İNTİHAR: DÜNYAYA ACİL GERİ DÖNÜŞ BİLETİ

Başlatan beyrutkapı, 27 Mayıs 2014, 13:27:01

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

beyrutkapı

Aslında bu konu başlığını nereye açacağımı bilemediğim için buraya yazıyorum.
sevgili dostlar, ünlü yazar albert camus'ye göre bu dünyada incelenmesi gereken en öncelikli felsefi ve acil konu intihardır. intihar etmenin çok çeşitli psiko-sosyal nedenleri olduğu gibi bireyler arasında kişiden kişiye değişebilecek, çok çeşitli sebepleri de var. bu konunun toplumda, medyada, eğitim kurumlarında vs. çok tartışılmaması ve bir çok hayati konuda olduğu gibi  ilizyonun bildik yöntemlerinden biri olarak pek çok sorun gibi görmezden gelinmesi de ilgi çekici geliyor bana.
kasyopya celselerinde bazı kişilere özellikle ''kendini öldürmeye programlındın'' denildiğini hatırlıyorum. demek ki  aslında bu konuda da bilmediğimiz ve üzerine düşünülebilecek başka karanlık noktalarda var. belki de aslında en çok potansiyeli olan, var olan sistemle derdi olan, içinde yaşadığı dünyanın haksızlıkları karşısında insanca bir duyarlılığı koruyarak yaşamaya çalışan ama ısrarla duvara çarpan ve kişinin kendi hayatının çözümsüzlükleri de eklenince tek çözümün intihar olduğu durumlar. bir başka anlamda potansiyeli olan ve belki çok başka bir misyonla dünyada bulunan bir bireyin bu keşfi yapamayarak bir anlamda kaybolması. resmin tamamına bakamamak, elbette kişinin kendisine yönelen bir yok olma arzusuna dönüşebilir. kasyopyalıların ısrarla ''bilgi korur'' demeleri çok anlamlı.
ünlü yazar mılan kundera bir kitabında şöyle bir şey söyler; ''insanların ölme biçimleri, onların hayatları hakkında bize çok fikir  verir.'' bunu çok doğru ve anlamlı buluyorum. kişinin bakış açısı, ölüm ve yaşam hakkındaki düşünceleri, bu dünyada nasıl yaşadığını belirlediği gibi belki en temel korku ve önyargıları yada hayati bilgisizlikleri nedeniyle nasıl öldüğünü de belirliyor.
en son örnekteki gibi insanların özellikle yaratılan bunca bilgisizlik ve yalan ortasında, bunca kişisel ve dünyada olup bitenlerle ilgili baskıyı kaldırması zor görünüyor.
bundan çok da uzun sayılmayacak bir süre önce görünüşte hayatında hiçbir sorun olmayan bir akademisyen ''çok fazla acı var'' dediği bir not bırakarak yine köprüden atlayarak yaşamına son verdi.

oysa her şeyin bir anlamı ve amacı olduğunu keşfedebilseler, bir çok insan belkide bambaşka bir hayat yaşayacaktı yada yaşayacak. yaşayacak  diyorum çünkü bir çok insan fiili olarak intihar etmese de, ruhsal olarak her gün intihar ediyor zaten. nefret ettiği işlerde çalışan, bir mutluluk maskesi altında seçimlerinin çok uzağında, mutsuzlukla hayatın içinde savrulan insanlar. john fowles ''büyücü'' adlı harkulade romanında buna ''intihar ederek yaşayanlar'' diyordu.

buradan hareketle, bu güzel mayıs gününde farkındalık çemberinin tüm gezegene yayılmasını diliyorum.
bir gün mutlaka tüm insanlar ruhun sonsuz olduğunu ve tüm olanların ve acıların dersin bir parçası olduğunu anlayacaktır.
eğer ruh sonsuzsa, aslında kimseye bir şey olmadığını ve olamayacağını, tüm bu korkuların ve kaygıların kartondan olduğunu, kişi istemezse kimsenin ona hükmedemeyeceğini, çaresizlik ve umutsuzluğun içinde bulunduğumuz dramanın bir parçası olduğunu, ilizyonun böyle ayakta kaldığını, bir gün mutlaka herkes anlayacak. bu döngüde olmasa bile başka birinde, ilerleyişin önünde kimse duramaz sevgili dostlar.

Yaşamın güzelliğini ve benzersizliğini takdir edip ruhunda duyabilen tüm dostlara gönülden sevgiler, saygılar...
 

bozadi

#1
Son derece faydalı, güzel bir konu olabilir incelemek için beyrutkapı, takip edeceğim. Spiritüalizm konu başlığına daha uygun olabileceği için konu başlığını oraya taşırım bir ara. Sevgili maglor'un intihar haberiyle ilgili başlığını da yine spiritüalizm başlığı altına taşısam iyi olacak sanırım. Çok da sorun değil gerçi. Bütün konuların birbiriyle bağlantılarını ele alıyoruz sonuçta. Birleşik alan... :)