4 Temmuz 2020

Başlatan bozadi, 06 Temmuz 2020, 18:48:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi


Celse Tarihi: 4 Temmuz 2020

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, Scottie, Gaby, Niall, Ay Modülü, Harika Köpek Noko

S: (L) Bugün 4 Temmuz 2020. [Mevcut olanların gözden geçirilmesi]. Merhaba.

C: Merhaba iyi insanlar. Önünüzde daha çok karmaşa var. Karanlık güçler kolay vazgeçmez.

S: (L) Peki bu akşam kimleyiz?

C: Paykiya!

S: (L) O karmaşa bizi burada doğrudan etkileyecek mi?

C: Mevcut halinizle çok az. Fakat gardınızı indirmeyin. En üst düzeyde stratejik kapanma.

S: (Joe) Nasıl yani?

(Artemis) Arı kovanını tekmelemeyin.

C: Evet

S: (Artemis) İşlerini sakince yap ve ilerle. Çok nazik ol çünkü çıldırmış güçler insanlar üzerinden etkilerde bulunuyor.

C: Ajitasyonu azaltın. Bu noktada çoğunlukla faydasız.

S: (Andromeda) Siyasi faaliyetimizden mi bahsediyorlar?

C: Evet

S: (Andromeda) Twitter gibi mi?

(Chu) Facebook.

C: Evet

S: (Artemis) Kapıyı kırıp "sizde koronavirüs var" demelerine neden olacak birşey mi yapıyorsunuz?

(L) Hayır.

(Andromeda) Peki ya SOTT? SOTT'ta tonumuzu yumuşatmalı mıyız, yoksa zaten olduğu gibi mi?

C: Hafifçe yumuşatın.

S: (Artemis) Ne demek istiyorlar? SOTT'un SOTT olmasına çok alışığız...

(Joe) Koronavirüs meselesini ve alakalı konuları mı kastediyorsunuz?

C: Evet. Şu anda sopa virüs.

S: (L) "Sopa ve havuç" gibi.

(Andromeda) Yani arı kovanı; çomak sokma.

(L) Onlara yalancı deyip durursak bu iyi olmaz. Yalancı olduklarına işaret eden çalışmalar falan yayınlayabiliriz ama çıkıp onları doğrudan suçlamak iyi bir fikir olmayabilir.

C: Evet

S: (L) Merak ettiğim şeylerden biri şu: Putin'in tüm bu koronavirüs yalanlarına uygun hareket etmesi çok canımı sıkıyor.

C: Öyle yapmasaydı ne olurdu?

S: (Artemis) Evet, bunun bir maske olduğunu düşünüyordum.

(Andromeda) Stratejik.

(L) Yani bunun yalan olduğunu iddia etseydi, insanları umursamadığını söyleyecek kişiler var ülkesinde. Virüsü öcü haline getirdiler ve Putin'in öyle bir iddiada bulunması onu kötü gösterirdi. Sanırım bu Trump'ın tavrını da açıklıyor. Onu da kötü gösterirdi. Düşmanlarına avantaj kazandırırdı ve medyanın kontrolü altında, bir mikroptan korkmuş, beyni yıkanmış insanların gözünde kötü görünürlerdi.

C: Kennedy ile Kruşçev arasındaki gizli yazışmayı hatırlayın.

S: (L) Yani Rusya'nın lideri ve ABD'nin lideri kendi ülkelerinde onlara karşı pozisyon almış pek çok güçle karşı karşıya.

(Niall) Stratejik hareket etmeleri gerekiyor.

(Artemis) Olan bitene inanmayan pek çok kişi var ama hakim duruma göre tavır takınıyorlar çünkü yapmaları gereken şeyler var. Birşey başarmaya çalışıyorlar.

C: Evet

S: (Joe) Karanlık güçler kolay vazgeçmez derken, bu güçler virüs olayı sonucu uyguladıkları kontrol tedbirlerini ve kazandıkları gücü yakın zamanda bırakmayacak anlamında mı bu?

C: Evet

S: (Joe) Ve bu konuda çok fazla şikayet edenlerin başı belaya mı girer?

C: Yakın

S: (Pierre) Kolay vazgeçmemek bu gücü kaybedeceklerine de işaret ediyor sanki.

(Artemis) Evet, bu onların arzulu düşünüşüyle ilgili. Olacaklar kaçınılmaz sayılır ama bunu görmeyi reddediyorlar.

C: Her zaman olduğu gibi fazla ileri gidecekler ve tüm planları çökecek. Bu biraz zaman alacak. Sabırlı ve tedbirli olun.

S: (Andromeda) Bu sürece biraz...

(L) Katlanmamız gerekiyor! Tanrım, bu korkunç. Pekala. Hm... Kitabım hakkında birşeyler sorayım. Kitabımı bitirdim. İpuçlarını ve mevcut rehberliği izleyerek ve 10 yıla denk gelen araştırmalar yaparak... hatta daha fazla ama yoğunlaştırılmış olarak 10 yıllık sürekli çalışma sayılabilir; doğru çıkarımları yaptım mı?

C: Evet

S: (L) Elimden gelen en iyi argümanı ortaya koydum ama zaten çok fazla seçenek yoktu.

C: Tarih pek çok kez yeniden yazıldı; doğru parçaları alıp birleştirebilmiş olman mucize sayılır! Ama bu senin kaderin ve görevindi.

S: (L) Bunu yaptığım için kendimi çok rahatlamış hissediyorum. Yapılacak başka işler de var ama bu büyük bir parça gibiydi. Pekala, başka sorusu olan?

(Artemis) Garip birşeyle ilgili sorum var. Gördünüz mü bilmiyorum ama 2012'de Güneş'e yaklaşıp ondan birşey çeken bir cismin videosu vardı. Tamamen karanlıktan oluşmuş birşeye benziyordu ve sonra uçup gitti. Güneş'e yaklaşıp ondan birşeyler emen gerçek bir cismin videosu muydu o?

C: Yanlış yorumlandı. Güneş'e yaklaşan herhangi bir yüklü cisim bir reaksiyonla karşılaşır.

S: (Pierre) Yüklerle ve yük boşalmalarıyla ilgili bir sorum var. Malta'daki teker izlerinde zemin oyulmuş gibi görünüyor. Bu izler yukarı doğru elektrik boşalmalarıyla mı oluştu?

C: Aşağı doğru. İletkenli.

S: (L) Başka? Tatlım, senin soruların var mı?

