Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Yarı gerceklikli ruyalar

Başlatan ogenezis, 22 Haziran 2020, 23:37:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Qui-gon jinn

#150
ogenezis mesajını yazdıktan sonra gördüm, söylediğine katılıyorum evet, bilmedigimiz çok şey var...Sevgiler.

ogenezis

Merhabalar tgur..genlerin tezahuru..ben yapmis oldugum meditasyonlarin bir kisminda butun insan dna larinin bir oldugunu gormustum..insanlari diger insanlardan ayirt eden seyler vucutlarinin urettieri ve yasadiklari yerlere bagli olarak yine vucutlarinin urettikleri hormon vs bunlarin karisimindan cikan insanoglu..hersey hormon.salgilr..dunyadaki herseyi onlarla algiliyoruz..bunlari buraya yaziyorum gonul rahatligiyla cunki biliyorum ki beyin firtinasi yapariz herkes okur deneyim ve fikirkerini belirtir.yanlislar dogrular olasiliklar hersey aciga cikar..feromenler
 

sybleman

#152
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Sybleman merhabalar..bende bazan senin gordugune benzer ruyalar gorurdum cocuklarimla ilgili.koruma cemberine alsan iyi olur.. evin odalarini adacayi yada defne yapragiyla tutsule..bu size bayagi gider


Evet onu deniyorum bu ara. Bir meditasyon denemesinde ışık ile onu sardığını düşünerek bir çalışma vardı. Onu yapmaya çalışıyorum. Ufak kızımı çok görüyorum rüyalarımda. Çok farklı bir çocuk. Aşırı bir sevgi isteği var. Çok sevgi istiyor. Kızılmasını hiç istemez. Anında o kişiden korkar uzaklaşır.

İşin ilginci 2-3 arası genelde ağlayarak uyanır. Ufakken daha kötüydü, uyku terörü denilen durum vardı. Şimdi azaldı. Yani uykuda belli göz bebekleri kocaman çünkü, ama ayakta. Bir şeyler söylüyor ama anlaşılmıyor. Bir saat ağladığını bilirim bu şekilde.

Adaçayı defne yaprağını yapıyorum arada evet. Titreşimi yükselttiğini düşünüyorum. Negatifliği atıyor gibi.

sybleman

#153
Dna açılması olayını yaşıyoruz sanırım hem birlikte. Benim çevremde bir kaç kişi daha sanki değişimler yaşıyor ama insan konuşmaya çekiniyor böyle şeyleri. Bakıyorum çakralardan enerjilerden bahseder olmuşlar. Hiç alakasız kişiler bunlar.

Farklı şeyleri küçüklüğümden beri yaşarım, rüyalar vizyonlar. Ama bu ara çok arttılar. Çok yoğunlar.

Daha sabah uyandım ama gözümü açmaya direniyorum. Bir görüntü geldi. Önce güzel yüzlü bir kız gördüm 10-11 yaşlarında kıvırcık saçlı. Sonra o gitti, karanlık oldu. Sonra şak diye adada sahil kenarında askerler. Gözlüklü silahlı askerler. Ama türk askerine benzemiyorlar. Yabancı askerlere benziyorlardı.

Bunların anlamı nedir? Beynimizin oyunu mu? Bu kadar net sahne içinde gibi hissedilir mi? Çok tuhaf tanımlamak zor. Sanki askerlerin 1-2 metre gerisinden onlara bakıyorum. 3 boyutlu normal görüntü gibi. TV gibi 2 boyutlu değil görüntüler.

Bilmiyorum işte bir şeyler yaşıyoruz ama nedir? Bence ne olacaksa artık çok az kaldı gibi. Artık neyse biz de bu yakın zamanda deneyimleyeceğiz gibi.

ogenezis

Oui gon jinn.harika mesajiniz icin ....tesekkurler.
 

ogenezis

Bizde kurum olarak anma torenlerindeydik..
Benim her on kasimda aklima gelen siir ..ey mavi goklerin beyaz ve kizil susu..kiz kardesimin gelinligi..sehidimin son ortusu..isik isik dalga dalga bayragim.senin destanini okudum senin destanini yazacagim..
Bun kucuk ken her onkasimda bu siiri okuturkardi okulda :)))
 

