8 Ağustos 2015

Başlatan bozadi, 12 Ağustos 2015, 01:10:12

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Scyth

#15
Etten niye uzak duruyorsunuz aksine yağlı et yemeniz lazım. Et iyi gıda  sonuçta 2. yoğunluk tüketmek tamamen 1. yoğunluğu tüketmekten daha akıllıca.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Arulnool

#16
Aslında ölçülü tüketmekten yanayım. Ancak piyasadaki "Et" ürünlerinin küçükbaş, büyükbaş, tavuk vede balığın insan bedenine çok faydalı olduğunu düşünmüyorum. Ama kırsalda yetişmiş bir hayvanın eti kadarda faydalı bir gıda da yoktur sanırım. Sebze ve meyve içinde  geçerli bu durum. Yukarıda yaptığım yorumdaki yargı çok doğru değildi. Kişinin metabolizmasına göre beslenmesini ayarlaması en doğrusudur. Ben şahsen Et ürünleri ve glikoz katkılı gıdalardan uzak durmaya çabalıyorum.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

maglor

#17
Çeviri için teşekkürler Bozadi.

Matrix'te bahsi geçen sahne için;




Morpheus ve ekibi matrixe giriş yaparlar ve gerçek yaşama tam dönecekleri sırada Neo bir kediyi görür ve dejavu yaşar.Dejavu direk bir şekilde anlatılamayacağı için sahnede Neo'nun gördüğü şekilde tasvir edilmiş.İngilizcem pek iyi değil ama Trinity(kadın),dejavu matrixin birşeyleri ''değiştirdiği'' sırada oldugunu söylüyor.Zaten sahnenin devamında matrix'in ajanları tarafından bulundukları binada tuzağa düşürülüyorlar...

90'lı yıllardaki celselerin birinde (tarihini hatırlayamıyorum) dejavunun ne olduğu sorulmuştu ve Kasyopyalıların cevabı 4 KH'nin paralel yada diğer gerçekliklerde bazı değiştirmeler yaptığı anlamına geldiğini söylemişlerdi.Celsenin tarihini hatırlayan biri varsa tekrar okumak faydalı olur hepimiz için.

bozadi

#18
Celsenin başında "Caesarea" diye bir tanımlama geçiyor. Bu bir yer ismiymiş normalde. "Kayseriya" gibi bir okunuşu var sanırım. Ve "Sezar'ın Toprağı" gibi bir anlama sahip anladığım kadarıyla. Romalılar topraklarındaki çeşitli yerlere bu adı vermişler. "Kayseri" adı da oradan geliyor. Aynı zamanda İsrail'de bir yerleşim yeri, yine Romalıların zamanından kalma bir adlandırma olarak. Ama yanlış anlamadıysam bu celseye Skype'la katılan ekip ABD'de yaşıyor ve yaşadıkları yere verdikleri bir isim olabilir bu.

5 holistik doktorun öldürülmesiyle ilgili olarak İngilizce kaynaklarda  15 Temmuz tarihli bir habere rastladım. ABD'de kısa zaman aralıklarıyla öldürülen ve kaybolmuş bazı doktorlara ilişkin görünüyor: http://thefreethoughtproject.com/5-holistic-heath-doctors-dead-5-missing-month-run-ins-feds/ K'lar bu olayların tümü arasında belirgin bir ilişki olmadığını söylüyor ama müsait bir vaktimde bu haberlere ilişkin kaydadeğer / ilginç bir bilgi veya açıklamaya rastlarsam buradan paylaşmak isterim.

"Antibiyotik testi" konusunda: Hayatımda hiç antibiyotik aldığımı hatırlamıyorum; aslında çocuklukta hastalandığım bir defasında mutlaka vermişlerdir ama antibiyotik olduğunu "bildiğim" bir ilaç kullandığımı hatırlamıyorum. Ve sanırım psikolojik bir direncim de vardı antibiyotiklere, ciddi zararlı yan etkileri olabilir diye. Şimdi bu tartışmaları okuduğumda belki de önümüzdeki günlerde kendimi hazır hissettiğimde önerilen bir "testi" kendime uygulayabilirim diye düşünüyorum. Vücudumun ne kadar tepki göstereceğini ve dolayısıyla vücudumda ne kadar patojen/parazit barındırıyor olabileceğimi anlamak için.

Celsede şöyle bir soru-cevap geçiyor:

"Antibiyotik protokolüne soğuk terapisinin eklenmesi faydalı olur mu?
C: Evet, ama sonradan."

Burada "sonradan" olan (veya olması tavsiye edilen) şey soğuk terapisinin antibiyotik tedavisine eklenmesi mi, yoksa "faydanın" sonradan ortaya çıkacak olması mı, emin olamadım.

Güney Karolina'da bir kadının çektiği iddia edilen ve K'ların "sahte" dediği fotoğraf verilen sott.net linkinde yok sanırım. Daha doğrusu o linke ilk tıkladığımda vardı ama sonradan kaldırdılar mı, başka bir yere mi tıklayıp da mı görmüştüm bilmiyorum ama sahte olduğu belirtilen fotoğraf şu İngilizce haber linkinde mevcut: http://www.dailymail.co.uk/news/article-3188604/Is-South-Carolina-s-Lizard-Man-New-images-claim-mythic-swamp-monster-prankster-lizard-costume.html

"Matrix'teki kedi" konusu: Gaia ve Maglor'un açıklamaları güzel olmuş. Ve evet, K'lar Deja Vu denen şeyin 4KH'nin bazı faaliyetlerinden kaynaklı bir durum olduğunu söylemişlerdi:

4 Ocak 1997:
Alıntı YapC: Deja vu 4'üncü yoğunluk KH'den kaynaklanıyor.

S: (L) Deja vu evrenin değiştirilmesinin hissedilmesinin bir sonucu mu?
C: Ya da... gerçeklik köprülemesinin bir hissedilişi.

S: (T) Yeni evrene geçerken eski evrende kalan birşeyin oluyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Gerçeklik köprülemesi nedir?
C: Ne gibi görünüyor?

S: (L) Evrenlerin birleşmesi gibi birşey mi? (T) Köprü iki şey arasına koyduğun birşey...
C: Sınırlandırıyorsunuz, kelimelerin kullanılmadığı 4'üncü yoğunluğu bekleyin!

S: (L) Deja vu başka bir gerçeklikten bizim gerçekliğimize birşeyin gelmesinden mi kaynaklanıyor?
C: Bir olasılık.

Çocukluğumun bazı dönemlerinde çeşitli deja vu deneyimlerim olduğunu hatırlıyorum. Bunlar genellikle büyük bir şaşkınlık yaratan çok kısa "Aa, bunu görmüştüm" veya "bu anı yaşamıştım" gibi saniyelik bir durumdu. Sadece bir tanesinin bir saniyeden uzun sürdüğünü hatırlıyorum veya bir saniyeden uzun bir süre birşeyler hatırladım. Ortaokul zamanlarımdı herhalde. Arkadaşlarla bir yeşillikte futbol oynuyorduk. Maçın bir yerinde bir "faul" veya ona benzer bir nedenle bir duraksama oldu ve pozisyon tartışılırken o anda "bunu yaşamıştım" duygusu uyandı yine ve bu sefer daha ilginç bir şekilde bir arkadaşımın o tartışılan pozisyonla ilgili söyleyeceği sözleri şüphesiz bir şekilde bilerek onunla birlikte söyledim adeta. O sözlerin bir önemi yoktu, maçla ilgili alelade yorumlardı ama "bunu görmüştüm" duygusuyla aynı anda, birkaç saniye boyunca arkadaşımın söyleyeceği sözleri de kendimden tamamen emin bir şekilde aynen söylemeye başlayınca, deja vu deneyimlerimde yeni bir basamağa yükseldiğimi düşündüm! : ) Hatta arkadaşımla birlikte o sözleri söyledikten sonra, o arkadaşıma ve o anda bana yakın mesafede duran bir diğerine "bunu söyleyeceğini biliyordum, bu anı daha önce yaşadım" gibi bir yorumda bulunduğumu da hatırlıyorum.

