Nefes Alma ve Beyin Kontrolü Arasındaki İlişki

Başlatan Mordevrim, 10 Nisan 2009, 17:53:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mordevrim

Yazı Mihri Temel\'e aittir. Mihri Hoca olarak tanınıyor, ben ismini bu yazıya rastlayana kadar fazla duymamıştım ama sanırım bilinen birisiymiş :)

Yazı oldukça ilginç geldi bana.

_____________________________________________________________


Beyni oluşturan gri madde, bedendeki elektromanyetik enerjinini en yoğun ve kuvvetli biçimde toplandığı yerdir. Bu organ sağ ve sol yarı küre olarak iki farklı bölüme ayrılır.

Enerjinin beynin bu iki farklı kısmına eşit olarak dağıldığı anlar pek nadirdir. Normal şartlar altında, beyin dalgaları şeklinde görülen elektriksel hareketler bir yarı kürede, diğerine oranla daha yoğun olur. Beyin konusunda yapılan araştırmalarda, her yarı kürenin kendine özgü karakteristik davranış kalıpları olduğu, bunların da ancak elektrik o yarı kürede merkezlenirse ortaya çıktığı anlaşılmıştır.

Enerji sol yarı kürede yoğunlaştığında kişi daha aktif, sözel, entellektüel, dışa dönük, yaratıcı olur, erkek ve güneş enerjisi ağır basar. Bunun karşısında sağ yarı kürenin baskın olması, pasiflik, görsellik ve işitsellik, duygusal tepkiler, içe dönüklük ile kendini gösterir ve dişi ve ay enerjileri ağır basar.

Enerji çok ender olarak eşit dağılır. Bu zamanlarda bilinç ciddi değişimler yaşar; kişi ya aşırı derecede sakinleşir ya da aşırı derecede heyecanlanıp rahatsız olur.
Enerjinin bir yarı küreden diğerine geçişiyle kişinin tepkileri değişirken, her yarı küre kendine has, kolayca tanınabilir bir biçimde çalışır. Yarı kürelerden hangisinin diğerine baskın olduğuna göre, algılamalar, eylemler ve hatta istem dışı bedensel tepkiler bile farklılık gösterir.



Enerjinin bir yarı küreden diğerine hareketi, nefesin bir burun deliğinden diğerine geçişiyle aynı zamanda olur. Sağ burun deliği nefes alırken sol yarı küre hüküm sürer, sol burun deliği nefes alırken sağ yarı küre. Her iki burun deliği bir anda çalıştığında beyin yarı kürelerinin her ikisi hüküm sürer. Nefes alınan burun deliğini değiştirmekle beyin yarı küresinin hakimiyeti de tersine döner, organizmadaki kimyasal reaksiyonlar değişir. Nefes almanın bilinçli kontrolü beden kimyasının da bilinçli olarak kontrol edilmesini sağlar.

İnsanın duyguları beden kimyasının bir ürünüdür. Nefes alma biçimini beden kimyasını değiştirecek ve bu da duygusal durumumuzda bir değişiklik yaratacaktır. Hastalık durumu da beden kimyasının bir sonucudur. Belirtiler başladığında nefeslerde değişiklik yapılırsa beden kimyası da değişeceğinden hastalıkların önüne geçilebilir.

Nefes alma konusunda bilgi ve deneyimle kişi bilinçlilik durumunu kendi kontrolü altına alabildiği gibi hastalıkları da önleyebilir.

Aşağıdakiler son derece belirgin ve faydalı bulgular olup, dileyen herkes bu bilgiler ışığında içsel ahengini evrenin ahengiyle uyumlu hale getirebilir.

1- Gün içinde çok kısa anlar dışında, iki burun deliğimizden birden nefes almayız.

2- Bir burun deliği hakim konumdayken diğeri geri plandadır.

3- Çalışan burun deliğimizin tarafına yan yatıp kaburgalarımızın altına (nefes almada önemli bir rolü olan sinirleri uyarmak için) bir yastık koyarak nefesimizi diğer burun deliğine geçirebiliriz. Sağlıklı kişilerde bu değişim 3-10 dakika arasında gerçekleşir.

