Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

ABD Analizi: Erdoğan düşüşte Soylu yükselişte (28.08.2020)

Başlatan bozadi, 28 Ağustos 2020, 16:15:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

28 Ağustos 2020

Washington'dan dikkat çeken analiz... Erdoğan düşüşte Soylu yükselişte


Amerikan İlerleme Merkezi'nin yayınladığı son raporda, "AKP tabanındaki genç neslin Erdoğan'dan uzaklaştığı" tespiti yer aldı. Anketler ışığında hazırlanan rapora göre, AKP gençliği Erdoğan'a alternatif isimlere bakıyor ve bu isimler arasında Süleyman Soylu öne çıkıyor.




Washington merkezli düşünce kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi'nin yayınladığı son raporda, "AKP tabanındaki genç neslin Erdoğan'dan uzaklaştığı" tespiti yer aldı. Anketler ışığında hazırlanan rapora göre, AKP gençliği Erdoğan'a alternatif isimlere bakıyor ve bu isimler arasında Süleyman Soylu öne çıkıyor. Genç muhafazakar nesil Ekrem İmamoglu ve Mansur Yavaş gibi isimlere de sıcak. Genç nesil, Diyanet ve dini vakıfları ise dini bir temsilci olarak değil hükümetin sözcüsü olarak görüyor ve yolsuzlukla birlikte anıyor.

ANKA'da yer alan habere göre; Amerikan İlerleme Merkezi'nin (Center for American Progress – CAP) AKP tabanını hedef alarak 2019 ve 2020 yıllarında Metropoll'e yaptırdığı anketler, genç neslin AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a sadakatinin azaldığını ortaya çıkarttı. Süleyman Soylu'yu Erdoğan'a alternatif görenlerin oranı hızla arttı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yüzde 50'ye ulaşan popülaritesine dikkat çekilen raporda, genç muhafazakarların bu isimlere ilgisinin dikkat çekici olduğu belirtildi.

CAP'in, Türkiye uzmanlarından Max Hoffman'ın kaleme aldığı raporda, genç muhafazakarların, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a alternatif muhafazakar liderlere de sıcak baktığı tespiti yer aldı. CAP'in, 2019-2020 yılları arasında Metropoll'e yaptırdığı anketlere dayanarak hazırlanan raporda, Türkiye'de artan genç nüfus sayısı mercek altına alındı.

SOYLU'YA DESTEK YÜZDE 50'YE ULAŞTI

2019 yılında, muhafazakar taban hedef alınarak yapılan ankette, Erdoğan'a kimin alternatif olabileceği sorusuna, yüzde 17, Süleyman Soylu yanıtını verdi. Katılımcılar, yüzde 12 oranında Ali Babacan, yüzde 8 oranında Ahmet Davutoğlu, yüzde 8 oranında Berat Albayrak ve yüzde 7 oranında Abdullah Gül'ü, Erdoğan'a alternatif olarak gördüğünü belirtti.

İstifa edip geri döndüğü Nisan 2020 yılında ise bu oran radikal bir şekilde değişti. Süleyman Soylu'yu, Erdoğan'a alternatif görenlerin oranı yüzde 38'e çıkarken, diğer tüm isimlerin oranı düştü. Mayıs 2020'de yapılan ve yüzde 58'ini 18-24 yaş aralığındaki gençlerin oluşturduğu bir başka ankette ise Soylu'ya destek yüzde 50'ye çıktı.

SOYLU, YAVAŞ VE İMAMOĞLU, ERDOĞAN'I YAKALADI

Raporda, Erdoğan'ın ülkede hala en favori siyasi olduğu belirtilirken, Nisan ve Mayıs 2020'de yapılan anketler artık Soylu, Yavaş ve İmamoğlu'nun da en az Erdoğan kadar tercih edildiğini gösterdi. Hoffman, şu ifadelere yer verdi:

"Bu dikkat çekici bir gelişme. Son 10 yılda Erdoğan'ın desteğini yakalayan bir siyasi olmadı. Muhalif belediye başkanlarının popülerliği dikkat çekici ama sağda yükselen bir yıldızı temsil eden Soylu'nun, milliyetçi ve dini kesimlerden oluşan genç muhafazakarlar arasındaki gücü özellikle not edilmeli. Bu yükseliş, Soylu'ya kişisel olarak coşkuyu ve Erdogan'a karşı muhafazakar alternatif isme olan genel ilgiyi yansıtıyor."

Raporda, AKP, tabanında partililik olgusunun ve CHP'ye düşmanlığın hala yaygın olduğu da belirtilirken, bunun yeni kuşak şehirli muhafazakarların İmamoğlu ve Yavaş'a bakışına yansımadığı tespiti yapıldı. Yavaş için daha fazla bir ilgi olduğu ve bunun muhtemelen sağdan gelen bir siyasetçi olmasından kaynaklandığı belirtildi.

ERDOĞAN'A SADAKAT DÜŞTÜ

CAP'ın raporunda, ülkedeki ekonomik krizin, mülteci sorununun ve baskının, Erdoğan'ın genç tabandan aldığı desteği azalttığına işaret edilirken, 2023 yılında yapılacak bir seçimi kaybetmesine neden olacağı belirtildi.