Son 5-10 yıldır ise nadiren (3-4 kere?) ve çok kısa süreli bazı deja vular yaşadığımı sanıyorum. Aslında bazen yaşadığım anormal bazı durumları kolayca görmezden geldiğimi veya unutuverdiğimi de biliyorum.

bigsenfoni "zombi karınca" ve beyin kontrolü deyince benim de aklıma yine hayvanlar aleminden çok benzer bir hikaye geldi, bir belgeselde izlemiştim. Bir salyangozun vücuduna giren bir parazit zaman içinde salyangozun başının üzerindeki duyargalarına yerleşiyor ve zamanla kocaman bir tırtıl gibi büyüyüp duyargaları da şişiriyor. Asıl ilginç olanı ise, bu parazit varlığın salyangozun beynini kimyasal yollarla kontrol eder hale gelip davranışlarını yönlendirebilmesi:

http://dogaveinovasyon.com/bu-parazit-salyangozu-zombilestiriyor/ (Türkçe açıklama ve İngilizce video)

Et tüketimi konusunda, "piyasadaki" pek çok gıda türü gibi et ürünlerinin de ciddi sağlıksız bazı yönleri olduğundan hiçbir şüphe duymuyorum aslında ama yine de yediğimiz pek çok başka şeyde de farkında olduğumuz ve olmadığımız çeşitli sağlıksız koşullar söz konusu olduğu için, et tüketmekten sakınmanın bizi sağlıksızlığa karşı koruyacağını da sanmıyorum açıkçası, kesinlikle konunun uzmanı olmadığımı da belirterek. Tavuk etiyle ilgili anormalliklerin çok daha ciddi boyutlarda olduğuna dair haberlere rastlıyorum. Hatta en son birkaç gün önce Banvit tavuklara %20 oranında GDO'lu yem verdiğini itiraf etmişti ve hiç utanmadan bunun hayvanın etine geçmediğini de iddia etmişti:

http://www.diken.com.tr/banvit-gdolu-yem-kullandigini-kabul-etti-yuzde-20-oraninda-hayvanlarin-etine-gecmiyor/

Hayvanları tutsak ediyor olmamız ve beslenme ve başka amaçlarla onları "vahşice" katlediyor olmamız gerçekten çok üzücü ama sadece bunun temsil ettiği KH'likten çok daha ciddi boyutlarda insanlığın KH'liği. Yani hayvanlara yaptığımız zulümler bizim "en zalim" özelliğimiz değil ne yazık ki. İnsanların birbirlerini ne kadar basitçe ve ne kadar vahşi biçimlerde katlettiklerini de görüyoruz ve üstelik zulüm ille de fiziksel şiddet ve vahşet biçimini almak zorunda değil, pek çok başka yolla da aynı ve hatta daha yüksek düzeylerde KH kutbiyeti geliştirilebilir.

Bildiğiniz gibi K'lar "et" tüketme konusunda çok net bir tavra sahipler. Bunun insanlık için doğal ve gerekli olduğunu söylüyorlar ve ben de her ne kadar hayatımın bir döneminde adanmış bir vejetaryen olmuşsam da bunu zaman içinde bıraktım ve bu kararımdan pişman değilim.

K'lar "Dünya Ana"nın da bizi hayvan eti yemeye teşvik ettiğini, hatta bir bakıma "çocuklarına" (yani bize) kendi "etini" sunmuş olduğunu söylüyorlar çok vurucu bir şekilde.