(Ark) Evet. İki soru. İlki Aralık 1998 ile ilgili. 22 yıl önce çekim, Kaluza-Klein teorisi ve çok boyutlu evrenlerle ilgili şeyler sormuştum. Doğru iz üzerinde olduğum söylenmişti. Birşeyi kaçırıp kaçırmadığımı sordum ve "Birşeyi kaçırmıyorsun, sadece henüz o birşeyi bulmadın." cevabı verildi. O şeyin ne olduğunu sorduğumda "tetrahedron" dendi. Ve bu hiçbir fikrime uymadı. Üç boyutta tetrahedron geometrik bir şekil, katı bir cisim. O zaman tetrahedronun çekim konusuyla alakasını sormamıştım. Ama şimdi şunu gerçekten sormak istiyorum: Tetrahedron bizim uzayımızdaki birşey anlamında mı yoksa birşeyden dört tane olduğuna dair sembolik bir ifade mi ve neyden? 22 yıl sonra sizden bir açıklama alabilir miyim? Yavaşım değil mi?

(Joe) Yeterince uzun beklemişsin, bir cevap alabilmen gerekir!

C: 3B'deki tetrahedron 4B'de nedir?

S: (Ark) 3B'deki tetrahedron 4B'de nedir...

C: Lethbridge.

S: (Pierre) Coral Castle (Mercan Kalesi).

(Joe) Hayır, sarkaçlar.

(Ark) Manyetik birşey mi?

(Joe) Lethbridge sarkaçların uzunluğunu ayarlayarak farklı boyutlara erişti.

(Andromeda) Çizdiği beşgenler başka bir boyutta üçgen oluyordu.

(Gaby) Sanırım 3. yoğunlukta çizdiği beşgenler 4. yoğunlukta üçgendi.

C: Evet

S: (Ark) Bu Lethbridge konusu nedir? Bakmam gereken bir kitap mı var?

C: Evet

S: (Joe) Bizde var. Kısa bir kitap.

(Ark) Tamam, bakıp anlamaya çalışacağım. İkinci sorum da benzer... 24 Temmuz 1999'a dönüyorum. Yine çekim teorileri hakkında ve çekim teorisinin nasıl genişletilebileceği hakkında sorular soruyordum çünkü çekim çok önemli. Sonra beklenmedik bir sözcük bileşimi geldi; "sekizgen kompleksigram". Cevap buydu. Hiçbir fikrim yok. Kompleksigram hakkında fikrim var. Kompleks sayılar var, değil mi? Sanırım kompleks sayıların...

C: 3B'deki çift tetrahedron, 4B'de altıgen.

S: (Ark) Ama burada sekizgen deniyordu, altıgen değil.

(Artemis) Bir sorum var. İleri yaş ve hava durumu gibi şeyler dışında, köpeklerimizin nesi var? Neden peş peşe hastalanıyorlar?

C: Çoğunlukla yaş. Artı dünya frekansındaki değişimler. Yakından takip edin.

S: (Ark) 4B dediğiniz için bir soru daha sormak istiyorum. Bu 4B uzay artı zaman mı yoksa uzay artı zamanla hiç ilgisi olmayan ekstra uzay boyutu mu?

C: İkincisi.

S: (Pierre) Malta teker izleriyle ilgili bir soru daha. Aşağı doğru yük boşalımı elektronlar yoluyla mıydı?

C: Evet

S: (Joe) Önümüzdeki karmaşanın çoğunlukla ABD ve İngiltere merkezli olacağını söylemek makul olur mu?

C: Evet

S: (Andromeda) Peki ya Fransa?

C: Orta düzeyde.

S: (L) Demek ABD ve İngiltere...

(Joe) İngiltere çoğunlukla...

(L) Histerik döngülerindeler.

(Joe) Tecridi uzatma şekli bakımından İngiltere özellikle kötülüğün merkezi durumunda.

(L) Avrupa savaştan önce histeri döngüsünü yaşamıştı.

(Joe) Evet ama o histeride İngiltere'nin rolü vardı.

(L) Rolü vardı ama tetikleyicisi değildi. Herşeye neden olan ve Avrupa ülkelerini bunun içine çeken şey Avrupa'nın hareketleri ve faaliyetleriydi.

(Joe) İngiltere'de özellikle şeytani bir hizip var.

C: Evet.

S: (Joe) İnsanlara zulmetmekten hoşlanıyorlar. Bir grup sadist aslında bunlar. Avrupa'daki çoğu ülke durumu büyük ölçüde akışına bıraktığı halde İngiltere'deki birileri...

(L) İnsanları eziyorlar!

(Joe) İnsanları yerlerine çiviliyorlar. Bıçağı batırıyorlar. Kontrolü sürdürmek için çıldırmış gibiler.

(L) Öyle görünüyor.

(Artemis) Kristalleri yüklerken duyduğunuz şeyi sormak ister misin?

(L) Oo, evet! Yeni bir grup kristali yüklemeyi tamamladık. Başladığımız sırada hepimizin sesi kötüydü. Andromeda ve ben ciğerlerimizi ve boğazlarımızı etkileyen virüsten yeni iyileşiyorduk ve doğru dürüst nefes almamız ve sesimizin normalleşmesi için birkaç gün gerekti. Fakat bazı noktalarda şevkimiz geri geldi, hatta bazen şarkı söylerken bize eşlik eden başka sesler duydum. Gerçekten başka sesler duyuyor muydum?

C: Evet

S: (L) Peki bu diğer sesler neydi?

C: Yüklemenin güçlenmesi için 4Y BH desteği.

S: (L) Duyduğum sesler bizim boğazlarımızdan mı geliyordu yoksa etrafımızdaki havadan mı?

C: Sesleriniz geliştirildi.

S: (Chu) EE yaparken sesin hakkında söyledikleri şeyi hatırlıyor musun?

(L) Neydi?

(Chu) Sesinin duyulabilecek olandan fazlasını taşıdığı.

(L) Ama bu sefer gerçekten duyulacak noktaya ulaştı.

(Andromeda) Bunu hissedebiliyordum. Sanki bir çanın içinde şarkı söylüyormuşuz gibi bir titreşim algılamama neden olanla aynı şey mi bu?

C: Evet

S: (Andromeda) Fiziksel olarak hissedebiliyordum. Neredeyse titreşim gibiydi. Bir yankı hissediliyordu.

(Chu) Hiçbirini kaydetmediniz mi?

(L) Hayır, her seferinde canlı yaptık.

