"Kalpsiz"!!! 

Başlatan ağaçkakan, 28 Eylül 2016, 18:38:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Alıntı Yap"Önder", Bedri Ruhselman'ın irtibat kurduğu "ruh"un kullandığı isim.
Evet, bunu hatırlıyorum. "Tanımam" dediğim, bu forumda esas alınan temel kaynaklardan olmadığına ilişkin.

Alıntı YapYargılamaya hakaret de eklenmiş. Bu da durumu daha dramatik hâle sokuyor. Acı acı gülümsemedeki acılığın dozu artıyor.
Yalan veya yanlış birşey söylüyor olsaydım hakaret olabilirdi, doğruysa hakaret değil ve söylediklerimin doğru olduğuna tüm kalbimle inanıyorum.

Alıntı YapBunları defalarca yaşadım, tekrar tekrar, aynı kalıplarda, aynı tarzlarda... Ama reenkarnasyonlarımda değil, forumlarda...
Hangi yaşadığını niye veya nasıl yaşadığını bilmiyorum henüz, önceliğim şimdi ve burada olan biten.

Alıntı YapHakarete çarpıtma çabaları da mutlaka eşlik ediyor. "Kendi hakimiyetindeki bir şehre" derken kast ettiğimin, bir devletin kendi hükümranlık alanı olarak gördüğü topraklar anlamında kullanıldığını, bölgedeki fiilî durumu bilen herkes anlayabilir. Ben yine de bu tür bir çarpıtma girişimini öngörüp, "hakimiyet" yerine "hükümranlık" veya daha başka bir ifade kullanmalıydım.
"Hakimiyet" yerine "hükümranlık" veya benzer herhangi bir terim kullanman anlamda hiçbir fark yaratmazdı.

Alıntı YapBir devlet, kendi vatan toprakları olarak gördüğü bir şehre böyle imhacı tarzda saldırabilir mi?
Sen "imha" edilmeye çalışılan şeyin teröristler değil de şehir ve sıradan halk olduğu yalanına ve saçmalığına inandığın ve başkalarını da inandırmaya çalıştığın sürece buna masumane bir eleştiri gözüyle bakamam. Bir insanın bünyesinde virüsler tarafından ele geçirilip çürütülen organlar veya dokular tamamen "alınmak" zorunda bile kalabiliyor. Aynı şekilde eğer teröristler ülkeni işgal etmişse ve tüm güçleriyle terörist faaliyetlerde bulunuyorlarsa ve o teröristler Global Şeytanlarca açıkça ve çok yoğun bir şekilde destekleniyorsa, çok büyük, tarifsiz vahşilikte yıkımlara, katliamlara girişmişlerse, o virüsleri en kısa zamanda ve en etkili şekilde temizlemek bir seçim değil mecburiyettir. Değil binaların yıkılması, şehir "tüm" yapılarıyla tamamen yerle yeksan olsa ne yazar? Dünyanın gördüğü en vahşi, en şeytani savaşlardan birine sahne oluyor, Global Şeytanlar Arap Baharı denen saçmalıkla göstere göstere terörü her yere yayıyorlar, sıra Suriye'ye geliyor ve sen kalkmış vay şehrin imarı bozuldu, vay siviller öldü diye olan bitene son derece dezenformatif bir bakış açısından bakıyorsun ve esas görülmesi gerekeni, karşı konması gerekeni gözden kaçırmaya çalışıyorsun. Şeytanın propagandasına hizmet ediyorsun. Şeytanın yıkımını değil de, saldırdığı kişinin kendini savunma sürecinde meydana gelen yıkımına dikkat çekiyorsun ısrarla ve bu şeytanlıktır, şeytana hizmet etmiş oluyorsun, şeytanın avukatlığını yapıyorsun.

Alıntı YapBunu yaparsa imha edilmiş o şehre yine de vatan denebilir mi?
Sen mi karar vereceksin kimin nereye vatan deyip nereye demeyeceğine? Böyle boyunu aşan yargılamalarda bulunup ondan sonra şiddetli eleştiri hedefi olduğunda "yargılamanın olumsuzluğundan" bahsetmen son derece ikiyüzlü ve ahlaksızca bir tavır.

