Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

4 Mart 2012

Başlatan 4BH, 07 Mart 2012, 23:54:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
Artık bu forumun bir üyesi değilsin Sevda. Başka kaydını sildirmek isteyen arkadaşlar varsa acele etmeden sıraya girsinler lütfen. Gidin ve kendinizi nerede rahat hissediyorsanız orada ifade edin, kaynaşın, birbirinize benden göremediğiniz sevgi-saygıyı gösterin, mutlu olun.

Scyth

#31
Sevgili Bozadi, hayat insanlara nedense her çatışma da rest dedirtme, eğilimindedir. Bir poker masasında her elde rest diyenler pullarını öylece kaybederler. Sezinlediğim ve yanlış olabilecek bir yorumum var. Belki de Sevgili Zer-Zivi ve Qui ile olan forumdışı münasebetler sende bir enerji birikmesi yaratmış olabilir. Bir muhafız gibi davranıyorsun; ama korumaya çalıştığın nedir; ne pahasına...

Öğrendiklerini uygulamalısın ve farkında olmalısın sevgili kardeşim. Saldırının sürekli olduğunu hatırlamalıyız. Kişi aşılması zor bir engelle karşılaştığında odağından uzaklaşıp engeli analiz edebilmelidir. Analiz mücadelenin koşulları hakkında bilgi demektir. Bilgi ise korur. Uygulanmayan bilge ne işe yarar. Giymediğin zırh korumaz.

Burada herhangi bir forumdan fazlası mevcut. Burada bir misyon mevcut. Bu misyon, bana göre öğrenmek isteyenlere bilginin her daim sunulması, misyonudur diye düşünüyorum. Güç, herkesi saptırabilir. Tek başına taşımakta zorlandığında onu paylaşmak yükü de azaltır. 

Herşeyin bir ders olduğunu hatırlamak; biz hayata odaklanan varlıklar için bazen çok zor olabiliyor. Odaktan, bir kaç adım geriye çekilip yeniden bakmak göremediğimiz noktaları bizlere gösterebilir.

Bir yol ayrımında kafası karışmış varlık ne yapacağını bilemez bir şekilde öylece kala kaldığında; durmalı ve sakince düşünmelidir. Zira cevap, mutlaka ve mutlaka nihayetde gelecektir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#32
"Durman ve sakince düşümen" için sana biraz fırsat tanıyayım sevgili Scyth. Görüşmek üzere.

maskesiz

#33
Manava gidiyorum ve elbise satmadığı için kavga ediyorum ya da eczaneye gidiyorum ve elma satmadığı için kavga ediyorum ne kadar mantıklı olabilir ve kasyopya celselerini temel almış forumda dantel örnekleri verilmiyor diye dırdırlanmak ne kadar mantıklı olabilir.Sürekli celseler daha yayınlanmadan eleştirel tarzda yaklaşmak,yönlerdirme yapmak sorulduğu zaman yanıtlamamak dürüst bir davranış değil.Bu forumun bir misyonu var eğlenmek sosyalleşmek isteyenler için çok iç açıcı forumlar var.
Bir olay anlatmak istiyorum,üye sayısı çok fazla olan ve çok fazla görünen spiritüel bir site kurulumda bulundum sevgimle ve enerjimle besledim hiç ön planda olmadım ve site sahiplerinin adminlerinin birden fazla isimle üye olduklarını bir nickle kendini alkışlayıp diğeriylekendileriyle kavga ettiğini öğrendimdiğimde çok şaşırmıştım.
Ve Sevgili Bozadinin korunmaya ihtiyacı yok ama kendisini anlatmıyacağını bildiğim için ben anlatayım dedim hatta belki bana kızacaktır da
ne kadar dürüstlüktür bir üye yıllardır çeşitli nickler alıp bir nickle kardeşim canım diyip diğer nickle sevgili bozadi ile kavga etmesi ne kadar insancıl ve sevgili Bozadi o kişiye yinede kuçak açtı.Sevgisinden ve adalet inancından hiçbir şüphem yok.Durduk yerde kimseye birşey yapmaz Kimse BH değil ama BH yolunda yol almaya çalışıyoruz kimse sütten çıkmış ak kaşık değil üstten bakmayacak eğlence ,sosyalleşmek adı altında bel altından vurmayacak.Daha uzun ve aydınlatıcı yazmak isterdim şimdilik bu kadar yazmak yeterli forum 5 kişi olsun 3kişi olsun adam gibi olsun dediğim gibi çok fazla sosyal ve eğlenceli forumlar var herkezin yolu açık 
Celseleri ilk bulan ve çevirmeye başlayan sevgili Bozadi ve nekadar pisişik saldırı aldığını kaç kişi biliyor birazcık saygıyı hak ediyor.Güneş balçıkla sıvanmaz.Daha güzel bir şekilde anlatmak isterdim ama benim kelimelerim bu kadar çok derin bir insan değilim.
Sevgili Bozadinin sevgisinden kocaman yüreğinden ve adalet inancından hiçbir şüphem yok herzaman ve daima yanındayım
Sonsuz sevgilerimle.....
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

