Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Rus manevrası (12 Eylül)

Başlatan bozadi, 13 Eylül 2015, 01:06:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

12 Eylül 2015

Rus manevrası


Ortadoğu'daki müttefiki Suriye'yi terk etmeyen Rusya siyasi geçiş planına paralel olarak yeni bir üs inşası dahil askeri varlığını arttırarak oyunun kurallarını değiştiriyor.





Bilad-i Şam rüyasını süslemek için "Rusya Esad'ı terk ediyor" kabilinden uyduruk haberlere doymak bilmeyen 'evlad-ı fatihan'ın canını sıkacak gelişmeler yaşanıyor. Tabi hükümet siyasi mülahazalarla Türkiye'de Kürt hareketine karşı cephe açtığından Suriye'de olup bitenlerle kimsenin ilgilenecek hali kalmadı. Ancak saplantılı Suriye politikasında ısrar eden AKP yönetimi, Halep'in kuzeyinden Türkiye sınırına uzanan alanda güvenli bölge oluşturma planından vazgeçmiş değil. Ne var ki bu heveslerin duvara toslayacağı yeni bir güç yapılanması şekilleniyor. Mimarı da Rusya.

Dünya medyası bir süredir Rusya'nın Suriye'ye askeri sevkiyatı ve savaşa doğrudan müdahil olup olmadığı sorusuyla meşgul. Ama asıl mesele Rusya'nın Suriye ordusuna silah sevkiyatının ötesinde. Rusya, Lazkiye'ye bağlı Ceble kasabasındaki Basil Esad Uluslararası Havaalanı'nı askeri hava üssüne dönüştürmekle meşgul. Burası Türkiye'nin oluşturmaya çalıştığı güvenli bölgeye 150-160 km mesafede.

Rusya halihazırda Lazkiye'nin güneyinde Tartus ilindeki deniz üssünü kullanıyor. Büyük gemilerin yanaşmasına elverişli olmayan Tartus üssü sınırlı kapasitesine rağmen Rusya ile Suriye arasındaki askeri işbirliğinin sembolü sayılır. Tartus'taki Rus askeri varlığı bir radar üssünü de barındırıyor. Buna ilaveten Suriye'nin kritik bölgelerde başka Rus radarları da mevcut. Hafız Esad döneminden beri Suriye ile askeri işbirliği anlaşması bulunan Rusya, küresel aktör olarak sahneye dönerken 2009'da Tartus üssünü yenilemişti. Rusya, bir taraftan Suriye'ye desteğini sürdürürken diğer yandan Sovyetler zamanından beri devam eden askeri varlığını yeniden şekillendirip stratejik derinlik katmak istiyor. Bu çerçevede Rusya, Ceble ile birlikte Ortadoğu'da ilk hava üssüne kavuşmuş olacak.

AĞUSTOSTA BAŞLADI

Rusya bölgeye ağustos ortalarından beri gemi ve uçaklarla sevkiyat yapıyor. İstanbul Boğazı'nın trafiğine baktığımızda artan Rus gemileri dikkat çekiyor. Şam bir yana özellikle Lazkiye'ye inen uçaklar burada başka bir hikâyeye işaret ediyor. Suriye'de yaşayan gazeteci Mehmet Serim'in Ceble'deki yerel kaynaklardan aktardığı bilgilere göre havaalanı ve çevresinde hummalı bir çalışma var. 3 km uzunluğundaki pistin Rus uçakları için yetersiz olması nedeniyle kapasite artırmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bunun için Rus uçakları sürekli malzeme taşıyor. 3 bin kadar Rus personelin Lazkiye'de olduğuna dair söylentiler dolaşıyor. Rusya'nın Ceble'de ikinci bir askeri üs inşa etme planı Suriye yönetimini destekleyen El Vatan gazetesinde de yer aldı. Yazıyı kaleme alan Şam merkezli Fransız yazar Thierry Meyssan'a ayrıntıları sordum. Meyssan şu bilgileri paylaştı: "Suriye Lazkiye havalimanını tamamen yeniden inşa ediyor. Bu, çok küçük bir havaalanı. Zeminde tesviye çalışmaları tamamlandı. Rus uçakları için yeni bir pist yapıldı. Uçaklara hangarlar da inşa edildi. Şu an da personel için konutlar inşa ediliyor. Çalışmalar ağustos ortasında başladı ve gece gündüz sürdü. Birkaç gün içinde tamamlanır."

Dr. Theodore Karasik de Al Arabiya'daki yazısında Körfez İşbirliği Konseyi'nden bir yetkiliye dayanarak Rus planının danışman, eğitmen, lojistik elemanı, teknik personel ve MiG-31'leri kullanacak pilotlar dahil 2-3 bin kişilik bir ekibin konuşlandırılmasını içerdiğini yazdı.

