Trump: "Demokratlar seçimi ancak hileyle kazanabilir" (24.08.2020)

Başlatan bozadi, 25 Ağustos 2020, 02:10:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

24 Ağustos 2020

Trump: Demokratlar'ın seçimi kazanmasının tek yolu hile yapmaları


ABD Başkanı Donald Trump, Demokratlar'ın 3 Kasım'daki başkanlık seçimini kazanmalarının tek yolunun "hile yapmaları" olduğunu savundu.




Trump, Kuzey Carolina eyaletine bağlı Charlotte kentindeki Cumhuriyetçi Parti Kurultayında, partinin resmi başkan adayı gösterilmesinin ardından, toplantının yapıldığı salona "sürpriz" bir ziyaret gerçekleştirdi.

Salonda kendisi için "4 yıl daha" diye slogan atan katılımcılara seslenen Trump, Demokratlar'a atfen "onları delirtmek istiyorsanız 12 yıl daha diye bağırın." ifadesini kullandı.

Trump, Demokratlar'ın "posta yoluyla oy kullanma" yöntemiyle seçimlere hile karıştırmak istediğini vurgulayarak, "Bu seçimi kazanmalıyız. Bu, ülkemiz tarihindeki en önemli seçim olacak. Çok çok dikkatli olmalıyız." uyarısında bulundu.

Yönetiminin Obama yönetiminden, "boş dolaplar ve tükenmiş bir ordu" devraldığını savunan Trump, hem ekonomik, hem askeri hem de sağlık alanında ciddi ilerlemeler kaydettiklerini vurguladı.

Trump, Kovid-19 ile mücadele konusunda da "iyi iş" çıkardıklarına değinerek, şu anda ülkenin birçok yerinin "gayet iyi durumda" olduğunun altını çizdi.

'Siyasi tarihimizdeki en büyük oyun'

Seçmenlere posta yoluyla 80 milyon pusulanın gönderileceğinin konuşulduğuna dikkati çeken Trump, "Bu imkansız. Bu pusulaları kim gönderecek? Bu bizim siyasi tarihimizdeki en büyük oyun." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, Demokratlar'ın Kovid-19 salgınını bahane ederek seçimleri Cumhuriyetçiler'den "çalmaya" çalıştığını öne sürerek,  "Biz bu seçimleri kazanacağız. Demokratlar'ın seçimi kazanmasının tek yolu, hile yapmaları." dedi.

Demokrat rakibi Joe Biden'ın Çin politikasını da eleştiren Trump, "Bu adam başkan olursa, ülkemizin sahibi Çin olur." diye konuştu.

Kovid-19 salgınının Çin'den çıkarak tüm dünyaya yayıldığını anımsatan Trump, "Çin'in ne yaptığını asla unutmayacağız. ABD'de virüs nedeniyle yaşamını yitiren 175 binden fazla insanı asla unutamayız ki bu sayı her geçen gün artıyor." değerlendirmesinde bulundu.

'Mars'a gideceğiz'

Trump, ABD'nin uzay alanında yaptığı atılımlara da işaret ederek, "Mars'a gideceğiz, Ay'a çıkacağız. Mars'a giden ilk biz olacağız. İzleyip görelim." mesajını verdi.

ABD'nin asla sosyalist bir ülke olmayacağını savunan Trump, "Demokratlar, silah, petrol ya da gaz istemiyor. Onlar bir tanrı olsun istemiyor." görüşünü paylaştı.

Trump ve Biden'ın başkan adaylıkları resmileşti

ABD'nin eski Başkan Yardımcısı Joe Biden, geçen hafta sanal ortamda düzenlenen Demokrat Parti Kongresinin ikinci günü 18 Ağustos'ta resmi olarak partinin başkan adayı gösterilmişti.

Trump ise bugün Charlotte'da yapılan Cumhuriyetçi Parti Kurultayında resmi olarak partinin başkan adayı olmuştu. Trump'ın resmi adaylık kabul konuşmasını perşembe günü Beyaz Saray'dan yapması bekleniyor.

ABD'de 59. başkanlık seçimleri 3 Kasım 2020 Salı günü gerçekleştirilecek.

Kaynak: Sputnik


bozadi

22 Ağustos 2020

Trump derin devleti hedef aldı


ABD Başkanı Donald Trump, dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.




Kasım ayında seçimlerin olacağı ABD'de kritik bir iddia ortaya atıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.

