ABD ve IŞİD Için Ortak Düşman Şiiler (22 Mart)

Başlatan bozadi, 22 Mart 2015, 22:15:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

22 Mart 2015

ABD ve IŞİD Için Ortak Düşman Şiiler


4 Temmuz 2003'te Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde 11 askerimizin başına çuval geçirilmesi emrini veren ABD'li general CIA eski direktörü David Petraeus Irak'ta asıl tehdidin IŞİD değil, IŞİD'e karşı sahaya sürülen Şii milisler olduğunu söyledi




Ortaya çıktığı günden beri Şii Müslümanları hedef alan, binlerce Şii Müslümanı hunharca katleden Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütü, Şii düşmanlığında ABD'yle aynı anlayışa sahip. İsrail'e hiçbir saldırı yapmayan, hatta İsrail'e eleştiri bile yöneltmeyen IŞİD'in hedefinde hep Şii Müslümanlar oldu. ABD de Şii Müslümanları kendine tehdit görüyor. CIA eski Başkanı David Petraeus Irak'taki asıl tehditin IŞİD değil, Şii milisler olduğunu söyledi. Petraeus açıklamasında  "Irak'ta IŞİD ortadan kalktığında Şiiler siyaset arenasında Lübnan'daki Hizbullah gibi kilit noktada olacaklar" dedi. CIA'nın eski başkanı olan David Petraeus, Irak işgali sırasında görev alan ABD subayları arasında yer alıyordu. Türkiye'de "Çuvalcı General" olarak da bilinen Petraeus, 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de bulunan karargâhtaki Türk askerlerini başlarına çuval geçirerek alıkoyan ABD askerlerinin başında bulunuyordu.

IŞİD'i ABD kurdu

2014'te IŞİD'le ilgili olarak bazı açıklamalarda bulunan ABD ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) eski çalışanı Edward Snowden, "IŞİD bir ajan devlettir. IŞİD'i ABD, İngiltere ve İsrail'in istihbarat teşkilatları kurdu" demişti. Snowden, CIA, MI6 ve MOSSAD tarafından kurulan IŞİD'in Ortadoğu'da denge ve tehdit unsuru olarak ABD, İngiltere ve İsrail'e hizmet etmesinin planlandığını açıklamıştı. IŞİD'in Batılı ülkelerin istihbarat servisleriyle içli dışlı olduğunu gösteren veriler de ortaya çıktı. Birkaç hafta önce Irak'ın Ninova bölgesinde IŞİD terör örgütüne düzenlenen operasyonda, örgüte "askeri danışmanlık" yapan ABD ve İsrail pasaportlu 3 yabancı yakalandı. IŞİD'in elebaşı Ebubekir Bağdadi'de ABD'de kalmış bir kişi. 4 yıl ABD'de tutuklu kalmış Bağdadi, sonra bir anda IŞİD'in başında ortaya çıkması dikkatlerden kaçmadı. Bütün bunlar IŞİD'in başta ABD, İsrail ve İngiltere olmak üzere Batılı ülkelerin planlarının hedefe ulaşması için ortaya çıkmış bir terör örgütü olduğunu gösteriyor. IŞİD'inbirkaç istisna dışında neden sadece Müslümanları hedef aldığı sorusu da cevabını bulmuş oluyor.

Kaynak: yenimesaj.com.tr

bozadi

#1
26 Şubat 2015

Husi: ABD ve Suudi Arabistan'ın, Yemen'in iç meselelerine açık müdahalesi var


Yemen'de Ensarullah Hareketi (Husiler) lideri Abdulmelik el-Husi, "Suudi Arabistan, El-Kaide ve yıkım gruplarına yardım etti" dedi.




Husilere ait el-Mesire kanalında konuşması yayınlanan Husi, Suudi yönetimin, El-Kaide'nin yanı sıra "yıkım grupları" diye adlandırdığı oluşumları desteklediğini savunarak, "Suudi Arabistan'ın Yemen'e verdiği paradan vatandaş faydalanamıyor aksine bu para, ülkenin istikrarını olumsuz yönde etkilemeleri karşılığında kısıtlı gruplara veriliyor" ifadelerini kullandı.
 
Yemen Islah Partisi'ni de "Marib ve Şebve illerinde El-Kaide'yle açık ittifak halinde olmakla" suçlayan Husi, "El-Kaide, halk devrimine karşı mücadele etmek için Islah'ın vesilelerinden bir tanesidir" diye konuştu.
 