Yine K'lar bir celsede hayvanları besin amaçlı kullanırken bunu onlara acı çektirerek yapmak zorunda olmadığımız halde o şekilde yaptığımıza değinmişlerdi. Bu da işin bir başka trajik yönü. Yani aslında hayvanları öldürürken bunu onlara mümkün olan en düşük düzeyde acı ve travma çektirerek yapmak da mümkün. Örneğin kesmeden önce hayvanı uyuşturmak veya bayıltmak vs. Bu konuda bazı tartışmalar vardı ama biliyorum ki şu anda uygulanan yöntemden çok daha az vahşi, çok daha az travmatik yöntemlerle de mümkün bunu yapmak ama ne yazık ki o şekilde yapılmıyor çoğu durumda. Bu konuda son yorumum olarak yine şunu vurgulamak istiyorum; insanların hayvanlara yaptığı işkenceler ve suistimaller insanlığın KH'liğinin en yüksek, en berbat temsili değil insanların birbirlerine yaptıkları yanında.

macka

#19
Açıklamalar için herkese teşekkürler.
De ja vu deneyiminin kişinin belli koşullarda zaman ilüzyonundan çıkması sonucu yaşandığını düşünüyordum.Aslında her şeyin ,tüm deneyimlerin "anda " yaşandığı nı düşünürsek
.Yanlış hatırlamıyorsam bir celsede "anılar geçmiş ve geleceğin yansımasıdır" demişlerdi.Özellikle bu cümle bana de ja vu  lar için bir açıklama  gibi gelmişti.Tabi KH nin manipulasyomları da aynı etkiyi veriyor bunu anlıyorum.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

Majisyen

#20
"Çocukluğumun bazı dönemlerinde çeşitli deja vu deneyimlerim olduğunu hatırlıyorum. Bunlar genellikle büyük bir şaşkınlık yaratan çok kısa "Aa, bunu görmüştüm" veya "bu anı yaşamıştım" gibi saniyelik bir durumdu. Sadece bir tanesinin bir saniyeden uzun sürdüğünü hatırlıyorum veya bir saniyeden uzun bir süre birşeyler hatırladım. Ortaokul zamanlarımdı herhalde. Arkadaşlarla bir yeşillikte futbol oynuyorduk. Maçın bir yerinde bir "faul" veya ona benzer bir nedenle bir duraksama oldu ve pozisyon tartışılırken o anda "bunu yaşamıştım" duygusu uyandı yine ve bu sefer daha ilginç bir şekilde bir arkadaşımın o tartışılan pozisyonla ilgili söyleyeceği sözleri şüphesiz bir şekilde bilerek onunla birlikte söyledim adeta. O sözlerin bir önemi yoktu, maçla ilgili alelade yorumlardı ama "bunu görmüştüm" duygusuyla aynı anda, birkaç saniye boyunca arkadaşımın söyleyeceği sözleri de kendimden tamamen emin bir şekilde aynen söylemeye başlayınca, deja vu deneyimlerimde yeni bir basamağa yükseldiğimi düşündüm! : ) Hatta arkadaşımla birlikte o sözleri söyledikten sonra, o arkadaşıma ve o anda bana yakın mesafede duran bir diğerine "bunu söyleyeceğini biliyordum, bu anı daha önce yaşadım" gibi bir yorumda bulunduğumu da hatırlıyorum."

Bu konuda yalnız değilmişim demek.Tam yılını hatırlamıyorum ama galiba ilkokul yediye-sekize falan gidiyordum.Bir akşam ailecek yemek yerken hayatımdaki en şiddetli dejavuyu yaşadım ve dejavudan sonra sofradakiler arasında oluşacak olan kısa konuşmayı kesin olarak tahmin ettim.Çok fena şok olmuştum.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

