Açlık Grevimizin 69. gününü Filistin’deki Grevcilere Adadık (16.6.17)

Başlatan bozadi, 17 Mayıs 2017, 14:42:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

12 Mayıs 2017

Marmaris'te Gülmen ve Özakça'ya destek eylemi


Muğla'nın Marmaris İlçesi'nde, çeşitli sivil toplum kuruluşları ile CHP ve HDP ilçe teşkilatı üyeleri, KHK ile görevlerinden ihraç edilen araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın sürdürdüğü açlık grevine destek amacıyla eylem yaptı.




Kordon Caddesi'nde bulunan Atatürk Anıtı önünde, bugün gündüz saatlerinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kıyılarımızı Koruyalım ve Yaşatalım Derneği ile CHP ve HDP ilçe teşkilatı üyelerinden oluşan yaklaşık 60 kişilik grup, KHK ile görevlerinden ihraç edilen araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın sürdürdüğü açlık grevine destek olmak için bir araya geldi. Eğitim-Sen'in düzenlediği eylemde, Gülmen ve Özakça'nın fotoğraflarının bulunduğu afişlerin yanı sıra 'Daha fazla KHK değil, adalet hukuk istiyoruz', 'Açlık grevi kritik durumda, bu sesi duyun', 'Hasta değil, direnişçiyiz, yasta değil, direnişteyiz' ve 'Yemeğe değil, adalete açlar' yazılı pankartlar taşıdı. Polisin çevrede güvenlik önlemi aldığı eylemde, gruba çevredeki vatandaşlar da destek verdi.

'37 KİŞİ İNTİHARA SÜRÜKLENMİŞTİR'

Grup adına basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Marmaris Şube Başkanı Yusuf Metin Altuntaş, KHK'lerle hukuksuzca ihraç edilen akademisyen ve öğretmenlerin görevlerine iade edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Haksız uygulamalara karşı kurulacağı söylenen komisyonlar kurulmamış ve hiçbir itiraz merci bırakılmamıştır. Siyasi iktidarın devam eden OHAL döneminde en fazla tasfiyeye yöneldiği kesimlerin başında akademi üyeleri ve kamu çalışanları gelmektedir. Yıllarca birlikte iş tuttukları FETÖ mensuplarını kamu bürokrasisinden ihraç etme bahanesi ile çoğu Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK) üyesi olan binlerce alevi, sosyalist, demokrat ve yurtsever açığa alınmıştır. Ülkenin üzerine karabasan gibi çöken bu uygulamalar ile 37 kişi intihara sürüklenmiştir. Çocukları ve aileleri ağır travmalar yaşamaktadır. 1542 üyemiz, toplam 105 kamu emekçisi bir gecede işsiz bırakıldı. Bu insanların açlık grevi nettir. İşlerini geri istemektedirler. Hükümet yetkilileri acil olarak açlık grevi yapan insanlar için harekete geçmelidir. Haksız ve hukuksuz açığa alınan veya ihraç edilen insanlar görevine iade edilmelidir."

Grup, basın açıklamasının ardından 'Hakkımızı direne direne alacağız' ve 'Hak, hukuk, adalet istiyoruz' sloganları atarak olaysız dağıldı.

Kaynak: Cumhuriyet


bozadi

12 Mayıs 2017

Kadıköy'de, açlık grevindeki eğitimcilere destek eylemi


İstanbul Kadıköy'de, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın 65. gününe girdikleri açlık grevine destek olmak amacıyla kitlesel bir eylem gerçekleştirildi.




KHK ile mesleklerinden ihraç edilen eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın Ankara Yüksel Caddesi'nde sürdükleri ve 65'inci gününe giren açlık grevi eylemlerine destekler sürüyor. Birçok sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla İstanbul Kadıköy'deki İskele Meydanı'nda yüzlerce yurttaş bir araya geldi.

Yürüyüşün ardından oturma eylemi yapıldı.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

12 Mayıs 2017

Sanatçılardan açlık grevindeki
 Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek


OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın 65 gündür sürdürdüğü açlık grevine sanatçılardan destek geldi.





 

Kaynak: soL


bozadi

22 Mayıs 2017

Açlık grevindeki Gülmen ve Özakça evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı


KHK ile ihraç edilen ve 75 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın evine özel harekat polisleri tarafından baskın yapıldı. Eğitimciler gözaltına alındı.