Alıntı YapBizim devlet Şırnak'da, Cizre'de hendek savaşlarına karşı mahalleleri dümdüz edince tepki göstermedik mi? Bu işin öyle tanklarla, toplarla yapılamayacağını söylemedik mi? Ölen masumlardan söz etmedik mi? Peki Suriye'de değişen ne?
Güneydoğu'daki bahsettiğin yıkımda devletin PKK'ya karşı mücadele ediyormuş gibi görünüp daha ziyade göstere göstere ve tamamen psikopatça sivil halkı hedef alması gibi bir durum vardı. Ayrıca bu katliamları eleştirdiğim gibi, o halkla ilgili önemli eleştirilerde de bulundum. PKK'nın terörist faaliyetlerine karşı yeterince tavır almadıkları sürece bir yanda devlet terörü ile diğer yanda PKK terörü arasında kalmalarının kaçınılmaz olacağı eleştirisini yaptım. PKK barışa ısrarla yanaşmadığı ve kahpece saldırılar düzenlediği sürece devletin PKK'ya karşı en etkili, en yıkıcı silahla saldırmasının ve PKK'yı imha etmesinin Kürtler dahil tüm ülke halkı için bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Ve "nedense" PKK'yla mücadelenin kasıtlı olarak zayıf tutulduğunu, PKK'nın kasıtlı olarak dize getirilmediğini düşünüyorum. Bu kahredici durumda açık ve gizli Fethullahçı etkilerin rolü olabileceğini düşünüyorum. Ama bu konuda devletin/hükümetin de yeterince masum olmadığından eminim kendi adıma.

Suriye'deki terörün boyutu ile PKK terörünün boyutu ve niteliği çok farklı. PKK bütün ülkeyi ele geçirmeye çalışmıyor (gücü yetecek olsa bunu denemek isterdi muhtemelen), hatta Güneydoğu'da bağımsız bir Kürt devleti kurma gibi bir söylemi bile yok. Terörden nemalanıyor ve bunu sürdürmek istiyor yalnızca. Suriye'de ise Global Şeytanlar ve müttefiklerinin desteğinde onlarca terörist grup, on binlerce terörist aynı anda devleti yıkmaya, ülkeyi ele geçirmeye çalışıyor ve ülkenin ciddi bir kısmını ele geçirmeyi de başardılar zaten. Ve devlet ve ordu da bu olağanüstü durumun gereği neyse onu yapıyor. Ve sen o on binlerce şerefsiz teröristi o ülkenin üzerine salan, bütün dünyaya tecavüz eden ve katleden güçlerin Suriye tecavüzünü eleştireceğin ve var gücünle buna karşı gelmeye çalışacağın yere o devletin ve ordunun bu olağanüstü duruma karşı yürüttüğü şanlı bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesinin liderine bok atıp durarak Global Şeytanların köpekliğinden başka hiçbir anlama gelmeyen birşey yapmış oluyorsun.

arinmak

#16
Demokrasi getiriyoruz diyenleri savunanları , değirmenine su taşıyanları , anlamıyorum.
Diyeceksinki ben onları savunmuyorum , karşısındayım .
Neden onların yalanlarına , argümanlarına sarılıyorsun.
Esad takıntın nedir ? Neden sadece esad.
Demokrasi getirilen ülkelerin hali ortada ... Lütfen onlarla ilgilide birşeyler yaz.
Katar - Arabistan vs vs ... mi daha demokrat , suriyemi ?
Medyaya sunulanları zaten biliyoruz ve inanmıyoruz. Bize daha farklı ne söyleyebilirsin.
Esad tamamen masum vs vs ... demiyoruz. İddamızda yok.

K lar , esad sandığınız kadar kalpsiz değil dedi ... daha fazla birşey demedi...

 

bozadi

#17
28 Eylül 2016

ABD'den Rusya'ya Halep tehdidi: 'Bombardımanlara son vermezseniz...'


ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rusya'nın ve Suriye'nin Halep'te düzenlediğini iddia ettiği bombardımanlar sona ermezse, Moskova'yla tüm teması kesme tehdidinde bulundu.




Kerry'nin ABD'li mevkidaşı Sergey Lavrov'la yaptığı görüşmede, Suriye'nin Halep'te yaptığı operasyonları durdurması konusunda acil adımlar atılmazsa Rusya'yla olan ikili ilişkileri askıya alacaklarını söylediğini aktaran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, ABD'li bakanın 'kaygılarını' dile getirdiğini ifade etti.

