aile dizimi

Başlatan erica arborea, 27 Ekim 2010, 13:44:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

erica arborea

Klasik Aile Dizimi Yöntemi Nedir?

Bert Hellinger tarafından geliştirilen Aile Dizimleri metodu, sorunu ele alınan bireyin güncel ya da köken ailesinin veya ait olduğu sistemin \"temsili\" olarak dizilmesine (görüntülenmesine) dayalı bir grup çalışmasıdır. Bireyin probleminin çözümüne yönelik olarak, bazı aile üyeleri \"temsilciler\" tarafından yansıtılır. Dizim çalışmaları sırasında seçilen temsilcilerin, temsil ettikleri kişinin ailesinin çekim alanına (kolektif bellek) girip benzer patalojik davranışlar sergiledikleri gözlemlenmektedir.

Tüm dünyada yankı uyandıran bu yaklaşım, içinde bulunduğumuz sistemdeki en derin dinamiklere erişebileceğimiz bir süreçtir. Bu dinamiklere eğilmenin ardındaki amaç, hastalıklar, depresyon, endişe, korku, mutsuzluk, bağımlılıklar ve yalnızlık gibi yıkıcı yaşam unsurlarında kişileri tuzağa düşürmüş olan, gizli kalmış sadakatleri ve bilinçaltındaki kimlikleri daha iyi anlamak ve açığa çıkarmaktır.

Bu yönteme göre, nesiller öncesinde aile üyelerinin yaşadığı \"ağır travmalar\", bir anlamda kader olarak bizlere atalarımızdan miras kalmaktadır. Aile içinde zamanında çözülememiş her blokaj, bir sonraki kuşak tarafından bilinçsizce üstlenilmektedir. Kuşaklar arasında yaşanan kör bir sevgiye dayalı bu bilinçdışı aktarım, kişinin hayatının çeşitli alanlarında kilitlenmeler yaşamasına sebep olmaktadır. Bu kilitlenmelerin sebebi, geçmişte aile büyüklerinden birinin başına gelen kürtaj, intihar, aile dışına itilme, evlatlık verilme, cinayet, sevdiğine kavuşamama, sevdiği kişiye yapılan büyük bir haksızlık vs. olabilir. Kişinin şu anda yaşadığı depresyonunun nedeni, 50 yıl önce  yapılmış bir kürtaja, bebek yaşta ölüp unutulan ve adı hiç anılmayan bir dayıya dayanabilir... Ya da partner ilişkilerindeki çözümsüzlüklerin nedeni, hiç tanınmayan bir aile büyüğünün yaşadığı veya yaşattığı ilişkisel- duygusal bir travma olabilir.
Kolektif vicdan; kör bir güdüyle aileden hiçbir üyenin dışlanmasına, haksızlığa uğramasına, acı, mağduriyet yaşmasına müsaade etmez. Dolayısıyla geçmiş yaşanmış ve bitmiş olsa da, geçmişin travmatik etkileri, kişinin (kendi bilincinde olmasa da) şu anda yaşadıklarında belirleyici rol oynamaktadır.

Geçmişte yaşanan tüm bu travmalar \"morfojenetik bir alanda kaydedilip\", ailenin sahip olduğu kolektif vicdan gereği bilinçdışı bir şekilde yeni nesiller tarafından üstlenilerek ağır bedelleri çok uzun yıllar sonra bile ödenebilmektedir. Ünlü İngiliz biyolog Rupert Sheldrake tarafından geliştirilen morfojenetik alan teorisine göre, kalıtım yalnızca genler yoluyla değil, morfik alanlar yoluyla da aktarılır. Bu alanlar, söz konusu türün kolektif belleğini oluşturur. Alan, türün her bir bireyi ile zenginleşirken her birey de bu kolektif belleğe \"bağlanır\". Morfojenetik alan teorisi, dizim çalışması sırasında temsilcilerin \"temsili algılamaları\" ile aile belleğine erişimi deneylemelerine bir açıklama getirebilir.

Bu yöntem ile cinsel sorunlardan bedensel hastalıklara, ilişki sorunlarından bağımlılıklara kadar yaşamın herhangi bir alanında kriz ya da kilitlenme yaşayan kişilere sorunlarının kökten çözümünde destek sağlanır. Dizimler esnasında, kişinin içsel gözündeki aile resmi ortaya konularak çeşitli kilitlenmeler, blokajlar içeren bu resmin terapist tarafından adım adım değiştirilmesi ile herkes için aydınlatıcı ve özgürleştirici olan \"çözüm resmi\"ne ulaşılır. Özetle kilit kırılır ve aile ruhu kendine özgü derin hareketleri ile akmaya başlar ve sorun/hastalık çözülür.

Mehmet Zararsızoğlu
http://www.tsde.org/index.php?id=310000&dil=TR

bir hafta sonu aile dizimi workshop\'ına katıldım. benim için milad oldu. hiç bir ritüel, hipnoz tekniği kullanmadan, tamamen uyanık ve bilinçli olarak tanımadığınız bir insanı temsil edebiliyorsunuz, başkaları sizi temsil edebiliyor. avatar olduğumuzu düşünmeme yol açan ilginç bir deneyimdi. pek çok eğitimin/çalışmanın etkisi eve dönenen kadar sürer, sonra lastik gibi yerinize gelirsiniz. (bkz: elastisite) (bkz: plastisite)ama bu teknikle böyle olmuyor, en azından bende olmadı. pek çok uzman var, zararsızoğlu onlardan birisi... hiç bir patolojik durum olmasa da, sadece orada bulunmak bile eşsiz bir deneyim.