Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Rus diplomatlara yönelik 'sınır dışı' kararları

Başlatan macka, 26 Mart 2018, 19:56:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

macka

İngiltere ve Rusya arasındaki casus krizinde çok sayıda ülke Rusya'ya karşı peş peşe sert adımlar atacağını duyurdu. Bugün ABD, Kanada, 14 Avrupa Birliği ülkesi ve Ukrayna eş zamanlı olarak Rus diplomatlara yönelik 'sınır dışı' kararlarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, 60 Rus vatandaşını 'ajan' olarak niteleyerek bu kişilerin ülkeden sınır dışı edileceğini açıkladı. Trump, Seattle'daki Rusya Konsolosluğu'nu da kapatma kararı aldı. Öte yandan, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Birliği'ne üye 14 ülkenin Rus diplomatları sınır dışı etme kararı aldığını duyurdu.


http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-abdden-flas-rusya-karari-sinir-disi-ediliyorlar-40784711
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

fidelista

#1
İşte sana konsorsiyum :)
Ya da hoş geldin konsorsiyum.
Bunun basit bir casus olayı olduğu mantıklı gelmiyor bu Rusya yı köşeye sıkıştırma çabasıdır ama karşılarındaki ülke bunu yemez.

Ülkeler birbirine şantaj yapacakları zaman bir bahane bulurlar mesela Ermeni soykırımı iddiaları ile bizi yıllaraca köşeye sıkıştırmak istedikleri gibi,sanki halkları çok umursuyorlar ve demokratikler sevsinler.Abd şerefsizinin Kübada uyguladığı ve hala süren ekonomik karantinayı hatırlayın.

bozadi

#2
27 Mart 2018

Afrin faturası Putin'e kesildi


Evet bölgemizde Büyük Oyun tüm hızıyla sürüyor... Tarih yeniden yazılıyor... Türkiye Afrin'de bu oyunu doğru okuyarak, doğru bir zamanla Afrin hamlesini yaptı... Batı, Afrin'in faturasını Putin'e kesti...




Dünya'da ne olup bittiğini anlamak için, burnumuzun dibinde Suriye'de yaşanan olayların perde arkasını daha büyük dikkatle takip etmek gerekiyor.

-İngiltere-ABD-NATO ve Batı dünyası, birden Putin'e cephe aldı... İngiltere'de eski bir Rus ajanın Putin tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddiası ile tüm Batı adeta ayağa kalktı... Diktatör Putin'i suçlayarak ülkesinden tüm Rus diplomatları kovmaya başladı... Batı, Soğuk Savaş yıllarının Hür Dünya sloganına yeniden sarıldı... Putin ve tüm diktatörlere veryansın etti...

-Putin ve Rusya, eski ajanı öldürme iddialarını sert bir şekilde yalanladı... Bu provokasyonu İngiliz İstihbaratı'nın yaptığını öne sürdü... Ancak onlara kulak veren olmadı...

-Batı'nın Putin'e karşı bu 'vahşi saldırısı'nın ve bunun zamanlamasının nedeni, 'Putin'in Afrin Operasyonu'na yeşil ışık yakması'dır...

-Putin, Türkiye'ye Afrin'de göz yumduğu için, ABD-İsrail'in Akdeniz'e açılan Büyük Kürdistan Planı bozulmuştur... ABD-İsrail-Batı, şimdi Putin'e bunun öfkesi ile saldırmaktadır...

-ABD-İsrail-Batı İttifakı, şimdi Putin'i Suriye'de Batı'nın bundan sonra yapacağı hamlelere karşı geriletmek istemektedir... Çünkü Suriye ve Ortadoğu'da bundan sonra karşılıklı yapılacak hamlelerde sonucu tayin edecek güç Putin'dir, Rusya'dır...

-Bölgede bundan sonra yapılması planlanan iki büyük operasyon var:

1-Türkiye'nin MenbiÇ ve Irak'ta, Amerika himayesindeki PKK-YPG'ye karşı yapacağını ilan ettiği askeri operasyonlar..

2-ABD-İsrail'in, Suudi desteği ile İran'a karşı yapmayı düşündüğü askeri operasyonlar... Bunun önemli bir parçası Suriye'deki İran askerleri ve İran gücünün Suriye'den atılması...

-Her iki operasyonun bir temel şartı var... Putin'in, Menbiç'te Türkiye'nin ve İran'a karşı Batı'nın yapacağı operasyonlara sessiz kalması, göz yumması... Batı şimdi bunun için, Putin'i Suriye'de pasifize etmek ve İran'a desteğini kesmek için Putin'e amansızca saldırıyor...

-Bu Büyük Oyun'un özü, BOP planı... Yani bölgede İsrail'e bağlı Büyük Kürdistan kurulması... İsrail'in güvenliğinin, bölgedeki diğer tüm devletlerin küçük küçük parçalanarak sağlanması...