"ABD ve Suudi Arabistan'ın açık müdahalesi var"
 
"ABD ve Suudi Arabistan'ın, Yemen'in iç meselelerine açık müdahalesi var" diyen Husi, "Suudi yönetimin, Yemen ekonomisine müdahale etmesi, halk devrimine karşı duyduğu hoşnutsuzluktandır" şeklinde konuştu.
 
ABD ile Suudi Arabistan dışında başka güçlerle ittifaka girebileceklerine işaret eden Husi, "İslam alemi ve dünyanın genelinde ekonomi konusunda ABD ile Suudi Arabistan'ın dışında kendileriyle iş birliği yapabileceğimiz alternatifler mevcut" ifadesini kullandı.
 
Söz konusu iki ülkeyi, Yemenlileri aralarında çatıştırmak suretiyle "Libya örneğini empoze etmeye çalışmakla" suçlayan Husi, "bölücü güçlerin kaos çıkartmaya devam etmesi durumunda, güçlü, büyük ve etkin seçeneklere" başvuracaklarını söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'nin "çatışmayı körüklemek" için Aden'e gittiğini öne süren Husi, "İstediği bölgede yerleşme hakkına sahip bir Yemen vatandaşı olarak gitmesi sorun teşkil etmiyor. Hadi, ABD ve Suudi Arabistan'dan aldığı bütün emirleri yerine getiriyordu" yorumunu yaptı.
 
Uzun süredir siyasi krizin yaşandığı Yemen'de hükümet ve Cumhurbaşkanı Hadi'nin ocak ayında istifa ettiğini açıklamasının ardından Şii Ensarullah Hareketi (Husiler), 6 Şubat'ta meclisi feshetmişti. Husilerin siyasete silahlı müdahalesi ülkedeki siyasi kesimler tarafından ''Darbe" olarak nitelendirilmişti.
 
Söz konusu gelişmenin ardından Suudi Arabistan'ın yanı sıra Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ABD, Fransa, İngiltere gibi çok sayıda ülke, Sana'daki büyükelçilik faaliyetlerini askıya almıştı.
 
Bu süreçte Husilerin başkent Sana'daki evinde gözetim altında tuttuğu Hadi, 21 Şubat'ta Aden'e gitmiş ve burada "Cumhurbaşkanı" sıfatını kullanarak yaptığı açıklamada, "Husilerin Sana'da kontrolü ele geçirdiği 21 Eylül tarihinden itibaren alınan kararların geçerli olmadığını" ifade etmiş ve bazı valilerle görüşmelerde bulunmuştu.

Kaynak: star.com.tr

bozadi

#2
20 Mart 2015

IŞİD Yemen'de Camilere Saldırdı: En Az 150 Ölü


Yemen'de, Şii Husi milislerinin gittiği iki ayrı camiye düzenlenen intihar saldırılarında 150 kişi hayatını kaybetti, 345'den fazla yaralı var. Saldırıyı IŞİD üstlendi.




Yemen'in başkenti Sana'nın güneyindeki Bedir ve kuzeyindeki El Haşahuş camilerine bombalı intihar saldırısı düzenlendi. Saldırılarda en az 150 kişi hayatını kaybederken 345'den fazla kişi de yaralandı.

Saldırının Cuma Namazı sırasında yapılması nedeniyle camilerin kalabalık olduğu ve can kaybının artacağından endişe ediliyor.

İKİ AYRI KANLI SALDIRI

Yetkililer tarafından yapılan açıklamada Bedir Camii'nin birden fazla saldırgan tarafından hedef alındığı, bombalardan birisinin cami içerisinde bir diğerinin ise camide bulunanların kaçtığı sırada giriş kapısında patlatıldığı ifade edildi.

Kaynak: sondakika.com

bozadi

#3
20 Mart 2015

Suriyeli muhaliflerden Netanyahu'ya tebrik


Suriyeli muhalifler Binyamin Netanyahu ve partisi Likud'un zaferini tebrik etti.




Geçtiğimiz günlerde yapılan İsrail seçimlerinde Binyamin Netanyahu'nun partisi sağcı siyonist Likud seçimlerin galibi olmuştu. Bunun hemen ardından Suriyeli muhaliflerden tebrik mesajları gelmeye başladı.

Ünlü Suriyeli muhalif Musa el-Nabhan Likud milletvekili Mendi Safadi'ye yazdığı mektupta, Likud'u tebrik ederken, İsrail hükümetinin "Suriye halkına gerekli desteği vermeyi sürdürmesi" temennisinde bulundu. Ayrıca İsrail'i mevcut desteğinden ötürü de övdü.

Safadi, geçtiğimiz haftalarda Suriyeli muhalefet liderleriyle buluşmuş ve Suriye'nin geleceğine dair görüşmeler yapmıştı. Özgür Suriye Ordusu'na Suriye'nin her yerinde destek verilmesi gerektiğini de savunmuştu.

Türkiye ise Mendi Safadi'yi Adnan Oktar ile yaptığı sohbetlerden tanıyor.

Kaynak: haber.sol.org.tr

bozadi

#4
22 Mart 2015

Batı'nın Hizmetkarları Kırmızı Alarm Verdi


Ensarullah Hareketi'nin Yemen'de kazandığı kritik başarı üzerine, önce Körfez ülkeleri toplandı sonrasında da BM Güvenlik Konseyi toplanacak!




Yemen'de devrimle sonuçlanan halk hareketi, kontrolünü artırıyor. 5 aydan bu yana Yemen'in başkenti Sana'yı elde bulunduran Ensarullah Hareketi, ülkenin güneyindeki Taiz Havaalanı ve Vadi El Kadı bölgesinde bulunan yargı binalarını kontrol altına aldı. Hareket, Batı destekli Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin kaçtığı Aden'e doğru ilerlemeyi hedefliyor. Bu gelişmeler karşısında Hadi ise son çare yine destekçilerine sığarak buldu, yardım talep etti.

Batı destekli yönetime karşı, Husilerin başını çektiği muhalif hareket, ülkenin güneyindeki Taiz Havaalanı ve yargı kompleksini kontrol altına aldı.
Muhalifler dün, hiçbir direnişle karşılaşmaksızın güneydeki Taiz kentine girmişti.

Ülkenin kuzeyindeki başkent Sana ile Yemen'in güneyindeki büyükşehir Aden arasında geçiş noktası konumundaki kent, stratejik öneme sahip.

Geçen yıl içinde başkent Sana, Amran ve Hudeyde kentlerini kontrol altına alarak, kuzeyden güneye doğru etkisini artıran halk hareketinin bir sonraki hedefi Aden kenti... Zira Aden, Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin muhaliflere karşı geçici olarak yönetim merkezi ilan ettiği şehir.

Mansur Hadi istifa edip görevini bıraktıktan sonra, artık geçerli olmayan cumhurbaşkanı sıfatıyla, "Halk hareketinin, Sana'da kontrolü ele geçirdiği 21 eylül tarihinden itibaren alınan kararların geçerli olmadığını" iddia etmişti.

Bu arada ülkede kontrolünü neredeyse tamamen kaybeden Mansur Hadi, halk hareketini bastıramayınca çareyi kendisi destekleyen Batıya seslenmekte buldu.

Hadi'nin çağrısı üzerine BM Güvenlik Konseyi, ülkedeki olaylar üzerine bugün acil olarak toplanma kararı aldı. Konsey Türkiye saatiyle 21.00'de toplanacak.

Önceki gün ise halk hareketini hedef alan saldırılar düzenlenmiş, cuma namazında bulunan yaklaşık 150 kişi yaşamını yitirmişti.

Öte yandan halk hareketinden rahatsız olan körfez ülkelerinin veliaht prensleri de Yemen gündemiyle bir araya geldi. Suudi Arabistan Kralı Salman'ın çağrısıyla Riyad'da bir araya gelen yetkililer, ülkedeki gelişmeleri ele aldı.

Kaynak: on4haber.com

bozadi

#5
26 Şubat 2015

Cübbeli, Yine Mezhep Çatışmasını Körükledi!


Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'den İran düşmanlığını ve mezhep çatışmasını körükleyen bir açıklama daha!




Yemen'de Ensarullah Hareketi'nin yolsuzluk ve emperyalizme karşı mücadelesini "Şia İhtilali" olarak adlandıran Ahmet Mahmut Ünlü, Şia'yı hedef göstermeye devam ediyor. "Sahabeyi sevmem diyenlerin hepsinin arkasında İran var" diyen Ünlü: "Şia içimize girmiş, İran'ın Devrim Muhafızları cirit atıyor Türkiye'de, devrim muhafızları İran'ın bütün sırları alıp, istihbaratı çalmışlar. Bunlar bize bir şey yapamaz diyorlar, ama adamlar Yemen'de Şia ihtilal yaptı, hükümeti ele geçirdi. Yahu sen ne uyuyorsun Müslüman, bu sahabeyi sevmem diyenlerin hepsinin arkasında İran var. Bunlar özel yetiştirilmiş mamulat ya" şeklinde konuştu.

İran'ı düşman olarak gösteren, Türkiye'nin de İran'ın eline geçeceğini iddia eden Cübbeli'nin konuşmasının bir bölümü ise şöyle: "Vay bir de baktın ki İran'ın eline geçmiş Türkiye. Yemen gibi Ehl-i Sünnet'in kalesi gitti, Türkiye'de Yemen'deki kadar alim yok ki. Yemen kadar tarikat da yok. Yemen kadar tarikat da yok(...) Bak, Şiilerin eline geçti. Haberleri takip etme, dünyada neler oluyor bakma, gizli ajanların farkında olma ondan sonra gelsin devleti çökertsin Şiiler."

Kaynak: on4haber.com

bozadi

#6
20 Mart 2015

Cübbeli Ahmet Hoca şimdi de köleliği savundu!


Daha önce de yaptığı akıldışı ve sansasyonel açıklamalarla bilinen Cübbeli Ahmet, köleliğin "İslam'ın bir müessesesi" olduğunu söyleyerek, gelecekte köleliğin geleceğini söyledi.




Cübbeli Ahmet Hoca adıyla tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, Vahdet gazetesindeki yazısında köleliği savundu. Köleliğin şimdi mevcut olmamasının gelecekte olmayacağı anlamına gelmediğini söyleyen Ünlü, kölelik "İslam'ın bir müessesesidir" dedi.

"Hazreti Mehdi döneminde", cihatlar olduğunda ilerde de köleliğin geleceğini söyleyen Ünlü, müslüman olmayanların bu cihatlarda köleleştirileceğini söyledi. Ünlü, bunun olumlu bir şey olduğunu söyleyerek, öldürülürlerse kafir olarak ölmüş olacaklarını iddia etti. Ünlü, "İslam öldürülmesini de istemiyor. Kurban olduğum Allah acıdığı için köle olsunlar dedi. Kadınlar da cariye olsun dedi" diyerek cariyeliği de savundu.

Yazısında kölelerin serbest kalmayı istemediğini de iddia eden yazar, kölelerin yatacak yeri ve yemeği olduğu için rahat olduğunu söyledi. Böylece özgür iradeye verdiği önemi de gösteren Ünlü, "Mevla zorla cennete sokuyor köleleri, cariyeleri" diyerek, cariyelerin İslam ahlakını öğrenerek "evliya" olduğunu da iddia etti.

Kaynak: haber.sol.org.tr

bozadi

#7
12 Aralık 2011

Cübbeli'nin aşk pazarlığı konuşmaları


Cübbeli Ahmet Hoca'nın kadınlar için yaptığı pazarlığın ses kayıtları medyaya düştü.




Fas, Kazakistan ve Rusya gibi ülkelerden kadın getirten Cübbeli, bunları evlere kapatıyor, maaşa bağlıyor ve seks amaçlı kullanıyordu.

"Fuhuş amaçlı insan ticareti, tehdit, şantaj ve mafya ile ilişki kurmak" suçlamalarıyla tutuklanan Ahmet Hoca'nın fuhuş trafiği ortaya döküldü.

Kadınlar yurt dışından

İddiaya göre Ünlü, yurt dışından getirttiği kadınları evlere kapatıyor ve zaman zaman yanlarına uğrayarak cinsel birliktelik yaşıyordu. Polisin teknik takibine göre Ünlü, sağ kolu Barış Sezek'i sık sık yurt dışına gönderiyor ve buradaki aracılar vasıtasıyla çeşitli nedenlerle mağdur kadınları buluyordu. Aracılara para vererek kadınların Türkiye'ye getirtilmesi için ikna eden Ünlü, Fas, Kazakistan ve Rusya gibi ülkelerden gelen kadınları fuhuş amaçlı kullanıyordu.

ÖNCE YARDIMCISI BEĞENİYOR, SONRA HOCA

Ünlü'nün talimatları sonrasında Mahjouba Demirel veya Kamara isimli kadınlarlailetişime geçen Barış Sezek, Cübbeli Ahmet Hoca için kadın temin etmelerini istiyor, ayarlanan kadınların güzel olmasını ve hocanın beğenmesinin gerektiğini özellikle vurguluyordu. Türkiye'de zengin bir iş adamıyla evlenme vaadiyle kandırılan kadınlar, Hoca'nın yanına götürülüyordu. Kimi zaman yurt dışından getirilen kadınlarla bir kafede buluşan Sezek, fotoğraflarını çekip Ünlü'ye gösteriyordu. Ünlü'nün beğenmesi üzerine anlaşma yapılan kadın, fuhuş için önceden tutulmuş adreslere götürülüyordu.

1500 DOLAR MAAŞ VERİYOR

Kadınlarla buluşmak için belirlenen adrese gelen Ünlü, burada kadınlara evli olduğunu ve ikinci bir evlilik yapmak istediğini belirtiyordu. Eğer kadınları ikna edebilirse imam nikahı kıyıyor ve aylık 1000 veya 1.500 dolar maaş bağlıyordu. Kadınlara bir de çarşafa girme ve bulundukları evden çıkmama şartı koyuyordu.

İŞTE FUHUŞ PAZARLIĞI KONUŞMASI

Barış Sezek, 5 Mart günü Kadıköy'deki Mado kafede aracıların vasıtasıyla Gülruh isimli bir kadınla buluştu. Gülruh'un kafede fotoğraflarını çekti ve Ünlü'ye götürdü. Ünlü'nün onay vermesinin ardından Gülruh'u fuhuş için belirlenen adrese götürdü. Hemen ardından adrese gelen Ünlü, tanınmamak için omzuna şal atıp apartmana girdi. Bu buluşma öncesi Sezek ile Gülruh arasında şu konuşma yaşandı.

- Sezek: Gelir misiniz hemen Fatih'e. Abim görüşmek istiyordu

- Gülruh: Abin resmimi beğendi mi?

- Sezek: Gördü beğendi, çok beğendi.

'Üçüncü karım olacaksın'

Sezek 11 Şubat'ta ise Nargıza Rızaeva adlı kadınla Pendik'te buluştu. Sezek ve Rızaeva saat 11:45'te Fatih'teki bir eve geldi, 15 dakika sonra Cübbeli de aynı eve girdi. Evde yaşananları ise genç kadın, polis ifadesinde şöyle anlattı:

"Barış bir ağabeyinin olduğunu ve evlenmek istediğini söyledi. Resmiyette evli olduğumu söyledim ve kabul etmedim. O ise yabancı olduğumu ve polise şikayet edeceğini söyledi. Beni korkutarak gitmek istemediğim halde otomobile bindirdi ve Fatih'te bir eve götürdü. Bir süre sonra Mahmut Ünlü geldi. Bana 'Benim iki karım var, sen üçüncü olacaksın, ev alacağım, çalışmayacaksın" dedi. Ama ben kabul etmedim ve korktum, ağlamaya başladım."

Arabada çarşaf giyiyorlardı

Cübbeli Hoca kadınlara çarşaf zorunluluğu getiriyordu. Takibe alınan Fatma Zohra Hajjaj isimli kadın bu zorunluluğu, 20 Ekim günü Zeyni Değnekçi ile yaptığı görüşmede şöyle anlatıyor:

"Biz cemaatle çalışıyoruz yani, bize çarşaf giydiriyorlar. Sonra işe gidiyoruz, normal kıyafetler giyiyoruz. Anladın mı? Bilmiyoruz yani eğer siz bizi gelip alırsanız çarşaf giyiyoruz sonra çıkarıyoruz."

'Bir tane seç getir'

- Barış Sezek ile Cübbeli Hoca'nın Fas'tan getirilen kadınlarla ilgili yaptığı konuşmalar teknik takibe takıldı. İşte o çarpıcı diyaloglar:

- Sezek: Mübarek uçakları organize edemedi. Sebebinin ne olduğunu anlamıyoruz ama uçuş izni alamadılar. Şimdi ben yarın sabaha bilet aldım. Gideceğim fazla pahalı değil, 1 milyar 100 falan şu anda. Yalnız biraz para almam lazım ki dönüşe bilet kestirmem lazım.

- Ünlü: E tamam sen aldın ya biletleri.

- Sezek: Uçakları kaçırdılar hocam. Dönüş işte abla organize edemedi.

- Ünlü: Ama siz bunu anlamıyor musunuz organize edemeyeceğini de o zaman niye gitmediniz? Ben iki kişiyi karşılayım yani. Diğer arkadaş daha sonra geleceği kesinse bir tane seç al gel ne yapalım. O zaman 15 bin mi göndereyim? Tamam Allah yolunu açık etsin, inşallah bir tufaya düşme de.

Kaç talebe geldi?

- Sabah namazı, ben 6.30'da evde şeydeyim inşallah tefsirdeyim.

- Ünlü: Kaç talebe geldi?

- Sezek: 2

Gitti mi mübarekler

- Ünlü: Selamet mi? Gitti mi müberekler.

- Sezek: Elhamdülillah çok selamet hocam.

- Ünlü: Elhamdülillah.

Ebeveyn banyolu olsun

- Sezek: İnşallah siz bir an evvel bi taşının da.

- Kadriye: Taşınalım mı?

- Sezek: He öyle yapacaksınız yani, budan sonra öyle başka düzen yok. Geniş bir yer bulacaksınız. Bir tane oda da ayriyeten banyo olsun, ebeveyn banyosu. İnsan dışarı çıkmaya mecbur olmasın.

Kaynak: gazeteciler.com

bozadi

#8
08 Mayıs 2012

"FUHUŞ AMAÇLI KADIN GETİRMEDİM ONLAR TALEBEYDİ"


Cübbeli Ahmet Hoca kendini böyle savundu...




İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne görülecek davanın ek delil klasörlerinde Ahmet Mahmut Ünlü'nün ifadesi yer aldı. İddianamenin bir numaralı sanığı Nejat Ergin'in 25 yıldır tanıdığını belirten Ünlü, "Ben önceki yıllarda Sulukule'de vaazlık yaptığımdan kendisi de o mahallede bulunduğundan bu şekilde tanışmış oldum. Yanlış hatırlamıyorsam 1 sene kadar önce yanıma ziyaret amaçlı uğradı. Eski günleri yadettik. Onun dışında herhangi bir konuşma yapmadık. " dedi.

İNTERNETE DÜŞEN GÖRÜNTÜLER

Savcılık sorgusunda Ünlü'ye, internete düşen uygunsuz görüntülerine ilişkin şantaj iddiaları da soruldu. "Size ait olduğu iddia edilen uygunsuz gizli çekim görüntüleri için santaj yoluyla sizden büyük miktarda para istenmesi üzerine bu şahısların engellenmesi için Nejat Ergin'den yardım talep ettiğiniz tespit edildi. Bu konuda bildiklerinizi açıklayın?" diye sorulan Mahmut Ünlü'nün, "Ben kesinlikle bu olayla ilgili Nejat Ergin ile konuşmadım. İnternette yayınlanan görüntülerle ilgili Nejat Ergin ile ilgili hiçbir görüşmemiz olmamıştır. Sorulan konuyla ilgili hukuki ve yasal yollar haricinde hiçbir faaliyetim olmamıştır. " diye yanıt verdi.

"FUHUŞ AMAÇLI KADIN GETİRMEDİM ONLAR TALEBEYDİ"

Fuhuş amaçlı Türkiye'ye getirildiği iddia edilen Fas uyruklu kadınları tanımadığını belirten Ünlü. "Benim yabancı uyruklu bayanların Türkiye'ye gelmesiyle ilgili bir bilgim yoktur. "dedi. Yurtdışından talebe getirmesi için sanık Barış Sezek'e 800 TL verdiğini ifade eden Ünlü, "Ben talebe getirmesi için para verdim Sezek'e. Bu bayanlarla ilgili hiçbir bilgim ve irtibatım yok. Onlarla ilgili para vermedim. Kesinlikle fuhuş amaçlı bayan getirilmesine yönelik değildir. " diye ifade verdi.

" 'TALEBE' VE 'SEYİT' ŞİFRE DEĞİL"

'Yurtdışından gelecek bayanlar hakkında 'talebe, seyit' diyerek şifreli konuşmanızın sebebi nedir?' diye sorulan Ünlü, "Talebe, Seyit şeklinde şifreli konuşmadım. Doğrusu budur. Yurtdışından gelecekler benim bildiğim kadarıyla talebeydi. " diye yanıt verdi.

"PEKER'DEN YARDIM İSTEMEDİM"

Fuhuş amaçlı yurtdışından kadın getirdiğine yönelik sorular karşısında şaşırdığını ifade eden Ünlü'ye savcılık sorgusunda Avni Özsalih isimli şahsın tehdit edilmesi amacıyla Sedat Peker'den yardım istediğine yönelik sorular da yöneltildi. Avni Özsalih isimli kişinin kendisi hakkında olumsuz konuşmalar yaptığını belirten Ünlü, "Ancak benim kendisiyle ilgili bir husumetim yoktur. Ben Sedat Peker'i daha önceden ne gördüm ne tanırım. İradem dışında Yaşar Baba olarak tanıdığım bir kişi benim adıma ona mektup yazdığını öğrendim. Ama benim bu konuda bir talebim ve bilgim yok. Ben kesinlikle suç içerebilecek bir hareketle Avni Özsalih'in aleyhimde konuşmalarını engellemek istemedim. Benim Peker'den bir talebim olmamıştır. " diye ifade verdi.

TUTUKLANACAĞINI ÖNCEDEN ÖĞRENMİŞ!

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne görülecek davanın ek delil klasörlerinde teknik takip sonucu elde edilen telefon görüşmeleri de yer aldı. Dinlemeye takılan görüşmede, Ünlü'ye bir müridi gözaltına alınacağını önceden bildirmiş. Cübbeli'yi arayan M.E. "Hocam bizim fizyoterapist rüyasında savcının sizi aldığını ve çok sıkıştırdığını gördüğünü söylüyor. Devlet acaba bize bir şey mi yapacak" diyor. Ünlü ise rüyayı, "Yok ya o kuvvet verecek kuvvet" diye yorumluyor. M.E'nin "Ama hocam savcının rüyada sizi çok sıkıştırdığını söylüyor" diye üstelemesi üzerine Ünlü, "Kuvvet verecek bu o manaya geliyor" diye yanıt veriyor.

Kaynak: haberturk.com

bozadi

#9
09 Nisan 2012

Cübbeli'nin Metris fotoğrafları


Hakkındaki 4 ayrı suçlamadan toplam 45 yıl hapsi istenen Cübbeli Ahmet Hoca'nın 4 aydır tutuklu bulunduğu Metris Cezaevi'ndeki yaşantısından ilk fotoğraflar yayınlandı




12 Aralık'ta tutuklanara cezaevine konulan Cübbeli Ahmet Hoca ünvanlı Ahmet Mahmut Ünlü'nün Metris cezaevindeki görüntüleri yayınlandı.

Millî Gazete'nin haberine göre, Ahmet Hoca'nın koğuş arkadaşlarıyla birlikte çekilen fotoğrafı, hapishane hayatına dair detaylar sunuyor. Çalışma masası, gazete ve kitaplar dikkat çekiyor.

ZİYARETÇİ AKINI

İsmailağa cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun da geçtiğimiz Cuma günü Metris'te Cübbeli Hoca ile yaklaşık 1 saat özel görüştüğü öğrenildi. İsmailağa'nın önde gelen isimlerinden Fahri Efendi, Mahmut Şevket Ustaosmanoğlu, Seyfettin İnanç da ziyaret edenler arasında.




İDDİANAME MAHKEMEYE SUNULDU

Karagümrük Çetesi'ne yönelik soruşturma kapsamında, şüpheli sıfatıyla Metris'te tutulan Cübbeli Ahmet Hoca ile birlikte 16 kişiye ilişkin hazırlanan iddianame özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Ali Uysal da, 4'ü tutuklu 16 şüpheliye ilişkin hazırlanan 92 sayfalık iddianameyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen'e sundu.

BİR NUMARALI SANIK ERGİN

Hazırlanan iddianamede, Karagümrük Çetesi lideri olarak bilinen Nuri Ergin'in ağabeyi Nejat Ergin'in bir numaralı şüpheli olarak yer aldığı ve iddianamede şüphelilere ilişkin, "suç örgütü kurmak, yönetmek, suç örgütüne üye olmak, tehdit, insan ticareti, cinsel saldırı, hürriyeti tahdit, fuhşa aracılık etmek ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından cezalandırma talep edildiği öğrenildi.




4 AYRI SUÇLAMADAN 45 YIL HAPİS

İddianamede, tutuklu şüphelilerden Ahmet Mahmut Ünlü için "suç örgütüne yardım etmek"ten 1,5 ile 4,5 yıl, 2 kez "insan ticareti yapmak" suçundan 16 ile 24 yıl, "cinsel saldırı" suçundan 7 ile 12 yıl ve "hürriyetten yoksun bırakma" suçundan da 1 ile 5 yıl arasında olmak üzere toplam 25 yıl 6 ay ile 45 yıl 6 ay arasında hapis cezası öngörüldü. İddianamenin gönderildiği İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, önümüzdeki süreçte iddianamenin kabulü ya da reddi yönünde karar verecek.

Kaynak: gazetevatan.com

bozadi

#10
11 Aralık 2012

Cübbeli Ahmet'ten Adrese Teslim Mesaj  ''Çıkarın, Hükümeti Eleştirmeyeceğim'' Dedi, Çıktı ve İlk Eleştirisi Muhteşem Yüzyıl'a Oldu!


Telegol ekibi, cezaevinden çıkar çıkmaz ekrana konuk ettiği Cübbeli Ahmed Hoca'yı bu kez Beykoz Acarkent'teki villasında ziyaret etti. Cübbeli çıkar çıkmaz ilk eleştirisini Muhteşem Yüzyıl için yaptı




Spor programı Telegol programı 'reyting'leri kapınca yeniden Cübbeli'yi ekranlara getirdi. Programın sunucusu Serhat Ulueren, kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün canlı yayına bağlanmasının ardından bu kez de Beykoz Acarkent'teki villasında iade-i ziyarette bulundu. Bu sefer ise gündemde Muhteşem Yüzyıl vardı... Serhat Ulueren ve Cübbeli arasındaki ilginç diyaloglar:

LÜKS VİLLA YORUMUNA MÜDAHALE

Telegol sunucusu Serhat Ulueren'in 'Acarkent'te, Beykoz'da çok lüks, şahane bir villada kalıyor' sözlerine müdahale eden Cübbeli Ahmet şu sözlerle karşılık verdi: 'Gören de bir şey zannedecek. Bit pazarının imamı derlerdi bana... Halid Abi vardı rahmetli..'

CÜBBELİ'YE MUHTEŞEM YÜZYIL SORUSU

Ahmet Mahmut Ünlü'ye Muhteşem Yüzyıl dizisini takip edip etmediğini sordu.
Ünlü dizi ile ilgili şu açıklamayı yaptı: "Hayır. Benim zaten zikirlerim var yetiştiremiyorum ben ama yıllar evvel 'Sansürsüz' programında bu konuda açıklamalar yaptım. İlk ben konuştum. Muhteşem Yüzyıl'ın senaryosunu yazan kadın hayattayken...
Ben yasaklanması taraftarıyım. Tarih yanlış aksettiriliyor. Sen bunu dizi yaptıracaksın, madem dizidir, başka bir dizi daha var Harem diye. Sen de o tarz isimler kullan yap...

'Kanuni, Hürrem' diyorsun. Bunlar hayali karakterler değil ki.. Türk halkının izlemesi beğendiği anlamına gelmez. Bizim millet beğenmediğini de izler.. Kimisi de nefretle izler, kimisi ne var bakayım diye izler'"

Kaynak: turktime.com

bozadi

#11
13 Aralık 2014

CÜBBELİ AHMET'TEN İLGİNÇ SEKS YORUMU


İlginç vaazları tanınan Cübbeli Ahmet Hoca bu kez "seks" konusuna değindi.




Cübbeli Ahmet Hoca, seksin kuvvetli bir sünnet olduğunu belirterek sadece cuma günü değil, Kadir gecesinde bile yapılabileceğini söyledi.

Cübbeli Ahmet, bir kadın hocanın "10 günde bir kocasıyla cima (eski dilde seks) ederse bir kadın o kirli sayılır" sözlerine sert çıktı: "E ne olacak, ayda bir mi cima edecek millet yani?"

Kaynak: haber3.com