Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_rinda

Hastalıkların Ruhsal Sebepleri

Başlatan rinda, 24 Temmuz 2009, 15:53:42

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

rinda

Cuma, 02 Ocak 2009  


Yaşam kalitemizi düşüren en büyük faktörlerden biri sağlıksal sorunlarımızdır. Kronik olsun olmasın vücudumuzda meydana gelen her türlü ağrı ya da acı; devam süresine göre tüm hayatımızı olumsuz yönde etkiler.

Moralimiz bozulur, dikkatimiz dağılır, sinirlerimiz gerilir, kısacası hayatımız çekilmez bir hale gelir. Yaşantımızda başımıza gelen tüm olaylar gibi sağlıksal sorunlarımız da tesadüfen meydana gelmez. Her sağlıksal sorunun mutlaka bir nedeni vardır. Doğuştan gelen rahatsızlarımız dışındaki tüm sağlıksal problemler, vücudumuzun bize karşı kullandığı, artık durmamız gerektiğini hatırlatan uyarı sinyalleridir. Vücut, hangi dünyevi düşünce kalıbından memnun değilse, o dünyevi düşünce kalıbını yansıtan organının işleyişini yavaşlatmaya başlar. Kısacası her organın bağlı bulunduğu bir duygu bağlantısı vardır. Dikkat edin lütfen, siz ne kadar mutlu ve huzurluysanız vücudunuz da o kadar mutlu ve sağlıklıdır.

Siz ne kadar huzursuz ve mutsuzsanız, vücudunuz da o kadar mutsuz ve sağlıksızdır. Evrenin ilahi zinciri burada da kendini gösterir. Yaşadığınız duygu sarsıntısına bağlı olan organ, mukavemetini kaybeder sorunsuz çalışan bir saatin alışması gibi. Eğer ki saat hor kullanılırsa, bozulmalar baş göstermeye başlar. Ve ne zaman ki tamir ettirip, saatinize itinayla davranmaya başlarsanız her şey normale döner.

Başımıza gelen büyüklü küçüklü kazalar, yaralanmalar, bereler de bizlere bedenimizin bir ifadesidir. Unutmayın lütfen, ruhumuz olduğu kadar bedenimizde canlı bir varlıktır. Ve doğal olmayan her türlü şeye tepki vermek de en doğal hakkıdır.

Aşağıda sizlere birkaç sağlıksal problemin nedenini anlatmaya çalıştım. Siz de var mı, yok mu ya da kaç tane var bilemiyorum bu problemlerden. Ama lütfen karşılarında yazan nedenleri dikkatlice okuyun. Ve lütfen kendinize dürüst olun. Bulduktan sonra bu saati toparlamaya çalışacağız. Ama önemli olan kendinizi tanımanız.  

Alerjiler: Kime karşı alerjiniz var. Kendi gücünü yâdsıma, ( eğer ki biriyle anlaşamadığınızı düşünüyorsanız ve bunu ciddi bir sorun haline getirmişseniz, vücut kendini devreye sokar ve bu işin ne kadar ciddi olduğunu size gösteriri)

İştahsızlık: Kendi hayatından vazgeçme. Aşırı korku, kendinden nefret etme, kendini reddetme. ( eğer ki hayata karşı büyük korkularınız varsa, bir de kendinizden hoşnut değilseniz iştahınızın kesilmesi hiç de olasılık dışı bir olay olmayacaktır)

AŞIRI KİLO: Hayattan korkma. İncinme, aşağılanma, eleştiri veya cinsellikten korunma ihtiyacı duyma, duygulardan kaçmak güvensizlik. Doyum arama.  

ATEŞ: Yakıcı öfke. (eğer ki öfkeyi hep uç noktalarda yaşayanlardansanız, bol bol hasta olmanız ve ateşlenmeniz gayet normaldir)

Baş ağrısı: kendini eleştirme, korku. Kendini muteber görmeme.  

Baş dönmesi: kararsız, dağınık düşünme. Dikkatle bakıp görmeyi reddetme.  

