nehirler ve şarkılar

Başlatan beyrutkapı, 26 Haziran 2014, 21:41:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

Alıntı YapTitrek bir mum alevinin havaya
Bıraktığı bulanık bir is
Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz

Alıntı YapS: (L) Bir noktada, bize yardımcı olacak 4Y BH varlıklarıyla iletişime ya da etkileşime geçeceğimizi ima etmiştiniz.
C: Evet, sabırsızlanıyor musun ?
S: (L) Yani...evet.
C: Öyleyse şunu bilmelisin: Olaylar çok çok "ilginç" bir hale gelmeye başlamadan hemen öncesine kadar onlarla iletişime geçmeyecek ya
da karşılaşmayacaksınız. Artık bu ne zaman olursa.

Olaylar gerçekten çok çok ilginç (hayatın olağan akışına ters)

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#301

Qui-gon jinn

İçim geçmiş uyuya kalmışım gene, uyandığım da sürekli bu şarkı çalıp duruyordu kafamda...Hey Allah'ım, Hey! "En yüce olan", birşey anlatmaya çalışıyorsun galiba hep bu ve benzer yöntemlerle ama benim pek anladığım söylenemez doğrusu...

Neyse artık, "Döndüm gazel yurduna..." diyor Astronot Hüsnü ve Saz arkadaşları... :)

https://www.youtube.com/watch?v=EzqPd9P0s-g

sirera

Acayip oluyor öyle bi şarkı takılınca gitmiyor bazen. Açıp dinlemek belki söylemek mi lazım kimbilir. İyi bi fasıl börek yakalanmış senin şarkıda kurtarmışsın.
Geçtiğimiz haftalarda sıkça akşama doğru some other time şarkısı Alan Parsons Project' in sürekli zihnimdeydi. Son ses açıp söyleyerek geçirebildim ama şimdi yine çarpabilir noosferden.
Bir de şu geçse günler aylar şarkısı Erol Sayan' ın ne güzeldir. O da eser sıkça zihnimde.
Enis Behiç Koryürek şarkı sözünü yazmış. Rahmetli olduktan sonra Erol Sayan bestelemiş. İlk dörtlüğü Zeki Müren söylemiş radyoya vermişler.
"Geçsin günler haftalar, aylar mevsimler yıllar.
Zaman sanki bir rüzgar ve bir su gibi aksın.
Sen gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses ve içimde bir nefes olarak kalacaksın..."
Ancak TRT şarkının bu kadar kısa haliyle yayınlanamayacağını söylemiş. Bir dörtlük daha yazması için rahmetli Enis Behiç Koryürek' in ruhunu çağırmışlar, Erol Sayan zaten o zamanlarda Bedri Ruhselman ekibinin celselerine katılıyormuş. Sonra bu dörtlük gelmiş rahmetliden.
Ömrüm sensiz geçse de
Aşkın gönlümde kalsın.
Gülen gözlerin binbir
Teselli ile baksın.
Erol Sayan'ın bu anıları anlattığı hoş bir söyleşiler var YouTube ' da. Burada Yunus Emre'nin ruhu olduğu düşünülen de bir ses kaydı da var.

https://youtu.be/PIS3s1V2alI?si=11vGf5P1nTL5LLK_
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Qui-gon jinn

Alıntı yapılan: sirera - 10 Mayıs 2025, 22:40:01 Erol Sayan'ın bu anıları anlattığı hoş bir söyleşiler var YouTube ' da. Burada Yunus Emre'nin ruhu olduğu düşünülen de bir ses kaydı da var.

Ben bu programı yayınlandığı gün izlemiştim, hatta yunus emre ses kaydındaki "zaman yok mekan var mekan" deyişi hala aklımdadır. Zaman zaman aklıma gelip, sesimi de kalınlaştırıp, böyle "Mekan var mekannn!" diye geziyorum arada...:)

Qui-gon jinn

#305
Uyurken ne yaşıyorsam artık, her uyandığımda ayrı bir şarkı çalıyor kafamda. Bugünkü şarkıyı duyunca dedim; "Oha lan 90'lar! Böyle bir şarkı olduğunu unutalı 20 küsür sene oldu be, O Ye!... :)

https://www.youtube.com/watch?v=aGBX4ZFc3Y8

Herkese iyi bir gün dilerim. O ye, evet!!!

sybleman


İşte öyle. Şikayet etmiyorum ama artık ait olduğum yere gitmek istiyorum özlemi. Ne kadar mutlu da olsak birşeyler eksik.

Enginbaysan

Yabancı olsun türkçe olsun hatta bi kere belki bir kere dinlediğim şarkıydı zihnim onu söyleyip duruyordu benim zihnimde her gün şarkı çalar bundan 3-4ay öncesine kadar cok rahatsız ediyordu ama artık geçmişteki benliklerim yada onlar artık beni duyabiliyormu bilmiyorum ben diğer benlerime bağladım syblemen bana bir göz attı yapışık ruhla ilgili bişeyin yok dedi şimdilik eski benliklerim diyorum

Qui-gon jinn

Geceler aysız, arzular arsız
Ne yana yıkılayım?
Ona katıksız aç, deli yüreğim
Kime yalvarayım?

