Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

6 Aralık 2014

Başlatan bozadi, 09 Aralık 2014, 01:23:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Arayis

#15
bozadi dışarda oldugum süreler içinde ra bilgilerini pleiades öğretilerini ve kasyopya celselerinin bir kısmının topluca bulunduğu bı pdf kitabı okumaya çalıştım.bunun dışında içimizden gelen ziyaretciler gibi kanal aktarımı olmayıpda dolaylı yoldan bu konularda bilgi veren kitaplarıda okudum. tabi herşeyde olduğu gibi bu kanal bilgilerindede eksiklerin hataların ve çelişkilerin olduğu aşikar. Bunu neden söyledim çünkü kanallama denilen şeyin doğrulanabilirliği konusundaki tatminsizliğimin bundan kaynaklanmadığını söylemek istiyorum. Bu konuda bir türlü tatmin olamadım. Dolayısıyla verilen bilgiler her ne kadar çoğunlukla mantıklı olsada pratikde mümkün olabilirliği konusunda ayrıca tatminsizim. Bunları neden söylüyorum çünkü tatmin olmak istiyorum sanırım
 

bozadi

#16
Elbette Arayis. Hatasız, yanlışsız bir bilgi kaynağı yok elimizde. Olması bu koşullarda şimdilik mümkün de değil sanırım.

"İçimizden Gelen Ziyaretçiler" kitabı Lyssa Royal adlı bir şahsın çeşitli zamanlarda çeşitli varlıklarla yaptığını söylediği kanallama çalışmalarının bir derlemesi benim anlayabildiğim kadarıyla. Ve konusuyla ilgili olarak ("Griler", amaçları, faaliyetleri, insanlığa karşı muameleleri), açıkçası, hayatımda gördüğüm en bariz, aşağılayıcı ve mide bulandırıcı dezenformasyon kaynaklarından biri. Bununla ilgili şüphelerin veya soruların varsa yanıtlamaktan, tartışmaktan memnuniyet duyarım. Çünkü bu forumun varlık amacı biraz da bu. Hayatımızın gerçekleriyle ilgili en büyük yalanları ve negatif müdahaleleri ifşa etmek, tartışmak.

Kanallamaların gerçekliği ile ilgili tatmin olma isteği, her bireyin hayata şahsi bakış açısıyla da yakından bağlantılı. Kanal bilgilerini hayatımızın merkezine almamız gerekmiyor. Hayatımızın merkezinde hayatla ilgili şahsi farkındalığımız, algımız, yorumumuz yatar sanırım. Yani dünyada olan biten ne sana göre? Her gün deneyimlediğimiz realitenin en belirgin özellikleri nelerdir? Elbette gerçeklik tek boyutlu değil. O yüzden onun birden fazla boyutuna dair algılarımızla, sezgilerimizle ve bilgilerimizle değerlendirmeliyiz.

Ama bana göre en somut realitelerden biri olarak, insanlık üzerinde korkunç bir tahakküm kurmuş olan negatif eğilimli (insan ve dünyadışı) gruplar temelinde çekilen ciddi ızdıraplar ve travmalar söz konusudur. Bir gaflet durumu söz konusudur. Kendi ülkemizde örneğin AKP/Tayyip siyasi iktidarının göz göre göre bu ülke halkına yaptığı işkenceler, aldatmalar, travmalar söz konusudur. Bunu söylerken, "Tayyip/AKP kötü, başka bir parti veya iktidar iyi" gibi bir yorumda da bulunmuyorum. Siyaseti bütünüyle ve çok ciddi oranlarda kontrol altında tutan global/yerel güçler var. Hangi ideoloji iktidar olursa olsun, halka karşı aynı faşist yaklaşımı bir şekilde sürdürüyor. Yani dünya insanlığı üzerinde binlerce yıldır ciddi bir kontrol sahibi olmuş olan karanlık çevrelerin çıkarlarına uygun davranıyor devlet/ordu/din/ticaret/eğitim yapısı. Bu dünya genelinde böyle.

Ciddi bir tehdit altındayız. İnsanlar pozitif yönde birleşip gücünü ortaya koymazsa, negatif güçler bizi böcek gibi ezmeye devam edecek, hem de giderek daha vahşi şekillerde. Hem kendi ülkemizde, hem komşu coğrafyalarda ne kadar vahşi, trajik ve travmatik olayların meydana geldiğine bakmak gerekiyor.

Evet, gündelik hayatımız içinde de şahsi olarak pek çok zorlukla boğuşuyoruz ve siyaset dünyasında / ülke yönetiminde olan bitenleri yorumlayabilecek ve ayrıntılı, ciddi ve objektif bir şekilde tartışabilecek durumda olmayabiliyoruz.

Karamsarlığı savunmuyorum. Ama hayatımızla ilgili önemli bazı gerçekler epeyce karamsarlık uyandırabilecek nitelikte. Dediğim gibi, buna rağmen karamsarlığın savunulabilirliği olamaz. Gerçek ne olursa olsun, bizler gerçekçi olduğumuz ve gerçek sevgi yönelimiyle işbirliği halinde hareket ettiğimiz sürece tüm karanlıklara direnebiliriz ve aydınlığa, gerçek huzura ve güvene doğru ilerleyebiliriz.

Belki de hayat koşullarımızdaki olumsuzlukların daha da şiddetlenmesi gerekecek bazı inisiyatifler almamız için. Bazen büyük travmalar insanları gafletten uyandırıp gerçek, somut, çözümcül adımlar atmaya teşvik edebiliyor. Bakalım neler olacak.

Ve elbette, bütün bu bahsettiklerimiz aslında bir yönüyle bir "ilüzyondur". Bizlerin eğitim simülasyonudur. Ama bir o kadar da gerçektir. Ve gerekli dersler alınmadığı sürece de çok kahırlı bir sürümcemeye, işkenceye dönüşmesi muhtemeldir.

Gerçekçi olmaya ihtiyacımız var. Hayatımızda neler olup bittiğine samimiyetle ve mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde bakmamız gerekiyor. Etrafımızda olan bitenin adını koymada, onu tanımlamada elbette bir miktar "yargılama" olacaktır. Ama bizler halihazırda negatif güçlerce son derece vahşi şekillerde yargılanırken, yaşadığımızın adını koyma, yani onu söyleme cesaretindeki yargılama aslında "gerçekçilik" ve "objektifliktir" bana göre. Güzele güzel, iyiye iyi demek ne kadar yargılayıcılıksa, kötüye kötü, faşiste faşist, şeytana şeytan demek de o kadar yargılayıcılıktır, gereklidir, doğaldır. Ve ben bu yargılamaların yapılması gerektiğini savunurken, kendimizi ve birbirimizi olumsuz/cezalandırıcı şekillerde yargılama gibi birşeyi savunmuyorum. Ve üstelik hepimiz hala teknik olarak KH varlığıyız. Pek çok olumsuz duygu, düşünce ve davranış kalıplarımız var. Kendimizi ve birbirimizi bu manada ahlaken yargılama / cezalandırma eğiliminin faydalı olacağını düşünmüyorum. Kendimize ve birbirimize karşı tutum ve davranışlarımızda elbetteki merhamete ihtiyaç vardır. Ama merhamet gerçekliklerin 180 derece çarpıtılması anlamına da gelmemelidir.

Bunları söylerken, senin şu anda paylaşmak, tartışmak istiyor olabileceğin şeylerin çok dışında kalmış olabilirim. Sen ne üzerinde durmak istersen, onun üzerinden gidilebilir. Sonuçta aynı gerçekler üzerinde odaklanıyor olacağızdır bence.

Scyth

#17
Yeni celse yayınlandı.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#18
Şaşırdım ve sevindim. Teşekkür ederim Scyth. Tekrar düzenli celselere başladıkları anlamına geliyordur bu umarım.

Şu an dışardayım ve programa göre bugün ancak akşam 8-10 arası çeviriyi aktarabileceğim.

Majisyen

#19
Bu celsede üstü kapalı bir kehanet var sanki.Fransa tehdit ediliyor ve arkasında mossad vb. var deniyor.7ocak 2015 günü yani dün yapılan paris saldırısınin ardinda gizli gucler olabilir.Parisin ortasnda bu isi yapmak kolay olmaz.Bazi gucler muhtemelen bu Islamci teroristleri kiskirttilar.Zaten ışidin varligi bir tek israile yariyor.Esad gucsuz dusurulmek isteniyor.Bu karikatur dergisi de muhtemelen bu gizli gucler tarafindan saldiriya ugratildi.Fransaya bu bir isaret olabilir zaten Filistini taniyacakti.Ya da islamafobi köruklenmek isteniyor.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

#20
İyi yakaladın Majisyen. Aklımın bir kenarında vardı celselerde konuyla ilgili birşey geçtiği ama somutlaştıramadım. Bu son silahlı saldırı olayının da doğrudan veya dolaylı olarak Mossad tarafından hazırlanmış olması gayet muhtemeldir. Aralık başında Fransa'nın Filistin'i devlet olarak tanıması yönünde önemli bir karar alınmıştı. Ama ülkenin başındaki Hollande denen adamın özgürlükçü veya pozitif bir tip olduğunu sanmıyorum. Halkın önemli bir bölümünün ve sosyalist partinin baskıları sonucu o yönde bir adım atıldı sanırım. Çünkü Fransa yönetimi ABD'nin ve Avrupa'nın Ortadoğu'daki faşist politikalarını alenen destekliyor. Arap baharında Müslüman ülkelere müdahalede ön saflardaydı. Bu faşist tavrın gevşetilmemesi için uyarılar alıyor gibi görünüyor son günlerde.

bozadi

#21
Bu arada, İstanbul Sultanahmet'te polise yapılan silahlı saldırının Paris'taki olayla bir çağrışımı var gibi görünüyor bana.

DHKP-C üstlenmişti olayı ama en son Çeçen uyruklu bir kadın olduğu anlaşıldı. Zaten olaydan hemen sonra görgü tanıkları şahsın Rusça konuşan bir turist olduğunu beyan etmişlerdi.

Söz konusu Çeçen kadının IŞİD'le doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olması muhtemel görünüyor.

IŞİD Mossad'ın son zamanlardaki en popüler oyuncaklarından biri. Mossad İlüminati'nin tepe unsurlarından biri olarak dünyada faşist polis devletinin kurulması için gerekli hazırlık çalışmalarında bir lokomotif olarak kullanılıyor.

IŞİD'in neden hiç İsrail'e karşı tavır almadığı, saldırmadığı sorulduğunda, "İsrail fitneye karışmadığı için onları vurmayacağız" diye bir açıklama yapmışlardı. Düşünebiliyor musunuz?

Majisyen

#22
Kesinlikle dediklerin doğru.Oraya yazmamımışım ama Hollande denen adam da tıpkı ABD başkanları gibi bilinçsiz bir kukla.Batıya yaranmak icin yer yer Fransa ABDden bile daha istekli oluyor askeri operasyonlarda.Sosyalist ismine bakarsak Hitlerin rejim ismi de Nasyonel Sosyalizmdi.K lar zaten ip uclarini birlestirin diyor.Resmi beyanlar sizi kandırmaya yönelik diyor.Ama eger Fransa Fillistin vb. konularda geri adım atmazsa daha büyük bir 'kaza' meydana gelebilir.Ya bir yerde patlama ya da bir bakarsın bu sefer bir Fransız yolcu uçağı düşer bir yerde.Küresel gücler dünya hakimiyetini kaybetmemek ivin her şeyi yapacaklardır.Buna şüphe yok.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

#23
Kasyopya forumunda 10 Ocak celsesinin yayınlandığını fark ettim az önce. Ne yazık ki celsenin çevirisini bu akşam/gece değil, yarın akşam gibi yapıp teslim edebileceğim mevcut müsaitlik durumum itibariyle.

bozadi

#24
9-10 arası celseyi yayınlamış olacağım arkadaşlar.

macka

#25
Dört gözle bekliyoruz zaten:) varolasın bozadi hayırla kal
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz