avatar_gerçek tosun paşa

Boyutsal Pencereler ve Portallar Bölüm 1

Başlatan gerçek tosun paşa, 01 Şubat 2024, 15:09:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Büyük ve küçük boyutsal pencereler, portallar ve Flight 19

Forumdaki içeriklerde genelde pencere ve portal geçen konulara rastlıyoruz. Açıkçası benzer ifadeler çok çeşitli yayınlarda da geçiyor. Fakat bu kavramlarla tam olarak ne demek istiyoruz ve anlaşılması gereken konunun dayanağı nereden başlıyor?

Celselerde geçen alıntılardan konuyu yine en sade ve anlaşılması kolay biçimde vermeye çalışacağız.

Konuyu daha önceki serilerde olduğu gibi buradan çevirerek oluşturacağım. Kas. ekibinin bu blog tarzı çalışmasını çok yararlı buluyorum ve forumda bunları paylaşmaya devam edeceğim.

Yazıdaki link bağlantılarını takip ederek celselere ve kaynak bilgilere ulaşabilirsiniz.

İyi okumalar


Boyutsal pencere: Boyutlar ve/veya yoğunluklar arasında geçilebilir bir yakınsama noktası; elektromanyetik ızgara noktaları aracılığıyla farklı durumlara açılan bir kapı. Açılma ve kapanma, elektromanyetik darbelerle değiştirilebilen alanın enerji modellerinin frekansına bağlıdır.

Pencereler
Point Pleasant, Batı Virginia, tipik bir "pencere" bölgesidir. Amerika Birleşik Devletleri genelinde, her biri uzun süreler boyunca devam eden UFO faaliyetleriyle, tuhaf canavar görüntüleriyle ve sıra dışı kişilerin gizemli geliş gidişleriyle dikkat çeken yüzlerce başka bölge vardır. -John Keel, Complete Guide (Eksiksiz Rehber), s. 267

Ufoloji ve metafizik araştırmacı yazarı John Keel "boyutsal pencere alanları" kavramını ortaya çıkarmıştır.
https://twitter.com/libertybirb/status/1662227889683857408

RA Bir'in Yasası da buna benzer atıflarda bulunmuştur:

Alıntı Yap28 Ocak 1981

Ra: [...] Izgarayı [üçüncü yoğunluk ile daha yüksek olanlar arasındaki sözde enerjik bariyer] aşabilen varlıklar, gezegeninizin enerji alanlarını çevreleyen uzay/zaman sürekliliğindeki pencereleri ya da bozulmaları keşfedenlerdir. Bu pencerelerden gelirler. Bu pencereler nadir ve öngörülemezdir.

Soru soran: Bu, 1973'te olduğu gibi çok sayıda UFO'nun ortaya çıktığı "UFO Akışı" dediğimiz şeyi açıklıyor mu?

Ra: [...] Bu doğru.

Pencereler nasıl oluşur?
"Diğer Boyut Pencerelerinden Düşenler" hakkındaki derlemelerde, pencerelerin öncelikle "frekans sınırı değişimi boyunca" (2 Şubat 1996) ve yaklaşan "Dalga" ile ilgili fenomenler nedeniyle "boyut sınırının inceldiği noktalarda" (11 Ekim 2014) frekans dalga patlamaları gibi belirli elektromanyetik koşullar tarafından oluşturulduğunu öğrendik.
Çeşitli teknolojilerimiz tarafından üretilen EM dalgaları da kendi alemimizi aşar ve diğer boyutlarda algılanabilir, oradaki varlıkları besler ve buraya girişlerini sağlar (21 Mart 2015). "New Madrid" Depremi gibi büyük depremler de dünyada daha sonrasında "perdenin aşılması için elverişli EM koşulları" oluşturabilir (22 Eylül 2018).
Meteorit ateş topu patlamaları pencereleri açabilir ve bunu "oldukça sık" yapar (24 Haziran 2023).

Ek olarak, Kasyopyalılara göre, Grilerle etkileşimler (Karla Turner örneğinde olduğu gibi) bir haneyi, poltergeist (musallat) aktivite ve Koca Ayak karşılaşmaları gibi doğrudan uzaylı deneyimleriyle ilgili olmayan birçok vaka türüne açabilir: "Bu türden aşırı bir faaliyet olduğunda, her türlü şeyin içeri girmesine izin veren açık kanallar veya 'pencereler' bırakır" (19 Aralık 1994). Griler ve insanlar arasındaki telepatik bağlantı mesafeye bağlı değildir; karmaşıktır ama "boyutsal pencereleri takip eder" (9 Eylül 1995).


Kas.lar gibi yüksek zekâya sahip bilinçlerle iletişim de benzer şekilde söz konusu bölgede bir pencereyi "patlatarak" açabilir ve UFO gözlemlerinin yoğunlaşmasına neden olabilir. Bu tür kanallama ve ilişkili faaliyetler ne kadar çok olursa, pencere de o kadar büyük olur (18 Şubat 1995). Böyle bir celse sırasında, bir pencere "patlaması" sonucunda çok sayıda UFO görülmüştür (7 Ocak 1996).

Yukarıda anlatılanlar nispeten kendiliğinden oluşan pencereleri tanımlarken, diğerleri belirli coğrafi özellikler nedeniyle daha kalıcı niteliktedir. J. Keel'in yazdıklarıyla uyumlu olarak, "Dünya üzerinde birçok pencere" vardır (3 Haziran 1995). Bunlardan biri Britanya'dadır ve Stonehenge bu nedenle orada inşa edilmiştir (7 Kasım 1994).

Cuernavaca, Meksika, "Dünya'nın en yoğun pencere alanıdır", bu yüzden orada birçok UFO görülmüştür; "manyetik/volkanik etkiler bir süper girdabın varlığına katkıda bulunur" (15 Kasım 1997). Bir diğeri de Palomar Dağı ve Palomar Gözlemevi ile ilişkilidir (7 Mart 2009), burada kötü şöhretli ve sahtekar George Adamski yaşamıştır. Atlantis enerji odaklama teknolojisi Bermuda Şeytan Üçgeni bölgesinde (ayrıca Japonya kıyılarında, Brezilya'da, Ural dağlarında, Kuzey ve Güney Kutuplarında, Ay ve Mars'ta) su altında bulunmaktadır. Etkinleşip  EM dalgaları ürettiğinde (18 Mart 1995), "boyutlar ötesi bir pencere açılır" (19 Kasım 1994). Teksas'taki Marfa ışıklarına atıfta bulunarak şöyle dediler: "Bu boyuta açılan pencereyi statik bırakır" (3 Haziran 1995).

Nick Redfern'in The World's Weirdest Places (2012) adlı kitabında anlatılanlar gibi birçok garip yer ve "anormal bölge "nin de (Rendlesham Ormanı gibi) pencerelerle ilişkili olması muhtemeldir. AAWSAP tarafından Skinwalker Ranch'e benzer olarak vurgulanan diğer yerler arasında Dulce, NM; San Luis Valley, CO; Cascade County, MT; ve Pennsylvania bulunmaktadır.

Kas. celselerinden alınan aşağıdaki alıntılar pencerelerle ilgili daha fazla özellik ve olguyu açıklamaktadır:

Alıntı Yap18 Temmuz 1998

S: (A) OK, nasıl ve neden Güneş'in çekimindeki artışın elektromanyetizmayla bir ilişkisi var? Bize söylediğinize göre kahverengi bir yıldız herhangi bir radyasyon yayınımı yapmaz, yani özellikle de bir elektromanyetik radyasyon. Öyleyse bu elektromanyetizma nereden kaynaklanıyor ? Anlamıyorum...
C: Çekimsel etki elektromanyetik itkiyi tahrik ediyor.

S: (A) Tamam, bu demektir ki Çekim Teorisinin ötesine geçmiş oluyoruz ve bu Birleşik Alan Teorisi'nin bir parçası mı ?
C: Evet, aynen !!! BAT' nin tamamı sizlerden gizlendi!

S: (L) Sanırım, genel olarak tüm İnsanlığı kastediyorlar...
C: Evet.

S: (T) Peki, BAT' nin tamamı bu gezegen üzerinde yaşayan birileri tarafından biliniyor mu ?
C: Evet.

S: (T) Ve bunu ortaya dökmüyorlar ...
C: Ohh hayır, çünkü "Gerçek Sizleri Özgür Kılar!"

S: (J) Çekimden! [ç.n. Çekimden özgür kılar anlamında]
C: Hiper-uzaysal gerçeklere BAT yardımıyla ulaşabilirsiniz.

S: (A) Benim açımdan bu konu üzerinde daha fazla çalışıp, daha çok şey öğrenmem için iyi bir dönem mi ? Bana bir başlangıç yönlendirmesinde bulunabilir misiniz ki böylece bunu kendim keşfedeyim ?
C: Geriye doğru iz sür; "69" da nerede bulunduğuna dair.

S: (T) 1969' ta birşeylerle ilgileniyor olmalısın... O zamanlar gençtin ve dikkate değer bir şeye denk geldiğini farketmemiş olabilirsin. (A) Lichnerowicz' in BAT ile ilgili kitaplarını okuyordum...
C: Evet. Almış olduğun notlarını kontrol et.

S: (L) Doğrusu, bu notlarla, kağıtlarla ve diğer eşyalarla ilgili CİDDİ bir sorunumuz var, çünkü paketlenmiş ve hazırlanmış onca bavul ve çanta ortadan kayboldu!
C: Neden acaba ?!?

S: (L) Bu bavullarla ilgili yaygara çıkartıp, ortalığı ayağa kaldırırsak, onları geri alabilir miyiz?
C: Hayır. Gelip gelmeyeceklerini bekleyin.

S: (L) Bir yıldır beklemedeyiz! İçlerinde gözden geçirecekleri tonla malzeme vardı...Tabii herşeye bakmaları zaman alacağından biraz daha beklememiz gerek!
C: Notları olmadan da, genç adam üstünkörü aydınlatılmış yolda kararlı bir şekilde, gerçeğe, HAKİKİ gerçeğe ulaşmaya niyetlenerek yürümekteydi. Alfa durumundaydın, yolun çatallandığı bir kavşaktaydın ve merak ediyordun " bu yolu seçersem nereye varırım" " Ve neden tüm bunlar önüme doğru itildiler ?" Öyleyse geçmişe dön Arkady. Biliyorsun kalbinin derinliklerinde gerçek bir "Russun" sen!

S: (A) Konuya Güneş'in artan hacmi ile başladık sonra BAT sine kadar geldik ki bu da bizleri serbest kılabileceği için bizlerden gizlenmekteymiş, içimde bu yolu takip etmemle ilgili bir temayül var, çünkü bu bilimsel bir yöntem ve yeni bir yol açabilecektir. Asıl soru böyle bir eylemin ya da bu tarz şeylerin bilinmesinin diğer yoğunluklara ulaştırıp ulaştırmayacağı ? Bu sadece tatminsel bir şey mi, yoksa bu yönde daha çok öğreniyor olmanın gerçek başka bir değeri var mı ?
C: Birleşik Alan Teorisi daha yüksek yoğunluklara açılan kapıyı tamamıyla aralar.

S: (T) Ama bunun, gizli tutulmakta olduğu için, henüz genel araştırmacılar tarafından keşfedilmeyi bekleyen parçaları mı var ?
C: Hayır.

S: (T) Bilim şu ana dek çekimin, ölçülebilir ve niceliksel özellikte bir dalga olduğunu onayladı mı ?
C: İhtilaflı konu.

S: (L) Çekimin ne olduğu ya da olmadığı ihtilaflı bir konu. (T) Ama eğer çekim BAT nin bir parçası ise ve birileri de ne olduğunu biliyorsa... (L) HAARP' ı inşa ediyorlar. (T) Sanırım bu konuda HAARP tan fazlası sözkonusu. BAT oldukça majör bir adım...
C: Izgaralar.

S: (L) Ne tür ızgaralar ? (T) Sürekli konudan konuya atlıyorlar... Bir saniye bekle...
C: "Atlamıyoruz."

S: (L) Ne tür ızgaralar ?
C: Gezegen elektro manyetik bir ızgara tarafından örtülmüş durumda.

S: (T) Bunlar ley hatları mı ? [ç.n. .ing. ley lines : Dünya yüzeyindeki bir takım antik, gizem yapı ve oluşumlarının birbirine göre dizilişlerinden meydana geldiği ve bir takım gizli enerji hatlarını oluşturdukları iddia edilen hayali çizgiler]
C: Hayır.

S: (L) Peki bunlar yapay olarak mı oluşturulmuş ?
C: Kalınlaştırılıp belirginleştirildiler.

S: (L) Yapay bir müdahaleyle belirginleştirildiler. Dünya'nın bu şekilde örtülmesinin sonuçları nelerdir ?
C: 3. ve 4. Yoğunluk KH Konsorsiyum tarafından kullanılmak amacıyla manipule edildi.

S: (A) Ne türden bir EM ızgara ? (L) Doğal bir şekilde mevcut olan EM ızgara hatlarını kalınlaştırılıp belirginleştirildiler.
C: Usulca dalgalanan geometrik bir "battaniye" gibi.

S: (T) Gezegenin yüzeyinde mi, içinden mi geçiyor, ya da nerede ?
C: Üzerinde.

S: (J) Mikrodalga kuleleri bu işte bir rol oynuyor mu ?
C: Aynı sorumlu tarafından dolaylı yoldan keşfedildi. [kişi mi ?] [ç.n. celse ekibi Kasyopyalıların burada kullandığı sorumlu kelimesi(ing. principal) ile belirgin bir kişiyi kastedip kastetmediklerinden emin olamıyor]

S: (A) Kim bu sorumlu ? Bir ismi var mı ? (T) Çekim dalgaları, gerçekte var olsalar da olmasalar da, bir ihtilaf konusu ve BAT nin bir parçası, ve birileri halihazırda bunun nasıl işlediğini biliyorlar. Bu sebeple bu konu yalnızca cevabın ne olduğunu bilmeyenler açısından ihtilaflı, ama bu bilgiye sahip kişiler için ihtilaflı bir konu değil. Bunun ne olduğunu, nasıl ölçülebileceğini ve nasıl kullanılabileceğini biliyorlar.
C: Elbette.

S: (T) Yani bu konuda izin verilen şey sadece bir fikir ihtilafının ortaya çıkması. (L) Ya da yaratılan. (A) Bu ızgaranın gücünün devamı için bir güç kullanılıyor olmalı. Nedir bu ?
C: Yere ve uzaya konuşlandırılmış jeneratörler.

S: (T) Bu ne için kullanılmış olabilir?
C: Çeşitli kullanım amaçları.

S: (L) Peki, en azından ilk üç kullanım amacı nedir örneğin ?
C: "İlk Üç" diye bir şey yok.

S: (T) Bize bir fikir vermek için, bir örnek yok mu ? Bu bizleri nasıl etkiliyor ?
C: Kavramı biraz genişletin.

S: (T) Bu ızgara başka nesneler tarafından bir güç kaynağı olarak kullanılabilir mi ? (J) Bu ızgarayla enerji bağlantısı kurulabilir mi ?
C: Ağ.

S: (L) Bir şeyleri tuzağa düşüren bir tür ağ mı ?
C: Kavramı genişlet.

S: (L) Bu ağ bir şeyleri...
C: Hesaplıyor...

S: (J) Internet mi ? (T) Bizi içeride tutmaya yarayan bir çeşit engel gibi mi ?
C: 3. Yoğunluk balo salonunda dans ediyorsunuz. "Alice Kristal Saray'da aynanın içerisinden geçmekten hoşlanır." Atlantisli ruhların yeniden reenkarne olma dalgası eskiden ortaya koyulan bir olayın [performansın] tekrar edilmesi dürtüsünü de açığa çıkarıyor.

S: (T) Yeniden enkarne olan Atlantisliler eskiden kristaller aracılığıyla yaptıkları şeyi yeniden yapmak için hazırlanıyorlar. Yani şu an yapılmakta olan, Atlantis tarzı bir şey mi ? Farklı ekipmanlarla ama aynı şey ?
C: Daha büyük ve daha iyi şeylere ulaşmadan önce tüm derslerinizi öğrenmelisiniz.

S: (L) Bu söylediğiniz Atlantisliler'in derslerini tekrar etmesiyle ilgili genel bir vurgu mu, yoksa bizlerin bu dersi tam olarak öğrenmemizin ardından, bu ızgarayı etkisiz kılacağımız daha büyük ve daha iyi şeylere ulaşacağımızla mı ilgili ?
C: Hepsi; şimdi olanlar ve gelecekte olacaklar.

S: (T) Belki de ozon tabakasını bu denli kurcaladığımız için bizleri koruma amaçlı oraya yerleştirilmiş bir kalkandır...
C: Hayır. En iyisi üzerinde düşünüp , meditasyon yapmalısınız. Lineer düşünmekten kaçının lütfen, böylece daha iyi öğrenirsiniz.

S: (J) Sanırım eline bir şaplak vurdular. (A) Bu ızgara konusunda kendimiz için yapabileceğimiz ya da yapmamız gereken bir şey olup olmadığını öğrenmek istiyorum?
C: Neden ? Öğrenmek ihtiyacın olan yegane şeydi.

S: (A) Dediniz ki bunun amacı kontrol ve manipülasyon. Yani ne olduğunu öğrenmek tek ihtiyacımız olan şey. Belki de kendimizi zırhlandırmayı deneye... (L) Ama zaten öğrenmek demek zırhlanmak demek. Ne şekilde işliyor, bilmiyorum, ama böyle gibi gözüküyor.
C: Evet

S: (A) Şimdi.. BAT konusundan bu ızgara konusuna nasıl geldik ?
C: Izgaranın yapısallığı bunun bir uygulamasını temsil ediyor... [ç.n. Birleşik Alan Teorisi'nin]

S: (L) Her nasılsa Güneş'in artan çekiminden yola çıktık, ordan BAT ne, oradan ızgaraya...
C: BAT Güneş'in "artan" çekimini açıklıyor. Ama acaba BAT nde artma/azalma ile ilgili bir şey yok mu ???

S: (A) Onun artması ya da azalması için bir sebep yok... Ama tabii ki bu Einstein' ın teorisi ki bize bunun yanlış olduğu söylendi... (L) Belki de hızla ilgilidir. Eğer iki şey art arda dönüyorlarsa ve eğer bu iki şey bir araya gelirlerse bu onların hızını artırmaz mı ve böylece hız da çekimi artırmaz mı ? (A) Hayır, bize çekim ve elektromanyetik dalga arasında karşılıklı etkileşim olduğunu ve BAT nin de bununla ilgili olduğunu söylediler... Eğer BAT çerçevesinde kullanmamız gereken diğer boyutları kullanırsak ve Kaluza-Klein teorisiyle devam edersek, bu durumda kütle ile ilgili kavram belirsiz bir hal alır ve kütle değişken olur...
C: Evet, fizikselliğin değişkenliği.

S: (T) Dördüncü Yoğunluk. (A) Daha önce bize BAT nin diğer yoğunluklara açılan kapıyı aralayacağını söylemiştiniz...
C: Evet.

S: (A) Ve bir süre önce Santilli buradayken ve BAT, çekim ve anti-çekim ile ilgili kendi fikirlerini ortaya döktüğünde, ona BAT ile ilgili iyi bir fikre sahip olduğunu ama denklemin yalnızca 7 de 1 ine sahip olduğunu söylemiştiniz. BAT nin neden diğer yoğunluklara uzandığını anlamıyorum. Bir kez BAT ne vakıf olduğumuzda, ardından diğer yoğunlukların açık hale gelmesi kaçınılmaz mı ? Nasıl gerçekleşiyor ?
C: Bölük pörçük bir soru.

S: (A) EM ve çekimi bir arada buluşturan ama diğer yoğunluklar kavramını içermeyen bir BAT ne sahip olamaz mıyız ? Başka bir deyişle; bir yazılı kaynağın içerisinde çekim ve elektromanyetizma ile ilgili tüm doğruları toplasak ve bir öğrenci bunları okuyarak hepsini öğrense ama yine de diğer yoğunluklar konusunda hala hiç birşey bilmiyor olsa, böyle bir şey mümkün değil mi ?
C: Hayır. Diğer yoğunluklar görünür ve aşikar hale gelirler, eğer ki...

S: (A) Yani demektir ki Einstein ve Von Neumann diğer yoğunluklardan haberdarlardı.
C: Evet, ohh evet !!!

S: (T) Yalnızca bir fikir : BAT ne vakıf olunması ve içerisindeki farklı alanların manipüle edilebilir durumda olması, farklı etkiler yaratıyor. Yani anlayabildiğimiz kadarıyla, bilimin günümüzdeki resmi kabulüne göre, çekimi elde edebilmek için uzayda bir şeyi döndürüyor olmamız gerek. Ama BAT yardımıyla -ve sadece küçük bir yan özelliği olarak- hiç bir şeyi döndürmeye gerek kalmadan gerçek çekim yaratılabilir. Yani ağırlıksızlık sorunu gerçekten çözülmüş bir şey...
C: Bu çok temel bir doğru sevgili TR, çok temel.

S: (T) Yani uzay istasyonu ile ilgili tüm o şeyler, veya döndükten sonra yer çekimine yeniden adapte olmakla ilgili yaşanıldığı söylenen tüm o sorunlar, hepsi birer oyun...
C: "Kediyi bir kez çuvaldan çıkardığında" [çn. Gizli bir konuyu açığa çıkarmak anlamında bir deyim] koskaca bir kedi "ulusu" yaratırsın.

S: (T) Yani şu an "Uzay Yolu" nu gerçekleştirme kapasitemiz var [ç.n. uzay yolu dizisindeki teknoloji kastediliyor]
C: Bir anlamda, ama durum bunun çok çok ötesinde.