Çare sende, Allahım, beni al
Rahata kavuşayım
İnce, ince işliyor sevda
Nasıl kurtulayım?


Nasıl...

https://www.youtube.com/watch?v=ccPkv4GfsN8&list=RDccPkv4GfsN8&start_radio=1

bozadi

#309

sirera

Muhteşem bir virtüöz, kimbilir ne çok çalışıyordur bu tekniği devam ettirebilmek için. Teşekkürler paylaşımın için @bozadi 
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

Soğuk yağmurlu bir gün olsun ama evdesin televizyonda bir film
Eski aşkları anlatır sen sadece usulca izlersin
Bir kadın bir adam var terazinin ucunda iki insan
Bir hüzün bir gülmece var aşk dediğin sadece bir kumar
Hep izleriz biz böyle her şeyin eskisini siyah ve beyaz
Eskitilmiş sadece hüzünlü mutluluklar


Benim filmim burada başlar, özne, eylem, drama ve gülmece var
Her şey güzel başlar inanırlar ama kötü rolde de yaşam var


Başta söylenen şarkılar birden istek almayı bırakırlar
Hani aşk dediğin sonuna kadar bağırır, çağırır belki de saçmalar
Hep izleriz biz böyle her şeyin eskisini siyah ve beyaz
Eskitilmiş sadece hüzünlü mutluluklar

Hey dostum iyi dinle bak bağır, çağır, saçmala keyfine bak
İnatçı olmalısın yoksa aşk dediğin filmin sonuna kadar
Önce bir kendine bak, inandıklarına ardından
Sen neye inanırsan inan, her zaman mutlu olmaz ki insan


Eskitme, bekletme sen, düştükçe yeniler kendini insan
İnanınca bulunur eskitilmiş mutluluklar



Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#312
Değme Felek | Belis | EtnoMix Anatolia


Video görselinin YZ (yapay zeka) ürünü olduğunu tahmin ediyorum.

sirera

#313
Alıntı yapılan: bozadi - 06 Kasım 2025, 10:05:16 Değme Felek | Belis | EtnoMix Anatolia


Video görselinin YZ (yapay zeka) ürünü olduğunu tahmin ediyorum.

Amasya Gümüşhacıköy, İmirler köyünde yaşanmış bir aşk hikayesiymiş bu şarkıyı yazdırıp söyleten.

Muammer Badem isimli kişi ile Ümmü lisede birbirlerine aşık olurlar. Sohbetlerini hep bir ağacın altında gerçekleştirir çift. (aşklarına tanık olan ağacın ismini maalesef bulamadım. Acaba o ağaç hâlâ yaşıyor mudur kutsanarak)

Ümmü başharflerini işlediği mendili daha sonra ismi Âşık Özlemi olacak kişiye verir. (Hacıbektaş Şenlikleri'nde ustası Mahzuni Şerif ona daha sonra "Özlemi" mahlasını verecektir.)
Muammer üniversiteyi kazanıp Ankara ya gider. Senede sadece üç ay görüşebilirler.
 12 Eylül 1980 darbesinin karanlık, can yakıcı günleridir.
Cebinde Ümmü' yü mendiliyle taşıyıp ona şiirler yazar. Şiirleri o kadar güzel ve özgürlük doludur ki eylemciler duvarlarına onun şiirini asmışlardır.

"Sen istersen kırılır bu çark
Durur bu devran
Sen istersen durur bu devran
Yeter ki sen iste bir tanem."


Bu dörtlükteki çark a takılırlar, iki buçuk sene bu dörtlük nedeniyle cezaevinde kalır Muammer. Daha sonra yargıç geç bir kararla bu şiirin bir örgüte ait olamayacağına karar verir.
Ancak köyüne döndüğünde cezaevine girdiği için Ümmü nün ailesi evlenmelerine razı olmaz. Kızı başka biriyle evlendirirler.
Muammer okuldan da atılmıştır.
Türküleriyle dolaşan bir gezgin olur bağlamasıyla, söyler, yazar.
Ümmü, son isteğinin Muammer ile buluştukları ağacın altında gömülmek olduğunu söyleyerek ölür. Muammer bunu haber alır!

"
Bugün benim efkârım var zârım var

Değme felek değme değme telime benim

Gül yüzlü cananı dost dost elden aldırdım

Ecel oku değdi değdi telime benim
Değme felek değme değme telime benim
Değme zalım değme değme telime benim
Lokman hekim gelse dost dost sarmaz yarayı

Hilebaz dostum dost dost açtı harayı

Ne köşkümü koydu dost dost ne de sarayı

Baykuşlar tünedi dost dost dalıma benim
Değme felek değme değme dalıma benim
Değme zalım değme değme telime benim
Özlemiyem başım hey dost dumanlı dağlar

Gözlerim yaşlı da dost dost içim kan ağlar

Güz ayları geldi dost dost bozuldu bağlar

Hazan yeli değdi dost dost günüme benim
Değme felek değme değme telime benim
Değme zalım değme değme telime benim.

