ABD'nin yeni başkanı belli oldu (08.11.2020)

Başlatan bozadi, 08 Kasım 2020, 12:01:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

08 Kasım 2020

ABD'nin yeni başkanı belli oldu


Demokrat Parti aday Joe Biden, ABD'nin 46. Başkanı oldu...




ABD'de 3 Kasım'da yapılan başkanlık seçimlerinin sonucu belli oldu.

Demokrat Parti aday Joe Biden, ABD'nin 46. Başkanı oldu.

ABD basınından gelen haberlere göre, Pensilvanya ve Nevada Biden'a geçti ve Biden'ın delege sayısı 279 oldu.

ZAFER KONUŞMASI

Joe Biden zafer konuşması yaptı.

Joe Biden ve yardımcısı Kamala Harris, ilk konuşmalarını Delaware eyaletinde gerçekleştirdi.

Joe Biden, zafer konuşmasında, ülkeyi partizan bir yaklaşımla yönetmeyeceğini; kutuplaştırıcı değil birleştirici olacağını söyledi. Biden, halkın oylarıyla kendisine kesin bir zafer kazandırdığını söyledi ve ilk icraatının salgını kontrol altına almak olacağını kaydetti.

Biden'ın konuşmasının açılışını ABD Başkan Yardımcısı seçilen Kamala Harris yaptı. Harris, konuşmasına bir süre önce hayatını kaybeden insan hakları savunucusu Kongre üyesi John Lewis'in "Demokrasi bir durum değil bir eylemdir" sözleriyle başladı. Harris, Delaware eyaletinin Wilmington kentinde yaptığı konuşmada, Lewis'in bu sözlerle demokrasinin garanti olmadığı, demokrasinin güçlü olması için mücadele gerektiği mesajı verdiğini belirtti. Harris, demokrasiyi koruma çabasının mücadele, sabır ve fedakarlık gerektirdiğini, demokrasi mücadelesinin ilerleme ve mutluluk getirdiğini kaydetti.

Dört yıldır eşitlik ve adalet için çaba harcayan halkın bu seçimde açık bir mesaj verdiğini belirten Kamala Harris, "Bu mesaj umut, birlik, bilim ve gerçek istediğiniz mesajıdır" dedi.

Seçmenlerin bu nedenle Joe Biden'ı başkan seçtiğini kaydeden Harris, Biden'ın bir iyileştirici, denenmiş ve istikrarlı bir lider olduğunu söyledi. Harris, Biden'ın ülkeyi kendine getirecek niteliklere sahip bir başkan olduğuna inandığını belirtti.

Annesinin 19 yaşında Hindistan'dan Amerika'ya gelmiş bir göçmen olduğunu hatırlatan ve kaybettiği annesini anan Kamala Harris, bütün kadınlar; siyah, beyaz, Latin kökenli veya Kızılderili kadınların bugünlere ulaşılması için gösterdiği çabayı övdü, onlar sayesinde bu konuma geldiğini belirtti. Harris, kadınların Amerikan demokrasisinin belkemiği olduğunun da altını çizdi.

Amerika'nın Sesi'nin aktardığına göre, Harris, "Bu göreve seçilen ilk kadın olabilirim ama sonuncu olmayacağım" dedi, Joe Biden'a bu görevde bir kadına fırsat verdiği için teşekkür etti.

Amerikan halkı için başkan seçilen Joe Biden'la birlikte yapacaklarını sıralayan Harris, pandemiyle mücadele edeceklerini, ekonomiyi çalışan insanlara hizmet eder hale getireceklerini, adalet sisteminde ve toplumda mevcut sistemli ırkçılığın kökünü kazıyacaklarını, ülkeyi birleştireceklerini, çevre kriziyle iilgileneceklerini ve kime oy vermiş olurlarsa olsunlar bütün Amerikalılar'a hizmet edeceklerini söyledi.




GOLF OYNUYORDU

Öte yandan, Trump'ın, başkanlık seçimlerini kaybettiğini anlarda Virgina'da golf oynadığı belirtildi.




İLK SİYAHİ BAŞKAN YARDIMCISI

Joe Biden, seçimlerin öncesinde başkan yardımcısı olarak Kamala Harris'i seçmişti. Kamala Harris, ABD'nin ilk kadın ve siyahi başkan yardımcısı oldu.

Harris, "Biden ve Amerikan halkı için çalışmaya hazırım" diye belirtti.

BİDEN VE HARRİS TWİTTER PROFİLİNİ GÜNCELLEDİ

Yeni ABD Başkanı Joe Biden, resmi Twitter hesabına "seçilmiş başkan" ifadesini ekledi.

Joe Biden'in seçimi kazanmasının ardından, ilk siyah kadın başkan yardımcısı Kamala Harris de, Twitter hesabındaki profilini "Seçilmiş başkan yardımcısı" olarak güncelledi.

BIDEN'DAN AÇIKLAMA

Biden zaferinin ardından sosyal medya hesabından ilk açıklamasını yaptı.

