Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Niğde'deki IŞİD Davasına MİT Karartması Mı Uygulanıyor? (14 Ocak)

Başlatan bozadi, 14 Ocak 2015, 13:32:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

14 Ocak 2015

Niğde'deki IŞİD davasına MİT karartması mı uygulanıyor?


4 kişinin hayatını kaybettiği saldırının davasıyla ilgili hakim ve savcı farklı erteleme gerekçeleri açıkladı




Niğde'de IŞİD saldırısı davasının başlamadan ertelenmesinin gerekçesini savcılık ve mahkeme farklı olarak açıkladı. Dava dosyasındaki IŞİD ve MİT bağlantılarına dikkat çeken avukat Tugay Bek, daha önce de Reyhanlı ve Cilvegözü patlamalarında adı geçen firari sanık Heysem Topalca'nın MİT üyesi olduğunu güçlendiren delillerin olduğunu ifade etti.

Niğde'de bir asker, bir polis ve bir kamyon şoförünün yaşamını yitirdiği saldırıyı gerçekleştiren IŞİD militanlarının yargılandığı davanın başlamadan ertelenmesine ilişkin savcılık ve mahkemenin açıkladığı gerekçelerin bir birinden farklı olduğu ortaya çıktı.

Evrensel'den Eda Yıldırım'ın haberine göre, dosya avukatlarından Tugay Bek, dosyada yer alan MİT ve IŞİD bağlantısının hükümeti zora soktuğuna dikkat çekerek, ertelemenin esas amacının Fransa'da yaşanan iki saldırının ardından böyle bir davanın tartışılmasını engellemek olduğunu ifade etti.

20 Mart 2014 tarihinde Ulukışla ilçesinde yaşanan saldırı sonrası 4 IŞİD militanının da aralarında olduğu 11 sanık hakkında dava açılmış ancak 12 Ocak 2015 tarihinde görülmesi beklenen ilk duruşma başlamadan 9 Şubat'a ertelenmişti.

Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne tarafından yapılan açıklamada, daha önce sanıkların ifadelerinin telekonferans yöntemiyle alınmasına karar verildiğini ancak mahkemenin bu karardan vazgeçtiği ve sanıkların duruşmaya getirilmesi için ilk duruşmanın ertelendiği ifade etmişti.

Ancak mahkeme ise savcılığın aksine sanıklara avukat imkanı sağlamak için duruşmanın ertelendiğini açıkladı.

Erteleme hukuka aykırı

Avukat Tugay Bek, hukuken mahkemenin daha önce verdiği kararda değişikliğe gitmesi halinde bile duruşmanın 12 Ocak'ta görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Dosyada vekaletnameleri bulunduğunu söyleyen Bek, buna rağmen erteleme kararının avukatlara bildirilmediğini ve mahkeme başkanının avukatların dosyayı incelemelerine dahi izin vermediğini anlattı. Bek, "Niğde Barosu'na şikayette bulunduktan ve dilekçe verdikten sonra dosyayı inceleyebildik" dedi.

'MİT bağlantısını ortaya koyan deliler var'

Niğde IŞİD davasının hükümeti ve MİT'i son derece rahatsız ettiğini ifade eden Bek, sanıkların üzerinde  daha önce Reyhanlı, Cilvegözü patlaması sanıkları tarafından MİT üyesi olduğu iddia edilen Heysem Topalca'nın telefonu çıktığını hatırlattı. Niğde dosyası sanıklarının da,  Topalca'nın MİT'e çalıştığını itiraf ettiğine dikkat çeken Bek, "Sanıklar  saldırıdan önce Topalca'yla birlikte Reyhanlı'ya silah götürdüklerini, bir keresinde  jandarma tarafından karakola çekildiklerini ve yapılan görüşmelerde Topalca'nın 'Bunlar MİT'in silahları' demesi sonrası jandarmanın geçişe izin verdiğini söylüyorlar" diye konuştu. Bek, "İŞİD tarafından öldürülen asker ve polis yakınları ile yaralı jandarmaların bu davayı takip etmemesi tüm bu kişilerin devlet tarafından susturulduğu ve davayı takip etmelerinin engellendiği kuşkularını artırıyor" dedi.

'Topalca Reyhanlı'nın da faili'

Suriye uyruklu olan ve MİT'e çalıştığı iddia edilen Heysem Topalca ismi, daha önce de  Adana'da yakalanan füze başlıkları dosyası, Cilvegözü ve Reyhanlı patlaması gibi dosyalarda da geçmişti. Topalca'nın Suriye'deki silah sevkiyatı ve cihatçı militanların geçişini, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretini kontrol ettiği ileri sürülüyor.

Niğde IŞİD davası iddianamesinde de Topalca'nın adının Reyhanlı saldırısını koordine eden kişi olarak geçtiğine dikkat çeken Bek, "Ancak Reyhanlı davasında sanıkların ifadesine rağmen Topalca sanık olarak geçmiyor. Bu da çok ilginç " diye konuştu.

Ne olmuştu?

Suriye'den  Türkiye sınırlarına giren  Hatay'dan bindikleri bir ticari taksi ile yola çıkan Benyamin Xu, Muhammad Zakiri ve Çendrim Ramadani, İskenderun üzerinden Adana ve Pozantı otoyoluna, buradan da Niğde ili Ulukışla ilçesi Çeleme Deresi  mevkiine gelmişti. Jandarma tarafından durdurulan araçtan inen İŞİD militanları jandarmaya ateş etmiş, yanlarında bulunan el bombalarını da kullanmıştı. Çatışmada, jandarma tarafından arama yapmak için durdurulan Kamyon Şoförü Turan Yaşar ile Polis Memuru Adem Çoban ve Astsubay Adil Kozanoğlu öldürülmüştü. Çatışmada 9 jandarma  ve yolcu otobüsünde bulunan bir kişi de  yaralanmıştı.


Kaynak: t24.com.tr

bozadi

Charlie Hebdo katliamının arkasında global şeytanlar olduğunu biliyoruz. Her ülkede tiyotrovari terör olayları meydana getirmek suretiyle halkın ve devlet yönetiminin kanaatlerini etkileme ve hatta belirleme konusunda çok etkili çalışıyorlar.

Suriye devlet yönetiminin ABD ve İsrail'e gerçek bir direnç göstermeyen kukla bir rejimle değiştirilmesi operasyonu başlatıldığından beri Tayyip/AKP de bir anda Suriye devlet yönetiminin düşmanı oluverdi. Bölgeye doluşturulan kuduz köpek sürülerine devlet düzeyinde yardım ve yataklık yapıldı. Sünni-Şii anlaşmazlığı hortlatılarak bu kahpeliğin "kadim" gerekçesi olarak insanların bilinçaltına servis edildi. Bütün bunların onlarca yıl öncesine dayanan uzunvadeli ABD-İsrail planlarında aynen bu şekilde planlanmış olarak belirtildiğini görüyoruz. (Bkz. Oded Yinon Planı). Büyük Ortadoğu Planı'nın da aynı planın bir yansıması olduğu gün gibi ortadadır. Ve Tayyip Erdoğan'ın BOP Eşbaşkanı olmakla övündüğü videolarını izlemişsinizdir. AKP'nin Suriye ve Ortadoğu politikaları İsrail ve ABD'nin, yani Şeytan'ın planına hizmet ediyor.

Reyhanlı katliamının da aynı güçlerce ülke yönetimine bir "mesaj" olarak izlettirilen bir tiyatro olduğunu anlamak zor değil sanırım. Olaydaki ipuçları araştırılırken AKP hemen konuya "yayın yasağı" getirmişti hatırlarsanız. Çünkü işin içinden Mossad ve CIA'nın oyuncaklarından El Kaide'ye bağlı uzuvların çıkacağı çok iyi biliniyordu.

AKP/Tayyip var gücüyle gerçeği inkar etti, sakladı, Esad'a saldırmak ve ona saldıran kuduz köpekleri beslemek için elinden geleni sonuna kadar yaptı. Devletin zirvesinde yapılan bir dinlemede, MİT Müsteşarının "Gönderirim adamlarımı Suriye'ye, oradan buraya birkaç füze attırırım, savaş çıkarırım." deyişini hatırlayın. Oradaki terörist güçlere yapılan yardımlara da değiniliyordu o ses kaydında ve AKP o ses kaydını yalanlamadı, "yasadışı dinleme" soruşturması açtı.

Ve hatırlayın, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı temsilcimiz Tacan İldem'in Reyhanlı saldırısının El Kaide işi olduğunu itiraf ettiği konuşmayı hatırlayın.

Tayyip şahsında AKP'nin Şeytan'a nasıl kesintisiz hizmet ettiğine dikkat edin.

Evet, Reyhanlı ve örneğin Uludere gibi katliamları AKP veya Tayyip şahsen yapmamış olsa da, bunları yapan Mossad/CIA gibi Global Şeytanların bu operasyonlar yoluyla verdikleri mesaja uygun hareket etmekle o şeytani operasyonların sahibi de olmuş oluyor.

bigsenfoni

Tipe bak cay demle...:D


Kalbiniz temiz gözünüz acik olsun
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

Çocuğun tipi/bakışı, nasıl bir boka bulaştığını iyi yansıtmış hakikaten...