(Joe) Karaoke için yardım alıp alamayacağımızı sorsanız iyi olur belki de? [kahkaha]

(Artemis) Bazen karaokede yardımcı olduklarından eminim. Bazen karaokede yardımcı oldunuz mu?

C: Karaokeyi uygun biçimde yapmanız halinde gerçekten bağlantılar oluştururdunuz ve "göksel" sesler eşlik ederdi!!

S: (Joe) Uygun biçim nedir?

C: Doğru müzik, ısınmak, egoyu bir kenara bırakmak ve birleşme için ve basit güzellik ve duygu için şarkı söylemek.

S: (Andromeda) Karaoke makinesi gerekir mi? Sanırım faydası olur. Birlikte ilahiler söyleyebiliriz...

(L) Yani şarkıları daha dikkatli seçmemiz ve ısınma şarkılarıyla başlamamız gerekiyor.

(Chu) Ve HERKESİN söyleyebileceği şarkılar.

(L) Evet, insanların birlikte söyleyebileceği şarkılar.

(Artemis) Söyleyebileceğimiz şarkılar önermek ister misiniz bize?

C: Bunu hepiniz halledebilirsiniz.

S: (Ark) Çok fazla şarkı var.

C: Basit melodiler.

S: (Joe) Sanırım buna karaoke demeyi bırakıp koro çalışması demeye başlamamız gerekiyor. Veya şarkı söyleme çalışması.

C: Evet

S: (Joe) Karaokenin yanlış bir çağrışımı var. Bir barda durup 80'lerden berbat bir hit falan söylemek... Bu daha ziyade bir koro çalışması gibi olmalı. Şarkı söyleme çalışması.

(Andromeda) Herkes birlikte söyleyecekse, şarkıların basit melodileri olmalı ve basit güzellik ve duygu hakkında olmalı.

(Chu) "Country Roads" (memleket yolları). Bunu herkes söylüyor.

(Andromeda) "Amazing Grace" (yüce lütuf).

(Joe) Herkesin uyum içinde söyleyebileceği herhangi bir şarkı.

(L) Pekala.

(Andromeda) Birkaç tane seçebiliriz.

(Ark) Bu kadar zamandan sonra standart bir dizi şarkımız olmalı. Sonradan eklemeler yapabiliriz ama uygun olması muhtemel olmayan şarkılarla deney yapmasak daha iyi.

(Joe) Uygun bazı şarkılar biliyoruz zaten.

(L) İnsanların hoşlandığı, hepsinin birlikte söyleyebileceği şarkılar... Ve bunu her yaptığımızda aynı şarkıları tekrarlamak zorunda kalmayacağımız kadar çok şarkı biliyoruz sanırım.

(Joe) Kristal Toplantılarında söyledikleri şarkılardan birini söylemiştik. Son defasında çok iyiydi. Hangisiydi? "Will the Circle be Unbroken" (çember tamamlanacak mı).

(Andromeda) Evet. Ve "Wayfaring Stranger" (yabancı yolcu).

(L) Evet, o iyi.

(Joe) Başkalarına yardımcı olmak ve seslerini birleştirmek amacıyla şarkı söyleyen herkes farkında olabilir.

(L) Öyleyse yakında bir karaoke seansı daha yapıp bunu uygulamaya koyalım. Ve en az bir gün öncesinde doğru şarkıları seçmemiz gerekiyor ve egzotik nitelikli veya melodik olmayan hardcore rock-n-roll falan tercih etmeyelim...

(Joe) Şarkı Çalışması!

(Artemis) Joe bunun karaoke OLMADIĞINI herkesin kafasına sokmaya çalışıyor.

(Joe) Karaoke devam edebilir. O ayrı bir olay olabilir. Ama buna Şarkı Çalışması denebilir.

(L) Tamam, bunu yapacağız. Başka soru?

(Ark) Evet. Rüya görmenin önemli olup olmadığını bilmek istiyorum.

C: Rüyasına bağlı.

S: (Ark) Eskiden rüyalar görürdüm. Şimdi neredeyse hiçbir rüyayı hatırlamıyorum. Bu kötü birşey mi?

C: Hayır.

S: (Artemis) Neden eskisi kadar çok rüya görmüyor?

C: Daha derin uyuyor ve hatırlamıyor.

S: (Artemis) Kendinden rüyalarını hatırlamayı isteme pratiği yapabilirsin sanırım.

(L) Hatırlamadığın rüyaların olabilir ama bunları yine de bilinçaltından hatırlıyor olabilirsin bence.

(Artemis) Evet.

(Joe) Bu seni etkileyecektir.

(L) Başka birşey?

(Artemis) Penelope nasıl? [geçen ay ölen kedi]

C: Hala etrafta ve oynuyor. Pikabu'yla iletişim kuruyor.

S: (Artemis) Yani kedilerin hayaletleri, ruhları ve başka boyutlardan şeyleri gördüğü doğru mu?

C: Evet

(Joe) Peki ya Elvis? [geçen ay ölen köpek]

C: Elvis sürüsünü korumanın işi olduğunu hissettiği için yakında dönecek.

S: (Andromeda) Dün su kabını değiştirirken Penelope'yi gerçekten görmüş gibi hissettim.

(Artemis) Ben onu görüyorum.

(L) Pikabu üst katın salonunun ortasında uzanıyor ve Penelope'nin uyumak için her zaman kullandığı bavulu izliyor.

(Artemis) Filleri sormayacak mıydın Joe?

(L) Botswana'daki ölü fillere ne oldu?

C: Karanlık güçler tarafından yapılan hedefleme çalışması.

S: (Pierre) 3Y mi yoksa 4Y mi?

C: 3Y uydular. Kalp krizleri meydana getirdi.

S: (Niall) Uzaydan!

(Joe) İnsanlar için bir hazırlık çalışması mıydı?

C: Evet

S: (L) Uyduları kullanarak önce filler üzerinde çalışıyorlar, sonra da sistemlerini geliştiriyorlar sanırım.

(Artemis) Haberlerde okuduğum ani ölüm haberlerini düşündürdü bu bana. İnsanlar durdukları yerde ölüyorlar ve sebebin ne olduğu bilinmiyor.

(Niall) Fillerle yaklaşık aynı zamanda Burundi Başbakanı da kalp krizinden öldü. Şüpheli bir durumdu...

C: Evet

S: (Niall) Dışarıdan tetiklenmiş bir kalp krizi mi?

C: Evet

S: (Artemis) Aynı uydu teknolojisiyle mi?

C: Evet

S: (Niall) Aynı saldırıda mı oldu bu?