Biden, yaptığı paylaşımda, "Amerika, büyük ülkemize liderlik etmem için beni seçmenizden onur duyuyorum. İşimiz zor olacak, ama size söz veriyorum: Bana oy verseniz de vermeseniz de tüm Amerikalıların başkanı olacağım. Bana duyduğunuz inancı koruyacağım" dedi.

"BU SEÇİM DAHA BİTMEDİ"

Trump, Biden'ın zaferinin ardından yaptığı açıklamada, "Bu seçim daha bitmedi. Biden haksız olarak galip rolü oynuyor" dedi.

"USULSÜZLÜK YAPILDI"

Trump'ın avukatı yaptığı açıklamada ise seçim sonuçlarına itiraz etti.

Avukat Rudy Giuliani yaptığı açıklamada, "Oy sayımında usulsüzlük yapıldı" denildi.

İTİRAZ

Öte yandan Trump Pensilvanya'da sandıklar kapandıktan sonra on binlerce oyun, "yasa dışı" şekilde teslim alındığını öne sürdü. Trump, aynı olayın yarışın başa baş gittiği diğer bazı eyaletlerde de yaşandığını iddia etti.

Trump, Pensilvanya'da kendi lehine olan büyük farkın, kimsenin gözlemlemesine izin verilmeyen uzun bir aralıkta ortadan yok olduğunu iddia etti.

Trump, taraftarlarının sayımı izleyememesi için camların kartonla kaplandığını savunarak, "İçeride kötü şeyler oldu. Büyük değişiklikler gerçekleşti" dedi.

"DELİL YOK"

ABD'de Donald Trump başta olmak üzere Cumhuriyetçilerin seçimlerde hile yapılıyor iddialarının ardından Federal Seçim Komisyonu'ndan konuyla ilgili resmi açıklama geldi.

Komisyon yetkilisi Ellen Weintraub düzenlediği basın açıklamasında, "Amerikalılar şunu iyi bilsin ki 2020 seçimlerinde hile ve sahtekarlık yapıldığına dair hiç bir kanıta rastlanmamıştır" ifadelerini kullandı.

Ulusal veya yerel çapta görevli seçim memurlarına konuyla alakalı çok az şikayet geldiğini belirten Weintraub, "Seçmenlerden hile yapanlara hiç rastlanmadı ya da resmi olmayan bir oy pusulası şimdiye kadar tespit edilmedi. Herhangi bir partiye üye olmayan seçim uzmanları süreci çok iyi bir şekilde yönettiler" diye konuştu.

DÜNYADAN KUTLAMA MESAJLARI

Avrupa Birliği (AB) yönetimi ve NATO, ABD'nin 46'ncı başkanı seçilen Joe Biden'ı tebrik etti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı açıklamada, "Joe Biden'ın yeni ABD Başkanı seçilmesinden samimi memnuniyet duyuyorum. Sayın Biden'ın NATO'nun ve transatlantik ilişkisinin güçlü bir destekçisi olduğunu biliyorum" dedi.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, ABD'nin 46'ıncı başkanı seçilen Joe Biden'ı Twitter'dan tebrik etti.

Miçotakis, paylaşımında, "Joe Biden'ı tebrik ederim. Joe Biden Yunanistan'ın gerçek bir dostu. Ve eminim ki O'nun (Biden) başkanlığı altında iki ülke arasındaki ilişkiler daha da güçlenecek" ifadelerini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic resmi Twitter hesabından Biden'a tebrik mesajı gönderdi.

Djukanovic, mesajında "Amerikan halkı için büyük zafer. Amerikan demokrasisinin ne kadar güçlü olduğunun kanıtı! Demokratik dünya için büyük zafer! Seçilmiş Başkana en içten dileklerimle tebrik ediyorum" dedi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de sosyal medyadan Biden'a gönderdiği tebrik mesajında, "Sayın Joe Biden'ı Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak seçildiği için içten tebriklerimi sunarım. İki ülke arasında karşılıklı ilgi alanlarında verimli bir işbirliği yapmayı dört gözle bekliyoruz" dedi.

Öte yandan, Biden'a Almanya, Kanada, İngiltere ve Fransa'dan da tebrik mesajları geldi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN MESAJ

ABD'nin yeni başkanı ilan edilen Joe Biden'a arka arkaya tebrik mesajları gelirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da sosyal medya hesabından Biden'ı tebrik etti.

Kılıçdaroğlu'nun tebrik mesajını hem Türkçe hem de İngilizce yazması dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu mesajında "Amerika Birleşik Devletleri'nin 46. Başkanı olarak seçilen Joe Biden ve yardımcısı Kamala Harris'i tebrik ederim. Türkiye - ABD arasındaki dostluğun ve stratejik müttefiklik ilişkilerimizin güçlenmesini dilerim" dedi.




CLINTON'DAN TEBRİK

2016 başkanlık seçimlerini ABD Başkanı Donald Trump'a karşı kaybeden Hillary Clinton, 59. başkanlık seçimlerinde Trump'ı yenen Demokrat Joe Biden'ı tebrik etti.

Kişisel Twitter hesabından açıklama yapan Clinton, "Bu tarihi bir başarı, Trump'ın defedilmesi ve Amerika için yeni bir sayfa oldu. Bunun olmasına destek verenlere teşekkür ederim. Bundan sonra hep beraber" dedi.