Kişiseş Twitter hesabından bir paylaşımda bulunan Trump, "Derin devlet ya da her kimse ilaç firmalarının aşıları ve tedavileri insanlar üzerinde denemesini zorlaştırıyor" dedi.

Trump, aşının 3 Kasım seçimleri sonrasına ertelemek için çalıştıklarını iddia ederken, "Açıkçası yanıtı 3 Kasım sonrasına ertelemeyi umuyorlar. Hıza odalanmalıyız ve hayat kurtarmalıyız" diye belirtti.

Trump'un iddialarına kanıt sunmaması da dikkat çekti.




Kaynak: OdaTV


bozadi

22 Ağustos 2020

Arınç Biden'ı seçti


Bülent Arınç, Türkiye'yi açıkça tehdit eden, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı muhalefeti destekleyerek indirme hesabı yapan Biden'ı güzelledi. Arınç, 'Ben ehveni şer içerisinde kaldığımız zaman geleceğe ve bugünümüze bakarak Trump'ın karşısında kim aday olursa ondan yanayım derim' ifadelerini kullandı.




FETÖ ilişkisiyle ve yaptığı açıklamalarla tartışma konusu olan ancak hâlâ Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliği devam eden Bülent Arınç, "Trump'ın karşısındaki kimse onu seçerdim" diyerek Joe Biden'a destek verdi. Türkiye'de iktidarın Atlantik çizgisinde olduğu 2002-2012 dönemini öven, o sırada ABD ile iyi ilişkiler olduğunu anlatan Arınç'a göre seçimi Biden de kazansa ABD ile eskisi gibi ilişkiler kurulabilir! Biden'le anılarını da anlatan Arınç şöyle konuştu: "Sonra ben ABD'de Biden'le 1,5 saatlik bir görüşme yaptım. Biden, Obama'nın yanında yerini dolduran bir insandı. Evlat acısı görmüş, düşünebilen, duygusal, yeri geldiği zaman İrlanda'dan şiir örnekleri veren, Türkiye'yi sevdiğini söylemişti."

'ABDULAH BEY'İN AYRILIĞINA ÜZÜLÜYORUM'
Arınç önceki gün Habertürk'te Mehmet Akif Ersoy'un sorularını yanıtladı. Ersoy'un "Grup Başkanı olarak yaptığınız konuşmalar. Diliniz değişti mi?" sorusu üzerine Arınç şunları söyledi:

"O konuşmalarda hiçbir zaman partizanlık yapmadım. Kendi başıma mitingler yaptım. Beraber yola çıktıklarımızı, Milli Nizam'da olsa bile, Milli Selamet'te olsa bile unutmadım. Abdullah Bey'in ayrılığına fevkalade üzülüyorum. Ama şartlar bunu getirdi. Kimisi çok özel, kimisi kamuya mal olmuş bunu tetiklemiş olabilir. Her şeye rağmen Abdullah Bey karşıya geçmemeliydi. Abdullah Gül konusunda kırgınlık yaşadığını düşünüyorum."

'ERDOĞAN'IN ÇEVRESİNDEKİLER KAPIYA KONMAYI BEKLİYOR'
"15 Temmuz'dan sonra net bir şekilde pozisyonumu belirledim dediniz. Ak Parti içerisinde size yönelik yoğun eleştiriler devam ediyor mu? Eğer ediyorsa sebebini neye bağlarsınız?" sorusunu Arınç şöyle yanıtladı: "Ak Parti içinde beni hedef alan bir tane akıllı insan yok. Ak Parti kitlesi beni sever. Ben güçlü bir siyasetçiyim. Bunu kendim konuşmak istemezdim. Sayın Erdoğan'la bizim aramızdaki ilişki özeldir. Dost çevrelerinde bana 'Abi' diye hitap etmiştir. Benim için bir gururdur bu. Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde 10 kişi falan vardır. Kapının önüne süt şişesi gibi konulmayı bekliyorlar. Bunlar çok da etkili değiller."

MUHALEFETE TEPKİSİ YOK
Programda, ABD Başkan Adayı Joe Biden'in "Türkiye'de muhalefete iktidara gelmesi için destek vermeliyiz" sözleri de konuşuldu. Arınç muhalefetin tavrına yönelik eleştirileri şöyle değerlendirdi: "Muhalefeti geliştireceğiz demesi, Erdoğan'ın gidişine laf söylemesi densizliktir. Muhalefet bu kadar olmasa bile karşı çıktı. CHP, MHP, İyi Parti de gereken cevapları verdi. Ama arkasından 'Niye şimdi bu oldu' demenin anlamı yok."

