Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

ABD'den Türkiye'ye şok vize kararı! (8.10.17)

Başlatan bozadi, 09 Ekim 2017, 02:30:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

8 Ekim 2017

ABD'den Türkiye'ye şok vize kararı


ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başlayan kriz büyüyor. ABD Ankara Büyükelçiliği tutuklamayı gerekçe göstererek vize işlemlerini askıya alındığını duyurdu.




Türkiye ile ABD arasındaki FETÖ krizi büyüyor. Firari eski savcı Zekeriya Öz ile sık sık telefonla görüşen ve FETÖ ile irtibatı bulunduğu belirtilen başkonsolosluk görevlisi Metin Topuz'un tutuklanmasının ardından ABD Ankara Büyükelçiliği, Türkiye'den yapılacak vize işlemlerinin süresiz askıya alındığını duyurdu.

ABD Büyükelçiliği'nin Twitter hesabından paylaşılan mesajda "Yaşanan olaylar, ABD Hükümeti'ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne ABD Misyonu'nun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır" ifadelerine yer verildi.

ABD Büyükelçiliği bu değerlendirme sürecinde konsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirmek amacıyla vize başvurularının askıya alındığını duyurdu.

NELER YAŞANDI?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından FETÖ'nün 17-25 Aralık 2013'teki kumpasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Yargı kararı sonrası ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden yağılan açıklamada Topuz'un tutuklanmasına tepki gösterilmiş ve ikili ilişkileri baltalandığı belirtilmişti.


 

Kaynak: İnternet Haber


bozadi

#1
8 Ekim 2017

Dikkat Çeken Zamanlama! ABD, Türkiye'nin İdlib'e Girdiği Gün Vize Başvurularını Askıya Aldı


ABD'den gelen vize yasağı kararı, Türk askerinin İdlib'e girmesiyle aynı güne denk geldi. Kararın zamanlaması dikkat çekti.




ABD'den gelen vize yasağı kararı gündeme bomba gibi düştü. Uzmanlar, kararı yorumlarken zamanlamasına da dikkat çekiyor.

KARARIN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKİYOR!

ABD'nin, Türk vatandaşlarının vize başvurularını kabul etmeyi askıya alması Türk askerlerinin, İran ve Rusya ile varılan anlaşma sonucunda "çatışmasızlık bölgesi" olarak ilan edilen İdlib'e, ÖSO birliklerinin refaketiyle girmesinin hemen ardından geldi. Kararın zamanlamasının TSK'nın İdlip operasyonuna resmen başlamasıyla aynı güne denk gelmesi dikkat çekti.

Mehmetçiğin bölgedeki görevi, "ateşkes ihlallerini raporlamak" olarak açıklanmıştı.

İDLİP ABD AÇISINDAN TAKTİK ÖNEME SAHİP

ABD açısından bakıldığında İdlib taktik bir öneme sahip. ABD, İdlib'e baktığında iki şey görüyor: İlki ve en önemlisi, bölge, El Kaide'nin Batı'ya en yakın noktası. ABD, İdlib'de El Kaide varlığını gelip geçici bir durum olarak değil, uzun vadeli olarak mücadele edilmesi gereken bir örgütlenme ve Batı'ya sıçrama taşı olarak algılıyor. Bu nedenle Afganistan-Pakistan sınırı ya da Yemen'de El Kaide'nin güçlü olduğu bölgelere yaptığı gibi yoğunlaştırılmış ama hedefleri sınırlı hava saldırıları düzenliyor. Bu saldırılarda son bir yılda bazı üst düzey El Kaide liderlerini (Ebu Hayr el Masri, Ebu Farej Al Masri, Ebu Kuteybe Et Turki) öldürdü. Bununla birlikte İdlib'de ABD'nin çeşitli biçimlerde desteklediği bazı muhalif gruplar da var. Bu gruplar askeri güçlerini ABD'nin kurduğu operasyon odalarında birleştirip belli alanlarda çatışmalarda epey aktif rol üstleniyor. Bunun geçmişte örnekleri görüldü, yakın zamanda yeni örneklerinin görülmesi olasılığı yüksek. Aynı zamanda İdlib, ABD için Rusya ve Şam'ı oyalayan ve kendi etki sahasından uzaklaştıran taktik bir koz.