Rapora göre Erdoğan yönetiminden memnun olmayanlar sadece genç nüfusla sınırlı değil. Yüzde 74'ünü AKP seçmeninin oluşturduğu ankette katılımcıların üçte biri Erdoğan'ı desteklediklerini belirtti ancak Erdoğan'a sadık olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 27 oldu.

"DİYANETE VE DİNİ VAKIFLARA DESTEK YOK"

CAP'ın raporunda, devletin kamuda dini eğitime katkısına desteğin yüksek olduğuna dikkat çekilirken, bu desteğin Diyanet ve dini vakıfları kapsamadığı ve bu kurumlara genellikle olumsuz yaklaşıldığı tespitine yer verildi. Raporda, "Anket katılımcılarının büyük kısmı dini vakıfların devlet veya belediyelerden destek almaması gerektiğini düşünüyor" denildi. Bazı katılımcıların da Diyanet'i "gerçek bir dini liderlik" yerine hükümetin sözcüsü ve yolsuzlukla bağlantılı gördüğü vurgulandı.

"KÜRTLERİN DOĞURGANLIK ORANI ERDOĞAN'A TEHDİT"

CAP'ın raporunda, AKP'nin sadece genç seçmenden oy kaybetmediği, çözüm sürecinden vazgeçilmesinin ardından Kürt oylarını da kaybettiği belirtildi. Raporda, "2015 seçimlerinden sonra, HDP'nin, Meclis'te 80 milletvekili çıkarması, Erdoğan'ın Kürtleri risk olarak görmesine yol açtı ve aşırı milliyetçi agresif tavrını arttırdı" ifadeleri yer aldı.

Rapordaki bir diğer tespit de, Kürtlerin doğurganlık oranının, Türkiye'deki doğurganlık oranından yüzde 60 daha fazla olduğu. Bu nedenle, Erdoğan'ın Kürt desteği olmadan kazanmasının zorlaşacağı belirtilirken, iktidarını sürdürebilmek için aşırı sağa bağımlı hale geldiği vurgulandı.

GÖREV ONAYI DAHA DA DÜŞECEK

Koronavirüs döneminin başında Erdoğan'ın görev onayının arttığı ancak sonrasında düştüğü hatırlatılan raporda, bu oranın daha da düşeceği tespiti yapıldı. Hoffman, açıklanan resmi işsizlik oranlarının aksine Türkiye'deki işsizlik oranının yüzde 25 olduğunu belirtirken, Erdoğan'ın görev onayının ekonomideki gidişat nedeniyle daha da kötüleşeceğini savundu.

AKP SONRASINDAKİ PARTİLERİ BEKLEYEN TEHLİKE

Hoffman, Erdoğan'ın kaybetmesi halinde Türkiye'de milliyetçiliğin gücünü sürdüreceği tahmininde bulunurken, kurulacak yeni hükümetin katı milliyetçi söylemlere yanıt vermek zorunda kalacağını savundu.

"ABD DİKKAT ETSİN"

Erdoğan ve AKP'nin bir sonraki seçimde yenilgiye uğramasının yurt dışındaki algıyı da etkileyeceğini savunan Hoffman, ABD Kongresi ve AB'yi, yaptırımların, Türkiye'deki seçimlerde ve olası yeni hükümete etkilerinin ne olacağını düşünmeye çağırdı. Raporda, Erdoğan'ın oy kaybetmesi durumunda müttefiki Katar'ın desteğinin de zayıflayabileceği tahmini yer aldı.

Kaynak: OdaTV


bozadi

Hay Allah razı olsun araştırıp şu haberi yaptığınız için. Soylu'nun film tadında bariz abartılı, provokatif davranışları çok dikkatimi çekiyordu ve buna dair (çok muhtemel Fetö bağlantısı dahil) bazı görüşlerimi paylaşmıştım ama ben "Soylu projesi"ni temel olarak Erdoğan AKP'sini aşırılıklara, marjinalliğe zorlayıp uzunvadede taban desteğini giderek kaybetmesine yönelik bir komplo olarak algılayabilmiştim en fazla. Bu haber sayesinde kafamdaki bilgi parçalarını daha mantıklı bir şekilde yerine oturtmuş gibi hissettim. Evet, Soylu Erdoğan'ı sadece devirmeye değil, aynı zamanda "yerini almaya" oynuyor, oynatılıyor olabilir.

bozadi

"Damat" ile Soylu arasında bir rekabettir gidiyor. Erdoğan'ın en yakın yaverliğine, hatta olasılıkla tahtına yönelik açık veya örtülü bir rekabet olabilir. Damadı pek araştırmadım, aslında Soylu'yu da pek araştırmadım, sadece gözüme batan haberlerden yorumluyorum. Damatla ilgili en dikkatimi çeken (muhalif) haberler ekonomiyi hiç iyi yönetemediği ve istifa etmesi gerektiği yönünde. Damadın ekonomi yönetimi konusunda çok yorum yapabilecek veya savunacak durumda değilim, bu eleştiriler şu veya bu ölçüde haklı olabilir (ülkenin ekonomisi temel olarak gerçekten onun elinde mi acaba?) ama mesele Albayrak ile Soylu arasında rekabet veya tercih olduğunda, mevcut sezgisel görüşüm Albayrak'ın kesinlikle Soylu kadar kirli/karanlık olmadığı yönünde.

Soylu olur da zaman içinde "proje" boyunduruğunu çıkarıp atar, gerçekten tüm ülkenin, tüm milletin hayrına kendini adarsa, çok faydalı, etkili olabilecek bir tip gibi geliyor bana bir yandan da. Potansiyeli var, yetenekleri var, bomboş bir tip değil bence. Genel itibariyle "Damat"tan çok daha yetenekli biri dahi olabilir; tüm mesele birilerinin projesi olarak mı kalacak, yoksa bağımsız ve pozitif yola geçecek mi.

gerçek tosun paşa

İçeriğin içi boş bence. Pek elle tutulur yanı yok. Ama verdiği önemli bir mesaj var ABD kanadından. Zaten sen de onu belirtmişsin cevap mesajında :)

gerçek tosun paşa

Tabii seçimlere kadar Erdoğan'a bi şey olur ve aday Soylu olursa o zaman bu içerik çok dolu olur :D

bozadi

Bekleyip görelim :) Adalet ve ekonomi başta olmak üzere çeşitli temel konulardaki şiddetli olumsuz eleştirilerime rağmen, bence Erdoğan'ın kalması ülkemiz için hayati öneme sahip.

bozadi

İster Erdoğan'sız bir AKP olsun, ister CHP veya başka bir muhalif parti olsun, yönetime gelecek olması halinde ülkeyi iki günde ABD-İsrail eksenine geri sokar. Kılıçdaroğlu'nun şahsi niyetinin bu olduğunu sanmıyorum ama uzun zamandır CHP tabanının ve zihniyetinin kodlarına işlenmiş hipnotik "Batıcı" (!) eğilimler (veya "gaflet ve dalalet") böyle ölümcül bir geri düşüşe direnç gösteremez kanaatimce, o güçlerin yoğun ekonomik, siyasi ve askeri baskısı durumunda. Aynı şekilde ordunun adeta genetiğine işlemiş Amerikan/İsrail "müttefikliği" söz konusu; Avrasyacılar azınlıkta sayılır. "Atatürkçü" kesimde bi Perinçek var bu davayı (ABD-İsrail öncülüğündeki global faşist eksenden uzaklaşıp karşı cepheyle işbirliği ve dayanışmaya girme davasını) güden. O da tek başına bunu sağlayamaz. Hatta aynı/benzer davayı güttüğü varsayılabilecek SP ve BTP gibi partilerle bile sağlayamaz bence. Toplum geneli üzerinde yeterli etkileri yok.

Erdoğan'ın kendisi de bu konuda "mükemmel" olmasa da, onun sayesinde global sahnedeki pozisyonumuzun, zikzaklara rağmen, yavaş da olsa doğru yönde ilerlediğini ve bunun tüm ülke, tüm millet, tüm kesimler için hayati (birleştirici) öneme sahip olduğunu düşünüyorum.

bozadi

MHP de aynı şekilde. Bahçeli'nin ülkeyi ABD-İsrail emirerliğinden kurtarma konusunda Erdoğan'a olan desteği bence paha biçilmez bir değere sahip olsa da, Erdoğan'sız bir AKP'yle birlikte veya tek başına MHP iktidarda olsa, MHP tabanı da genetik kodlarında gayet mevcut bulunan ABD/İsrail müttefikliği (taşeronluğu) pozisyonuna kolayca geri düşer.

"Türk milliyetçiliği" davası güdüyor gibi görünen İyi Parti ve hatta BBP gibi partiler çok daha kolay, muhtemelen "koşa koşa" döner o pozisyona bence.

Erdoğan'ın varlığı ve mücadelesi, çeşitli eleştirilebilir yönlerine rağmen, tüm bu partilerin de nihayette doğru (global şeytani güçlerin taşeronluğunda olmayan, gerçekten bağımsız ve pozitif) yola yönelmesi için bir imkan ve ümit yaratıyor diye düşünüyorum.

bozadi

Muhalif partilerin Erdoğan AKP'sine yönelik baskılarının bir kısmı gayrımeşru olsa da, en azından bir kısmının meşru ve gerekli olduğundan da şüphe duymuyorum. AKP sütten çıkmış ak kaşık değil ama bu ülkenin başına gelmiş en ilginç ve değerli şeylerden biri bence.

lalande

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bekleyip görelim :) Adalet ve ekonomi başta olmak üzere çeşitli temel konulardaki şiddetli olumsuz eleştirilerime rağmen, bence Erdoğan'ın kalması ülkemiz için hayati öneme sahip.

Kesinlikle bu dediğinize katılıyorum.
BİZDEN UZAK OLMAYAN BİR DENİZ VAR... GÖRÜNMEZ AMA GİZLENMİŞ DEĞİL.