-ABD'de Neo-Con'lar ve Yahudi Lobisi, Türkiye Afrin'de bu planı bozunca, Büyük Kürdistan'ın Akdeniz ayağını kesince, bütün güçleri ve öfkeleriyle Putin'e saldırdılar...

PUTİN ŞİMDİ NE YAPACAK? TÜRKİYE NE YAPACAK?

-Putin, Batı'ya karşı hamlesini Türkiye üzerinden Menbiç ile mi yapacak? Türkiye'yi Batı ve NATO İttifakı'ndan koparacak bir hamleye mi imza atacak? İran'a karşı ABD-İsrail-Suud saldırısına karşı PUTİN nasıl bir politika izleyecek?...

-Evet bölgemizde Büyük Oyun tüm hızıyla sürüyor... Tarih yeniden yazılıyor... Türkiye Afrin'de bu oyunu doğru okuyarak, doğru bir zamanla Afrin hamlesini yaptı...

-Batı, Afrin'in faturasını Putin'e kesti...

-Oyun asıl şimdi kızışıyor...

Kaynak: OdaTV


gerçek tosun paşa

#3
Tam anlamıyla doğru bir tespit. Batı toplaşıp coşuyor yine.

fidelista

#4
Sadece Afrin değil Suriye politikası yüzünden mat oldular şimdi saldırıyorlar.BOP a engel oldu Putin.

bigsenfoni

Su anda Oyunun kontrolu Putin\'in elinde ve hamle sirasi Putin\'de....Yangin meselesinden dolayi hamle gecikebilir.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#6
27 Mart 2018

NATO'dan Rusya'yla kriz çıkaracak hamle


NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ititfakın genel merkezinde bulunan 7 Rus diplomatın akreditasyonlarını iptal ettiğini açıkladı...




NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ititfakın genel merkezinde bulunan 7 Rus diplomatın akreditasyonlarını iptal ettiğini açıkladı.

Jens Stoltenberg, 3 Rus diplomatın akreditasyon başvurusunu da reddettiğini duyurdu.

Stoltenberg alınan kararın İngiltere'nin Salisbury kentindeki sinir gazı saldırısı sonrası müttefiklerin güvenlik kaygılarını yansıttığını söyledi.

Böylece Rusya'nın NATO delegasyonunda görevli diplomatların sayısı üçte bir oranında azalmış olacak.

Rusya'ya bir mesaj gönderdiklerini vurgulayan Stoltengerg, bu ülkenin davranışlarının maliyeti ve sonuçları olacağını belirtti.

RUSYA'DAN ABD'YE ŞANTAJ SUÇLAMASI

Stoltenerg'in açıklamasından önce ise Rusya ABD'yi, Rus diplomatların sınır dışı edilmesi için ülkelere şantaj yapmakla suçladı.

BBC Türkçe'nin haberine göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Özbekistan'da yaptığı açıklamada, Rus diplomatların sınır dışı edilmesine karşılık verileceğini söyleyerek, "Kesinlikle böyle bir terbiyesizliğe hoşgörü göstermeyeceğiz" dedi.

"Ne zaman bu veya şu ülkeden bir ya da iki diplomat sınır dışı edilse, kulaklarımıza özürler fısıldanırken, biliyoruz ki bu çok büyük bir baskının, çok büyük bir şantajın sonucu. Maalesef bu Washington'ın uluslararası alanda kullandığı ana araç haline geldi" diyen Lavrov, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Pek çok kez modern dünyada, modern Avrupa'da sadece birkaç bağımsız ülke kaldığını vurguladığımızda haklı olduğumuz sonucunu görmezden gelmek zor."




20'DEN FAZLA ÜLKEDEN SINIR DIŞI KARARI

Rus eski çifte ajan Sergey Skripal ve kızı Yulia 4 Mart'ta İngiltere'nin Salisbury kentinde zehirlenmişti. Olayın ardından 20'den fazla ülke 100 civarı Rus diplomatı sınır dışı etme kararı aldı. Bu kadar büyük çapta bir diplomatik sınır dışı kararının daha önce görülmediği belirtiliyor.

İngiltere suikast girişiminden doğrudan Moskova yönetimini sorumlu tutuyor.

Avrupa Birliği liderleri de geçen hafta suikast girişiminin arkasında Rusya'nın olduğu savının "muhtemelen doğru olduğunu" söylemişti. Rusya ise suçlamaları reddediyor.

Rus senatör Vladimir Dzhabarov'un ABD'nin 60 Rus diplomatı sınır dışı etme kararına "kısasa kısas" şeklinde yanıt verileceğini söylediği de belirtiliyor.

Rusya'nın ABD büyükelçiliği, Seattle'daki Rus Konsolosluğu'nun kapatılmasıyla ilgili Twitter'dan bir anket düzenledi.