Tgur

#156
Evet dostlarım ve genlerin tezahürü ve DNA nın esasta fonksiyonu ne olduğu hakkında yakınlarda gelen bir çalışma ve idrak kesidi sunuyorum,

Bu arada sabah aktarımımdaki rüyamda uçma meselesini sildim ,aşırı hassas yapıda dünyasal bilincim arada bir üstün geliyor bu itirafı da yaparak olayı bilincimde dengelemeye çalışıyorum,gerçekte evrensel konularda bu teati edilen dialoglarda aşırı hassasiyet falan vız gelmeli,neyse,


"C: Evet, sürdürmelisiniz. Tam farkındalıkla şimdide yaşamayı sürdürün, gelecek kendine bakar."

Bu cümle başka bir kanal bilgisindeki sözlere benziyor bilmece gibi ve düşündüren,

"Sebebi yaratan sebep neticeden doğar"

Geleceğin kendine bakması şimdinin her şeyi ihtiva etmesini izah eden bir açıklık ,yani geçmiş gelecek yok ,şimdi var,

Şu anda düşündüğünüz ve yaptıklarınız o gelecek dediğinizi zaten doğurmuştur içine girin yaşayın, aynen şu anda benim yaptığım gibi bu yazdığım halleri anlayan olacak mı endişesi mutlaka olacak baştan biraz zorlansa da kişi bilgiye kendini verdiğinde idrak yerleşir,
Zira bilgi alanı dediğimiz şey zaten başka bir yerlerde akıl almaz sonsuz büyüklük ve kapasitede falan değil, sizde ,

DNA nız,

Beynin nöron sisteminde kapalı bölgeleri düşünerek harekete geçirirseniz o alandaki bilgi idrak standına çıkar ve işte bu böyleymiş dersiniz,

K. bilgilerinde gerekli olgunluğa geldiğinizde üst yoğunluktan DNA alırsınız ne demek, düşünen ve bilgiyle idrake yönelen zaten üst yoğunluk merdivenlerini adımlıyor demektir ve kendine mesajı verir, idrak oluşur bilmece gibi gelen çözülür,

Sözü dolaştırmadan bilgi alanından yani DNA dan bilgi alınır bilinç oluşur,

İzahta daha sonraları DNA da o koca bilgi alanı nasıl olabilirmiş sorusuna cevaben başka anlatımlarım da var ama düşünen bilinçler bu olasılığın maddi düşünce sahasının dışına çıkabilme becerisi gösterildiğinde çok iyi anlar, şimdilik burada uzatmıyorum.

"Mantık efendin değil hizmetkarın olunca"

Tgur

#157
sybleman dostun anlattığı,

"Daha sabah uyandım ama gözümü açmaya direniyorum. Bir görüntü geldi. Önce güzel yüzlü bir kız gördüm 10-11 yaşlarında kıvırcık saçlı. Sonra o gitti, karanlık oldu. Sonra şak diye adada sahil kenarında askerler. Gözlüklü silahlı askerler. Ama türk askerine benzemiyorlar. Yabancı askerlere benziyorlardı."

Aracı yıkattığım yerde şef görevli yaşlıca biri idi ve bana
"Abi ben rüyamda hep uçuyorum yemyeşil ormanların üzerinde ama bir yere geliyorum gözlüklü üniformalı askerler jandarma gibi beni durduruyorlar ve o tatlı rüyam bitiyor."

Ben ise cevaben her şeyin bir olduğunun dil din ırk ayırımından sıyrılandığında tam olduğunu idrak edene kadar o jandarmalar seni durduracak diye bilmiş bilmiş sözler söylerdim ,

Burada da size de bilmişlik yapmaya kalkışmıyorum lütfen ,bu benzerlik olayı hatırlattı sizi tenzih ederim bilinç yönünden çok taze ama takdir edilecek şekilde çok çok gayretli bir kişisiniz ve sizin bu çabanızı hayranlıkla izliyoruz..

sybleman

#158
Tgur kardeşim anlamaya çalıştım yazdıklarını :)

DNA açılımı ile bilginin geldiğini kasettin sanırım, ve anı yaşarsak zaten gelecek olan gelecek demek istedin diye düşünüyorum.

Uçma rüyanı neden sildiğini anlamadım, dünyasal bilinçle ego için yapılan bir paylaşım gibi mi düşündün. Ben öyle görmedim. Güzel şeyler yaşayan insanları görünce seviniyorum.

