Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Beden'in Dengelenmesi İçin Detokslama

Başlatan Tiversonus, 01 Şubat 2010, 13:18:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Kasyopya celselerininin orjinal sitesinde Laura\'nın kolon detokslama ile ilgili yazılarını ve celselerde (2009) detokslama ile ilgili önerileri görünce, epey bir süredir bu konuyu araştırıyorum.

Aklın Dengelenmesi (Beden ve Ruh\'un bir bileşimi olarak) nin önemini Yükseliş süreci için önemini anlatan kanal bilgilerini Ra Bilgileri, Pleiades Öğretileri ve Kasyopya celselerinde v.b. bulabilirsiniz.

Görsel (iğrenç görünse de:)) bir bilgi vermesi açısından bir ürün sayfasını önermek istiyorum. Gerçekte, tam bir detokslama yapmadım şimdiye kadar, samırsak tabletlerini ve bitkisel tabletleri saymazsam tabi ki.

Birlikte araştıralım diye, bu başlığı açtım ve şu sayfadaki (bilgilerine) kolon detokslama ile ilgili bilgileri incelemenizi öneriyorum:

http://www.drnatura.com.tr/index.php

Herşey Akıl/Beden/Ruh bütünlüğü içerisinde, bir değeri taşıyor diye düşünüyorum. Yükseliş sürecinde Beden tepelenmek için var değil, Beden\'in de dengelenmesi gerekiyor diye düşünüyorum, bu da en güzel ifade ile şifa olarak adlandırılabilinir. Tüm bunların DNA ve RNA ve diğer tüm şeyler ile ilgili (MerKaBa v.b.) düşünülebilir.

Tiversonus

#1
Detoks Nedir?


Detoks vücudu toksinlerden arındırmaktır. Bu sayede vücut hücre, doku ve organlara bakım onarım yapmaya ve kendini yenilemeye başlar. Detoks bir hastalık tedavisi değildir. Ancak vücuttaki gereksiz atıklar temizlendiğinde genel bir iyileşme hali yaşanır. Amaç hastalanma oluşmadan kişiyi daha sağlıklı noktalara taşıyabilmektir.


Neden Detoks?


Tüm bunlar 50-60 yıl önce bu yoğunlukta değildi belki de yoktu. Modernleşmenin getirdiği yüklerle boğuşmak durumunda kalıyor vücut. Ancak artık kendi doğal mekanizmalarının tanımlayabildiğinden çok daha fazla bir yük bu. İşte bu sebeple ekstra bir detoks programına ihtiyaç vardır. Bir detoks programında tüm bu noktalardan toksin girişini engelleyecek veya azaltacak çözümler vardır.


Kimler Detoks Yapamaz?

- Hamileler ve emzirenler
- Çocuklar
- Kanser olan ve kemoterapi tedavisi görenler veya diğer tıbbi tedavi sürecinde olanlar.
- Son 6 ayda ameliyat geçirmiş olanlar



Detoksla Neler Kazanılır?


Bir detoks programının en önemli amacı vücudunuzu toksinlerden temizleyerek enerjinizi yükseltmek ve beden-zihin-ruh üçlemesini en yüksek verimde kullanabilmenizi sağlamaktır. Bununla birlikte gelişen faydalar da şöyledir:


- En başta vücudunuzun performansını düşüren toksinler temizlenir.
- Enerjiniz yükselir.
- Kilo verilir. 7 günlük bir programda genel ortalamada bayanlar 1 beden küçülür (4-6 kg) erkekler ise 6-12 kg arası verebilirler. Tabii ki yaş, metabolizma, bulunulan kilo, genetik gibi faktörleri de unutmamak gerekir.
- Uyku düzeni dengelenir. Sabah daha erken, dinç ve kolayca kalkılabilir.
- Kan temizlenir.
- Kalınbağırsaklar büyük ölçüde temizlenir. Dolayısı ile kabızlık, gaz, şişkinlik gibi sorunlar iyileşmeye başlar.
- Cilt güzelleşir, parlar.
- Gözün beyazı daha beyazlar, daha canlı bakar.
- Vücut şekillenir.
- Gençleşilir, yaşlanma yavaşlar.
- Güçlü bir fizik yapınız olduğunu hissetmeye başlarsınız.
- Vücudunuz esner. Eklemlerin arasında birikmiş kristalize kalıntılar temizlenir.
- Sindirim rahatlar.
- Daha atik ve hareketli olursunuz.
- Kolesterol sorununuz varsa dengelenir.
- Farkındalık, algılama ve duyarlılık artar.
- Zihin berraklaşır.
- Bağışıklık gücü artar. Bu çok önemli bir konu. Dışarıda ne kadar kirlilik olursa olsun sizin bağışıklığınız güçlüyse etkilenmezsiniz. Dolayısıyla detoks size bunu sağlar.


En önemlisi, kendinizle daha dürüst bir iletişime geçme şansınız gelişir!


http://www.detoks.gen.tr/detoks-nedir

Tiversonus

#2
Doğal Su



Kendi elektronunu verdiği halde serbest radikal haline dönüşmeyen yegane antioksidan (H) olup elektron verir, oksijeni yakar ve çok güçlü bir anti-oksidant haline geçer. Çok küçük olduğundan vücuttaki her yere gidebilir. Taze organik yiyeceklerde de yüksek miktarda (H) vardır, ancak pişirme işlemi negatif iyonların büyük bir kısmının kaybolmasına neden olur. İnsan kanı, salyası ve idrarında yapılan testlerde tüm insanlarda (özellikle yaşlandıklarında) düşük miktarda (H) bulunmuştur. Yani herkes aşırı derecede okside olmuş durumdadır. İşte bu elektron eksikliği çeşitli hastalıklara neden olur. Insan vücudunu olutşuran hücrelerde biyolojik savunma olayı geçerlidir, virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler, hücrelerimiz sağlıklı ise hücre savunmasını geçemezler ve menfi etkileyemezler. Vücudumuzdaki elektron miktarını artırarak, zararlı organizmaların yaşamasını engelleyebileceğimiz gibi bağışıklık sistemimizi iyileştirerek, serbest radikallerin, toksinlerin ve zehirlerin atılmasını sağlayabiliriz. Tıp ilimi bağışıklık sistemine hücum eden virüsler için büyük araştırmalar ve masraflar yapmaktadır. Oysa yapılacak şey biyolojik savunmayı güçlü hale getirmektir. İdeal olarak insan vücudunun alkali olması gereklidir. Ancak yediğimiz yiyecekler ile aşırı asidik hale gelmektedir. Örneğin kanser hastalarının vücutlarında fazla miktarda amonyak bulunur Hastalıklara sebebiyet veren mikrop ve virüslerin en çok tercih ettikleri ortam asidik ortamdır. Ortamın pH' ının yükseltilerek Alkali hale getirilmesi lie mikrop ve virüslerin yaşayamayacağı ortam yaratılarak hastalıkların önüne geçilebilir. Kanser hücrelerinde hemen hemen hiç hidrojen bulunmaz, vücuda bol miktarda elektron alınarak kansere karşı dayanıklılığını artırmak mümkündür.


Hidrojen, vücudun ihtiyaci olan en önemli besindir. Hücrelerinize yeteri kadar su götürerek, sıhhatli hale getirebilir; yapıcı rnetabolizmayı daha iyi çalıştırabilirsiniz. Normal suyun yarısı kadar molekül hacmine sahip olan aktive su ile hücrelerinize fazla miktarda su ve besini taşıyabilirsiniz. Günde 8-10 bardak Aktive edilmiş su içerek, egzersiz yaparak, iyi beslenerek, uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayatın anahtarını elde etmiş olursunuz. Aktive edilmiş suyun düzenli olarak içmeye başladıktan en geç iki hafta sonra, onun şaşırtıcı ve harika etkisini hissetmeye başlarsınız.


Aktive edilmiş su, temel olarak normal sudan değişiktir. Aktive edilmiş suyun şekli ve molekül kümesi küçültülerek hegzagonal (altıgen) şekle dönüşmüştür. Böylece su molekül kümeleri hücrelerimize kolaylıkla nüfuz edebilirler. Genel olarak hastalıkların en önde gelen sebebi, kronik hücre dehidratasyonu (susuzluğu) nedeniyle, hücrelerin güçlerinin azalarak savunma yeteneklerinin azalmasıdır. Yani kronik hastalıkların oluşmasının en önemli sebeplerinden birisi, vücuttaki su eksikliğidir. Yeteri kadar Aktive-Su içerek, hastalıklara karşı mükemmel bir önlem alabilir ve sıhhatli kalabiliriz.


ORP nedir ... ?


Oxidation - Reduction - Potential(ORP), sudaki oksijenin artması veya azalması olasılığıdır. Bu reaksiyon Redox olarak da tanımlanır. ORP miliVolt olarak ölçülür. Musluk suyu bBir ORP (oksidasyon potansiyeli) ölçer ile ölçüme tabi tutulduğunda, onun redox potansiyeli yaklaşık +400 den +500 m V e kadardır. İyonize su ise yüzey gerilimi azaltılmış (reduced) olup yaklaşık -250 den 350 m V   e kadar olan bir negatif redox potansiyeline sahiptir. Bu da, onun aktif oksijenden elektron çalmak için gönderilmek üzere hazır durumda bekleyen büyük kütleli elektronları olduğu anlamına gelmektedir.


Kanser hücrelerinde hemen hemen hiç hidrojen bulunmaz, vücuda bol miktarda elektron alınarak kansere karşı dayanıklılığını artırmak mümkündür. Hidrojen, vücudun ihtiyacı olan en önemli besindir. Hücrelerinize yeteri kadar su götürerek, sıhhatli hale getirebilir; yapıcı metabolizmayı daha iyi çalıştırabilirsiniz. Normal suyun yarısı kadar molekül hacmine sahip olan aktive su ile hücrelerinize fazla miktarda su ve besini taşıyabilirsiniz.


Kısaca fazladan elektrona sahip su, DNA, RNA ve diğer tüm fiziksel denge için önemlidir.


Doğal su kaynaklarına yılda belirli bir süre su diyeti için gidilebilinirse çok faydası görülebilinir. Sabahleyin aç karnına 1-1,5 litre doğal iyonize su içilir ve bir saat boyunca bir şey yenilmez, bu tibette uygulanan bir diyettir. Elbette vucudun büyük bölümü sudan (elbette kanın da) oluştuğunu düşünürsek, doğaya çıkmak için bir başka neden daha bulmuş oluruz.


Tiversonus

#3
Doğal Akarsuda Ayak Detoksu?

Ayakların işlevini toksit atıcı olarak gördüğümde aklıma gelen şeylerden birisi İsa'nın ayaklarını yıkadıktan sonra Mary Magdelana'nın havlu uzattığı resim aklıma geldi ve İslam dininde ayak temizliği.

İnternet ortamında "Ayak Detoksu" ile ilgili bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Burada dikkatimi çeken şey şu; elektrolize uğratılan "farklı yapıda su" kullanılıyor. Bir başka uygulama ise; çeşitli bitki sirkeleri kullanılarak kullanılan ayak detox pedleri...Açıkçası ben bunlardan bir deneme yapacağım: Ayak detoks bandını kullanacağım ve daha sonra ayaklarımı soktuğum yüksek yerdeki suda bunu yaptıktan sonra (örneğin bir hafta boyunca onbeş dakika) yine bu petlerden kullanmayı düşünüyorum. Böylece; doğal sunun ayak detoksuna etkisini görmeyi planlıyorum...Bunu yaptıktan sonra sonucu paylaşmayı düşünüyorum.

Başka bir ilginç şey ise -aklıma gelen- sirke dolu bir kaba ayağımızı soksak acaba bu ayak detoksuna faydalı olur mu? Sanırım bu da denenbilir. Elbette etkisinin ölçülebilmesi için ayak detoks bandı kullanılmalı...Bu konulardaki deneyimlerimi 8henüz test etmedim) daha sonra paylaşmayı düşünüyorum.

Bir bilgi vermesi açısından bir kaç fotoğrafı paylaşmak istiyorum:






Tiversonus

#4
Bedenin Dengelenmesi İçin: EM Dalgalarindan Korunmak Şarttır

Elektro Manyetik dalgaların fiziksel bedene zararları çok kesindir. İlgili bilgileri internette bulabilirsiniz. Özellikle Tiroid bezini etkilediği ve tiroid bezinin de ruhsal sorunlara yol açtığı bilinmekte. Tiroid hakkında Kasyopya celeselerinde
de ruhsal sorunlara neden olduğu belirilmekte.


İnternet üzerinden yaptığım araştırma sonucu; EM dalgalarını emen ürünlere rastladım. Aslında bu Ra bilgilerinde de geçer. Kısaca çalışma prensibi "faraday kafesi" ile aynıdır. Burada düzgün topraklama ünitesi sözkonusudur, yani bu önemlidir: Topraklama.

İletken özelliklere sahip kumaş artık avrupada üretilmekte, bu kumaşlar ile yapılmış (topraklama şart) ürünleri internetten araştırabilirsiniz. Benim bulduğum iki adet ürün var: Elektro statik yataklar ve EM dalgalarını emen duvar boyaları.


Bu ürünlerde "topraklama" nın yeterli yapılması önemli diye düşünüyorum.


Ayrıca, bakır içerikli battaniyeleri de Avrupa kaynaklı bulabilirsiniz.


Yaşadığımız mekanları EM dalgalarından korumak, Beden dengesi için çok önemlidir. Bu konuda yeni şeyler buldukça paylaşmayı düşünüyorum.

Doğal ortamlarda bulunamıyorsak; -en azından bu yapılabilinir- bile bazı önlemleri, bütçelerimizin izin verdiği ölçülerde yapabiliriz.