4- Sağ burun deliği çalışırken beden kimyası daha çok asidiktir (mide daha fazla gastrik asit salgılar bu durumda) ve içsel ısı yüksektir. İdrar yaparken, sıvı içecekler alırken bu burun deliği kullanılmamalıdır.

5- Sol burun deliği çalışırken beden kimyası daha çok alkalindir. Bu burun deliği, sistemi soğutucu özelliğe sahiptir. Yemek yerken, yıkanırken ve bağırsakları boşaltırken kullanılmamalıdır.

6- Özel bazı işler için aksi gerekmedikçe, gün boyunca sol burun deliğinin, güneş batışından güneş doğuşuna kadar ise sağ burun deliğinin kullanılması gerekir. Böylece organizma, gezegende hakim olan enerji ile uyumlanmış olur. Gündüz daha sıcak ve güneşli olduğundan serinletici burun deliği, gece de diğeri kullanılır.

7- Her iki burun deliği de eşit oranda çalıştığında beden kıimyası tam dengeye gelir ki bu durum meditasyon ve yoga yapmaktan başka hiç bir eylem için o kadar uygun değildir. Normal olarak bu durum güneşin doğuşu ve güneşin batışı ile saatte bir meydana gelen solunumun burun deliklerinin birinden diğerine geçişindeki kısa anlarda oluşur.

8- Nefes alma döngüsü ayın yükselip alçalan dönemleriyle doğrudan ilişkilidir.

9- En karanlıkl geceyi (yeni ay) takip eden sabah, güneşin doğmasıyla sol burun deliği çalışmaya başlar ve bir saat sürer bu hakimiyet. İkinci ve üçüncü sabahlar da aynı şey olur.

10- Dolunayı takip eden sabah üç sabah ise güneş doğarken sağ burun deliği işler ve bu bir saat devam eder.

11- Bir burun deliği üst üste üç sabah işledikten sonra, takip eden üç gün boyunca diğer burun deliğinden nefes alınır. 28.5 günlük ay dönemine bağlıdır bu değişimler.

12- Doğal döngüde bir aksama olduğunda ve uygun zamanda uygun burun deliği çalışmadığında beden kimyası bozulur ve kişide fizyolojik ya da psikolojik rahatsızlıkların belirmesi daha olası hale gelir.

13- Böyle bir dengesizlik durumunda hastalıkları engellemek için derhal müdahele gerekir. Bu müdahele ise daha evvel değinildiği gibi, bir yastık yardımıyla nefesi değiştirmektir. Ne olursa olsun ağızdan nefes alınmamalıdır.

14- Zihinsel ya da fiziksel bir rahatsızlığın ilk belirtileri görülür görülmez nefesi değiştirmek, belirtilerin kötüleşmesini engellediği gibi, iyileşmeyi de hızlandırır.



Her nefes-sağ,sol ya da her iki burun deliğinden birden alınan-belirli bir psikofizyolojik durum yaratır. Burun deliklerinden birinin çalışması sırasında kalkışılan bir iş o anki beden kimyasına uygun olmayabilir. Sol burun kısa zamanda sonuç beklenmeyen, uzun vadeli faaliyetler için daha uygundur. Sağ burun ise istikrarsız, çabuk sonuç beklenen kısa vadeli faaliyetlerle bedensel güç isteyen işler için uygundur. Burunların birlikte çalışması sadece konsantrasyon, meditasyon, dua etmek için elverişli ortam hazırlar.

Sol burun deliği işleri : Ev inşa etmek,yeni bir işe başlamak, hayırseverlik, dans, depresyon tedavisi, kendinden yaşlılarla ya da üst mevkidekilerle konuşmak, alkolsüz içkiler içmek, arkadaş ve sevdiklerimizle buluşup komuşmak, bahçıvanlık, yeni bir eve girmek, evlenmek, müzik çalmak, meditasyon yapmak, para biriktirmek, mücevher satın almak ve takmak, acıyı tedavi etmek, şiir okumak ya da yazmak, okumayı öğrenmek, hüznü ve bilinçsizliği iyileştirmek, kısa yolculuklar yapmak, yoga çalışmak ve eğitimde yeni bir aşamaya girmek.

