ABD Büyükelçisisinin Öldürülmesi ve CIA Şefinin İstifası (10 Kasım)

Başlatan bozadi, 11 Kasım 2012, 21:10:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

BÜYÜKELÇİ'NİN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ DERİN SORULAR VE CIA ŞEFİNİN ANİ İSTİFASI



ABD'nin Libya büyükelçisinin öldürülmesiyle ilgili olarak Cumhuriyetçiler Obama yönetimine saldıradursun (ve Demokratlar onu savunadursun), bu hususta daha derin bir hikaye var.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın olay gecesi hiçbir yardım istememiş olması veya Yarbay Anthony Shaffer'ın iddiasına göre Başkan Obama'nın Bingazi'deki saldırıları elçilik üzerinde uçan insansız araçlar yoluyla canlı olarak şahsen izlemiş olması elbette şok edici.

Ama bu iddialar ancak daha alttaki hikaye ifşa edilirse değerlendirilebilir ve herşey anlam kazanmaya başlar.


Pek Çok Suriyeli Terörist Libya'dan Geldi

Libya'da Kaddafi'yi deviren ABD destekli muhalefet büyük ölçüde Al Kaide teröristlerinden oluşuyordu.

West Point Terörizmle Mücadele Merkezi'nin 2007 yılı raporlarından birine göre, Libya'nın Bingazi şehri Kaddafi'nin devrilmesi öncesinde El Kaide'nin ana karargahlarından biriydi (ve Irak'a El Kaide militanları göndermede kullanılan üslerden biri):

El Kaide artık Libya'yı büyük ölçüde kontrol altında tutuyor. Gerçekten de Kaddafi devrilir devrilmez Bingazi mahkemesi üzerinde El Kaide bayrakları dalgalandırılmıştı.

İlginçtir ki, West Point raporunda Bingazi bir El Kaide teröristlerinin bir yuvası olarak tanımlandıktan 4 yıl sonra 2011 yılında Kaddafi Bingazi'yi işgal etmek üzereydi. Kaddafi Bingazi'nin bir El Kaide yuvası ve aynı zamanda Libya isyanının ana kaynaklarından biri olduğunu iddia ediyordu (ve haklı olduğu ortaya çıktı). Ama NATO uçakları onu durdurdu ve Bingazi'yi korudu.

CNN, Telegraph, Washington Times ve pek çok diğer ana akım kaynaklar, Libya'daki El Kaide teröristlerinin o zamandan sonra Esad rejimiyle mücadele etmek için Suriye'ye yöneldiğini doğruladı.

Ana akım kaynaklar aynı zamanda Suriye muhalefetinin büyük ölçüde El Kaide teröristlerinden oluştuğunu da doğruluyor. Bkz

ABD 2006 yılından beri Suriye muhalefetine silah sağlıyor. Kaddafi sonrası Libya devleti de Suriye muhalefetinin başlıca fon ve silah kaynaklarından biri durumunda.


Bingazi'deki Gerçek Hikaye

Bu da bizi ABD Libya Büyükelçisi Stevens'in öldürülmesi ve CIA'in patronu David Petraeus'un ani istifası konusuna getiriyor.

Wall Street Journal, Telegraph ve diğer kaynaklar, Bingazi'deki ABD konsolosluğunun gizli bir CIA operasyonu için kullanıldığını doğruluyor.

Bu kaynaklar Bingazi'deki ABD Dışişleri varlığının önceki gizli bir CIA misyonunun üstünü örtmek için diplomatik bir maske görevi gördüğünü söylüyor.

Reuters söz konusu CIA misyonunun Libya devlet cephaneliğinden yağmalanan ağır silahların bulunması ve satın alınmasına yönelik olduğunu belirtiyor.

Business Insider haber sitesi, Stevens'in Suriyeli teröristlerle bağlantılı olabileceğini söylüyor:
Alıntı YapArtan sayıda kanıta göre, ABD ajanları (özellikle de öldürülen Chris Stevens) Libya'dan cihatçı Suriyeli isyancılara ağır silahlar gönderildiğinin en azından farkındaydı.

Stevens Mart 2011'de El Kaide bağlantılı Libya muhalefetinin resmi ABD bağlantısı oldu ve Libya İslami Mücadele Grubu'ndan Abdelhakim Belhadj ile doğrudan çalışmaya başladı. Bu grup daha sonra dağıtıldı ve bu gruptan bazı savaşçıların Stevens'in öldürüldüğü saldırıya katıldığı iddia edildi.

The Telegraph Kasım 2011'de Trablus Askeri Konseyi'nin başı olan Belhadj'ın, yeni Libya hükümeti tarafından Suriye'deki büyüyen isyana para ve silah sağlanmasına yönelik bir çabayla bağlantılı olarak "İstanbul'da ve Türkiye'nin sınırında Özgür Suriye Ordusu liderleriyle bir araya geldiğini" haber verdi.

Geçen ay The Times (Londra) "Suriye için çok miktarda silah taşıyan bir Libya gemisinin Türkiye'de limana yanaştığını" bildirdi. İddiaya göre gemi 400 ton ağırlındaydı ve SA-7 karadan havaya uçaksavar füzeleri ve roket güdümlü el bombaları taşıyordu.

***

Reuters Suriyeli isyancıların Suriye helikopterlerini ve savaş uçaklarını düşürmede o ağır silahları kullandığını bildirdi.

Gemi'nin kaptanı "Bingazili bir Libya vatandaşıydı ve (yeni hükümet tarafından kurulduğu düşünülen) Libya Ulusal Yardım ve Destek Konseyi" adlı bir organizasyonun başkanıydı.

Bu da demek oluyor ki Büyükelçi Stevens ile Suriye'ye ağır silah getiren Bingazili adam arasında tek bir kişi vardı; Belhadj.


Üstelik, cihatçıların Suriye muhalefetindeki en iyi savaşçılar olduğunu biliyoruz ama bu cihatçılar nereden geldi?

Geçen hafta The Telegraph'ın yayınladığı bir habere göre, bir Özgür Suriye Ordusu komutanı ÖSO'nun "burada bu aşırıcıları istemediğini" açıklarken onları "Libyalılar" diye tanımladığını yazdı.

Ve eğer yeni Libya hükümeti güney Türkiye'deki bir liman yoluyla Suriye'ye deneyimli İslamcı savaşçılar ve 400 ton ağır silah gönderiyorduysa (bu anlaşma Libya devrimi sırasında Stevens'in baş Libya kontağı tarafından yapılmış bir anlaşmaydı), o zaman Türkiye ve ABD devletleri elbette bunu biliyordu.

Üstelik Bingazi'de ABD konsolosluğuna 2 km mesafede bir CIA karargahı vardı ve bu ofis karadan havaya fırlatılan uçaksavar füzeleri dahil olmak üzere Libya devlet cephaneliğinden yağmalanan silahların yayılması hakkında bilgi topluyordu ve karargahın güvenlik özellikleri "Stevens'in öldürüldüğü kiralık villanınkinden çok daha gelişmişti."

Ve biliyoruz ki CIA güney Türkiye'den Suriyeli isyancılara silah nakliyatı yapıyor. Soru, CIA'nın Libya'dan Suriye'ye ağır silah aktarımına da dahil olup olmadığı.

Yani büyükelçi Stevens Suriye hükümetiyle savaşmak üzere Libyalı teröristlerin ve Libya silahlarının kullanılmasında belki de kilit bir oyuncuydu.

Diğer kaynaklar, Bingazi'deki ABD konsolosluğunun Suriye'ye savaşçı ve silah nakliyatına yönelik bir CIA görev noktası olduğunu iddia ediyor.

Pek çok kişiye göre Bingazi konsolosluğunu korumak veya büyükelçi Stevens'i kurtarmak için normal güvenlik önlemlerinin alınmamış olmasının dnedeni CIA'in o konsolosluğun normal bir Dışişleri görev yeri olarak maskesini korumak için kendini gizlemeye aşırı derecede çaba harcamasıydı.


CIA Şefi David Petraeus Neden Aniden İstifa Etti?

CIA patronu David Petraeus evlilik dışı bir ilişki itirafında bulunarak aniden istifa etti. Yüksek seviye istihbarat şeflerinin gayrımeşru ilişkilerinin ulusal güvenliği tehlikeye atabileceği göz önünde bulundurulursa, bu gerçek bir açıklama olabilir.

Ama Petraeus'un Bingazi Konsolosluğu'na düzenlenen saldırıyla ilgili olarak gelecek hafta Kongre'de ifade verecek olması durumu göz önünde bulundurulduğunda, bu istifanın zamanlaması daha ilginç hale geliyor.

Pek çok kişi bu istifanın nedeninin evlilik dışı ilişki olmadığını, bunun asıl nedeninin Bingazi olayı hakkında ifade vermekten kurtulma isteği olduğunu iddia ediyor.


Büyük Resim

CIA'in Bingazi'deki operasyonunun kapsamı ve CIA şefinin istifasının asıl nedeni ne olursa olsun, buradaki kilit husus tarihsel ve mevcut dışişleri politikamızdır.

ABD onyıllardır jeopolitik amaçlar için teröristleri destekleyegeldi.

ABD devleti 20 yıldır Suriye ve Libya'da ısrarla bir rejim değişikliği planlıyordu ve Suriye'de bir yanıltma harekatı yoluyla bir rejim değişikliği yapma konusu üzerinde 50 yıldır düşünüyordu

Obama'nın yaptığı şey, Bush ve Neokon'ların "terörle mücadele" faaliyetlerini "insancıl amaçlı savaş" maskesi altında yeniden ambalajlamaktan başka birşey değil.

ABD ve müttefiklerinin İran'ı devirmek için yapmayacağı şey yok ve İran'ı yalnızlaştırmak ve zayıflatmak için bu ülkenin müttefiklerinin ayağını kaydırmak üzere sistematik bir faaliyet içinde.

Amerikalılar istedikleri şeyin bu olup olmadığını kendilerine sormak zorunda.

Kaynak: washingtonsblog.com