Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

6 Temmuz 2024

Başlatan bozadi, 11 Temmuz 2024, 22:22:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi


Celse Tarihi: 6 Temmuz 2024

Tabla başındakiler: Laura ve Andromeda

Niall, Joe, Gaby, Ark, PoB, Chu, Scottie, Falkor, Bella, Leia

Zoom üzerinden katılan FOTCM üyeleri:

3YStudent, A Jay, Aeneas, aimarok, Aiming, Alana, Alejo, Altair, aluminumfalcon, anartist, Andrian, Annamarija, annp, Ant22, Anthony, Approaching Infinity, Arwenn, Aya, Bluefyre, Bobo08, brandon, Breton, Carl, cassandra, Cosmos, Deliverance, Dirgni, dugdeep, Eboard10, Ellipse, fabric, Finduilas495, France, Gawan, genero81, Glenn, Gottathink, Gwenllian, Herondancer, Hesper, Hesperides, hlat ve karısı, iamthatis, IrjO, Iscreamsandwish, Jacques, JeanneT, JEEP, Jefferson, Jenn, Josi, Juba, Keit, keyhole, Kinyash, KJN, Laurentien2, Laurs, Learner, Lilou, Lilyalic, Loreta, LQB, Luc, Luis Miguel, Maiko, Marek760, Mark, Mark7, Martina, Michal, Mike, Mililea, Miracle, Mrs. Peel, msante, Navigator, Neil, Nicholas, Nienna, Obi, Oxajil, Pecha, Puma, RedFox, Redrock12, rrraven, Ryan, rylek, seek10, seeker2seer, Sinapi, Steph_Rivers, Stoneboss, sToRmR1dR, T.C., Theodor, Thorbjorn, Timótheos, Tristan, Tuatha de Danaan, Turgon, vulcan59, whitecoast, Windmill knight, Yas, Ysus, Z..., zim.


S: (L) Bugün 6 Temmuz 2024. [Mevcudun gözden geçirilmesi] Başlayabiliriz. Merhaba, orada kimse var mı?

C: Quorum toplanıyor. Değişiklikler geliyor.

S: (L) Bu akşam kimle konuşuyoruz?

C: Kasyopya'dan Nomendei.

S: (Joe) Tanrı'nın adı veya Tanrı'nın adları...

(Scottie) Bu sıradışı.

S: (L) Tamam. Quorum'un toplandığını söylüyorsunuz. Bu önceki celselerde bahsettiğiniz Quorum mu?

C: Evet.

S: (Joe) Peki nerede buluşuyorlar?

C: 4Y.

S: (L) Toplanmaları alışılmadık birşey mi? Bu yüzden mi bu konuyu açtınız?

C: Evet.

S: (L) En son ne zaman toplandılar?

C: 40 yıl önce.

S: (L) Bir rakamı kaçırdım mı? 40 yıl mı dediniz?

C: Evet.

S: (L) 40 yıl önce hangi yıldı?

(Joe) 1984.

S: (L) 1984. Ooo... [Gülüşmeler]

(Joe) Neyi görüşmek veya karar vermek için toplanıyorlar?

C: Dünya'nın geleceği.

S: (L) Buluşmaları iyi birşey mi yoksa kötü birşey mi?

C: Bakış açısına göre değişir.

S: (L) Tamam. Bizim açımızdan iyi birşey mi?

C: Muhtemelen değil.

S: (L) Bu, bizim bakış açımızdan bakıldığında, insanoğlunun daha fazla kontrol altına alınması yönünde bazı kötü planlar yapacakları anlamına mı geliyor?

C: Yakın.

S: (L) Bunun nedeni artan kontrole karşı çok fazla direnç olması mı yoksa yeterince olmaması mı?

C: Denge için yeterli olmaması.

S: (L) Peki, geçmişte söylediklerinize dayanarak, bu daha fazla insanın uyanması için daha fazla acı çekilmesi gerektiği anlamına mı geliyor?

C: Yakın.

S: (L) Harika!

(Joe) Yani yaptıkları toplantı, vardıkları karar Dünya'nın geleceğini kesin bir şekilde belirleyecek mi, yoksa adımlardan biri mi sadece?

C: Belirttiğin şekilde değil, hayır.

S: (Gaby) Daha çok insanlığın geleceği hakkında...

(Joe) Veya gidişat veya...

C: Denge olması gerekiyor.

S: (Joe) Denge olması gerekiyor, ancak insanların yeterince direnç göstermediğini söylediler, değil mi?

(Chu) Evet.

(Joe) Ve denge sağlayacak kadar direnç yok. Ve denge olması gerekiyor. Yani...

(L) Daha fazla direnç oluşmasını sağlamaları gerekiyor.

(Joe) Bahsettikleri kişiler daha fazla direnç üretme niyetinde değiller. Muhtemelen daha fazla kontrol yaratmayı amaçlıyorlar ama bunu yaptıklarında daha fazla direnişe neden olacaklar.

C: Evet.

S: (L) Bu durumda insanlık üzerinde uygulanan kontroller daha baskıcı hale gelebilir.

(Joe) Ve sonra insanlar daha fazla isyan edecek.

(L) Harika! Gitti emekliliğim!

(Joe) Birinin daha fazla kontrol istemesi ama daha fazla kontrol elde etmeye çalışırken daha fazla dirençle karşılaşacağının farkında olmaması tuhaf.

(L) Evet, Faust'ta Mephistopheles de öyle dememiş miydi? Kötülük niyetinde olan, ama... Öyle birşeydi. Biri Faust'tan şu alıntıyı bulsun. "Kötülüğe niyetlenme ama iyiliğe neden olma" gibi birşeydi. ["Ben ebediyen kötülük isteyen ve ebediyen iyilik yapan o gücün bir parçasıyım"].

(Joe) Peki bu son celsede bahsettikleri program değişikliğiyle mi ilgili?

C: Evet, dolaylı olarak.

S: (PoB) "Dünya'nın geleceği" derken, gezegensel değişiklikler, iklim gibi şeyleri de içeriyor mu bu?

C: Evet.

S: (Joe) Yani, Quorum'dakilerin niyeti temel olarak insanları kontrol altına almak...

(Chu) Eğer 4Y'deyseler, hava durumunu da etkiliyor olabilirler.

(Joe) Ama afetler gibi değişimler meydana getirebilirler mi? Felaketleri tetikleyebilirler mi?

C: Hepsine evet.

S: (Joe) Yani daha çok gezegensel değişim ve afetlerden bahsediyoruz...

C: Açık!

S: (Joe) İnsanoğlu üzerinde uygulanan kontrol ve bunun neden olduğu gezegensel değişimlerden bahsediyoruz...

C: Yakın.

S: (L) Dışarıda yaratamazsan, içeride yaratıyorsun.

(Joe) Aynen öyle. Yani bu hastalık X! [Gülüşmeler]

(L) Çok komiksin. Quorum toplantısı hakkında başka ne dediler?

(Chu) Değişim geliyor.

(L) O konuyu ele aldık.

(PoB) Peki ya yardım? O da geliyor mu?

(Joe) Yardım yolda, evet.

(L) Evet, doğru. Pekala. Sorularımıza geçelim.

(Mark) İkiz güneşin 27 milyon yıllık yörüngesi ile ilgili olarak, geçmişte insanlar nasıl...

(L) Tam olarak 27 milyon olduğunu hiçbir zaman teyit edemedik. Hiçbir zaman söylemediler. Ama yine de soruyu soracağım çünkü tam olarak 27 milyon olmasa bile, yaklaşık o kadar olduğunu biliyoruz.

(Mark) Geçmişte insanlar bunun bilgisini nasıl edindi?

C: Eski bir gelişmiş uygarlıktan aktarıldı.

S: (L) Afrikalı kabilenin Sirius B'yi bilmesi gibi birşey mi?

C: Yakın.

S: (Mark) Örneğin, 19. yüzyıl Simyacısı Sédir "ikinci bir Güneş"ten söz ediyor ve bu ikiz güneşe bir atıf gibi görünüyor. Fulcanelli de ikiz güneşi biliyor gibi görünüyor. Eğer durum buysa, bu kişiler ve geçmişteki diğerleri bunu nasıl öğrendiler?

(L) Tamam, "eski uygarlıklardan aktarılmış" dediler. Bunu kanallık gibi bir yolla öğrenen oldu mu?

C: Evet.

S: (L) Belirli ezoterik faaliyetlerde bulunup da yüksek bir duruma ulaştığında, bu tür bilgiler geliyor olabilir mi?

C: Evet.

S: (Mark) 30 Eylül 1994 tarihli celsede K'lar güneş sistemimizin 12 gezegeninin adlarını verdiler, bunlardan 3 tanesi henüz gökbilimcilerimiz tarafından keşfedilmedi. İsimleri verirken ilk 9 gezegen için kullandığımız isimleri ve ilave 3 gezegen için bilmediğimiz 3 ismi verdiler. İsimler ayrıca her gezegen için ikinci bir kelime içeriyordu, örneğin "Dünya=Saras", "Venüs=Pemuntar", "Merkür=Opatanar", vb. Bu ikinci isimleri kim üretti?

(L) Sanırım ikinci isimler muhtemelen ilk isimler. Ve bizim onları tanıdığımız isimler ise ikinci isimler, çünkü o isimleri biz verdik. Ama her neyse, bu diğer isimleri kim türetti?

C: Eski gelişmiş uygarlık.

S: (Mark) Bu isimler ne zaman yaratıldı?

C: 50 bin yıl önce.

S: (Mark) Hangi dil?

C: Erken Atlantisçenin bir varyasyonu.

S: (L) Sanırım bu nereden geldiğini açıklıyor. Tamam.

(Z...) Son celsede "Diğer canlıların yavrularını tüketmekle ilgili bir tür kozmik yasa mı var?" diye sorulmuştu. Ve cevap "Yakın" oldu. Bu domuz yavrusu, kuzu, dana gibi tüm yavru hayvanları yemekten kaçınmamız gerektiği anlamına mı geliyor?

C: Hayır.

S: (L) Peki, bunun açıklaması nedir?

(Joe) Burada bir çelişki var.

C: Her vaka kendi içinde değerlendirilmeli. "Kurallar" konusunu netleştirmek için ağ çalışması yapın.

S: (L) Bu da düşünmeniz gerektiği anlamına geliyor. Dana etimden vazgeçmek zorunda olmadığıma sevindim.

(Andromeda) Veya kuzu.

C: Evet.

S: (L) Tamam. [Z...'nin bir sonraki sorusunu okuyor] Bunu daha önce de sormamış mıydık, eski insanlar ve krallar modern insana kıyasla gerçekten olağanüstü uzun ömürler yaşadılar mı?

(Gaby) Sanırım öyle. Birşeyler çağrıştırıyor.

(L) Evet, sanırım bu soruyu sormuştuk ama ben bunu özel bir bağlamda sormuş olabilirim. Sanırım Sümer kral listesinden bahsederken sormuştum ve bu kralların gerçekten bu kadar uzun ömürlü olup olmadıklarını sormuştum. Onlar da hayır dediler.