S: (T) Tabii ki. Bir çok insan bilim ve teknolojinin geldiği son noktanın bizlerin bildiğinin 25 yıl ötesinde olduğunu düşünür ama bence en az bir 100 yıl ötesinde olmalı, hatta belki çok daha ötesinde. Gezegenimizde bilimin ulaştığı son nokta bizlerin bildiğinin 300-400 yıl mı ötesinde?
C: Daha doğru olarak 30.000-40.000 yıl "ötesinde!"

S: (L) Bu 4. Yoğunluktan kaynaklanan etki ve bilgilendirmenin bir sonucu mu ?
C: Evet.

S: (T) 30.000-40.000 yıl arası mı ? Rakamı doğru mu anladım?...
C: Evet, en az o kadar.

S: (L) Tamam. Imbrogno'nun kitabında adı geçen Donestra hakkında bir şey sormak istiyoruz.
C: Sembolik bir takma isim. Solarion da öyle.

S: (L) Dean Fagerstrom denilen bu adamla iletişim kuran kaynağın orijini nedir ?
C: Kaynak kısmen 5. , kısmen de 4. Yoğunluktan.

S: (L) Gerçekten Franz Listz' mi kanallıyor ?
C: Hayır. Hiperuzaydan kaynaklanan, zihinsel bir izlenim yaratımı.

S: (L) Odasında beliren ve havada süzülerek yüzünün önünde duran ve o sesi çıkaran cihaz ne idi ?
C: 4. Yoğunluk izlenim yaratma cihazı.

S: (L) Ne izlenimi bırakıyordu ?
C: Bilgi.

S: (L) Peki, ben de Franz Listz çalmak isterdim! Biz neden böyle bir şeyle karşılaşmadık ?
C: 4. Yoğunluk KH ile etkileşimin doğasını ve türünü siz belirleyemezsiniz! Tabii; hamsterler, kafeslerdeki cıvıl cıvıl kuşlarınız ve tatlı, üzgün, sizlere sadık köpek "dostlarınız", sizlerle olan etkileşimlerinin doğasını ve türünü belirleyebilmeye başlarlarsa o başka!

S: (L) Yani Dean Fagerstrom' u bir hamster, kuş ya da köpekle mi mukayese ediyorsunuz?
C: Neden olmasın ? Aynı şey.

S: (L) Ve çok itaatkar gözüküyor! (T) Yani onu ve çevresindeki diğer insanları onun aracılığıyla aptal yerine koyuyorlar.
C: Evet.

S: (L) Kuçukuçulara birer kemik verelim! (T) Peki benim holodeckim nerede [ç.n. holodeck : Uzay Yolu dizisinde hologramla oluşturulmuş gerçeklik simülasyonu odası]
C: İstersen, bir holodeck için ricada bulun, belki onun yerine elektrostatik beyin birleştirme seansı alırsın.

S: (L) Belki holodeck denilen şey budur , bu bir ipucu muydu ?
C: Hayır.

S: (L) Olsun, şansımı bir deneyeyim dedim. Tamam, Imbrogno' nun dikkat çektiği şeylerden birisi de; bu bölgedeki UFO görünmelerini grafiğe dökmüşler ve buldukları şeyse buralarda defalarca tekrar tekrar ortaya çıkmış oldukları. Sonra adam gidip bu alanları araştırmış ve bulduğu şey , bu bölgedeki dikili taşların ve taş odaların antik Keltlerle ilişkili olduğu. Şimdi; bu benim kan bağlarının izini sürmekle ilgili yaptığım çalışmayla bir şekilde ilişkileniyor. Dans etmenin bu taşları şarj ettiği yorumu yapılmıştı. Fakat bu taş odaların bazıları çok küçük. Benim düşüncem bunların giriş kapıları olduğu yönünde.
C: Tamam.

S: (L) Bu siyah renkli bumerang tipli araçların ortaya çıkmasıyla ilgili hatırı sayılır derecede gözlem olmuş. Bu taşlar yoğunluklar arası kapıları mı işaret ediyorlar ?
C: Pencereleri.

S: (L) Bu pencereler keyfi ve tesadüfi bir şekilde açılıp kapanıyor mu ?
C: Elektrik fırtınası.

S: (L) Peki bunlar, teknik bir işlem ve müdahaleyle isteğe bağlı olarak açılıp kapatılabilirler mi ?
C: Evet.

S: (L) Keltlerle bu uçan siyah bumeranglar arasındaki bağlantı nedir ?
C: Hiç bir şey.

S: (L) Öyleyse bu taşları dikenlerin Keltler olmasını ve bu taşlar ve odaların da siyah bumeranglarla bağlantılı olmasını nasıl açıklayabiliriz ?
C: Eğer bir ev inşa etseydin ve sonra bir başkası gelip 220 V luk priz ekleseydi, sonrasında çalışacak bir giysi kurutma makinasıyla senin aranda nasıl bir bağlantı olurdu ?

S: (T) Birbirinden farklı iki şey. Sen bir ev yapıyorsun, sonra bir başkası gelip bir takım gelişmiş şeyler ekliyor ve farklı bir şekilde kullanıyor.
C: Kristaller yoğunluk ve boyut pencerelerinin "zaman zaman" açılmalarını sağlarlar ve böylece gözden kaçıp unutulmuş olanı apaçık ortaya çıkarırlar.

S: (L) Uçan araçlar aslında her zaman oradalar ve taşların kristalik yapısı pencerelerin açılıp onların görünür olmalarını mı sağlıyor ?
C: Eğer belirli faktörler sağlanırsa...

Alıntı Yap20 Ağustos 2001

S: (L) Bu gezegende 4. yoğunlukla olan sızıntı olaylarının sandığımızdan çok daha fazla gerçekleştiğini hissediyorum.
C: Evet.

S: (L) Bu etkileşimler bazen bunu nasıl yapacağını bilenler tarafından mı gerçekleştirildi?
C: Yakın.

S: (L) Pencere noktalarının nerede olduğunu biliyorlar mıydı?
C: Evet.

S: (L) Rock Lake'nin Tikal'le aynı boylamda olması önemli mi?
C: Evet.

S: (L) Pencereler konusuyla ilgisi var mı bunun?
C: Yakın.

Başka bir pencere Fransa'daki Rennes-le-Château'da ve belki de Utah-Arizona eyalet sınırındaki Monument Valley'de bulunuyor:

Alıntı Yap5 Aralık 1998

S: (L) Tamam, M__ in soruları devam ediyor : Rennes-le- Chateau daki 6 dağın dizilişi çevresinde bir çember olan doğal bir pentagonu [beşgen] meydana getiriyor. Bu bana, ruhları ve iblisleri çağıracakları zaman çevrelerine bir çember çizen eski büyücüleri hatırlatıyor. Bu bölge dev bir kapı ya da çağırma noktası olarak mı düzenlenmişti ?
C: Doğru şartlar sağlandığında kapılar ortaya çıkar.



S: (L) Bu bölge bir geçiş kapısı mı ?
C: Pencere.

S: (L) Eğer böyleyse, bölgeyi çevreleyen beş dağ bu şey ne ise bunu içerde mi tutuyor veya kalkan vazifesi görüp...
C: İçeride tutuyor, uygundur.

S: (L) Yani o haklı, muhafaza edip, içeride tutuyor. Bunun Atlantis teknolojisi ve enerji üretimiyle bir ilgisi var mı ?
C: Tamamen rastlantısal olarak var.

S: (L) Bunlara benzer dizilişleri sergileyen, araştırmamız gereken dikkate değer başka doğal oluşumlar da var mı ?
C: Evet, tabii ki. Ve çok sayıda var. Anıtlar Vadisi sadece bir örnek. [ç.n Monument Valley]

S: (L) Peki, yine aynı konuda başka bir şey: Abbe Saunier Rennes-le-Chateau kilisesindeki çarmıha gerilme ikonlarına bir takım ipuçları yerleştirdi mi ?
C: Bir kaç tane ama bunlar yaldızla kaplanmışlar.

S: (L) Bununla neyi kastediyorsunuz ?
C: Göreceksin.

S: (L) Mesaj bütün çarmıha gerilme ikonlarını kapsıyor mu ?
C: Araştır. Şimdi; şunu unutmayın, Rennes-le-Chateau yalnızca bir vesile ama yolun sonu değil. Daha çok altın bulmayı umarak bir hazine sandığını açmak ama sadece bir harita bulmak gibi.

S: (L) 'Template' [türkçesi: kalıp,şablon] ve 'Templar' [Tapınakçılar] dediğinizde, muhtemelen buralarda olan şeylere işaret etmek istemiştiniz, buralardaki yapılar, ad ve kelimelerle ilgili ipuçları ve hatta meydana gelmiş olaylar dahi, başka yerlerde de aramamız gereken bir model oluşturuyor olabilir.
C: Tapınaklar da.

S: (L) Nedir peki...
C: Nedir peki tapınaklarınızın ardında yatan gerçek ? [ç.n Kasyopyalılar burada bir kelime oyunu yapıyorlar, Tapınak kelimesinin inglizcedeki anlamı olan temple kelimesi aynı zaman da şakak anlamına geliyor]

S: (L) Ardında derken, genel anlamda mı ? Bunların yaratıcıları, teşvikçileri ? Kilise ?
C: Parmaklarını üzerine yerleştir...

S: (L) Parmaklarını bir tapınakla ilgisi olan neyin üzerine yerleştirirsin ki ? Parmaklarını tapınağının üzerine yerleştir mi ? Başının üzerine mi ? Nedir peki şakaklarınızın ardında yatan gerçek ? Beynin...
C: Hangi bölümü ?

S: (L) TEMPORAL lob. Beynin manyetit bulunan bölümü. [ç.n. manyetit : siyah demir oksit minerali]
C: Evet...

S: (L) Peki buradan neye ulaşıyorsunuz ?
C: Biz değil, sen ulaşacaksın.

S: (L) Yani burada bulunabilecek bilgi veya ipuçları aslında bir başka lokasyona da uygulabilir, böyle mi ?
C: Veya bir ızgaraya. [ç.n grid]

S: (L) Saunier bu ızgaradan haberdar mıydı ?
C: Önemli olan ızgaranın kendisi, bu değil.

S: (L) Yapmaya çalıştığım şey olayı olduğu gibi kavramak. Eğer o bundan haberdardıysa, kilisenin içerisindeki dekorasyonlarda bununla ilgili bazı ipuçları yerleştirmiş olabilir.
C: Kim diyor ?!

S: (L) Kilisenin giriş kapısı boyunca şöyle yazmış : "Terribilis locus est" , burası korkunç bir yer...
C: Ve bazıları da hazinelerini sakladıkları yerlere "Dikkat, biyolojik tehlike" yazısını koymuşlardır.

S: (L) Nasıl bir ızgaradan bahsediyoruz ? Elektromanyetik bir ızgara mı ?
C: Evet. Meridyenler...

Bir sonraki celse bu sorgulama hattını takip ediyor ve bazı tanımlar sunuyor:

Alıntı Yap12 Aralık 1998

S: (L) Bana öyle geliyor ki; eğer söyledikleri doğru olsaydı, bunları açığa çıkarmasına kesinlikle izin verilmezdi. Bunlar, Rennes-le-Chateau konusunda söylenenlere dayanıyor ve birleşiyor, ve hatta sis daha fazla onun hikayesinde var. Her neyse, M__'in birtakım soruları var. (M) Rennes-le-Chateau üzerindeki o yerin bir pencere olduğunu söylemiştiniz. Pencere ne anlama geliyor? (L) Şimdi fark ettim ki; hepimiz pencerenin ne anlama geldiğini bildiğimizi varsaydık, ama asla onunla ilgili açık bir tanımlama istemedik. Bize bir 'pencere' nedir, anlatır mısınız?
C: Izgaranın, enerji noktaları aracılığıyla alternatif durumlara açılan yakınsama (birleşim) yeri.

S: (L) Pencereler geriye ve ileriye geçişe olanak sağlayan noktalar mı ? Gerçeklik düzlemleri arasında hareket ederken ?
C: Bu mümkün.

S: (L) Bir pencerenin , bir 'kapı'dan [ç.n. portal] farkı nedir ?
C: Pencereler açıktır, kapılar inşa edilmiştir.

S: (L) Bir pencere doğal olarak ortaya çıkan bir kapı [portal] mı ?
C: Yakın.

S: (L) Bir pencere sürekli açık mıdır, yoksa farklı sebeplerden açılır ve kapanır mı ?
C: İkinci söylediğine daha yakın.

S: (L) Ne zaman açılıp kapanacağını belirleyen şey nedir ?
C: Frekans.

S: (L) Neyin frekansı ?
C: Enerji örgüsünün.

S: (L) Bölgenin kendi frekans örgüsü mü, yoksa kişilerin mi, yoksa hatta o bölgeyle etkileşim içerisinde olan kişilerin mi ?
C: İlki.

S: (L) İlgili bölgenin frekansının değişimini sağlayan nedir ?
C: Elektromanyetik darbe (pulsar, itki).

S: (L) Bu elektromanyetik darbenin kaynağı nedir ?
C: Dönüşümle elde edilebilirler.

S: (L) Neyden dönüştürülürler ?
C: Çevrimiçi değilsin.

S: (L) Ne ?
C: Varsayımların yolunu kaybetmene sebep oluyor.

S: (L) 'EM darbeleri dönüşümle elde edilebilirler' derken kastettiğiniz anlam nedir ?
C: Bu makineli tüfek ateşi türünden soruları yanıtlamayacağız; çünkü onlar öğrenmenizin önünü kesiyor.

S: (L) Geçtiğimiz haftaki celsede, havai fişek tekniği üzerine araştırma yapmamızı önermenizin ardında yatan ipucunun, Gezegen üzerinde en fazla hangi noktalara yıldırım düştüğünü bulmak ve bu noktaların da Izgaranın odak noktaları olabileceği gibi bir tahminde bulundum. Bu izini sürmeye değer bir düşünce mi ?
C: İçlerinden biri.

S: (L) Bize bu 'havai fişek tekniği' ni araştırma öneriniz hakkında daha fazla ipucu verebilir misiniz, çünkü bütün hafta boyunca bu konudan bir şeyler yakalama konusunda başarısız olduk. Şu ana dek bu konuda aldığımız yol pek işe yarar sonuçlar getirmedi.
C: Ama getirecek. Roma bir günde inşa edilmedi, yüksek bilgi seviyeniz de bir günde inşa edilmez.

