Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

'Uygur' yalanında birleştiler: Kışkırtma ittifakı! (28.12.2018)

Başlatan bozadi, 01 Ocak 2019, 23:46:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

Bu iktidar maalesef dönüp dolaşıp yine ABD planlarına alet oluyor,ileriyi ,gerçeği görme güçleri yok nedeni arzuya dayalı düşünme,olaylara karşı sığ kalıyorlar Perinçek haklı,sığ bir din ve ırk eksenindeler.Emperyalistlere mücadele etmek bunları aşıyor.

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Bu iktidar maalesef dönüp dolaşıp yine ABD planlarına alet oluyor,ileriyi ,gerçeği görme güçleri yok nedeni arzuya dayalı düşünme,olaylara karşı sığ kalıyorlar Perinçek haklı,sığ bir din ve ırk eksenindeler.Emperyalistlere mücadele etmek bunları aşıyor.

Evet, ben de Perinçek'in bu konuya dayalı olarak AKP'ye yönelttiği eleştiriye bir ölçüde katılıyorum ama bu eleştirinin asıl muhatabı Erdoğan değil. Erdoğan ve çevresindeki kişilerden pek çoğu meseleye büyük ölçüde vakıf ve giderek daha fazla vakıf oluyorlar ama AKP'de hala Fetö'nün doğrudan veya dolaylı etkisi altındaki bazıları Türkiye'nin ABD ekseninden çıkmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bu arada hatırlayalım: CHP, İyi Parti, HDP ve diğer bazı partiler/çevreler, pek çok diğer konuda olduğu gibi bu "Doğu Türkistan" meselesinde de ABD/CIA psikolojik operasyonuna destek oluyorlar. Buna ne buyrulur?

Ben asla "Rusya, Çin, İran hatasız/kusursuz devletlerdir, eleştirilmemelidir" gibi bir anlayışta olmadım. Tekraren ifade etmeye çalıştığım gibi, benim vicdani ölçütüm ve görüşüm, dünyanın apaçık en büyük şeytani gücü (veya onun başkenti) olan ABD'ye karşı göstermedikleri nefreti, protestoyu, karşı koyuşu, tam da ABD'nin global şeytani çarkına çomak sokmakta olan güçlere karşı ısrarlı bir şekilde gösteren çevrelerin, ABD şeytanlığına doğrudan veya dolaylı olarak köpeklik etmekte olduklarıdır.

Somut saha koşullarında AKP'nin başlıca alternatifleri olan partilerin hepsi, ABD'nin şeytani politikalarına karşı gösterdikleri tutum itibariyle son dönem Erdoğan AKP'siyle karşılaştırılması bile mümkün olmayan, resmen "aşağılık" birer pozisyondalar.


bozadi

Helal olsun Binali Yıldırım!

ABD'nin şeytani politikalarını destekleyen ve ABD derin devletinin düşmanlarını (Rusya, Çin, İran vb.) karalamaya çalışan CHP'ye, İyi Parti'ye, HDP'ye ve benzerlerine bir kez daha "yazıklar olsun" diyorum.

bozadi

14 Şubat 2019

"Dedemden duydum" itirafı


Terör örgütü kurma suçundan yargılanan Abdulkadir Yapçan'ın duruşmasında tanık olarak Uygur ayrılıkçısı Seyit Tümtürk dinlendi.




Terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından yargılanan 'Doğu Türkistan İslam Partisi' liderlerinden Abdulkadir Yapçan'ın duruşması önceki gün İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görüldü. Mahkemede tanık olarak dinlenen Uygur ayrılıkçılarının lideri Seyit Tümtürk, "Yapçan'ın yaptığı her şeyi ben de yaptım, söylediği her şeyi ben de söyledim. Birlikte Türkiye'de birçok eyleme katıldık" dedi. Tümtürk'ün "Doğu Türkistan'ı hiç görmedim, hiç yaşamadım, zulme doğrudan tanık olmadım. Annemden, babamdan, dedelerimden duydum" demesi dikkat çekti.

