Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

İran'ın Dini Lideri Hamaney’den "Batılı Gençlere" Mektup (22 Ocak)

Başlatan bozadi, 28 Ocak 2015, 12:28:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

22 Ocak 2015

Hamaney'den "Batılı Gençlere" Mektup


İran'ın dini lideri Hamaney, "İslam hakkında, Kuran-ı Kerim ve Hazreti Peygamberin hayatını tanıyarak bilgi sahibi olun. Kendilerinin yetiştirip eğittiği teröristleri, İslam'ın temsilcileri olarak size sunmalarına izin vermeyin" dedi.




İran'ın dini lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, Batı'daki İslamofobi tartışmalarına ilişkin, İslam'ın, Kuran-ı Kerim ve Hazreti Muhammed'in hayatından öğrenilmesi gerektiğini belirtti.

Hamaney, ABD ve Avrupa'daki gençlere hitaben yazdığı ve internet sitesinde yayımladığı mektubunda, "İslam hakkında, Kuran-ı Kerim ve Hazreti Peygamberin hayatını tanıyarak bilgi sahibi olun. Kendilerinin yetiştirip eğittiği teröristleri, İslam'ın temsilcileri olarak size sunmalarına izin vermeyin" ifadesini kullandı.

Fransa'nın başkenti Paris'te ve bazı ülkelerde yaşanan olaylar üzerine yükselen İslamofobiye karşı ABD ve Avrupalı gençlere hitap etme ihtiyacı duyduğunu aktaran Hamaney, "Batılı devlet yöneticilerinin siyaseti, doğruluk ve hakikatten kasıtlı olarak ayırdığını, bu yüzden gençlere hitap eden bir mektup yazdığını" vurguladı.

"Gençler size hitap ediyorum, çünkü sizin kalbinizdeki gerçeği arama arzusunun daha güçlü olduğunu biliyorum" diyen Hamaney, Batı'nın, daima bir kesime karşı korku algısı oluşturduğunu belirterek, "Müslümanlar'ın neden ağır şekilde hedef alındığının" sorgulanması gerektiğini dile getirdi. 

Gençlere, İslam'a karşı yürütülen kampanyaların perde arkasını araştırmaları, önyargı ve dezenformasyon kampanyalarına karşı da İslam'ın kendi kaynaklarından bilgi edinmeleri çağrısında bulunan Hamaney, şunları kaydetti:

"İslam hakkında, Kuran-ı Kerim ve Hazreti Peygamberin hayatını tanıyarak bilgi sahibi olun. Kendilerinin yetiştirip eğittiği teröristleri, İslam'ın temsilcileri olarak size sunmalarına izin vermeyin."

Mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Paris'teki ofisine, 7 Ocak'ta düzenlenen silahlı saldırı ve sonrasında yapılan operasyonlarda 17 kişi yaşamını yitirmişti. Dergi, saldırılardan sonra basılan ilk sayısında Hazreti Muhammed'i tasvir ettiği iddia edilen karikatürler yayımlamıştı.

Fransa İslamofobiye Karşı Gözlemevi Başkanı Abdullah Zekri, yaptığı açıklamada, ülke genelinde son iki hafta içinde Müslümanlar'a yönelik saldırılarda geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 110 artış olduğunu ve 116 saldırının resmi kayıtlara geçtiğini bildirmişti.

Almanya'daki Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (PEGIDA) hareketi de son süreçte ülke genelindeki İslam ve Müslüman karşıtı gösterilerini arttırmıştı. Sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla 12 kişi tarafından organize edildiği öne sürülen PEGIDA eylemlerinin ilkine katılanların sayısı resmi rakamlara göre 350 civarında olurken, bu sayı giderek artmış ve Ocak ayında 25 bine yükselmişti.