TRUMP HAKKINDA SORUŞTURMA

Trump hakkında, seçim günü Beyaz Saray'ı "komuta merkezi" olarak kullanmak suçundan soruşturma açıldı.

ABD'de yönetimde ve devlet kademesinde çalışanların yaptığı usulsüzlükleri ve yasa dışı faaliyetleri soruşturmakla görevli Daimi Bağımsız Federal Soruşturma ve Savcılık Dairesi'nin (The U.S. Office of Special Counsel), Trump aleyhinde soruşturma başlattığı açıklandı.

Demokrat Parti temsilcisi Bill Pascrell, Trump ile ilgili yaptığı şikayet üzerine bu dairenin, soruşturma açtığını söyledi.

CNN SPİKERİ AĞLADI

Biden'ın zaferinin ardından CNN spikeri sevinçten ağladı. Spiker canlı yayında, "Nefes alamayan sadece George Floyd değildi, birçok insan nefes alamıyordu" sözlerini sarf etti.

İşte o konuşma:

https://odatv4.com/images2/2020_11/2020_11_07/b.jpg

EVANJELİKLER "TRUMP" DEDİ

AP'nin verilene göre, Evanjelikler, bu başkanlık seçimlerinde seçmenlerin yüzde 23'ünü oluşturdu ve Cumhurieyetçi aday Trump'ı güçlü bir şekilde destekledi.

10 Evanjelikten 8'inin Trump'a oy verdiği ifade edildi.

JOE BİDEN'IN BİYOGRAFİSİ

Joe Biden, 1942 yılında doğdu. Amerikan tarihinin en genç altıncı senatörü seçildi. Biden, 2009 ile 2017 yılları arsında ise 47. ABD Başkan Yardımcısı görevini yürüttü. Demokrat Parti üyesi Biden, 1973'ten 2009'a kadar Delaware Senatörü olarak görev yaptı. 2020'de Demokratların başkan adayı olarak, şu an başkanlık yapan Donald Trump'a, ABD Başkanlık Seçimlerinde rakip oldu.      23 Ağustos 2008 tarihinde Demokratik Partinin Başkan adayı Barack Obama tarafından Başkan Yardımcılığına aday gösterildi. 4 Kasım 2008 tarihinde yapılan başkanlık seçimlerini Demokratik Parti kazandı. 20 Ocak 2009 tarihinde devlet başkanlığına seçilen Obama'nın yanında ABD Başkan yardımcısı olarak göreve başladı.

EĞİTİM YAŞAMI

Biden, 20 Kasım 1942'de Scranton, Pensilvanya'da İrlanda kökenli Katolik bir ailede dünyaya geldi. Babası bay Joseph Robinette Biden Sr., annesi ise bayan Catherine Eugenia Finnegan'dı. Valerie, James Brian, ve Francis W. isimlerinde üç kardeşi vardır. 1953'te ailesiyle beraber Claymont, Delaware'ye taşındı. İlk, orta, ve lise eğitimini Claymont'da alarak 1961'de mezun oldu. 1965'te Delware Ünivesitesi'nden politika bilimi üzerine eğitim alarak mezun oldu. Ardından Syracuse Üniversitesi Hukuk fakültesinden, avukat olarak 1969'da mezun oldu. Wilmington Hukuk firmasında çalışmaya başladı.

SİYASİ KARİYERİ

1970 yılında New Castle County Meclisine seçildi, 1972 yılında da Senato'ya seçildi ve ABD tarihinin altıncı en genç senatörü oldu.

SENATÖRLÜK DÖNEMLERİ

3 Ocak 1973 tarihinde 31 yaşında iken Amerika Birleşik Devletleri Delaware eyaletinin senatörü olarak göreve başladı. Bu görevde 20 Ocak 2009 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin devlet başkan yardımcısı olana kadar kalmıştır. Joe Biden, Senatörlük yaptığı dönemin önemli bir bölümünde, Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır.

2008 BAŞLIK SEÇİMLERİ

2008 ABD başkanlık seçimlerinde Demokratik Partiden başkanlığa adaylığını koyduysa da 3 Ocak 2008 tarihinde yapılan Iowa ön seçimlerinde başarısızlığa uğraması nedeniyle adaylıktan çekildi.

BİDEN'IN ÖZEL YAŞAMI

Joe Biden, 27 Ağustos 1966 tarihinde Neilla Hunter ile evlendi, 1972 yılında eşi vefat etmiştir. Beau, Hunter, Naomi adlarında 3 çocukları oldu. 1977 yılında Jill Jacobs ile evlenmiştir. Ashley B. (d. 1981) bir çocuğu olmuştur. Oğlu Beau Biden beyin kanserinden dolayı 2015 yılında vefat etmişti.