"Ankette karar size kalsaydı Rusya'daki hangi konsolosu sınır dışı ederdiniz?" denilerek Rusya'daki Amerikan konsolosları sıralandı.

Times gazetesine konşan İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ise Rusya'nın "pervasız" tavırlarına karşı Batı'nın tepkisini "bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

"Şimdiye kadar bu kadar çok ülke Rus diplomatları sınır dışı etme konusunda bir araya gelmedi" diyen Johnson, sınır dışı kararlarını "Rus istihbaratının yıllarca kendine gelememesine sebep olacak bir darbe" olarak yorumladı.

Kaynak: OdaTV


bozadi

#7
İyiliğe meyleden güçlerle Kötülüğe meyleden güçler arasındaki Armagedon Savaşı ivme kazanıyor. Önceki dünya savaşları gibi topyekün silahlı bir 3. dünya savaşı olmaz sanırım ama şu anda olduğu gibi stratejik çeşitli cepheler üzerinden karşılıklı güç ölçüşmeleri, el-ense yoklamaları tırmanarak artacak gibi görünüyor. KH güçlerinin çok kirli ve vahşi bazı operasyonlarla insanlara korku yoluyla itaat aşılamaya yönelik hamleler yapması muhtemel. Ayrıca bu savaşın ilerleyen aşamalarında göktaşı/komet olaylarının ve çeşitli başka doğal afetlerin de rol oynamasını beklemek gerekir sanırım. Bu olayların çoğu KH güçlerinin planlarını bozacak olmakla halde, insanlar için de oldukça zorlu yönleri olacaktır. Ama her ne olacaksa, insanları BH veya KH doğrultusunda iradelerini güçlendirmeye zorluyor olacak.

Binlerce yıllık sefaletin, işkencenin nihayetine, hesap kesim dönemine girmiş/giriyor olmamızdan dolayı sevinç duyuyorum.

bozadi

#8
27 Mart 2018

Rus casusluk skandalının altında ne var


Konuk yazar Emekli Deniz Yarbay Ozan Yalçın yazdı...




Aralık 2004 ayında Rus istihbarat servisi (FSB), Albay Sergei Skripal'i İngiliz istihbarat servisi (MI6) adına casusluk yaptığı suçlamasıyla tutukladı ve Skripal Rusya'da yargılandı.

Albay Skripal, suçlamaları kabul ederek MI6 ile ilgili bağlantılarını FSB'ye anlattı ve 2006 yılında, Rusya koşullarında az sayılabilecek, 13 yıl gibi bir hapis cezasına çarptırıldı.

ZEHİRLENDİKLERİ ANLAŞILDI

ABD'de patlak veren yerleşik Rus casuslar skandalı (2010) sonrası ABD'de tutuklanan on Rus ile Rusya'da tutuklu bulunan toplam dört ABD ve İngiliz casusunun takas edilmesine karar verildi. Bu sayede Albay Skripal 2010 yılında hapisten çıkarak İngiltere'ye getirildi ve bir köşede yaşamaya başladı.

04 Mart 2018 tarihinde 66 yaşındaki Skripal ve onu ziyaret gelmiş olan 33 yaşındaki kızı, İngiltere'nin Salisbury kentinde bir alışveriş merkezi yakınlarındaki parkta baygın halde bulundu. Olaya yapılan müdahale sonucu, Skripal ve kızının bir tür kimyasal silah maddesi olan sinir gazı türü bir madde ile zehirlendikleri ve komada oldukları anlaşıldı. İlk müdahaleyi yapan İngiliz polis memurlarından biri de, kimyasal maddeden etkilenerek hastaneye kaldırıldı.

İngiltere hükümeti bir hafta civarı süren incelemeler neticesinde; Skripal ve kızının Rusya'da üretilen "novichok" adı verilen bir sinir gazı türevi ile zehirlendiklerini açıkladı. Sorumlu olarak Rusya'yı gösterdi ve bu durumun İngiltere topraklarına başka bir ülke tarafından yapılan bir saldırı olduğunu açıkladı.

RUSYA'YA DİPLOMATİK VE EKONOMİK BASKI...

Rusya suçlamaları reddetti. Soruşturmaya dahil olmak istediklerini, ama bilgilere ulaşımlarının engellendiğini belirtti. Yaşananları bir "sirk gösterisi" olarak isimlendirdi. Bu arada İngiliz istihbaratının merkezinin takma adının "SİRK" olduğunun altını çizelim.

İngiltere, 23 Rus diplomatı sınır dışı etti ve stratejik ortağı ABD ile birlikte AB ve NATO ülkelerini, Rusya'ya karşı harekete geçmeye çağırdı.