Rusya'yla ilişkileri askıya almaya hazırlanan ABD'nin 'Rusya'nın Halep'teki saldırıya son vermek ve ateşkesin uygulanmasını sağlamak konusunda acil adımlar atmaması' durumunda Ortak Uygulama Merkezi kurulmasından da vazgeçeceği belirtildi.
 
Kaynak: milliyet.com.tr


bozadi

#18
Bütün insanlığın katili ve tecavüzcüsü olan ABD Halepli sivillerin canına çok değer verdiği için mi bu kadar telaşlandı?

bozadi

#19
29 Eylül 2016

ABD'nin Halep telaşı arttı: Cihatçılara uçaksavar veriliyor


Halep'in Suriye ordusu tarafından kurtarılması ihtimali artarken, ABD Halep konusundaki yaklaşımını değiştirerek, cihatçılara uçaksavar verilmesine izin vermeye başladı.




Suudi Arabistan ve Katar'ın, cihatçılara taşınabilir uçaksavar vermesine karşı olan ABD'nin, Suriye ordusunun Halep'teki varlığını artırması üzerine bu kararında değişikliğe gittiği bildiriliyor.

Middle East Eye'ın haberine göre, Halep'in Suriye ordusunun eline geçmesini istemeyen ABD, cihatçılara uçaksavar verilmesine izin vermeye başladı.

ABD tarafından yapılan açıklamalarda, Rusya ve Suriye'nin bölgedeki hava harekatını durdurması istenmiş, bunun yapılmaması halinde Rusya ile sürdürülen ateşkes görüşmelerinin sona erdirileceği bildirilmişti.

Suudi Arabistan ve Katar'ın bölgeye uçaksavarları göndermeye başlayacağı belirtilirken, uçaksavarların Ürdün ve Türkiye üzerinden yollanacağı kaydediliyor.

Cihatçılardan Rusya helikopterlerini hedef almamalarının isteneceği, yalnızca Suriye helikopterlerini vurma izni verileceği söyleniyor. Ancak bu kuralın nasıl uygulanacağı bilinmiyor.
 
Kaynak: haber.sol.org.tr



bozadi

#20
30 Temmuz 2016

Halep'te insani koridor açıldı, Türkiye sınırına doğru göç başladı


Türkiye darbe girişiminin ardından terör başta olmak kendi dertleriyle uğraşırken Suriye'den yeni bir göç dalgası geliyor. Halep'te bugün "insani koridor" açıldı. İlk aşamada aileler kentten çıktı ve batıdaki Türkiye sınırına doğru yürümeye başladı.




Uluslararası ajansların İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden aktardığı bilgiye göre Rusya'nın geçen perşembe sivillere ve teslim olan muhalif savaşçılara geçiş hakkı tanıyacağını açıklamasının ardından Halep'in kuşatılmış semtlerinden ilk büyük insan hareketi bugün başladı.

Suriye devlet medyasına yansıyan görüntülerde, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan sivillerin rejimin güvenlik güçleri eşliğinde yürüdüğü, bazılarının otobüslere bindirildiği görülüyor. Bu sivillerden onlarcası kentin batısında, Türkiye sınırı yakınında rejimin kontrolünde olan bölgeye ulaştı.

Ailelerin ve 40 yaş üstü kadınların Halep'ten tahliye edilmesinin ardından diğer sivillerden de isteyenler kenti terk edebilecek. Suriye rejimi, kentin doğusundaki çok sayıda silahlı muhalifin de Selahaddin semtindeki rejim güçlerine teslim olduğunu açıkladı. AFP'ye konuşan bazı siviller ise rejime güvenmediklerini, bu yüzden bu "insani koridoru" kullanmayacaklarını söylediler.

Türkiye yıl başından beri Halep kaynaklı yeni bir göç dalgası konusunda uyarılar yapıyordu. Son olarak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın "Endişeliyiz" demişti. Ekim 2015'teki ilk göç dalgasında binlerce Halepli Türkiye'ye sığınmıştı.