Kaynak: dunyabulteni.net

bozadi

22 Ocak 2015

Avrupa ve Kuzey Amerika'daki tüm gençlere İmam Ali Hamaney'in mektubunun tam metni
 


'Bismillahirrahmanirrahim,

Avrupa ve Kuzey Amerika'daki tüm gençlere

Fransa'daki son olaylar ve diğer bir kaç batılı ülkede meydana gelen benzeri hadiseler, beni bu alanda sizlerle direkt olarak söyleşiye zorladı. Ben siz gençleri muhatab alıyorum; sizlerin ana ve babalarınızı görmezlikten geldiğim için değil, şu amaçla ki milletinizin ve ülkenizin geleceğini sizlerin ellerinde gördüğüm ve hakikati arama duygusunu kalplerinizde daha canlı ve daha diri olarak gördüğüm için... Ayrıca bu satırlarda politikacılarınıza ve devlet adamlarınıza hitab etmemekteyim; zira şuna inanmaktayım ki onlar bilinçli olarak siyaseti sadakat ve doğruluk çizgisinden ayırmış bulunmaktadırlar.

Sizinle söyleşim İslam üzerine ve İslam hakkında sizlere aktarılan tasvir ve çehre üzerinedir. Yaklaşık yirmi yıldan bu yana -yani takriben Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra- bu büyük dini korkunç bir düşman konumuna yerleştirmek için büyük çabalar harcandı. Üzüntüyle belirtmek gerekir ki korku ve nefret duygularının kışkırtılarak kullanılması Batı siyasal tarihinde uzun bir geçmişe sahiptir. Ben burada Batılı milletlere şu ana kadar empoze edilen çeşitli korkuları anlatmak istemiyorum. Bizzat kendiniz tarih etrafındaki son eleştirel etüdlere kısa bir bakış atarak Batılı devletlerin dünyadaki başka milletler ve kültürler aleyhindeki sadakatten uzak ve tezvire dayalı davranışlarının nasıl kınandığını yeni tarihi çalışmalarda gözlemleyebilirsiniz.

Avrupa ve Amerika kölelik nedeniyle utanç verici bir tarihe sahip olup, sömürge dönemleri yüzünden başını dik tutamamaktadır ve çeşitli renklerdeki insanlar ve hristiyan olmayan halklar karşısındaki zulümleri nedeniyle utanç duymaktadır. Tarihçileriniz ve araştırmacılarınız, mezheb adı altında katolikler ve protestanlar arasında veya milliyet ve kavmiyet adına birinci ve ikinci dünya savaşlarında tırmanan kan dökümü nedeniyle derin bir utanç yaşamaktadırlar.

Bu utanç duygusu, başlı başına övgüye layık bir durumdur ve benim bu uzun fihristin bir bölümünü yinelemeden güttüğüm hedef de tarihi yargılamak değildir. Ben sizlerin kendi aydınlarınıza şunları sormanızı istemekteyim: Niçin Batıdaki kamu vicdanı daima onlarca yıl ve bazen de bir kaç yüz yıl sonra uyanıp bilinçlenmektedir ? Niçin kamu vicdanının yeniden gözden geçirilmesi için güncel sorunlar yerine uzak geçmişlere dikkat edilmektedir ? Niçin İslam düşüncesi ve kültürü karşısındaki davranış yöntemi gibi önemli bir konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi önlenmektedir ?

Sizler şunu çok iyi bilmektesiniz ki 'öteki' karşısında vehimlere dayalı olarak aşağılama, nefret ve korku oluşturmak tüm zalimane çıkar hesaplarının ortak zeminidir. Şimdi ben sizlerin kendinize şu soruyu sormanızı istemekteyim: Niçin korku ve nefret yayma şeklindeki eski siyaset bu kez daha da şiddetli bir biçimde İslam ve müslümanları hedef almıştır ? Niçin günümüz dünyasındaki güç mekanizması İslam tefekkürünü marjinalleştirmek ve infiale sürüklemek peşindedir ? İslam'ın sahip olduğu hangi anlam ve değerler, büyük güçlerin proğramlarına engel olmaktadır ve İslam'ın çarpıtılarak yanlış tanıtılması onların hangi çıkarlarını temin etmektedir ? O halde ben sizlerden İslam aleyhindeki yaygın karalama kampanyasının arkasında ne olduğunu araştırmanızı istemekteyim.