(seek10) Bu konuda bir soru sorabilir miyim?

(L) Evet.

(seek10) Edgar Cayce'nin Atlantis adlı kitabını okuyordum. Bir rahibenin 6000 yıl yaşadığı bir örnek var. Görünüşe göre gençleşebildikleri ve daha uzun yaşayabildikleri bazı tapınakları var. Şimdi, bunun istisnai bir vaka mı yoksa genel olarak geçerli bir vaka mı olduğu net değil. Belki bununla ilgilidir. Belki de Atlantisliler daha uzun yaşayabiliyordu.

[Üyeler önceki celselerden ilgili alıntıyı bulamadı.]

(Joe) İnsanların, kralların veya her kim olursa olsun, çok uzun ömürler yaşadığına dair herhangi tarihi veya mitolojik atıflar vs. uzaylı etkileşimiyle ilgili olabilir mi?

(L) Peki, bunu daha basit bir şekilde sormaya çalışalım, bu biraz karmaşık. Tamam. Temel soru şu olabilir: Kral olsun olmasın, eski insanlar modern insana kıyasla olağanüstü uzun yaşadılar mı?

C: Evet.

S: (L) Bazıları kral mıydı?

C: Evet.

S: (L) Ve bunlar tamamen bildiğimiz insan türündeki kişiler miydi?

C: Evet.

S: (Chu) Hangi faktörler onların bu kadar uzun yaşamasını sağladı?

C: Temel olarak genetik.

S: (L) Yani bu aşırı uzun ömür genetiğini taşıyan insanlar vardı. Öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Peki bu genetik nereden geldi?

C: Çoğunlukla Kantek'ten.

S: (L) Modern insanlar, etkinleşmiş olsun veya olmasın, bu genetik özelliklerden bazılarını taşıyor mu?

C: Evet.

S: (L) Bu aşırı yaşam sürelerinin şu an etkin olmadığını varsayıyorum.

C: Evet.

S: (L) Peki, bazı koşullar altında bu genlerin modern insanda etkinleşmesi mümkün mü?

C: Evet.

S: (L) Dünya'nın kendisinde, örneğin atmosferde, yerçekiminde, elektromanyetizmada veya diğer bazı faktörlerde meydana gelen değişikliklerin bu tür genlerin pasifleşmesiyle bir ilgisi var mı?

C: Evet.

S: (L) Tamam. Aklına başka birşey gelen var mı? Evet, hayır, belki?

(Joe) Ne uzunlukta bir ömürden bahsediyoruz?

(L) Oo, evet. Ömür açısından ne kadar bir süreden bahsediyoruz?

C: Azami 8 bin yıla kadar.

S: (Birkaç kişi) Vay canına!

(Scottie) Bu çılgınca.

(Z...) Bu genleri nasıl etkinleştirebileceğimiz konusunda bize bazı ipuçları verip veremeyeceklerini sorabilir miyiz?

C: Dalganın işini yapmasını bekleyin, ama bu arada sağlık konusunda ağ çalışmasına devam edin.

S: (L) Tamam. En fazla 8000 yıl dediniz, peki ortalama ne kadardı?

C: 2500 yıl.

S: (Joe) Kaç kişiden bahsediyoruz?

(L) Tamam. Nüfus içinde kaç kişi...?

(Niall) Yüzde olarak.

(L) Evet, yüzde olarak.

C: 7.

S: (L) Yüzde mi?

C: Evet.

S: (L) Uzun ömür genlerinin günümüzdeki dağılımına benzer bir oran bu.

(Joe) Bu genlerin etkinleştiği son kişi ne kadar zaman önce yaşadı? Böyle bir insan en son ne zaman yaşadı?

C: 13 bin yıl önce.

S: (Niall) Erken Dryas dönemi, son Buzul Çağı.

(Chu) Büyüme hızı da yavaşladı mı, yoksa yetişkinleştikten sonra mı uzun ömür yaşadılar? Çünkü 2500 yıl yaşayacaksan 500 yıl çocuk kalman gerekir.

C: Tam olarak çocuk değil. Ama gelişim süreci uzundu.

S: (Joe) O halde bu insanlar toplumlarındaki normal insanlar için oldukça dikkat çekici olmalı. Yani, insanlar onları tanıyor ve "Hey, yaşlanmıyorsun ve ben şimdi 80 yaşındayım. Sen çocukken ben de çocuktum ama sen hala 25 yaşında gibi görünüyorsun" derlerdi. Yani, bu garip olurdu.

C: Diğerleri de bugüne oranla daha uzun yaşıyordu.

S: (Joe) Herkesin bugünkünden daha uzun yaşam sürelerine sahip olduğu bir süreçti yani?

C: Evet.

S: (Joe) İstisnai insanlar.

(Andromeda) Şu anda 85 yaşına kadar yaşayan biri ile 120 yaşına kadar yaşayan biri arasındaki fark gibi.

(L) Evet. Bert amcam 103 yaşına kadar yaşadı. Ve her gün puro içiyordu, hayatının her günü bisküvi ve domuz pastırması yerdi.

(Niall) Tek bir yaşamda nasıl olup da o kadar büyük taş yapılar inşa edebildiklerini de açıklıyor mu bu?

C: Elmalar ve portakallar.

(Joe) O yapıları inşa etmeye yönelik farklı teknolojilerden bahsediyoruz, değil mi?

(L) Evet. Belki de yaşam süreleri...

(PoB) O dönemde o genetiğe sahip olmayan insanların ortalama ömrü ne kadardı?

C: 800 yıl.

S: (Niall) Çok uzun!

(Andromeda) Vay canına. Belki de bu yüzden o teknolojilere sahiptiler. Birşeyleri çözmek için zamanları vardı.

(L) Evet, hayatımız her şeyi anlamak için çok kısa. Hayatımın neredeyse tamamında lanet bir köle gibi çalıştım ve bilmediğim ne kadar çok şey olduğunun da farkındayım üstelik.

(Joe) Peki neden bugün insanların yaşamları o zamana göre çok daha kısa?

C: Dünya'daki ve DNA'daki değişimler.

S: (Gaby) Hepsi farklı.

(L) Dinozorlar hakkında konuşmuştuk... Ne kadar irileştiklerini düşünün.

(Andromeda) Yerçekimi farklıydı.

(L) Yerçekiminin, atmosferin farklı olması gerekir. Yani, o devasa boyutlara ulaşmaları ne kadar zaman aldı? Yani, dinozorlara bakarak zaman geçiren var mı bilmiyorum ama ben dinozorlara bakarak çok zaman geçirdim. Ve dinozorun resmini yapıp yanına bir insan resmi koyduklarında gerçekten çok hoşuma gidiyor, böylece bu şeylerin ölçeğini görebiliyorsunuz. Brontosaurus gibi. Uzun sıska bir boynu var, kocaman bir gövdesi var, fillerden daha büyük bacakları var, tabii ki fillerden çok daha büyükler ve küçücük bir ağızları var! Yeterince yiyeceği nasıl tüketiyorlardı?

(Andromeda) Özellikle de bitkisel besin.

S: (L) Özellikle de soğukkanlı oldukları varsayılırsa? Bu çok şaşırtıcı.

(Joe) Bugünkü insanların o zamana kadar uzanan geçmiş yaşamları var mı?

C: Evet.

S: (Joe) Yani buradaki, bu gruptaki veya dünyadaki herhangi biri, birçok kişi o zamanlarda yaşamış olabilir mi?

C: Evet.

S: (Andromeda) Bu insanlar dev miydi?

C: Bazıları.

S: (Andromeda) Et yiyorlar mıydı?

C: Evet.

S: (Joe) Sen 800 yıl yaşasan nasıl hissederdin?

(L) Eğer bu sürenin büyük bir kısmında vücudum dinçse 800 yıl iyi olurdu. Eğer yaşlılık uzun sürerse bunu istemem! [Gülüşmeler]

(Chu) Ama Alejo'nun sohbette dediği gibi, ömür süren içinde Sezar ve Putin gibi insanları görebilirdin. Bu oldukça havalı.

(L) Ama eğer diğer herkes de daha uzun yaşıyorsa, o zaman bu tür şeyler çok önemli olmaz.

(T.C.) Maksimum yaşam süresi için 8000 yıl dediler. Neden 8000?

(Andromeda) Neden 8050 değil? [Gülüşmeler]

(L) Evet, yani, neden 10.000 değil?

C: Genetik sınırlama.

S: (Joe) Bedende olmanın ruha büyük yük getirdiğini söylemişlerdi.

(L) Evet, öyle. Peki, bu insanların hepsi ruhlu muydu, yoksa organik portallar gibiler miydi?

C: Bugünküyle yaklaşık aynı oranda. "Zamanın" seçici ve değişken olduğunu unutmayın.

S: (L) Zaman meselesini ille gündeme getirecekler! O zamanların 8000 yılı...

(Andromeda) farklı bir zamanda farklı bir ortamda...

(L) ...bugünün 8000 yılından çok farklı görünebilir.

C: Evet. Kesinlikle.

S: (Joe) Yani ortalama 2500 yıl yaşamış bir insanın sahip olabileceği tipik deneyim miktarı, bizim 90 veya 70 yılda edindiğimiz türden deneyimlerle benzer olabilir mi?

C: Yakın.

S: (Joe) Bu çok garip. Şimdi zaman daha hızlı ilerliyor olmalı.

(L) Pekala, sıradaki.

S: (Jacques) Endometriozisin kaynağı ve nedenleri nelerdir?

C: Östrojen aşırılığı ve progesteron dengesizliği.

S: (L) Tamam. Sebep veya kaynak bu. Sanırım soru klinik tanımlamadan daha fazlasını ifade ediyordu. Diyetle falan ilgisi var mı?

C: Diyet, evet. Ayrıca gıda, hava ve sudaki zehirler. Ayrıca doğurgan kadınlar tarafından aşırı hormon kullanımı.

S: (L) Yani doğum kontrol hapları gibi mi?

C: Evet.

S: (Jacques) Bunun için bir tedavi var mı?

C: Hormonları dengelemek, ama çok fazla çevresel bozucu faktör olduğu için bu çok zor.

S: (L) Bende endometriozis vardı ve hamile kaldığım için iyileşti. Ve hamile kalmanın tedavi yollarından biri olduğunu söylüyorlar. Ben de öyle yaptım. Son çocuğuma hamile kaldım ve o doğduktan sonra bir daha hiç yaşamadım ama yıllar içinde ara ara yaşadım. Korkunçtu.

(Joe) İlerleyen yaşlarda seviyelerin düşmesi bakımından, erkekler ve kadınlar için testosteron ve östrojen gibi temel hormon replasman tedavisi faydalı olur mu?

C: Evet.