Biden hakkındaki soruya ABD Başkanı Donald Trump'ı eleştirerek yanıt veren Arınç, şöyle sürdürdü: "Trump başkan, dördüncü yılı dolmak üzere. Kudüs gitti, Filistin gitti. Kudüs'ü başşehir ilan ettiler. İsrail'in alanını genişletti. Filistin davasını kendine dava edinmiş bir Türk için Müslüman için bağışlanamaz bir suç. Çevresindeki Arap ülkelerini baskıyla, korkutarak yanına çekti. Mısır, Suudi Arabistan, Arap Emirlikleri böyle. Kudüs de bugün maalesef elden gidiyor."

TRUMP'I YERDİ BİDEN'İ ÖVDÜ
Ersoy'un "Türkiye hep ABD'de Cumhuriyetçilerle daha iyi ilişkiler kurmuş Demokratlarla biraz daha krizler yaşamış. Nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine Arınç şöyle konuştu: "Biden, Obama'nın yanında iki dönem Başkan yardımcılığı yaptı. Heyetler halindeki görüşmeye katılmıştım. Obama'nın da, Biden'in de çok büyük misafirperverlikle bizi ağırladıklarını biliyorum. O zaman Suriye ve bölgesel ilişkiler konuşuldu. Sonra ben ABD'de Biden'le 1,5 saatlik bir görüşme yaptım. Biden, Obama'nın yanında yerini dolduran bir insandı. Evlat acısı görmüş, düşünebilen, duygusal, yeri geldiği zaman İrlanda'dan şiir örnekleri veren, Türkiye'yi sevdiğini söylemişti. Trump'la hiç görüşmemiz olmadı, ona dair bildiğim şey PKK'ya PYD'ye TIR'lar dolusu silahlar gönderdiğiyle ilgili. Türkiye'nin Irak ve Suriye politikasına maalesef destek vermiyor. Biz ondan bulamadığımız desteği Rusya'dan bulmaya çalışıyoruz. Trump'ın günah galerisinde çok şey var.

"Obama'nın Suriye meselesinde aşırı çekingen davranışı bizim açımızdan da bağışlanamaz bir suç olarak görülür. Ama Trump kadar gözü kendi zenginliğinde olan, hiçbir ahlâki kural tanımayan bir kimse gelmedi. Üstelik Barak Hüseyin Obama, biz onu da bağrımıza bastık. Şu anda Amerika'da Clinton'lar gibi, Obama gibi başkan adayları yok. Ben ABD'de oy kullanacak Müslüman olsaydım, iki şer gördüğüm zaman ehveni şeri tercih ederdim."

Ersoy'un, soruyu "Kimi seçerdiniz? Ben şöyle anladım Biden'i seçerdiniz?" diye derinleştirmesinin ardından şu itiraf geldi: "Tamam ben söylemedim, siz söylediniz. Ben ehveni şer içerisinde kaldığımız zaman geleceğe ve bugünümüze bakarak Trump'ın karşısında kim aday olursa ondan yanayım derim."

ATLANTİK DÖNEMİNİ ÖVDÜ
Bunun üzerine Ersoy "Arkadaşlar sayın Arınç 'Biden'i seçerdim' dedi" ifadesini kullandı. Arınç ise "Ben söylemedim, Mehmet Akif Ersoy söyledi" dedi ve ekledi: "Biden'in çevresinde FETÖ'cüler var sözü yüzde 100 doğru. Bu FETÖ'cü denen adamlar geçmişten bu yana Amerika'da lobi yapıyorlar, bağış yapıyorlar. Kampanyalarında görev alıyorlar. Biz ise lobicilikte çok başarısızız."

Bir süre ABD ile 'yakın ilişkilerin' olduğu 2002-2012 arası dönemi öven Arınç "Türkiye parlayan bir yıldızdı o dönem" dedi. "Biden Başkan seçilirse Türkiye ile daha iyi ilişki kurabileceğini değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Arınç şunları söyledi: "Olabilir. Şu gün için FETÖ lobisi dediğimiz şey geçmişten bu yana Amerikan siyasetinde hep güçlü oldular. Bugün Biden'in çevresinde vardırlar ama eminim Trump'ın yanında da varlar. Onlar kazanacak tarafın yanındadırlar. ABD'de bizim lobilerimiz varsa, Türk toplumunu kastetmiyorum. Siyasette etkili değiller. Kamu diplomasisi, açık, gizli diplomasi yoluyla biz bu lobiyi yapalım."