bozadi

#34
Yaşamımızda muhtemelen en çok eksikliğini duyduğumuz şey istikrarlı bir güven, sevinç, huzur...

Peki bunlar var mı? Nereden bulacağız bunları? Bunların kaynağı nedir?

Bunların kaynağı varlığımızın da kaynağı olan varoluşun/hayatın/evrenin ta kendisidir. Her insan varoluşun/hayatın/evrenin çocuğu, bir parçası ve aslında ta kendisidir. Yaşam sevgi ve bu sevginin bilgisinin farkındalığına dayalıdır. Bu gerçeğin, yani tüm varoluşun sevgiye, iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe, adalete dayalı olduğu ve tüm varlıkların varlık özünün de bu gerçeğe dayalı olduğunun farkındalığı, kalıcı güvenin, sevincin, huzurun kaynağı ve doğal nedenselliğidir. Varoluş/hayat/evren iyidir, sevgiye, sevgi dolu bir bilince dayalıdır. Yalnız en ufak bir farkındalığın, yani çeşitliliğin ve dolayısıyla hayatın varolabilmesi için ikilik/düalite ve o temel düaliteden sonsuz bir çeşitliliğe açılım/izin gerekir. Bu da negativitenin varlığını gerektirir doğal olarak. Herhangi bir ayrılık/çeşitlilik/farkına varma için negativiteye, yani nisbi de olsa bir ayrılığa ihtiyaç vardır. Aslında tüm pozitiflikler özünde birlik ve varlıkla, tüm negatiflikler ise özünde ayrılık ve yoklukla ilişkilidir. Varlık 7. yoğunlukta tüm varlıkla birleşene kadar %100 pozitiflikten bahsedilemez. Ve bir varlık kendini tamamen yok etmedikçe de %100 negatiflikten bahsedilemez.

Ünlü yazarın dediği gibi, karşı karşıya olduğumuz mesele temelde "olmak ya da olmamak" seçimidir.

Bireysel varlığınızın büyük bir bütünün parçası olduğunu sezersiniz. Peki bir parçası olduğunuz o büyük, en büyük, en temel gerçeklik iyi, sevilebilir, adanılabilir birşey midir, yoksa değil midir?

Tüm iyi hislerin, güvenlerin, sevgilerin, coşkuların kaynağı varoluşun iyiliğinden, güzelliğinden, adaletinden ve sevincinden başka birşey değildir. Bizim şahsi varlığımız da diğer tüm şahsi varlıklar gibi bu ortak gerçeğin (sevginin) bir parçasından başka birşey değildir özde.

Bu gerçeği pek çok kişi bir yerlerden okumuş, ezberlemiştir. Yüzleşelim:

Hayatınızdaki tüm mutsuzluklar, sevinçsizlikler, huzursuzluklar, korkular, endişeler, varoluşun bu yukarıda tanımlanan (ve bir yönünüzle ezbere bildiğiniz) gerçeğine inançsızlıkla alakalıdır. Bu gerçeği unutmaktan, ondan uzaklaşmaktan, ona küskünlükten ve hatta ona karşı öfkeden...

Mutsuzluğa, karamsarlığa, sevinçsizliğe gark olduğunda hayatınız, bilin ki varoluşa karşı duyulabilecek iki histen karamsar, kötümser olanı "seçmektesinizdir."

Bir yazarımızın dediği gibi "mutsuzluk ahlaksızlıktır." Mutsuzluk, umutsuzluk KH'dir. Bu bir seçimdir. Hangi gerekçeyle olursa olsun. Ve bu ahlaksızlığı hepimiz deneyimliyoruz. Ama ona teslim olmuş veya onu bütünüyle benimsemiş değiliz. Bir savaş durumu söz konusu. Varlığınızda sezdiğiniz yaşam sevinci, mutluluk, ümit, sevinç potansiyeli, varlığınızın bir parçası olduğu evrenin, hayatın, varoluşun özü olan sevginin doğal bir sonucudur. Varoluşun bu en temel gerçeğini unutur, ondan uzaklaşır, ondan yararlanmaz ve takdir etmezseniz, varlığınızı karartmaya ve varlığa düşman olmaya başlarsınız. Ya da kendinizi dağılışa, yok oluşa bırakırsınız.