S: (Chu/Keyhole) 14 Ocak 2023 celsesinden: "(whitecoast) Katkısız nikotin buharlaştırıcıların organik kaynaklı katkısız tütüne kıyasla genel toksik ve kanserojen yükü nedir? C: Hafifçe daha az." Şimdi soru şu: Vape (elektronik sigara) için en az toksik e-sıvı bileşimi türü nedir?

C: Damıtılmış su.

S: (Chu) Ama içinde nikotin olmadan mı? E-sıvının bileşiminde propilen glikol, gliserin ve nikotin var.

(L) Evet.

(Joe) Sadece damıtılmış su ve nikotin kullanın diyorlar.

(Niall) Sorulması gereken ilk soru şu: Bu modern vape karışımları sağlıklı mı yoksa zararlı mı?

(Chu) Bunu zaten cevapladılar.

(Joe) Suya nikotin katıp çekmek...

(Chu) Ama sanırım yağlı bir şeye ihtiyaç var. Keyhole, yanılıyorsam beni düzelt, ama bu aletlere sadece su koyabileceğini sanmıyorum.

(Andromeda) Su alan bir alet yapabilirsin. [gülüşmeler]

(L) Evet. Soruyu siz sordunuz, en az toksik e-sıvı bileşimi türü.

S: (L) Tamam. Meksika'daki cinayet dalgası ile ilgili bir soru var ama genel ilgi alanı dışında olarak işaretlenmiş. Bu nedenle sormayacağım. Zaten bu tür soruları sormayı sevmiyorum çünkü birilerini tanımlayarak özgür iradeyi ihlal etmelerini istiyorsunuz. Yani, bir düşünün, eğer birisi katilse ve kendini saklamaya çalışıyorsa ve siz gidip onu teşhis etmeye ve ifşa etmeye çalışıyorsanız, bu bir tür ihlaldir ve ters etki yapabilir. Tamam. Sıradaki soru...

(Cosmos) 19 Mayıs 2024 tarihinde İran'da bir helikopter düştü ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir-Abdullahiyan ve diğer altı kişi hayatını kaybetti. Kazaya ne sebep oldu?

C: CIA.

S: (Niall) İran hükümeti bunu biliyor mu?

C: Evet

S: (Joe) Peki bu nasıl yapıldı?

C: İletişim sinyalleri bozuldu ve pilotun hazırlanan zihnine sinyaller gönderildi.

S: (Joe) İran hükümeti bunun bir sabotaj olduğundan bahsetmedi. Kaza olduğunu söylediler ve hiçbir şekilde işin içinde başka bir iş olduğunu ima etmediler. Bunun nedeni ellerinde herhangi bir kanıt olmaması mıydı?

C: Evet.

S: (Joe) Ama sanırım CIA olduğundan şüpheleniyorlar?

C: Evet.

S: (Joe) CIA'in onları öldürme nedeni...

(L) Öyle bir haber nasıl olurdu? İran hükümeti pilot üzerinde bir tür zihin kontrol sinyali kullanıldığını söylüyor ve bir tür iletişim sinyali bozma teknolojisi...

(Niall) Bu oldukça yüksek teknoloji ürünü bir şey. Bunu İran başkanına yapabiliyorlarsa, Putin'e de yapabilirler, değil mi?

C: Yakın mesafeden yapılması gerekiyor.

S: (Joe) Evet, Azerbaycan'dan dönüyorlardı.

(L) Tamam, sıradaki soru:

(Ben) Ekim 2023'te İngiltere'de bulunan bir koyun leşinden numune alındı ve analiz edildi. Cesedin yakınında büyük siyah bir hayvan görülmüştü. Leoparlardakiyle neredeyse aynı olan bir DNA dizisi bulundu. Bu, o cesetten beslenen bir leopara ait gerçek bir bulgu muydu?

C: Yakın

(Ben) İngiltere'de "büyük kara kedilerin" görüldüğüne dair çok sayıda haber, pencere düşükleri mi?

C: Evet

S: (L) Bu yüzden yakın dediler. Yani şey değil...

(Joe) Birkaç yıldır İngiltere'de dolaşan gerçek panterler veya leoparlar var mı?

C: Hayır.

S: (L) Yani hepsi pencereden düşenler mi?

C: Evet

S: (Andromeda) Ve sanırım DNA izleri bırakabiliyorlar.

C: Evet.

S: (Andromeda) Bu çok ilginç.

C: Geçici olarak "gerçekler".

S: (Joe) Ve 3Y'deki büyük kedilerle aynı DNA'ya sahipler.

C: Yakın

S: (L) Tamam. Sıradaki:

(Approaching Infinity) 2015 yılında, Kayıp 411 vakaları bağlamında, böğürtlenin (berry) "ses frekansı nedeniyle BARM tipi teknoloji için uygun işaretleyici" olduğunu söylemiştiniz. Ancak son celsede BARM (boyut ötesi atomik re-molekülerizasyon) teknolojisinin fiziksel kaçırmalarda kullanılmadığını söylediniz. Kayıp 411'de mağdurun kalıcı olarak fiziksel olarak ortadan kaldırılması söz konusu olduğuna göre, bu vakalarda kullanılan "BARM tipi teknoloji" nedir ve ne amaçla kullanılmaktadır?

(L) Tamam, öncelikle Kayıp 411 vakalarının hepsinde kurbanın kalıcı olarak fiziksel olarak ortadan kaldırıldığını sanmıyorum. Approaching Infinity?

(Approaching Infinity) Büyük çoğunlukla öyle, ama evet, hepsinde değil.

(L) Tamam, yani büyük çoğunluk yok oluyor, sonsuza dek yok oluyor.

(Approaching Infinity) Evet.

S: (L) Tamam. Ama birçoğu geri bırakıldı. Tamam. Peki bu vakalarda kullanılan BARM tipi teknoloji nedir ve ne amaçla kullanılıyor? Pekala, bir dakika, şimdi. Burada başka birşey var. BARM teknolojisinin fiziksel kaçırılmalarda kullanılmadığını söylemiştiniz. Tamam...

C: Fiziksel kaçırılmalar 411 vakayla aynı olmak zorunda değil. Fiziksel kaçırmalar "uzaylı kaçırmaları" bağlamında tartışıldı. 411 tipi vakalar genellikle farklı nedenlerle yapılır. İkincisinde belirli bir fırsatçılık unsuru mevcuttur. İlkinde ise genellikle spesifik bir hedefleme ve amaç vardır.

S: (L) Tamam. Uzaylı kaçırmalarında genellikle belirli bir kişi hedef alınıyor ve bu fenomenin çeşitli unsurları devreye giriyor.

(Andromeda) Ve kaçırılan genellikle geri bırakılır.

(L) Fiziksel olarak kaçırılan ve geri getirilmeyen kişilerden bahsediyoruz.

(Andromeda) Doğru. Tamam.

(L) Yani 411 vakalarında fırsatçılık var. Çünkü...

(Chu) Belirli bir yerde bulunan herhangi insanlar gibi ya da...

(Scottie) Evet, vahşi doğaya giden insanlar kendilerini hedef haline getiriyorlar.

(L) Peki fırsatçılığın böğürtlen çalısı unsuruyla bir ilgisi var gibi görünüyor...

(Andromeda) Veya suya yakın olmak veya belirli yerlerde olmak veya belirli bir engeli olmak gibi diğer bazı temalar...

(Niall) Veya belirli bir genetik miras.

(Andromeda) Genetik miras. Evet. Olaylardan birindeki kişiler atletik insanlardı, veya Almanlar vaya...

(L) Yani bu unsurlar işin teknolojik yönüyle ilgili, doğru mu?

C: Evet

S: (L) Oysa kesin hedefli bir uzaylı kaçırması için bunların hiçbirinin mevcut olması gerekmez. Doğru mu?

C: Evet.

S: (L) Approaching Infinity şunu bilmek istiyor: Bu vakalarda kullanılan BARM tipi teknoloji nedir?

C: Bir hafta kadar vaktiniz var mı? Ve kaçırılmaktan sakınma yeteneğiniz?

S: (L) Başka bir deyişle, bu soruyu sormayın. Eğer bir hafta vaktimiz olduğunu söyleseydik, anlatır mıydınız?

C: Hayır.

S: (Scottie) "Kaçır-Matik 9000" gibi birşey de diyebilirlerdi... [gülüşmeler]

(L) Kaçır-Matik 9000 mi?! Nereden buluyorsunuz bu esprileri? [gülüşmeler]

(Andromeda) Belirli ayarlara sahip bir cihaz.

(Niall) Belki Scottie bunu K'lardan almıştır.

(L) Şimdi seni kaçıracaklar. Peşindeler Scottie!

(Approaching Infinity) Laura, bu konuda bir yorum yapacağım çünkü cevabı sevdim ama tam olarak ilgilendiğim konu bu değildi. BARM teknolojisinin kaçırılmalar bağlamında tanımlanma şekli, temelde ruh uzantısını çekip çıkardıkları ve daha sonra 4Y'de bir bedeni re-molekülerize ettikleri ve daha sonra onu de-molekülerize edip ruh uzantısını geri koydukları şeklindeydi. BARM'ın temelde gerçek bir fiziksel bedeni de-molekülerize edip gemiye almak için mi kullanıldığı yoksa başka bir amacının mı olduğunu merak ediyordum.

(L) O zaman o soruyu sor. BARM tipi bir teknoloji, yaşayan bir insan vücudunu de-molekülerize etmek için kullanılabilir mi?

C: Evet.

S: (L) Bu yüzden mi bazı olay yerlerinde garip kalıntılar var, çünkü beden giysilerin içinden alınıp götürülmüş gibi görünüyor?

C: Evet.

S: (Andromeda) Ayarlar mükemmel değilmiş demek. [gülüşmeler]

(L) Mesele giderek daha tuhaf hale geliyor. Mutlu musun, Approaching Infinity?

(Approaching Infinity) Evet.

(Joe) Kaçırılmaktan sakınma yeteneğin var mı?

(Approaching Infinity) Mm, göreceğiz... [gülüşmeler]

(L) Ormanda böğürtlen çalıları yakınında dolaşma. Tamam, şimdi Approaching Infinity'nin başka bir sorusu var:

(Approaching Infinity) Mutile edilmiş hayvanların etinde, yırtıcıların onu yemekten kaçınmasına ve bazı durumlarda etin çok uzun süre çürümemesine neden olan şey nedir?

C: Olayın bir yan etkisi olan bir 4Y zaman kilidinin varlığı.

S: (Joe) Peki, son celsede bir koyun sürüsüyle ilgili bahsettikleri gibi, bir 4Y sızıntısı olursa ve bölgedeki biri bunu görürse, koyunları veya o sızıntı alanında her ne varsa onu görür müydü? İnsanlar sızıntı alanındakileri yine de görür müydü yoksa görüş alanlarından kayıp mı olurdu?

C: Bazıları görürdü ama çoğu göremezdi.

S: (L) Bunun nedeni zaman kilidi unsuru mu? Zamanı kilitliyor ve bir atlama oluyor, sonra zaman yeniden başlıyor ve izleyenler bu atlama sırasında olanları göremiyor mu?