S: (L) Geçen hafta, size, Rennes-le-Chateau kilisesindeki çarmıha gerilme ikonlarının belirli bir önemi olup olmadığını ya da bir ipucu gizleyip gizlemediklerini sorduğumda, bana yanıt olarak, 'bazıları, ama bunlar altın yaldızla kaplanmışlar' demiştiniz. M__ in bunun ne anlama gelebileceği konusundaki tahminleri : 1. Altınla kaplanmış olma, 2. Dikkat çekici ama yanıltıcı bir görünüm verme 3. lonca kelimesi, yani o cemiyet anlamında [ç.n. altınla kaplanmış kelimesinin ing. karşılığı gilded, muhtemelen aynı kökten gelen lonca kelimesi de guild]. M__ bunlardan hangisini kastettiğinizi soruyor.
C: 2.

S: (L) Tamamdır, sonra yine şu kovansı kulübeler hakkında bir şey sormuş. Bunların konuyla alakasız olduğunu söylemiştiniz ve zaten bunun üzerinde de durmuştuk ama, M__ şöyle yazmış : " Bu kulübeler gerçekten bal üretimi için mi kullanılıyordu, bu mantıklı gelmiyor bana. Bunlar bahsettikleri kırsal kesim toplulukları tarafından 19. YY'da mı inşa edildi, yoksa sadece onları kullandılar mı ? Çünkü bunlardan bazılarının içi tamamıyla kayalarla doldurulmuş?"
C: Bu noktada kristaller önem kazanıyor.

S: (L) Neden bu noktada kristaller önem kazanıyor ?
C: Görmek için bak.

S: (L) Şöyle soruyor; o bölgede pencerenin kullanımını kolaylaştırmak için gömülmüş teknolojiler var mı ?
C: Buna ihtiyaç yok.

S: (L) Yine sormuş : BİZLER de bunu kullanabilir miydik ?
C: Bu sizi tahrip ederdi.

S: (L) EM ızgaranın neden bu kadar önemli olduğunu soruyor.
C: 1954 Tarihli, Fransa da UFO ların görüldüğü yerlerle ilgili harita çalışmasına bak. (Bu sırada BRH arıyor ve telefon aracılığıyla celseye katılıyor)

Fransız ufolog Aimé Michel 1954 dalgasını inceledi ve 1958 tarihli kitabı Flying Saucers and the Straight-Line Mystery'de gözlemlerin haritasını çıkardı:

Michel, "hizalanmalar" olarak adlandırılan ve dünya üzerinde çizilen ve ortalanan büyük dairelere karşılık gelen düz çizgiler ortaya attı. Michel, UFO gözlemlerinin bu ızgara çizgileri boyunca kümelenebileceğini iddia etti. Örneğin, "BaVic" olarak bilinen ve Bayonne'dan Vichy'ye uzanan bir hat olduğunu ve 24 Eylül 1954 tarihinde basında yer alan dokuz UFO gözleminden altısının (Bayonne, Lencouacq, Tulle, Ussel, Gelles, Vichy) bu hat üzerinde sıralandığını öne sürdü.



David R. Saunders bu olguyu doğrulayarak şöyle yazmıştır:

BAVIC konfigürasyonu görünürdeki doğrusallığı nedeniyle ilgi çekicidir. Altı coğrafi konumun hepsinin tek bir düz çizgiye (ya da büyük daireye) yakınlığı dikkat çekicidir. Sadece BAVIC'i değil, Fransa'nın büyük bir UFO patlaması yaşadığı 1954 sonbaharında başka tarihlerde meydana gelen diğer güçlü doğrusal konfigürasyonları da keşfetmesiyle Michel, bu tür doğrusallığın UFO fenomeninin anlamlı bir özelliği olduğu sonucuna vardı ve 1958'de orthoteny kavramını literatüre kazandırdı. ...

Aslında, BAVIC hattı bir dağ sırası, nehir veya otoyol gibi herhangi bir doğal veya yapay özelliğe karşılık gelmemektedir. Önemli nüfus merkezlerinin hizalanmasına da karşılık gelmemektedir. Bu nedenle, vardığımız sonucun şansı temsil etmek için zayıf bir modelin kullanılmasından kaynaklanması pek olası görünmemektedir.



Daha büyük ölçekte, güneşimiz de dahil olmak üzere gezegenlerin ve yıldızların kendileri birer penceredir (15 Haziran 1996) (4 Mart 1995): "Kozmik nitelikteki tüm küreler penceredir" (25 Eylül 1999). "'Kürenin merkezi' bir penceredir" (3 Eylül 2008). Bu pencereler gezegenin merkezinde yeni bir fiziğe ihtiyaç duyulmasına neden olur (31 Ekim 2001). Ve bu pencereler solucan delikleri olarak kullanılabilir (12 Eylül 1998).



Alıntı Yap1 Mart 1997

S: (T) Kasyopya'dan aktarım yapmayla ilgili bir sorun vardı Arkadiusz. Soru neydi? (A) Sanırım soru aktarım yapmak için neden evrende belirli bir yere ihtiyaç duyduklarıydı.
C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6. yoğunluktan 3. yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.



S: (A) Kasyopya'dan Dünya'ya olan aktarımın ne kadar zaman aldığını sormak istiyorum.
C: "Sıfır" zaman.

S: (A) "Sıfır zaman..." Neyi kullanarak? Elektromanyetik mi, çekim mi ya da ne?
C: Her ikisi. Birbirleriyle ilişkililer, ya da "birleşik" de diyebilirsin.

S: (A) Neden sıfır zaman? Mekan/zamanın yapısından dolayı mı? Zaman eğrilmesinden dolayı mı?
C: Mekan ve zaman seçimli ve esnektir.

S: (A) Bunun arkasındaki şey nedir? Aktarımı sağlayan araç/aracı nedir?
C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var.

S: (J) Sıfır mekan ve sıfır zaman varsa, aktarımın neden burada 3. yoğunlukta belirli bir yerde sabitlenmesi gerekiyor?
C: Gerekmiyor, "aktarım amaçlarına" yönelik. Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi. Pulsarlara neden olan şey nedir Arkadiusz?

S: (A) Pulsarlara neden olan şey ne mi? İyi soru... (L) Biliyor musun? (A) Bazı nükleer reaksiyonlar...
C: Nötron "yıldızları."

S: (A) Bir nötron yıldızı pulsardır. Sormak istediğim şey ise, nötron yıldızlarının özelliğinin ne olduğu... çünkü tam olarak...
C: Kuantum fiziği...

S: (T) Nötron yıldızlarına neyin neden olduğu sorusunun cevabı kuantum fiziğinde mi? ...
C: Evet.

S: (L) Yani ilgili kaynaklardan pulsarları araştırırsak bu öğrenilebilir, sanırım...
C: "Nuh Sendromu"ndaki anahtar fikir neydi?

S: (L) Anahtar fikir mi? Dönüşüm...
C: Hangi yolla? Neden olan faktör?

S: (L) Neden olan faktör güneş sistemindeki gök cisimlerinin etkileşimi ve enerji alışverişiydi. Güneş sistemindeki cisimler arasındaki enerji alışverişleri, bu cisimlerdeki hayat üzerinde, örneğin Dünya gezegenindeki insanlar üzerinde önemli bir etki yapıyor. Güneşin titreşimi birazcık bile artsa bu Dünya için yüksek bir elektrik yükü etkisi yapıyor. Bir güneş patlaması oluyor, herşey karmakarışık oluyor. Güneşin içsel salınımlarını ölçüyorlar. Belki de güneşin örneğin 3600 yılda bir büyük bir salınımı vardır? Güneşin salınımlarını dakika, gün, ay ve yıl olarak ölçüyorlar. 11 yıllık döngü var, 22 yıllık döngü var. Güneş'te çok farklı dalgalanma döngüleri var. Ya çok daha büyük bir döngü varsa? Öyle bir döngü etkinleştiğinde güneş sistemi çok yoğun bir elektrik yüküne maruz kalır ve herşey alt üst olur! (T) Kitabındaki anahtar konu bu muydu? (L) "Nuh Sendromu"nun temel fikri bu...
C: Pulsar son derece yüksek bir hızda titreşim yayar.

S: (T) Belirli bir frekans yaratıyor... (L) Herşeyin frekansını...
C: Evet.

S: (A) ... Tamam, pulsarla ilgili önemli birşey var, çünkü belirli bir frekansla titreşim yayıyor. Ama, elbette, aktarım için önemli olan bu sinyaller değil, çünkü o titreşimlerin buraya ulaşması yüzlerce yıl alır. Bunu biliyoruz. (L) Ama pulsar pencere... (A) Pulsar bir pencere... (L) Yoğunluklar arasında pencere. (A) Evet, ama pulsarın bu pencereyi oluşturmasını sağlayan şey nedir? O frekans mı? Başka birşey mi? Hangi fiziksel fenomen bu pencereyi oluşturuyor? Bunun kuantum fiziğiyle ilgili oluşunu söylemekten daha kesin birşey belirtebilir misiniz?
C: Nötron yıldızlarının, süper novaların, "kara deliklerin" vs özelliği nedir?

S: (L) Kara deliğe giren şey pulsar olarak mı çıkıyor?!
C: Hepsi madde/antimaddenin kesişim noktaları... Sizin bildiğiniz şekliyle, gerçeklikler arasındaki sınır... madde alemleri / eterik alemler, yoğunluk seviyesi kavşakları, gerçeklikler. Bu pencerelerden kolaylıkla geçilebilir; hatırlayın, yıldızlar ve gezegenler de birer pencere.

S: (L) Ve yıldızlar ve gezegenler dev birer atom olarak tanımlanmıştı. Atom pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Proton pencere mi?
C: Evet.

S: (A) Peki foton da pencere mi?
C: Evet.

S: (L) Çekim bu maddi alemdeki nesneler arasındaki çekimden ziyade eterik alemden pencere yoluyla yansıyan birşey mi?
C: Çekim hayal edilebilir tüm varoluş için ortak "bağlayıcıdır." Bununla ilgili bilmeniz gereken tek şey bu.

Geçebilenler sadece pencereden düşen varlıklar değildir. Daha büyük nesnelerle birlikte temel atomlar da geçebilir:

Alıntı Yap15 Mart 1997

C: Gezegenin yerçekimi merkezi aynı zamanda varoluşun diğer tüm yoğunluk seviyelerine ve boyutsal düzlemlerine açılan bir "penceredir", bu nedenle elektrik yüklü atomlar yerçekimi bağlayıcısı aracılığıyla diğer düzlemlere geçmek için "topraklanır".

Alıntı Yap23 Nisan 2022

(Joe) 21 Mart'ta doğrudan yere doğru uçup düşen China Eastern Airlines uçağı... Olayın sebebi neydi?

C: Hava patlamasından sonra yönlendirme sistemi kontrolden çıktı.

S: (Pierre) Peki hava patlamasının nedeni neydi?

C: Boyut sınırını ihlal eden meteorik nesne.

S: (Andromeda) İlk tahminim buydu.

(Pierre) Evet, benim de. Bu konuda aynı fikirdeydik. Boyut sınırı ihlali...

(Niall) Yani meteor uzaydan gelmiyordu. Bir birleşme oldu...

(Andromeda) Yani bir portaldan geldi denebilir.

(Niall) Bu neyle neyin...

(Pierre) 4Y'den mi?

C: Sizin aleminize giren her nesnenin 4Y'den gelmesi gerekmez. Ark'ın boyutlarla ilgili sorularını düşünün. Ayrıca pencereden düşenler ve Flight 19 hakkında söylenenleri de göz önünde bulundurun.

Peki ya pencereden bir insan geçerse ne olur?

Alıntı Yap19 Kasım 1994

S: (L) Diyelim ki bir insan Bermuda Üçgeni'nde gemiyle seyahat ediyor ve o pencere açıldı ve bu kişi o pencereden geçti. Kendisini nasıl bir durumda bulur?
C: Askıda kalan bir canlılığa (Suspended Animation) benzer birşey.

S: (L) Askıda kalan kişiler, canlılıklarının bilincinde olurlar mı, yoksa bilinçleri de mi askıda kalır?
C: Biri veya diğeri.

S: (L) Bu durumda sonsuza kadar kalırlar mı, yoksa geri mi dönerler? Yoksa başka bir yere mi giderler?
C: Açık. Herşey olası. Aynı şey Philadelphia deneyi katılımcılarının başına geldi.

S: (L) Eğer bir kişi bu boyutlararası askılı hayatiyet durumuna gelirse, sonsuza kadar öyle mi kalır?
C: Belki.

S: (L) Ölemezler mi, bunu mu kastediyorsunuz?
C: Milyonlarca yıldır bekliyorlarmış gibi bir algıları olabilir.

Alıntı Yap18 Mart 1995

S:(L) Bazı uçakların, insanların ve gemilerin Bermuda Üçgeni'nde kaybolmasının nedeni nedir? Nereye gidiyorlar ve onlara ne oluyor?
C: Bu konu işlenmişti.

S:(S) Evet, Atlantis piramitleri.
C: Evet. Atlantis piramitlerinin neden olduğu EM (elektromanyetik) dalgaları.

S:(L) Kayboldukları zaman nereye gidiyorlar?
C: Elbette duyduğunuz olaylardan bazıları sadece kaza ve batma olayları. Ancak sıradışı fenomenler eşlik ettiğinde çok çeşitli anomaliler meydana gelebilir.

S:(L) Nereye gidiyorlar? (T) Bir yere gitmiyorlar, dibe batıyorlar. (S) Beşinci yoğunluk.
C: Paralel gerçekliğe.

S:(L) Bu paralel gerçeklik, paralel bir dünyada olmak gibi mi?
C: Hayır.

S:(L) Paralel gerçeklikten neyi kastediyorsunuz?
C: Koşullara göre değişir.

S:(L) Meşhur Flight 19'a ne oldu? (T) Philadelphia'ya gittiler.
C: Hala anlamaya çalışıyorlar.

S:(L) Ouuuuu! (J) Ou, aman tanrım! Korkunç! Hala kayboldukları yerdeler. (T) Paralel bir realitedeler... (L) Zamanın olmadığı... (T) Okyanus üzerinde, zaman ve mekanın donduğu bir realitedeler, doğru mu?
C: Onların düşünce referansıyla; "kayıp ruhlar."

S:(L) Aman tanrım! Zamanda bir noktada "takılı kalmış" durumdalar, öyle mi? (J) Aynen öyle.
C: Bingo!

S:(L) O yerden kurtulup bizim gerçekliğimize geri dönme olasılıkları var mı?
C: Elbette. Unutmayın, dalga yaklaşıyor ve "yaklaştıkça" giderek daha fazla sıradışı olaylar meydana gelecek. Örneğin ekin çemberleri.