Bu gün itibarıyla ABD'den 60, bazı AB ülkeleri ile Ukrayna, Kanada, Norveç ve Arnavutluk'tan 50 küsür olmak üzere toplam 110'dan fazla Rus diplomat daha istenmeyen adam ilan edildi.

Kısacası, Batı ülkeleri tarafından Rusya'ya yönelik yeni bir diplomatik ve ekonomik baskı dalgası başladı.

NE KADAR MANTIKLI

Olayların bu kısa özetinden sonra gelelim sorulara ve düşüncelere...

Her şeyden önce bu gelişmeleri Kırım'ın ilhakı sonrası yeniden kalibre edilen Avrupa-Rusya ilişkileri ve Suriye'de artan Rus etkisiden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir.

Olayın oluş şekline baktığımızda;

Kimyasal silah maddeleri son derece karakteristik özelliklere sahiptir. Uygun bir inceleme ile o maddenin hangi ülkede ve hatta hangi laboratuvarda üretildiğini belirlemek mümkündür.

Hal böyleyken; Rusya'nın İngiltere'de şehir ortasında 66 yaşındaki bir (eski) çifte ajanı öldürmek istemesi ve öldürmek için de bu şekilde adeta tüm okların kendisini göstereceği bir kimyasal madde kullanması, halka açık bir alanda kimyasal silah maddesi kullanarak toplayacağı tepkiyi öngörememiş olması mümkün mü?

Yani benzetme yaparsak; üzerinde Putin'in parmak izleri olan bir tabancayla, İngiltere'de adam öldürmesi ve sonra silahı da olay yerinde bırakması sizce ne kadar mantıklıdır?

NASIL BİR TUTUM SERGİLEYECEĞİZ

İngiltere'nin ve muhtemel ABD'nin bu olay üzerinden Batı dünyasını Rusya'ya karşı harekete geçirmesi karşısında ülke olarak biz ne yapacağız?

Tek başımıza egemen bir ülke olarak ve AB tarafından alınacak kararlara uymama konusunda hareket serbestimiz var diyelim. Konu NATO platformuna taşındığında, Türkiye olarak nasıl bir tutum sergileyeceğiz?

Müttefiklerimiz(!) ile birlikte hareket ederek Rusya'yı hedef alacak ve Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini tekrar geriletecek miyiz?

Akkuyu nükleer santralindeki ilerlemeler, S-400 füzelerinin tedariği, Suriye'de Rusya ile uzlaşı içerisinde yürütülen faaliyetler, belirli seviyeye taşınmış ekonomik ilişkiler göz önüne alındığında, Rus uçağının düşürülmesi, Karlov suikastı gibi tüm provokasyonlara rağmen belirli seviyede tutulabilen Türkiye-Rusya ilişkilerini onlarca soru işareti taşıyan bir casus hikayesinin gelişimine mi bağlayacağız?

Ya da veto silahımızı kullanarak NATO'dan Rusya'ya karşı kuvvetli adımlar atılmasını engelleyecek, ama devamında NATO'nun dayanışmasını (solidarity) bozan, batıdan iyice kopmuş, ittifak içerisindeki konumu ve hatta belki de üyeliği sorgulanan bir ülke konumuna mı düşürüleceğiz?

Dünkü bakanlar kurulundan çıkan ilk mesaj, Türkiye'nin Rusya karşısında oluşturulan diplomatik baskı bloğuna ihtiyatla yaklaşacağını gösteriyor.

Kısacası, ülkemizde henüz İngiltere'de yaşanan bir casus romanı tadında sunulan Skripal olayının, Türkiye açısından ilginç sınamalara gebe olduğu söylenebilir.

Emekli Deniz Yarbay Ozan Yalçın

Kaynak: OdaTV


bozadi

#9
Suriye'de dünya kamuoyunu manipüle ederek Esad yönetimini "suçlu ve cezalandırılması gereken" olarak göstermek için cihatçılar üzerinden yürüttükleri her türlü terör, vahşet ve ayrıca üçkağıtçılık ve "kimyasal saldırı" provokasyonlarının üzerine şimdi de çok benzer bir "kimyasal saldırı" provokasyonunu İngiltere'de yapıp Putin Rusyasını dünya kamuoyunun gözünde  "suçlu ve cezalandırılması gereken" haline getirmeye çalışıyorlar aşşağılık şeytanın dölleri... Herkes hak ettiğini alacak sonunda.

gerçek tosun paşa

#10
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

İyiliğe meyleden güçlerle Kötülüğe meyleden güçler arasındaki Armagedon Savaşı ivme kazanıyor. Önceki dünya savaşları gibi topyekün silahlı bir 3. dünya savaşı olmaz sanırım ama şu anda olduğu gibi stratejik çeşitli cepheler üzerinden karşılıklı güç ölçüşmeleri, el-ense yoklamaları tırmanarak artacak gibi görünüyor. KH güçlerinin çok kirli ve vahşi bazı operasyonlarla insanlara korku yoluyla itaat aşılamaya yönelik hamleler yapması muhtemel. Ayrıca bu savaşın ilerleyen aşamalarında göktaşı/komet olaylarının ve çeşitli başka doğal afetlerin de rol oynamasını beklemek gerekir sanırım. Bu olayların çoğu KH güçlerinin planlarını bozacak olmakla halde, insanlar için de oldukça zorlu yönleri olacaktır. Ama her ne olacaksa, insanları BH veya KH doğrultusunda iradelerini güçlendirmeye zorluyor olacak.

Binlerce yıllık sefaletin, işkencenin nihayetine, hesap kesim dönemine girmiş/giriyor olmamızdan dolayı sevinç duyuyorum.

Bozadi aslında Kas.lar çok güzel anlatım yapmıştı. Savaş seyri sırasında doğal extreme olayların savaşın seyrini bile etkileyebileceğini söylemişlerdi. Bana da öyle geliyor ki bu gelişmeler uzun süre satranç oyunu gibi ilerleyecek ama sonunda illa silahlı ve çok ciddi ordu savaşları olacaktır. Belki hemen 3. Dünya Savaşı gibi bir ortam olmasa bile her türlü savaş yeterince negatif.  Bu askeri harekat tırmanışları sırasında belki çok ciddi boyutta doğal afetler olabilir.

bozadi

#11
28 Mart 2018

Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen


Fehim Taştekin




'Çar' Putin'in liderliğindeki Rusya ile Batı cephesi ne zaman kapışacaklar diye epey zamandır elimiz kulağımızdaydı. Ruslar çok oldular! Son yıllarda pek çok yerde AB ve ABD'nin işlerini bozdular.

Kuzey Kafkasya'daki isyanın sönümlenmesi; Gürcistan'la savaşın ardından Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınması; Ukrayna'da neo-faşist darbenin geri tepmesi, Doğu Ukrayna'nın kontrolden çıkması ve Kırım'ın Rusya'ya iltihakı; Ortadoğu'da ABD'ye "Biz de varız" denilmesi ve tabi en önemlisi Suriye'de rejim yıkma çabalarının başarısızlığa uğratılması... Dahası ABD'nin 'kurtarıcı' olduğu Irak dahil diğer bölge ülkelerine alternatif bir ortaklık sunulması. NATO'da çatlak yaratacak düzeyde Türkiye'nin dümeninde istikrarsızlık yaratan ayartmalar...

Bütün bunlar Kremlin cephesinden bakılınca Batı'nın hegemonik alışkanlıklarına karşı birer rövanş sayılır. Bunlara bir de Rusların Britanya halkının Brexit kararında parmağı olduğuna ve ABD ile Fransa'daki seçimlere müdahale ettiğine dair paranoya boyutuna varan iddialar eklendi.

Rusya'nın denge faktörü olarak bir Deli Dumrul'a kalmış küresel alana bu denli dönmesinin hazmı zor. Batı cephesinin bu kadar beklemesi bile şaşırtıcıydı. Sonunda büyük bir hışımla Soğuk Savaş'ın küllerine üfleyen hamle Londra'dan başladı. 2004'te MI6'e 100 bin dolar karşılığında bilgi satmaktan yakayı ele vermiş, 2006'da 13 yıl hapse mahkum edilmiş ve 2010'da ABD ile casusluk takası sırasında bırakılmış eski Rus askeri istihbarat ajanı Sergey Skripal ile kızı Yuliya, 4 Mart'ta Salisbury'de kimyasal bir maddeden zehirlenince kızılca kıyamet koptu. Olayda 'noviçok' adlı sinir gazının kullanıldığını belirtip 23 Rus diplomatı sınır dışı eden Britanya, pek çok Avrupa ülkesinin yanı sıra ABD ve Kanada'yı arkasına aldı. AB'den çıkma biletini kesmiş İngilizler için Kıta Avrupası'nı bu kadar arkasına takabilmesi de ibretlik bir durum. Ki bunlardan bir kısmının (DİB Sergey Lavrov'un da açığa vurduğu gibi) arkadan Ruslara "Pardon" diyecek olması da mümkün. Kanada zaten uluslararası olaylarda ABD'nin yedek tepki düğmesi. 60'ı ABD'den olmak üzere 26 ülkeden 153 Rus diplomat sınır dışı edildi. NATO'dan gönderilen 7 diplomatla bu sayı 160'ı buluyor. Görülmemiş düzeyde diplomatik tecrit. Bir dünya savaşı çıksaydı ancak bu kadar diplomat valizlerini toplamak durumunda kalırdı. Önceki rekor 1986'da 55 SSCB diplomatını sınır dışı eden Ronald Reagan'ın Amerika'sına ait.