Kaynak: Aydınlık


bozadi

Arınç'ın FETÖ aşkı bitmemiş anlaşılan. Trump'ın Hillary Clinton'la kapıştığı seçimde Fetögiller Clinton'un seçim kampanyasına milyonlarca dolarlık bağışta bulunmuştu ve son dönemde ABD'de Trump karşıtı protestolara da destek veriyorlar. Biden'ın hele ki yakın zamanda "Darbeyle yıkamadığımız Erdoğan iktiarını muhalefete destek olarak seçim yoluyla yıkacağız" laflarına rağmen Arınç'ın böyle konuşabilmesi, Fetö zihniyetine olan bağını çekinmeden sergilemesi ilginç.

İşin tuhafı Türkiye'de sol veya liberal sol denebilecek kesimler de çok ilginç bir şekilde Trump karşıtı bir tavır sergiliyorlar, yani adeta Arınç gibi "Trump'ın karşısında kim olursa destekleriz" gibisinden bir tavır. Trump'ın geçmiş ve günümüz "demokrat" rakiplerinin (Hillary Clinton, Biden vs) resmen faşist derin devlet nişanesi taşıyan tipler olduğunu görememek ve buna karşı tavır alamamak ya Sol'un yozlaşmışlığına ve/veya sahte solcuların kendilerini ifşa etmelerine dalalet herhalde.

Trump mükemmel olmayabilir ama hiç değilse Amerikan halkının çıkarları doğrultusunda "Amerikan bencilliği" eğiliminde bir tip. Rakipleri gibi hem tüm dünyanın hem de Amerikan halkının canına okumaya adanmış biri değil. Bunu görememek, buna karşı tavır almamak Sol için resmen "utanç verici bir gaflet" haliyle açıklanabilir ancak, Sol'da her kim bu dediğim kategorideyse yani.


bozadi

Ülkemizdeki siyasi durum konusunda çok fazla bir fikir değişikliğim yok. AKP çok çeşitli yozlaşmış yanlarına rağmen özellikle global siyasette bence değerli adımlar atmaya devam ediyor. İktidar da yeterince temiz ve düzgün değil, muhalefet de. İki tarafın da önemli bazı doğruları, erdemleri var. Kılıçdaroğlu CHP'si başta olmak üzere muhalefetin Erdoğan AKP'sinin yoz tarafları konusunda var gücüyle baskı yapıp hesap sorması kadar doğal birşey yok. Kılıçdaroğlu'nun klasik bazı CHP eğilimlerine ters bir şekilde "Atatürkçü olan ve olmayan" siyasi ideolojik kesimlerle AKP karşısında geniş çaplı bir işbirliği geliştirmeye çalışması bence doğru ve değerli bir adım. CHP'nin sadece koyu bir Atatürkçülük gazıyla ulusal siyasette yükselmesinin, gücünü artırmasının mümkün olmadığı bence açık. Demokrasi ve adalet namına tüm kesimlerle meşru asgari müştereklerde buluşmak sadece siyasi aklın değil aynı zamanda insanlığın, vicdanın gereğidir ve kendisini "ortanın solu" olarak gören bir partinin yapması gereken de budur.

Mevcut durum ve gidişat her ne kadar aşırı kutuplaşma yönünde evriliyor gibi görünse de, global sahnede olan biten anlaşılıp buna karşı doğru tavırlar alındıkça, tüm kesimlerin pozitif eğilimli tarafları ortak ve dayanışmacı bir tavırda birleşme eğiliminde olacaktır. Yani ulusal/yerli meseleler üzerinden devam eden ideolojik kavgalar büyük ihtimalle kimseye fayda sağlamayacak uzunvadede. Bizi kurtaracak olan şey tüm dünyada olan biteni görüp buna karşı doğru pozisyonu almada birleşmek olacaktır; bu hem ulusal hem de global bir dayanışmanın önünü açacaktır. Ki kurtuluş savaşında olan da buydu sonuçta. Erdoğan AKP'si bu konuda mükemmel olmasa da bence muhalefetten çok daha iyi, doğru durumda. O nedenle iktidar iktidarlığını, muhalefet muhalefetliğini yapmaya devam edecek gibi görünüyor ve bu doğal, nispeten olumlu bir durum bence.


bozadi

25 Ağustos 2020

MOSSAD Başkanı: Türkiye daha büyük tehdit!