(L) Kaynak aynıydı ama belki kasıtlı değildi?

C: Evet

S: (L) Yoruldum. Son bir sorusu olan?

(Ark) Evet. Değişken çekim dalgaları. Bunların süper akıcı eterdeki dalgalanmalarla bir ilgisi var mı?

C: Evet

S: (Joe) Biraz süper akıcı eter istiyorum.

C: Gösterinin tadını çıkarabilmeniz için gözlerinizi ve kulaklarınızı açık tutun. Ama etrafınızdakilere de sevgi ve uyumla çok dikkat edin. Denge anahtardır. Hoşçakalın.

CELSE SONU

Celse sonrası tartışma:

(L) Evet, geçen gün Andromeda'ya söylüyordum... Biliyorsunuz, K'lar bir keresinde Dalganın etkisinin "hiperkinetik duyumsayış" olarak hissedileceğini söylemişlerdi. Yani ne üzerinde odaklanırsan, senden hangi duygular oluşuyorsa, bu zamanlarda bu duygular çok güçlenebilir. İnsanlar o yüzden çıldırıyor. Nefret, kin, kendinden nefret etme ve buna benzer kötü ve korkunç duyguları var. Bunu dışarı yöneltip başkalarından nefret ediyorlar. Bize yakın olanlara dikkat edip pozitif duygular duymamız önemli sanırım, böylece bu pozitif duygular bir şekilde hiperkinetik olarak artabilir.

(Artemis) Dışarıdakini içeri getirmemelisin...

(Andromeda) Bu herhangi birşeyi bloke etmeyle ilgili değil, ne üzerinde odaklanacağını seçmeyle ilgili.

(L) Diğer bir deyişle, neler olduğunu ve bir manevra yapman gerekip gerekmediğini anlamak için falan dış dünyaya dikkat edebilirsin. Ama Artemis'in de dediği gibi dış dünyayı içeri getirme. İlginçtir ki, bu roman serisini okumaya çekilmemin nedenlerinden biri, farklı bir dünyadan fikirler getirmesi. Bilinçli değildi ama romantizm, erkekler ile kadınlar arasında uyum fikirleri falan meydana getiriyor. Siz bu konuda bana gülüyorsunuz ama bu romanlar ilişkileri gerçekten çok ilginç bir şekilde betimliyor. Fiziksel ilişkilerden bahsediyorlar ama aynı zamanda zihinsel ve duygusal ilişkilerden. Bu çoğu zaman fiziksel bir şekilde ifade ediliyor. Destekle beni Gaby!

(Gaby) Doğru.

(Andromeda) Son zamanlarda büyük bir bahçecilik hevesi geliştirmemin nedenlerinden biri de bu sanırım. Asıl odaklanılan şey iyi izlenimler yaratmak.

(L) Çiçeksiz kıyamet olmaz!

(Andromeda) Kesinlikle! Tamamen bunaltıcı konular yerine birşeyin güzelliğine odaklanmak bu.

(L) Bahçecilik çok arındırıcı bir faaliyet. Dünyaya düzen ve güzellik getirmek son derece tatmin edici.

(Andromeda) Kaostan ziyade bunu odak noktası haline getirmek gibi.

(Ark) Pierre'in mühendisliği bahçecilik kadar önemli bence.

(L) Mühendislik, evet. Birşeyler inşa etmek. O odayı yenilemek ve güzel bir yer haline getirmek. Çim kesme ve budama işleri, ağaçlar etrafındaki sınırlar, park alanı etrafındaki sınır, birşeyleri düzeltme, etrafta herkesi uzun süredir rahatsız eden küçük şeyleri tamir etme falan. Bu bir tür yaratım gibi...

(Andromeda) İyiliğin tezahür etmesine yardımcı olma sanırım.

(L) Kristal yükleme çabalarımıza eklemek üzere bir dua da oluşturduk ve bunun temel amacı daha huzurlu, güzel bir gerçekliğin tezahür etmesine yardımcı olmak veya kendimizi o realite içine çekmek. Eğer hiperkinetik bir duyumsayış deneyimleyeceksen, eğer o ortamın niteliği ve Dünya'nın veya Güneş sisteminin veya evrenin frekansları duygularını güçlendirecekse, o zaman neye odaklandığına veya ne düşündüğüne çok dikkat etmen gerekir!!!

(Pierre) Tıpkı o Solcuların kızgınlıklarını veya olumsuz duygularını materyalize edip güçlendirdikleri gibi sen de pozitif duyguları güçlendirebilirsin. Duygulardan fazlasına da götürebilir.

(L) Hiçbirşeyi görmezden gelmek anlamına gelmiyor bu. Olan biteni görmezden gelmiyorsun.

(Pierre) Yalnızca üzerinde odaklanmıyorsun. O senin değil. Senin olmadığını biliyorsun.

(L) K'ların dediği gibi, denge... Ona ihtiyaç duyduğu dikkati ve ihtiyaç duyduğu miktarda davranış değişikliğini veriyorsun. Dengeyi sağlamak için ne yapman gerekiyorsa. Her sabah kalkıp haberleri ayrıntılı bir şekilde okuyorum ve sonra kapıyı kapatıyorum. Neler olup bittiğini biliyorum. Bugün reaksiyon göstermem gereken birşey görmesem bile neler olduğunu biliyorum. Ama şimdi dikkatimi güzel olana çevireyim... ve dikkatimi ona çeviriyorum. Ve bu çoğunlukla Ark ve siz çocuklarsınız. Söylemek istediğim buydu.

(Pierre) Son zamanlarda haberleri okurken kendimi daha mesafeli hissediyorum... kopuş değil de...

(L) Ben de kendimi bunlara daha mesafeli hissediyorum.

(Andromeda) Evet.

(Pierre) Daha bilgili ama daha mesafeli. Neredeyse paradoks gibi ama...

(L) Gerçekliklerin bölünmesi. Bu gerçekliği onlar yarattılar ve ben buna katılmak İSTEMİYORUM! Veya en azından mümkün olduğu kadar az katılmak. Gerekiyorsa onun içinden dikkatli bir şekilde geçebilirim ama sonra zihnim sevgi ve güzellik üzerinde odaklanır.

(Chu) Daha önce bundan bahsetmiştik. Gerçeklikler gerçekten bölünüyor mu veya biz bunun içinde miyiz? Geçmişte hayatlarımızın parçası olan bazı insanlar yalanlara giderek daha fazla inanıyor. Onlarla birşey paylaşıyoruz, hatta onlarla bir ortam paylaşıyoruz ama bu çok sınırlı bir şekilde oluyor çünkü gerçekliği çok farklı algılıyorlar. Ama kızamazsın...