TÜRKİYE AÇISINDAN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Türkiye'ye hudut komşusu olması, Suriye'nin kuzeyinde (Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonunda muhaliflerle birlikte elde ettiği Cerablus ve el-Bâb bölgesi haricinde) sınırın tamamen PYD/YPG gibi bir terörist örgütün elinde bulunması, İdlib'i Türkiye açısından daha da stratejik kılıyor. Ayrıca İdlib Suriye'de muhalefetin son ve en önemli kalelerinden biri. Esed rejiminin kaderi de İdlib'le doğrudan bağlantılı.

Kaynak: Haberler


bozadi

#2
ABD vatandaşı bir Türk diplomatın FETÖ sorgulaması sürecinde tutuklanmasının tek başına bu "ilginç" vize kararının nedeni olduğunu sanmıyorum. Elbette önemli bir etkidir ama ikinci haberde de işaret edildiği gibi asıl mesele Türkiye'nin ABD-İsrail yörüngesinden giderek uzaklaşıp bunların terörüne karşı mücadele eden ve birleşme eğilimi gösteren güçlerle işbirliğini giderek artırıyor olmasıdır. Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta ABD-İsrail politikalarıyla giderek taban tabana zıtlaşmakta olan bir yol izliyor olması ve ABD'ye ve İsrail'e güçlü direnç gösteren ülkelerle ilişkilerini ve işbirliğini giderek güçlendiriyor olması ABD'yi ve İsrail'i ve onların ardındaki kodaman sülükleri çıldırtıyor! Çıldırtmalı da!

bozadi

#3
8 Ekim 2017

'ABD Erdoğan'ı ortadan kaldırmak için...'


Yevgeni Tarlo, ABD'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı siyaseten bitirmek adına yeni projeleri hayata geçirebileceğini savundu.




Rusya Parlamentosu'nun üst kanadı Federasyon Konseyi'nin eski üyesi ve ünlü siyasi uzman Yevgeni Tarlo, ABD'nin Türkiye'nin bağımsız politikalarından rahatsız olduğunu belirterek, "ABD, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortadan kaldırılması için elinden gelen her şeyi yapacak"iddiada bulundu.

Kafkassam'ın haberine göre, Rus devlet kanalı 1.Kanal'da canlı yayın programında konuşan Tarlo şu ifadeleri kullandı: "Batı'nın Rusya ve Türkiye'ye yönelik politikaları Moskova ve Ankara'yı birleştirdi. 15 Temmuz başarısız darbe girişiminde Amerikan izi vardı. Amerika'nın her zaman böyle olaylarda doğrudan bir bağlantısı bulunmakta. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iktidar olduğu sürece Washimgton'un o bölgede "sorunları" olacak. Dolayısıyla ABD Erdoğan'ın ortadan kaldırılması için elinden gelen her şeyi yapıacak. Erdoğan'a karşı protesto eylemleri, Ukrayna'daki benzer Meydan gösterileri, ekonomik yaptırımlar ve başka baskılar bekleniyor. Bu arada ABD'nin bölgede Kürdistan projesi de Türkiye'yi hedef alıyor."

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#4
8 Ekim 2017

Başbakan Yıldırım'dan İdlib açıklaması: Rusya ile birlikte çalışıyoruz


Başbakan Binali Yıldırım'dan İdlib açıklaması: Rusya ile birlikte çalışıyoruz. İdlib'te güvenliği sağlayacağız.




İdlib operasyonu ikinci gününe girerken, Başbakan Binali Yıldırım'dan harekata ilişkin açıklamalar geldi. İdlib operasyonunda Rusya ile birlikte hareket edildiğini söyleyen Yıldırım, "İdlib'de güvenliği sağlayacağız" dedi.

İdlib operasyonu önceki gün başlamış, hükümet yetkilileri, harekete geçen ÖSO birliklerine destek verildiğini açıklamıştı.

Gece de, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki Oğulpınar Karakolu'ndan, İdlip kentine doğru Fırtına obüsleriyle 7 kez atış yapıldı.

Fırtına obüslerinin yanı sıra tanklar ve iş makineleri de sınırda konuşlandırılmış durumda. Bölgeye karşı taraftan gelebilecek roket, havan saldırılarına karşı hava savunma sistemi kuruldu. Ayrıca çok sayıda zırhlı birlik sınıra konuşlandırılmış durumda.

Kaynak: gazete duvaR


bozadi

#5
AKP yakın zamana kadar ABD ve İsrail'le birlikte El Kaide bağlantılı Nusra terör örgütünün en büyük destekçilerinden biriydi. Ama şimdi ABD-İsrail planlarını zedeleyecek şekilde İdlib'de Nusra'ya karşı mücadele ediyor. Elbette AKP'nin bu amaçla kullanmakta olduğu ÖSO da nihayetinde meşru bir güç değildir ama artık Erdoğan'ın derdinin Suriye'ye, Esad'a karşı savaşmak olduğunu sanmıyorum. Suriye Savaşı çok şeyi değiştirdi. En önemlisi de AKP Türkiyesi'nin ABD ve İsrail'le olan ilişkilerini, işbirliğini ciddi şekilde gözden geçirmesine neden oldu. Sanıyorum ki bu artık yavaş yavaş ahlaki bir sorgulamayı ve uyanışı da temelden tetikleyebilecek bir noktaya doğru ilerliyor. Daha da önemlisi, Türkiye'de birbirine düşürülmeye çalışılan farklı ideolojik çevreleri ortak bir cephede birleştirme potansiyeli de taşıyor.

bozadi

#6
8 Ekim 2017

Türkiye'den ABD'ye vize misillemesi


Türkiye, ABD'ye vize misillemesinde bulundu. ABD vatandaşlarının vize başvuruları askıya alındı




ABD'nin Türkiye'deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldığını açıklaması üzerine Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği de "ABD'deki tüm misyonlarımızdaki ABD vatandaşlarına yönelik vize işlemleri askıya alınmıştır" açıklaması yaptı

Konuyla ilgili ABD'deki Türk Diplomatik Misyonu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

"Son zamanlarda yaşanan olaylar, Türk Hükümeti'ni, ABD Hükümeti'nin Türk misyonlarının tesislerinin ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır. Söz konusu değerlendirme sürecinde, ABD'deki Büyükelçiliğimize ve Başkonsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla, şu andan itibaren geçerli olmak üzere, ABD'deki tüm misyonlarımızdaki ABD vatandaşlarına yönelik vize işlemleri askıya alınmıştır."

ETİKET VİZE, E-VİZE VE SINIRDA BANDROL VİZE UYGULAMALARI DA DAHİL

Açıklamada, uygulamaya etiket vize, e-Vize Söz ve sınırda bandrol vize uygulamalarının da dahil olduğu kaydedildi.

Daha önce ABD'nin Ankara Büyükelçiliği de büyükelçilik ve konsolosluklara giden ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla Türkiye'deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldığını açıklamıştı.

Silahlı terör örgütü FETÖ'nün 17/25 Aralık 2013'teki kumpasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un, haklarında dava açılan eski polis müdürleri ve firari eski savcı Zekeriya Öz ile irtibatı tespit edilmişti.

ABD DIŞİŞLERİ'NİN TOPUZ TEPKİSİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Topuz, ''Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''casusluk'' ve ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından tutuklanmıştı.

Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı konuya tepki göstermişti. Türk Dışışileri Bakanlığı da Topuz'la ilgili olarak "25 Eylül 2017 tarihinde terörle bağlantılı suçlardan gözaltına alınan ve bilahare tutuklanan söz konusu kişi ABD Konsolosluğu'nun resmi listesinde kayıtlı personeli olmadığı gibi, herhangi bir diplomatik veya konsüler bağışıklık sahibi de değildir" açıklamasını yapmıştı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#7
Bu misilleme kararını alanlara helal olsun!

Neron

#8
Abd ile Türkiye arasında ipler gerilince sol sosyalist basinimiz birdenbire abd karşıtlığını bırakiyorlar. İsler duzelince yine en sıkı antiemperyalist onlar oluyor!:)

Mesela sol.org.tr... bakın haberi nasıl vermişler...

"Dün akşam saatlerinde ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği'nden yapılan "vize" açıklaması bir anda gündemi değiştirdi. ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğunda çalışan bir ismin Cemaat operasyonu kapsamında tutuklanması sonrası alınan kararın ardından Erdoğan sessizliğini korurken, AKP misilleme olarak ABD vatandaşlarına vizeleri askıya aldı. Karar sonrası borsa düşüşe geçerken, dolar ve euro bir anda tavan yaptı."

Görüyorsunuz değil mi, akp misilleme yapmış... :)

Borsa çökmüş, dolar fırlamış... :)

Bu sol.org.tr tkp adlı bir partinin yayın organı. Komünist ama borsayı önemsiyor birdenbire. :)

 

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Neron

Abd ile Türkiye arasında ipler gerilince sol sosyalist basinimiz birdenbire abd karşıtlığını bırakiyorlar. İsler duzelince yine en sıkı antiemperyalist onlar oluyor!:)

Mesela sol.org.tr... bakın haberi nasıl vermişler...

"Dün akşam saatlerinde ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği'nden yapılan "vize" açıklaması bir anda gündemi değiştirdi. ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğunda çalışan bir ismin Cemaat operasyonu kapsamında tutuklanması sonrası alınan kararın ardından Erdoğan sessizliğini korurken, AKP misilleme olarak ABD vatandaşlarına vizeleri askıya aldı. Karar sonrası borsa düşüşe geçerken, dolar ve euro bir anda tavan yaptı."

Görüyorsunuz değil mi, akp misilleme yapmış... :)

Borsa çökmüş, dolar fırlamış... :)

Bu sol.org.tr tkp adlı bir partinin yayın organı. Komünist ama borsayı önemsiyor birdenbire. :)

Evet, Sol muhalefetin karanlık yönlerinden biri, adeta iflah olmaz bir müzmin muhalefet sergileme eğilimidir diye düşünüyorum ben de. Kendini sol olarak tanımlayan tüm gruplar ille her zaman böyle davranır diye birşey yok tabi.

Yalnız Sol'un haberi sunuş şeklinde çok abartılı bir negatiflik görmüyorum şahsen. Yanlış bir bilgi vermemiş, olanı söylemiş. Ama söz konusu gelişmenin takdir edilebilecek yönünü takdir etmeye son derece isteksiz görünüyorlar. Bu da onların seçimidir ve böyle düşünmekte kendilerince "son derece haklı" gerekçeleri olabilir ve var da bence. Ama evet, sonuçta tüm ideolojierin faydalı yanları yanında zararlı yanları ve "körleştirici" bazı etkileri olur.

Sol'un haberi bu şekilde, yani çok sevinilecek bir gelişme olarak görmeye isteksiz bir şekilde sunmasının muhtemelen haklı nedenlerinden biri ise Erdoğan'ın daha önce de ABD'ye ve İsrail'e açıkça meydan okuduktan sonra adeta 180 derece çark edişlerinin biliniyor olmasıdır. Yani ciddi bir istikrarsızlık ve güvenilmezlik görüntüsü vardır. Bu anlamda Sol'un bu gelişmeye şüpheci yaklaşmakta bence gayet haklı sebepleri vardır. Ama ben şahsen bu konuda Sol'dan biraz farklı düşünüyorum. Erdoğan AKP'sinin gerçekten ABD-İsrail dayatmalarına direncinin ve karşı koyuşunun giderek artmakta olduğunu ve bunun çok olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum.