TARTUS ÜSSÜ DE GENİŞLETİLECEK

Yine Serim'in verdiği bilgilere göre Basil Esad Uluslararası Havaalanı'yla ilgili planın yanı sıra Tartus deniz üssünün Ceble'nin kuzeyinde yer alan Rimeyli'ye taşınması konusunda bir plan üzerinde duruluyor. Tartus'un yetersiz olması nedeniyle büyük Rus gemileri Lazkiye limanına yanaşmak zorunda kalıyor. Tartus üssünün Rimeyli'ye taşınmasıyla kapasite sorununun aşılacağı ve Rus askeri konuşlanmasının daha entegre bir yapıya kavuşacağı söyleniyor. Rusların Lazkiye'ye taşınmasıyla birlikte Suriye'nin iç bölgelerine daha fazla erişim imkânı sunan Tartus limanı da genişletilecek ve uluslararası bir yapıya kavuşturulacak. Buranın serbest bölgeye dönüştürülmesi yönünde eskiden beri masada olan bir plan var.

Rusya'nın Ceble'de üs edinmesi sadece Suriye değil ağırlıklı olarak Amerikan askeri varlığıyla stratejik denklemlerini bulmuş Ortadoğu'da oyunun kurallarını değiştirme potansiyeli taşıyor. Bunlar, ABD'nin İncirlik Üssü'nün kullanımı konusunda Türkiye ile anlaşmaya varmasına paralel gelişen hamleler.

Ceble'deki üssün kaçınılmaz olarak sahaya yansımaları da olacak. Bölgedeki Rus radarlarının Türkiye sınırlarından beslenen muhalif güçlerin hareketliliğini gözetlediği biliniyor. Meyssan'a göre Rusya bir süreden beri Suriye'ye uydu görüntüleri sağlıyor ve uluslararası güçlerin konuşlanmasıyla ilgili olasılıkları değerlendirmeye yarayacak bilgiler topluyor.

Ceble üssü ise Rusya'ya Suriye'deki krize daha fazla, etkili ve hızlı müdahil olma imkanı verecek.

Haliyle Rusya'nın hamleleri Türkiye'nin tampon bölge oluşturma planlarıyla doğrudan ilgili. Türkiye 24 Temmuz'dan beri askeri kapasitesini PKK'ye karşı operasyonlara hasretmiş durumda. Ancak hükümetin tampon bölge hevesi sönmüş değil. Avrupa yollarında yaşanan mülteci dramı tampon bölge oluşturmak için bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Sözgelimi geçen hafta Başbakan Ahmet Davutoğlu cesedi kıyıya vuran 3 yaşındaki Aylan ile ilgili konuşurken "4 yıldır Suriyelileri koruyacak güvenli bölgenin kurulmasına Batı'yı ikna etmeye çalışıyoruz. Aylan bebeğin cansız bedeni son uyarıdır" dedi. AB mülteci akınına yanıt ararken Britanya Başbakanı David Cameron da 'Suriye'de mülteciler için kurulacak güvenli bölgelerde İngiliz askerlerinin konuşlandırılabileceği' çıkışıyla Ankara'nın aradığı pası verdi. Tabii ABD ikna olmadan ve sahada güvenilir ortaklar bulunmadan böyle bir planın yürüme şansı yok. İngiliz pası Türkiye'nin yalnızlığını gidermeye yetmiyor.

Rus askeri varlığının artışı Türkiye kadar yer yer Suriye hava sahasını ihlal eden ve belli hedeflere nokta atışları yapan İsrail'i de yakından ilgilendiriyor. Lübnan'daki El Ahbar gazetesi, Rus askeri varlığının İsrail savaş uçaklarına Suriye semalarını kapatacağı ve Tel Aviv'in güneyde daha dirençli bir bölgeyle yüzleşeceği yorumunu yaptı.

Rus askeri tahkimatıyla belki kısa vadede Suriye ordusunun operasyon kapasitesini arttırma, siyasi çözüm arayışları çerçevesinde koşulları rejim lehine değiştirme ve (görünürde) IŞİD ile savaşa katılma amacı güdülse de uzun vadeli askeri-stratejik bir yapılanma sözkonusu.