***



Ukrayna bağlantılı yaptırımlar nedeniyle ekonomik olarak epeyce zorlanan Rusya ise bu kez son derece öfkeli. Tüm kimyasal silah programlarının sonlandırıldığını, bunun BM'ye bağlı OPCW tarafından teyit edildiğini, ancak SSCB dağılırken pek çok bilim insanının ellerindeki teknolojilerle birlikte Batı'ya gittiğini, eğer saldırıda kimyasal iz varsa 'noviçok' elementleri üzerinde araştırma yapan ABD, Britanya, İsveç, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti'ndeki laboratuvarlara bakılması gerektiğini savunan Rusya, ısrarla "İlgim yok" diyor. Ve delil istiyor. Henüz sunulmuş bir delil yok. Elbette Rusya bu tür işleri yapamayacak bir ülke değil. Lakin hasımlar da temiz değil. İstihbarat servislerinden hangisi SVR ve FSB'den (KGB) geri kalır? Hepsi kirli işler servisi. Sanki CIA'in işlediği suçların çetelesini tutan var ya da MI6'inkini!

Çok kritik bir siyasal iklimden geçerken kışkırtıcı bir tepki organizasyonuna şahit oluyoruz. Haliyle Rusların reddiyesine bigane kalınamaz.

Rusya tam da başkanlık seçimlerine giderken, 2018 Dünya Kupası'na ev sahipliğine hazırlanırken, Suriye'de kritik dönemece girerken, Batı'ya uzanan yeni enerji projelerine girişmişken neden başını ağrıtacak bir acemiliğe imza atsın? 7 yıl önce kapattığı bir dosyanın hesabını neden şimdi tekrar açsın? Haliyle "Biz ahmak mıyız" diye çıkışıyorlar. Britanya Başbakanı Theresa May'in bu kadar ağır bir meselede Rusya'ya 24 saat içinde izahat getirmesi için ültimatom vermesi, işbirliği kanallarını kapatması ve hızla yaptırımlara yönelmesi şüphe çekici bir durum. Ardından gelen yaptırım orkestrası, Rusya'ya ayar verme niyetini ortaya koyuyor.

Peki, neyin ayarı? Orta Asya, Kafkasya ve Karadeniz havzasındaki siyasi müdahaleler karşısında kartlarını iyi oynayan ve durumu kendi lehine çevirmeyi başaran Rusya'nın en fazla zorlanacağı yer Ortadoğu, özelde de Suriye.

Bir süreden beri Suriye'deki gelişmelerden dolayı nevri dönen ABD'den Suriye'yi yeniden vurma tehditleri geliyor. Ortadoğu'da ağırlığını yitiren Britanya ve Fransa da bu tehditlere eşlik ediyor. Suriye'de süreç paylaşım evresine girerken sahneye dönmek için bahane arar gibi bir halleri var. Bu tehditler Ruslar tarafından hayli ciddiye alındı ve bu kez karşılık verebileceği uyarısında bulundu.

Ruslar özellikle Şam kırsalındaki Doğu Guta ve İdlib'de kimyasal saldırı tezgâhına dikkat çekti. Rus Genelkurmayı, Heyet Tahrir el Şam'ın İdlib'e onlarca konteyner klor gazı sevk ettiğini belirtip kimyasal saldırı hazırlığı olduğunu öne sürdü. Yine Doğu Guta'daki tahliyelerden sonra Suriye ordusu Aftris köyünde kimyasal atölye buldu. Sonuçta silahlı örgütlerin Doğu Guta'dan çıkartılması, sadece Şam'a yönelik tehdidin bertaraf edilmesi değil aynı zamanda bu savaşı finanse eden Batı-Körfez blokunun yenilgisi anlamına geliyor. Doğu Guta'da sorunlu bölge olarak bir tek Suudilerin desteğiyle palazlanan İslam Ordusu'nun elindeki Duma kaldı. Bir kimyasal tezgâh tehlikesi henüz geçmiş de değil. Oyunu kaybedenlerin elindeki son kart Suriye'yi Rusya için bataklığa çevirmek ve bu ülkeyi parçalamak.