(L) Şunun da farkına varıyoruz ki egemen güçlerin kontrol ve müdahaleleri nedeniyle bizim gerçekliğimizi paylaşmayacak pek çok kişi var. Bunun ne zaman ve nasıl değişeceğini bilmiyoruz ama K'lar o güçlerin bundan kolay vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Bazı şeylerin normal akışında olmasına izin verebilirler ama... Garip olacak!

(Pierre) Eğer olumsuz duygular güçlenmek üzereyse, gezegende şu anda ne kadar kızgınlık olduğunu düşündüğümüzde bunun nelere neden olacağını merak ediyorum. Sanırım epeyce kızgınlık ve hayalkırıklığı var.

(L) Neyin meydana geldiğini hatırla. Eğer dışarıda yaratamazsan, içeride yaratırsın. Gezegensel değişimler olacak. K'lar insan döngüsünün tıpkı kozmik afet döngüsü gibi olduğunu söylemişti. Yukarıda nasılsa aşağıda öyle. Gezegendekiler çıldırdıkça kozmik olaylar da çıldıracak. Karşılıklı birbirini besleme döngüsü.

(Pierre) Büyük kozmik afetler olmadan bile çıldırmış durumdalar insanlar. Bir de büyük bir çıldırmayı düşünün!

(L) Ve farkında olmasalar da bunu hissediyorlar.

(Pierre) Bunun geldiğini hissediyorlar; en azından bilinçdışı bir şekilde.

(L) Ve başka dünyaların veya başka alemlerin gerçekliğini anlamayışlarındaki körlükleri... Darwinci materyalizmleri üzerinde o kadar odaklanıyorlar ki, korkarım onları mahvedecek bir geri tepmeyle karşılaşacaklar. Biz farklı OLABİLİRİZ! Farklı YAPABİLİR ve SEÇEBİLİRİZ. Bize kalan belirli bir düzeyde seçim var, bunu kullanalım!

Celse sonrası tartışmanın sonu

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-4-july-2020.49147/


sercany

#1
Bozadi, çeviri için teşekkür ederiz, eline sağlık. geçen seferkilerle kıyaslanınca nispeten daha sakin bir celse olmuş gibi görünüyor..
 

bozadi

#2
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sercany

Bozadi, çeviri için teşekkür ederiz, eline sağlık. geçen seferkilerle kıyaslanınca nispeten daha sakin bir celse olmuş gibi görünüyor..
İlgin, katılımın için ben de sana ve şimdiden diğer tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum sercany.

gerçek tosun paşa

#3
Çok iç karartıcı bir dönemden geçiyoruz gerçekten. Taa oradaki Kas. ekibinin de bu gergin enerjinin ne kadar ileri boyuta geldiğinin farkında olmaları güzel. Doğru bir tespit ve farkındalıkta olduğumu gördüm.

Daha önce BH kaynaklı kanalların açılacağından ve temasların artacağından bahsetmişlerdi. Bu kristal yüklemesi yaparken söylenen şarkılar muhabbetinde sanırım bunun bir etkisi olmuş. Perdenin giderek incelmesiyle doğru orantılı olması muhtemel bir durum.

Peki, yani bu gergin ve öfke dolu enerji içerisinde stabil kalıp doğru olana, ideal olana odaklanıp bir hayali alternatif bir gerçekliğe döndürmemiz gerekiyor anlaşılan. Herkes için aynı olan, standart bir ideal algısı mümkün değil elbette. Ama Laura çok önemli bir ifade (sitem) de bulumuş fikrimce. Bu mevcut yapı, bu sistem içerisinde bulunmak İSTEMİYORUM! diyor. İdeal olanın ve katlanılmak zorunda olanın tek yaşam şekli ve gerçeklik olduğunu kabul etmemek ve başka bir alternatife yoğunlaşmak çok önemli. Burda sonuç yine bilgi faktörünün ne kadar önemli olduğuna çıkıyor. Ve azim... Fiziksel ve mental mücadele.

Güçlü olmak zorundayız. Durumun sevgi pıtırcıklığıyla ilgisi artık hiç ama hiç kalmadı. Direnen azınlık güçleri gibiyiz. Umudumuz ince bir ipliğe bağlı. Ne cephanemiz var ne karşı saldırıya geçebilecek donanımımız. Yürekli olup direneceğiz. Direnirken kendimize eziyet etmeyip olabildiğince "neşemizi" koruyacağız.

gerçek tosun paşa

#4
Gerçekten bahsetmeden edemeyeceğim bir diğer konu da karamsar biri gibi görünmeme neden olan "insanların asla yeterli algı düzeyine sahip olamayacağını şiddetle savunma" durumum. Olmuyor. Yani şunu kabul ediyorum; -artık insanlar bir şeyler döndüğünün farkında, medyaya ve siyasilere duyulan güven oldukça sarsıldı. Bilinçaltında ya da bilinçüstü bir konumda herkes "dalganın geldiğinin" farkında, evet.- Ama bunca eziyetten sonra bu farkında olma durumu şahsi fikrimce çok, çok fazla yetersiz.

Çünkü insanlar farkında olmak bile istemiyor. Her şey eskiye dönsün birileri cebine biraz para koymaya devam etsin ve geri kalanı ne hali varsa görsün kafası bitmiyor. Bitmeyecek.

Kaslarda diyorlar karanlık güçler zor vazgeçerler diye. Vazgeçmezler. Neden geçsinler? Kitleye bir bakın. Toplumların niyeti kötü demek istemiyorum belki niyet bazında pozitif bir tarafa ilgi duyacak insan sayısı çok ciddi bir orandadır fakat toplumun iflahından öptüler.

Kim neye inanacak? ya da bireysel bazda ele alırsak kim günlük ihtiyaçlarını karşılamak dışında çok daha ilerisini düşünebilecek lükse sahip? Kaç kişi kaldı bu balda yağda yüzen?

İleride durumlar çok daha çetin bir hal alsa bile bizim görüşlerimiz doğrultusunda bir açıyla donanan insan sayısı minumum düzeyde olacaktır. Covid19 bizim ülkemizde şöyle bir durum yaratmadı mı? Herkes önlemleri doğru buluyor ve destekliyor. Bu alanda yapılan çalışmaları değerli buluyor. Fakat unutulup gitti... Büyük şehirlerde pandemi algısı dağaldı. Mesele pandemi değil, covid19 dan gereksiz bir korku ortamı yaratılmasını pekala istemiyorum zaten. Demek istediğim farkındalık kalkanları derhal aşağı indirildi, akla bir şeyler geldi ama unutuldu kastetmek istediğim durum bu.