Majisyen

#21
Et konusunda da optimal yakıt kuralı geçerli diye düşünüyorum.Şöyle açıklayayım; koyun keserken  kesilen koyunu gören koyunlar, köpeklerde(Çin'de yapılan örneğin)  olan kesime göre daha az korku deneyimi yaşıyorlar.Bence bu ve bunun gibi örnekler neyin optimal besin olduğu-olmadığı konusunda ipucu verebilir.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

macka

#22
DE JA VU çocukluk gençlik yıllarında daha fazla yaşanıyor galiba.
Yine K ların verdiği kaçırılma örneklerinden(Laura nın Frank in vs) anladığım kadarıyla , çocukluk gençlik yıllarında kaçırılmalar da daha fazla sanki.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

Turuk

#23
Arkadaşlar selam

Biliyorum bir çok konuyu baltalıyor gibi gözüksemde çok ağır ve farklı bir dönemden geçiyorum sizde aynı şekilde yaşıyormusunuz bilmiyorum ama anlayamıyorum anlayamadığım çok şey var. İnsanlar artık garipleşiyor. Dün uzun zaman sonra arkadaşlarla mekana gittik öyle takılmak için bi bira içerim diye. Bilmiyorum ama bir şekilde etraftaki insanların aşırı derecede dikkatini çekiyorum. Biri bir şekilde bana bakıp odaklandığında direk dönüp ona bakıyorum ve bocalar gibi bakışlarını düşüncelerini çekiyor üstümden. Dün bunun bir çok örneğini yaşadım. Arkadaşlarımla oturup sohbet ederken yan masada 4-5 kişilik bir erkek grup vardı ve sürekli bana odaklanıyolardı ve sürekli karma gidişattan falan muhabbet ediyorlardı aralarında.En son dayanamadım telepatik olarak sordum.

Ne istiyorsunuz? Ne bilmek istiyorsunuz dedim ve muhabbet açılmaya başladı. Dialog olarak sıralıcam altta ben +, onlar -

-Kimsin necisin?
+Herkes gibiyim, sen gibiyim onun gibiyim. Belki polisimdir
-Polis mi?? Hah. Bu farklılık nereden geliyor?
+Işıktan
-Güldürme bizi istersen birgün güneşin doğuşunu izleyelim bak bakalım doğuyor mu?
+Bu kadarmı karanlığa gömüldünüz
-Etrafına bir bak kim var senin gibi düşünen
+Çok var görmek istersen
-Sende can çok galiba
+Can?
-Hiçbirşey bilmiyorsun anlaşılan
+Bildiklerini anlat bakalım o zaman

dedim bir sessizlik oldu ve sanki enerjimi çekmişler gibi hissettim o an ve hızlandım bir anda

+Evet daha fazlası?
+Anlatın bildiklerinizi? dedim aralarında muhabbete başladılar bende o an kulak ucuyla dinlemeye telepatik olarak odaklanmayı kestim
-Hayır abi anlayamadığım niye böyle biri? Onsuz niye olmuyor? Neden o ? Bilemeyiz abi sen 2 sene önce başlamışsındır adam 5 sene önce başlamıştır. Adamın ehliyeti, sertifikası, daha çok bilgisi var demek ki baksana. Ama niye? Şoför neden o olmak zorunda? Bize niye olmuyor bu? Hayır anlayamadığım adam daha kendi içinde tamamlamamış ve kafa karışıklığı yaratıyor bizde. Baksana hala ışıktan bahsediyor. Ne kadar mitolojik bir erkek (kahkaha). Vardır abi bi bildikleri o kadar detaylı bilmiyorum ama lazımmış, direksiyona geçmesi gerekliymiş. ( bir kaç şey daha söylediler onları hatırlamıyorum ama bunlara benzer şeyler )

Derin bi ohhh çektim o arada ve tekrar telepatik seslendim. pür dikkat dinlediler sessizce