***



Rusya, Suriye'de mevcut oyun planında kullandığı kartları neredeyse tüketti. Yeni bir stratejiye yönelmesi gerekiyor. Bir tarafta operasyonlara ağırlık verip sahadaki dengeleri değiştirirken diğer tarafta Astana mutabakatının gölgesinde geliştirdiği uzlaşma mekanizmalarıyla çatışmasızlık alanlarını genişletti. Yeni aşamaya gelindi. Bu aşama doğrudan büyük güçlerin karşı karşıya gelebileceği yere işaret ediyor. Fırat hattında ABD, Ürdün hattında ABD-Körfez ve İdlib-Afrin hattında Türkiye'nin karşısına yeni bir stratejiyle çıkma gereği duyuyor. Doğu Guta'da Türkiye'nin etki etme kanallarına sahip olduğu Ahrar el Şam ve Feylak el Rahman'ın uzlaşma yolunu seçmesi dikkat çekiciydi. Henüz beyaz bayrak çekmeyen örgüt Suud-Amerikan etkisindeki İslam Ordusu. Şam kırsalındaki bu durum Afrin'e karşılık Doğu Guta ve İdlib pazarlığına dair senaryoyu destekleyen bir gelişmeydi. Fakat bu pazarlığın İdlib ayağında sürecin Rusların istediği gibi gidip gitmeyeceği belirsiz. Türkiye sanki Rusların beklentisinin aksine farklı bir yoldan gidiyor. Dera ve Kuneytra merkezli güney cephesinde de Rusların, Amerikalılar ve Ürdünlülerle yaptığı pazarlıklar pamuk ipliğine bağlı. En kritik hat yine ABD'nin koruma taahhüdünde bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bölgesi yani Fırat hattı.

Batı'dan yeni bir Soğuk Savaş rüzgârına maruz kalan Rusya'nın bu alanlarda ne denli kararlı politikalar izleyeceği meçhul. Beklenti Putin'in geri adım atması ve uzlaşmaya yönelmesi. Rus ekonomisi hala büyük riskleri taşıyacak bir iskelete sahip değil. Fakat yüzde 76.7'lik oy oranıyla dördüncü kez başkan seçilen Putin, veda sahnesinde daha da sertleşebilir. Zor oyunu bozar derler. Tam da Putin'lik bir iş.

***



Rusya karşıtı bu dalganın Türk-Rus ilişkiler ağına yansımaları muhtemeldir. Son dönemlerde Karadeniz havzasında Batı ile Rusya'yı karşı karşıya getiren gelişmelerde Türkiye söylem olarak NATO çizgisinde kalsa da ikili ilişkilerini bu krizlerden uzak tutmayı tercih etti. Fakat Suriye'de şaşırtıcı boyutlara varan Türk-Rus ortaklığı, S-400 siparişiyle ticari ilişkilere savunma boyutunun eklenmesi, NATO'ya yansıyan çatlaklar ve AB ile artan kavgalar yüzünden klasik ittifak ağındaki gerilimler son raddeye vardı. Bu gerilim hattı yeni bir yükü kaldırmayabilir ve Türkiye bazı tercihlerde bulunmak zorunda kalabilir. Varna'daki son zirvede AB ile gerilimi düşürme eğilimine girilmesi, Patriot alternatifiyle ilgili makul bir teklif gelmesi halinde S-400'den vazgeçilebileceği sinyali ve Erdoğan'ın Afrin'den sonra Suriye'de operasyonları genişletme hevesi Ruslarla ortaklığın kırılgan noktalarına işaret ediyor.

***



Batı hamlesini yaptı. Sıra satranç ustası Rusya'da. Küçüklerin yönünü tayin eden büyük oyuncuların yarattığı akımlardır. Sular bir kere köpürtüldü, birileri bir yerlere illaki savrulacak. Kim nereye vuracak, bekleyip göreceğiz.

Kaynak: Gazete Duvar


bozadi

#12
28 Mart 2018

Rusya'dan İngiltere'ye: Kanıtlayın ya da vatandaşlarımıza cinayet girişimi sayarız


Eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızı Yuliya'nın İngiltere'de zehirlenmesinin ardından başlatılan soruşturma süreci hakkında açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı, Londra yönetiminin soruşturmaya ilişkin bazı önemli bilgileri İngiliz halkından sakladığını belirtti.




Londra'nın Skripal davası soruşturmasıyla ilgili önemli hususları İngilizlerden dahi sakladığını ve toplam yaralı sayısının halen bilinmediğini kaydeden Rus Dışişleri, "İngiliz hükümetinin tutumu, birçok soru işareti doğuruyor. İngiliz halkı, ciddi tehdit oluşturan bu olayla ilgili önemli hususlarından bihaber tutuluyor, toplam yaralı sayısı bilinmiyor" ifadelerini kullandı.

Eski casusla kızının 4 Mart'ta bilinçlerini kaybetmiş bir biçimde bulundukları Salisbury kentine yakın mesafede bulunan, kimyasal silah üretme çalışmalarının yapıldığı gizli Porton Down laboratuvarının faaliyetleri hakkında bilgi verilmediğini kaydeden bakanlık, laboratuvarın İngiliz ordusuyla Skripaller zehirlenmeden bir gün önce gerçekleştirdiği kimyasal ve biyolojik zehirlenmeyle mücadeleye yönelik 'Zehirli Hançer' tatbikatı hakkında açıklama yapılmadığına işaret etti.