RUSYA: TÜRKİYE'YE BİLGİ VERDİK

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Suriye'de kent sakinlerinin Halep'ten ayrılması için başlatılan insani operasyonla ilgili Türkiye'ye 'tam bilgi' verdiklerini belirtip, Ankara'nın Suriye karşısındaki tutumunu ciddi biçimde değiştirmesini de umduklarını söyledi.

Ryabkov Interfax'a demecinde, "Ankara'yı bu (Suriye'yle ilgili) meselelerde sorumlu bir yaklaşım benimsemeye çağırıyoruz. Zira biz şeffaf bir biçimde hareket ediyoruz ve niyetimizi gizlemiyoruz. İnsani sorunların çözülmesi için yaptıklarımızla ilgili bilgilerin Türk meslektaşlarımızın eline geçmesi için yoğun çabalarımız oldu" dedi.

Ryabkov, "Fakat Türk tarafında, Suriye'deki durum hakkında bizim görüşümüze göre- daha doğru bir anlayış oluşacağına dair umudumuzu kaybetmiyoruz" ifadelerini kullandı.

Rusya ve Suriye hükümeti, Halep sakinlerinin kenti terk etmeleri için üç koridorun oluşturulacağı insani bir operasyon başlatmıştı. Bu operasyon kapsamında silah bırakmak isteyen militanların Halep'ten ayrılmaları için de dördüncü bir koridor oluşturulacağı belirtilmişti.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu sadece Halep sakinlerinin güvenliği için düzenleneceğini vurguladığı bu operasyonun emrini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in verdiğini söylemişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Halep'te düzenlenecek insani operasyonun Suriye ve ABD hükümetleriyle konuşulduğunu söylemişti.
 
Kaynak: hurriyet.com.tr


bozadi

#21
28 Temmuz 2016

Şam muhaliflere genel af çıkardı


SURİYE Devlet Başkanı Beşar Esad, 3 ay içinde silah bırakarak teslim olan ve kaçırdıkları kişileri serbest bırakan muhaliflerin affedileceğini açıkladı.




Genel af teklifi, Halep'in doğu kısmındaki muhalifleri kuşatma altına alınmasını sağlayan hükümet operasyonlarıyla aynı döneme denk geldi. Bu arada, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Suriye hükümetiyle birlikte Halep'te 4 insani koridor oluşturacaklarını, bunlardan üçünün siviller ve silahını bırakan muhalif savaşçılara yardım ulaştırmak için, dördüncüsünün de silahlarıyla birlikte kenti terk etmeyi kabul eden muhalif savaşçıların ayrılması için kullanılacağını açıkladı. Şoygu, 200 bin sivilin kapana kısıldığı Halep'te muhalif savaşçılara silahlarıyla birlikte kentten ayrılma hakkı tanımalarının sebebinin Halep sakinlerinin güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.

EL KAİDE'DEN NUSRA'YA AYRILMA İZNİ

TERÖR örgütü El Kaide, Suriye kolu El Nusra'nın gerekli gördüğü takdirde kendisiyle organizasyonel bağını koparabileceğini açıkladı. El Kaide lideri Ayman el-Zevahir, sesli yaptığı açıklamada "Eğer sizin birlikteliğiniz ve tek vücut olarak hareket etmenizle çatışıyorsa bu organizasyon ve parti bağlarını tereddüt etmeden feda edebilirsiniz" dedi. Hafta başında Nusra Cephesi'nin El Kaide'den ayrılacağı yönünde haberler çıkmıştı. Nusra'nın açıklama yapacağı belirtiliyor.
 
Kaynak: hurriyet.com.tr


arinmak

#22
Bozadi beyfendi , Doğan Yayın Holding ... sahibi mason , yalan haber [:D][:D][:D]

işin şakası bir yana , esad söylendiği gibi olsaydı , surye halkı yanında olmazdı. esadda kısa surede devrilirdi. rusya , iran vs vs onlarında desteği bir yere kadar olurdu.

esad mükemmel değil , kalpsizde değil ... zaten mesele esadda değil...

sivil halka zarar vermemek için yapılan cerrahi operasyonlar ,
suryeye demokrası getırmek için savaşanların , kaçı surye vatandaşı , kaçı suryede yaşıyor.
kaç yıl geçti hala halkı kendı tarafına çekemediler.
yalan haberler , muhaliflerin kullandığı kımyasallar , sahte bayraklar

sureye nufusu nedır , etnik ve mezhepsel dağılımı nedir ? baştakiler kimlerdir , neden halk , cani denilen esadı destekliyor. nufus dağılımı bıle çok şeyi açıklar.

