Caferilerden Başbakan Erdoğan'ın 'Şia' sözlerine tepki (14 Mart)

Başlatan bozadi, 19 Nisan 2014, 18:15:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

14 Mart 2014

Caferilerden Başbakan Erdoğan'ın 'Şia' sözlerine tepki


Caferi-Der ve Caferi Alimler Birliği, Başbakan Erdoğan'ın bir televizyon programında "Şia" hakkında söylediği sözlere tepki gösterdi: "Bir ülkenin başbakanının bütün vatandaşların inançlarına eşit mesafede olması gerektiğine inanmaktayız."
 




Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın Kanal 24'te yaptığı konuşmada "Şia" ilgili söylediği sözlere Caferilerden tepki geldi. Caferi-Der ve Caferi Alimler Birliği (CABİR), Halkalı Zeynebiye Kültür Salonu'nda ortak bir açıklama yaparak, Erdoğan'ı eleştirdi.

Basın toplantısında konuşan Caferi-Der Başkanı avukat Sinan Kılıç, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir özel televizyon programında, cemaati değerlendiren konuşmasında, talihsiz bir şekilde, 'Bunların bir defa 3 önemli hasleti var. Takiyye var, yalan var, iftira var. Üçünün neticesi; fitne var, fesat var. Bunlar Şia'yı geçmiş vaziyette. Şia bunların eline su dökemez' demiştir" şeklinde konuştu.

Kılıç, bu tür söylemlerin milli birliğe zarar verdiğini belirterek, "Caferi-Der olarak, bir ülkenin başbakanının bütün vatandaşların inançlarına eşit mesafede olması gerektiğine inanmaktayız. Evrensel hukukun ve iç hukukumuzun kuralları, yöneticilerin inanç ayrımı yapmalarını, herhangi bir inanca hakaret etmeyi, aşağılamayı men ederek, cezai yaptırımlar öngörmüştür. Mensubu olduğumuz İslam dini de buna cevaz vermemiştir" dedi.
 
'CAFERİLERDEN ÖZÜR DİLENMELİ'

Mezhep çatışması çıkarılmak istendiğini savunan Sinan Kılıç, "Bölgemizde ve ülkemizde mezhep çatışması çıkarma ve bu kapsamda

Şii-Caferileri kullanma arzusu, hangi kişi, kurum, kuruluş veya odaktan gelirse gelsin, tarih boyunca 'saray İslamı' tarafından yalan ve iftiraya maruz kalmış, 'devlet İslamı' tarafından baskı ve zulüm görmüş Türkiye Caferileri, her zaman olduğu gibi ülkesinin ve milletinin birlik ve beraberliğinden taviz vermeyecektir" diye konuştu. Kılıç, Caferi inanç mensuplarından özür dilenmesi gerektiğini de dile getirdi.

Caferi Alimler Birliği (CABİR) Başkanı Hasan Karabulut da, Şiiliğin Kur'an ve sünnetin bir gerçeği olduğunu ifade ederek, Şiilik inancı hakkında bilgiler verdi. Karabulut, Türkiye'deki Caferilerin rencide edildiğini söyledi.

Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

18 Nisan 2014

(İngilizce'den çeviri bir haber)

"En Genç Rehinemiz"




Sham Times'ın haberine göre, yerde oturmuş, etrafı kendisine silah tutmuş adamlarla çevrili çocuğun resmi cihatçı sosyal medya ağlarında yayınlandı. Bir Özgür Suriye Ordusu destekçisi tarafından yayınlandığı iddia edilen resmin notunda "Kessab'taki düşman gruplar arasından elde ettiğimiz en genç tutsağımız" deniyor.

Kessab Suriye'nin Türkiye sınırına yakın bir noktada, Hıristiyan Ermenilerin çoğunlukta olduğu bir köy. Bir süre önce köyü işgal eden cihatçılar terör estirip kiliseleri yağmaladılar ve yaklaşık 2000 köy sakinini kaçmaya zorladılar. İlk bilgilere göre yaklaşık on aile de tutsak alındı.

Bu resim sosyal medyada göründüğünden beri çok sayıda kişi şok ve kızgınlık duygularını ifade ederek Suriyeli "isyancıları" eleştirdi, bazıları ise resmin gerçekliğini sorguladı.

"Özgür Suriye Ordusu"nun Suriye'de faaliyet gösteren diğer "isyancı" gruplarla birlikte insanlığa (kadınlar ve çocuklar dahil) karşı çeşitli suçlar işlediği biliniyor.


Kaynak: raymondibrahim.com

bozadi

19 Nisan 2014

Viyana'dan Suriye'ye giden cihatçı kızlar: Evlendik, gururla yaşıyoruz


15 ve 16 yaşındaki iki Bosna asıllı kız Suriye'ye cihada gitti. Cihatçı kızlar internetten yayınlanan mesajlarında, 'Sizin tasavvur edemeyeceğiniz kadar iyi evlerde yaşıyoruz' dedi




Avusturya'nın başkenti Viyana'daki ailelerine "Suriye'ye gidiyoruz. Cennette buluşuruz" diye bir veda mektubu yazarak Suriye'ye Samra ile Sabina adlı iki kız, bir internet sayfasında silahlı fotoğraflarını yayınladı.

15 ve 16 yaşındaki Bosna asıllı iki kız, internet sayfasında "Ölümden korkmuyoruz. Ölüm bizim hedefimiz. Allah beni çağırıncaya kadar Viyana'da yaşadım ve ben bu çağrıya uyarak, onur için yola çıktım. Biz sizin tasavvur edemeyeceğiniz kadar iyi evlerde yaşıyoruz. Evlendik. Her şey var burada. Biz gururumuzla yaşıyoruz." diye yazdı.



Interpol şimdi Türkiye üzerinden Suriye'ye giden 15 ve 16 yaşlarındaki iki kızın peşine düştü. Viyana polisi de konuyla ilgili "İki kızın uluslararası arandığı doğru. Biz internet sitesini kimin açtığını  araştırıyoruz" açıklaması yaptı. 10 Nisan'da Viyana'dan İstanbul'a uçan iki kıza, Suriye'ye cihada gitme fikrini kimin aşıladığı sorusu ise hâlâ gizemini koruyor.

Avusturya basınına konuşan uzmanlar, cihatçı kızların fotoğraflarının yayınlanmasını El Kaide'nin PR (Halkla İlişkiler/İnsan Kaynakları) çalışması olabileceğini söyledi.




Kaynak: t24.com.tr