Arpacık: yaşama öfkeli gözlerle bakma. Birisine kızgınlık duyma. (eğer sabit birine sürekli öfkeleniyorsanız, gözleriniz onun güzel yönlerini asla görmeyecektir. Hangi gözünüzde arpacık çıktığı önemlidir. Sağ ise; erkek enerji, sol ise; dişi enerjidir.)

Bayılma: korku. Başa çıkamayıp bırakma. Geçici olarak bilincini yitirmek.

Unutkanlık: korku, hayattan kaçış. Kendine sahip çıkamama.

Beyaz saç: gerilim. Baskı altında olduğuna, fazla zorlandığına inanma.  

Bademcik iltihabı: korku, bastırılmış duygular. Boğulmuş yaratıcılık, yapmak istediği şeyi yapamama.  

BOĞAZ AĞRISI: Kendini, kendi cümleleriyle ifade edememek. Yaratıcılığın kısıtlanması. (lütfen takip edin, ne zaman ki bir şeye kızıp söyleyemezseniz, kendi düşüncelerinizi kelimelere dökemezseniz ardından boğazınızın ağrıması gayet normaldir. Kronik boğaz ağrıları olan insanlar kendilerini ifade edemeyen ve hep içine atan insanlardır)

BOYUN AĞRISI:   Hayata bakış açısından esnek olamamak. İnatçılık. (eğer hayata esnek bakamayanlardan, hep tek yönden bakanlardansanız boynunuzun ağrıması, tutulması gayet normaldir.)

BRONŞİT: Huzursuz bir aile ortamı. Tartışmalar ve bağrışma. Bazen sessiz sürtüşmeler.  

BURUN AKINTISI: içsel ağlama, içsel feryat. Yardım isteme.  

BURUN KANAMASI: tanınma, kabul edilme ihtiyacı hissetme. Sevgi isteme. Umursanmadığını hissetme.  

BURUN TIKANIKLIĞI: kendi değerini kabullenememe.  

DİŞETİ KANAMASI: hayatında verdiği kararlardan memnun olmama.  

EGZAMA: soluk kesici kin. Zihinsel patlamalar.  

GASTRİT: süregelen belirsizlik. Kötü beklentiler. Kaygılanma.  

HAZIMSIZLIK: korku, endişe, dehşet hissetme, sızlanma ve homurdanma.

İSHAL: korku, reddetme, kaçış

KEKEMELİK: güvensizlik, kendini ifade eksikliği. Ağlamasına izin verilmemiş olmak. (çocukluğunda konuşmasına izin verilmemiş, hep susturulmuş bir insanın kekelemeden konuşmasını beklemek biraz zor.)

KESİKLER: kendi kurallarınıza uymadığınız için kendi kendinizi cezalandırma.

KİSTLER: eski acı veren bir filmi oynatıp durma,. Yaraları besleme.  ( eğer ki sürekli geçmişte yaşayan bir insansanız, o geçmişinizin bağlı olduğu üzüntüyü temsil eden organınızda kist görülebilir)

KULAK ÇINLAMASI: dinlemeyi reddetme. İç sesini işitmeme, inatçılık.

KULAK AĞRISI: öfke. İşitmemek istememe. Tartışan ana baba.  

KUSMAK: konuşamayacak kadar çok kızmış olmak. Çekinmeden, açıkça söylemekten korkmak. Otoriteye içerlemek.  

MİGREN: kusursuz olma isteğiyle kendi üzerinde aşırı baskı yaratma. Çok fazla bastırılmış öfke. Hayatın akışına direnme. Cinsel korkular.  

MİDE RAHATSIZLIKLARI: büyük korku, dehşet. Yeni den korkmak, Yeni yi özümseyememe.  

ÜLSER: korku,yeterince iyi olmadığına inanmak. Birilerini hoşnut etmeye can atmak.  

ÖKSÜRÜK: dünyaya bağırma arzusu. "beni dinleyin, beni görün" haykırışı.  

SIRT AĞRILARI: hayattan maddi manevi destek talebi.  Alt sırt: para konusunda korku, mali destek istemek. Orta sırt: suçluluk duygusu. Üst sırt: duygusal olarak destek arayışı. Sevilmediğini hissetmek. Bu yüzden kendini sevmemek.  