ırak baası ve surye baası farklılar.
ırak ordusu doğru duzgun savasmadı bıle . şuanda ne yapıyorlar yada neyı beklıyorlar. abd ırak bataklıgına saplanmasında bır etkılerı varmıdır.......


surye hiç bir zaman kuzey topraklarına tam hakım olmadı , o sınır bır nevi bize bırakılmıstı. misal guney bolgesine verdiği önemi , kuzeye vermedi ... hepten boş bıraktı demıyorum.
babayla - oğlunu bir tutmayalım

vs vs ...... söylenecek cok sey var. konuyu sulandırmadan kaçayım ...
 

bozadi

#23
Güzel, isabetli açıklamalar arinmak, teşekkürler. Ayrıca bkz.

bozadi

#24
12 Temmuz 2016

Halep'te muhalifler yeni saldırı başlattı


Suriye'nin en büyük ikinci kenti Halep'te çatışmalar tekrar şiddetlendi. Suriye ordusunun ilerleyişi nedeniyle son ikmal yolunu kaybeden muhalif gruplar, kent merkezine doğru yeni bir harekat başlattı.




Günün erken saatlerinde başlatılan harekatta muhalif grupların yüzlerce havan topu atışı yaptığı ve Halep'in batısında çok şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtiliyor.

Muhalif gruplara yakın Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, toplamda 300'ün üzerinde havan topunun atıldığını aktardı.

Suriye devlet televizyonu havan topu atışları nedeniyle 8 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda da yaralı olduğunu belirtiyor.

Halep'teki muhaliflerin son harekatı ordunun Castello yolu olarak bilinen ve Türkiye'ye açılan ana hattı kontrol eden ikmal yolunu ele geçirmesinin ardından geldi.

Halep'in muhaliflerin kontrolünde bulunan ve Suriye ordusu tarafından kuşatılan doğu bölgelerinde yaklaşık 300 bin kişi yaşıyor.




Başlatılan harekatta muhalifler şu ana kadar önemli bir ilerleme sağlayabilmiş değil.

Gözlemevi, Suriye savaş uçaklarının muhalif mevzilerini yoğun hava saldırılarıyla vurduğunu aktarıyor.

Kentin ordu kontrolündeki batı bölgelerinde yaşayan Ahmed adlı bir Halepli, Fransız haber ajansı AFP'ye muhalif bombardımanı nedeniyle evinin tamamen yıkıldığını anlattı.

Görgü tanığı, "Çatışma sesleri çok güçlü. Hâlâ duyuyoruz. Batı mahallelerini bombalıyorlar" dedi.

Kaynak: bbc.com



bozadi

#25
6 Haziran 2016

Suriye: 'Ilımlı muhalifler' Türkiye'nin desteğiyle Halep'e saldırıyor


Suriye, BM'ye gönderdiği mektupta Türkiye'nin desteklediği 'muhaliflerin' Halep'te sivil halka saldırdığını söyledi.




Suriye Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile BM Güvenlik Konseyi'ne gönderdiği mektupta, Batılı ülkelerin 'ılımlı' olarak tanımladığı grupların Türkiye'nin desteğiyle Halep'te El Nusra ile beraber halka saldırdığını belirtti.

Sputnik Türkiye'de yer alan habere göre, mektupta Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın terörist güçlere yardım ettiği ve Cenevre'de devam eden barış görüşmelerini bozmaya çalıştığı kaydedilerek, "Bu saldırılar Türkiye rejimi tarafından planlanan ve hazırlanan, 'ılımlı muhalifler' tarafından gerçekleştirilen sistemli terör eylemlerinin bir parçası" denildi.

Rusya'nın Suriye'deki ateşkesi izleme merkezi, El Nusra ile bazı silahlı grupların Halep'in Kürt mahallesi El Maksud'da 2 binden fazla militanla saldırılar düzenlediğini duyurmuştu. El Nusra ile beraber Ahrar uş-Şam, İslam Ordusu ve Fetih Ordusu gibi örgütlerin Şeyh Maksud'da havan topu ve ağır silahlarla saldırı düzenlediği ve 100'ü aşkın sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Suriye hükümeti, ABD, Fransa ve İngiltere'nin İslam Ordusu ve Ahrar uş-Şam'ı terör listesine alma konusunda Rusya'nın talebini BM Güvenlik Konseyi'nde reddettiğine dikkat çekti. Mektupta ayrıca bazı ülkelerin Türkiye'nin sınırlarını teröristlere açmasına göz yumarak terör örgütlerini teşvik ettiği vurgulandı.
 
Kaynak: haber.sol.org.tr


bozadi

#26
3 Ağustos 2016

Rus ordusu: 'Ilımlı muhalifler' Halep'te zehirli gaz kullandı


Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD tarafından "ılımlı muhalif" sayılan grubun, zehirli gaz kullandıkları söyleniyor.




Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD tarafından "ılımlı muhalif" sayılan bir grubun, Halep'te 7 kişiyi öldüren ve 23 kişiyi yaralayan zehirli gazın kullanımından sorumlu olduğu belirtiliyor.

Zehirli gazın 2 Ağustos günü saat 19.05'de Nureddin ez-Zengi isimli grup tarafından kullanıldığı açıklanırken, zehirli gazın Halep'in doğusunda kullanıldığı bildiriliyor.

Zehirli gazın kullanıldığı yerde sivillerin bulunduğu söyleniyor.

Kaynak: haber.sol.org.tr


bozadi

#27
19 Temmuz 2016

ÖSO teröristleri Halep'te 12 yaşındaki Filistinli çocuğun kafasını kestiler


Sözde Ilımlı Özgür Suriye Ordusu bünyesinde olan Nureddin Zengi Tugayları tekfircileri Halep'te 12 yaşındaki bir Filistinli çocuğa 'Esad'ın askeri' diyerek işkence yaptı, ardından da bir kamyon kasasına yatırarak kafasını kesti.





Halep'te Suriye Ordusu'nun geçtiğimiz hafta teröristlerden temizlediği Handarad Kampında yaşadığı bildirilen Filistinli çocuğa 'Esad'ın askeri' denmesinin temel sebebi de İsrail işgali ardından Suriye'ye sığınmak zorunda kalan Filistinlilerin de Suriye ile beraber hareket ederek teröristlerle mücadele etmesi.

Aynı zamanda söz konusu terörist çete Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden de yoğun destek alıyor.

Kaynak: islamidavet.com


bozadi

#28
13 Ağustos 2016

'Nusra, Halep'te 40 kişiyi idam etti'


Nusra'nın, Halep'te silah bırakarak insani koridordan yararlanıp hükümet kontrolündeki bölgelere geçmek isteyen 40 kişiyi idam ettiği belirtildi.




Rusya'nın Suriye'deki ateşkes izleme merkezi, Nusra'nın Halep'in doğusundaki Karyat el-Ansari mahallesinde, silah bırakarak insani koridordan yararlanıp hükümetin kontrolündeki bölgelere geçmek isteyen militanlar ile ailelerini idam ettiğini açıkladı. Merkez, 40 kişinin idam edildiğini bildirdi.

Dördü Lazkiye ve biri Humus bölgelerinde olmak üzere 5 yerleşim biriminin temsilcileriyle daha anlaşmaya varıldığını belirten merkez, sürece katılan yerleşim birimi sayısının 388'e ulaştığını kaydetti.

'ATEŞKES SON 24 SAATTE 10 KEZ İHLAL EDİLDİ'

Rusya Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada, ateşkesin son 24 saatte 10 kez ihlal edildiği belirtilirken, "Ceyş'ül İslam militanları Şam bölgesinde Kâbun, Cabbar, Hauş eş Şalak, Duma, Harasta ve Erbil yerleşim birimlerine havan toplarından saldırı gerçekleştirdi. Lazkiye bölgesinde, Ahrar'uş Şam birlikleri, Ayn el Kantara ve Kinsibba yerleşim birimleri ile Ebu Ali dağları yakınlarındaki hükümet ordusu mevzilerine ateş açtı. 'Kavkaz' grubu silahlı oluşumları da Zuaykat dağları yakınlarındaki hükümet ordusu mevzilerine saldırdı" denildi.

