Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

'Mağdur istismarcıyla evlensin' yasa önergesine sert tepki (18 Kasım)

Başlatan bozadi, 19 Kasım 2016, 13:50:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

18 Kasım 2016

'Mağdur istismarcıyla evlensin' diyen
AK Parti önergesi tartışma yarattı


Türk Ceza Kanunu'nda, cinsel istismar suçunda mağdur ile failin evlenmesi halinde fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine imkan veren düzenleme TBMM Genel Kurulu'nda tartışmalara yol açtı.




AK Parti, TBMM Genel Kurulu'na cinsel istismar suçunda yargılamaya ilişkin olarak bir önerge getirdi. Önergeye göre, 'cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanması geri bırakılıyor' ve hüküm verilmiş ise infazın ertelenmesine karar veriliyor. Evliliğin failin kusuruyla bitmesi halinde fail hakkındaki hüküm tekrar uygulanıyor.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, önergenin, Türkiye'de yaşanan çok ciddi bir sorunu çözmek maksadıyla verildiğini belirterek, eski TCK'nın 434. maddesinin uygulamayı sürekli öngördüğünü söyledi.

'TECAVÜZCÜSÜYLE EVLENEN KAVRAMI...'

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, bunu kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Aldan, "50-60 yaşında bir adam 11 yaşındaki bir kız çocuğunun ırzına geçtikten sonra yıllar geçip evlendiğinde bunun cezasını çekmek zorunda. Ona evlenme dolayısıyla cezasızlık hakkı verirseniz kızcağız ömür boyu hapse mahkum olmuş olur. O adamın bir anlamda uşağı konumunda. Evlilik, karşılıklı sevgi, saygı ve sadakata dayalıdır, zorlamaya dayalı olamaz. Eğer böyle bir eylemi gerçekleştiren varsa bunun cezasını çekmeli, çıktığında o kişiyle isterse evlenebilir. Böyle bir dayatmaya evet demememiz lazım. Bunu çok iyi düşünmek lazım. 'Tecavüzcüyle evlenen' kavramı yarın bütün basında yer alacaktır. Herkes buna çok dikkat etsin" dedi.

MHP DE TEPKİLİ

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise düzenlemeyi kabul etmenin mümkün olmadığını ifade ederek, "Bundan sonra bu tür sürprizler gelecekse muhalefet daha ihtiyatlı olacak" dedi.

OYLAMA SALI GÜNÜNE ERTELENDİ

Önerge, CHP ve MHP'li vekillerin itirazlarına rağmen ilk oylamada kabul edildi. Muhalefet vekillerinin açık oylama talebi üzerine yapılan oylamada 184 oyu bulamayan AK Parti önergesi, salı günü tekrar görüşülecek.

Önergenin tam metni şöyle:



 
Kaynak: Sputniknews


bozadi

18 Kasım 2016

Sümeyye Erdoğan'ın yönetici olduğu dernekten o önergeye flaş çıkış


KADEM Meclis'e sunulan cinsel istismar düzenlemesiyle ilgili açıklama yaptı...




Genel Başkan Yardımcısı olarak Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın görev yaptığı Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Meclis'e sunulan cinsel istismar düzenlemesiyle ilgili açıklama yaptı.

KADEM "Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun 'kendi iradesi' nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir " ifadelerini kullandı.

KADEM'in açıklamasında şu ifadeler yer alıyor:

"TBMM'de temsil olunan Ak Parti, CHP, MHP ve HDP milletvekilleri ile oluşturulan 'Aile Bütünlüğünü Araştırma Komisyonu' tarafından çeşitli konularda farklı çevrelerle birçok toplantı yapılmıştır. Bu toplantılarda resmiyet kazanmamış ve küçük yaştaki birliktelikler nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda tüm siyasi parti temsilcileri mutabakata varmıştır. Bu konuda dün gece meclise sunulan yasa teklifine ilişkin Kadın ve Demokrasi Derneği olarak bizler, bu tip sosyal meseleleri politik ve ideolojik çekişmelerin ötesinde tutuyor, toplumun üstün yararı için çözüm odaklı yaklaşıyoruz ve bu nedenle tasarının yasalaşması halinde oluşabilecek menfi durumlara dikkat çekmek istiyoruz.

'EN BÜYÜK EKSİKLİKLERDEN BİRİ...'

Düzenlenmekte olan tasarıda; "failin" tanımının yeterince anlaşılır ve kamu vicdanını rahatlatacak nitelikte yapılmamış olması en büyük eksikliklerden biri olarak görünmektedir. Keza tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda cinsel istismar suçunu işleyenlerin, güç, nüfuz vb. imkanlar ile mağduru ve çevresini etki altına alması ve mağdur ile evlenme yoluna giderek serbest kalmasının önü açılacaktır. Öte yandan mağdurun ise, bu baskı altında erken yaşta zorla evlilik yapması ve bu evliliği sürdürmeye mecbur kalması kuvvetle muhtemeldir. Yine bu tasarı ile suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında görülen davaların af ile sonuçlanacak olması ve yasanın yürürlük süresinin belirlenmemiş olması da tasarının sakıncalarındandır."

KÜÇÜK YAŞTA KIZ ÇOCUĞUNUN KENDİ İRADESİ NASIL TESPİT EDİLECEK

Kadın ve Demokrasi Derneği, Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve sair mevzuat referans alınarak yeni düzenlemelerin yapılabileceğini kaydetti.

KADEM'in açıklamaları şu şekilde:

"Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun "kendi iradesi"nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yukarıda da bahsettiğimiz maddeler gereğince; resmiyet kazanmamış birlikteliklerden doğan mağduriyetlerin giderilmesi hususunda, Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve sair mevzuat referans alınarak yeni düzenlemeler yapılabilir. Bu konuda Kadın ve Demokrasi Derneği ve konuyu çalışan uzman hukukçularımızla hazırladığımız detaylı raporu yetkililere sunarak, yeni bir düzenlemenin takipçisi olacağımızı, konuya ilişkin destek ve işbirliğine hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. Kamuoyuna Saygı ile duyurulur."
 
Kaynak: odatv.com


bozadi

Başbakan ve diğer AKP'li yetkililer her ne kadar "bu yasa reşit olmadan önce kendi rızasıyla evlenen kızların kocalarını hapis cezasından kurtarmaya yöneliktir, tecavüzcüler yasa kapsamında değildir" deseler de, Sümeyye Erdoğan'ın başkan yardımcısı olduğu kadın derneği bile yasa önergesindeki tanım boşluk ve belirsizlikleri nedeniyle "tecavüzün aklanmasına" kapı aralandığını söylemiş işte. Bir tecavüzcü, tecavüz ettiği bir kıza veya kızın ailesine baskı, işkence, rüşvet yoluyla evlenmeyi kabul ettirmesi durumunda "tecavüzcü" sıfatından kurtulmuş oluyor, ki bunun hiç de nadir yaşanan bir durum olmadığını bilen biliyor. Dolayısıyla bu durum AKP'li yetkililerin "tecavüzcüler bu yasadan yararlanamaz" lafını anlamsız kılar ve bu yasayı savunanların "belirli bazı tecavüzcü türlerini" cezalandırılmaktan korumak istedikleri anlamına gelir. Bir kere bu önergenin muhalefet partileriyle görüşülmeden, "gece son dakikada torba yasayla geçirilmeye çalışılması", meselenin bir "oldu-bittiye" getirilmeye çalışıldığını en başından belli ediyor.

Konunun bir yönü bu. Yani gerçekten işin içinde, bazı tecavüzcülerin korunmasına kapı aralayan bir taraf var ve bu korkunç derecede çirkin bir durum.

Konunun bir diğer yönü ise yasal evlenme yaşına gelmemiş kız ve erkeklerin evlenmesi veya evlendirilmesi meselesi. Burada mevcut yasalar ile Kuran'daki veya İslam hukukundaki beyanlar arasında bir uyuşmazlık meydana geliyor. Ve bu da Kuran'daki emir ve tavsiyelerin çağa göre yorumlanmasının, belirli ölçülerde değiştirilmesinin "caiz" olup olmadığı tartışmasını gündeme getiriyor.

Bu hususta Levent Gültekin'in bir süre önce AKP tarafından OHAL bahanesiyle kapatılmış olan İMC TV'de ilginç bir şekilde tam da geçen sene bugün (19 Kasım 2015) Banu Güven'le yaptığı bir konuşmada söylediklerini harika bir açıklama olarak görüyorum. Adam bir yanda İslam ile diğer yanda KH ve BH yollarının olağanüstü (az bulunduğu için) "basit ve güzel" bir açıklamasını yapıyor.


 

bozadi

AKP'de bir yandan böyle rezillikler olurken, bir yandan da olağanüstü güzel şeyler oluyor.

Kısa bir süre önce Pakistan yönetimi ülkedeki Fethullahçı eğitim kurumlarında çalışanlara aileleriyle birlikte Pakistan'ı terk etmeleri emrini verdi. Bundan daha güzel olanı ise, Erdoğan'ın bu gelişmeden sonra ziyaret ettiği Pakistan meclisinde, Batı'nın IŞİD'i desteklediğini haykırmış olması. Ve ABD bu açıklamaya çok bozuldu.

Bunlar çok güzel hareketler. Aynı AKP, aynı Erdoğan, IŞİD'e doğrudan ve dolaylı olarak ABD'yle yarışacak kadar destek olmuş olsa da, şu anda doğru yönde ilerliyor olması harika birşey. ABD'yle mesafe artıyor, Rusya öncülüğündeki Avrasya ve Doğu Blokuna giderek yaklaşılıyor. Bu ülkede en büyük ve en güzel değişimlerin olmasını sağlayacak istikamet bu.

bozadi

21 Kasım 2016

AKP'li Böhürler cinsel istismar yasası için: 'Ne hukuki, ne de İslami!'


Cinsel istismar suçuyla ilgili düzenleme AKP içinde de tartışmaya neden oldu. Partinin kurucularından, Yeni Şafak yazarı Böhürler 'İslam'ın doğrularını savunmak kız çocuklarının haklarını savunmaktır' dedi




AKP kurucusu ve Yeni Şafak yazarı Ayşe Böhürler çocuğa cinsel istismara evlilik şartıyla af getiren yasayı twitter hesabından eleştirdi.

Böhürler kişisel hesabından paylaştığı mesajlarda şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın geri çekilmesi çok isabetli; savunulan şey ne hukuki, ne de İslami! İslam'da cinsel istismar haramdır, suçtur. Kadim gelenekleri, toplumsal doğruları yaşatalım. Ama insana zarar veren gelenekleri savunmak; İslam'ın 'siz atalarınızın dinine mi uyuyorsunuz' sorusuna muhatabıdır. İslam'ın doğrularını savunmak kız çocuklarının haklarını savunmaktır. Bu nedenle sözde 'İslami' duyarlılıkla yapılan savunmaları anlam veremiyorum."

Kaynak: Birgün


bozadi

Bravo Böhürler. İnşallah AKP kendi sağlıklı iç-muhalefetini ilerletmeye, güçlendirmeye devam eder.

bozadi

22 Kasım 2016

Kadınların zaferi: 'Cinsel istismar önergesi' tasarıdan çıkartıldı


Cinsel istismar vakalarında failin mağdurla evlenmesi halinde cezalandırılmamasını öngören önerge tasarıdan çıkartıldı.




Adalet Komisyonu'nun toplantısı öncesinde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Getirdiğimiz düzenleme tek bir tecavüzcüyü bile kapsamıyordu ama yanlış anlaşıldı. Biz de bunu iyi anlatamadık. Toplumda oluşan tepki nedeniyle bu düzenlemeyi geri çekiyoruz" dedi.

Ne olmuştu?

AKP'li vekillerin Meclis'e getirdiği ve bugün yeniden görüşülmesi planlanan önergede şu ifadelere yer verilmişti: "(2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkıdaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir."

'Tecavüze af' değil demişti

Başbakan Binali Yıldırım ilk açıklamasında önergenin 'tecavüze af' anlamına gelmediğini savunarak, tepkileri 'CHP'nin saptırması' diye nitelemişti. Ancak Yıldırım daha sonra teklifin muhalefetle tekrar görüşülmesi için partisine talimat vermişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise önergeye "İnsanlığa sığmaz" sözleriyle tepki göstermişti.

Kadın örgütleri karşı

AKP'lilerin 'toplumun kanayan yarasına çözüm olacağı'nı savunduğu önergeye kadın örgütleri tek ses halinde karşı çıktı.

83 kadın örgütü, Meclis'e sunulan önerge için, "Kadın ve çocuklara 'tecavüz hakkı' verecek hiçbir yasayı kabul etmeyeceğiz!" derken, iktidarın kadın ve aile politikalarıyla yakınlığıyla bilinen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) de tasarıya dair çekincelerini sundu.

KADEM, tasarının diğer kadın örgütlerinin de belirttiği üzere istismar faillerinin cezasız kalmasının önünü açacağını belirtti: "Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun 'kendi iradesi' nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir."

Tepkilerin artmasına rağmen Yıldırım ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, önergeyi savunmayı sürdürmüş, son olarak AKP Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, CHP ve MHP'yi arayarak kendi önergelerini sunmalarını istemiş, talep her iki parti tarafından geri çevrilmişti.