C: Evet

S: (Andromeda) Yani atlanan süre yokmuş gibi mi oluyor?

C: Evet.

S: (L) Pekala, şimdi Joe ve Niall'ın Michael Mosley hakkında soruları olabilir. Michael Mosley kim?

(Joe) Yunan adalarında kaybolan ünlü İngiliz TV doktorunu hatırlıyor musunuz?

(L) Pekala, Michael Mosley hakkında hızlı bir soru.

(Joe) Ona ne oldu? Bir Yunan adasındaydı.

(L) Evet. Sonra kayboldu ve bir yerde bulundu.

(Joe) Çok az ağacı olan küçük bir Yunan adasında. Beş gün boyunca ortadan kayboldu ve beş günün sonunda ölü bulundu.

(Niall) Birçok kez aradıkları bir yerde...

(Joe) Bir tatil köyünün hemen yanında! Kayıp 411'in tüm özelliklerine sahip, ama biz sadece kontrol etmek istiyoruz.

(L) Bu 411 vakadan biri mi?

C: Evet

S: (Joe) Ve bu sadece fırsatçılık mıydı?

C: Evet

S: (Joe) Yani ünlü bir televizyon doktoru olmasının olayla bir ilgisi yok muydu?

C: Hayır.

(L) Sonraki soru:

(seek10) Hintlilerin Veda kitaplarındaki bilgiler ne zaman o kitaplarda bir araya getirildi? Erken Dryas Olayından önce MÖ 16.000 civarında mı?

C: Evet

(seek10) Nerede bir araya getirildiler, Hint alt kıtasında mı yoksa Kafkasya'da mı?

C: İkisi arasındaki yolda ama esas olarak Hindistan'da.

S: (seek10) Vdeveer Arya'nın hipotezine göre, Güney Hindistan Krallıkları (yani erken Dravid krallıkları) Nuh Tufanı sırasında veya sonrasında Hindistan'ın Batı kıyısındaki batık Dwarika'dan gelen göçmenler tarafından kurulmuş. Bu doğru mu?

C: Yakın

S: (seek10) 20 Ekim 1994 celsesinde K'lar, Aryan İranlı çiftçilerin M.Ö. 6249 civarında Hindistan'a girmesinden önce orada Asya Kabileleri ve 3 numaralı prototip olan Neandertaller olduğundan bahsetmişti. Bahsettiğiniz Asya Kabileleri Paranthaların (Dravid halkının) torunları mıydı?

C: Evet

S: (Ennio) ABD'deki üyelerin birşeyleri görmesini ve birşeyler yapmasını engelleyen frekans çiti hakkında verdiğiniz bilgiler, pek çok kişinin daha iyi yerlere taşınma ve belki daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak için gruplar oluşturma konusundaki tereddütleri için de geçerli mi?

C: Evet

S: (Ennio) Bu durum Avrupa ve Asya gibi dünyanın diğer bölgelerindeki veya başka yerlerdeki üyeler için de geçerli mi?

C: Evet

S: (Ennio) Bu durumda çitin üzerindekilere veya içindekilere herhangi bir ek tavsiyeniz var mı?

(L) Tüm bunlar hakkında kararsızlık yaşayanlara ek bir tavsiyeniz var mı?

C: Rasyonel aklınızı kullanın ve geçmişi hatırlayın.

S: (L) Şimdi, hlat:

(hlat) 2019'daki iki şapka meselesinde, olay iyi olarak nitelendirilen ve olumlu nitelikteki güncel olayların sonucu olan bir zaman çizgisi birleşmesiyle ilgiliyken, üç yıl sonra 4Y KH saldırısının olumsuz bir işareti olarak nitelendirildi. İlk cevapta sapma mı oldu? Ve eğer öyleyse, kim tarafından?

C: Hayır. Bu celsenin başında acı çekmekle ilgili tartışmaya bakın.

S: (L) Sanırım bu bir sonraki soruyu cevaplıyor: İki şapka saldırısı neden başlangıçta iyi birşey olarak ifade edildi? Çünkü bir ders içermekle birlikte sonunda iyi birşey olmuş oldu. Tamam:

(A Jay) İnternette bir dizi insan iç monologları olmadığını iddia ediyor. Benzer şekilde, içsel deneyim konusunda uzmanlaşmış bir araştırmacı da bazı insanların asla içsel konuşma yaşamadığını iddia ediyor. Ancak her iki iddia da yalnızca insanların kendi bildirimlerine dayanıyor. Bazı insanların içsel konuşmayı hiç deneyimlemediği doğru mu?

C: Evet

S: (A Jay) Eğer öyleyse, neden?

C: OP.

S: (L) Bu sadece imgelerle düşündükleri anlamına mı geliyor?

C: Evet

S: (L) Bu çok garip. Bunu hiç duymamıştım.

(Joe) Ama aktif olarak birşey yapmadıkları zaman herhangi birşey düşünüyorlar mı?

C: Hayır

S: (L) Yani gerçekten düşünmüyorlar. Birer tepki makinesinden ibaretler.

C: Evet

S: (Joe) Beyninde ters takla atan bir maymun gibi mi?

(A Jay) Laura, devamı var. Araştırmacı bazı insanların içsel konuşmaya sahip olduğunu, bazılarının ise olmadığını söylüyor. Ve benzer şekilde, toplam beş farklı içsel deneyim var: iç ses, iç görüş, duygular, hisler veya duyusal farkındalık ve ayrıca sembolize edilmemiş düşünce. K'lar içsel konuşmayı deneyimlemeyen insanların OP olduğunu söyledi. O halde bu durum araştırmacının bahsettiği diğer beş içsel deneyim yöntemini de kapsıyor mu?

S: (L) İkinci içsel deneyimin adını söyle?

(A Jay) İçsel görselleştirme.

(L) Tamam.

(A Jay) Duygu, duyusal farkındalık ve sembolize edilmemiş düşünce.

C: Duygu bedensel bir yoğunlaşmadır, bir düşünme tarzı değildir.

S: (L) Peki bir sonraki? İçsel görselleştirme var. İçsel vizyon. Peki, benim sormak istediğim soru şu: İçsel konuşma yapmayan kişilerde diğerlerinin hepsi var mı, yoksa sadece hiçbir şey yok mu?

(A Jay) Bana mı soruyorsun?

(L) Evet. Bunu araştıran sendin.

(A Jay) Görünüşe göre içsel konuşmayı deneyimlemeyen bazı insanlar bu diğer şeylerden bazılarını deneyimliyor, ancak ne ölçüde bir örtüşme olduğu veya olmadığı benim için yüzde yüz net değil. Bazı insanlar beşini de deneyimliyor. Bazı insanlar bir veya ikisinden yoksun gibi görünüyor, ancak tam olarak emin değilim ve bunun olup olmadığını bilecek kadar okumadım henüz...

C: Sorularınızı netleştirmek için daha fazla araştırma yapın. Biz bu işi sizin yerinize yapmak için burada değiliz.

S: (L) K'lar duygular hakkında konuştular ve insanların hissettiği çoğu duygunun kimyasal olduğunu söylediler. Ve bunların çoğu bağırsaklarınızda gerçekleşiyor, bu yüzden bağırsaklarınızda hissediyorsunuz. Bu bir düşünme tarzı değil.

(Niall) Bir düşünme tarzı değil. Yani bu araştırmacılara yönelik bir tür yorumdu.

(Joe) Sorun şu ki, bu tür duygusal kimyasal yoğunlaşmalar düşünmeye ve ardından bu düşüncelere dayalı eylemlere yol açıyor.

(L) Evet, kesinlikle öyle. Yani, Mouravieff ve Gurdjieff'in bahsettiği şey buydu. İnsanlar duygularıyla düşünüyor ya da...

(Joe) Veya duygusal uyaranlara tepki veriyorlar ve bunlara dayalı anlatılar veya teoriler geliştiriyorlar.

(Andromeda) Evet veya bunu bir iç monologla yapma yeteneğine sahip olmasalar bile, yine de duygulara tepki verebilirler.

(Ryan) Laura, şu soruyu sormak uygun olur mu? Bir OP ile ruhlu bir kişinin içsel deneyimi arasındaki temel fark nedir?

(Joe) Bu biraz genel.

(L) Evet. Bilmiyorum. Yani, belki de ipucunu bir önceki sorudan, yani iç monologdan almış olabiliriz. Bu, bir OP ile ruhlu bir kişinin iç doğası arasındaki temel farka dair ipucu muydu?

C: Evet

S: (Joe) Bir anlamda, bir gözlemci olabilmesi için kendini görme yeteneği gibi birşey mi bu içsel konuşma?

C: Evet

S: (L) Çünkü iç konuşma bir tür gözlemciyi ifade eder. Kendinle konuşuyorsun veya bir parçan başka bir parçanla konuşuyor.

(Andromeda) Peki OP'ler bunu herhangi bir ölçüde yapabilir mi?

C: Hayır

S: (Chu) Ama iç monolog yapmamak nadir bir durum, değil mi?

(L) Bilmiyorum. Ne kadar nadir olduğunu bilmiyoruz. Yeterli bilgiye sahip değiliz. Yani, A Jay bizi zor durumda bıraktı! Yeterli bilgiyi toplamadığı için! [kahkahalar]

(A Jay) Araştırmacının bu içsel özelliğe ve iç monoloğa sahip olmayan kaç kişiyle karşılaştığını bulmaya çalıştım ve tespit edebildiğim en iyi oran %30 ila 50 arasında bir yerde.

(Chu) Ooo!

(Gaby) Tanrım.

(L) Doğru.

(Andromeda) Vay canına.

(L) Ürkütücü.

(A Jay) Ancak bunu sadece tek bir makalede söylüyor ve bu sonuca nasıl vardığını anlamakta zorlanıyorum.

(L) Peki, bir başka soru da şu olabilir, yani bir insanın iç konuşması yoksa, bunun farkına varabilir mi?

(Joe) Aynen öyle. Onlara bir iç monologları olup olmadığını sorsan? "İç monolog da ne?" derler. Ne demek iç monolog? Biden mitinglerinde onlardan çok var mı? [gülüşmeler] Neyse, devam edelim.

(L) Görünüşe göre solcuların birçoğu sadece duygularla hareket ediyor: tepki makineleri. Tamamen beyinleri yıkanmış.

(Niall) Ben de onları merak ediyordum. Neden Biden'ın birçok destekçisi son başkanlık tartışması sırasında veya hemen sonrasında aniden onun bunadığını fark etmiş gibi göründü?

C: Çünkü medya buna örtülü bir şekilde izin verdi.

S: (L) Bugün haberlere bakıyordum ve bir ekran gösterdiler, medya uzmanları... Tartışma sırasında medya uzmanlarının ifadeleri falan, ve yüzleri dehşet ifade ediyordu! Ve bu da izleyicilere bir çok sinyal gönderiyor.

(Joe) Acaba Biden...