ABD'nin başlattığı karşı girişimler de, Rus hamlelerinin ziyadesiyle ciddiye alındığını gösteriyor. Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest, ABD'nin endişelerini "Bu adımlar daha fazla kayıplara yol açabilir, mülteci akınını ve IŞİD'e karşı koalisyonla karşılaşma riskini artırabilir" diyerek dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de aynı uyarıları Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'a iletti. Dahası Washington, Rusya'yı önlemek için Bulgaristan ve Yunanistan'dan hava sahasını Rus kargo uçaklarına kapatmasını istedi. Yunan Dışişleri Sözcüsü Constantinos Koutras, ABD'nin 1-24 Eylül arasında Suriye'ye giden Rus uçaklarına verilmiş izinlerin iptalini istediğini kaydetti. Bulgaristan ise hava sahasını Rus uçaklarına kapattı. Buna karşın İran hava sahasına açarak Rusya'ya Bulgaristan ve Yunanistan'ı baypas etme imkânı verdi. Bağdat'ın da Tahran'a paralel tutumu nedeniyle İran-Irak güzergâhı Rusya'ya manevra kabiliyeti sunuyor. Türkiye'nin Rus uçaklarını indirip aradığı Ekim 2012'den beri Rusya, Suriye uçuşları için Türk hava sahasını tercih etmiyor.

Askeri hamlelerin Rusya'nın siyasi çözüm için bastırdığı bir dönemde gelmesi de zamanlama açısından önemli. Rusya bir süredir Suriye'deki sorunu terörle mücadeleye indirgeyip rejimin 'makul muhalefet' ile ortaklık kurması için zemin hazırlıyor. Rus lider Vladimir Putin geçen hafta "Terörizm ve aşırılıkçılıkla savaş için bir çeşit uluslararası koalisyon oluşturmak istiyoruz... Farklı seçenekler üzerinde duruyoruz" diyerek Suriye'ye askeri anlamda müdahil olma niyetini deklare ederken diğer tarafta Esad'ın barışçıl çözüme yönelik Rus planını kabul ettiğinden bahsetti: "Suriye Devlet Başkanı erken seçimler, sağlıklı muhalefetle diyalog kurmayı ve onları hükümete katmayı kabul ediyor." Yani çift yönle bir strateji kurgulanıyor.

Özetle Şam lehine dengeleri değiştirmek, olası bir müzakere masasında müttefikini güçlü tutmak, Rus çıkarlarını temsil edildiği statükoyu formatlayarak yarına taşımak ve Ortadoğu'daki Rus askeri profilini büyütmek için Moskova satranç tahtasında eş zamanlı hamleler yapıyor. Putin, Ukrayna ile meşgulken Ortadoğu'yu unutacağını düşünenleri yanıltıyor.



Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

#1
6 Eylül 2015

Rusya artık ben de varım diyor


YDH Suriye Temsilcisi Mehmet Serim, Rusya'nın Suriye'deki Amerika ve Suudi Arabistan'ı kaygılandıran son askeri hareketliliğini yazdı.





Yaklaşık bir aydır Rus askerlerinin Suriye'de olduğu ve Rusya'nın Suriye'deki savaşa doğrudan müdahil olmaya başladığı yönündeki haberler dünya basınında yer aldı.

Bu iddiaların bir kısmı Rusya'nın Suriye'ye 6 adet MIG-31 savaş uçağı gönderdiği ile ilgiliydi. Haber Suriye tarafından değil Rusya tarafından yalanlandı. Ancak yerel kaynaklar yaklaşık bir aydır bu uçakların gerekli görüldüğü zamanlarda kullanıldığını belirtiyor.

Hatta bir kaynağa göre Duma'daki pazar yerinin bulunduğu caddedeki binaya yönelik saldırıyı bu uçaklar gerçekleştirdi.

İddialara konu olan mekan ise Lazkiye. Lazkiye Basil Esad Uluslararası Havalimanı Lazkiye'nin Ceble ilçesinde bulunuyor.

Rusya hava üssü kuruyor

Rusya'nın Ceble'deki Basil Esad havalimanını askeri üsse çevirmek üzere çalışmalara başladığı belirtiliyor. Ceble'de bulunan Rus personelin sayısı tam olarak belli değil; ancak havalimanı ve çevresinde hummalı bir çalışma var.

Pist uzunluğu 3 km olan havalimanı askeri amaçlar için de kullanılıyordu. Ancak Rusya'nın bazı uçakları için yetersiz olması nedeniyle pistin askeri amaç için kullanılan kısmında ıslah çalışmaları hazırlıklarının sürdüğü belirtiliyor. Bu hava üssü Rusya'nın Ortadoğu'daki ilk hava üssü olma özelliğini de taşıyor.

İncirlik'e karşı Lazkiye

Bilindiği gibi ABD'nin Türkiye'deki en önemli askeri üssü İncirlik. ABD, bölgedeki hemen her müdahalesinde bu üssü kullanıyor.

Lazkiye bu açıdan stratejik konuma sahip. Rusya buraya hava üssü kurmuş olmakla ABD / NATO'ya güneyden de komşu olmuş olacak. Diğer yandan olası bir durumda bölgeye hakim / hazır bir birliğe de sahip olmuş olacak.