Tabii doğa ana çok sert tokatlar çakacaktır. Aynen dedikleri gibi yukarda neyse aşağıda o. Laftan anlamayan, bu kadar direten bir kitlenin başına gelecekler var. Bunlar yine iyi günlerimiz...

bozadi

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Umudumuz ince bir ipliğe bağlı. Ne cephanemiz var ne karşı saldırıya geçebilecek donanımımız.

Değerli görüş paylaşımların için teşekkürler gerçek tosun paşa.

Her iki mesajındaki hemen herşeye katılıyorum. İlk mesajın sonlarında karamsar bulduğum ve alıntıladığım görüşüne ise her ne kadar katılmak istemesem de, bu konuda iyimserlik bağlamında sahip olduğum inancım acaba sandığım kadar güçlü mü diye şüphe etmekten de kendimi alamıyorum. Yani sağlam sandığım aksi yöndeki "iyimser" inancım acaba dünya ilüzyonunda şimdiye kadar maruz kaldıklarımdan bir-iki doz daha güçlü bir teste girse varlığını sürdürebilir mi, bundan pek de emin olamıyorum ama yine de o inancımı, görüşümü paylaşmak istiyorum.

İsterse tüm insanlık bilinçli veya yarı-bilinçli olarak BH doğrultusunda olmayan özgür irade tercihlerinde bulunsun, bu seni, beni, hiç kimseyi bağlamaz bence. Teorik olarak, herhangi bir şahıs BH doğrultusunda ilerlemek/derinleşmek için yeterli inanç ve iradeye sahipse BH alemine geçebilir (enkarnasyon sürecinde veya sonrasında). Bunun dış koşullarla, başka insanların seçimleriyle doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi yok diye düşünüyorum, tamamen içsel, bireysel bir özgür irade seçimi diye anlıyorum. Evet, maruz kaldığımız açık ve sinsi sayısız olumsuzluk, bundan da önemlisi sosyal çevremizle ve toplumla olan istemli ve istemsiz bazı aidiyet bağları, bireysel seçimlerimiz üzerinde ciddi belirleyici etkiler yapıyor. Ama bir şahıs BH'nin, KH'nin ne olduğunu anlar ve ne pahasına olursa olsun BH alemine kanalize olmak veya geçiş yapmak için gerekli inanç ve iradeyi geliştirirse, bunu yapması önünde hiçbir mutlak engel olmadığını algılıyorum.

Bu anlamda, dünyada ne olup bittiğinin de çok büyük bir önemi yok gibi algılıyorum. Tabi ki etkileniyoruz şiddetli olumsuz gelişmelerden, işkencelerden, yıkımlardan, kendi çok daha basit görünümlü egosal KH çukurlarımızda debelenmekten ama yeterince istersek, bunlardan etkilenme ve bunlarla etkileşme düzeyimizi çok azaltabiliriz. Biraz fantastik geliyor olabilir kulağa ve hele ki kıyametimsi koşullar tırmandıkça bunu yapmak giderek daha zor hale gelecekmiş gibi de görünebilir ama tam tersine, tırmanan kıyametimsi koşullar bunu yapma motivasyonumuzu da artırabilir bence. Bizim şimdiye kadar BH doğrultusunda yeterince yoğunlaşamamamızın başlıca sebeplerinden biri, ister istemez uyum sağladığımız KH bazlı yaşam düzeniydi ve o düzen giderek yıkılıyor, bu da bizim gibiler için ve pek çok başkaları için "Şimdi ya bat, ya da çık" şeklinde bir seçim teşviki doğuracaktır diye düşünüyorum. Ve "düze çıkma" meselesi varoluşun basit ve ebedi doğasını hatırlayıp, başkaları ne algılarda, yorumlarda, seçimlerde bulunursa bulunsun o ebedi ve basit varoluş (birlik, bütünlük, selamet) realitesine uygun şekilde var olma / yaşama iradesi göstermekten ibaret diye düşünüyorum. Elbette tüm bunların, özellikle "Başkalarına Hizmet" anlayışının "başkaları" ile çok önemli bir bağlantısı var ve zaten ben de bu tanımlamaya çalıştığım basit ve özgürlükçü bakış açısını benimseyenlerin işbirliği ve dayanışma geliştirip başkalarına da uyanma ve gelişme fırsatı verme konusunda çok etkili olacağını düşünüyorum. Ama işin özünün bireysel olduğunu düşünüyorum. Herşey birey ile basit, ebedi ve tümsel varoluş arasında olup bitiyor; buna dair basit ve derin farkındalıkta.

Aoibheann

#6
Bir kişi bh de olsa kh de olsa hizmet ettiği şey herkesin hizmet ettiği 'bir'dir. Başkasına hizmet kendine hizmettir ve aynı şekilde kendine hizmet başkasına hizmettir. Arada ikilik yoktur sadece metod farklıdır. Bu yüzden kendinizi rahat bırakın. :)

Çeviri ve paylaşım için çok teşekkürler bozadi. :) Bekleyip görelim.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bozadi

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

Bir kişi bh de olsa kh de olsa hizmet ettiği şey herkesin hizmet ettiği 'bir'dir. Başkasına hizmet kendine hizmettir ve aynı şekilde kendine hizmet başkasına hizmettir. Arada ikilik yoktur sadece metod farklıdır. Bu yüzden kendinizi rahat bırakın. :)

Çeviri ve paylaşım için çok teşekkürler bozadi. :) Bekleyip görelim.
Söylediğin şeye temelde bir noktada katılıyorum Aoibheann. Bir'in bakış açısından bakıldığında böyle bir ayrım yok ama 3. yoğunlukta ve hele ki KH niteliğinde çok zorlu şartlar içeren dünya ilüzyonunda BH-KH ayrımının, buna dair farkındalığın çok önemli bazı işlevleri olduğunu düşünüyorum, ki Ra, Pleiades ve K'ların bu "kutuplaşma gereksinimini" vurgulamaları boşuna değil sanırım. Bir de en az bunun kadar önemli hususlardan biri de, daha önce de konusu geçtiği gibi Ra'nın şu vurgusu: Esas problem BH veya KH yönünde kutuplaşmak değil, esas sorun her iki yönde de "kutuplaşmamak". Ra'nın dediğine göre en sorunlu durum bu.