Bakanlar Kurulu ardından açıklama yapan Numan Kurtulmuş, "CHP ve MHP'nin kendi teklifini getirmesinin en doğru yol olduğunu sanıyoruz. Bu eleştirileri yapanların kendi tekliflerini getirmeleri sorumlulukları değil midir?" demişti.

Partileri aramadan önce Reuters'a konuşan Elitaş da, düzenlemenin geri çekilmeyeceğini belirtip, "Ya getirsinler önerilerini ya da yarın son oylamasını yapacağız" diye konuşmuştu.

Önergeyi Meclis'e sunan imzacı vekil Ramazan Can ise Yıldırım'ın talimatıyla muhalefetle görüşerek önerileri dinleyeceklerini, gerektiği takdirde değişiklik yapılabileceğini söylemişti.

Son olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eleştirilerin dikkate alınması gerektiğini belirtmişti.

Başbakan Binali Yıldırım, cinsel istismarla ilgili önergeyi komisyona geri çekme kararı aldıklarını açıklamıştı.
 
Kaynak: Diken


bozadi

22 Kasım 2016

Kadınların zaferi: 'Cinsel istismar önergesi' tasarıdan çıkartıldı



Cinsel istismar vakalarında failin mağdurla evlenmesi halinde cezalandırılmamasını öngören önerge tasarıdan çıkartıldı.






Adalet Komisyonu'nun toplantısı öncesinde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Getirdiğimiz düzenleme tek bir tecavüzcüyü bile kapsamıyordu ama yanlış anlaşıldı. Biz de bunu iyi anlatamadık. Toplumda oluşan tepki nedeniyle bu düzenlemeyi geri çekiyoruz" dedi.

Ne olmuştu?

AKP'li vekillerin Meclis'e getirdiği ve bugün yeniden görüşülmesi planlanan önergede şu ifadelere yer verilmişti: "(2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkıdaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir."

'Tecavüze af' değil demişti

Başbakan Binali Yıldırım ilk açıklamasında önergenin 'tecavüze af' anlamına gelmediğini savunarak, tepkileri 'CHP'nin saptırması' diye nitelemişti. Ancak Yıldırım daha sonra teklifin muhalefetle tekrar görüşülmesi için partisine talimat vermişti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise önergeye "İnsanlığa sığmaz" sözleriyle tepki göstermişti.

Kadın örgütleri karşı

AKP'lilerin 'toplumun kanayan yarasına çözüm olacağı'nı savunduğu önergeye kadın örgütleri tek ses halinde karşı çıktı.

83 kadın örgütü, Meclis'e sunulan önerge için, "Kadın ve çocuklara 'tecavüz hakkı' verecek hiçbir yasayı kabul etmeyeceğiz!" derken, iktidarın kadın ve aile politikalarıyla yakınlığıyla bilinen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) de tasarıya dair çekincelerini sundu.

KADEM, tasarının diğer kadın örgütlerinin de belirttiği üzere istismar faillerinin cezasız kalmasının önünü açacağını belirtti: "Tasarının, en önemli çıkmazlarından biri cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen hususların tespitinin son derece zor olduğudur. Kaldı ki cebir ve tehdit olmasa bile küçük yaşta bir kız çocuğunun 'kendi iradesi' nasıl tespit edilecektir? Bu konunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir."

Tepkilerin artmasına rağmen Yıldırım ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, önergeyi savunmayı sürdürmüş, son olarak AKP Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, CHP ve MHP'yi arayarak kendi önergelerini sunmalarını istemiş, talep her iki parti tarafından geri çevrilmişti.

Bakanlar Kurulu ardından açıklama yapan Numan Kurtulmuş, "CHP ve MHP'nin kendi teklifini getirmesinin en doğru yol olduğunu sanıyoruz. Bu eleştirileri yapanların kendi tekliflerini getirmeleri sorumlulukları değil midir?" demişti.

Partileri aramadan önce Reuters'a konuşan Elitaş da, düzenlemenin geri çekilmeyeceğini belirtip, "Ya getirsinler önerilerini ya da yarın son oylamasını yapacağız" diye konuşmuştu.

Önergeyi Meclis'e sunan imzacı vekil Ramazan Can ise Yıldırım'ın talimatıyla muhalefetle görüşerek önerileri dinleyeceklerini, gerektiği takdirde değişiklik yapılabileceğini söylemişti.

Son olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eleştirilerin dikkate alınması gerektiğini belirtmişti.

Başbakan Binali Yıldırım, cinsel istismarla ilgili önergeyi komisyona geri çekme kararı aldıklarını açıklamıştı.
 
Kaynak: Diken