Bölgede Suriye temelli yaşanan son gelişmeler, Rusya'nın ABD ve Batı ile sık sık karşı karşıya gelmesi, Türkiye'nin askeri müdahale olasılığının halen geçerli olması gibi nedenler ve uzun vadeli planlamalar Rusya'yı Lazkiye'de hava üssü oluşturmaya iten nedenler olarak görülüyor.

Rusya yerleşiyor

Rusya bugüne kadar Suriye'de sadece Tartus deniz üssüne sahipti. Bu üs Sovyetler Birliği döneminde 1971 yılında yapılan anlaşmaya göre kullanılıyor. Üs resmiyette üs olarak değil malzeme ve teknik destek noktası olarak tanımlanmış. Ancak 2008'de iki ülke arasında yapılan anlaşmalardan sonra üssün devamlı deniz üssü olarak kullanıldığı biliniyor.

Rusların bu üs dışında Suriye'nin bazı yerlerinde istihbarat üsleri, radarları da olduğu biliniyor. Suriye'de isyanın başlaması ile birlikte yaşanan bölgesel ve küresel gelişmeler sonrası bu tesislerin modernize edildiği ve yenilerinin eklendiği de biliniyor.

Diğer yandan Sovyetler döneminden bu yana iki ülke arasında devam eden askeri işbirliği nedeniyle Suriyeli subaylar Rusya'da (da) eğitim alıyor, Rus subaylar Suriye'de eğitim veriyor. Suriye ordusu zaten Rus ekolüne göre eğitiliyor.

Suriye'nin silah gücü büyük oranda Sovyetler – Rusya'ya dayanıyor. Bu silahlar arasında MIG serisi uçaklar; Pantsir savunma sistemleri, İskender füzeleri, T serisi tanklar, kimyasal silahlar da var. Rusya'nın geliştirdiği en önemli silahlardan olan S-300'lerle ilgili anlaşma / teslimat iddiaları ise bitmiyor. Kimine göre S-300'ler Suriye'ye verilmedi, kimine göre ise çoktan Suriye'de oldular bile.

Rusya ile Suriye arasında bugüne kadar yapılan askeri anlaşmaların çerçevesi tam olarak bilinmiyor.

Kriz döneminde daha önce zaten Suriye'de var olan Rus subay sayısında artış olduğu kesin. Bu subaylar askeri, istihbari, teknik destek için Suriye'de bulunuyorlar. Diğer yandan sahada bulunmasalar da (yeni yeni sahada bulunmaya başladıklarına dair iddialar var) askeri taktik açısından da destek sunuyorlar.

Bunların dışında Rus gemileri özellikle ABD gemilerinin Akdeniz'de daha çok görünmeye başladığı zamanlarda Akdeniz'de gövde gösterisi yaptılar.

Tartus üssü taşınabilir

Söylentilere göre Rusların çalışmaları havalimanı ile sınırlı değil. Rusya'nın Tartus deniz üssünü kıyıya çok yakın olan havalimanının hemen karşısına (Ceble'nin kuzeyinde, Rimeyli) taşıyacağı da öne sürülüyor. Böylece Rusya entegre bir tesise de kavuşmuş olacak. Rimeyli tarafındaki üssün Tartus'takine göre daha büyük olacağı belirtiliyor.

Tartus üssü dünya basınında yer aldığı kadar büyük ve işlevsel bir üs değildi aslında. Dolayısıyla Rusların küçük ve orta boy gemileri için bakım onarım amaçlı kullanılıyordu. Büyük (120 mt ve üstü) Rus gemileri ise Lazkiye limanına yanaşmak zorunda kalıyordu.

Rimeyli tarafına yapılacak deniz üssü ile birlikte kapasite sorunu da ortadan kalkmış olacak. Ancak havalimanının deniz limanı ile birlikte us olarak kullanılacak olması önemli bir dönüm noktasını da oluşturuyor: Rusya daha önce "geçerken uğradığı" Suriye'de Adana – İncirlik üssüne yaklaşık 185 km uzaklığa (aslında yakına demek lazım) bu kez somut askeri gücü ile tamamen yerleşmiş olacak.

Anlaşma var mı?

Bu konuda resmi bir açıklama yok. Ancak iki ülke arasında bugüne kadar yapılan çok sayıda askeri işbirliği anlaşması var. Eğer yeni gizli bir anlaşma söz konusu değilse muhtemelen bu gelişmeler eski anlaşmalardan birinin çerçevesine oturtulacak.
Gelişmeler neyin göstergesi?

Bugüne kadar Suriye krizi ile ilgili çok sayıda diplomatik girişim oldu. Bu girişimlerin hepsi aslında en baştan anlamsızdı. Çünkü tek anlaşmazlık noktası olan Esad konusunda taraflardan hiçbirisi geri adım atmıyor. Tam tersi zaman zaman savaşın konuşulduğu kontrollü bir gerginlik diplomasisi yürütüldü.