Gaia

#8
Coronavirüsü kullanarak dikta rejim getirme çabası oldukça rahatsız edici gerçekten. Tam olarak dedikleri gibi sopa olarak kullanıyorlar bunu. Öyle absürd kararlar alınıyor ki, virüs ile bağını bile kestiremiyorsun. Geçen celselerden birinde de kaslar göze batmamaya çalışın diye öneride bulunmuşlardı. Şimdide aynını tekrar ediyorlar. Demek ki KH gerçekten balyoz darbesi gibi fırsatını bulursa geçirecek darbeyi. Hazır kıta bekliyorlar. Bir de şu uydudan kalp krizi frekansı yollama olayı harbiden tüylerimi ürpertti.

Dalga ile birlikte seyahat eden bir sürü KH varlığı ile ilgili şeyler okumuştuk eski celselerde. Bu varlıklar babasının hayrına seyahat etmiyorlardır dalgayla herhalde. Beslenmek için bir sürü olası ortam oluşacaktır. Doğal afetler, insanların kademeli olarak kontrolden çıkışları..

Bazen beraber yaşadığım, görüştüğüm, iletişimde olduğum insanların bile anlık karakter değişimlerine hayret ediyorum. Kendi gözlemlediklerim böyle değişkenlerse dışardakiler kim bilir nasıldır? Arzulu düşünce içlerinde dolandığı zaman kontrollerini kaybediyorlar. Bir anda öfkeleniyorlar, bir anda küçük sebeplerden büyük sonuçlar çıkarıp, karışıklık çıkarabiliyorlar. Harbiden GTP nin dediği gibi pamuk ipliğinde yaşıyorlar. Fakat bunu değiştirecek iradeyede sahipler. Tek sorunları bu iradeyi kullanmamaları. Henüz kontrolü ellerine almak istemiyor bu insanlar. Yönetilmekten keyif alıyorlar. Malesef ki durum bu yani.

Ha zihnindeki otomatik kalıplarının sana dediklerini yapmışsın, ha tvdeki propagandacıların dediklerini. İkisi de bence aynı şey. Zihindeki propagandacıyı susturup yada kaale almamayı öğrenip, kendin ne istediğine karar vereceksin. İnsanlar otomatik değil manuel düşünmeyi öğrenmeli bence. Sürücü koltuğuna geçip oto pilottan çıkmaları lazım. Yoksa daha çok kaos, dikta rejimleri görürüz..

Hakkımızda hayırlısı, çeviri için teşekkürler.

tcmessiah

#9
bu uydudan mudahele olayi cok ama cok onemli ayri olarak canimi sıktı size birseyler anlatmak istiyorum bir kac aydir sebepsiz yere panikataklar anksiyeteler goz agrilari kanlanmalar migde vb anlam veremedegim psikolojik seyler vb hastanelere acillere gittim oluyorum korkusu vb birsey cikmadi. sonra kendi kendime telkin yaparak derin nefes teknikleri ile dualar ile ritueller ile bunlar adacayi tutsusu , sirke tuz ile evi yikamak vs acayip ise yaradi sonra sunu farkettim birseyler bizim korkma duygumuzu yukseltmeye calisiyor ve yukseltiyorda onemli olan sey KORKMAMAK fakat ben korkmuyorum fiziksel olarak degil oyle sansaniz bile bilinc altinizda korku devam ediyor icten ice korkmadiginizi cok iyi oldugunuzu bilincaltiniza telkin ederek yerlestirmeniz lazim , hicbirseyi takinti haline getirmemek lazim sunu yaparsam bu olur gibi bu birsey olmayacaksa bile bilinc altinizda takintidan dolayi korktugunuz basiniza gelir neyse cok.kafa utuledim bu konuda kb .... son aylar panik ataklar anksiyeteler asiri cogalmaya basladi bu 5g uydu vs olayi ile kesin alakasi var ve ben aramizda dolasan kotu gucler vb ziyade iyi guclere rastlamak onlari gormek istiyorum dogrudan uydudan yansitilamasa bile telefon bilgisayar vb araciligiyla bize tesir edilgini dusunuyorum
 

gerçek tosun paşa

#10
tcmessiah foruma hoş geldin öncelikle. söylediklerinde haklısın son derece tüyler ürpertici buldum ben de. Sana acil şifalar dilerim umarım kendini giderek daha iyi hissedersin. Kesinlikle bir takım frekansların bilincimizi bozduğunu unutma ve teslim olma.

Sevgili bozadi çeviri için teşekkür edip öyle devam edeyim. Aslında bu toplumsal görüşe doğru giden yazımda senin daha detaylı olarak bahsettiğin kişinin kendi yolculuğuna devam etme zorunluluğunu düşünüyordum. Gönül ister herkes BH farkındalığında sevgi ve bilgi dolu bir deneyim yaşasın. Bunca çabaya ve artık göze sokulan gerçeklere karşılık bazı kesimler ilüzyondan kendini kurtarabilsin ama bu karamsar bakış açımın karşılığı herkesin artık bireysel olarak kendini kurtarma mücadelesinde olması ve benzeri idealleri paylaşan kişilerin bir ağ bilincinden faydalanarak kendi gerçekliklerini yaratma gerekliliğe vurgu yapmaktı özünde.

Eminim herkes bir dönem çevresinde sevdiği kişilerin, farkındalığını test etmiş ve çoğu hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştır. Dediklerin çok doğru en başta kendimiz üzerine kapsamlıca yoğunlaşmalı ve KH Batağından üzerimize bulaşan çamurları temizlemeliyiz. Kitlelerce bunu başarmamız çok zor ama bunu deneyenler olarak bir fark yaratabiliriz :)



Gaia'da çevresindeki değerli gözlemlerinden bahsetmiş. Gerçekten manuele almak tasvirini başarılı buldum. Çünkü insanların kendini bu kadar özgür hissedip bu kadar köle oldukları, öğretilen ve kabul ettirilen iradeyi kendi algıları sonucu verdikleri karara bağladıkları bir çağ belki de yok...

