Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Rusya'dan ABD'ye Irak konusunda: "Hiç utanmanız yok mu?" (30 Mart)

Başlatan bozadi, 30 Mart 2017, 14:04:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

30 Mart 2017

Rusya'dan ABD'ye Irak konusunda "hiç utanmanız yok mu?" tepkisi


Irak'ta özellikle Musul'da yaptığı katliamların ardından vurdumduymaz bir açıklama yaparak "insani durumlardan Irak hükümeti sorumlu" diyen ABD'ye, Rusya'dan "hiç utanmanız yok mu?" tepkisi geldi.




Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Musul'daki insani sorunların çözümünü Irak yönetimine yükleyen Pentagon'u eleştirdi.
 
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, Halep'tekine benzer insani koridorların Musul'da da oluşturması yönündeki sorulara yanıt verirken, insani yardım koordinasyonundan Irak hükümetinin sorumlu olduğunu açıklamıştı.
 
"IRAK HÜKÜMETİNİ KULLANIP ATACAKLAR"

Pentagon'un bu açıklamasını değerlendiren Zaharova, "Sivil toplum örgütleri, insan hakları savunucuları nerede? Halep'e ağıt yakanlar nerede? Siz de mi ABD Savunma Bakanlığı'nın bu ifadelerinden utanç duymuyorsunuz? Şunu bilin ki bu, düşünsel ve fiziksel olarak kendini savunacak güçte olmayan tüm ülkeleri aynı son bekliyor: Kullanılıp atılacaklar" dedi.

Kaynak: 7sabah.com.tr


bozadi

Suriye'de Rusya'nın neden olduğu ileri sürülen sivil kayıplarda protesto için bendinden taşanların büyük çoğunluğu, aynı Suriye'de ve Irak'ta Amerikan güçleri tarafından göstere göstere yapılan sivil katliamlar karşısında süt dökmüş kedi gibi sessiz kalıyorlar. Neyin Müslümanlığı bu?

bozadi

30 Mart 2017

"Şia Düşmanlığı O Kadar İleri Gitti Ki"




Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, hükümetin dış politikasını sert bir dille eleştirerek, "Avrupa ülkeleri ile yaşanan sorunlar miting meydanlarında referandum malzemesi yapılıyor" dedi. Avrupa ülkelerinin Türkiye'ye karşı takındıkları tavrın ağız dalaşıyla geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Karamollaoğlu, "Bu sorunları ortadan kaldırmak sloganlar ile onlarla ağız dalaşına girmekle olmaz. Güçlü bir ülke, bir arada olan bir ülke, üreten bir ülke olmak ile ortadan kalkar. Aksi takdirde, bunun ceremesini yurtdışında yaşayan soydaşlarımız çekerler" dedi.
 
KULLANDIĞIMIZ DİLE DİKKAT EDELİM
Parti genel merkezinde haftalık basın toplantısı düzenleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündemle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin dört bir taraftan kuşatılmaya çalışıldığına dikkat çeken Karamollaoğlu, referandum sürecinde kullanılan dile herkesin dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul Sarıyer'de 'hayır' çadırını ziyaret etmesini bu anlamda önemsediklerini kaydeden Karamollaoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hayır çadırını ziyaret etmesini takdir ile karşıladım" dedi.
 
HERKES BU VATANIN EVLADI
Referandumda evet veya hayır diyecek olan herkesin bu ülkenin evlatları olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, birbiriyle uğraşan Türkiye'nin kimseye bir faydasının olmayacağını, tam aksine Siyonizm'in planlarına hizmet edileceğini kaydetti.
 
BATI'NIN UYDUSU DEĞİL, MAZLUMLARA ÖNCÜLÜK EDEN BİR TÜRKİYE KURALIM
Karamollaoğlu, şöyle konuştu: "Bu devasa problemlerimizi çözmenin ilk şartı kutuplaşmak değil, kucaklaşmaktır. Bir kez daha söylüyorum, görüşlerimiz, düşüncelerimiz, kararlarımız farklı olabilir. Ama hepimiz bu milletin evlatlarıyız. Birlik olursak aşamayacağımız hiçbir engel, hiçbir zorluk yoktur. Ama kutuplaşırsak, birbirimizi düşman olarak görürsek hepimiz kaybederiz. Gelin meselelerimizi el birliği ile çözelim. Batı'nın uydusu bir Türkiye yerine, İslam dünyasının mazlumlarına öncülük eden bir Türkiye'yi kuralım" dedi.
 
HEDEFLERİ İSLAM ÜLKELERİ
İslam dünyasının Moğol istilalarından bu yana tarihin en büyük yıkımını, işgalini yaşadığını ve bütün İslam coğrafyasının topyekûn bir kuşatma ile karşı karşıya kaldığını kaydeden Karamollaoğlu, "Sadece şu son birkaç haftada olanlara bakalım. Önce ABD tarafından 9 ülkeye vize yasağı getirildi. Bu 9 ülkenin tamamı İslam ülkesiydi. Hemen ardından aralarında THY'nin de yer aldığı bazı havayolu şirketlerine bilgisayar, tablet yasağı getirildi. Bu şirketlerin tamamı da yine İslam ülkelerine ait şirketlerdi. Biliyorsunuz daha önce de aynı ABD, 11 Eylül olaylarından bazı İslam ülkelerini sorumlu tutan ve tazminat hakkının önünü açan bir tasarıyı senatodan geçirmişti" değerlendirmesinde bulundu.
 