+Bakın gençler, arkadaşlar. Neyin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Bilmediğiniz çok şey var. Benim geçmişim silik çünkü direnmekle başladı bu. Belki şuan size ruhsuz yenilmiş olarak gözüküyor olabilirim. Bilmiyorsunuz çoğu şeyi. Bu şekilde egoist tavırlarla gitmeye devam ederseniz sizden bir cacık olmaz. Bırakın şimdi benimle muhabbet etmeyi, herkes kendi hayatına baksın. Birlik olamadınız bari bu durumu bozmaya çalışmayın. Eğer gerçekten bahsettiğiniz gibi birşeyler varsa olacak olan olur belkide olmaz. Benim durumumu tekrardan doğuş olarak düşünebilirsiniz madem çok merak ediyorsunuz. Hadi şimdi hepinize iyi eğlenceler

dedim. ama nasıl dedim o an bende bilmiyorum sanki o an onu söyleyen ben değildim gibi.

neyse söylemek istediğim arkadaşlar bilmiyorum negatiften aşırı derecede uzaklaşarak daha mutlu pozitif günler geçiriyorum ama negatif beni tekrar yakalayıp takla attırırcasına sardığında bu mekandaki arkadaşların söylediklerinin aynısını söylüyor aylardır bana. anlamıyorum, anlamamazlıktan gelip negatiften kaçıyorum şimdilik bu yolla çabucak atlatır hale geldim ama neden sürekli bu düşünceyi bana aşılıyorlar.

ve insanlar o kadar çok karanlığa sarmalanmış ki dışarı çıktığımda bunu en ağır şekilde hissedebiliyorum son zamanlarda aşırı derecede hassasım. kendimi eve kapatıp çıkmak istemiyorum o derece. varsa bildiğiniz birşeyler bana anlatırsanız sevinirim
 

maiterya

#24
"Dünya bir tiyatro sahnesi bizlerde oyuncularız" demiş usta.
 

bigsenfoni

#25
Tavsiyem Okumaya, ögrenmeye yani bilincine  yeni bilgiler özümsemeye devam et ve optimal gerceklige odaklanmaya calis sevgili Turuk...Bir de psikologa  görünsen güzel bir derdini anlatsan cok rahatlarsin bence cekinmene falan hic gerek yok kulaklarim dan (tinitus) dolayi bende gittim,bayagi  iyi ve destekleyici olmustu...bazen insan beyni diger organlar gibi rahatsiz olabiliyor ve psikolaglar da bu is icin yillarini veriyorlar ki diger insanlara yardim edebilsinler.

Ve tabiki olmassa olmazlardan Ra bilgilerini,Pleiades ögretilerini ve kasyopya celselerini günde bir kere en az yarim saat okumak kaydiyla bir göz atabilirsin...Cevaplar orada!Bir de üzerine OSHO'nun ögütlerini,konusmaslarini,muhabbetlerini okursan üzerine cila gibi gider...:D

http://osho-ego.blogspot.de/2010/08/zihin.html

Kalbiniz temiz ,gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Scyth

#26
Psikologların size yardımcı olması biraz güç bir durum zira duymak istediklerinize inanmak;  kendinizi doğrulamak istiyorsanız başka. Diğer açıdan karşılaştğınız sorunlarda kullanacakları ilaçların üzerinizdeki etkisi yıkıcı olacaktır. Ruhsal sorunlar aynı zamanda adından da anlaşılacağı gibi çözüme kavuştuğunda karşılığı olan problemlerdir. Bir sınava girdiğinizde cevapladığınız soru kadar puan alırsınız. O yüzden bir sınavda olup "aman tanrım benim çözmem gereken problemlerim var" demeniz gülünç olurdu. Sorular zor olabilir şikayet edebilir, ümitsizliğe kapılabilir; çözemediğiniz soruyu daha sonra çözmek üzere es geçebilirsiniz. Böylesi bir durum sınananlar için normal durumlardır. Ayrıca başarısızlıkta sınanmanın doğasında vardır.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Turuk