IŞİD KUŞATMASINDAKİ DEYR EZ-ZOR'A İNSANİ YARDIM

Ayrıca Nusra ve IŞİD teröristlerinin yine Şam, Kuneytra ve Halep bölgelerindeki yerleşim yerlerini ağır silahlarla vurduğu ifade edildi.
Halep şehrindeki insani durumun Suriye ordusunun kontrolünde bulunduğunu aktaran merkez, "İnsani koridorların geçtiği bölgelerde sıcak yemek ve ilk tıbbi yardım merkezleri çalışmaya devam ediyor" dedi.

Öte yandan Rus havayolu şirketi Abakan Air'e ait uçakla IŞİD kuşatmasındaki Deyr ez-Zor'a 22 ton gıda yardımının indirildiği de belirtildi.
 
Kaynak: sputniknews


ağaçkakan

#29
K'ler, bozadi'nin çevirisiyle konu hakkında şöyle demiş:

"Suriye başkanı ve güçleri isyancılarla mücadelede herhangi bir kimyasal silah, sarin gazı veya bu tür herhangi bir şey kullandı mı? 
C: Hayır!
S: (L) O kadar aptal değil.
C: Kesinlikle ve o kadar kalpsiz de değil!"

O kadar kalpsiz değil, ama hastane, okul, pazaryeri gibi sivil alanları bombalamak için ne kadar kalpsiz olmak gerekiyor? Enkaz altlarından çıkan bebek cesedi görüntülerini fotoşop sanacak kadar gözünü kapatmış bir salak değilse, vicdanını kapatmış bir kalpsiz olmasından başka geriye ne ihtimal kalıyor?

Bakın, düne kadar Esad'a yakın duran Sözcü bile iki gün önce şu haberi yapmaktan geri duramamış:

http://www.gazeteler.net/link.php?url=http%3A%2F%2Fwww.sozcu.com.tr%2F

Sizlerse tıpkı Perinçek tayfası ve diğer bazı "sol" partiler gibi gözü kapalı biçimde, bu rejime en ufak bir eleştiriye bile tahammülsüz davranıyorsunuz.

Forumumuzda geçen bir ifadeyi kullanacak olursam, "arzulu düşünme" hatası içindesiniz.

Halep'i o hâle getirenlere "şükran" besleyecek kadar derin bir arzulu düşünme hatası...

Forumumuzda pek çok değerli paylaşımda bulunmuş; çeviriler ve yorumlar yoluyla değerli hizmetler vermiş olan sizlerin, böyle bir konuda kendi arzulu düşüncelerine yenik düşerek böyle katı bir direnç duvarı oluşturmuş olmanızı hayretle karşılıyorum. Hele ki bozadi'nin bu hakarete dönüşmüş tepkisini iyice şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladım.

Demek ki adı "Başkalarına Hizmet" olan bir forumda bile ideolojik önyargılara yönelik en ufak bir itirazda bulununca, o güzel ve anlamlı sözlerin altını kazımış ve altındaki "bize özgü" o hırçınlığı, kabalığı ve agresifliği ortaya çıkarmış oluyoruz.

Demek ki tartışmaların yaşandığı mekanın bir kahve köşesi veya kaba saba bir ergen solcu, sağcı veya islamcı forumu olması, yahut ileri boyutlardan gelen mesajların tartışıldığı düzeyli bir forum olması bizde pek de fark etmiyor. Politik önyargılarımız hemen olaya müdahale ediyor ve en insancıl itirazı bile en kaba biçimde boğuyor.

Demin "bize özgü" dedim ama aslında "biz" böyle değildik. Sevginin, hoşgörünün, zalime karşı mazlumdan yana tavır almanın, zalime "zulmün artsın" demenin, gönül aklının, gönül gözünün, sağduyunun düşüncesi vardı biz zamanlar bizde. Böyle sığ çapaçulluklar marifetmiş gibi pohpohlanıp hakim kılınmadan önce...

Sanırım forumda tekrar yazmayacağım. Uzaktan izlemeye ve K'lerin mesajlarıyla bilgilenmeye devam edeceğim. Bunları bizlere çevirip ilettiği ve umarım bundan sonra da iletmeye devam edeceği için bozadi'ye teşekkürlerimi son bir kez daha sunayım da haksızlık olmasın. Hoşçakalın...