Bir de şu var: Sol her ne kadar şu anda meseleye fazlasıyla güvensiz yaklaşsa da, olur da Erdoğan AKP'si bu konuda gerçekten somut ve istikrarlı mesafe katetmeye başlarsa, oturup durumu gözden geçirme ihtiyacı duyacaklardır bence. Elbette içlerinden bazıları ölümüne muhalefet etme isteğini sürdürecektir ama bazıları gerçekten artık bazı meselelere çok katı ideolojik pencerelerden bakmamaları gerektiğini biliyor olacaktır. Bu da muhtemelen onları kendi aralarında ciddi tartışmalara sürükleyecek. Tüm bu tartışmaları sona erdirecek olası bir gelişme ise, artık tartışma yerine var gücüyle faşist güçlere karşı işbirliği yapmanın hayati derecede önemli ve kaçınılmaz olduğu bir sürecin başlaması olasılığıdır. Bu sadece solcular için değil, Atatürkçüler dahil tüm toplum kesimlerinden pek çok insanı işbirliğine daha sıcak bakmaya teşvik edecektir bence.


Neron

#10
Sen şunu yazmışsın: "Bu misilleme kararını alanlara helal olsun!"

Kimse onlardan da  öyle harbi bir yorum beklemiyor ama hiç olmazsa dürüst olsunlar. "Akp misilleme yaptı" nedir yahu?!

Bunlar, sol.org.tr ve birgün, haberleri propaganda malzemesi yapmaya çok kötü alıştılar. Oysa haberler yorumsuz verilir. Ama bunlar her haberi yorumlu ve ne yazık ki çoğunu salakça yorumlu veriyorlar.

Erdoğana güvensinler diyen yok tabii ki. Analiz etsinler. Bunu yapamıyorlarsa da yorumsuz verip geçsinler haberleri.
 

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Neron

"Akp misilleme yaptı" nedir yahu?!
Bu haber başlığının seni neden bu kadar rahatsız ettiğini anlamakta zorlanıyorum Neron. Bu başlıkta yorum yok, olanı söylemiş: "AKP misilleme yaptı".  AKP gerçekten de misilleme yaptı ve kendi yandaş basın organları bile bu "misilleme" sözcüğünü aynen kullanmış:

Türkiye'den ABD'ye misilleme! (Haber7)

Türkiye'den ABD'ye misilleme (YeniAkit)

ABD'nin vize hamlesine, Türkiye'den anında misilleme (Yeni Söz)

Türkiye'den ABD'ye vize misillemesi (NTV)

Misillemeyi yapanın "AKP" (iktidar partisi) olarak verilmesi tartışılabilir belki ama onda da çok büyük bir yanlışlık veya sorun görmüyorum doğrusu. Bütün partilerin oturup düşünüp verdikleri bir karar değildi sonuçta, AKP kendi iradesiyle aldı bu kararı.

Dediğim gibi, evet, Sol bence fazla güvensiz yaklaşıyor olaya ama böyle yaklaşmak için geçmişten haklı sayılabilecek gerekçeleri var.

Ayrıca, Sol kalkıp AKP'nin bu kararı vermekle çok kötü bir iş yaptığını da ilan etmemiş, öyle bir yorumda bulunmamış. Evet, olayın borsaya ve dolara olumsuz bir yansıması olmuş ve bunu paylaşmış. İki olay arasında doğrudan bir nedensellik ilişkisi var, dolayısıyla da bu bilgiyi vermekte çok büyük bir anormallik yok. Yine yandaş basında da olayın dolarda bir fırlamaya neden olduğuyla ilgili haberler mevcut.

Sol sadece AKP'ye ve Erdoğan'a güvenmiyor ve bunun için geçmişten kendince gayet haklı nedenleri var. Buna rağmen ve geçmişteki pek çok çarklara rağmen bile Sol konuyla ilgili haberde bunun sahte veya aptalca bir tepki olduğuna dair bir imada bulunmamış, olayı olduğu gibi vermiş: "AKP ABD'ye misilleme yaptı". Sol'un kendine özgü şiddetli bazı önyargıları olabilir ama sen de çok objektif yaklaşma derdinde değilsin belki de meseleye. Daha çok Sol'dan nefret etme ve bu nefreti yayma "hakkını" (?) sonuna kadar kullanmaya çalışıyorsun gibi görünüyor bana.

gerçek tosun paşa

#12
Tamam da azcık dikkatli bakılırsa Dünya geneli bir Medya ve Haber alma sıkıntı olduğu zaten açıkça ortada. Bozadi bunları biz haber sitelerine girmeyi bilmiyoruz diye koymuyor önemli noktaları analiz etmek amaç.

bozadi

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Tamam da azcık dikkatli bakılırsa Dünya geneli bir Medya ve Haber alma sıkıntı olduğu zaten açıkça ortada. Bozadi bunları biz haber sitelerine girmeyi bilmiyoruz diye koymuyor önemli noktaları analiz etmek amaç.
Aynen.

Tgur'un konuyla ilgili önceki bir celse alıntısına yaptığı değerli bir "yorumu" getirdi aklıma bu mesele:

Alıntı Yap
"C: Bilgi ve en önemlisi de perspektif paylaştığınız zaman, kelebek kanatlarını çırpmış oluyor. "

Bozadi çeviri için sonsuz şükran, ellerine sağlık kardeşim.

Bilginin sadece verilişi ve onu yorumlayanın tekil hali kelebek kanat çırpınışı gibi etki yapmıyor demekki ,çeşitli zihinlerin yorum zenginliği ile paylaşım çok daha iyi netice veriyor,


K'ların söz konusu açıklaması ve öncesi ve sonraki cümleler:

Alıntı Yap
(KJN) Grubumuz için bazı amaçlar geliştiriyoruz. Elektrikte, toplumda ve tüm evrendeki pozitiflik ve negatiflik spektrumuna bakıyoruz. Grubumuzun, dünyadaki bir olumsuzluğu dengeleyebilecek şekilde daha pozitif bir noktaya ulaşabilmesi için verebileceğiniz herhangi bir tavsiye var mı? Yoksa duruma daha farklı bir şekilde mi yaklaşmamız gerekiyor?

C: Bilgi ve en önemlisi de perspektif paylaştığınız zaman, kelebek kanatlarını çırpmış oluyor.

S: (L) Sanırım sadece verileri paylaşmak yeterli değil. O konuda ne hissettiğini de paylaşman gerekiyor: Durum seni ve duygularını nasıl etkiliyor? Birşey olduğunu görüyorsun ve perspektifin "olan şey bu ve hissettiğim şey de bu". Muhtemelen bunu yapmanın en iyi ve en etkili yollarından biri SOTT makalelerine yorum yazmandır. Hem bilgini hem de bakış açını paylaşmış oluyorsun. Ve bu Facebook'ta, Twitter'da falan da yapılabilir. Bu seni tehlikeye sokmadığı sürece ve hayatında bir sorun yaratmadığı sürece, bu konuda yapabildiğini yapmak. Küçük kampanyamız bile insanlara öne çıkıp birşeyler söyleme konusunda cesaret verdi gördüğüm kadarıyla.


Objektivite ve subjektivitenin de bir tür dengeye ihtiyacı var. Sadece haber vermek, hiç yorum eklememek veya katmamak diye birşey ne mümkün, ne de faydalı belki. Elbette bunun da kendi içinde bir dengesi var ve BH'ye ve KH'ye doğru kayan çeşitli niyetler olabilir. Her durum kendi içinde incelenmelidir.

Nitekim Neron da burada Sol gazetesi/sitesi aleyhinde bir yorumunu paylaştı. Belirli bir haklılığı olabileceğini belirttim zaten ama katılmadığım ve aşırı bulduğum yanlarını da ifade etmeye çalıştım.

gerçek tosun paşa

#14
Forumda yapılacak her türlü fikir, görüş, duygu ve düşüncenin paylaşılmasını şahsen destekliyorum. Fikir ayrılıklarımızı tartışmamız gerek bu sakıncalı ya da kırıcı bir şey değil tabi altında küçük hesaplar yapılmadığı sürece. Burada yer alan haberleri takip ediyorum ve bunu rutin haline getirdim umarım daha fazla çok sesliliğe de sağlarız.