Sizlerden ikinci isteğim ise önyargılar ve menfi propagandalar seli karşısında tepki gösterirken bu din hakkında vasıtasız bir biçimde doğrudan doğruya araştırmalarda bulunmanızdır. Aklı selim, sizleri kendisinden korkutup kaçırttıkları o şeyin en azından nasıl bir mahiyete sahip olduğunu bilmenizi gerektirmektedir. Ben, İslam'a bakış biçimimi ya da başkalarının bu konudaki yaklaşımlarını kabul etmeniz konusunda ısrar etmemekteyim. Ancak şunu belirtmekteyim ki günümüz dünyasındaki bu dinamik ve etkin gerçeklik sizlere bulanık hedeflerle ve düşmancasına tanıtılmamalıdır. Kendilerinin görevlendirdikleri teröristlerin tam bir riyakarlık içinde İslam'ın temsilcileri olarak tanıtılmasına izin vermeyin. İslam'ı, onun asil kaynakları üzerinden araştırınız. İslam'la, Kur'an ve büyük peygamberi (SAV)'in hayatı vasıtasıyla aşina olunuz. Ben burada kendinizin şu ana kadar direkt olarak müslümanların Kur'an'ına müracat edip etmediğinizi sormak istiyorum. İslam peygamberi (SAV)'in ahlaki ve insani öğretisini araştırdınız mı ? Şu ana kadar İslam'ın mesajını medyalar dışında başka kaynaklardan edinme imkanınız oldu mu ? İşbu İslam'ın asırlar boyunca hangi değerler sayesinde nasıl olup da dünyanın en büyük fikri ve ilmi uygarlığını geliştirdiğini ve nice üstün bilginler ve mütefekkirleri yetiştirdiğini kendinize asla sormadınız mı ?

Ben sizlerden hakaret içeren ucuz karalamalarla sizler ve gerçekler arasında duygusal bir set çekilmesine ve tarafsız değerlendirme imkanından yoksun bırakılmanıza izin vermemenizi istemekteyim. İrtibat vasıtalarının coğrafi sınırları kırıp aştığı günümüzde, sizleri yapmacık sahte sınırlar içerisine hapsetmelerine izin vermeyiniz. Her ne kadar hiç kimse tek başına mevcut uçurumları dolduramasa da, her biriniz kendi aydınlanmanız ve çevrenizin aydınlanması için bu uçurumlar üzerine bir düşünce ve insaf köprüsü kurabilirsiniz. Siz gençler ve İslam arasında daha önceden planlanan bu problem her ne kadar acı olsa da sizlerin meraklı ve araştırmacı zihninizde yepyeni soruların oluşmasına katkıda bulunabilir. Bu sorulara cevap bulabilmek için harcayacağınız çabalar, önünüzdeki yeni hakikatlerin keşfi için çok uygun fırsatlar sunmaktadır. Bu yüzden, İslam'ın önyargısız ve sahih olarak anlaşılabilmesi için önünüze çıkan bu fırsatı kaçırmayınız. Belki de hakikat karşısındaki bu sorumluluk duygunuz sayesinde gelecek nesiller Batı ve İslam arasındaki ilişkiler tarihini daha az bir rahatsızlık ve vicdanları daha huzurlu bir biçimde yazma imkanına sahip olabileceklerdir.'

Seyyid Ali Hamenei / 21 Ocak 2015



Kaynak: islamieksen.com

bozadi

İran'ı tekrar tekrar tebrik ediyorum. Ülke yönetimleri bağlamında İslam adına gerçekten doğru dürüst birşeyler yapılıyorsa, onu yapan İran'dır. Bizim ülkemizin siyasi yönetimi İslam adına da, insanlık adına da giderek büyüyen bir yüz karasından başka birşey değildir.

Özellikle Rusya ve İran ekseninde İlüminati faşizmine karşı devlet seviyesinde sergilenen karşı duruş, insanlığın kendi içindeki ve dışındaki şeytana karşı mücadelesine can veriyor! Yaşa Rusya, yaşa İran! İnşallah bu ülkelerin gelişen pozitif dinamizmi bizim ülkemizdeki onurlu insanlık mücadelelerinin birleşip güçlenmesine de vesile olacaktır.