bireysel bir davranış ve kişisel tepkisi miydi ve öylece buraya mı vardı? Bilmiyoruz.
Daha önceki atılan twitter gönderisi "yeşil komünistlerle" ilgisi var mı bilmiyoruz
Daha önceki atılan twitter gönderisi "yeşil komünistler" kim bilmiyoruz
Cami imamından rahatsızlık mı vardı ,yeşil komünist göndermesini kapsamında mı bilmiyoruz.
Olay yerli ve milli mi daha fazlası mı bilmiyoruz.
Hiç bir şey bilmiyoruz.
Güvenlik soruşturması sonucunda yeterli bilgi verilecek mi? ya da açığa çıkacak mı_? Herhangi varsayımda bulunamıyoruz.

Güzel, hiç bir şey bilmediğimiz, her zaman herşeyin bulanık olduğu ve hep öyle olabilecekmiş gibi hissettirdiği sonucu çıkarabilirdik.

Olay kamuoyunun geniş gözleminde/soruşturmasında olduğu için gelecekte kendini biraz olsun açıklayacağını varsayıyorum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Fatih Camisi'nde imama saldıran Ömer Salgın'ın ifadesi ortaya çıktı

Fatih Camisi'nde imam ile bir kişinin ağır yaralandığı bıçaklı saldırıyı gerçekleştiren ve tutuklanarak cezaevine gönderilen şüpheli Ömer Salgın'ın savcılıktaki ifadesinde, "Bu hareketimde beni herhangi bir kişi ya da kuruluş yönlendirmedi. Anlık bir refleks olarak gelişmiştir" dediği öğrenildi.


Fatih Camii'nde imam Galip Usta ile Bilal Erdem'i bıçakla yaralayan ve 'adam öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklanan Ömer Salgın'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Salgın, ifadesinde beş vakit namaz kılan biri olduğunu ve okuduğu şeylerle cami vaazlarındaki bilgilerin tutarsız olmasından dolayı öfkesini imama yansıttığını söyledi.

İstanbul Fatih'te dün saat 19.15 sularında Fatih Camii'nde meydana gelen olayda, Ömer Salgın, iddiaya göre camide tekbir getirdiği için kendisini uyaran imam Galip usta ile o esnada camide bulunan Bilal Erdem'i bıçaklayarak ağır yaralamıştı.

TUTUKLANDI

Saldırgan Ömer Salgın, kısa sürede yakalanarak gözaltına alınmış, emniyet işlemlerinin ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesine getirilmişti. Savcılık tarafından 'adam öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Salgın, sevk maddesi uyarınca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"AİLESEL PROBLEMLER YAŞADIM"

Şüpheli Ömer Salgın'ın evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilirken, ikamet adresinin ise Bursa Nilüfer olduğu bilgisine ulaşıldı.

39 yaşındaki şüpheli, savcılığa verdiği ifadede ticaretle uğraştığını ve aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu söyledi.

Herhangi bir sağlık probleminin olmadığını söyleyen şüpheli Ömer Salgın, "Daha önce ailesel problemler yaşamıştım. İki kez evlilik yaptım. Son evliliğimde de sorunlar yaşadım. Hayatta da yaptığım iyiliklerin karşılığını alamadım" ifadelerini kullandı.

"BEŞ VAKİT NAMAZ KILAN BİRİYİM"

Fatih Camii'ne vakit namazları için gittiğini belirten Ömer Salgın, "Beş vakit namaz kılan bir kişiyim. Son olarak ortağım S.İ. isimli şahsın eski eşim M.S. ile ilişkisinin olduğunu öğrendim. Bu nedenle çok bunaldım. Olay tarihinde camide 'tekbir' getirerek bağırmaya başladım. Sonrasını hatırlamıyorum" diye konuştu.

"OKUDUKLARIM İLE VAAZLARDAKİ BİLGİLER TUTARSIZDI"

İfadesinde, saldırıda kullandığı bıçağın kendisine ait olduğunu söyleyen Ömer Salgın, "İmamların iyiliği temsil eden kişilerden olması sebebiyle çok bunaldığımdan ve okuduğum şeylerle cami vaazlarındaki bilgilerin tutarsızlığından dolayı öfkemi imama yansıtmış olabilirim. Bu hareketimde beni herhangi bir kişi ya da kuruluş yönlendirmedi. Anlık bir refleks olarak gelişmiştir" dedi.


https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/fatih-camisinde-imama-saldiran-omer-salginin-ifadesi-ortaya-cikti-2161168

gerçek tosun paşa

Yani bu şahıs bence, temiz imamlara olan ilgisi, dine olan bağlılığı, dini bilgiler içeren şeyleri çok fazla okuması, aylık gelir miktarı, ailesel sıkıntılarıyla birlikte kısacası diyor ki ben FETÖcüyüm.

bozadi

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 10 Ocak 2024, 10:53:01 Yani bu şahıs bence, temiz imamlara olan ilgisi, dine olan bağlılığı, dini bilgiler içeren şeyleri çok fazla okuması, aylık gelir miktarı, ailesel sıkıntılarıyla birlikte kısacası diyor ki ben FETÖcüyüm.
Evet, Fetö'yle bağlantı ihtimalini ben de yüksek görüyorum. Yalnız "Bursa" konusu ilginç. Konuyla ilgili rastladığım haberlerden birinde şu ifade geçiyor:

Alıntı Yap
Polis soruşturması sonucunda şüphelinin Bursa'dan saat 15.00 sıralarında İstanbul'a geldiğini ve doğrudan Fatih Camisi'ne gittiğini tespit etti. Şüphelinin Bursa'dan geldiği otomobil ise hemen yakındaki bir otoparkta bulundu.

Olayla ilgili ilk haberlerde oluşan izlenim, şahsın zaten İstanbul'da yaşadığı ve o camiye az-çok düzenli giden biri olduğu şeklindeydi. Hatta kendi açıklamasında o camiye epeyce gittiğini söylüyor ama üstteki haber alıntısında şahsın aslında Bursa'da yaşadığı ve arabasıyla İstanbul'a geldiği gibi o camiye gidip olay çıkardığı söyleniyor. Bu da "planlı/tasarlanmış eylem" olduğunu düşündürüyor güçlü bir şekilde.

Bir diğer haberde şahsın babası şu açıklamaları yapıyor:

Alıntı Yap
Olayın ardından Salgın'ın babası H.S. de ifadeye çağırıldı. Bursa'dan gelen baba H.S., polise verdiği ifadede oğlunun 2 kere evlenip boşandığını, bir süre önce işlerinin de kötüye gitmeye başladığını ve 1-2 ay önce dini konulara merak sardığını söylediği öğrenildi.

Babasının söylediği doğruysa, saldırganın dini konulara yönelme geçmişi 1-2 aylık. Saldırganın kendisinin bir sürü yalan-yanlış şey söylediği kesin, babasının söyledikleri ne ölçüde doğru, onu bilemiyorum.

Bir şekilde Fetö'nün parmağı vardır gibi geliyor bana. Ama yoksa bile, Kertiş programlaması her halükarda var :)