Çin'deki ayrılıkçı faaliyetlerin merkezindeki Doğu Türkistan İslam Partisi'nin kurucularından Abdulkadir Yapçan, terör örgütü kurmak veya yönetmek, resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılanıyor. Yapçan, önceki gün İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Tekirdağ Göç İdaresi Müdürlüğü'nden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Ayrılıkçı Uygur iddialarının yinelendiği duruşmada Yapçan lehine tanıklık yapanlar, Yapçan'ın iade edilmesi durumunda idam edileceğini ileri sürdü.

TÜMTÜRK: YAPTIĞI HER ŞEYİ BEN DE YAPTIM

Aydınlık'tan Ercan Küçük'ün haberine göre; duruşmada tanıklık yapan isimlerden biri de Uygur ayrılıkçılarının liderlerinden Seyit Tümtürk'tü. İfade öncesi kimlik beyanında ailesinin Çin zulmünden kaçtığını, 1964'te Afganistan Kabil'de doğduğunu belirten Tümtürk, "Doğu Türkistan'ı hiç görmedim, Doğu Türkistan'da hiç yaşamadım. Doğu Türkistan'daki zulmü hiç görmedim. Annemden, babamdan, dedelerimden duydum. Babam Çin kamplarında, maden ocaklarında zorla çalıştırılmış" dedi. Yapçan'ı 15-20 yıldır tanıdığını, Yapçan'ın IŞİD'e karşı insanları uyardığını savunan Tümtürk, "Yapçan'ın yaptığı her şeyi ben de yaptım, söylediği her şeyi ben de söyledim. Birlikte Türkiye'de birçok eyleme katıldık. Yapçan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığı için Çin iadesini amaçlamaktadır" dedi.



SONRAKİ DURUŞMADA HAZIR BULUNACAK

Duruşmaya SEGBİS sistemiyle katılan Yapçan, savunmasında Çin'in işgalci olduğunu, amacının Doğu Türkistan'ı Çin'in işgalinden korumak olduğunu söyledi. Yapçan, "Ben adli kontrol kararımın kaldırılmasını ve bana Türk vatandaşlığı verilmesini talep ediyorum. Bu dava Türk halkının davasıdır" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları da müvekkilleri hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme, Yapçan hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına, sanığın bir sonraki celsede salonda hazır bulundurulması için gerekli yazışmaların yapılmasına karar verdi. Duruşma 3 Mayıs 2019'a ertelendi.

SAHTE KİMLİKLE YAKALANMIŞTI

Terör faaliyetinde bulunduğu gerekçesiyle Çin Halk Cumhuriyeti tarafından hakkında kırmızı bülten çıkartılarak, iadesi istenen, Türkiye'de sahte bir kimlikle dolaşırken 2008'de gözalatına alınıp bırakılan Abdulkadir Yapçan, Eylül 2016'da tutuklandı. Yapçan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), sınır dışı edilmemesine ve yargılama süreci bitene kadar Türkiye'den çıkarılmamasına gerektiğine karar vermişti. Ardından yapılan itiraz üzerine Yapçan, adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

DOĞU TÜRKİSTAN İSLAM PARTİSİ

Örgüt, El Kaide'ye bağlı olarak 'Doğu Türkistan İslami Hareketi' adıyla 1997 yılında kuruldu. Ardından partileşerek 'Doğu Türkistan İslam Partisi' adını aldı. Örgüt, bir kısım Özbek kökenli İslami örgüt mensubuyla da birleşerek 'Türkistan İslam Partisi' oldu.