Sağ burun deliği işleri : Çevredekilerin dikkatini çekmek, yıkanmak, tekne gezileri, kitap okumak ya da yazmak, tartışmak, bağırsakları boşaltmak, yemek yemek, eğlenmek, değerli taşlarla ilgilenmek, diğerlerine ilham vermek, ağır bedensel işler,korkulardan ve asabiyetten arınmak, müzik eserlerini tanımak, uyumak, dinsel metinleri öğrenmek, uzun yolculuklar, savaş, ağaç oymacılığı ve hatha yoga çalışmaları.
 

Alemtac

#1
ZİHNİ SUSTURMAK

Herşeyden önce bilinmesi gereken "Zihni susturmak"
kavramıdır.

Durup dikkatle kendinizi dinlerseniz farkedersiniz ki,
zihninizden devamlı olark bir takım kelimeler, zihinsel
sesler geçmektedir. Bu düşünürken, farkında olmadan
yaptığımız birşeydir. Birisini dinlerken bile zihin kendisi
kelimeler ve cümleler üretmese bile dinlediğimiz konuşmanın
bazı sözlerini tekrarlar. Hiç bir söz tekrarlamadığı
zamanlarda bile zihnimizden yerli veya yabancı saçma sapan
şarkı sözleri veya müzikler geçer. Bazı zamanlarda da
birisi ile yapacağımız ya da yaptığımız bir konuşmayı
bilerek veya bilmeyerek zihinsel olarak tekrarlarız. Bu
durum zihnin kendi kendisi ile konuşmasıdır. Öyle bir
haldir ki, bunu sesli olarak yapsak, yolda, işte, evde
böyle ilgisiz şeyler söylesek herkes psikiyatrik tedaviye
ihtiyacımız olduğunu düşünür.
 
İşte "Zİhni susturmak" zihnin bu konuşmasını durdurmaktır.
Bunu yapmak çok kolaydır fakat ilk başlarda sadece birveya
iki saniye sürer ve ne kadar zorlarsanız zorlayın,
kontrolünüz nederece güçlü olursa olsun bir an gelir ki,
zihinsel sesiniz hiç aklınızda olmayan bazı kelimeler
söylemeye, cümleler tekrarlamaya ve hatta küfürler
sıralamaya başlamıştır.

Zihninizi susturmayı başardıktan sonra yapılan çalışmalarla
bunu bir,iki dakikaya kadar uzatmanız çok kolaylaşır.
İşte zihni boşaltmak veya hiç birşey düşünmemekten
kastedilen budur. Zihin susturulur fakat durdurulmaz.
Zihninizin konuşmasını durdurduğunuz zaman da zihin durmuş
olmaz. Gözünüzün önünden bir sürü görüntü geçebilir.
Çevrede olan biteni farkedebilir, sesleri duyabilirsiniz.
Tabii bu meditasyon amacı ile sessiz bir yerde oturmayıp,
yolda yürürken zihninizi susturma denemesi yaptığınız
takdirde geçerlidir.
 
Şayet oturduğunuz, rahat bir ortamda zihnizi susturmaya
çalışıyorsanız ve gözünüzün önüne olmadık görüntüler
geliyorsa, doğru yoldasınız demektir. Bu görüntüler ister
resim şeklinde gözünüzün önüne gelen şeyler olsun, ister
zihinsel düşünceler olsun hiç farketmeksizin,
durdurulamazlar! Zaten amacımız bunları durdurmak da
değildir. Bu görüntü fışkırmaları bilinçaltımızın
temizlenmesidir. Hatta zaman zaman konsantremizi bozacak
kadar ani ve çarpıcı görünümler de olabilir. Merak etmeyin,
çıldırmıyorsunuz ve hayal de görmüyorsunuz. Sadece
bilinçaltınızda düğümlenmiş kirliliklerden arınıyorsunuz.

ZİHİN NASIL SUSTURULUR?

Bunu yapabilmek her durumda mümkündür ve özel bir hazırlığa
gerek yoktur fakat ilk başlamada durumu tam olarak
yaşayabilmek ve anlayabilmek için "Nefes teknikleri"
yazısında anlatılan birinci nefes tekniğini kullanmak
gerekir.

Rahat bir yerde oturun. Tercihen odanın ortasında ve bağdaş
kurmuş olarak oturmanız iyi olabilir. Bel kemiği zemine 90
derecelik durumda olmalıdır (Çalışma içinde yorulmak ve bu
dikliğin bozulması mümkündür. Bu olursa zarar yoktur). İki
eliniz, iki dizin üzerinde rahat bir konumdadır. Kafa
geriye kalkık veya öne eğilmiş değildir. Kafanın dikliği,
başın arkasının, bel kemiği ile aynı doğrultuda olmasına
yetecek kadardır. Yani sırtınızı ve başınızı, ensenizi bir
duvara dayamış gibi bir dikliktesiniz.
 
Önce on veya yirmi defa birinci nefes tekniğini
tekrarlayacaksınız. Nefes tekniği yapılırken düşüncelerin
daldan dala atlaması, ilgisiz konularra odaklanmaları
gerekmez fakat zihinsel bir zorlamaya da gerek yoktur.
Burada sadece ciğerler genişletilmekte, hazırlanmakdır.
Fiziksel bir aktivite içindeyiz.
 
Burundan kısa sürede ve hızla alınan nefes, nefes
tekniklerinde tarif edildiği gibi alınır. Bundan sonra
ağızdan ağır ağır verilir. Nefesin verilişi mümkün olduğu
kadar uzamalıdır. hava boşalınca karın adaleleri kasılıp,
içeriye çekilerek ciğerlerdeki son hava kırıntıları da
dışarıya atılır ve yeniden nefes alınır.

Nefes çalışmasını yaparken yorulduğunuz takdirde
duraklayıp, bir, iki normal nefes alıp vermeniz mümkün ve
gereklidir. Bu nefes tekniği ve zorlamalar ayrıca fazla
sigara içenlere de faydalıdır.

Birinci nefes tekniğini kararlaştırdığınız sayıda yaptıktan
sonra zihin susturma çalışmalarına başlayabilirsiniz.
Burada unutmamanız gereken şey şu anda meditasyon yapmayıp,
zihni susturmayı öğrendiğimizdir.
 
Önce gene aynı şekilde nefes alacaksınız ve aynı şekilde
nefesi boşaltacaksınız. Herşey birinci nefes tekniğindeki
gibidir. Nefesi boşaltıktan sonra karın adalelerinizi
kasarken normal nefes çalışmasından daha gevşek
davranacaksınız ve içerde çok az miktarda hava kalacak.
Boşalmanın sonunda nefesinizi tutacaksınız. Gözler
kapalıdır. Bu durumda yani ciğerlerde hava yokken nefes
tutmak, nefes aldıktan sonra nefes tutmaktan çok daha zor
ve kısa sürelidir. Nefesinizi tutuğunuz anda da zihninizin
konuşmasını susturacaksınız.
 
Bu durumun, bu şekilde çalışılmasının nedeni, ciğerler
boşken nefes tutulunca zihnin susturulmasının çok kolay
olmaıdır. Deneyin. Bu durumda iken zihinsel sesinizin
durmasının, normal bir zamanda veya ciğerlerde hava varken
durmasından çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.
 
İçinde olduğunuz durum en fazla iki veya beş saniye
sürebilir. Bundan sonra ya nefesiniz tüknir ve nefes alma
ihtiyacı duyarsınız veya zihinsel konuşmanız tekrar başlar.
Her iki durumda da nefes alıp, baştan başlayacaksınız.
 
Zihinsel sesinizi uzun süre sustursanız da nefesinizi
tutmak için zorlamayın. Ciğerlerdeki en ufak zorlanmada
nefes alarak baştan başlayın.İşte nefesinizi tuttuğunuz o
kısacık anda zihinsel sesinizi durdurunca, zihni
susturmanın ne demek olduğunu anlaycaksınız.
 
Bu çalışmayı günde beş dakika ya da iki dakika yapmanız
yeterlidir. Zihninizi susturma ve nefes tutma süreniz
giderek artacaktır. Bu şekilde onbeşgün, bir ay çalıştıktan
sonra normal meditasyon çalışmalarına başlayabilirsiniz.

ALINTIDIR