Gelinen noktada Rusya muhalifleri toparlamaya çalışıyor gibi yapıyor, İran Suriye'de siyasi çözümden bahsediyor, ABD ve onunla birlikte hareket eden devletler de siyasi çözüm söylemlerini sürdürüyor; ama herkes temelsiz konuştuğunun farkında. Kameralar önünde bu söylemler kullanılırken herkes kendi tarafını desteklemeyi de sürdürüyor, "daha kötüsü için" hazırlıklarını da.

Rusların bu adımı da sadece Suriye için değil orta ve uzun vadeli gelecekte bölge için de bu çerçevede ele alınabilir.

Diğer yandan Rusya'nın bu adımı "somut olanın konuştuğu" gerçeğini göstermesi bakımından önemli. Zaman zaman "Putin Esad'dan vazgeçiyor" söylemlerine karşın Rusya her adımda Esad'a olan desteğini biraz daha arttırıyor, "karşı tarafın" hamlelerine göre hamle yapıyor.

ABD öncülüğündeki Uluslararası koalisyonun İŞİD'e karşı yürüttüğü savaşın özde değil sözde olduğu anlaşıldı. Diğer yandan Putin Suudi Arabistan ile bir türlü ayar tutturamadı ve Salman kronik sevgilisinden vazgeçmedi.

AKP  ve Katar ise Suriye konusunda geri adım atmıyor, üstelik Suriye'ye müdahale için kendisine (şimdilik İŞİD) yeni enstrümanlar geliştirme çabasında. Amaç ister Esad, ister Kürtler, ister İŞİD ya da her üçü olsun, AKP'nin Suriye'ye olan ilgisi bitmiyor. Üstelik bu ilginin bitip bitmemesi artık AKP'nin elinde de değil.

Bu gelişmeler Putin'i Esad konusunda daha somut adımlar atmaya itiyor ve Rusya bundan sonra da Esad'a olan desteğini arttırarak devam ettirecek. Bu üs bunun göstergelerinden birisi.

Zaten ABD'nin bilmiyor gibi yapıp "Ruslar son dönemde Suriye'de ne yaptıklarını açıklamalılar, endişeliyiz"[1] türünden açıklamaları Rusya'nın ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Bugünlerde Lazkiye'nin Ceble ilçesi çok hareketli. Herkesin dilinde "Ruslar geldi, Ruslar geçiyor" cümleleri var. 3 bin Rus personelin (askerin değil) Lazkiye'de olduğu söylentileri boşuna değil. Ruslar hummalı bir çalışma içinde. Uçaklar sürekli malzeme taşıyor.

Batı basınında yer alan "Ruslar Suriye'de savaşmaya başladı" iddiaları böylece somutlaşmış oluyor; ama eksik yansıtılıyor. Ruslar bu kez ciddi biçimde yerleşmek için çalışmalara başladı bile.

Tartus limanı ne olacak?

Tartus limanı Lazkiye limanına göre daha yeni ve kapasitesi de Lazkiye limanına yakın. İki liman da ticari amaçlı olarak kullanılıyor; ancak Lazkiye limanı Tartus limanına göre daha aktif. Ruslar ise Tartus limanının bir kısmını kullanıyordu.

Rusların Lazkiye'ye taşınması ile birlikte Tartus limanı uluslararası bir yapıya kavuşturulacak. Lazkiye limanına göre konumu daha iyi olan Tartus limanı Lübnan, Humus, doğu illeri, Şam'a daha yakın. Otoyollarla bağlantısı açısından ise çok daha avantajlı konuma sahip. Tartus limanının hinterlandı ile birlikte serbest bölge olarak kullanılması projesi yıllar öncesinden mevcuttu.

Krizle birlikte ertelenen proje şimdi hayata geçirilecek. Bu projenin diğer ayağının Çin ile ilgisi olduğu söyleniyor. Böylece Ruslar askeri, Çinliler ise ticari açıdan Suriye ile işbirliğini kalıcılaştırmış olacak.

Tartus'a yeni havalimanı

Tartus ile Humus arasına ise yeni ve büyük kargo uçaklarının da inebileceği 4 km uzunluğunda bir pistin yapılacağı da belirtiliyor.

Böylece Tartus Ortadoğu'daki en büyük hava / deniz limanlarından birine sahip olacak ve depolama / lojistik üslerinden bir haline getirilecek.



Kaynak: ydh.com.tr

bozadi

#2
10 Eylül 2015

Lavrov: Suriye'de daha ileri adımlar da atabiliriz


Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin Suriye'deki askeri hareketliliği ile ilgili açıklamada bulundu.





El Arabiya televizyonunun haberine göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus uçaklarının terörle mücadeleye destek için Suriye'ye askeri teçhizat gönderdiğini açıkladı.