(L) Soru listesinde yoksun! [gülüşmeler]

(Andromeda) Listede yoksun!

(Joe) Biden'ın görevden çekilmesi ne kadar olası?

C: Oldukça muhtemel.

C: (Joe) Ve sonra Kamala gelecek.

(L) Çekilmeye karar verirse biraz bekletirler.

(Joe) Evet, o sırada Kamala'yı parlatırlar.

(L) Evet.

(Andromeda) Berbat.

(L) Tamam.

(Aiming) Jordan Peterson hakkında büyük bir ruh olduğu yorumunu yapmıştınız, büyük ruh tanımınız nedir?

C: Senin büyük ruh tanımın nedir?

S: (L) Peki sen nasıl tanımlarsın Aiming?

(Aiming) Güzel bir soru ama ben aslında K'ların cevap vermesini umuyordum. Bu yüzden biraz düşüneyim ve cevap vereyim. Sanırım büyük bir ruh, çok fazla bilgiye sahip, başkalarına yardım etme, başkalarının öğrenmesine ve ruhlarını geliştirmelerine yardımcı olma misyonuna sahip biri olurdu. Bunun gibi birşey. Ben böyle düşünüyorum. Evet.

(L) Peki. Zor olmadı, değil mi?

(Joe) Peterson'ın programlandığını falan biliyoruz, değil mi? Son celsede komadayken programlandığını söylediler ama öne çıkan tek şey Gazze'deki duruma karşı tutumu.

(L) BÜYÜK bir engeli var.

(Joe) Orada biri veya birileri tamamen savunmasız insanları toptan katlediyor. Büyük bir ruhu o yanlış yorumları yapacak hale getiren büyük bir programlama söz konusu demek ki.

C: Eninde sonunda dehşet içinde kendine gelecektir.

S: (L) Bilmiyorum.

(Niall) Çok ağlasa iyi olur.

(Joe) Evet, kesinlikle.

(L) Yani, eğer olan tüm bu şeyler onu kendine getirmediyse.

(Joe) Bunu telafi etmek için ortaya çıkıp o Siyonistlere büyük bir darbe indirse iyi olur.

S: (L) Tamam, Mark:

(Mark) Bir ruhun 4Y'ye gitmeye hazır olduğunu varsayarsak, 5Y'den 4Y'ye doğma süreci nasıl? 3Y'de olduğu gibi bir anne ve babanın çocuk yapması yoluyla mı?

C: Evet

S: (L) Tamam, PoB:

(PoB) Geçmiş olarak algıladığımız yerde reenkarne olmak mümkün müdür?

C: Evet.

S: (Joe) Gelecek olarak algıladığımız yerde reenkarne olmak mümkün mü?

C: Evet

S: (L) Daha önce sormuştuk, aynı anda çoklu enkarnasyon mümkün mü diye ve evet dediler. Yani, tüm olasılıklar var gibi.

(Joe) Zaman konusu, değil mi?

(L) Zaman seçici ve değişken.

(Joe) Geçmişteki tüm insanlar reenkarne oldu, değil mi?

(Chu) Veya hiç reenkarne olmadılar.

(Joe) ...ve 5Y'deler.

(PoB) Öyle olmayabilir.

(Joe) Yani geçmişteki insanlar ya reenkarne oldular veya 5Y'deler, dolayısıyla geçmişte olamazlar. Geçmişte kimse yok.

C: O kadar basit değil.

S: (PoB) Ama eğer bu mümkünse, ruhun belirli bir zamanda yaşarken geleceğin deneyimlerini yaşayabileceği anlamına mı geliyor?

C: Evet

S: (PoB) Bu çok enteresan.

(Chu) Yani bazı kahinler geleceği tahmin etmekten ziyade geçmiş yaşamları hatırlıyor olabilirler mi?

C: Evet

S: (L) Sanırım çok fazla olasılık var ve bence 4Y ve geri kalan herşey zaten o kadar garip ki, bunun garipliğini kavrayamıyoruz bile. Yani, 2Y yaratıklarla aramızdaki farkı düşünün ve sonra da 4Y yaratıklarla aramızdaki farkı hayal edin. Ra 4Y düşünüşünün derinliklerini kavrayamayacağımızı söylüyor. Yani artık besin zincirinin tepesinde değiliz! Pekala, bu son soru.

(Chu) İyi işti.

(Joe) Bazı cevaplar aldım. Gerçi çok kısalar.

S: (L) Pekala.

(Joe) Kısa bir süre önce bir çalışma yapılmış.

(L) Unutma ben hasta bir insanım. [gülüşmeler]

(Joe) Tamam. Ksilitol ve benzeri alkol şekeri tipi yapay tatlandırıcıların kan trombosit anormallikleri ve pıhtılaşmayla bağlantılı olabileceğini gösteren yeni çalışmalar var. Bu çalışmalar güvenilir mi?

C: Genel olarak evet.

S: (Joe) Ksilitol öyle demek. Tamam, kutupların tersine çevrilmesine dayalı bir cihaz var. Küçük bir kutu. Evine koyuyorsun ve kutupları tersine çeviriyor.

(Scottie) Duvarlardaki nemi toprağa geri itiyormuş. Kulağa mantıklıymış gibi geliyor. Araştırdık ve bu şeyin işe yarayıp yaramadığını söyleyebilecek kimse yok. Ve cihaz pahalı.

(Joe) Pahalı ve evdeki nem sorunu için almayı düşünüyoruz. Bunun boşa harcanmış bir para olup olmayacağını veya gerçekten işe yarayıp yaramayacağını ve satıldığı amaç için faydalı olup olmayacağını merak ediyoruz, yani yerdeki su katmanının yükselmesini ve nemin duvarlara tırmanmasını azaltacak şekilde suyun polaritesini tersine çevirmek.

(Andromeda) Elektromanyetik birşey, değil mi?

(Scottie) Ses frekansı yoluyla elektromanyetik dalgalar yayıyor ve su duvarlara sızmaya başladığında bunu tersine çeviriyor güya. Kılcallık yoluyla yapıyormuş, ama aynı zamanda su molekülleri artı ve eksi gibi kutuplu olduğundan, bir tür...

C: Bunun vücuda neler yapabileceğini bir düşünün!

S: (Joe) Bizim de sorumuz buydu. İnsanlar üzerinde olumsuz bir etkisi olur mu?

C: Evet.

S: (Joe) Tamam, o zaman bu iyi bir fikir değil.

(Scottie) Yani çalışıyor mu?

C: Evet

S: (Scottie) Ama insanlar üzerinde de çalışıyor.

(Andromeda) Çalışıyor ama kılcallığımızı da değiştiriyor, öğle mi?

(Scottie) Kuru üzüm gibi buruşturabilir bizi.

(Joe) Bütün su ayaklarına iner.

(Scottie) Ayaklarımız balon gibi şişer.

(L) Bunu zaten yaşıyorum, bu konuda yardıma ihtiyacım yok. [gülüşmeler]

(Joe) Son bir soru daha. Gazze'de İsrail tarafından öldürülen Filistinli sayısı resmi olarak 40.000? Gerçek rakam nedir?

C: 100 binden fazla.

S: (Joe) İsrail bunu yaptığı için ezilecek mi?

C: Evet

S: (Joe) Yarın mı?

C: Henüz değil.

Laura'nın notu: Lancet dergisinin tahminlerine göre, dolaylı ölümleri (hastalık, açlık vb.) saydığınızda Gazze nüfusunun %8'ine yakını öldü. Ve bu "ihtiyatlı bir tahmin". 186 bin kişi...

S: (L) Sohbette sorulan birşey var mı?

(Joe) İnsanlar nikotin ve vape (elektronik sigara) hakkında konuşuyorlardı. Vape eğer damıtılmış suyla ve çok temiz bir şekilde yapılırsa, yanan tütün içmekten daha iyi midir?

C: Evet

S: (Joe) Çünkü olumsuz etki yok.

(PoB) Gliserin olmadan.

(Chu) Anlamaya çalıştığımız şey de buydu, daha iyi bir yöntem bulana kadar vape kullanılacak olursa, 70/30 oranı 50/50'den daha mı iyi?

(L) 70/30 neyin oranı?

(Chu) %70 propilen glikol, %30 gliserin. Yoksa 50/50 mi?

C: Sonuncusu.

S: (Chu) Vape'in çalışması için minimum oranın bu olduğu söyleniyor.

(L) Pekala, en üste çık ve soruların ne olduğunu görelim.

(Ant22) Pedofili ruha karşı işlenen suçlar açısından özellikle kötü müdür?

C: Evet

S: (L) Tamam, aşağı in. Devam et. "The Man From Earth" (Dünyalı), sonsuza kadar yaşayan ve taş devrinden beri var olan bir adam hakkındaki film. Bu ilginç bir düşünce. Tamam, devam et, devam et. Hayır, bekle bir dakika. Şuna geri dön.  Zaman kilidi hakkındaki soru:

(Ryan) Bu teknoloji üç ana uzamsal boyutu etkilemeden dördüncü veya beşinci boyutlarda da çalışıyor mu?

C: Yakın

S: (L) Alacağın tek şey bu.

(Andromeda) Üçüncü yoğunluğu bir dereceye kadar etkileyecektir, değil mi? Eğer şeylerin etini etkiliyorsa...

(L) Tamam, devam et. Devam et. İç konuşması olmayanlar, TV reklamlarını tekrar mı oynatıyorlar? Bilmiyoruz ama [şarkı mırıldanıyor] "My Bologna has a first name..." Oo, bu ilginç:

(Sinapi) Büyükannem bir dil öğretmeniydi, ama öğrencilerine Almanca veya İngilizce düşünmediğini, resimler halinde düşündüğünü söylüyordu.

(L) Eğer kelimelerle düşünmüyorsan, dil öğretmeni olmak zor olmalı.

(L) Artık Alzheimer hastası. Tamam, devam et. Peki ya nargiledeki tütün? Yine tütünü yakıyorsun. Biden'ın yerine büyük ihtimalle kimi getirecekler? Kamala. Bekleyip görelim. Bilmek istemiyorum. Bir sarkacı sadece kendinle ilgili sorular için kullanabilir misin?

C: Elbette ama dikkatli olun.

S: (L) Tamam:

(hlat) Şimdi bir şapka mı var? İkisi de kaybolmuştu.

(Laura) Evet, ikisi de kayboldu. Ve sonra biri tekrar ortaya çıktı. Şimdi bir tane var.

(JEEP) Akıllı su sayaçları suyu herhangi bir şekilde tahrip ediyor mu?

(Laura) Suyu neden tahrip etsin ki? Sadece ölçüyor.

(Scottie) Çünkü birçoğu kablosuz.

(L) Yani suyu bir şekilde etkiliyor mu?

C: Evet

S: (L) Peki bu olumsuz bir etki mi?

C: Evet

S: (L) Tamam. Devam et.

(Chu) Bu kadar.

(L) Pekala, millet. Sırtım gerçekten çok ağrıyor.

(seek10) Son bir soru sorabilir miyim?