MASUM İNSANLARI KATLETMEYİ ÇOK İYİ BİLİYORLAR
ABD'nin dönüp kendine bakması gerektiğini söyleyen Karamollaoğlu, tepkisini şu sözler ile dile getirdi: "Masum insanları katletmek ABD'nin alışkanlığıdır. Bir yere gittiği zaman önce masum insanları katleder, gözdağı verir. Amerika 'kimyasal silah var' yalanıyla Irak'ı işgal etti. Bu yalan yüzünden 2,5 milyon insanı öldürdü. Bu yüzden asıl terörist kendileridir. Tazminat ödemesi gereken bir ülke var ise o da ABD'dir. Ama yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali, kendi suçlarını örtmek için İslam dünyasına çamur atmaya kalkmaktadırlar."

ŞİA DÜŞMANLIĞI O KADAR İLERİ GİTTİ Kİ
Şu sıralarda dış güçlerin yapmak istedikleri en büyük işlerden bir tanesi Türkiye ile İran'ı kapıştırmak, bir kavga çıkarmak. Şia düşmanlığı o kadar ileri gitti ki bir ara, biz bunu söylüyoruz diye Şiacı olduk. Başkaları da tam tersine 'İlle de önce İran'la kavga etmeliyiz' dedi.

Nefret tohumu ekerseniz o toplumda nefret üretiyor. Sevgi tohumu ekerseniz sevgi üretiyor, kardeşliği üretiyor. Şuanda bizim sevgiye, kardeşliğe kucaklaşmaya ihtiyacımız var. Onun için bize sorduklarında 'Türkiye'nin en önemli problemlerini nasıl sıralarsınız' diye, bir numaraya her zaman kamplaşmayı ve kutuplaşmayı koyduk. Hele bizim gibi tehdit altında bulunan bir ülkenin en çok kucaklaşmaya ihtiyacı var. Bunun da bir numaralı görevlisi siyasi liderlerdir.

  3 AYLAR DİRİLİŞE VESİLE OLUR İNŞALLAH
Basın toplantında üç ayların önemine de vurgu yapan Karamollaoğlu, mübarek ayların İslam dünyasının direniş ve dirilişine vesile olmasını temenni etti. Bütün Müslümanların Regaip Kandili'ni de kutlayan Karamollaoğlu, "İslam coğrafyası olarak öyle bir dönemden geçiyoruz ki, gerçekten her şeyden çok düşünmeye ihtiyacımız var. Düşünmeliyiz. Dünyanın en zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahip olmasına rağmen neden en yoksul ülkeleri İslam ülkeleridir. Barış ve merhamet dini olmasına rağmen neden hemen her İslam ülkesinde bir çatışma, bir kaos, bir kutuplaşma, bir gerginlik var. İslam, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi emrederken, neden Müslümanlar bugün bu kadar dağınık, bu kadar birbirine düşman? İşte mübarek 3 ayları fırsat bilip, başımızı da önümüze koyup bunları düşünmeliyiz" dedi.

Kaynak: rasthaber

 

bozadi

13 Mart 2017

Esad: ABD, Avrupa ve İsrail, teröristleri destekliyor


Batılı gazetecilere konuşan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Avrupa ve ABD'nin Suriye'de teröristlere destek verdiğini ve siyasi sürecinilerlemesi için hiçbir eylemde bulunmadığını iddia etti.




"Suriye'de terörist saldırılarının ardı kesilmiyor. Teröristler var oldukça Suriyeliler güvende olamaz. Ancak soru şu, teröristlere kim destek veriyor?" diyen Esad, Avrupa'yı işaret etti.

'AVRUPA KRİZİN MEYVELERİNİ TOPLUYOR'

Esad, devam etti: "Bu soruyu, Suriye'nin dağılmasına ve terörün yayılmasına izin veren, Avrupa'yı istila eden göç dalgası ile meyvelerini toplayan Batılı hükümetlere sormak lazım. Avrupa'yı ve merkezinde ABD'nin yer aldığı Batı'yı konuşacak olursak, şimdiye kadar rolleri teröristlere destek vermekten ibaretti. Siyasi süreç için herhangi bir şey yapmadılar, onlar sadece konuşuyor."

'İSRAİL SURİYELİ ASKERLERE SALDIRIYOR'

İran'ın Suriye'de olumlu bir rolü olduğunu ifade eden Suriye devlet başkanı, İsrail'in tam aksine hem 'teröristlere lojistik destek sağladığını', hem de sınırdaki Suriyeli askerlere 'doğrudan saldırılar gerçekleştirdiğini' vurguladı.

'TERÖR YENİLMEDEN SURİYE'NİN SİYASİ GELECEĞİNİ KONUŞMAK BİR LÜKSTÜR'

Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Esad, Suriye'nin gelecekti siyasi yapısını nasıl gördüğünü soran gazetecilere, "Ben Suriye'yle ilgili kendi görüşümü söylemektense Suriyelilerin ülkemiz için ne gördüklerini söylemeyi daha uygun buluyorum. Bu nedenle diyalog gerekli, ancak şimdiden bunu konuşmak için erken. Suriye halkı için öncelikli konu terörizmle mücadeledir. Birkaç dakika sonra öldürülebileceksen, şu an siyaseti konuşmak bir lükstür" yanıtını verdi.

Kaynak: sputnik