Kenan Evren GATA'da yemek yerken boğuldu! (11 Mayıs)

Başlatan bozadi, 11 Mayıs 2015, 23:30:16

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

11 Mayıs 2015

Kenan Evren GATA'da yemek yerken boğuldu!


Yatağından düşen Evren'in kalçası ve kolu kırıldı...




12 Eylül askeri darbesinin lideri, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in (98) ölümünün ardından, tartışılacak bir sır ortaya çıktı. Evren'in ölüm nedeni, "yaşlılığa bağlı solumun yetmezliği" ifadesiyle duyuruldu, ancak bu açıklamanın gerçeği bütünüyle ifade etmediği anlaşıldı. Evren'in son günlerinde yatağından düşerek kalçasını ve kolunu kırdığı, iyileşme sürecindeyken yediği yemeğin akciğerine kaçması üzerine öldüğü ortaya çıktı.

Haber, TV6'da Gülümhan Gülten'in hazırlayıp sunduğu Gündem Arası programında yayınlandı.

Yatağından düştü

Mart 2012'den itibaren yaşlılığa bağlı bir dizi rahatsızlık nedeniyle Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) tedaviye alınan Evren'in, yaklaşık 10 gün önce yatağından düştüğü ve bu sırada kalça kemiği ile kolunu kırdığı öğrenildi.

Yakın çevresinden alınan bilgilere göre, bu olayın ardından özel yoğun bakım ünitesine alınan Evren, burada tedavi edildi ve "emboli" olarak bilinen "pıhtı atması" riski de bertaraf edildi. Evren bu süreçte hızla iyileşti, yaşı dikkate alındığında böyle bir operesyonu atlatması "mucize" olarak değerlendirildi.
Yatağında yediği yemek akciğerine kaçtı!

Kenan Evren, kısa bir süre önce yeniden odasına alındı. İyileştiği için rutine dönen ve yemeklerini de normal şekilde yediği belirtilen Evren, birkaç gün önce yatağında yemek yediği sırada rahatsızlandı. Bu sırada Evren'in yediği yemeğin akciğerine kaçtığı anlaşıldı.

Evren'in akciğerine kaçan yemek parçalarının bronşlara ulaştığı anlaşıldı ve doktorlar, akciğer aspirasyonu (akciğere yabancı cisim kaçması) teşhisiyle Evren'e müdahale ettiler. Ancak bu süreçte başarılı olunamadı.

Alınan bilgilere göre, Kenan Evren, yaşlılığa bağlı olarak değil, yemek yerken, yediği yemeğin akciğerine kaçması sonucu "aspirasyon" nedeniyle öldü.

9 Mayıs Pazar gecesi 98 yaşında hayatını kaybeden Kenan Evren, işkence, idamlar ve yasaklarla süren 12 Eylül darbesinden yaklaşık 30 yıl sonra yargılanıp rütbesi erliğe indirilerek müebbet hapse mahkûm edilen 17. Genelkurmay Başkanı olarak da tarihe geçmişti.