Asker konusunda haklı da olabilirsin tabii herşey yoruma açık. Bende yorumlamaya çalışıyorum. Kesinlikle bilmişlik vs. olarak görmem.

Din açısından dediklerine katılıyorum. K ların dediği gibi ezberleyecek kadar içine girmediğin sürece, alınan her bilgi değerlidir.

sybleman

#159
İnisiye çalışmalarında hep bir konuşmama gizleme durumu vardır. Senin bahsetmek istediğin o mudur?

Urfa adamı bile bana onu anımsatır hep. Ağzı olmayan, kolları önünde, hizmette olan bir adam. Birşeyler biliyor ama anlatmıyor.

Kasyopya'da sürekli paylaşın şeklinde bilgileri görüyorum. Bu durumları anlatmak KH ları üzerimize çekip negatif yüklenmeye mi sebebiyet veriyordur? Sadece öğrenip, deneyimleyip, gizlemek mi lazım?

sybleman

#160
İlginç bir sayfa var belki incelemek isteyenler olabilir. Toltec lere olan ilgimi bilirsiniz arkadaşlar.

Bu sayfayı epey oldu bulalı, içinde çok bilgi var.

Bugünkü rüya konusu ile ilgili bir yandan düşünürken okumalar yapıyordum, şimdi farkettim rüyalarla ilgili bir kısım da var. Rüyada farkındalık için öneriler bile yapmışlar. Türkçe isteyenler Google translate ile de rahatça okunabiliyor.

Aslında genel olarak bahsettikleri, rüyada farkındalığın ruh bedenin farkındalığını arttırdığı şeklinde. İnisiye adaylarını da Savaşçı olarak adlandırıyorlar.

Rüyalara çok önem vermişler. Kasyopya'da bunu desteklemişler gördüğüm kadarıyla: Rüya hali durumu demişler. Uyanık olup veya farkındayken görülmüş rüya mı acaba? Nagalların söylediği gibi.

Alıntı YapEklenti:
S: (L) Anlamaya çalıştığımız şey şu; Yedi yoğunluk olduğu tanımını yaptınız. Üç fiziksel yoğunluk, üç eterik yoğunluk ve ortada bir tane de
değişken yoğunluk. Burada bulmaya çalıştığımız şey, bunu matematiksel olarak ifade etmenin bir yolunu bulmak. Bunu matematiğin
evrensel diliyle anlamanın bir yolu. Çünkü eğer bunu yapabilirsek, bu anlama ve algı yeteneğimize faydalı olur.
C: Evet, ama önce bulmacanın matematikle hiçbir ilgisi olmayan kısmını çözmeniz gerekiyor. Matematiksel formülü bulmada şansınızın en
yüksek olduğu durum bir "rüya hali" veya hipnoz altındayken veya bir psikomantiyum önündeki meditasyon sırasındadır.


Alıntı YapEklenti:

S: (L) Hipnoz dediğimiz şey nedir?
C: 5. yoğunlukla bilinç birliğini açmada 2'inci adım.
S: (L) İlk adım nedir?
C: Rüya hali.
S: (L) Üçüncü adım nedir?
C: Trans.
S: (L) Dördüncü adım nedir?
C: Beden işlevlerinin sona ermesi.
S: (L) Bu ölüm anlamına mı geliyor?
C: Evet, bedenin.


https://toltecschool.com/dreaming-page1/dreaming-page-5

Alıntı YapEklenti:

"Vücudunun dünyanın sınırlarına tutunmasına izin vermeyi nasıl öğrendin?" Diye sordum.

"Bunu rüyamda öğrendim , " dedi, "ama nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Bir kadın savaşçı için her şey hayal kurmakla başlar . Nagual bana, tıpkı sana söylediği gibi, rüyalarımda önce ellerimi aramamı söyledi. Onları hiç bulamadım. Rüyalarımda ellerim yoktu. Yıllarca onları bulmaya çalıştım. Her gece kendime ellerimi bulma emri verirdim ama boşunaydı.

Rüyalarımda hiçbir şey bulamadım. Nagual bana karşı acımasızdı. Onları bulmam ya da yok olmam gerektiğini söyledi. Bu yüzden ona, ellerimi rüyalarımda bulduğuma dair yalan söyledim. Nagual tek kelime etmedi ama Genaro şapkasını yere attı ve üzerinde dans etti. Başımı okşadı ve gerçekten harika bir savaşçı olduğumu söyledi. Beni övdükçe daha da kötü hissettim. Nagual'a gerçeği söylemek üzereydim ki, çılgın Genaro arkasını bana doğrulttu ve şimdiye kadar duyduğum en yüksek ve en uzun osurukları çıkardı. Aslında onunla beni geriye doğru itti. Tıpkı benim gibi, sıcak, kötü bir rüzgar gibiydi, iğrenç ve kokuyordu. Nagual gülmekten boğuluyordu.

"Eve koştum ve orada saklandım. O zamanlar çok şişmandım. Eskiden çok yerdim ve çok gazım vardı. Bu yüzden bir süre yemek yememeye karar verdim. Lidia ve Josefina bana yardım ettiler. Yirmi üç gün hiçbir şey yemedim ve sonra bir gece ellerimi rüyalarımda buldum. Yaşlı, çirkin ve yeşildiler ama benimdi. Yani bu başlangıçtı. Gerisi kolaydı."

"Peki gerisi neydi, Gorda?"

"Nagual'ın benden sonraki yapmamı istediği şey, düşlerimde evler ya da binalar bulmaya çalışmak ve onlara bakmaktı, imgeleri çözmemeye çalışmaktı. Rüyayı görenin sanatının rüyasının görüntüsünü elinde tutmak olduğunu söyledi. Çünkü hayatımız boyunca zaten yaptığımız şey bu."

"Bununla ne demek istedi?"

"Sıradan insanlar olarak sanatımız, baktığımız şeyin görüntüsünü nasıl tutacağımızı bilmektir.

Nagual bunu yaptığımızı ama nasıl yapacağımızı bilmediğimizi söyledi. Biz sadece yapıyoruz; yani, vücudumuz bunu yapar. Rüya görürken de aynı şeyi yapmalıyız, ancak rüya görürken bunu nasıl yapacağımızı öğrenmemiz gerekir. Bakmak için değil, sadece bakmak ve yine de görüntüyü tutmak için mücadele etmeliyiz.

"Nagual bana rüyalarımda göbek deliğim için bir korse bulmamı söyledi. Ne demek istediğini anlamadığım için uzun sürdü. Rüyada göbek deliğine dikkat ettiğimizi söyledi; bu nedenle korunması gerekir. Görüntüleri rüyalarımızda tutabilmek için biraz sıcaklığa ya da bir şeyin göbek deliğine bastığı hissine ihtiyacımız var.

"Düşlerimde göbek deliğime uyan bir çakıl taşı buldum ve Nagual onu bulana kadar her gün su deliklerinde ve kanyonlarda aramamı sağladı. Onun için bir kemer yaptım ve hala gece gündüz takıyorum. Onu giymek rüyalarımda görüntüleri tutmamı kolaylaştırdı.

"Sonra Nagual bana rüyamda belirli yerlere gitme görevini verdi . Görevimi gerçekten iyi yapıyordum ama o sırada formumu kaybettim ve önümdeki gözü görmeye başladım.

gerçek tosun paşa

#161
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

İnisiye çalışmalarında hep bir konuşmama gizleme durumu vardır. Senin bahsetmek istediğin o mudur?

Urfa adamı bile bana onu anımsatır hep. Ağzı olmayan, kolları önünde, hizmette olan bir adam. Birşeyler biliyor ama anlatmıyor.

Kasyopya'da sürekli paylaşın şeklinde bilgileri görüyorum. Bu durumları anlatmak KH ları üzerimize çekip negatif yüklenmeye mi sebebiyet veriyordur? Sadece öğrenip, deneyimleyip, gizlemek mi lazım?

İnsiye çalışmaları herkesin yapmaması gereken şeyler. Yanlış bir kanalla bağlantı kurmak veya hiç kuramamak ya da kötü karmik borçların altına girmek gibi sıkıntılı olabilecek durumlar var.

İşinin eri diyebileceğimiz seviye ve art niyetten uzak olunması gibi bazı önemli özellikler taşınması gerekir.

Diğer konuda Kas.lar'ın da belirttiği üzere pozitif amaçlı farkındalıkla paylaşılan bilgi niteliğine, ulaştığı kitle ve o kitlenin de niteliğine göre denge kanunları gereği KH'ı ve dolayısıyla negatif enerjiyi o kadar çeker.

Hatta 4KH varlıkları da bu yasaları çok iyi bilir kendi karmik gelişmelerini bile manipüle etmeye çalışırlar. Bu aynı zamanda KH'ın yok edici döngüsünde kaybolmamak için de onlar adına çok önemlidir.

Kısacası etki tepki meselesi olarak bu durum var. Bilgi paylaşımı için tabii celselerinde sözünü dinleyerek oluşturduğum kanaatim bilginin isteyene verilmesi yönündedir.

Burada sıkça karşılaştığımız bir konu var hatta tipik bir vaka. Foruma gelen okuma listemizi öğrenen ve uygulayarak bir süre geçiren arkadaşlar bu bilgileri en başta kendi aile, eş ve dostuyla paylaşmak için müthiş bir tutku hissederler ve buna çok karşı koyamaz işe koyulurlar. Hemen ardından aldıkları tepkiler ve yakın çevrenin ilgisizliği ucu kaçırılan baskılar sonucu kişinin geçen süre sonunda ciddiye alınmaması ile sonuçlanır veya kişi asla beklediği ilgiyi alamaz.

Ben herhangi bir konuda uğraşan birinin bir şekilde o bilgiyi alabileceğine inanıyorum. Bu elbette kişinin niyeti ve kader profiliyle ilgili ama arayan bulur demişler.

Eğer bu konuları konuşmaktan keyif alan, varoluş, dinler, felsefe ya da mistik konularda sohbet edebildiğiniz yakınlarınız varsa ne ala keyfini çıkarın ve devam edin derim.

Bunun haricinde ilgisi, dikkati ve arzusu başka yönde kişiler üzerinde hayal kurup diretmeye gerek yok edindiğiniz bilgi herkesle ulu orta paylaşmaya değmeyecek kadar değerlidir diye düşünüyorum.

Tabii ki bu forumun işlevi bu ışığı yaymak öyle ya da böyle bunu yapıyor. Bunun gibi gerçek bir etki yaratacak tüm fikirlere açığım ama 4Y adayının ilgisiz insanlarla enerji kaybetmesini istemem.

Kendi adıma bahsi geçen bu paylaşım olayının nice türlüsünü tecrübe ettiğime ve bunun sonucunda bir yargı oluşturabildiğime inanıyorum.

Tgur

#162
Çok haklısın GTP başkalarına evrensel konuları serbest açmak çok defa benim başımı gözümü yaracak neticelere doğurmuştur tabii zihnen,

Mesela son bahsini geçtiğim araba yıkama yerindeki şahıs ki kendisi görmüş geçirmiş emekli bir komiser hatta sanırım birlik bilincine en yatkın olanlar olarak bildiğim Alevi,anlattıklarımı şevkle büyük bir merakla dinliyor,

Yalnız her seferinde ne oldu o jandarmalar dediğimde "hala karşıma çıkıyorlar" demekte ve ben de birlik konusunda izahlara devam ediyorum,çünkü KH o kadar zihinlere monoteizmi işlemiş ki Alevi büyüklerinden o harika insan Hacı Bektaş ın o meşhur işareti olan,

Hararet nardadır sac ta değil
Keramet baştadır taç ta değil
Her ne ararsan kendinde ara
Kudüste Mekkede Hacda değil

dizesi bile bazılarında o çeşitli yollarla mantıksallaştırılmış kalıbı zihinden silip sorgulama bandına geçirtmiyor,

Ama izahatın çok mükemmel, zevkle okudum..

Tgur

#163
GTP dostuma bu cevabı yazdıktan sonra bundan sonraki evrede arkadaşlara hangi çalışmamı aktaracağım şeklinde araştırmamda şu bölümün şimdi anlattığım gerçekleri daha barizleştiriyor düşüncesi zihnime hakim oldu ve uzatmadan ondan kısa bir parçayı aktarıyorum,

"İşin genelindeki mantığı veya yönelimi anlamaya çalışırken kendi bilincimize bizlere olanlara bakalım,

Belki bir tekrar yapıyorum ama bunlarla bir şeyleri daha rafine anlatabilme özelliği yapıyor sanıyorum,

Genç bir teğmen iken bölük komutanıydım ve şöför yetiştirirken ilkokul diplomalılar dışındakileri eledim, yönetmelik o yöndeydi ve tümenden gönderilen şöför adaylarının yüzde altmışını elemiştim, uzatmadan ilgili komutan hemen gelip oğlum bana ilkokulu bitirmiş onbaşılardan bir manga getir dedi ,hazırladım ve onlara şu soruyu sordu ,

"Dünya öküzün boynunda duruyor diyenler şu tarafa ,balığın sırtında duruyor diyenler şu tarafa ayrılsın"

Çocuklar artık bırakmadan iki tarafa ayrıldı,

Ve komutan bana döndü oğlum şu andaki gerçeğimiz bu ,okuma yazanları aday olarak al yeter dedi ve ben de öyle yaptım ,tümende şöför açığından kurtuldu ,ama onlara teknik konuları öğretirken neler çektiğimizi bir de bana sorun..

"C: Karanlık ışığı nasıl alabilir? Alıcının sahip olduğu kavramsal temalardan ve bilgi kaynaklarından yararlanmak gerekir. Delinmesi gereken perde varsayımlardan, inançlardan ve güçlü duygu programlarından oluşuyor.
S: (Perceval) Kolay iş değil!
C: Böyle bir perde ancak belirgin bazı bilgi çelişkileri içeren kavram tohumları ekerek delinebilir. Gerçeğe duyulan saf arzunun bereketli topraklarına düşen bu tohumlar filizlenir ve sonunda perdeyi delen eylemlere olanak sağlar. Çoğu insan "gerçeği kaldıramaz." "

Yukarıdaki kısım İsa olmadığı gerçeğini Lauraya anlatılanlar içinde ,

Sebebini okumaktasınız ,"

sybleman

#164
Çok güzel ve derin yazmışsınız. Diyecek bir şey bulamadım. Bilgeliğiniz karşısında saygıyla eğiliyorum.

Tabii paylaşım konusu benim de kafamı çok kurcalıyor. Nitekim eş dost çevresinde bu kadar detaylı anlatabileceğim kimse de yok. Sadece K ların da dediği gibi ufak tohumlar atıyorum ortaya. Çelişkili bilgilerden, aslında farklı anlatılan tarihten bahsediyorum. En azından, anlatılan herşeyin doğru olmadığına inanıp sorgulasınlar isterim.

İnsanlar hayatın akışında kaybolmuşlar, hakikati araştırma çabasında değiller. İnandıkları dogmalardan çıkma çabasında hiç değiller. Çünkü bu güvenli alan. Kendini yormadan sorgulamadan inanabileceğin doğrular sunulmuş. Kabul edip devam ediyorsun bir şekilde.

Alevilerin de luvilerden geldiği hakkında bilgiler okumuştum. Bir kaç araştırmamda alevi eski kaynaklarına denk geldim. Birlik inancı ve eski ezoterik bilgilerin de karışımı olarak eski bilgilere sahipler. Eski Alevi yazılarında çok değerli bilgiler var.

Peki şimdi düşünürsek, burada herkes aynı bilgi ve bilinç düzeyinde değil. Ben çömeziniz olarak, bu bilgileri okuyorum, anlamlandırmaya çalışıyorum. Fakat dediğiniz gibi, bilgiyi almamız gereken zamanda almadığımızda bu da aslında negatiflere bir fırsat doğuruyor gibi. Sonuçta içselleştiremeyeceğimiz bilgiler de alıyoruz. Bizim için belki de kötü oluyor.

İnsiye olmak değil de olmaya çalışmak diyelim. Bu aşamada eskiden bile bilgiler adım adım verilirmiş. Kaynaktan kanarcasına içmek yerine, damla damla yudum yudum. Bir bilgenin eşliğinde adıma adım gitmek daha güvenli. Ama günümüz çağında kim şarlatan kim gerçek bilge anlamak çok zor. Bir hint yazısında denk gelmiştim, bu çağımız için bilgeleri bulmanın zorluğundan ve en iyi öğretmenin kendimiz olduğundan bahsetmişlerdi. Düşünürsek kendi iç sesimize güvenip, nereye çekerse oraya mı gitmeliyiz? Ne yapmalıyız?