Amerikan, İsrail ve Arap basınında Rusya'nın Suriye'deki askeri hareketliliğinin arttığına dair haberler artarken ve Amerikalı yetkililer, Rusya'nın Suriye'deki askeri hareketliliğinden kaygı duyduklarını açıklarken Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bugün Moskova'da düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin sorulara cevap verdi.

El Meyadin televizyonunun haberine göre ise Dışişleri Bakanı Lavrov, Rus uçaklarının Suriye'ye insani yardım ve Suriye ordusunun terörle mücadelesine destek olmak için de askeri teçhizat gönderdiğini söyledi ve Rusya'nın gerekmesi halinde Suriye'de daha ileri adımlar da atabileceğini ifade etti.

El İhbariye televizyonu da Lavrov'un "Suriye'de yeni tedbirler planlamıyoruz; ama eğer gerekirse uluslararası yasalar çerçevesinde adımlar atabiliriz. Suriye'ye insani yardımlar gönderiyoruz ve Suriye ordusunu destekliyoruz; çünkü Suriye ordusu terörle mücadeledeki en işlevsel güçtür" dediğini nakletti.



Kaynak: ydh.com.tr

maiterya

#3
Rusyanın Suriyeyi terk etmemesi bence iyi haber.
 

bozadi

#4
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen maiterya

Rusyanın Suriyeyi terk etmesi bence iyi haber.
Rusya'nın Suriye'yi terk "etmemesi" demek istedin sanırım maiterya :)

bozadi

#5
13 Eylül 2015

Obama: Rusya hata yapıyor


Moskova'nın Suriye'de Esad rejimine destek amacıyla askeri varlığını arttırmasıyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama ilk kez konuştu. ABD Başkanı, "Rusya'ya, başarısızlığa mahkûm bir stratejiye yatırım yapmaya devam edemeyeceklerini söylemeyi sürdüreceğiz" dedi.





ABD'nin Maryland eyaletindeki bir askeri üste konuşan ABD Başkanı Barack Obama, Rusya'nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a destek verme stratejisinin 'büyük bir hata' olduğunu söyledi. Rusya ile aşırılık yanlılarıyla mücadele ve terör örgütü IŞİD'in görüşlerinin çok tehlikeli olduğu noktalarında aynı fikri paylaştığını dile getiren Obama, şöyle konuştu: "Ukrayna gibi konulardaki ihtilaflarımıza rağmen bu alanda, Rusya ile çıkarlar birleşebilir. Ancak Rusya, geleneksel partneri Esad'ın desteklemeye değecek biri olduğuna inanıyor. Benim ve ABD'nin bakışı ise Esad'ın orada bulunduğu müddetçe Suriye halkının birçoğunu yabancılaştırdığı ve barışçıl bir ateşkes ve siyasi uzlaşıya ulaşmanın mümkün olmadığı."

Esad anlaşılan endişeli

Rusya'nın yıllardır Esad'a finansal destekte bulunduğuna ve silah sattığına dikkati çeken Obama, Esad'ı desteklememesi yönünde 4-5 yıl önce uyardığı Rusya Devlet Başkanı Putin'in kendisini dinlememesinin durumu daha da kötüleştirdiğini kaydetti. Obama, "Şimdi de Esad'ın Rus ekipmanı ve danışmanlarını davet edecek kadar endişeli olduğu görülüyor. Bu bizim, Irak ve Suriye'de IŞİD'e baskı yönündeki ana stratejimizi değiştirmeyecek ama Rusya'ya, başarısızlığa mahkûm bir stratejiye yatırım yapmaya devam edemeyeceklerini söylemeyi sürdüreceğiz. Rusya bizimle ve koalisyonla çalışmayı isterse, o zaman, Esad'ın gittiği, ılımlı, laik ve kapsayıcı güçlerin yeni bir koalisyonun bir araya geldiği ve ülkede düzenin kurulduğu bir siyasi çözüm ihtimali olur. Bizim amacımız bu" diye konuştu.

"Parçalanan her ülkeyi işgal etmek dışında düzeni sağlamanın tek yolunun siyasi müzakereler ve çözümden geçtiğini" dile getiren Obama, şunları söyledi: "Bu, Rusların, daha akıllı davranmaya başlamaları gereken nokta. Çünkü onlar IŞİD tarafından bizden çok daha fazla tehdit edildiler. Ülkelerinde, tarihsel olarak birçok soruna neden olan büyük çaplı Müslüman nüfusa sahipler ve Esad'a yatırım yapma yönündeki şu andaki stratejileri bence büyük bir hata."