Kaynak: t24.com.tr

bozadi

#1
Doğrusu ben TSK'nın İlüminati'ye başlıca hediyelerinden biri olan 1980 faşist darbesi konusunda Kenan Evren'le ilgili fazla birşey hissetmiyorum. Çok ayrıntılı araştırmış değilim ama son derece basit bir hizmetçiydi diye düşünüyorum. Ayrıca, son yıllarda yaptığı açıklamalara baktığım zaman bu kardeşin henüz 3. yoğunluğun ortalarını geçememiş, "ruhsuz" diye tabir edilen çaylak, büyük ölçüde bilinçsiz bir öğrenci olduğunu tahmin ediyorum. Darbenin gerekli olduğunu, yine olsa yine yapacağına dair "samimiyetle" söyledikleri, neredeyse ödüllendirilmeyi, onurlandırılmayı "ciddi ciddi" bekleyen hallerini görünce bundan emin oluyorum kendi adıma. Hani, 3. yoğunluğun daha ileri seviyelerinde KH'ye çok daha bilinçli adanmış bir tip olsa, böyle aşırı safça beklentiler içinde olmazdı muhtemelen. Eleman gerçekten "bilmiyor" neler olduğunu, anlamıyor. Darbenin sahne önünde görevlendirilen baş bekçi köpeklerinden biri olarak, esas büyük global ve yerel KH güçleri tarafından etrafında geliştirilen şartları kendiliğinden (doğal olarak) gelişen şeyler sanıyordu muhtemelen. Yani gerçekten TSK'nın hiçbir rolü veya suçu olmaksızın bir takım toplumsal güçlerin aşırı anarşik ve terörist bir yöne doğru sürüklenmekte olduğunu ve TSK'nın gerçekten insanlık namına duruma şiddetle müdahale etmesi gerektiğini ve kendisinin de bu rolü yerine getirdiğini sanıyor. Bilinci o kadar küçük henüz. İtibar beklentisi içindeyken ve örneğin hapis cezası alması durumunda intihar edeceğini söylerken adam son derece samimiydi büyük olasılıkla. Kendi seviyesi için yaptıkları da, beklentileri de gayet doğal tabi. Garibim, öbür tarafta biraz zaman geçirebilirse gösterirler inşallah buna yaşananların gerçekte ne olduğunu. İlerleyen enkarnasyonlarında ruhu belirli bir seviyeye ulaştığında BH'ye meylecekmiş gibi geliyor bana nedense. Bilemem tabi, kendi tercihi kardeşimizin.

bozadi

#2
11 Mayıs 2015

Figen Yüksekdağ: Erdoğan darbeci Evren'i yargılatmadı, çünkü kendisi de yargılanacaktı


'Sen Cumhurbaşkanı'sın haddini bil, ağırlığını bil'




Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Çetelerini üzerimize saldılar bizimle uğraşıyorlar. Sen bir Cumhurbaşkanısın neden siyasi parti lideri gibi davranıyorsun. Ağırlığını, ciddiyetini bil" dedi. Yüksekdağ, "Darbeci Kenan Evren yargılanmadan öldü. Onun yargılanmasına engel olan Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan darbeci Evren'i yargılatmadı çünkü kendisi de yargılacaktı bunu biliyor" ifadesini kullandı.

Yüksekdağ, partisinin Muş mitinginde halka seslendi.

Figen Yüksekdağ'ın konuşmasının satır başları şöyle:

-"Kobanê düştü düşecek" diyenlere birinci ders Kobanê'de verildi, şimdi sıra 7 Haziran'da verilecek ikinci derste.

- Kobanê'de kazanan büyük insanlık sözü, 8 Haziran sabahında zafer olarak ışıldayacak.

- Çok şükür biz'ler varız. Biz'ler var oldukça büyük insanlık olacak. Ve onu o sarayda oturtmayacağız, hiç kusura bakmasın.

- Tarafsızlığı şekilden de olsa uygulayamıyor. Fıtratlarına ters. Onlar tarafı şiddet dili. Ama, halklar tarafı kazanacak.

-Adaletin adını kullandılar sadece. Cumhurbaşkanı devlet hazinesinden seçim mitingi yapıyor. Kullandığı para haram olsun.

-Adaletin adını kullandılar sadece. Cumhurbaşkanı devlet hazinesinden seçim mitingi yapıyor. Kullandığı para haram olsun.

-"Ben seçim mitingi yaparım" diyor Erdoğan. Yaparsın tabi. Seçim mitingi yaparsın ama seçimleri kazanamazsın.

-Cumhurbaşkanı Belçika'ya gitti, öncesinde talimat gitmiş, her camiden en az 50 kişi mitinge gidecek. Bize laf edene bak.

-Elinde Kur'an miting yapıyor. Çarpılırsın, çarpılırsın!

-Darbeci Kenan Evren yargılanmadan öldü. Onun yargılanmasına engel olan Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan darbeci Evren'i yargılatmadı çünkü kendisi de yargılacaktı bunu biliyor

Kaynak: t24.com.tr

bozadi

#3
11 Mayıs 2015

Genelkurmay, Evren'in biyografisinde 12 Eylül darbesini ve müebbet hapis cezasını yok saydı!


Kenan Evren, yarın Devlet Mezarlığı'nda toprağa verilecek




Genelkurmay Başkanlığı, 12 Eylül askeri darbesinin lideri eski Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in (98) vefatıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. TSK'nın internet sitesinden yapılan açıklamada Evren'in cenazesinin yarın Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınacak öğle namazına müteakip Devlet Mezarlığı'nda toprağa verileceği belirtildi. Açıklamada yer alan Kenan Evren biyografisinde, 1980 yılından gerçekleşen 12 Eylül darbesine yer verilmeyerek yok sayıldı. Biyografide, Evren'in 18 Haziran 2014'te 12 Eylül Davası'nda verilen kararla dönemin eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya ile birlikte müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin bilgi de yer almadı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın Kenan Evren'in başsağlığı mesajında, kızlarının cep telefonlarını ve adresin açık olarak yazılması ise dikkat çekti.

İşte Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklama:

1. 7'nci Cumhurbaşkanı ve 17'nci Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Ahmet Kenan EVREN (Top.1938 –50), 09 Mayıs 2015 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.

2. 1918 yılında Manisa/Alaşehir'de doğan Emekli Orgeneral Ahmet Kenan EVREN, 1938 yılında Kara Harp Okulundan mezun olmuştur.

3. Türk Silahları Kuvvetleri'nin çeşitli kademelerinde birlik komutanlığı ve karargâh subaylığının yanı sıra 17'nci Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunan Emekli Orgeneral Ahmet Kenan EVREN 1963 yılında Tuğgeneralliğe, 1966 yılında Tümgeneralliğe, 1970 yılında Korgeneralliğe, 1974 yılında Orgeneralliğe terfi etmiştir.

4. 1983 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevinden emekliye ayrılan Orgeneral Kenan EVREN 1983 -1989 yılları arasında yedinci Cumhurbaşkanımız olarak görev yapmıştır. Emekli Orgeneral Ahmet Kenan EVREN'in cenazesi; 12 Mayıs 2015 tarihinde Ahmet Hamdi AKSEKİ Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip Devlet Mezarlığı'nda toprağa verilecektir.

Kaynak: t24.com.tr

bozadi

#4
TSK'da özellikle yüksek seviyelerde görev yapan ruhlu ve pozitif vicdani yönü ağır basan bireylerin yerinde olmak istemezdim doğrusu. Ülkelerin resmi silahlı güçleri İlüminati'nin başlıca ilgi ve kontrol alanları dahilinde yer aldığı için, ordular hem en şeytani faaliyetlerin döndüğü ve aynı zamanda topluma "asil ve yüksek" bir profil çizmenin icap ettiği, uç seviyelerde inkarcılığın, üç maymunculuğun, şizofrenik karakter bölünmesinin tecrübe edildiği, hatta bunun sanatsal bir uzmanlaşma düzeyinde icra edilmek durumunda kaldığı yerler. Bakın geçenlerde Necdet Özel 10-15 gün izin almış sağlığı gerekçe göstererek. Bildiğiniz gibi Tayyip şahsında AKP'nin/Türkiye'nin "Suudi Amerika" ile işbirliği halinde, karşısında yıllardır büyük ölçüde madara oldukları Esad'a karşı Suriye'ye kara ve hava harekatı düzenlemek üzere oldukları söylentileri çıktı. Bunlar söylenti değil, zaten olmakta olan şeyler. ABD ve İsrail komutasında ve desteğinde on binlerce terörist besliyorlar. Şimdi tek fark, yaptıkları şerefsizlikleri aleni resmiyet düzeyine getirme planları yapıyor olmaları. Genelkurmay başkanı şimdiye kadar kaç tane şeytani emri yutmak zorunda kaldı bilmiyorum ama artık lokmalar çok ağır gelmeye başladı gibi görünüyor. Üzülüyorum neredeyse. KH eğilimli biri olduğunu düşünmüyorum Özel'in (ayrıntılı olarak incelememiş olsam da).

bozadi

#5
Bu arada Genelkurmay başkanı AKP'nin TSK'yı şeytani dış müdahalelere zorlamasına direnç gösterme kararı alırsa veya o kararda ısrar ederse, Özel'in doğrudan veya dolaylı olarak devredışı bırakılması icap edebilir gibi geliyor bana. Bu son "rapor alma" olayı öyle bir sürecin işareti sanki.