Bizim gibi BH ile KH arasında seçim durumunda değil de, o seçimi çoktan yapmış üst seviye hem BH hem de KH güçleri üzerimizde çalışmalar yapıyor. İnsanlığın düşme hikayesinden beri içinde bulunduğu egosal olumsuzluklar, insanlık tarihi boyunca KH güçlerinin yaşam koşullarımız üzerinde çok daha güçlü bir etki sahibi olmasını sağlamıştır. Bugün insanlığın artık kanıksanmış trajik durumundan da rahatlıkla anlaşılabilmektedir bu durum. KH güçlerinin yoğun bir çabayla zorladığı bu olumsuz koşulların ayrıntılarına girmek yerine, sadece tüm bu koşulların bizim evrenin/hayatın ne olduğuna karar verme konusundaki seçimlerimize ciddi şekilde etki yaptığı gerçeğine gelelim. Yaşamımız dediğimiz süreçte yaşadığımız her deneyim, BH ile KH arasında seçim yapmak durumunda olan biz 3. yoğunluk varlıklarının bu konudaki seçimlerini veya seçimsizliklerini etkilemektedir.

Bu sitenin amacı, içimizdeki ve dışımızdaki KH ve BH faktörlerinin farkındalığını arttırmak ve ikisi arasındaki seçim sürecini berraklaştırmak, netleştirmektir. Bu sitenin kuruluşunda esas alınan ve Ra, Pleiades ve Kasyopya bilgi kaynaklarında çok etkili bir şekilde betimlenen gerçeklik, bizlerin içinde bulunduğu varoluş seviyesinin bir seçim seviyesi olduğudur. Ve bu seçimin BH ve KH arasında olduğu net bir şekilde tanımlanmaktadır ve aklını ve kalbini kullanmayı bilen herkesin de sezebileceği, doğrulayabileceği basit ve en temel realitedir bu. Bu kaynaklar ayrıca, insanlığın kendi karmik geçmişindeki faktörler nedeniyle halihazırda kendi benliğinde önemli oranda KH motivasyonları taşıdığına da dikkat çekmektedir. Bu, hiçbir BH motivasyonu taşımadığımız veya BH'ye yönelmiyor olduğumuz anlamına gelmiyor elbette. Ama en azından şu kadarının kabul edilmesi gerekir ki, ne siz, ne de çevrenizden bildiğiniz hiç kimse bir BH varlığı değildir. Çünkü 3. yoğunlukta bu seçim mutlaklaştığında 4. yoğunluğa geçiş gerçekleşir. Eğer hala 3. yoğunluktaysanız, bu seçim henüz kritik eşiğe ulaşmamış demektir. Dolayısıyla, BH varlığı olmadığı halde kendisini BH varlığı gibi göstermeye çalışan, kendindeki KH'likleri, karanlıkları, yanlışları eleştiri konusu yapmaktan sürekli kaçan, buna ısrarla direnen kişiler bu forumun dokusuyla uyuşamayacaklardır.

Kasyopya celselerine rastladıktan sonra yüzlerce sayfa celseyi çevirip ilginize sunan ve böylece bu forumun açılma ilhamına olanak yaratan ben, hiçbir şekilde kendini BH varlığı gibi tanıtan veya öz-eleştiriden kaçan biri değilimdir. Pek çok kişinin bana yönelttiği şiddetli agresyon eleştirisini kabul edegelmişimdir. Bu agresyonun belirli faydaları da vardır. Kendindeki olumsuzlukları, karanlıklarını, egolarını kabul etmeye hiç yanaşmadan tek yanlı bir şekilde bu forumun temelini oluşturan Kasyopya bilgilerine ve forumun yöneticisine çemkirip durmayı maharet sananları uyarma ve ayıklama konusunda çok faydalı oluyor. Kasyopya bilgilerinden ve bu bilgilerin ilhamına dayalı forum misyonundan hazzetmeyenler elbette benimle doku uyuşmazlığı yaşayacak, sızlanıp dırdırlanıp duracaklardır. Kimse kimseyi zorla tutmuyor burada. Bu forumun kalabalığa ihtiyacı yok. Forum misyonunu anlayan ve bu sürece iştirak etmek isteyen ve elbette kendindeki olumsuzlukları, yanlışları, egoyu kabul etmeye direnmeyen dostlara ihtiyaç vardır.