Kaynak: OdaTV


bozadi

#1
K'lar Trump'ın kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu söylediklerinden beri Trump'ın kazanacağına kesin gözüyle bakıyordum ve Biden'ın "aşırı hile"yle bile olsa bir şekilde başkan olması kesinleştikçe üzüldüm, şaşırdım ama bu sonucun "olumlu" bazı yönlerini de fark etmeye başladım. Trump başkan olsa Amerika'yı mı kurtaracaktı? Hayır. Temelde pozitif eğilimli biri olmasına rağmen başkanlıkta resmen Kurtlar Sofrasının ortasındaydı ve onlara sürekli ağır tavizler vermek, bir o yana, bir bu yana "dansözlük" yapmak zorunda kalıyordu. K'lar hiçbir zaman Trump'ın ABD'nin ümidi olduğunu söylemedi; ABD devletinin her halükarda KH yönünde fazlasıyla sınırları aşmış durumda olduğuna, durumun geri döndürülebilirlik aşamasını çoktan geçtiğine, Trump'ın bu konuda yapabileceği fazla birşey olmadığına değindiler birden fazla defa.

Daha fazla oy alıp kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu söylediler, nitekim Trump'ın çok bariz bir şekilde önde olduğu görüldükten ve Trump erken zafer ilan ettikten hemen sonra, dalga geçercesine büyük ve kesintisiz "karanlık" oylarla Biden "sihirli bir değnek değmişçesine" öne geçirildi ve Trump'ın itirazları duvara toslatıldı.

Bana göre K'lar bu sonucu da öngörebiliyordu ama sadece "normal şartlarda" Trump'ın kazanma ihtimalinin yüksekliğine değinmekle yetindiler. Makul gerekçeleri olduğundan eminim. Üstelik, Trump'ın kazanması halinde, derin devlet tarafından kışkırtılan kitlelerin yıkıcı gösterileri nedeniyle Trump'ın kısa sürede sıkıyönetim ilan etmek zorunda kalacağına ve böylece sonuçta yine derin devletin onu getirmek istediği noktaya gelmek/düşmek zorunda kalacağına değinmişlerdi. Yani Trump için yolun sonu her halükarda gelmişti. Başkan olsaydı durum onun (şahsı) için daha kötü olacaktı. Hani derler ya, "öldü, kurtuldu". Bu seçim sonucu Trump'ın siyasi hayatı için öyle oldu gibi görünüyor. Şimdi şahsi tekamül yolculuğuna çok daha rahat, huzurlu bir şekilde devam edebilir. Biden'ın sahtekarlıkla başkanlığının "kesinleştirildiği" saatlerde Trump'ın golf oynadığına dair haber de bana bunu düşündürdü. Adamın artık dinlenmeye, köşesine çekilmeye, kendi şahsi tekamülüne odaklanması gerekiyor çünkü Amerika için yapabileceği birşey yok, boşu boşuna kendini de giderek yıpratacak ve yine K'lar tarafından geçmiş bir celsede bir olasılık olarak öngörüldüğü gibi sonunda dertten, hastalıktan ölecekti. Üstelik Trump'ın öyle bir sona uğraması, Amerika için iyi bir gelecek ümidi konusunda ona bel bağlayan milyonlarca insanın moralini de giderek düşürecekti. Şimdi üzüldüler ama artık Trump'la birlikte ezilip büzülmeyecekler, gelecekleri konusunda alternatif yollara bakacaklar.

Biden, Amerika'nın "geri döndürülmez evredeki" karanlık yolculuğu için çok daha uygun bir başkan. Trump aslında bir bakıma o doğal süreci biraz geciktirmiş oldu. Peki o halde hiçbir işe yaramamış mı oldu? Ya da bu anlamda "kötülük" mü etmiş oldu işkenceyi uzatarak? Hayır, sanmıyorum. Trump aslında BH'nin konuyla ilgilenen herkese ABD'nin geleceği konusunda verdikleri bir mesaj gibi oldu sanırım. Amerika'nın başına geleceklerin neden kaçınılmaz olduğu hatırlatılmış oldu. Hem devlet, hem de halkın azımsanamayacak bir kısmının nasıl aptallaştığı ve kötülüğe hizmet eder hale geldiğinin belki de son hatırlatması, uyarısı oldu Trump. ABD için iyi bir gelecek olasılığının kalmayışının resmi oldu Trump'ın başkanlık hikayesi.

Bana kalırsa hiçbir ülkenin de geleceği yok zaten, 4y'de "ülkeler" kavramı olacağını sanmıyorum şu anki şahsi bakış açımdan. Ama o noktaya ulaşılana kadar ve devletler/ülkeler varlıklarını ve anlamlarını şu veya bu ölçüde sürdürdüğü müddetçe, bazı ülkeler biraz daha BH eğilimine, bazıları biraz daha KH eğilimine hizmet eden merkezler olabilirler. ABD devletinin KH frekansları oldukça güçlü. Bunun neticelerini izleyeceğiz, tartışacağız.