"


Görsel muhtemelen Yz olsa da tanıdığım birine çok benziyor. Şaşırdım.
Amasya atalarımın olduğu yer olduğu için ayrı bir dikkatle dinledim ve benzer bir hikayenin yaşanmışlığı ailemde de mevcut olduğu için duygularımı ifade edecek kelime bulamadım.
Beliz tarzı farklı bir şarkıcı ve yazarmış burada tanıdım. Güzel söylemiş bu tarzı da. Sabahat Akkiraz da her zamanki gibi güzel söylemiş türküyü.
Paylaşımın için teşekkürler.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

Alıntı yapılan: sirera - 06 Kasım 2025, 11:12:37
Alıntı yapılan: bozadi - 06 Kasım 2025, 10:05:16 Değme Felek | Belis | EtnoMix Anatolia


Video görselinin YZ (yapay zeka) ürünü olduğunu tahmin ediyorum.

Amasya Gümüşhacıköy, İmirler köyünde yaşanmış bir aşk hikayesiymiş bu şarkıyı yazdırıp söyleten.

Muammer Badem isimli kişi ile Ümmü lisede birbirlerine aşık olurlar. Sohbetlerini hep bir ağacın altında gerçekleştirir çift. (aşklarına tanık olan ağacın ismini maalesef bulamadım. Acaba o ağaç hâlâ yaşıyor mudur kutsanarak)

Ümmü başharflerini işlediği mendili daha sonra ismi Âşık Özlemi olacak kişiye verir. (Hacıbektaş Şenlikleri'nde ustası Mahzuni Şerif ona daha sonra "Özlemi" mahlasını verecektir.)
Muammer üniversiteyi kazanıp Ankara ya gider. Senede sadece üç ay görüşebilirler.
 12 Eylül 1980 darbesinin karanlık, can yakıcı günleridir.
Cebinde Ümmü' yü mendiliyle taşıyıp ona şiirler yazar. Şiirleri o kadar güzel ve özgürlük doludur ki eylemciler duvarlarına onun şiirini asmışlardır.

"Sen istersen kırılır bu çark
Durur bu devran
Sen istersen durur bu devran
Yeter ki sen iste bir tanem."


Bu dörtlükteki çark a takılırlar, iki buçuk sene bu dörtlük nedeniyle cezaevinde kalır Muammer. Daha sonra yargıç geç bir kararla bu şiirin bir örgüte ait olamayacağına karar verir.
Ancak köyüne döndüğünde cezaevine girdiği için Ümmü nün ailesi evlenmelerine razı olmaz. Kızı başka biriyle evlendirirler.
Muammer okuldan da atılmıştır.
Türküleriyle dolaşan bir gezgin olur bağlamasıyla, söyler, yazar.
Ümmü, son isteğinin Muammer ile buluştukları ağacın altında gömülmek olduğunu söyleyerek ölür. Muammer bunu haber alır!

"
Bugün benim efkârım var zârım var

Değme felek değme değme telime benim

Gül yüzlü cananı dost dost elden aldırdım

Ecel oku değdi değdi telime benim
Değme felek değme değme telime benim
Değme zalım değme değme telime benim
Lokman hekim gelse dost dost sarmaz yarayı

Hilebaz dostum dost dost açtı harayı

Ne köşkümü koydu dost dost ne de sarayı

Baykuşlar tünedi dost dost dalıma benim
Değme felek değme değme dalıma benim
Değme zalım değme değme telime benim
Özlemiyem başım hey dost dumanlı dağlar

Gözlerim yaşlı da dost dost içim kan ağlar

Güz ayları geldi dost dost bozuldu bağlar

Hazan yeli değdi dost dost günüme benim
Değme felek değme değme telime benim
Değme zalım değme değme telime benim.

"


Görsel muhtemelen Yz olsa da tanıdığım birine çok benziyor. Şaşırdım.
Amasya atalarımın olduğu yer olduğu için ayrı bir dikkatle dinledim ve benzer bir hikayenin yaşanmışlığı ailemde de mevcut olduğu için duygularımı ifade edecek kelime bulamadım.
Beliz tarzı farklı bir şarkıcı ve yazarmış burada tanıdım. Güzel söylemiş bu tarzı da. Sabahat Akkiraz da her zamanki gibi güzel söylemiş türküyü.
Paylaşımın için teşekkürler.

Türkünün hikayesini araştırmak aklıma gelmemişti doğrusu sirera, paylaşamana sevindim, teşekkür ederim. Olağanüstü hüzünlü ve aynı zamanda güzel, bilmek, duyguyu paylaşmak.