KH çok ustaca ve çok sert vurarak bu hale getirdi dünyayı. Aslında bu durum oldukça buruk hissettiriyor :)

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Bazen beraber yaşadığım, görüştüğüm, iletişimde olduğum insanların bile anlık karakter değişimlerine hayret ediyorum. Kendi gözlemlediklerim böyle değişkenlerse dışardakiler kim bilir nasıldır? Arzulu düşünce içlerinde dolandığı zaman kontrollerini kaybediyorlar. Bir anda öfkeleniyorlar, bir anda küçük sebeplerden büyük sonuçlar çıkarıp, karışıklık çıkarabiliyorlar. Harbiden GTP nin dediği gibi pamuk ipliğinde yaşıyorlar. Fakat bunu değiştirecek iradeyede sahipler. Tek sorunları bu iradeyi kullanmamaları. Henüz kontrolü ellerine almak istemiyor bu insanlar. Yönetilmekten keyif alıyorlar. Malesef ki durum bu yani.
3Y'nin (dörde bölecek olursak) ilk üç çeyreği ruhsal evrim anlamında son çeyreğe göre çok daha "çocuksu" nitelikte. Toplumun "yönetilme/güdülme" (iyi veya kötü) konusundaki kabullenmişliği bununla yakından bağlantılı sanırım. Tıpkı bir çocuğun ebeveynlerini "sorgulayamaması" gibi insanlar din ve devlet başta olmak üzere kendilerini yönetme amacı güden mekanizmaları sorgulama konusunda büyük bir pasiflik içinde. "Kızsa da, dövse de, öldürse de annemdir/babamdır" gibi bir mod egemen. Tıpkı çocukların bağımlılık durumları gibi, toplum genelinin de ciddi bir bağımlılık durumu var gibi görünüyor.

bozadi

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen tcmessiah

bu uydudan mudahele olayi cok ama cok onemli ayri olarak canimi sıktı size birseyler anlatmak istiyorum bir kac aydir sebepsiz yere panikataklar anksiyeteler goz agrilari kanlanmalar migde vb anlam veremedegim psikolojik seyler vb hastanelere acillere gittim oluyorum korkusu vb birsey cikmadi. sonra kendi kendime telkin yaparak derin nefes teknikleri ile dualar ile ritueller ile bunlar adacayi tutsusu , sirke tuz ile evi yikamak vs acayip ise yaradi sonra sunu farkettim birseyler bizim korkma duygumuzu yukseltmeye calisiyor ve yukseltiyorda onemli olan sey KORKMAMAK fakat ben korkmuyorum fiziksel olarak degil oyle sansaniz bile bilinc altinizda korku devam ediyor icten ice korkmadiginizi cok iyi oldugunuzu bilincaltiniza telkin ederek yerlestirmeniz lazim , hicbirseyi takinti haline getirmemek lazim sunu yaparsam bu olur gibi bu birsey olmayacaksa bile bilinc altinizda takintidan dolayi korktugunuz basiniza gelir neyse cok.kafa utuledim bu konuda kb .... son aylar panik ataklar anksiyeteler asiri cogalmaya basladi bu 5g uydu vs olayi ile kesin alakasi var ve ben aramizda dolasan kotu gucler vb ziyade iyi guclere rastlamak onlari gormek istiyorum dogrudan uydudan yansitilamasa bile telefon bilgisayar vb araciligiyla bize tesir edilgini dusunuyorum
Foruma hoşgeldin tcmessiah  :)

Yaşadığın şiddetli olumsuzluklara karşı bilinçsel anlamda sorgulama ve pozitifleşme çabası göstermiş olman çok güzel. Yüzeysel olarak korkuyu yensek bile bilinçaltımızda uzun zamandır birikmiş korku katmanları o kadar kolay ortadan kalkmıyor gerçekten, bunu acı bir şekilde ben de defalarca deneyimledim. Ama o derin korku katmanları da aşılmaz değil. Onlardan çok daha güçlü, çok daha derin pozitif frekanslarla etkileşime girmemiz de gayet mümkün. Ama yüksek pozitif frekanslara bir kez ulaştıktan sonra orada kalıp kalamamak meselesi ayrı bir mesele. Bunu yapmanın kolay olmamasının hatta adeta imkansızmış gibi görünmesinin en büyük nedenlerinden biri toplumsal yaşamda o pozitif frekanslarla hiç uyumlu olmayan düşük, olumsuz frekansların egemen olması. Yani zaman zaman eriştiğiniz yüksek pozitif bilinç versiyonları toplumsal yaşamda çoğu zaman desteklenmediği gibi, "uyumsuzluk" nedeniyle bizi zor durumlarda bırakması da gayet mümkün. Ki sanıyorum senin "iyi güçlere rastlamak, onları görmek istiyorum" demene neden olan faktörlerden biri de bu; eriştiğin pozitif bilinç seviyelerinde kalmanı destekleyecek bir çevreye sahip olmak istiyorsun.

bozadi

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Eminim herkes bir dönem çevresinde sevdiği kişilerin, farkındalığını test etmiş ve çoğu hayal kırıklığıyla sonuçlanmıştır. Dediklerin çok doğru en başta kendimiz üzerine kapsamlıca yoğunlaşmalı ve KH Batağından üzerimize bulaşan çamurları temizlemeliyiz. Kitlelerce bunu başarmamız çok zor ama bunu deneyenler olarak bir fark yaratabiliriz :)
8)



Aoibheann

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann
Bir kişi bh de olsa kh de olsa hizmet ettiği şey herkesin hizmet ettiği 'bir'dir. Başkasına hizmet kendine hizmettir ve aynı şekilde kendine hizmet başkasına hizmettir. Arada ikilik yoktur sadece metod farklıdır. Bu yüzden kendinizi rahat bırakın. :)

Çeviri ve paylaşım için çok teşekkürler bozadi. :) Bekleyip görelim.

Söylediğin şeye temelde bir noktada katılıyorum Aoibheann. Bir'in bakış açısından bakıldığında böyle bir ayrım yok ama 3. yoğunlukta ve hele ki KH niteliğinde çok zorlu şartlar içeren dünya ilüzyonunda BH-KH ayrımının, buna dair farkındalığın çok önemli bazı işlevleri olduğunu düşünüyorum, ki Ra, Pleiades ve K'ların bu "kutuplaşma gereksinimini" vurgulamaları boşuna değil sanırım. Bir de en az bunun kadar önemli hususlardan biri de, daha önce de konusu geçtiği gibi Ra'nın şu vurgusu: Esas problem BH veya KH yönünde kutuplaşmak değil, esas sorun her iki yönde de "kutuplaşmamak". Ra'nın dediğine göre en sorunlu durum bu.


Bu yoğunlukta sanırım öyle. :) Haklısın. Sadece bazen farkediyorum da kendimizi fazla sıkabiliyoruz. Bu fazla baskı da negatif etki yaratıyor. Pozitif olacağız derken elinizdekinden olmayalım. :)
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi