Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

ABD donanmasından Türkiye’ye karşı hamle mi? (07.03.2018)

Başlatan bozadi, 09 Mart 2018, 14:23:49

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

07 Mart 2018

ABD donanmasından Türkiye'ye karşı hamle mi


ABD savaş gemilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tek taraflı olarak ilan ettiği "münhasır ekonomik bölge"ye ulaştığı bildiriliyor.




ABD ve İsrail tarafından Doğu Akdeniz'de icra edilecek ortak deniz tatbikatı öncesi ABD savaş gemilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tek taraflı olarak ilan ettiği "münhasır ekonomik bölge"ye ulaştığı bildiriliyor. Yunan basını, ABD'li gemilerinin bölgeye gelişinin ABD'li petrol devi Exxon Mobil'in Pazar günü Rumların münsahır ekonomik bölgesinde başlatacağı sondaj çalışmalarına "iki hafta denk düşeceğini" vurguluyor.

Kathimerini gazetesi, "ABD'nin bu ayın sonuna kadar Doğu Akdeniz'deki artan varlığına" işaret ederek bunun "Türkiye'nin bölgedeki son dönemde gösterdiği düşmanlığın tetiklediği kaygının bir işareti olarak görüldüğünü" öne sürerken, geçen ay Türk savaş gemilerinin engellemesi üzerine İtalyan ENİ şirketinin Rumların "münhasır ekonomik bölgesi"ndeki 3. Parselde yapacağı sondaj çalışmalarını askıya almasına yol açtığını anımsattı.

Olayın "Kıbrıs (Rum Kesimi), İtalya, ABD ve Avrupa Komisyonunca kınandığını" yazan gazete, "Kaynaklara göre ABD donanmasının Çarşamba günü itibaren Kıbrıs'ın güneyi ile İsrail arasındaki bölgedeki varlığını güçlendirmeye başlayacak ancak bunun, Exxon'un Pazar günü başlayacak ve Nisan 20'ye kadar devam edecek sondaj çalışmalarıyla doğrudan bir ilgisinin olmadığı belirtiliyor" dedikten sonra şöyle devam ediyor:

"Doğu Akdeniz'de ABD'nin güçlendirilmiş varlığı büyük ölçüde ABD ve İsrail'in planladığı ortak tatbikat ile ilgili olsa da ABD'li petrol devi Exxon Mobil'in Rum Kesimi'nin tek taraflı ilan ettiği münhasir ekonomik bölgedeki 10. Parseldeki sondaj çalışmalarına adeta denk düşünüyor."

ABD'Lİ GEMİLER, 25 MART'A KADAR BÖLGEDE KALACAK"

İsrail ile yapılacak takbikata katılacak ABD'li gemilere ilişkin bilgi verilen haberde, "Üç ABD'li geminin 25 Mart'a kadar bölgede kalması bekleniyor bu da İsrail donanması ile adanın münhasır ekonomik bölgesinde gösterecek varlığının iki hafta 10.parseldeki sondaj çalışmalarına denk düşüneceği anlamına geliyor" ifadeleri de kullanılıyor.

Yunan gazetesi, "Türkiye, 2. Parsel'den farklı olarak 10. Parsel konusunda herhangi bir iddiada bulunmadı ancak geçtiğimiz günlerde ABD'yi 6. Filo'yu Doğu Akdeniz'e göndermesine karşı uyarı yaptı" diye yazıyor ve söz konusu "uyarıyı ABD-Türkilye ilişkilerindeki gergirliğinin bir göstergesi olarak" yorumluyor.

Bunun ardından Türkiye'nin ABD savaş gemilerinin Karadeniz'de varlık göstermesinden de "rahatsız" olduğunu öne süren gazete, "Türkiye'nin itirazları, sanki Moskova'nın ABD'nin 1936 tarihli Montrö Sözleşmesini test ettiği görüşü ile uyumlu" diyor.

Kaynak: OdaTV


bozadi

03 Mart 2018

Tutuklanan Yunan askerleri için Yunan basını ne yazdı:
 "Meriç'te Türk Tuzağı"


Yunan askerinin Türk devriye askerlerince yakalanarak yargı önüne çıkarılmaları için alınan karar, Atina'da bir numaralı gündem konusunu oluşturdu...




Türkiye ile Yunanistan'ın kara sınırını oluşturan Meriç nehrindeki Karaağaç bölgesinden Türk topraklarına geçen iki Yunan askerinin Türk devriye askerlerince yakalanarak yargı önüne çıkarılmaları için alınan karar, Atina'da bir numaralı gündem konusunu oluşturdu.

BBC Türkçe'nin haberine göre, Yunan hükümeti, muhalefet partileri ve Yunan basını, iki Yunan askerinin Türk topraklarına yanlışlıkla geçtiklerini ve daha önce karşılıklı yaşanan bu tür olaylarda olduğu gibi, bu olayın da Yunan askerlerinin Yunanistan'a iade edilerek sona ermesi gerektiğine dikkati çekiyorlar.

Ülkede iki Yunan askerinin kaderinin ne olacağı konusunda heyecanlı bir bekleyiş sürerken, "Türkiye'nin iki Yunan askerinin Yunanistan'da tutuklu bulunan 8 darbeci firari askerle takas edilmesini isteyebileceği" doğrultusunda bazı yorumlara da yer veriliyor.

Bu gibi yorum ve görüşlere karşı Yunan hükümet sözcüsü Dimitris Canakopoulos, "Bunlar tamamen hayal ürünüdür" yorumunu yaptı. Dimitris Canakopoulos ayrıca, Yunan askerlerinin yargı önüne çıkarılmasının "normal prosedürün gerektiği işlemler" olduğunu ve iki askerin Yunanistan'a iadesinin beklendiğini söyledi.

YUNAN BASINI NE DİYOR




İki Yunan askerinin Türk topraklarında yakalanması, Yunan gazetelerinin ön sayfalarından duyuruldu.

Kathimerini gazetesi, "Korku filmi gibi" başlığıyla manşetten verdiği haberinde, Meriç'te yaklanan iki Yunan askerinin "bölgede devriye gezerken rastladıkları meçhul ayak izlerini takibi sırasında Türk topraklarına geçtiklerinin farkına varamadıklarını" yazdı.

Yakalanan askerlerden, "birinin Asteğmen Angelos Mitretodis; diğerinin Uzman Çavuş Dimitris Kuklatzis" olduğunu yazan gazete, iki askere ilk başta yöneltilen "casusuluk teşebbüsü" suçunun düşürüldüğüne ve Pazartesi günü başlayacak davalarında "birinci derece askeri bölgeyi ihlal etmek; Türkiye'ye ikamet izni olmadan Türk topraklarında bulunmak;" suçlarından yargılanacaklarına dikkati çekti.




"ANKARA, TESADÜFİ BİR OLAYI DİPLOMATİK KRİZE DÖNÜŞTÜRÜYOR"

Ta Nea gazetesi: "Yunan askerleri için gerilim" başlığı altındaki haberinde "basit bir devriye, sıcak temasa dönüştü" görüşüne yer verdi.

Konuyla ilgili diğer gazetelerin manşetleri ise şöyle:

Ethnos gazetesi: "Diplomatik Gerilim"

Eleftheros Typos gazetesi: "Meriç'te Türk Tuzağı" - "Ankara, tesadüfi bir olayı diplomatik krize dönüştürüyor"

Eleftheros Typos'un arka sayfasında yer alan bir karikatürde ise telefondaki ses, "Yok artık casuslukla suçlamayın bari" derken, yanıt verenin "Türkiye'de üç suç vardır. Casusluk, terör ya da darbecilik, hangisini tercih edersiniz" ifadeleri resmediliyor.



Kaynak: OdaTV


bozadi

08 Mart 2018

"Asıl cephe Münbiç değil, Kıbrıs"


Star gazetesi yazarı Ardan Zentürk köşesinde "Asıl cephe Münbiç değil, Kıbrıs'tır" başlıklı bir yazı kaleme aldı.




Hükümete yakın Star gazetesi yazarı Ardan Zentürk köşesinde "Asıl cephe Münbiç değil, Kıbrıs'tır" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Zentürk, ABD dış politikasında lobilerin etkisine değinerek "ABD dış politikasının 'etnik lobilerin' kontrolü altında olduğunu uzun uzun anlatmayacağım. Ülkenin Ortadoğu politikasını İsrail'e bağlayan Yahudi lobisinin bir süper gücü nasıl felakete sürüklediğini bu köşede çok anlattım. İsrail'in Amerikan Kongresi'ndeki lobisinin liderliğini, 1906 yılından bu yana Amerikan Yahudi Komitesi (American Jewish Comittee-AJC) yürütüyor. Aynı zeminde çalışan diğer etnik komitenin adı ise Yunan Amerikan Liderlik Konseyi (Hellenic American Leadership Council-HALC), adından belli, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin Washington'daki güçlü temsilcisi" ifadelerini kullandı.

"YUNANİSTAN-İSRAİL İTTİFAKINI KURMUŞ OLMASI"

Yahudi Lobisi ile Yunan Lobisi'nin ittifak kurduğunu ileri süren Zentürk şöyle devam etti:

"Şimdi sıkı durun... AJC ve HALC, Türkiye'ye dönük ABD-İsrail ittifakının açık saldırı başlangıç yılı olan 2013'te bir karar aldılar. Eşbaşkanlıklarını ikisi de Florida Temsilcisi olan Gus Bilirakis (HALC-Cumhuriyetçi) ve Ted Dutch (AJC-Demokrat) öncülüğünde Yunan-İsrail Kongre İttifakı'nı (Congressional Hellenic Israel Alliance-CHIA) kurdular. Tesadüf mü, tabii ki değil!..

Yaptıklarına bakılırsa, bir numaralı düşman, Erdoğan, ana amaç ise Doğu Akdeniz'deki zengin doğalgaz yataklarının Yunan-Rum-İsrail ittifakı tarafından çıkarılması, Türkiye'nin de devre dışı bırakılması.

Kongre'de Beyaz Saray'a ortak imza ile mektup yazan en az 36 üyeleri var, her cepheden Amerikalı siyasetçiyi kendilerine çekiyorlar, Netanyahu'nun desteklediği bu oluşumun bölgedeki başarı öyküsü ise Yunanistan-İsrail ittifakını kurmuş olması.

Yunan-Rum-İsrail hava ve deniz kuvvetleri sürekli ortak tatbikat yapıyor, 'ortak düşmana' karşı strateji geliştirdiklerini de açıkça ifade ediyorlar.

Hazırlık bellidir. (Beklemeyin o 8 kaçağı Atina'dan, gelmeyecekler.)"

"CEPHE AKDENİZ'DE..."

"Cephe Akdeniz'de açılacak" iddiasında bulunan Zentürk "Kaygım var, ifade etmeliyim: Emperyalizmin yeni oyunu, Türkiye'yi hazırlıklı olmadığı bir savaşa sürüklemesidir, çünkü artık elinde bi'tek bu seçenek kalmış görünüyor. Doğu Akdeniz'deki zengin doğalgaz yatakları üzerinde kurulan İsrail-Yunanistan-Kıbrıs Rum-Mısır ittifakının atmakta olduğu tek taraflı adımlar, yakın gelecekte, Türkiye'yi beklemediği güçte bir ulusal meydan okumayla karşı karşıya bırakabilir" diye yazdı.

"ÜZERİMİZE GELEN BUDUR"

Zentürk yazısının devamında "Onlar, bu senaryodan önce 15 Temmuz'u denediler, şimdi EXXON'un araştırma gemisini Amerikan 6'ncı Filosu ile birlikte Kıbrıs'a sürüyorlar, Yunan-İsrail ittifakı CHIA'nın petrolcü Dışişleri Bakanı Tillerson'a 1 Temmuz'da gönderdiği mektupta ise 'Türkiye'nin Kıbrıs'taki donanmasını askeri güç kullanarak püskürt' deniliyordu. Üzerimize gelen budur" dedi.

Kaynak: OdaTV


bozadi

Yunanistan Türkiye'ye karşı ABD ve İsrail'le işbirliği yapar mı veya bunu ne seviyeye kadar götürür bilmiyorum ama Yunanistan'ın son yıllarda Ege Denizi'nde ciddi bir şımarıklık eğiliminde olduğu izlenimini ediniyorum. Sanki kıçımızın dibine kadar Ege adalarının meşru veya gayrımeşru sahibi değillermiş gibi, üç beş tane küçük Türk adasını veya statüsü belirsiz adayı da sahiplenme yönünde enteresan bir hırs geliştirdiler gibi görünüyor. Bir o kadar garip olan şeyse, AKP hükümetinin son yıllarda bu konuda korkunç bir sessizlik ve tepkisizlik içinde olmasıydı, ki bu durum çok değişmiş de değil ama nihayet bu konuya dikkat çeken önemli gelişmeler oluyor sanırım Ege ve Kıbrıs bağlamında.

Yunanistan'da uzun zamandır karakter ve omurga sorunları var bence. Suriye'de başlayan Armagedon Savaşı sürecinde artık her ülke iyilik ve kötülük yönünde saflarını belirlemeye zorlanıyor. Çok şükür ki Türkiye de biraz yavaş ve sorunlu şekillerde de olsa global faşizm karşıtı cephede yerini alıyor gibi görünüyor. Yunanistan büyük bir medeniyetin beşiği, şu bu falan ama İngiliz gazına gelerek giriştikleri Anadolu Savaşındaki yenilgilerinin ve Kuzey Kıbrıs realitesinin ezikliğini, kompleksini bir türlü üzerlerinden atamadılar sanki. Eğer komşu olduğumuz gibi dost olacaksak, bazı şeyleri aşıp bundan sonra kardeş kardeş yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Yunanistan'ın küçük hesapları bırakıp olgunlaşması, yolunu seçmesi gerekiyor. Çok şükür ki, Armagedon'un yayılan tesirleri Türk-Yunan meselesini de şu veya bu şekilde bir çözüme, bir netliğe kavuşmaya zorlar hale geldi. Belli ki ciddi gerilimler olacak ama sanıyorum ki bir kez daha Rusya'nın öncülüğünde bazı çözüm, barış ve işbirliği imkanları oluşacak.

Ermenistan'la da benzer bir durum söz konusu sanırım. Bir yandan çatışma psikolojisi artıyor (özellikle Azerbaycan bağlamında) ama bir yandan da Rusya'nın "kardeşler/komşular arası barış" teşkil etmeye yönelik çabaları güçlenerek devam ediyor. AKP'nin "komşularla sıfır sorun" politikasının kısa süre içinde dönüştüğü "tüm komşularla kavga" cehennemi, Rusya sayesinde kalıcı bir çözüme ulaşma yönünde ilerliyor. Bunu sağlamaya en çok yardımcı olan şeyse Amerikan emperyalizmine karşı son derece onurlu ve kalıcı bir zafer elde etme fırsatının istikrarlı bir şekilde yükseliyor olması.

Tgur

İki defa Kıbrısta bulundum ,1966-67 de bir sene ,1974 harekatında ikinci harekatta,o bir senelik bölümde Grivas ve Makarios hareketleri ve buna karşı bizim ilk çıkarmaya kalkışımız ,Amerikan başkanı Johnsonun mektubu ile Akdenize açılan donanmamızın durması (isabet olmuş o hareket gerçekleşseydi yüzde yetmiş telefat bekleniyordu zira çıkarma araçlarımız henüz yoktu ve biz birlikleri ticari yük gemilerine yüklemiştik) ben Lefkoşedeydim etrafımızda 16 Rum Milli Muhafız birliği sarmıştı bizi ancak jetlerimiz koruyordu ,

Hatıratlarını heyecanla yazan eski bir asker gibi bunları niçin baştan detaylı anlatıyorum ,siz gençler yakın tarihi bilmezseniz konuları yerli yerine oturtamazsınız ,medyanın çarpıttığı bir iki dizi v.s. ile yetinme zorunda kalırsınız.

Neticede söylemek istediğim şudur ki( Rumlarla uzun zaman haşır neşir olduğumdan) Rum siyasetçilerinin  rey alıp kazanabilmeleri için dayandıkları en baştaki konu Türk düşmanlığıdır,
Halkının büyük kısmı içten bunu istemese de siyasetçileri bunu devamlı şişirir beslerler,gördüğünüz gibi ufak tefek kayalıklara bakanlarını gönderip politika yaparlar..
Oysa kardeşçe duygular beslemek çok daha kolay ve onlar bize vaktiyle ne kadar mezalim yapmış olsalar da biz düşmanlığı sürdürmeyiz ,

Mesela ben Rum Müziğini çok severim..



bozadi

Deneyimlerini paylaştığın için teşekkürler Tgur. Olayların bayağı içinde bulunmuşsun.

Bizimkilerin bir kısmında da Rum düşmanlığı (ve her türlü düşmanlık) bir meslek haline getirilmeye çalışılıyor ama anladığım kadarıyla Rumlarda bu nefret daha güçlü.

Olağanüstü bir medeniyetin mirasçılığını yapan Yunanların, ne gerekçeyle olursa olsun kendilerini bu kadar alçaltmaları ilginç. Ha biz de çok parlak durumda değiliz ama Yunanlarınki/Rumlarınki daha patolojik görünüyor.

bozadi

18 Mart 2018

Atina'yı kışkırtan ülkeler! Füze takviyesi...


Yunanistan'ın Ege'de başlattığı tatbikatın katılımcıları provokasyonun arkasındaki ülkeleri ele veriyor. "Iniochos (Dizgin) 2018" tatbikatına ABD, BAE, İngiltere ve İtalya katılıyor. İsrail ve Mısır da gözlemci. ABD, Atina'ya J-SOW füzesi takviyesi yaptı. Hava ve Deniz Kuvvetleri tacizler üzerine alarma geçti.




Yunanistan'la son dönemde yaşanan gerilim Ege'de tırmandırılıyor. İt dalaşlarıyla bilinen gerginlikler, son zamanlarda NATO uçuşu yapan Türk jetlerine engellemeye vardı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Yunanistan'ın hayli agresifleşen hareketlerine karşı Ege semalarında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da ısınan sularda teyakkuzu arttırdı.

5 ÜLKE

Yunanistan'ın bu agresifliğinin arkasında ise bilindik isimler var. Halen Ege'de Yunanistan ile ortak tatbikata imza attıkları bilinen ABD, İngiltere, BAE, İtalya ve perde gerisinde İsrail bulunuyor.

GERİLİM BATIYA KAYDIRILDI

Türkiye, Fırat Kalkanı harekatında imza attığı "beklenmeyen" başarının ardından Afrin'de Amerika tarafından özel olarak eğitilmiş PKK/PYD-YPG unsurlarını hezimete uğrattı. Gerek Türkiye'nin Suriye'deki varlığından gerekse hazırlanan terörist orduyu yıkmasından rahatsız olan güçler bu kez batıdan harekete geçti. Son dönemde Yunanistan üzerinden Ege gerilimi hayli tırmandırıldı. Yunanistan ile Cumhurbaşkanlarının karşılıklı restleşmesine varan gerilim devam ederken, yaşanan it dalaşlarında önemli detaylar ortaya çıktı.

NATO UÇUŞLARINA BİLE ENGELLEME YAPIYORLAR

Doğu Akdeniz'de doğalgaz aramaları üzerinden yapılan ihlal girişimine Türk Deniz Kuvvetleri'nin müdahalesiyle artan gerilim kısa süre önce Ege Denizi'ne taşınmıştı. Gerginlik, hava sahasını da kapsayacak şekilde genişledi. Edinilen bilgiye göre, Yunanistan ile her dönem gündemde olan havada it dalaşı Türkiye'nin NATO uçuşlarına engelleme yapmaya kadar varan ciddi agresif girişimlere dönüştü. Kısa bir süre önce daha açıklarda yaşanan gerilim Gökçeada ve Bozcaada yakınlarına kadar dayandı. Eğitim uçuşlarındaki en ufak bir ihlal bile Yunanistan tarafından ciddi sert tutumla karşılaşmaya başladı.

Tüm bunlar devam ederken Yunanistan, envanterindeki J-SOW füzelerini arttırdı. Yunanistan'a Amerika tarafından verilen J-SOW füzeleri, 100 km uzaklıktan, o ülkenin füze savunmasına girmeden vurma imkanı veriyor.

AYNI TONDA KARŞILIK BULDU

Türkiye ise Yunanistan'ın bu kışkırtıcı tavrına karşı sağduyulu hareket etmekle birlikte gösterilen agresif hareketlere karşı eş değer yoğunlukta karşılık veriyor. Bu durum, iki ülkenin Cumhurbaşkanları arasında yaşanan restleşmede de net olarak ortaya konuldu. Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos'un, "Türkiye bizi mecbur bırakırsa atalarımızın yaptığını yaparız" tehdidine aynı tonda yanıt veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hafıza tazelemek isteyenler gitsinler yakın tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler gitsinler masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi'nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek burayı terk ettiklerini unutmasınlar" ifadelerini kullanmıştı.

DENİZ VE HAVADAN KIŞKIRTMA

Yunanistan, Türkiye ile gerginliği tırmandırma stratejisini hem deniz hem de havadan sürdürüyor. Türk karasularını sık sık askeri gemileriyle ihlal etme girişiminde bulunan Atina, havadan ise Türk F-16'larına önleme girişiminde bulunuyor. Yunanistan, Türk uçaklarının NATO görevi kapsamındaki uçuşlarında dahi tacizlerine devam ediyor.

Kaynak: mynet


bigsenfoni

Güneydoguda hersey bir yoluna girsin,bu yunanlilarin yaptiklarinin hesabi sorulur.Gerci bunlarin ipini avrupada ama...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.