 


İngiltere'nin etkili gazetelerinden Times'de yayımlanan bir haberde MOSSAD Başkanı Yosi Cohen'in Türkiye ile ilgili değerlendirmelerine yer verildi. Haberde, Cohen'in Körfez ülkelerindeki partnerlerine "Türkiye, İran'dan daha büyük tehdit" dediği belirtildi.

Yosi Cohen, İran'ın gücünün kırılgan, Türkiye'nin ise daha büyük tehdit olduğunu söyledi. 19 Ağustos günü İngiliz merkezli The Times gazetesinde Roger Boyes imzasıyla yayınlanan bir yazıya göre, MOSSAD Başkanı bu sözleri Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden mevkidaşlarına söyledi. Boyes şöyle yazdı: "İsrail ile BAE arasında çığır açan bir anlaşmayı müzakere ettiği için kamuoyunda en çok itibar gören kişi, Mossad'ın başkanı Yossi Cohen. Yıllardır Körfez ülkelerindeki casuslarla gizlice konuşuyor ve ortak bir düşman paylaştıklarına dikkat çekiyor: İran. Ancak yaklaşık 20 ay önce başka bir gündemi öne çıkardı. Mısır, Suudi Arabistan ve Emirlikler'den casuslara 'İran'ın gücü kırılgan','Ama asıl tehdit Türkiye'den' dedi."

'DOĞU AKDENİZ'E DİKKAT ÇEKTİ'
Boyes'e göre, MOSSAD Başkanı, İran'ın varlığının halen bir tehdit olduğunu, buna karşılık ambargo, yaptırım ve istihbari ve gayrı nizami operasyonlarla bu tehdidin kontrol altında tutulabildiğini vurguladı, Türkiye'nin Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'de artan eylemlerine dikkat çekti. "Türkiye, Doğu Akdeniz'de stratejik istikrar için farklı türde bir meydan okuma oluşturdu" diyen MOSSAD Başkanı Cohen, bölgeyi 1990'ların başındaki Balkanların durumuna benzetti.

'VAZGEÇİLMEZ AVRASYA GÜCÜ YAPMA ÇABASI'
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ihtilafların geçmişten bu yana NATO içinde sakinleştirildiğini vurgulayan The Times yazarı Boyes, NATO'nun "iyileştirici büyüsü"nü kaybettiğini kaydetti. "Rusya'nın havadan havaya füzelerini satın almaktan çekinmeyen Türkiye, ittifak normlarının dışında çalışabileceğine inanıyor" diye yazan Boyes'in, Doğu Akdeniz'deki gerginliğin nedeni olarak "Erdoğan'ın Türkiye'yi vazgeçilmez Avrasya gücü haline getirme çabasına" ve "Rus oportunizmine" işaret etmesi dikkat çekti. Boyes ne Avrupa Birliği'nin ne de NATO'nun, suları sakinleştirmeye hazır göründüğünü kaydetti.

RUSYA BENZETMESİ
Makale şu satırlarla sona eriyor: "Soğuk Savaş'tan sonra Rusya'nın, Batılı kulüplerin yararlı bir üyesi olabileceğine dair umutlar vardı. Stratejik bir rakip oldu. Türkiye olası bir AB üyesi olarak görülüyordu. Dünyanın delifişeği olarak kendini yeniden icat etti."

Kaynak: Aydınlık


bozadi

ABD derin devletinin ve İsrail'in tepkileri, Türkiye'nin ciddi sorunlarına rağmen aşağı-yukarı doğru yolda olduğunu gösteriyor bence, özellikle global anlamda. Yerel olarak çekilen sorunların en büyük nedenlerinden biri ideolojik bölünmüşlükler. Bu konuda bir taraf melek diğer taraf şeytan değil. Kimse masum değil. Ne Atatürkçüsü, ne dincisi, ne sağcısı, ne solcusu. Tüm insanlar KH sonuçta, her ne kadar herkesin KH bağlamındaki durumu aynı olmasa da. Ben köken itibariyle Sol bakış açısına yakın oldum her zaman ama işin nihayetinde sağ-sol ayrımının da diğer tüm yapay, ideolojik bölünmüşlükler gibi aşılması gerektiğine inanıyorum. Tırmanan afetler, felaketler, zorluklar ve bilinç derinleşmesi sayesinde tüm bu inatçı zihinsel programlar aşılacak diye ümit ediyorum.

gerçek tosun paşa

Çok önemli bir seçim olacak. Arınç'ın tutumuna şaşırmadım. Bence hükumet dışında tüm siyasi partiler Biden'cı olacaklar.