Bu arada, Trump olayının bizim ülkemiz için de oldukça önemli bazı yansımaları var. Trump bizim devletimizin, yani AKP hükümetinin/devletinin ABD derin devletiyle olan karşı koyuş ve direniş sürecini de sulandırıyordu, geciktiriyordu istemeden de olsa. Dikkat ettiyseniz, Trump ile Erdoğan AKP'si arasında bir tür uyumluluk vardı, araları kötü değildi. Şimdi Trump aradan çekilince, artık ABD derin devletinin ülkemize baskıları, tehditleri tekrar şahlanacak, zikzaklar olsa da ("havuç ve sopa" veya "ödül ve ceza" bağlamında). Bu da Erdoğan hükümetinin ABD'ye direniş ve karşı koyuş sürecini pekiştirecek ve böylece, yine zikzaklarla da olsa, Rusya ve müttefikleriyle ilişkimizi güçlendirme sürecini hızlandıracaktır. Ve ülkemizde siyasi/ideolojik kutuplaşma yoluyla uzun zamandır birbirine düşen/düşürülen kesimlerin ortak bir cephede buluşma şansı olacak. O olasılık bu ülkenin iyi bir gelecek ümidi belki de.


bozadi

#2
08 Kasım 2020

İki amiralden Biden uyarısı


Beyaz Saray'a Joe Biden'in geçmesi durumunda ABD'nin Doğu Akdeniz'deki politikalarının daha da saldırganlaşacağını vurgulayan Türk amiraller, ittifak potansiyelinin önemine dikkat çekerek 'Türkiye yeni rotasında dostlarıyla ilerlemeli' dedi.




DOĞU AKDENİZ'DE BİDEN YÖNETİMİ FRANSA'NIN KONUMUNA GELECEKTİR
AMİRAL CEM GÜRDENİZ

ABD seçimlerinin sadece Türkiye için değil, tüm dünya için jeopolitik sonuçları olacaktır. Trump yönetimi, son 4 yılda dünya hegemonik sisteminde ve ABD iç politikasında önceden benzeri görülmemiş değişimler yarattı. Trump, küreselleşme karşıtı, içe dönük teori ve pratiği ile paradigma değişimi ortaya koydu. Cumhuriyetçi olmasına rağmen, Washington Mutabakatı'nın birçok özelliğine meydan okudu. Bu meydan okuma, Askeri Sanayi Kompleksi ve finans güç merkezlerine karşı olanları da kapsıyordu.

Soğuk Savaş'ın sona erdiği ve Rusya Federasyonu'nun neredeyse dağıldığı 1990'lardan sonra Amerikan üstünlüğü tartışmasızdı. Ancak ABD hükümetleri bu kansız zaferi insanlığın iyiliği için kullanmadı. Irak savaşı, ardından Afganistan, 2. Irak savaşı, Libya ve Suriye savaşları Washington Mutabakatı'na olumlu katkı sağlamadı. 2008 mali kriziyle birlikte, aynı yıl yaşanan Rusya-Gürcistan krizinde, Amerika'nın geri çekilmesi dünya için yeni bir uyanış sağladı. Hegemonya düşüşteydi. 2012 mali krizi ve Libya, Suriye, Yemen ve Batı kaynaklı diğer kriz bölgelerinde devam eden başarısızlıklar, Washington Mutabakatı'nın güç kaybında fırtına koşullarını yarattı. Donald Trump, devam eden başarısızlıklara ve hızlı düşüşe bir yanıttı. Düşüş durdurulamadı. Çin'in askeri, siyasi ve ekonomik yükselişi ile Rusya ile birçok alanda stratejik iş birliğine girmesi dünyada süratle çok kutuplu dünya koşullarını yarattı. ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrası yakalamış olduğu ekonomik, siyasi ve askeri koşulları tekrar yaratamaz.




KUTUPLAŞMA DERİNLEŞECEK
ABD'de yeni Başkan Biden da olsa, Washington Mutabakatı'nı yeniden kurması çok kutuplu dünya düzeni altında neredeyse imkansızdır. Üretim ve ekonomik büyümedeki ciddi yapısal sorunlarla düşüşler; genel borç, işsizlik ama en önemlisi kutuplaşma süreci ABD'de yeni bir yükselişi zorlaştırmaktadır. Küreselciler ve ulusalcılar; kıyı eyaletleri ve kara eyaletleri; muhafazakarlar ve liberaller; elitistler ve fakir kitleler bu yeni çağda kutuplaştırmayı derinleştirecek faktörlerdir.

Diğer yandan Kovid-19 yönetiminin yanı sıra iç cephede George Floyd ayaklanmalarının kriz yönetimi başarısızlıkları ABD prestijinin kaybına katkıda bulundu. Dış politika alanında, ABD'nin BM Güvenlik Konseyi Kararlarını tanımama yönündeki tek taraflı kararları ve dünya barışı ve çevre istikrarı için önemli uluslararası anlaşmalardan çekilmesi, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kural koyucu ve dürüst arabulucu aracı olarak öne çıkan ABD liderliğini ortadan kaldırdı. Bugün ABD'nin tarafsızlığından ve arabuluculuğundan bahsedemeyiz.

BIDEN YÖNETİMİNİN BASKISI ARTACAK
ABD'nin Biden yönetiminde Doğu Akdeniz krizine bakış ve tutumunun Trump yönetimine nazaran çok daha karmaşık ve zor olacağını düşünüyorum. Demokratlar artık neocon politik okulun etkisi altındadır. Bu okul, Amerika merkezli küreselleşmenin yeniden kurulmasını ve her yönüyle Amerikan ulusal gücünü kullanan Washington liderliğini dayatıyor. Trump dönemine kıyasla bu durum, daha fazla kriz, daha fazla askeri müdahale çağrısı ve ABD hedefleriyle uyumlu olmayan ülkelere daha fazla müdahale anlamına geliyor. Trump yönetiminin son dört yılında yeni bir büyük askerî harekât görmediğimizi hatırlamalıyız. En azından Trump'ın dünyanın birçok savaş bölgesinden çekilme arzusunu gördük.