#27
Psikologluk bir durum olduğunu sanmıyorum dışardan o şekilde gözüküyor olabilir. Antidepresan tarzı ilaçlar yazılıp kullanılmasının bir fayda getireceğini düşünmüyorum. Açıkcası şundan 1 buçuk sene öncesine kadar donuk bir haldeymişim ben bunu gayet iyi anladım. Artık herşey iyiye gidiyor fazla takılı kalmıyorum boş düşüncelere, ama sürekli bu direksiyonun başına geçecek olan sanki bir liderlik yapacakmış düşünceleri ne oluyorsa oluyo duruyo yine geliyo şuan atlatmam gereken bir tek o kaldı. Verdiğiniz linklerden bilgileri okuyup öğrenince bunun bir tuzak olduğu algısıyla olabildiğince kaçıyorum ve bu yararlı oluyor. Hemen hemen hergün sürekli tekrarlanan bu şeyleri artık 1 hafta 1 buçuk haftaya kadar düşürebildim. Daha fazlasını başaracağıma inanıyorum.Yalnız olmanın bunda etkisi büyük tabi ki :)

Şarkılar olsun, başkalarının düşünceleri olsun bunları pek umursamamam gerekiyor. Ama öyle bir durum ki bu o kadar hassas bir durum ki biri höt dese alınganlık yaparmışcasına etkileniyorsun. Bu hassas durumu umarım en kısa zamanda atlatırım

Örneğin bir şarkı daha;
https://www.youtube.com/watch?v=VE91dYpfQ_c








 

Arulnool

#28
Farklıyız birbirimizden. Düşüncelerimiz, duygularımız, varlığa karşı algımız çok farklı. Varolduğumuz bu boyutun zıtlıkları çok. Anlamak, kavramak, sıradanlaşan gel-git'lerde varlığımızı ortaya koymak sabır, özgüven ve cesaret gerektiren erdemleri kendi yolumuza çekmekle aşılabilecek. Elbette yöntemler çok, ama erdemli kavramların "ol"uşu tektir.

Sevgili turuk, senin içinde bulunduğun hal sana hastır. Bizler seni sadece anlamaya çabalarız. Ancak bizlerinde yargıları, içinde bulunduğu halleri mevcut. Bu nedenle Halden hale geçtiğimiz bu hayatta, kendimize maskeler yaratırız. Maske sözü yanlış anlaşılmasın. Kendimizin dışında, başka kendiliklerle diyaloğa geçtiğimizde maskeler devreye girer. Çünkü herşeyin apaçık olamayacağı bir boyuttayız. Bu gerçeğin farkındalığıyla, halden hale geçişlerimizde, hallerimizi insanlara direkt olarak yansıtmayız. Ama şunu yaparız, hallerimizi inceler onlardan anlamlar çıkarır ve bunu o hallerin etkisi dışında insanlara paylaşıma sunarız. Sende gördüğüm şey, değişen hallerini olduğu gibi yansıtmandır. Böyle bir durumda insanlardan işiteceğin söz, bir psikoloğa görün yada bir düşünürün yazılarını oku yada hacıya hocalara görün[:)] Bence yapman gereken şey kendi halerini, kendi içinde damıtıp, onlardan ortak paydalar çıkarmaktır. O ortak paydalar sağlıklı iletişim içinde gerekli olan maskeleri yaratır. (not: Maske kelimesi negatif olarak algılamayın)

Ayrıca sevgili turuk yayınladığın video için yorumum şu[:)] Aman tanrım didim[:D] sevgiler saygılar...
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

Turuk

#29
Açıklaman için çok teşekkür ederim Arulnool. Bir taşı daha oturttum sayende yerine. Sanırım benim durumum maskemi düşürmemden ibaret. Ortalıkta maskesiz ipini koparmış dana gibi koşuyorum sağa sola. Gerçekten yazdığın şeyler içimde unuttuğum güçlü bir hissi geri getirdi. Okuyupta anlayamadığım çözümleyemediğim şeylerden birini bana hatırlattığın için teşekkürler tekrardan :)

Sağlıcakla kal..