'İNGİLİZ İSTİHBARATININ PARMAĞI OLABİLİR'

İngiliz hükümetinin olayın esas gerekçelerini aydınlatma ve failleri açığa çıkarma konusunda ilgisiz davrandığına dikkat çeken bakanlık, bu durumun İngiliz istihbaratının olayda parmağı olabileceği düşüncesine sevk ettiğinin altını çizdi.

Rus Dışişleri, "Skripal olayının tüm koşulları üzerinde yapılan analiz, İngiliz hükümetinin Salisbury'deki olayın esas gerekçelerini ve faillerini açığa çıkarma konusunda ilgisiz davrandığını ortaya koyuyor. Bu, bizi İngiliz istihbaratının olayda parmağı olabileceği düşüncesine sevk ediyor" diye vurguladı.

'KANIT SUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ İNGİLİZ TARAFINDA'

Londra yönetimine İngiliz istihbaratının dahli olmadığını ispatlama çağrısı yapan Rus Dışişleri, aksi halde Skripal olayını Rusya vatandaşına yönelik bir saldırı olarak değerlendireceklerinin altını çizdi.

Bakanlık, "Eğer Rus tarafına tatmin edici kanıtlar sunulmazsa, ciddi siyasi provokasyon sonucunda vatandaşlarımızın hayatına saldırı düzenlendiğini düşüneceğiz. Bu olayda kanıt sunma yükümlülüğünün İngiliz tarafında olduğunun altını bir kere daha çiziyoruz" diye belirtti.

'LONDRA 'RUSYA'NIN SUÇU' ÖNYARGISI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR'

Bakanlık, Londra yönetiminin 'Rusya'nın suçu önyargısı' oluşturmak için dünya genelinde çaba sarf ettiğini de kaydederek şöyle devam etti: "Bilinçli ve önceden planlanmış bir cepheleşmeyi körükleme, Rusya sınırlarında güç gösterisi yapma girişimi var. Salisbury'deki olayın objektif ve kapsamlı olarak ele alınması amacını taşıyan siyasi-diplomatik işbirliğini engelleme çabası aşikar."

Kaynak: Sputnik


bozadi

#13
26 Mart 2018

Rusya: Skripal provokasyonunun arkasında, İngiltere ve ABD'deki büyük güçler duruyor


Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İngiliz istihbaratına bilgi satan eski Rus ajan Sergey Skripal ile kızının zehirlendiği Salisbury'deki provokasyonun arkasında ABD ve İngiltere'deki büyük güçlerin durduğunu belirtti.




Rossiya 1 televizyonundaki 60 Dakika programına konuk olan Zaharova, İngiltere'nin ardından ABD, Kanada ve bazı AB ülkelerinin de Rus diplomatları sınır dışı etme kararıyla ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu:

'ARKASINDA ABD VE İNGİLTERE'DE BULUNAN BÜYÜK GÜÇLER VAR'

"Bu (sınır dışı edilen diplomatlarla ilgili) rakamlar olmasaydı Londra'nın yaptığı bu korkunç, cehennem gibi performansın kaynağını ve tüm bu durumun kime yaradığını merak ediyor olabilirdik. Ancak bugün itibariyle, bu rakamlar yayınlandıktan sonra, İngiltere topraklarında düzenlenen provokasyonun arkasında ABD ve İngiltere'de bulunan büyük güçlerin durduğu yönünde hiçbir şüphe kalmıyor".
Zaharova, sebebin, Rusya'ya bilgi, propaganda, siyaset ve diğer alanlarda "mutlak saldırıyı" sürdürmek olduğunu belirtti.

'DİPLOMATLARIMIZI SINIR DIŞI EDEN TÜM ÜLKELERE YANIT VERİLECEK'

Bugün yaşananlar ışığında Rusya'nın misillemede bulunacağının açık olduğunu belirten Zaharova, "Diplomatlarımızı sınır dışı eden her bir ülkeye özel yanıt verilecek" dedi.

'LONDRA, AB ZİRVESİNDE SKRİPAL DOSYASIYLA İLGİLİ GERÇEK BİLGİLER VERMEDİ'

Rus diplomatların sınır dışı edilmesine sebep olarak eski Rus casus Skripal'in sınır dışı edilmesinin gösterildiğini hatırlatan Zaharova, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avurpa Birliği zirvesinde, tüm sorumlulukla söylüyorum, İngiltere bu ülkelere topraklarında yaşananlarla ilgili tek bir gerçeğe dayalı bilgi vermedi. Tamamen politik açıklamalar ve sloganlar atıldı ve bu duruşla dayanışma talep edildi".

Kaynak: Sputnik


Astre

#14
ABD neler neler yaptı zamanında (bknz: Snowden) bir halt olmadı, ama Rusya'ya gelince Rusya kötü çocuk oluyor :)