Türkiye şimdi dört sütun üzerine odaklanan yeni bir jeopolitik ortamla karşı karşıyadır: Mavi Vatan, Kıbrıs Adası; Trans Kafkasya ve Güney Sınır Devletleri (Irak ve Suriye). Her birinde hayati önem taşıyan jeopolitik çıkarlarımız var. Doğu Akdeniz'de Biden yönetimi Fransa'nın konumuna gelecektir. Yani Türkiye'ye askeri, diplomatik ve siyasi her alanda baskıyı artıracaktır. Yunan gazetesi Ekathimerini'ye 3 Kasım 2020 günü demeç veren eski ABD NATO Komutanı (Yunan asıllı) Oramiral (E) James Stavridis'in açık şekilde Türkiye'ye karşı askeri seçeneği kullanabileceklerini beyan etmesi ve bu kişinin Biden ekibinin önde gelenlerinden birisi olması çok önemli göstergedir. (https://www.ekathimerini.com/258757/opinion/ekathimerini/comment/james-stavridis-us-military-is-apolitical-and-prepared-for-action-if-necessary)

ABD sadece PKK, YPG, PYD, Yunanlılar ve Kıbrıslı Rumlara açık siyasi ve askeri destek vermiyor, Türkiye'yi askeri ve ekonomik güçle tehdit eder bir konum alıyor. Bu durum Biden yönetiminde artacaktır. Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından Türkiye'nin karşı karşıya olduğu yeni jeopolitik düzen, Ankara'ya gelecek için pek çok yeni seçenekler sundu. Türkiye bu seçenekleri izledikçe, hiç şüphe yok ki ABD, Türkiye'nin bir kenar kuşak ülkesi olarak statüsünü sürdürmeye ve sağlamlaştırmaya; Türkiye'yi Washington çizgisinde düzene sokma gayretlerine içimizdeki müttefikleri ile devam edecektir. 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsü bunun uygulamalarından sadece biridir.




TÜRKİYE'SİZ DOĞU AKDENİZ DAYATILACAK

AMİRAL MUSTAFA ÖZBEY

ABD tarihinin en sancılı seçimi geride kaldı. 3 Kasım'da yapılan seçimin sonucunun resmen açıklanması ne zaman olacak, henüz belli değil.

Şu an itibariyle Joe Biden kazanmaya çok yakın görünüyor. Ancak, Trump'ın sonuçlara itirazı ya da yargı sürecini başlatıp başlatmayacağı henüz bilinmiyor.

Bildiğimiz tek şey; bu seçimler ve sonrasında izlediğimiz görseller, ABD seçim sisteminin sürekli tartışma yaratacak yapıda olduğunu ortaya koydu.

Bu seçimin kuşkusuz çok-yönlü iç ve dış yansımaları olacaktır.

Başkanlığı bir şekilde bırakmak zorunda kalacak olan Trump'ın, ABD tarihinde özgün bir yeri olacağı kuşkusuzdur.

"Dış politikada neyi başardı" diye sorulursa, Batı emperyalizminin hizmetinde olan kurumlar (BM, AB, NATO, DTÖ) ile ABD arasında var olan geleneksel iyi ilişkilere büyük hasar verdi diyerek sözde başarıyı tanımlayalım.

"İç politikada neyi başardı" sorusu sorulduğunda ise, zaten büyük ölçüde ayrışmış yapıda olan ABD toplumunu tam anlamı ile kökten şekilde birbirine düşman etmeyi başardı diyerek söze devam edelim.

ABD toplumundaki kamplaşmayı çok büyük bir iç güvenlik sorunu yapacak husus ise, halkın hiçbir ülkede görülmediği şekilde silâhlarmış olmasıdır. Tamamen silâhlanmış halk yığınlarının birbirine düşman hâle getirilmiş olmasının sonuçlarını hep beraber izleyeceğiz.

Virüs salgınının yarattığı gerginlik ortamının bileşke etkisi ile ABD'de büyük ölçekli çatışma ve ayrışmanın daha da derinleşeceği bir gelecek öngörebiliriz.




BIDEN'IN İÇ VE DIŞ POLİTİKASI
Joe Biden görevi teslim aldığında içeride düzeni yeniden kurma konusuna öncelik vererek işe başlayacaktır. İşi hiç kolay değil, tabir uygun düşerse, "Cin şişeden çıkmıştır." Silahlı bu toplumun; işini yapma dışında bir gayesi olmayan uysal işçiler hâline gelmesini beklemek gerçekçi bir değerlendirme olmaz.

Salgın sonrası ortaya çıkan 45 milyon işsiz ordusunun başıboş sokakları dolduracağı bir ülkede Biden'ın işi çok zor olacaktır.