KHK ile ihraç edilen ve işlerine geri dönme talebiyle 75 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın evine özel harekat polisleri tarafından baskın yapıldığı öğrenildi. Gülmen ve Özakça polis baskınını sosyal medya üzerinden duyurdu.


 

Baskından sonra eğitimcilerin evine giden Avukat Selçuk Kozağaçlı, sabaha karşı Twitter hesabından Gülmen ve Özakça'nın gözaltına alındığını duyurdu.


 

Kozağaçlı, "Nuriye Gülmen ve Semih Özakça zorla gözaltına alındılar. Üçüncü kez aynı şube tarafından. 'Asla vazgeçmeyeceğiz' mesajın iletmemi istediler" mesajını paylaştı.

'YAKALAMA GEREKÇESİ: YENİ GEZİ'

Kozağaçlı'nın açıkladığına göre, savcılığın çıkardığı arama ve gözaltı kararının gerekçesi şöyle: 'Eylem ölüm orucuna dönebilir, gezi, tekel benzeri eylemlere sebep olabilir'.


 

Gülmen ve Özakça'nın haklarında gözaltı ve arama kararı olduğu belirtildi.

Baskından sonra Gülmen ve Özakça'nın bulunduğu evin sokağında bir grup eğitimcilere destek için toplandı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

23 Mayıs 2017

Tutuklamada zorla besleme şüphesi


Nuriye ve Semih'in tutuklanmalarının ardından cezaevinde açlık grevine zorla müdahale şartları oluşabilir. Uluslararası sözleşmelere göre müdahale konusundaki karar hekime bırakılıyor.




Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevleri eylemlerinin 76. gününde tutuklanmaları, müdahale riskini de beraberinde getirdi. 

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa, açlık grevindeki eylemcilere müdahaleye kapı açıyor. Yasa'nın 82. maddesi, "Hükümlü eylemin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirilir. Psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılır ve sonuç alınamaması halinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanır" hükmünü düzenliyor.

İSTEĞİNE BAKILMAKSIZIN MÜDAHALE YAPILIR

Yasa, hükümlünün beslenmeyi reddetmesi halinde, "Hayati tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu hekim tarafından belirlenenler hakkında, isteklerine bakılmaksızın kurumda, olanak bulunmadığı takdirde derhal hastaneye kaldırılmak suretiyle muayene ve teşhise yönelik tıbbi araştırma, tedavi ve beslenme gibi tedbirler, sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla uygulanır" hükmünü içeriyor.

TCK NE DİYOR?

Türk Ceza Yasası'nın 298. maddesi, "Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin engellenmesi sayılır. Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinden biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur" hükmünü içeriyor.

ANAYASA MAHKEMESİ YORUMLADI

Anayasa Mahkemesi de açlık grevleri ile ilgili verdiği kararlarda, müdahaleye zemin oluşturuyor. Anayasa Mahkemesi, Çankırı İnfaz Hakimliği tarafından açlık grevindeki eylemciye disiplin cezası verilmesine yönelik hükmün iptaline ilişkin 2013 yılında yapılan başvuruda, "Ceza infaz kurumlarının, yapıları gereği hürriyetin sınırlandırıldığı ve Devletin kontrolü altındaki özel alanlar olması ve dolayısıyla Devletin hem bu kurumda bulunanların güvenliklerini ve sağlıklarını koruma hem de disiplini tesis etme yükümlülüğünün bulunması karşısında, hükümlülerin ve tutukluların da ceza infaz kurumlarında diledikleri şekilde eylem yapma özgürlüğünün bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır" yorumunu yapmıştı.

SÖZLEŞMELER NE DİYOR?

Uluslararası sözleşmeler ise bu konuda bazı kısıtlamalar getiriyor. Dünya Tabipler Birliği'nin 1975 Tokyo Bildirgesi'nde ve 1992 Malta Bildirgesi'nde açlık grevi ve ölüm orucu halinde olan bir kişiye nasıl yaklaşılacağı konusu belirleniyor. Bildirgelerde, "Kişinin buna kendisinin iradi karar verdiğinin uzman bir hekim tarafından tesbiti, bu durumun da yine beslenmenin iradi olarak reddedildiğinin bir başka bağımsız hekim tarafından onaylanması gerektiği" ifade ediliyor.  Malta Bildirgesi'nde müdahale için şu düzenlemeler yer alıyor:

"Müdahale etmek ya da etmemek konusunda ki son karar -temel çıkarları hastanın iyiliği olmayan- üçüncü tarafların müdahalesi olmaksızın hekimine bırakılmalıdır. Gerektiğinde hekim, hastaya açıkça,  onun (hastanın) tedaviyi reddetme, koma durumunda, yapay beslenme ve ölüm riski gibi kararını kendisinin onaylayıp onaylamadığını belirtmelidir. Eğer hekim hastanın reddetme kararını onaylamıyorsa, onun başka bir hekim tarafından takip edilmesini sağlamalıdır."

YASADA ZORLA BESLEME YOK

Öte yandan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak'da bugün konu ile yaptığı açıklama da şunları söyledi:

"Nuriye Gülmen ve Semih Özakçanın tutuklanma talebinin asıl gerekçesinin 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 82. maddesi olduğunu düşünüyorum. Bu madde zorla beslemeye imkan veriyor. (Aynı Yasanın 116. maddesi uyarınca bu kural tutuklulara da uygulanabiliyor). Dışarıdaki açlık grevine bu tür bir müdahalenin yasal dayanağı yoktu. Ya bunun için bir KHK çıkaracak ya da bir şekilde açlık grevinde olanları tutuklayacaklardı.

Tabii böyle bir tutuklama sadece kağıt üzerinde geçerli olacaktır. Çünkü bu gerekçeyle tutuklama yapılamaz. Böyle bir nedenle tutuklama yapılmasına dair yasalarda bir hüküm yok. AİHS'in 18. maddesi uyarınca Sözleşme hükümleri ile izin verilen kısıtlamalar öngörüldükleri amaç dışında uygulanamaz. Bu nedenle, zorla besleme yapmak amacıyla tutuklama yapmak da mümkün değildir. Bu nedenle karara bu nedenle tutukluyoruz demeyecekler başka bir gerekçe yazacaklar ama bu durumun daha sonra saptanmasına mani değil. Yani gerçek amacın farklılığı daha sonrasında da saptanabilir.

Zorla besleme konusunda da sınırsız bir yetki yok. 82. madde de "hayatî tehlikeye girme veya bilinç bozukluğunun hekim tarafından belirlenmesi" koşulu getiriyor. Ama nihayetinde böyle bir doktor raporunun kolayca temin edilebileceğini tahmin etmek güç değil. Ancak bu yapılırsa, bu da Sözleşmenin 3. maddesinin ihlaline neden olabilir. AİHM, zorla beslemeyi kategorik olarak reddetmiyor. Ama bunun koşulları var. Tabii bugüne kadarki vakalarda hep hapiste olan kişinin açlık grevi tartışılıyordu, ilk defa açlık grevini sonlandırmak için bir tutuklama vakasıyla karşı karşıyayız, bu temel ilkeleri etkiler mi onu kestirmek güç."

Kaynak: Artı Gerçek


bozadi

25 Mayıs 2017

'Onların başına gelecek her şeyden sorumlusunuz'


Gülmen ve Özakça'yı 'terörist' ilan eden İçişleri Bakanı Soylu'ya tepki yağdı. CHP'li Tanrıkulu 'utanmaz, yalancı ve zalimsiniz' dedi.




Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı 'terörist' ilan eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya tepki yağıyor. Semih Özakça'nın eşi Esra Özakça, suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da "Utanmaz, yalancı ve zalimsiniz" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun tepki çeken açıklamalarının ardından Esra Özakça twitter hesabından şu görüşleri dile getirdi:

"Çavuşoğlu ve Soylu'ya soruyoruz savcı mısınız, hakim misiniz? Siz kimsiniz? Nuriye ve Semih'in başına her şey getiririz, hükmü de verdik diyorsunuz.

Bu açıklamalar masumiyet karinesini alenen çiğnemektedir. İşlenen bu suçu gören hakim ve savcıları göreve çağırıyoruz. Suç duyurusunda bulunacağız.

Nuriye ve Semih'in başına gelecek her şeyden bu açıklamaları yapanlar sorumlu olacaktır.

Evet yediler! Ömürlerinedn yediler. Bedenlerinden yediler. Hücre hücre eridiler."

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Soylu'nun sözlerini 'utanmazlık' olarak nitelendirdi. Tanrıkulu, "Utanmazlıkr; birinin örgüt üyesi olduğuna kim karar verebilir! OHAL KHK mi, yoksa kesinleşmiş bir yargı kararı mı? Bu hukuk size lazım olacak. Utanmaz, yalancı ve zalimsiniz" paylaşımında bulundu.

CHP PM Üyesi Yıldırım Kaya ise "İçişleri Bakanı 'Açlık grevi yapan öğretmene çocuklarınızı teslim eder misiniz?' diyor. Çocukları ellerine idam ipi veren öğretmene teslim ediyor" dedi.

Bir çok sosyal medya kullanıcısı da Süleyman Soylu'ya daha önce cezaevlerinde yaşanan ölüm oruçlarını ve sonuçlarını anımsattı:

"2000 yılında cezaevlerinde ölüm oruçlarında dönemin içişleri ve adalet bakanı 'gizli gizli yiyorlar' demişlerdi. Sonuç olarak 112 insan ölmüştü."

"19 Aralık günlerinden dönemin içişleri bakanı Tantan'ın 'ölüm orucu yapıyoruz diye kandırdılar' demagojisinin yeni versiyonu bu da."

"İçişleri bakanı biraz da hayranı olduğu Gülen cemaati ve Kavurmacı konusunda mesai yapsa şahane olacak."


 


 


 

Kaynak: Artı Gerçek


bozadi

25 Mayıs 2017

Süleyman Soylu'nun yalanı ortaya çıktı


Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın avukatı müvekkillerinin sicil kaydını sosyal medyadan paylaştı.




İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Nuriye Gülmen için "DHKP-C Üyesi" demesi üzerine Avukat Selçuk Kozağaçlı Gülmen'in "Örgüt üyeliği ve progandasından" yargılandığı davanın beraat kararını açıkladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, işlerine iade edilmek için açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklanmasına ilişkin, Gülmen'nin "DHKP-C Üyesi" olduğunu iddia etmişti. Avukat Selçuk Kozağaçlı Soylu'nun iddialarına karşı Twitter hesabından Gülmen'in hakkında 2012 yılında "Örgüt üyesi ve propagandası" ile ilişkili açılan davadan beraat ettiği kararı paylaştı.

Kaynak: Artı Gerçek


bozadi

24 Mayıs 2017

CHP milletvekilleri, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için oturma eylemi başlattı


Polisin, CHP milletvekillerinin Yüksel Caddesi'ne girişine izin vermemesi üzerine gerginlik yaşandı




KHK ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın tutuklanmalarının ardından CHP milletvekilleri, Yüksel Caddesi'nde oturma eylemi başlattı.

CHP Milletvekilleri Veli Ağbaba, Şenal Sarıhan, Necati Yılmaz, Eren Erdem, Murat Emir, Ali Şeker, Yıldız Tur Biçer ve Mustafa Balbay, açlık grevinin yapıldığı İnsan Hakları Anıtı'nın bulunduğu Yüksel Caddesi'ne geldi. CHP milletvekillerinin Yüksel Caddesi'ne girişine, polis izin vermedi. Bu nedenle vekiller ile polis arasında gerginlik yaşandı.

Yüksel Caddesi'nde bariyerlerle önlem alan polis, vekillerin gelmesi üzerine Yüksel Caddesi'ne TOMA getirdi ve caddedede, insanların toplanmaması için anonslar çekti. Ayrıca bariyerlerin önüne polis etten duvar ördü.

CHP'li vekiller İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapmak istediklerini söylediler. Ancak polis geçişlerine izin vermedi. Uzunca bir süre tartışma yaşanırken polis vatandaşların vekillerin çevresine toplanmasına da engel oldu. Durumu protesto eden milletvekilleri burada basın açıklaması yaptı.

Vekiller İnsan Hakları Anıtı'na yaklaştırılmayınca, Yüksel Caddesi ile Karanfil Sokağın kesiştiği noktada, oturma eylemi yapmaya başladı. KHK ile ihraç edilen Veli Saçılık vekillerin yanına gelmek istemesine polis engel oldu. Yaşanan tartışmaların ardından Saçılık vekillerler beraber oturma eylemine başladı.

Türkiye'nin cezaevine dönüştürüldüğünü belirten CHP'liler temsili olarak "volta" attılar. Oturma eylemi sürerken, CHP milletvekilleri oturma eylemine ara vererek, polis barikatından geçip Karanfil Sokak boyunca volta atıyor. Veli Ağbaba, volta eylemini elinde tesbihle yaparken, milletvekilleri de volta boyunca AK Parti politikalarını eleştiren konuşmalar yapıyor. Polis barikatı nedeniyle Yüksel Caddesi'ne giremeyenler ise bu Cadde'ye çıkan Karanfil Sokak'ta bekliyor. Volta sırasında "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atarak, tutuklamaları protesto ediyor.


 

CHP Milletvekili Veli Ağbaba, voltalar sırasında yaptığı konuşmada, "Türkiye artık yarı açık  cezaevine dönüştü" dedi. Ağbaba, "Eskiden sokağa çıkış yasakları vardı, şimdi sokağa giriş yasakları var" dedi.

Yüksel Caddesi'ndeki tüm dükkanlar kapatıldı. Vatandaşların sokağa giriş çıkışlarına polis tarafından izin verilmiyor. CHP'li vekillerin eylemi Yüksel Caddesi'nde sürüyor.

Yüksel Caddesi'nde ise sadece polisler kamp kurmuş durumda.

'SÖZÜNÜZÜ TUTUN' KAMPANYASI BAŞLATILMIŞTI

Mustafa Balbay, Veli Ağbaba, Necati Yılmaz, Eren Erdem, Ali Haydar Hakverdi ve Utku Çakırözer'in aralarında bulunduğu CHP'li milletvekileri açlık grevlerinin 75 gününde gece yarısı baskını ile evlerinden alınan Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in derhal serbest bırakılmasını istemiş ve polislerin kimseyi yaklaştırmadığı ve ablukaya aldığı İnsan Hakları Anıtı önünde 7 saatlik oturma eylemi yapmıştı. Oturma eylemi sonrasında tüm milletvekilleri adına konuşan Veli Ağbaba, "Biz bugün Nuriye ve Semih için buraya geldik. Eğer Nuriye ve Semih yarın akşam saatlerine kadar bırakılmazsa CHP milletvekilleri olarak dönüşümlü olarak süresiz oturma eylemini gerçekleştireceğiz" şeklinde açıklama yapmıştı.

Özakça ve Nuriye Gülmen'in tutuklanmalarının ardından dün akşam saatlerinde sosyal medyada CHP'li vekillere yönelik 'Sözünüzü Tutun' kampanyası başlatılmıştı. Bunun üzerine bu sabah biraraya gelen CHP milletvekilleri bir saatten uzun süren toplantının ardından basın açıklaması yapmak üzere Yüksel Caddesi'ne gitmişti.

Kaynak: T24


bozadi

28 Mayıs 2017

Gülmen ve Özakça'dan Bakan Soylu'ya:
Teröristsek nasıl memur olduk?


"Aç kalmanın terörist olmakla sonuçlandığı bir ülkedeyiz"




CHP'lilerin ziyaret ettiği Nuriye Gülmen, kendilerini DHKP-C ile ilişkilendiren Bakan Süleyman Soylu hakkında yargıya başvuracağını söyledi. Gülmen "Eğer öyleysem nasıl memur oldum. Açlık grevine başlayınca örgüt üyeliği davası açıldı" dedi. Semih Özakça ise cezaevindeki kitap sınırlamasının kendisini açlıktan daha çok zorladığını söyledi. Özakça, "Aç kalmanın terörist olmakla sonuçlandığı bir ülkedeyiz" dedi.

Soylu, açlık grevlerinin 76'ncı gününde tutuklanan akademisyen Gülmen ve öğretmen Özakça hakkındaki "DHKP-C örgütüne bağlı oldukları" idddiasını sürdürerek, "Biz çocuklarımızı terörist olarak eğitsinler diye okula göndermiyoruz" ifadesini kullanmıştı.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, CHP heyeti açlık grevindeyken tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı cezaevinde ziyaret etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kendilerini DHKP-C ile ilişkilendiren açıklamalarına Gülmen, "Eğer öyleysem, ben nasıl memur oldum" karşılığını verirken Özakça, "Aç ekalmanın terörist olmakla sonuçlandığı bir ülkede yaşıyorum" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara Milletvekili Necati Yılmaz ve Muğla Milletvekili Nurettin Demir; Gülmen ve Özakça'yı ziyaret etti. Heyet, açlık grevinin 79. gününde olan Gülmen ve Özakça'dan grevi sonlandırmalarını istedi. Ancak her iki eğitimci de "somut bir kazanım" elde edilene kadar, eylemlerini sürdürecekleri karşılığını verdi. Ziyaretin ardından hazırlanan raporda "Cezaevi dışında sağlık durumlarıyla ilgilenen Ankara Tabip Odası hekimlerinin, cezaevinde Gülmen ve Özakça ile görüştürülmesi gerekiyor. Cezaevi dışında kullandıkları B1 vitaminine cezaevinde de ulaşabilmeleri sağlanmalı, Özakça'nın bu ilacın yerine verilen ve bu ilacı da içerdiği söylenen B kompleks vitaminin kendisine sağladığı yararın, dışarıdaki ilacın yerini tutmadığı yönündeki yakınması dikkate alınmalı. Gülmen'in vücut fonksiyonlarının daha yerinde olduğunu, ancak Semih Özakça'nın direncinin daha düşük olduğunu gözlemledik" denildi. Gülmen ve Özakça'nın açıklamaları şöyle:

BAKAN'A SUÇ DUYURUSU

NURİYE GÜLMEN: Yemek istemediğimizi iletince, bize özel bir paket göndermeye başladılar. Paketin içinde su, limon, bitki çayları ve meyve suyu bulunuyor. Ancak meyve suyunu kendi diyetimizde olmadığı için iade ediyoruz. Bir gün boyunca suyun içine limon sıkıp, taze nane yaprağı ve şekerle içiyor, ayrıca birkaç hazır bitki çayı ve 10 adet şeker ile iki kaşık tuz alıyordum. Ancak, grevin ilerleyen aşamalarında tuzun azaltılması gerektiğine yönelik hekimlerin verdiği telkinler doğrultusunda iki kaşık tuz yerine bir kaşık tuz alıyorum. Tuzu azalttıktan sonra vücudumdaki ödem de azaldı.

Çıldırmışa döndüm

Soylu'nun sözlerini televizyondan duyduğumda adeta çıldırmışa döndüm. Grevimizi ATO'da üç hekim takip ediyor. Bu üç hekim arkadaşımızın Soylu'ya yanıt içerecek bir basın açıklaması yapmasını istiyoruz. Dışarıda ne yiyorsam, burada da onu yiyorum. Sayın Bakan, ATO hekimlerine inanmıyorsa, cezaevi yönetimine sormalı ne yediğimizi, herhalde inanacaklardır.

Beni DHKP/C terör örgütü üyesi ilan etmişler, eğer öyleysem, ben nasıl memur oldum, nasıl memuriyetimi bunca yıl sürdürdüm. İstanbul-Ankara yürüyüşüne katılmam gerekçesiyle bir gözaltı işlemim var, bir de 2015 yılında tutuklandığım bir dava var, ancak beraat ettim. Sayın Bakan, kim oluyor da böyle şeyler söylüyor. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Eğer burası bir hukuk devleti olsaydı zaten savcılar doğrudan harekete geçerlerdi. Ben, vücudumu, gençliğimi, hayatımı ortaya koyarak bir mücadele başlattım, bu mücadelemi bu ifadelerle küçültmeye ve sönümlendirmeye çalışıyorlar.

Müdahaleye ret

Bize, bilincimizin kapanması durumunda, müdahale edeceklerini ifade ettiler. Ancak müdahaleyi kabul etmediğimizi, vücudumuzla ilgili kararı ancak kendimizin verebileceğini ifade ettim. Heyete, "Yapacağınız müdahale beni sakat da bırakabilir, bu sizin sorumluluğunuz olacaktır" anımsatmasında bulundum.

Semih'e faks çektim, eline geçip geçmediğini bilmiyorum, mektup da göndereceğim, onun mektubunu da bekleyeceğim. Semih'in sıvı, tuz ve şeker alımına dikkat etmesi gerekiyor. Bizi ilk günden beri takip eden hekimlerimize ihtiyaç duyduğumuzda muayene olmak ve bu sonuçlarının kamuoyuyla paylaşmasını talep ediyoruz. Nurettin Canikli'nin de annelerimizle yaptığı görüşmeyi çarpıttığını öğreniyoruz. Hekimlerimizin, ailelerimizin ve avukatlarımızın ortak bir toplantı yapması bizim için değerli olacaktır. AFP ve ARD gibi yabancı basın organlarına konuşmuş olmamı iddianameye yerleştirmişler, bunu anlayamıyorum.

VİTAMİNİ VERMİYORLAR

Semi h Özakça: Burada ilk isyanım kitap sınırlamasına oldu. 5 kitap sınırlaması olduğu söyleniyor, bu sınırlama açlıktan beter. Açlık grevinden çok bu sınırlama beni zorluyor. Buraya getirildiğimiz günden beri gazete getirilmedi. Benim dışarıda bir tek eyleme katılmışlığım var, o da afiş asmak, ilk kez hapse giriyorum, daha önce tutuklanmadım. Sabıka kayıtlarımız tertemiz. Açlık grevine başlayınca terörist olduk, aç kalmanın terörist olmakla sonuçlandığı bir ülkede yaşıyorum. Benim evimde 2 bin tane kitap var, 20 tane kitap bulmuşlar, terör örgütüne yakın diyorlar. Evimdeki kitapların yüzde 1'i yüzünden bir örgütle ilişkilendiriliyorum.

Dışarıda kullandığım B1 vitaminini burada vermiyorlar. Bunun yerine B1 vitaminini de içeren B12 kompleks vitamini veriyorlar, ancak bu benim zihnimi yoruyor. Tekrar B1 vitaminimin verilmesini istiyorum. İlk talebim bu, müdüriyette el konulan vitaminimin verilmesini istiyorum. Açlık grevinde olmam ve ayakkabımı çıkarırken attığım slogan nedeniyle iki ayrı soruşturma dosyam var. Yürümekte sıkıntı çektiğim için, ranzamı mutfak ve tuvaletin olduğu alt kata indirdiler.

Kaynak: T24


bozadi

6 Haziran 2017

Kadıköy'de Nuriye ve Semih için yürüyüş düzenlendi


Kadıköy'de 'Nuriye ve Semih yalnız değildir' diyenler Süreyya Operası önünde buluştu.




Açlık grevlerinin 76. Gününde tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek eylemleri sürüyor. İstanbul Kadıköy'de bugün (6 Haziran) "Nuriye ve Semih serbest bırakılsın ve işlerine geri dönsün" diyenler saat 19:00'da Süreyya Operası önünde buluştu.

Süreyya Operası önünden başlayan yürüyüşte "Nuriye ve Semih yalnız değildir" sloganları atılarak Kalkedon Meydanı'na yüründü.

Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen basın açıklamasında "Veli Saçılık, Acun Karadağ, Esra Özakça ve Sultan Özakça'ya saldırmaktan ve işkence yapmaktan vazgeçin. Bu kişiler sadece işlerini istemekte ve oturarak seslerini duyurmaya çalışmaktalar" denildi.

Kaynak: Gerçek Gündem


bozadi

27 Mayıs 2017

KHK ile ihraç edilen emekçiler için İzmir'de dayanışma eylemi


KHK ile ihraç edildikleri görevlerine dönmek için yaptıkları açlık grevinin 76. gününde evlerine yapılan baskınla gözaltına alınıp, tutuklanan kamu emekçileri Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve KHK ile ihraç edilen emekçiler ile dayanışma için İzmir'de bir eylem yapıldı.




Açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanan ve açlık grevine cezaevinde de devam eden kamu emekçileri Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve KHK ile ihraç edilen emekçiler ile dayanışma için İzmir'de bir eylem düzenlendi.

Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde düzenlenen eyleme çeşitli siyasi parti ve kitle örgütleri katılırken, okunan basın açıklamasında; Nuriye, Semih ve KHK ile ihraç edilip mücadele eden diğer yurttaşlar için yapılan dayanışma etkinliklerinin devletin kolluk kuvvetleri tarafından engellendiği vurgulanırken,  açlık grevi yapan emekçiler ile taleplerinin karşılığını alıncaya kadar dayanışma içinde olunduğu belirtildi.

Nuriye, Semih ve KHK ile hukuksuzca görevlerinden ihraç edilip, açlık grevinde olan tüm yurttaşlar için dayanışma çağrısıyla bitirilen basın açıklaması esnasında ve sonrasında sık sık "Nuriye ve Semih onurumuzdur", "Yaşasın devrimci dayanışma", "Heryer Yüksel, heryer direniş" sloganları atıldı.

Söylenen türküler ve çekilen halaylar ile eylem sona erdi.

Kaynak: İleri Haber

 

bozadi

6 Haziran 2017

Açlık grevlerinin 90. gününde Nuriye ve Semih için Konur'da iftar sofrası kuruldu


Açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın isteğiyle bugün (6 Haziran) Ankara Konur'da iftar sofrası kuruldu.




KHK ile işlerinden atılan ve işlerine dönebilmek için 210 gündür direnişi sürdüren ve açlık grevinin 90. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklu bulundukları cezaevinden yolladığı istek üzerine bugün (6 Haziran) Ankara Konur sokakta iftar sofrası kuruldu.

Kaynak: Yarın Haber


bozadi

6 Haziran 2017

Nuriye Gülmen'in Günlüğü Yayınlandı: Fotoğraf Çağrısı


Nuriye Gülmen'in yayınlanan günlüğünde kendisine mektup gönderenlerden mektuplarına fotoğraf eklemelerini isteyerek, bu mektupları hücre duvarına asacağını belirtti.




KHK ile ihraç edildikleri görevlerine geri dönmek için açlık grevi başlattıktan sonra tutuklanan ve eylemlerine cezaevinde de devam eden akademisyen Nuriye Gülmen'in günlüğü paylaşıldı.

Twitter hesabından yayınlanan günlükte Nuriye Gülmen "Hiç bir duvarın, hiçbir parmaklığın önünde duramayacağı kadar dirençli, umutlu selamlar..." diyor ve ekliyor: "Mektuplarınıza kendi fotoğraflarınızı ekler misiniz? Hepsini hücreme acasağım." 


 

Günlüğü içeren 4 Adet resim dosyasının linkleri:

https://pbs.twimg.com/media/DBpAnglXYAAAuyK.jpg
https://pbs.twimg.com/media/DBpApVCXcAAq9Q8.jpg
https://pbs.twimg.com/media/DBpArR5XcAAJ97K.jpg
https://pbs.twimg.com/media/DBpAtkfXYAEKwra.jpg


Kaynak: ABC Gazetesi

 

bozadi

14 Haziran 2017

Sezen Aksu'dan Gülmen ve Özakça için 100'üncü gün mesajı


Darbe girişiminin ardından ihraç edildikleri işlerine iade için açlık grevine başlayan akademiyen Nuriye Gülmen ve eğitimc Semih Özakça için bir mesaj yayınlayan Sezen Aksu, yetkililerden adım beklediğini duyurdu.




Semih Özakça ve Nuriye Gülmen yarın açlık grevinde 100'üncü güne giriyor. İki eğitimcinin avukatı kısa süre önce, müvekkillerinin kalbinin her an durabileceğini söylemişti.

Duruma karşı daha önce de bir mesaj yayınlayan Sezen Aksu, açlık grevinin 100'üncü gününde de Özakça ve Gülmen'i unutmadı.

Instagram hesabından açıklamaya yayınlayan Aksu, şunları yazdı:


 

Kaynak: Diken


bozadi

15 Haziran 2017

Açlık grevindeki Nuriye Gülmen'den korkutan haber


İhraç edildikleri işlerine dönmek için akademisyen Nuriye Gülmen'le başlattıkları açlık grevinin 76'ıncı gününde tutuklanan öğretmen Semih Özakça'nın eşi, Gülmen'in sağlık durumu hakkında bilgi verdi.




Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 22 Mayıs sabahı evleri basılarak gözaltına alınmış, 'silahlı terör örgütü üyeliği'nden işlem yapılan iki eğitimci tutuklanmıştı.

Özakça'nın eşi Esra Özakça ve annesi Sultan Özakça da aynı tarihte açlık grevine başlamıştı.

İki eğitimci 99 gündür açlık grevinde.

'Nabzı düzensiz, şiddetli ağrıları var'

Cezaevinden "Biz kazanacağız, sizi seviyorum" mesajını paylaşan Gülmen'in sağlık durumuyla ilgili Twitter hesabından bilgi veren Esra Özakça, Gülmen'in nabzının düzensizleştiğini ve şiddetli kas ağrısı şikayeti olduğunu duyurdu.

Gülmen'in açlık grevine başladığında 58 kilo olduğunu hatırlatan Özakça, "Nuriye kıyafetle 46 kilo gelmiş" dedi.

Özakça şöyle devam etti: "Nabız düzensiz atıyor ve 44-47 seyrinde. Bacaklar, kollar, kasıklar, boyun ve sırtta şiddetli kas ağrısı var. Ayak ve bacakta seğirme ve istemsiz hareketler, uyuşma, karıncalanma var. Kollar ve bacaklarda iğne batması hissi var. Çok ciddi gaz sıkışması ve bunun verdiği sancı var."

Eğitimcilerin sağlık durumuna ilişkin son olarak bilgi veren Gülmen ve Özakça'nın avukatı Engin Gökoğlu, iki eğitimcinin her an kalp yetmezliği yaşayabileceğine dikkat çekmişti.

Kaynak: Gerçek Gündem