S:(L) Bu insanların o paralel gerçeklikte sıkışıp kaldıkları yerden kurtarılıp asıl gerçekliklerine dönmeleri için herhangi birinin yapabileceği herhangi birşey var mı?
C: Evet, ama bunun teknolojisi çok sıkı saklanan bir sır.

S:(L) Bu sırrı biliyor musunuz?
C: Evet, ama siz de biliyorsunuz!

S:(L) Biz de mi? (T) Thor da biliyor mu? [Gülüşme]
C: Neşe!

S:(L) Sırrı biz de biliyor muyuz?
C: Philadelphia Deneyi.

S:(L) Hazır Philadelphia Deneyi'nden bahsetmişken, bize spesifik ayrıntılarıyla bunun nasıl olduğunu anlatabilir misiniz? Ne tür makineler kullandıldı ve bu makinelerden bir tane nasıl yapabiliriz? [Gülüşme]
C: Burada bir-iki gün boyunca oturmak mı istiyorsunuz?

S:(J) Yani bize bunun bilgisini vermeniz bir-iki gün mü alır? (T) Evet, vaktimiz var. Kalem kağıt getirin. (L) Başka bir zamana bırakalım. (T) Bir diyagram oluşturup Thor'a gönderelim.
C: Kısacası, bir EM jeneratörü yapın.

S:(L) Çocukların bir diğer sorusu: Eşcinsellik ne zaman ve neden başladı?
C: Cinselliğin başlamasıyla birlikte başladı.

S:(L) Dünyanın en eski dili hangisi? En azından bugünün dünyasınında bilinen dillerin...
C: Sanskritçe.

S:(L) Sanskritçe'nin kökeni nedir?
C: Atlantis.

S:(L) Siyam ikizleriyle ilgili karma nedir ve neden bazıları diğerlerinden daha yapışık?
C: Fazla karmaşık ve önemsiz.

S:(L) Tamam, çocukların soruları bitti. Şimdi bazı...
C: Şimdi Flight 19 hakkında biraz daha bilgi. Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı o uçakları bulduklarını iddia etmişlerdi ve sonra da iddialarını geri çekmişlerdi, hatırlıyor musunuz?

S:(L) Evet. [Herkes katılıyor.]
C: Bu size ilginç geldi mi?

S:(S) Evet, çünkü buldukları uçaklar kayıp olduğu bildirilen uçaklar değildi. (T) Evet. (L) Bunda ilginç olan nedir? (J) Neden iddialarını geri çektiler? (S) Buldukları uçaklar neydi?
C: Evet, olayın ayrıntılarını ve araştırma grubun üç üyesinin nasıl bir psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğunu bilseydiniz...

S:(L) Anlatın!
C: Sabır, anlatıyoruz ama kavrayabilmeniz için yavaş olmamız gerekiyor.

S:(T) Araştırma grubundan üç kişi psikiyatrik yardıma muhtaç hale mi geldi?
C: Buldukları şey, tanıma uyan beş uçaktı ve okyanusun dibinde mükemmel geometrik bir şekilde "dizilmişlerdi" ama seri numaraları uyuşmuyordu.

S:(L) Uçakların geometrik dizilimi önemli mi?
C: Şimdi, ilk gizem: beş Avenger uçağının kaybolmasına dair başka bir olay yoktu. İkincisi: Uçakların iki tanesinde, üzerinde numaraların bulunması gereken panellerde "hiyeroglifler" vardı ve paneller tuhaf bir ışık yayıyordu. Üçüncüsü: Uçaklardan birini yukarı çıkarmaya çalışırken, halata bağlı olan bu uçak gözden kayboldu, sonra tekrar göründü, sonra tekrar kayboldu ve sonra tekrar göründü ve sonunda halattan kurtularak tekrar dibe düştü. Dördüncüsü: Keşif dalgıçlarından üçü, dipteki uçaklardan birinin içinde geçici olarak 2. Dünya Savaşı'ndan canlı insan görüntüleri gördüler ve bunu kamerayla kaydettiler. Son olarak: O zamandan beri uçaklardan üçü kayboldu. Tabii ki tüm bunlar bir sır olarak saklanıyor!

S:(S) Acaba o uçaklar nereden geldi? (L) Evet!
C: Paralel gerçeklik. Gördüğünüz gibi, birşey başka bir gerçekliğe geçtiği zaman, "düşünce düzlemi" diyebileceğimiz bir duruma girmektedir ve o gerçeklik yanlış algılandığı sürece pencere açık kalmakta ve her tür olasılıkla ilgili algılar geçici olarak somut gerçeğe dönüşmektedir; çünkü düşünce düzlemi maddesi her zaman akışkandır.

S:(L) Yani gördükleri şey, paralel bir gerçeklikten bir pencere aracılığıyla bizim gerçekliğimize giren bir "Flight 19" muydu?
C: Yakın.

S:(L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu?
C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.

S:(L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
C: Ve diğer herkesin.

S:(T) Araştırmadaki herkesin mi?
C: Gezegendeki herkesin.

S:(T) Araştırmacıların o uçakları bulacağına inanmayanların düşünceleri bile mi?
C: Evet. Araştırmacılar bulmayı umdukları şeyi buldular, ama herkes haberi duyduğunda, ortaya çıkan hakim düşünce kalıbına göre başka şeyler meydana gelmeye başladı.

S:(L) Yani biri bulunan şeyin Flight 19 olduğuna inandığında göründü ve biri inanmadığında da kayboldu, öyle mi?
C: Evet.


Uçakları bulduğunu iddia eden keşif gezisi 1991 yılında Graham Hawkes tarafından yönetilmiştir:

Hawkes, Florida açıklarında beş adet Avenger'ın enkazının bulunduğunu, ancak kuyruk numaralarının Uçuş 19'a (Flight 19) ait olmadıklarını ortaya çıkardığını duyurdu. 2004 yılında bir BBC belgeselinde Hawkes'ın 12 yıl sonra yeni bir dalış ekibiyle geri döndüğü ve uçaklardan birini kuyruk numarasından (açıkça okunabilen 23990) 9 Ekim 1943'te, Uçuş 19'dan iki yıldan fazla bir süre önce denizde kaybolan bir uçuş olarak tanımladığı (mürettebatının tamamı hayatta kalmıştır), ancak diğer uçakları kesin olarak tanımlayamadığı gösterildi.

Belgesel "Tüm değerlendirilen ihtimallere rağmen, bu kalıntıların karadan 12 mil [19 km] uzakta aynı yerde bulunan herhangi bir enkaz kalıntılarıdır" sonucuna vardı.

[dipnot: Hawkes o zamanki hikayesini sonradan değiştirdi. Şimdi hem kendisinin (çünkü dalış yatırımcıları bir soruşturma için değerli zamanlarını harcamak istemiyorlardı) hem de Pentagon'un (çünkü endişelenmeleri gereken daha önemli şeyler vardı) hikayenin ortadan kalkmasında çıkarları olduğunu söylüyor. Uçakların 1945'te kaybolan grupla aynı olduğuna dair kesin bir kanıt bulamasa da, bu enkazların farklı uçuşlara ait olma olasılığını belirlemek için bir istatistikçiye danıştığını itiraf ediyor. Hawkes şöyle diyor: İstatistik uzmanı çalışmasından sonra bana "'Uçuş 19'u bulmuşsun' dedi."]




Bölüm 2'de görüşmek üzere...

gerçek tosun paşa

Yazının ikinci kısımına buradan ulaşabilirsiniz.