(L) Sırtım ağrıyor dedim ya. Devam et. Eğer zor bir soruysa...

(seek10) Hayır, sanırım basit denebilir. Geçen sefer K'lar, Haplogrup F sinyalinin (Y-kromozomu DNA çalışmaları) nükleer savaş nedeniyle Hindistan'dan ayrıldığını doğruladı. F haplogrubu oradan H, K gibi gruplara ayrılıyor. Benim şüphem "K" sinyalinin Kantek sinyali olduğu yönünde. O zamanlar büyük bir afet vardı, Atlantis uygarlığı en büyük uygarlıktı. Ama Kantek halkı Kiev portalından geldiyse, o dönemde Rusya'dan, Ukrayna'dan, o bölgeden çıkan bir sinyal olması lazım. Bu çalışmalarda nedense görünmüyor. Yani sorum şu: O sinyal kasıtlı olarak mı bastırılıyor yoksa yok mu?

(L) Sinyalin Kafkasya civarında bir yerden gelmesi gerektiğini düşünüyorum, doğru mu?

(seek10) Doğru, evet. O bölge civarında.

(L) Ama öyle bir sinyal yok mu diyorsun?

(seek10) Evet, sinyal yok. Haplogrup F sinyali 50.000 yıl önce. Ama Cayce'nin yazdıklarını okuduğumuzda, Hindistan'ın o dönemde büyük bir uygarlık rolü oynamadığını görüyoruz. Ama Cayce'nin bütün olayı Atlantis, ki bu mantıklı.

(L) Peki ya 70.000?

(seek10) 70.000'de net bir sinyal yok. Diğer birşey de bu tarihleri karbon tarihlendirmesine dayanarak belirlemiş olmaları. Ve 50.000 yılın ötesinde karbon tarihlemenin tamamen yararsız olduğunu söyleyen pek çok insan var. Yani evet, Cayce Atlantis'e odaklanmış gibi görünüyor, ki bu mantıklı, ama bir şekilde "K" sinyali (Kantek) Hindistan'dan çıkıyor. Kasıtlı olarak bastırdıkları başka bölgelerden de "K" sinyali gelebileceğine dair şüphelerim var.

(L) Bunu araştırmam gerekecek. Araştıracağım. Cayce Nasıralı İsa'nın gerçek olduğuna inanıyordu. "From Paul To Mark"ı yazdıktan ve her şeyin nasıl meydana geldiğini gördükten sonra farklı bir noktaya geldim. Öyle bir noktaya geldim ki, eğer bir kaynak İsa meselesini çevreleyen bulutu görmüyor veya anlamıyorsa, hüsnükuruntudan güçlü bir şekilde etkileniyordur diye düşünüyorum.

(seek10) Bunun Cayce'nin kaynağıyla ilgili olabileceğini düşündüm. Akaşik kayıtlara bakıyordu, bu yüzden Akaşik'ten aldığı şey, okuma yaptığı kişiye özeldi.

(L) Evet, sanırım bu kaynaktan alıyorsanız, İsa'ya olan inancın orada bir tür sinyal oluşturmaya yetecek kadar izi olabilir. Toparlayalım.

(seek10) Teşekkür ederim.

(L) Ben de tükendim zaten. Sormamız gerekip de sormadığımız birşey var mı? Lütfen sorulmuş olarak kabul edin.

C: Şimdilik hepiniz iyi gidiyorsunuz, önceki uyarıları aklınızda tutun. Hoşçakalın.

S: (Chu) Quorum meselesiyle ilgili yaptıkları uyarılar, değil mi?

(L) Evet.

(Gaby) Dünya değişimleri ve kontrol.

(Joe) Korkmaya gerek olmadığını söylemişlerdi.

(L) Evet. Gözlerimizi açık tutmalıyız. İşler gerçekten garipleşiyor.

(Joe) Hiçbir şey için telaşa kapılmayın, tamam mı? Ne olursa olsun.

(L) Evet, herkes Covid kaosundan ve bunu en başından beri tartışmaya başlamamızdan ve ilgili tüm bilgileri bir araya getirmeye devam etmemizden gerçekten iyi bir ders çıkardı mı? Aslında sadece veri toplayarak, paylaşarak ve tartışarak oldukça iyi sonuçlar elde edebildik. Dolayısıyla, ne olursa olsun bunu yapmaya devam edelim. Bazılarınız aşı olmak zorunda kaldığı için üzgünüm. Umarım aşı protokolümüz bu pisliğin vücuttan atılmasına yardımcı olmuştur, ancak her geçen gün o lanet aşının ne kadar kötü (kesinlikle, tamamen kötü) olduğuna dair daha fazla şey ortaya çıkıyor. Sanırım birçoğumuz sadece ağ çalışması sayesinde bir kurşundan kurtulduk.

(Joe) Covid'den çıkarılacak en önemli ders, en azından benim için, telaşa kapılmamak ve "tamam, herkes çıldırıyor ama ben çıldırmayacağım." demekti. Çıldırma konusunda onlara katılabileceğim olasılığını açık bırakacağım ama bunu şu anda yapmayacağım. Bekleyip neler olacağını göreceğim. Bekle ve ne olacağını gör. Birkaç hafta bekleyin. Bakalım değişmiş mi? Çünkü şu anda "Herkes bunu yapmalı, herkes!" gibi birşey var. Ve sanki, evet, evet. Tüm bunlar sakinleşene kadar bekleyeceğim ve sonra işlerin nasıl geliştiğini göreceğim.

(L) Giderek daha fazla sayıda insan işverenlerine, bireylere ve hatta artık devletlere karşı dava açıyor. Eyaletler aşı şirketlerine karşı dava açıyor ama bireyler de işverenlere karşı dava açıyor. Dolayısıyla, aşı yaptırmak zorunda kalan ve şu anda dava açabilecek bir konumda olan biri varsa, bunu yapabilirsiniz! Bunu bir düşünün.

CELSE SONU


Orijinal celse metni:

https://cassiopaea.org/forum/threads/session-6-july-2024.54848/


bozadi

Eski celselerde Quorum'la ilgili "pozitif" birşeyler söylenmişti diye hatırlıyorum, ille çok kesin bir şekilde olmasa da. Bu celsede sanki KH niyetli bir Quorum grubundan bahsediliyor gibi oluyor bazı yerlerde. Ama bazen de pozitif bir niyete dayalı olarak (insanların faşist baskılara daha fazla direnç göstermesini sağlamak amacıyla) insanların bazı zorlu deneyimler yaşamasını sağlama planları yapacaklarmış gibi bir izlenim doğuyor. Biraz kafa karıştırıcı bir durum.

gerçek tosun paşa

#2
Çok beğendim celseyi eline sağlık bozadi.

Gerçekten akıcı bir celse olmuş. OP konusu beni çok etkiledi yine. İç sesin olmaması nasıl bir detay inanılmaz.  Yıllardır şakayla karışık farklı tarihlerdeki celselerde alınmak istenen o önemli ipucu ortaya çıktı resmen.

Şu videoyu otomatik çeviri ile izleyip bu iç sesin/monoloğun olmaması durumu hakkında daha detaylı bir fikir edinilebilir.


gerçek tosun paşa

#3
Yine kadim zamanlarda çok eski celselerde bahsi geçen uzun ömür süreleri değişik 3Y deneyimleri hakkında fazlasıyla fikir verici oldu.

Normal bir kaçırılma olayıyla kayıp 411 vakası arasındaki farkı spesifikleştirdiler.

4Y reenkarnasyonunda yine benzeri anne-baba aile yapısıyla doğum örneği de çok yerindeydi.

İran olayı hakkında beklenildiği gibi Azerbaycan ve CIA ilişkisi açıklaması da önemli.


Alıntı yapılan: bozadi - 11 Temmuz 2024, 22:29:04 Eski celselerde Quorum'la ilgili "pozitif" birşeyler söylenmişti diye hatırlıyorum, ille çok kesin bir şekilde olmasa da. Bu celsede sanki KH niyetli bir Quorum grubundan bahsediliyor gibi oluyor bazı yerlerde. Ama bazen de pozitif bir niyete dayalı olarak (insanların faşist baskılara daha fazla direnç göstermesini sağlamak amacıyla) insanların bazı zorlu deneyimler yaşamasını sağlama planları yapacaklarmış gibi bir izlenim doğuyor. Biraz kafa karıştırıcı bir durum.

Ben de senin gibi bu oluşumun aslında pozitif olduğunu hatırlıyorum ama bu acaba 3Y bir oluşuma verilen isim miydi o celsede? Ya da dediğin gibi üst yoğunluk bir oluşum olarak KH ya da BH olarak ele alınabilir gibi duruyor.


bozadi

Celse çevirisinde birkaç düzeltmeyi yeni yapabildim.

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 11 Temmuz 2024, 22:31:51 Çok beğendim celseyi eline sağlık bozadi.

Gerçekten akıcı bir celse olmuş. OP konusu beni çok etkiledi yine. İç sesin olmaması nasıl bir detay inanılmaz.  Yıllardır şakayla karışık farklı tarihlerdeki celselerde alınmak istenen o önemli ipucu ortaya çıktı resmen.

Şu videoyu otomatik çeviri ile izleyip bu iç sesin/monoloğun olmaması durumu hakkında daha detaylı bir fikir edinilebilir.

Paylaştığın için teşekkürler GTP. K forumda bu videonun paylaşıldığını görmüştüm ama ilgimi çekecek birşey olduğunu düşünmemiştim. Şimdi 3'te 2'lik bir kısmını izledim videonun ve küçük çaplı bir şok geçirdim. Bu kız rol yapmıyorsa, gerçek bilgilerini/algılarını paylaşıyorsa, "Ben OP'yim" diyor resmen. Ve eğer durum buysa, bir OP'nin kendisini (sınırlılıklarını veya farklılıklarını) bu kadar rahat, bu kadar komplekssiz bir şekilde ifade edebiliyor olması da başlı başına bir olay gibi geldi bana.


bozadi

Elektronik sigara (vape) konusunda söylenenler ilgimi çekti. Daha önce vape'lerin pek sağlıklı olmadığına dair birşeyler söylenmişti diye hatırlıyorum, o yüzden çok ciddiye almadım. Ama sadece su ve nikotin ile kullanılması durumunda normal sigaradan çok daha sağlıklı olacağına dair şeyler söylenmiş olması dikkat çekici. Hiç vape edinmedim, hiç denemedim, haklarında neredeyse hiç bilgim yok. Ama eğer çok uğraştırmadan su ve nikotinle çalışabilen ve aşırı pahalı olmayan bir cihaz tespit edersem, denemeyi düşünebilirim. Ben aslında pek sigara içicisi değilim, birkaç günde bir özellikle stresliyken içmeyi seviyorum ama çoğu zaman boğazımda ve ciğerimde biraz rahatsız edici bir etki bırakıyor. Açık ve mümkün olduğunca temiz (güya organik) tütün sarma işlerini de denedim ama keyifli ve rahatsız etmeyen bir ürün bulamadım. Genetiğim sigaradan fayda sağlamaya çok müsait değil muhtemelen ama yine de bu "nikotin ve su" meselesini araştırmaya ve imkan bulursam denemeye çalışacağım.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: bozadi - 11 Temmuz 2024, 23:17:39 Celse çevirisinde birkaç düzeltmeyi yeni yapabildim.

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 11 Temmuz 2024, 22:31:51 Çok beğendim celseyi eline sağlık bozadi.

Gerçekten akıcı bir celse olmuş. OP konusu beni çok etkiledi yine. İç sesin olmaması nasıl bir detay inanılmaz.  Yıllardır şakayla karışık farklı tarihlerdeki celselerde alınmak istenen o önemli ipucu ortaya çıktı resmen.

Şu videoyu otomatik çeviri ile izleyip bu iç sesin/monoloğun olmaması durumu hakkında daha detaylı bir fikir edinilebilir.

Paylaştığın için teşekkürler GTP. K forumda bu videonun paylaşıldığını görmüştüm ama ilgimi çekecek birşey olduğunu düşünmemiştim. Şimdi 3'te 2'lik bir kısmını izledim videonun ve küçük çaplı bir şok geçirdim. Bu kız rol yapmıyorsa, gerçek bilgilerini/algılarını paylaşıyorsa, "Ben OP'yim" diyor resmen. Ve eğer durum buysa, bir OP'nin kendisini (sınırlılıklarını veya farklılıklarını) bu kadar rahat, bu kadar komplekssiz bir şekilde ifade edebiliyor olması da başlı başına bir olay gibi geldi bana.



Evet aynı şoku geçirdim bugün. Kızın anlatımı neredeyse celsedekiyle aynı. OP konusunda büyük bir detay bu.

Ben likit sigaralardan aldım ve kullandım. Meyve ve çeşitli aromalarıyla fazla ilgi çekici aşırı yer edindi tüketicide.

Celsede geçen tüttürme makinası bu sanırım
https://vozolkullanat.com/vaporesso-luxe-xr-max-pod-mod#/499-renk-black

Bu likit alıp koyarak içebiliyorsun ya da malzeme ve aromalarını alıp kendi likitini yapabiliyorsun. %50-50 karışımlı bir öneride bulundular celsede gliserin ve propilen glikol ile birlikte nikotinli aromalar ekleniyor.

Alıp denemek istersen sigara gibi değil biraz nargile gibi çekiliyor bu tarz pod-mod denen aletlerde. Düşük watt değeri ile alıştırma yapabilirsin. Kullan at vozol tarzı ürünler normal sigara gibi içiliyor kendinden hazır likitli geliyor ve bitince çöp. Onların içinde e-likit ya da normal likit denen bir tür var.

Pod-mod lar için daha çok salt likitler öneriliyor.

bozadi

#7
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 11 Temmuz 2024, 22:35:19 Yine kadim zamanlarda çok eski celselerde bahsi geçen uzun ömür süreleri değişik 3Y deneyimleri hakkında fazlasıyla fikir verici oldu.

Normal bir kaçırılma olayıyla kayıp 411 vakası arasındaki farkı spesifikleştirdiler.

4Y reenkarnasyonunda yine benzeri anne-baba aile yapısıyla doğum örneği de çok yerindeydi.

İran olayı hakkında beklenildiği gibi Azerbaycan ve CIA ilişkisi açıklaması da önemli.

Kadim insanların (en azından bir kısmının) ömürleriyle ilgili verilen bilgiler çok ilginçti gerçekten. Özellikle "8 bin yıl" meselesi 😮

Bu celsede bahsi geçen Fransız doktorun cesedinin daha önce arandığı halde bulunmadığı bir yerde bulunmuş olması ilginç çünkü geçenlerde bahsettiğim gizemli kayıp Korhan Berzeg'in cesedi de daha önce defalarca arandığı bir yerde bulunmuştu. Adamın sadece birkaç kemiği bulundu. Adli tıp incelemesinde vahşi hayvan saldırısı sonucu ölümün (veya öldürüldükten sonra vahşi hayvanlar tarafından parçalanmanın) kesinleşmesi bekleniyordu ama kesin ölüm veya parçalanma sebebi tespit edilemedi. Hiçbir şüpheli düşman / düşmanlık veya başka nedenle saldırıya uğrama mevzusu da çıkmadı ortaya diye biliyorum. Hiçbir kesinliği olmamakla birlikte, "Kayıp 411" niteliğinde, "pencere düşüğü" varlıklarla ilişkili bir olay olduğundan şüpheleniyorum.

4y'de bir anne-babanın çocuğu olarak doğum şeklinde enkarnasyon başlangıcı olduğunun belirtilmiş / netleştirilmiş olması güzeldi gerçekten. Kafamda çok muğlak kalan bir husustu.

İran olayıyla ilgili ek bilgiler de değerliydi.

sybleman

#8
Monolog olayı gerçekten kesinleştirici bir ibare. GTP paylaştığın video güzel bir örnek olmuş.

Monolog yüksek benlik ve egonun konuşması gibi. Beden bilinci-ego tek olunca tabii op lerde böyle bir monolog olmaması çok mantıklı. Görsellerle düşünüyor olmaları ilginç geldi bana da. Kelimelerle değil de görsellerle düşünme kısmı.

Normalde düşünürken ana dilimizle düşünürürüz. Bu durumda onlar dile bağımlı da değiller. Belki dil öğrenmeleri bile daha kolaydır.

Ego'nun geri çekildiği durumlarda da bu monolog yok oluyor. Sadece öz benliğin düşünceleri kalıyor. Öyle olunca da bir işi yaparken tereddüt kalmıyor, ya da yapılanlardan pişmanlık olmuyor. Kalp ve akıl bir düşüncede birleşiyor. Ve bedenin sızlanmaları da dinlenmiyor. Yorgunluk geçersiz bir girdi oluyor.

O yüzden op ler başarılı insanlar. Bunu farkettiniz mi hiç? Başarılı, çalışkan, sosyal fobisi olmayan, iradeli, kararlı insanlar. Çünkü içlerinde çelişki yaşamıyorlar. Matrixin bir cilvesi işte. Örnek hayat olarak para hırsı, makam mevki hırsı, sosyal varolma hırsları... Bizi ayna nöronlarla kopyalayan op lere özenip, matrixin istediği hayatı yaşıyoruz.

Dionysos

#9
Çeviri için teşekkürler

Alıntı yapılan: bozadi - 11 Temmuz 2024, 23:52:22 Açık ve mümkün olduğunca temiz (güya organik) tütün sarma işlerini de denedim ama keyifli ve rahatsız etmeyen bir ürün bulamadım.

Çok küçük duman parçaları. Bunun bir ayarı var. Tütünün sertliği , temizliği, tazeliği diğer şeylerde önemli.

Paket sigarada tam bir nefes çekilir, sarma da çok çok küçük bir duman parçası.

Tütünü çok gevşek sarıyorum hatta bir dal sigaraya yarım sigaralık tütün koymak gibi, bu onun kolay çekilip yanmasını sağlar ve küçük nefesler için ideal. Yine de çoğunlukla sigaradan çektiğim bir nefeslik dumanın büyük bölümü havaya ve çok az akciğere gider. Böyle yapmazsam 1 saatten önce tekrar sigara yakamam.

Ayrıca tütüne kuru kekik katılırsa içimi mentollü sigara gibi oluyor

Nikotini tütünden almanın sigara içme dışında yolları olabilir ancak beyne en hızlı iletenin onu yakmak olduğu belirtildi.

İki tütün birbirini tumayacaktır ve denenmemiş tütünler olabilir.

Değişik bölgelerin tütün sertlikleri farklı (aromada) ve bunu bilen az satıcı var. Onlar orta sert hafif diyor ama bu sadece aynı tütünün üst orta alt yaprağı demek.
Tamamen organik bir tütün olacağını ise sanmam. Dağ köylerinin bazen biraz hayvan gğbresi kullandığı efsanesi ama ilaçlama ya da doğranan tütün bekletilecekse kükürtleme vb süreçler sanırım var
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

turpotu

#10
Orijinal celsenin oldugu forumda soyle bir yorum yapilmis, hizlica DeepL yardimiyla cevirdim. Wikipedia'daki listeye bakinca gercekten de bir kac sefer haric olimpiyat maskotlari hep hayvan olmus, ya da simgesel degeri pek olmayan seyler (robot gibi). O yuzden benim de bildigim kadariyla devrimi temsil eden kirmizi Frig sapkasi detayi ilgimi cekti:

Bir başka olağanüstü celse için teşekkürler.
Celseyi okurken bu kısım gözüme çarptı:

Alıntı YapC: Quorum toplanıyor. Değişiklikler geliyor.

S: (L) Bu akşam kimle konuşuyoruz?

C: Kasyopya'dan Nomendei.

S: (Joe) Tanrı'nın adı veya Tanrı'nın adları...

(Scottie) Bu sıradışı.

S: (L) Tamam. Quorum'un toplandığını söylüyorsunuz. Bu önceki celselerde bahsettiğiniz Quorum mu?

C: Evet.

S: (Joe) Peki nerede buluşuyorlar?

C: 4Y.

S: (L) Toplanmaları alışılmadık birşey mi? Bu yüzden mi bu konuyu açtınız?

C: Evet.

S: (L) En son ne zaman toplandılar?

C: 40 yıl önce.

S: (L) Bir rakamı kaçırdım mı? 40 yıl mı dediniz?

C: Evet.

S: (L) 40 yıl önce hangi yıldı?

(Joe) 1984.


S: (L) 1984. Ooo... [Gülüşmeler]

(Joe) Neyi görüşmek veya karar vermek için toplanıyorlar?

C: Dünya'nın geleceği.

S: (L) Buluşmaları iyi birşey mi yoksa kötü birşey mi?

C: Bakış açısına göre değişir.

S: (L) Tamam. Bizim açımızdan iyi birşey mi?

C: Muhtemelen değil.

S: (L) Bu, bizim bakış açımızdan bakıldığında, insanoğlunun daha fazla kontrol altına alınması yönünde bazı kötü planlar yapacakları anlamına mı geliyor?

C: Yakın.

1984 Kış Olimpiyat Oyunları Saraybosna - Bosna'da (eski Yugoslavya) düzenlendi
Sonraki 6-7 yıl içinde dünya muazzam değişimler yaşadı. Örneğin Almanya'nın birleşmesi, Yugoslavya'nın dağılması, Sovyetler Birliği ve daha pek çok olay.

Şimdi, 40 yıl sonra Quorum tekrar toplanıyor.
2024 - Paris Olimpiyat oyunları.
Kırk yıl önce tanık olduğumuz benzer değişiklikleri bekleyebilir miyiz? Son değişikliğe yakın bir şey varsa, yolumuza büyük bir şey geliyor ve bence bu sefer daha da büyük olacak.