Fox'tan şok iddia

Rusya ile İran plan yaptılar


ABD'de Cumhuriyetçilere yakınlığıyla bilinen Fox News, Batılı istihbarat kuruluşlarına dayandırdığı haberinde İran Devrim Muhafızları'nın özel birimi Kudüs Gücü komutanı General Kasım Süleymani ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen temmuzda Moskova'da gizli bir toplantı yaptığını ileri sürdü. Yayın kuruluşu, Suriye'de ortak bir askeri planın ele alındığı bu toplantının ardından Rusya'nın bu ülkedeki askeri varlığının hızla arttığını kaydetti. Fox News'e konuşan bir istihbarat yetkilisi, "Ruslar sadece danışmanlık yapmıyor, Suriye'deki savaşı yürütüyorlar" dedi. Rus askeri yığınağını izleyen istihbarat yetkilileri, bazıları Kırım ve Ukrayna'ya gönderilen özel kuvvetlerle aynı kıyafeti taşıyan 1000'den fazla Rus askeri personeli
gördüklerini söyledi.

Steinmeier: Siyasi çözüm zamanı geldi

Suriyeli on binlerce mültecinin akın ettiği Almanya'nın Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, New York Times gazetesi için yazdığı makalede Suriye'de siyasi bir çözüm bulmanın zamanı geldiğini söyledi. 'Suriye kilidini kırmak' başlıklı yazısında Steinmeier, İran ile yapılan nükleer anlaşmanın bir fırsat oluşturduğunu belirterek şöyle devam etti: "Ancak Suriye'de ilerleme fırsatının kaçtığına dair endişe verici işaretler var: Rusya'nın Suriye ordusuna devam eden desteğine dair haberler; İran'ın Esad'a koşulsuz desteği, komşu ülkelerden gelen barış görüşmesi için ön şartlar. Eğer bu tarihi fırsat kaçarsa bu dünya için affedilemez olur. Ve askeri çözümde ısrar etmek ahmaklık olur. Tarafları müzakere masasına getirecek yol bulunmalı. Bu, bölgesel aktörler Suudi Arabistan, Türkiye ve tabii İran ile hazırlık görüşmelerini kapsamalı."

'Esad ile müzakere yapmak gerekiyor'

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia Margallo, "İran, Türkiye, Rusya gibi bölgedeki çok önemli ülkeler ikna edilip, Esad ile müzakere masasına oturmak gerekiyor" dedi. İspanyol televizyonu 13'te bir programa katılan Margallo, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile müzakere etmeye başlamak için görüşmeler yaptığını açıkladı. Margallo, "Ben de Esad'ı hiç sevmiyorum ama gelinen durumda onunla müzakere etmekten başka çare yok" dedi. Margallo, "İlk olarak ateşkes ilan edilecek. Daha sonra Suriye'deki IŞİD ve el Nusra grubuna bağlı teröristler ayıklanacak. Teröristlerin orada olmasını hiçbir ülke istemiyor. Ve nihayetinde ülkede demokrasiye geçiş dönemi başlatılacak. Hemen bir seçim yapılamaz çünkü bu Esad'a yarar. Esad'ı, Suriye'deki çözümün bir parçası olamayacağına ikna etmek gerekiyor" diye konuştu.



Kaynak: haberdar.com

bozadi

#6
13 Eylül 2015

Rusya'dan Obama'ya jet yanıt!


Suriye'deki krizin başından bu yana Esad rejiminin savunuculuğunu üstlenen Rusya'dan, ABD ve Batı'ya yönelik imalı bir açıklama geldi.




Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın danışmanı Dmitriy Peskov, "Maalesef, şu ana kadar hiç kimse bize Suriye'de yasal Esad yönetimi giderse yerine alternatif olarak kimin geleceğini izah edemiyor. Bize göre ise Suriye'de şu anki Esad rejimi uluslararası terör örgütü ilan edilen IŞİD ile mücadele edebilecek yegane güç pozisyonunu koruyor" dedi.

Rusya'nın pozisyonunu eleştirenlerin, Suriye yönetiminin alternatifi konusunda politikaları olmadığını belirten Peskov, "Ülkenin güvenliği, yayılan terör örgütü IŞİD'in engellenmesi ve ülkenin birliğinin korunması nasıl olacak? Hiç kimse bunu açıkça ifade etmiyor" dedi.

OBAMA: RUSYA HATA YAPIYOR

Sivatopol'da basın mensuplarının sorularına cevap veren Peskov, "Biz Suriye'ye dışarıdan çözüm empoze edilmesinin kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Suriye'nin geleceği ile ilgili Suriye halkının karar vermesi gerektiği ifade etti. Son günlerde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da benzer bir duruş ortaya koydu" değerlendirmesinde bulundu.

OBAMA'YA JET YANIT

ABD Başkanı Barack Obama'nın Moskova'nın Suriye politikalarının yanlış olduğu yönündeki açıklamalarına cevap veren Peskov, "Rusya'nın Suriye krizi ile ilgili duruşunu eleştiren yeni bir yaklaşım değil. Bu daha önce de dile getirildi. Biz Suriye halkına dışarıdan herhangi bir politikanın empoze edilmesini doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.



Kaynak: haberdar.com

bozadi

#7
13 Eylül 2015

Lavrov: IŞİD'in net şekilde mevzilerini biliyorlar ama bombalamıyorlar


Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Washington'u terör örgütü IŞİD'in somut mevzilerinin yerini bildiği halde bombalamamakla eleştirdi.




Rus televizyonuna konuşan Lavrov, IŞİD'e karşı kurulan uluslararası koalisyonun faaliyetlerine değindi. Lavrov, "Amerikan partnerlerimiz ya başta koalisyonu çok düşünmeden kurdular, ya da bu koalisyonu, açıklanan hedeflerinin bulunmadığı şekilde amaçladılar." dedi.

Koalisyonda bulunan ülkelerin IŞİD'e karşı hava saldırılarını analiz ettiklerine işaret eden Rusya Dışişleri Bakanı, "Bu havadan yapılan çalışmaları analiz ederken, tuhaf bir izlenim ortaya çıkıyor. Bazen şöyle bir ürpertici fikir oluşuyor: IŞİD'le mücadele olarak açıklanan hedefin yanı sıra bu koalisyonun başka hedefleri de var. Bu koalisyona ait ülkelerden bazı meslektaşlarımız şöyle diyor: Onların elinde IŞİD'in şu veya bu birliklerinin hangi mevzilerde olduğu ile ilgili bilgileri var. Fakat koalisyonun komutanlığı -tabii ki ABD- saldırı yapılmasına izin vermiyor." diye eleştirdi.


Kaynak: haberdar.com

bozadi

#8
12 Eylül 2015


Amerikancı ÖSO: Suriye'yi Rus ordusuna mezar ederiz






El Arabiya televizyonunun haberine göre Özgür Suriye Ordusu Sözcüsü Albay Mustafa Ferhat, rejim karşıtı güçlerin Suriye'yi Rus askerlerine mezar edeceğini söyledi.

Rusya'nın Suriye içerisindeki savaşa müdahil olmasını tehlikeli bir adım olarak niteleyen ÖSO Sözcüsü Mustafa Ferhat, Türkiye, Körfez ülkeleri ve uluslararası toplumdan Rus ordusunun müdahalesini durdurmasını istedi.

El Arabiya televizyonu, Amerikalı yetkililerin tank yüklü iki Rus gemisinin Tartus limanına yanaştığını ve Lazkiye'deki Basil Esed havaalanına Rus askerleri taşıyan 10 uçağın indiğini açıkladığını bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bugün Moskova'da yaptığı bir basın toplantısında Suriye ordusunu IŞİD'e karşı en etkili güç olarak nitelemiş ve terörle mücadele konusunda Suriye ordusunu desteklemeye devam edeceklerini söylemişti.

Kaynak: tr.abna24.com

maiterya

#9
Rusyanın Suriyeyi terk etmemesi bence iyi haber demek istedim (düzelttim) :)
 

bozadi

#10
13 Eylül 2015

NATO: Rusya'nın Suriye operasyonlarını endişeyle izliyoruz


Rusya'nın Suriye'ye gönderdiği yardım uçakları uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Dün 80 ton insani yardım taşıyan iki Rus uçağı, Suriye'nin Lazkiye kentine inmişti. Ancak bu operasyon kapsamında askeri yardımın da olduğunun açıklanması NATO tarafından endişeyle karşılandı.





NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Philip Breedlove, bölgeyi yakından izlediklerini belirtti:

"Biz Rusya'nın Suriye'de ne yapacağını halen tam olarak anlamış değiliz. İnsani yardım operasyonlarından çatışma operasyonlarına kadar birçok farklı şey duyduk. Ne olduğunu ancak en sonunda anlayacağız. Bölgeyi endişeyle izliyoruz ve en çok da Esad rejimini destekleyici operasyonların yapılmasından endişe ediyoruz."

Moskova yönetimi Suriye'ye askeri yardımın IŞİD ile mücadele adına yapıldığını açıklasa da, ABD asıl amacın Beşar Esad rejimine destek vermek amacıyla bölgedeki askeri varlığı arttırmak olduğunu düşünüyor.

Rusya geçtiğimiz hafta Suriye'de 'kasıtsız gerçekleşebilecek olayların' önüne geçmek için ABD'ye askeri işbirliği çağrısı yapmıştı.


Kaynak: tr.euronews.com

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen maiterya

Rusyanın Suriyeyi terk etmemesi bence iyi haber demek istedim (düzelttim) :)
Ve bence de bu çok iyi bir haber! :)