Dış politikada ise; kaybedilen mevzileri yeniden elde etme işine öncelikle AB ve NATO'dan başlayacağını öngörebiliriz. Çin ile rekabette AB'yi yanına almak, Rusya Federasyonu'nu ise Çin ile entegrasyondan uzaklaştıracak bir yaklaşım bekleyebiliriz.

Biden'a Trump'ın bıraktığı tek olumlu hediye, İsrail/ Arap dünyası arasında başardığı resmî ilişki kurma konusu olmuştur.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
Biden'ın Türkiye ile olası ilişkilerine gelince, kendisini bir "Yunan" olarak gördüğünü söyleyen, 42 yıllık siyasî hayatında Türkiye karşıtı tüm lobilerin en büyük destekçisi olan bir kişiden bahsettiğimizi unutmayalım. Trump, ABD derin devleti ile "çatışıyor görünürken", Biden'ın derin devletin en güvendiği kişilerden biri olduğunu da unutmayalım. ABD'nin AB ile ilişkilerini iyileştirilmesini beklediğimiz bir gelecekte; bu iki geleneksel emperyalist yapının Türkiye ile kararlarında daha ortak ve entegre hareket etmeleri beklenmelidir.

ABD Kongresi'nde Türkiye aleyhine şekillenmiş bir lobiler koalisyonu oluştuğunu da bir yere not edelim.

Tüm bunları bir arada okuduğumuzda, Türkiye-ABD ilişkilerini, gergin ve çatışmalı bir gelecek beklediğini öngörmek mümkündür.

Şunu asla unutmayalım: ABD'de kim başkan seçilirse seçilsin, Sevr Anlaşması'nı benimsemiş "Wilson Doktrini" geleneğinden gelen bir ülkeden, Türkiye çıkarına olumlu bir dönüşüm beklemek bu ülkeyi tanımamak demektir. FETÖ yapısını destekleyip besleyen, Suriye ve Irak'ta Kürt Devleti kurma peşinde koşan, Ermenistan'ın hamîsi olduğunu ilân etmiş bu ülkeden Türkiye lehine bir beklenti içinde olmak hayal görmekle eşdeğerdir.

Türkiye kendi gücüne dayanan ve bu gerçekleri dikkate alan bir dış politika belirleyip, ilişkilerini derinleştireceği dostlarla kendi rotasını çizip ilerlemek mecburiyetindedir.

"Türkiye'siz Doğu Akdeniz" ve "Türk'süz Kıbrıs", AB ile birlikte ABD tarafından da benimsenmiş bir devlet stratejisi olarak Türkiye'ye dayatılacaktır.

Mavi Vatan, Türkiye için Misak-ı Millî'dir ve yurt savunmasının yeni cephesidir.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#3
Bu arada Ermenistan, ağabeyi sayılacak Rusya'nın müttefikliği konusunda gevşek hareketler yaptığı sürece Karabağ'ı kaybetmeye doğru yaklaşacak muhtemelen. Yani Ermenistan'ın Karabağ'ı kaybetmemesinin tek yolu Rusya'ya (daha doğrusu Rusya'nın öncülüğünü yaptığı ittifaka) sadakatini bir an önce tesis etmesi belki de. Durum biraz da Azerbaycan ve Türkiye'nin (Aliyev ve Erdoğan'ın) hamlelerine bağlı. İttifaka uygun davrandıkları sürece Rusya onlara çok ters bir pozisyon almamak için elinden geleni yapacaktır ama ittifaka çok ters pozisyonlara düştüklerinde Rusya'dan ciddi tepkiler göreceklerdir. Nitekim Erdoğan'ın (ve/veya AKP'nin) Karabağ'a Suriye'den çok sayıda cihatçı taşıyor olması konusunda Rusya tepkisini giderek artırıyor. En son geçenlerde, uzun bir aradan sonra, AKP'nin Suriye'de desteklediği sözde muhalif özde terörist gruplardan birinin karargahını bombalayıp yüzden fazla militanı öldürdü, yüzlercesini yaraladı. Bunun bir uyarı mesajı olduğu çok açıktı. Biden'ın ABD başkanı olması sonrası gelişecek koşullarda bakalım durumlar nasıl gelişecek. Kısavadede değilse bile uzunvadede Rusya'nın öncülük ettiği ittifakın önemli bir parçası haline geleceğimize ve bunun tüm ülke halkı için çok hayırlı sonuçlar sağlayacağına inanıyor, öyle ümit ediyorum.

Türkiye ve Rusya olsun, Ermenistan ve Azerbaycan olsun, diğer çekişmeli, çatışmalı devletler olsun... ABD merkezli global faşist düzene karşı insanlık namına ortak hak-hukuk mücadelesinde birleşmediği sürece, Karabağ gibi kangrenleşmiş meseleler ve pek çok başka dert kötüleşerek devam eder. Samimi dayanışma, birleşme olursa böyle meseleler/yaralar hızla iyileşir.


fidelista

#4
Ne kadar hile yapıldı acaba ? K.lar dan öğreneceğiz.

Dionysos

#5
Alıntı YapABD başkanlığı için yarışan Biden güvenli ve etkili bir aşı bulunduğunda sağlık sigortası olup olmadığına bakılmaksızın herkese aşının ücretsiz olması gerektiğini söyledi
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskanligi-icin-yarisan-biden-ucretsiz-kovid-19-asisi-sozu-verdi-/2017287

.... sağlık sigortası olup olmadığına bakılmaksızın herkese aşının ... olması gerektiğini söyledi

Alıntı YapMaske zorunluluğu
Valilerden ayrıca maske zorunluluğu getirmelerini isteyeceğini kaydeden Biden 
https://www.indyturk.com/node/262091/dünya/biden-ücretsiz-koronavirüs-aşısı-sözü-verdi

ayrıca maske zorunluluğu getirmeleri...

--

Bekleyip göreceğiz....
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#6
Seçim süreci resmi olarak halen devam ediyor ve dolayısıyla resmi bir sonuç açıklaması henüz yapılmadı sanırım. Sadece, Biden kazanmak için gerekli rakam olan 270 "seçici delege" oyuna ulaşmış gibi göründüğünden/gösterildiğinden, gayrıresmi olarak şimdiden Biden seçimi kazanmış kabul ediliyor fakat Trump ve destekçileri hile nedeniyle sonuçlara itiraz konusunda sandığımdan çok daha ciddi şekilde uğraşacak gibi görünüyor. Bu itiraz süreci seçimi geri getirebilecek bir noktaya ulaşır mı bilmiyorum ama diğer bir başlıkta gtp arkadaşımızın da belirttiği gibi sonuç ne olursa olsun ABD'yi ciddi kaotik ve çatışmalı durumlar bekliyor sanırım. Belki de Trump hakim görüntünün aksine hile meselesinin sağlam şekilde üzerine gidip yeniden başkanlığını garantileyecek ve belki de "sıkıyönetim" meselesi ondan sonra ciddiye binecek. Bekleyip görelim.

bona fide

#7
yusuf alabarda abd derin devletinin bideni yaşlı olduğu için amaçlarına uygun daha kolay kontrol edeceklerini ki bi takım sağlık sorunlarıyla bidenin zahirde imzaları atan kontroluyse haris ve abd derin devletine çalışan konsorsiyumla yönetmeyi hedeflediklerini anlatmış tek dünya düzenine giden yolda trump çine giden sermayeyi geri alma çabasıyla onlara ters ve ulusalcı siaysetinden vıdı vıdı gerisi burda https://www.youtube.com/watch?v=sjxEySB_oXU saat 1:38 den itibaren verilen soruya değerlendirmesini dinleyebilirsiniz ayrıca yufus bey bu videoda Türkiyede batıyı örnek veren demokrasi sevicilerinede güzel giydirmiş
 

gerçek tosun paşa

#8
Trump'tan bir geri dönüş gelir mi? Normal şartlar altında bu denli bitik medya desteğiyle imkansız. Ama yargı Trump'ın yanında yer alır ve sonuçlar değişirse inanılmaz bir curcuna kopar. Fakat her geçen gün bu ihtimal düşüyor.

3 gün sabahlara kadar seçimi takip ettim. Her eyaletten insanların paylaşımlarına göz gezdirdim. Onlarca web sitesini ve sosyal grubu takip ettim. Bana çok önemli şeyler kazandırdı fakat bıktım. [:D]

Gerçekten bıktım. Bizim algımız hayata bakışımız batılılarla bambaşka. Çok dar bir kitle büyük resimden görüşe sahip. Bizim sokak mikrofonlarına konuşan ne anlattığını kendi bilmeyen dayılardan daha az akıllı çoğu batılı. Ya da sömürgeci kapital dokudan zevk ve şehvet duyuyorlar.

Bizim 10 yaşındaki çocuk bile oy nasıl çalınır gayet biliyor. Elin 50 yaşındaki ABD vatandaşı pusulaların çöpten çıkmasına küresel yapının seçime müdahale edebilecek bir güç olarak ortaya çıkmasına akıl sır erdiremiyor, mantık yürütemiyor. Adamın hiç aklına gelmemiş yani. Düşünme gereği duymamış. Nasıl olabilir diyor? Böyle bişey olabilir mi gerçekten diyor, anlamıyor.

bona fide

#9
bizim demokrat gençler trump ve destekçilerini o kadar dağlı kaba görüyorlarki trump abd yi felaket sürüklemiş iyiki gitsinmiş küreselciler elini kolunu bağlasada direndi çiftçiler daha çok destek veriyordu üretim devam etsin diye bizde fetö yapılanmasını neden bitirmiyor erduvan diyoruz hep, ne kadar zor olduğu abd nin durumundan anlaşılır halkın bizdeki gibi küresel faliyeti demokrasi medeniyet eğitim teknoloji olarak algılaması önlerince onca parçalanmış ülke örneğine rağmen değişmiyor artıyor medya gerçekten çok güçlü misal bizim evde deva partisine toz kondurmayan ağzımı açıp gık ettirmyen demokratlar var ve adalet sistemindeki çöküş haksız kazanç rant ayrıştıran söylemler, dışarda büyük Türkiye olacaz derken içerde kendine çalışanlar bu oluşumlara su taşıyor