Önceki değişimlerden herhangi bir analoji bulmaya çalışırsak, Fransa'nın ya da bugün bildiğimiz şekliyle tüm AB'nin parçalanmasını ve belki de ABD'de inanılmaz büyük değişiklikler bekleyebilir miyiz?

Ve sonra 2024 Olimpiyatlarının maskotu - Frigler.

Alıntı YapParis 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarının maskotları orijinaldir ve önceki oyunların maskotlarından farklı olarak hayvanları değil, Frig başlıklarını temsil etmektedirler! Phryges adı verilen bu iki kırmızı maskot özgürlük ve devrimi simgeliyor ve Paris 2024 Oyunlarında halka eşlik edecek. Biri Olimpik, diğeri Paralimpik olmak üzere farklı ama birbirini tamamlayan karakterlere sahip iki Frig'in ortak bir misyonu var: Fransız ve kapsayıcı bir ruhla sporu teşvik etmek ve somutlaştırmak. Paris 2024'ün Frig'leriyle, spor yoluyla devrim devam ediyor!

Eğer son kalın metindeki 'spor' kelimesini çıkarırsanız, ortaya ilginç bir mesaj çıkacaktır. 'Devam etmekte olan devrimi teşvik etmek ve somut hale getirmek' gibi bir şey olabilir.

Sanırım bu kez insanların daha fazla direnişini kışkırtmak için nasıl bir oyun oynayacaklarını bekleyip göreceğiz.

Alıntı YapS: (L) Bu, bizim bakış açımızdan bakıldığında, insanoğlunun daha fazla kontrol altına alınması yönünde bazı kötü planlar yapacakları anlamına mı geliyor?

C: Yakın.

S: (L) Bunun nedeni artan kontrole karşı çok fazla direnç olması mı yoksa yeterince olmaması mı?

C: Denge için yeterli olmaması.

S: (L) Peki, geçmişte söylediklerinize dayanarak, bu daha fazla insanın uyanması için daha fazla acı çekilmesi gerektiği anlamına mı geliyor?

C: Yakın.

S: (L) Harika!

(Joe) Yani yaptıkları toplantı, vardıkları karar Dünya'nın geleceğini kesin bir şekilde belirleyecek mi, yoksa adımlardan biri mi sadece?

C: Belirttiğin şekilde değil, hayır.

S: (Gaby) Daha çok insanlığın geleceği hakkında...

(Joe) Veya gidişat veya...

C: Denge olması gerekiyor.

S: (Joe) Denge olması gerekiyor, ancak insanların yeterince direnç göstermediğini söylediler, değil mi?

(Chu) Evet.

(Joe) Ve denge sağlayacak kadar direnç yok. Ve denge olması gerekiyor. Yani...

(L) Daha fazla direnç oluşmasını sağlamaları gerekiyor.

(Joe) Bahsettikleri kişiler daha fazla direnç üretme niyetinde değiller. Muhtemelen daha fazla kontrol yaratmayı amaçlıyorlar ama bunu yaptıklarında daha fazla direnişe neden olacaklar.

C: Evet.

S: (L) Bu durumda insanlık üzerinde uygulanan kontroller daha baskıcı hale gelebilir.

(Joe) Ve sonra insanlar daha fazla isyan edecek.


arinmak

Çeviri için teşekkürler.


Alıntı yapılan: bozadi - 11 Temmuz 2024, 22:22:11
Celse Tarihi: 6 Temmuz 2024

S: (L) Buluşmaları iyi birşey mi yoksa kötü birşey mi?
C: Bakış açısına göre değişir.

S: (L) Tamam. Bizim açımızdan iyi birşey mi?
C: Muhtemelen değil.

S: (L) Bu, bizim bakış açımızdan bakıldığında, insanoğlunun daha fazla kontrol altına alınması yönünde bazı kötü planlar yapacakları anlamına mı geliyor?
C: Yakın.

S: (L) Bunun nedeni artan kontrole karşı çok fazla direnç olması mı yoksa yeterince olmaması mı?
C: Denge için yeterli olmaması.

S: (L) Peki, geçmişte söylediklerinize dayanarak, bu daha fazla insanın uyanması için daha fazla acı çekilmesi gerektiği anlamına mı geliyor?
C: Yakın.




Gece ilk okuduğumda  , içimden direk kökleyecekler dedim. ;D

Siyasi , ekonomi , askeri , sağlık , iklim , doğal afetler , açlık vs vs ... liste uzar gider. Son 10 yıl veya son 5 yıl dünya genelinde olan olaylar incelense , uyanmak için yeterli sebep olduğu anlaşılacak.

İnsanlar inatla uyanmiyor. Daha doğrusu konfor alanindan çıkmak istemiyor. İlla ruhsal uyanis anlamında olmak zorunda değil. Herkes herşeyin farkında , kurnazlık yaptıklarını sanıyorlar.

Eylencenin dozaji artacak

Herkes, Birisi'nin o işi yapacağından emindi. Herhangi Biri o işi yapabilirdi ama Hiç Kimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. Çünkü bu Herkes'in işi idi. Herkes, Herhangi Biri'nin o işi yapabileceğini düşündü. Fakat Hiç Kimse, Herkes'in o işi yapmadığını fark etmedi. Herhangi Biri'nin yapabileceği o işi Hiç Kimse yapmayınca Herkes Birisi'ni suçladı.

Bende üzerime düşeni yapiyormuyum , yapmıyorum. Aciyla gelen eylence üzerime düşeni yapmamı sağlayacak mı .

Quorum kh mi , bh mi , ortaya karişik mi , Bakış açısına göre değişir demişler ama tereddütte kaldım.

Alıntı yapılan: sybleman - 12 Temmuz 2024, 13:37:12 O yüzden op ler başarılı insanlar. Bunu farkettiniz mi hiç? Başarılı, çalışkan, sosyal fobisi olmayan, iradeli, kararlı insanlar. Çünkü içlerinde çelişki yaşamıyorlar. Matrixin bir cilvesi işte. Örnek hayat olarak para hırsı, makam mevki hırsı, sosyal varolma hırsları... Bizi ayna nöronlarla kopyalayan op lere özenip, matrixin istediği hayatı yaşıyoruz.

Bu haliyle saçmalık - zırvalık.  İçinde elbette başarı olanlar var. Op ta olsa denge herkeze herşeye var. başarılısıda var , başarısızıda , pisikopatıda var , normalide.

Uzun yaşamla ilgili ilginç bilgiler var ama ilgimi çekmedi. 100 yılda yaşasan 1000 yılda yaşasan  deneyim ders ayni orana geliyor. Kısıtlı bilgiden çıkardığım sonuç bu . yanılıyor alabilirim. İstisnai özel durumlar vs vs ... illa vardır. Genel olarak farketmiyormuş.

celsede op larla ilgili bahsedilenler ... önemli.
 

gerçek tosun paşa

@turpotu öncelikle foruma hoş geldin. Seni biraz daha iyi tanımak hoşumuza gider doğrusu. Şu paylaştığımız linki takip edersen daha iyi tanışabiliriz  :)  :)

https://www.baskalarinahizmet.com/yeni-uyeler-icin/yeni-uyelerin-kendilerini-tanitmasi-hakkinda/


Fransız Olimpiyatlarına yapılan gönderme 1 ya da 2 önceki celsede de mevcuttu. Doğrudan Kas.lar tarafından değil bir soru önermesiyle olimpiyatların konusu açılmıştı ve olimpiyatlar sırasında üzerinde çalışılan yeni bir virüs türünün yayılma amacıyla bir "derin" operasyon yapılabileceğine dair konuşmalar geçmişti.

Forumda bu konuyu ortaya koyduğun için teşekkürler. İlahi adalet böyle küçük detayları takip etmemizi seviyor gibi görünüyor. Bu tarihler bağlamında bir tekerrür neden olmasın? Zaten bu celsede de ve bundan bir öncekinde de "çok kısa süre içerisinde ortaya çıkacak bazı önemli gelişmelere" referans olacak açıklamalar gelmişti.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: sybleman - 12 Temmuz 2024, 13:37:12 Ego'nun geri çekildiği durumlarda da bu monolog yok oluyor. Sadece öz benliğin düşünceleri kalıyor. Öyle olunca da bir işi yaparken tereddüt kalmıyor, ya da yapılanlardan pişmanlık olmuyor. Kalp ve akıl bir düşüncede birleşiyor. Ve bedenin sızlanmaları da dinlenmiyor. Yorgunluk geçersiz bir girdi oluyor.

O yüzden op ler başarılı insanlar. Bunu farkettiniz mi hiç? Başarılı, çalışkan, sosyal fobisi olmayan, iradeli, kararlı insanlar. Çünkü içlerinde çelişki yaşamıyorlar. Matrixin bir cilvesi işte. Örnek hayat olarak para hırsı, makam mevki hırsı, sosyal varolma hırsları... Bizi ayna nöronlarla kopyalayan op lere özenip, matrixin istediği hayatı yaşıyoruz.

Egoyu hangi manasıyla kullandın sybleman?

Forumda genel olarak kullandığımız temel psikolojidekine benzemeyen anlamıyla ele alırsak söylediğine katılmıyorum.
İçsel monoloğun/iç sesin ego durumuyla ilgisi yok bana göre. Belki senin söylediğini tam anlayamamış olabilirim.

OP'lerin söylediğin kadar kompleks bir yapısı olduğunu sanmıyorum. Keza aralarında gerçekten kayda değer başarılı ve öz disiplini oldukça gelişmiş olarak tanımlayabileceklerimiz bence son derece sınırlı.

Oldukça zeki OP'ler elbette var ama bunların sayısının ciddi bir seviyede olmayacağına dair güçlü bir kanaatim var. Ayrıca OP'ler arasında uygun zeka oranına sahip olabileceklerin de 4YKH mekanizmaları tarafından bizim algımızla meşhur edildiğini veya kilit mekanizmalarda önemli çarklar olarak kullanıldıklarını da sırası gelmişken belirtmek isterim. Çoğunun kolay boşaltım pilleri olduklarını ve tesir altında bırakıldıklarında sapma oranlarının çok düşük olmaları ihtimaliyle KH için çok elverişli birer organizma olduklarını da hatırlatmak lazım.

Tabi normal ruhlu ve hatta ileri seviye ruhlu bir bireyde hedeflendikten sonra KH unsurlarından kaçabilir mi dersek,
çok zor...


sybleman

Ego ile tanımladığım çocukluktan itibaren kodlamalarla ve ortamdan gördüğümüz inanışlarla oluşturduğumuz sahte kişiliğe ait olan benlik.

Kastettiğim şey zeki olmak değil. Bulunduğu konumu ve rolü kusursuzca yapmalarını kastediyorum. Zorlanmadan. 

Alıntı YapÇoğunun kolay boşaltım pilleri olduklarını ve tesir altında bırakıldıklarında sapma oranlarının çok düşük olmaları ihtimaliyle KH için çok elverişli birer organizma olduklarını da hatırlatmak lazım.
kesinlikle.