Örgüt, Suriye'de, Türkiye'de, Irak'ta, Afganistan'da ve Çin'de terör faaliyeti yürütüyor ve Çin Halk Cumhuriyeti'nden ayrılma amacı güttüğünü belirtiyor. Sözde "Doğu Türkistan İslam Partisi", FETÖ örgütüyle sıkı bağlara sahip. Seyit Tümtürk'ün Abdullah Gül ile yakın bağlantı içinde olduğu iddiası, daha önce gündeme gelmişti. Doğu Türkistan İslami Hareketi başta olmak üzere benzer örgütler ve çevreler, 1 Ekim 2018 günü Paris'te toplandı, bir 'Doğu Türkistan Millî Meclisi' kurduklarını ilan etti. Sözde meclisin başkanlığına Seyit Tümtürk getirildi.

Kaynak: OdaTV



bozadi

17 Şubat 2019

Tümtürk'ün kefil olduğu Yapçan'ın suçları: Cihat çağrısı yapmış patlayıcı parası göndermiş!


Doğu Türkistan İslam Hareketi Kurucusu Abdulkadir Yapçan'ın iade dosyasında işlediği suçlar sıralandı. Yapçan'ın patlayıcı alınması için Afganistan'dan Sinciang-Uygur Bölgesi'ne para gönderdiği iddia edildi




Çin Halk Cumhuriyeti'nin ülkelerinde terör faaliyeti yaptığı için iadesini istediği Doğu Türkistan İslam Hareketi Kurucusu Abdulkadir Yapçan'ın farklı kanallarda cihat çağrıları yaptığı, terör eylemleri planladığı ortaya çıktı.



Abdulkadir Yapçan



Çin'den sahte pasaportla kaçan Yapçan, 2016 yılında Türkiye'de yakalandı. Çin, Yapçan hakkındaki suçlamaların yer aldığı iade dosyasını Türkiye'ye gönderdi ve iade kararı için dava açıldı. İddianameyi hazırlayan savcı Yapçan'ın "evrakta sahtecilik", "Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek" suçları nedeniyle Çin'e iade edilmesini talep etti.

İddianamede, Çin makamları tarafından verilen iade dosyasında yer alan bilgiler ve Yapçan'ın suça konu eylemleri yer aldı. Buna göre, Yapçan 'Ulusal güvenliği tehlikeye düşürmek, adam öldürmek, terörist organizasyon oluşturmak, organizasyona liderlik etmek ve organizasyonda aktif rol almak' suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranıyor. 1958 Sincian doğumlu Yapçan iddiaya göre 1997 yılında sahte pasaportla Suudi Arabistan'a çıkış yaptı. 1997'nin Nisan ayında "Doğu Türkistan Partisi"ni (daha sonra Doğu Türkistan İslam Hareketi adını aldı) kurdu ve başkan yardımcılığını yaptı. 1999 yılına kadar Orta ve Güney Asya'da bulunan Sinciang uyruklu kişileri Afganistan'a terör eğitimine gönderdi. Örgüt faaliyeti çerçevesinde patlayıcı maddeler imal edildi. Yapçan, son yıllarda da internet üzerinden videolar yayınlayarak terör propagandası yaptı.

İSLAM DEVLETİ KURMA PLANLARI

İade dosyasında Yapçan hakkında beyanlar olduğu belirtildi. Doğu Türkistan İslam Hareketi teröristlerinin Yapçan hakkında verdikleri beyanlar ve Yapçan'ın eylemleri şöyle:

  • 1997 yılında sahte pasaport düzenleyerek Doğu Türkistan'dan Suudi Arabistan'a gitti.[/*]

  • Terörist İsmail Abdulsemet, Yapçan'ın 1997 yılında Suudi Arabistan'a gittiğine ilişkin beyan verdi.[/*]

  • Terörist Abdulmecit Mutalif Hasmu, Yapçan'ın Doğu Türkistan İslam Partisi Emiri olduğunu söyledi.[/*]

  • Terörist Abdulmecit Mehmetkırım, Yapçan'ın Çin'de cihat çağrısında bulunduğunu ve İslam Devleti kurmayı planladığını beyan etti.[/*]

  • Terörist Osman Ümit, 1998 yılında Yapçan ve bazı şüpheli kişilerin Afganistan'dan Doğu Türkistan'a 20 bin Amerikan Doları gönderdiğini, bu para ile Sincian'daki teröristlerin patlayıcı madde aldıklarını itiraf etti.[/*]

  • Terörist Nurmehmet Abdulkeyim, şüphelinin kendisine cihat yapması talimatı verdiğini söyledi.[/*]

  • Yapçan internet üzerinden yayın yapan İstiklal TV'de Çin 'işgaline' karşı cihat çağrısı yaptı, Sincian'daki teröristlere yönelik olarak da 'IŞİD'e katılmak yerine 'Doğu Türkistan'da Doğu Türkistan için savaşın' şeklinde açıklamalarda bulundu.[/*]
YAPÇAN İDDİALARI REDDETTİ

Yapçan savunmasında iddiaları reddetti. Mücadelesini hukuk çerçevesinde verdiğini savunan Yapçan, Türk filmleri ve Türkiye'den temin ettiği Hazreti Muhammed'in hayatını anlatan kitapları Müslüman Türklere ulaştırarak asimile olmalarını engellemeye çalıştığını iddia etti. Yapçan 'etnik ayrımcılık, işkence ve zulümlerden kaçarak' adına düzenlenen sahte pasaportla 1997'de bölgeden ayrılıp Malezya, Suudi Arabistan, Pakistan'dan sonra 2002'de Türkiye'ye geldiğini belirtti. Kendisi aleyhinde ifade veren kişilerin Çin tarafından idam edildiğini söyleyen Yapçan, insanları Çin'e karşı kışkırtmadığını, IŞİD'e katılmak için gelenleri engellediğini öne sürdü. Suçsuz olduğunu savunan Yapçan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı istedi.

ŞIRACININ ŞAHİDİ BOZACI



Seyit Tümtürk



Yapçan'ın iadesiyle ilgili 26 Eylül 2017'de başlayan davanın yedinci duruşması 12 Şubat günü İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülmüştü. Mahkemede tanık olarak Uygur ayrılıkçılarının lideri Seyit Tümtürk dinlendi. Tümtürk, Afganistan'da doğduğunu belirterek "Doğu Türkistan'ı hiç görmedim, Doğu Türkistan'da hiç yaşamadım. Doğu Türkistan'daki zulmü hiç görmedim. Annemden, babamdan, dedelerimden duydum" dedi. Yapçan'ı 15-20 yıldır tanıdığını söyleyen Tümtürk "Yapçan'ın yaptığı her şeyi ben de yaptım, söylediği her şeyi ben de söyledim. Birlikte Türkiye'de birçok eyleme katıldık" ifadelerini kullandı. Yapçan hakkındaki tahliye talepleri reddedilmiş, dava ertelenmişti.

SEKİZ ÜLKENİN TEMSİLCİSİ SİNCANG'I ZİYARET EDİYOR




Türk Dışişleri Bakanlığı'nın Sincian Uygur Özerk Bölgesi'nde 'toplama kampları' kurulduğu açıklamasının ardından Rusya dahil sekiz ülkenin BM temsilcilerinin dün Çin'e gittiği belirtildi. 19 Şubat'a kadar sürecek ziyerette temsilciler kamplarla ilgili iddiaların doğru olup olmadığını gözlemleyecek.

Çin devlet televizyonunun açıklamasına göre Çin Dışişleri Bakanlığı'nın daveti üzerine Rusya, Belarus, Venezuela, Mısır, Kamboçya, Küba, Pakistan ve Senegal'in BM Cenevre Ofisi temsilcilieri Çin'e gitti. Diplomatlar, Pekin'de Çinli yetkililerle aşırıcılık, ayrımcılık ve terör konularını istişare ederken Çin Komünist Parti Merkez Komitesi Propaganda Dairesi Başkan Yardımcısı Tzyan Tzyango, "Sinciang, eğitim programları ve özel eğitim merkezleri sayesinde son yıllarda belirgin bir ilerleme kaydetti" dedi.

Kaynak: Aydınlık