YARALANMALAR: kendine kızma. Öfkeyle için için yanma. ( genelde öfkeli olduğumuz zamanlarda bedenimizi bir şekilde yaralarız)

YATAĞI ISLATMAK: ana-babadan (özellikle babadan) korkmak. Fiziksel olarak ya da ruhsal olarak korku.  

ALINTI...

KABIZLIK: Dedikodu yapmak
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#1
Teşekkürler Rinda...

Kabızlığı, geçmişle olan bağını kesememe, geçmişe takılıp kalma olarak biliyorum. Hatta bırakman gerektiği halde hala inat ediyor ve bırakmıyorsan bu kez hemoroid ve kanama görülüyor. Dedikodu yapma çok kısır kalmış, açıklama gereği duydum.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#2
Doğrudur Pınarım
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#3
Sevgili Rinda şimdi farkettim.Buna benzer bir başlık açılmış bulunuyor, istersen bu konuyu oraya taşıyalım ne dersin? Aynı konuyu iki başlık altında takip etmek zor olabilir.:)

http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=272
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#4
olur pınarım
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#5
Teşekkür ederim...:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

JCA

#6
Hastalıkların sebepleri tamamen ruhsaldır buna inanıyorum. Yani bir gerçek bu. Ancak bu kategorizasyona inanmıyorum. Ruhunu yani bilincini düzenleyememiş bir insan her türlü hastalığa açıktır. Yani örneğin boğaz ağrısı kinden de olur öfkeden de olur huzursuzluktan da olur korkudan da olur. Duruma göre değişir. Birine kızarsınız evden çıkıp akşam dışarıda soğukta umursamadan gezersiniz. Hasta olursunuz. Birinden olur kendinizden olur korkarsınız deli gibi sigara içersiniz boğazınız yine ağrır. Huzursuz olursunuz, bunu bastırmak sıkıntınızı atmak için normalde yemeyeceğiniz yiyecekler yersiniz ve kabız olursunuz. İshal de olabilirsiniz.

Böyle direk kategorize edilecek bir şey olmadığına inanıyorum ben.
 

promıse

#7
Üst sırt: duygusal olarak destek arayışı. Sevilmediğini hissetmek. Bu yüzden kendini sevmemek.

yaklaşık 1 yıldır sırtımın üst kısmında ağrılar oluşuyor bu genellikle dışarıya çıktığımda bir süre yürüdükten onra başlıyor .Bu tanıma pek uymuyorum son derece hayata pozitif bakan mutlu biriyim içsel çalışmalarımla sorunlarıma çözüm bulabiliyorum genelde,
çevremden arkadaş ve dostlaımdan sevgi alan ve veren biriyim ayrıca kendimi olduğum gibi kabul edip seviyorum ...
iyiki varsınız...
 

Rekalis

#8
Bendekiler iştahsızlık, unutkanlık, diş eti kanaması, kulak ağrısı

Anlıyacağınız süperim [:)]
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

erica arborea

#9
"less ego, better health", "daha az ego, daha iyi sağlık" metninden alıntıdır:

"sebep tedavi edildiğinde, etkisi de tedavi edilir".
pozitif değerler sağlık ve neşe getirir. negatif değerler hastalık ve üzüntü ile materyalize olurlar... insandaki her defekt, her ego, her "ben" organizma için zehirdir.
ego uyumsuz bir psikolojik çerçeve yaratır ve bu fiziksel bedeni etkileyen hastalıkları getirir. tamamıyla sağlıklı insan yoktur denilir. olumlamalar (telkin) bu psikolojik çerçeveyi silme veya en azından minimize etme emrini verir. olumlamalar mümkün olduğu kadar çok tekrar edilmelidir.

yazarın bu konuda önerdiği kitaplar: "Karma and Dharma Law", "Return and Recurrence Law", "Transformation of the Impressions", "The Human Machine", "The book of SAW Occult Medicine and Practical Magic"