Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

4 Mart 2012

Başlatan 4BH, 07 Mart 2012, 23:54:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Alıntı YapBozadi neden hemen sinirleniyorsun! Sana yönelik zerrece bir ima yok,rahat ol lütfen..

Şimdi bazen bir sözcük yada bir bakıştan kasdettiğim şu anda gösterdiğin bu tepki mesela.

zer-zivi ciddi çelişkiler sergiliyorsun (hepimizin zaman zaman içinde olabildiğimiz bir durum) ama bir eleştiri durumunda çelişkilerini kabul etmemek için kaçtıkça kaçıyorsun, saptırdıkça saptırıyorsun konuyu.

"Sana yönelik zerrece bir ima yok" beyanın bir "yalan." Senin inanman bir yalanı gerçek kılmaz. Bana yönelik bir ima yokmuş! Biri bir görüş bildiriyor, o görüşün peşine "Bazen sözcükler yada bir küçük bakış bile insanı etki altına alabiliyor, buda kh davranışı oluyor haliyle" gibi bir yorum yapıyorsun ve sonra da "burada sana yönelik ima yok" diye bir yalan söylüyorsun çok rahat bir şekilde. Desen ki: "bozadi, yukarıda yaptığın tanımlar insanı negatif bir şekilde etki altına alabiliyor, bu da kh davranışı bence" eyvallah, içeriğine katılmasam, tartışacak olsam bile en azından "açıkça dürüstçe eleştiriyor" derim. Ama bunu yapmıyorsun. Korkak bir şekilde, kaçak bir şekilde, kaypak bir şekilde eleştiriyorsun.

Alıntı YapŞimdi bazen bir sözcük yada bir bakıştan kasdettiğim şu anda gösterdiğin bu tepki mesela.
Buyur! İkiyüzlülükten başka birşey değil. Demin "sana yönelik hiçbir ima yok" dediğin, kıvırarak yönelttiğin eleştirini artık daha açıktan yöneltme cesaretini göstermeni sağlayacak birşey bulmuşsun. Tebrik ederim, tadını çıkar zer-zivi!

Alıntı YapBazen insanlar kışkırtmak için sözcükleri kullanabilir bazende kişi kendi kendisini provake eder,sözcükleri üzerine alarak.
İkiyüzlüce iddialar zinciri devam ediyor. Bazen insanlar şöyle yaparmış da, böyle yaparmış da... Ya arkadaş, ne kadar zormuş bir insanı dürüstçe eleştirmek! "Bozadi, ben senin kullandığın sözcüklerle beni, bizi, herkesi KH güdümlü bir şekilde kışkırttığını düşünüyorum" diyebilmek ne kadar zormuş! Güya isim vermeden, sinsice yalanlamak, karalamak, sonra karşı eleştiri gelince "sana yönelik zerrece ima yok" diye inkara yapışmak ne kadar da kolay ve eğlenceliymiş!

Alıntı YapSon zamanlarda daha dikkat eder hale geldim ve o yüzden öyle söyledim ama sana göre sözcüklerim neden belirsiz bilmiyorum,lütfen bu noktada kişiselleştirmeyelim.
İkizyüzlülük ve sahtekarca tavırlar almış başını gidiyor! Son zamanlarda daha dikkat eder hale gelmiş de o yüzden söylemiş! Benim görüşlerimde, hayatında dikkat eder hale geldiğini söylediğin KH güdümlü provokasyonlar bulduğunu söylüyorsun ve sonra da "sana yönelik hiçbir ima yok" diyebiliyorsun utanmadan! Bu nasıl bir korkaklık, bu nasıl bir kaçak anlayıştır zer-zivi!

Alıntı YapEğer sana sözcüklerle sataştığımı düşünüyorsan bunun öyle olmadığını nasıl analtabilirim bilmiyorum
Anlatamazsın, çünkü bu bir yalan. Anlatmaya çalışsan da bu konuda içine düştüğün acizlik ve üstü örtülü sinsi (ve bu yüzden fazlasıyla tehlikeli) KH'liği deşifre etmekten geri durmam.

Alıntı Yapama bildiğim tek şey bir çatışma doğuyorsa bundan uzak durmak ve hiç bir şekilde fikir veya duygu belirtmemek olacaktır.
Tüm bu söylediklerin baştan sona tutarsızlığı, kişiliksizliği, yalanları, kıvırmaları, saptırmaları gösteriyor. Ve tüm bunlar bir korkuya dayalı. Bir bireyin görüşünün peşine koyduğun eleştiriyi açıkça o insana yönlendirmek yerine güya "ortaya konuşma" "nezaketini" gösteriyorsun ama bunun nezaketle yakından uzaktan bir ilgisi yok. Burada korkakça ve kişiliksizce bir kıvırma çabası var.

"Çatışma doğuran şeyden uzak durmak ve hiçbir şekilde fikir veya duygu belirtmemek"miş!!! Niye uzak duramadın o zaman görüşlerimi isim vermeden karalamaya?! Gidip kendi şahsi başlığın altında anlatsaydın ya "son zamanlarda daha dikkat eder hale geldiğin için söylemek istediğin" şeyi?! Ama yok, durup dururken (!) bir bireyin bir başlık altına beyan ettiği görüşlerin peşine o görüşleri KH güdümlü provokasyonlar olarak itham et, sonra da o "provokasyonları" yapan kişiye "sana yönelik zerrece ima yok" de!? Bu ne iğrenç bir ikiyüzlülük, sahtekarlık böyle!

Alıntı YapAllah aşkına,insanlar ve de evren; birbiriyle uzlaşana kadar çatışıyor ve de birbirimizi anlamak için konuşmamız gerek
Çelişkiler ardına çelişkiler! Az önce "birşey çatışma doğuruyorsa, ondan uzak durmak, onun hakkında hiçbir fikir veya duygu belirtmemek gerektiğini öğrendim" diyen kişi şimdi "insan ile evrenin bir uzlaşma bulana kadar çatıştığını" beyan ediyor! Eee?! Bu durumda evrenle, hayatla etkileşimden uzak durmaya, onun hakkında hiçbir duygu ve fikir belirtmemeye karar vermiş olman gerekirdi! Bunca zırvayı beyan ediyor olmanda bir sakınca yok aslında zer-zivi ama sergilediğin çeşitli zırvalıklara, dipsiz çelişkilere eleştiri geldiğinde sergilediğin ikiyüzlülük, korkaklık ve eleştirilerde en küçük bir olası haklılığı kabul etmeye karşı duyduğun ölümüne korku... İşte bunu ifşa etmekten ve yüzüne vurmaktan geri durmam.

Alıntı Yapama beğenmiyor ve kabul etmiyorsan,akabininde de çatışmak istediğimi düşünüyorsan bunu açıkca söyle ki, samimiyetimi askıya alıp sessizce çekip gidebileyim...
zer-zivi isim vermeden bana çattıktan sonra "çatışmak istediğimi düşünüyorsan gideyim" diyor! Hayır, sen "çatışmak istediğini düşünüyorsam" değil, "çattığın kişiyle çatışmaktan korktuğun için" gidersin ancak. Çatışabileceğine ve yenilmeyeceğine (mutlak haklılığınla tam güvende kalmaya devam edebileceğine) inansaydın çatışırdın. Çatışmaya karşı duyduğun korku, inandığını iddia ettiğin ama aynı zamanda derinde bir yerde inandığından şüphe ettiğin, yani mutlak şekilde inanmadığın şeyle bağlantını tamamen kaybetme korkusu. İnandığını iddia ettiğin şeye aslında gerçekten inanmadığını ve dolayısıyla ondan yardım alamayacağını bilmenin neden olduğu korku.

Alıntı YapMesela burda samimiyim ve bu sözlerimin senin üzerinden bir baskı oluşturması muhtemel.
Sadece samimi ve yeterince dürüst olduğun zaman değil, samimiyetsiz ve ikiyüzlü olduğun zaman getirdiğin eleştiriler de her zaman eleştirinin muhatabı üzerinde bir baskı yapar. Eleştirine karşı eleştiri geldiği zaman gösterdiğin tavırlar ise o eleştiriyi getirirken ne kadar dürüst ve samimi olduğun konusunda ipuçları sergiler. Ve sen eleştirini adam gibi bana yöneltmemekle samimiyetten ve dürüstlükten uzaklaşıyorsun. Anlıyor musun? Bu dürüstlüğü gösterene kadar seninle konunun içeriğini tartışmaya başlayamayız bile. Çünkü tartışmaların güzel bir şekilde çözümü karşılıklı dürüstlük gerektirir. Ama sen başta korkunç bir ikiyüzlülük sergiliyorsun ve ben de önce bu problem çözülmediği sürece basamak atlamaya çalışmayacağım. Çünkü tartışmanın adam gibi gelişmesini ve sonuçlandırılmasını sağlayacak olan dürüstlük daha baştan feci şekilde eksik!


Alıntı YapKarşılıklı birbirini yanlış anlamanın kırgınlığa yada kaybetme korkusuna dönüşmesi muhtemel, bu duygularla bütünlüğümüzün(dostluğun) ortadan kalkmaması için duyguları baskılarız ve bu baskılamna ilerde öfke olarak dışarıya yansıyacaktır.bu duygusal olumsuzluk işte, kasdettiğim kh durumudur
Şimdiye kadar sergilediğin ciddi bazı çelişkileri dostluk namına yeterince eleştirmediğimi fark ettim ben de zaten. Bunun kendime karşı da, sana karşı da bir dürüstlük eksikliği olduğunu gözlemledim. Bu yüzden artık gereğini yapıyorum. Sen de aynı şeyi yap. Adam gibi eleştir, kişiliksizce, kaypakça, kaçarak, kıvırarak değil.

Alıntı YapKendimde panikle yakaladığım "bir sorunu tartışırken sonuç kötü olacak diye hemen düzeltmeye çabalarım, ama çabalarımda korkuya dair bir direnç varsa sonuç kaçınılmaz" bir durum.
İşte, artık sonuç kötü olacak diye dürüstlükten uzaklaşma. Korkma ve eleştirini muhatabıyla ve içeriğiyle dürüstçe ortaya koymaktan çekinme.

Alıntı YapBu düzeltmeyi yaparken karşımdakinin anlayabileceği hale sokmak mesela en büyük hatalarımdan biri. Yapmam gereken kendime güvenip,kendi algıladığım şekilde karşımdakine düzeltmeden düşündüklerimi aktarmak..
Az önceki şiddetli eleştirilerimi getirirken, yazının devamında bunları söylediğinin farkında değildim yemin ederim. Seni yüzleşmeye zorladığım şeyi kendin de fark etmişsin. Bu güzel bişe tabi. Savurduğum şiddetli (ama bence önemli doğrular da içeren) eleştirilerimden sonra forumda kalmaya devam edeceksen, faydalı etkileşimlerimizin giderek artacağına inanıyorum. Unutma, seni itham ettiğim KH'lik aynı zamanda beni de temsil ediyor hala ciddi oranlarda. Yani pek bir farkımız olduğunu iddia etmiyorum. Ben sende ve başkasında kaldırılmaz bulduğum şiddetli KH'liklere ayna tutarım kaba bir şekilde de olsa, sen de bendekilere ve başkasındakilere. Ama hepimizin daha fazla dürüstlüğe ihtiyacı var. Ben de ikiyüzlüyüm, ben de yalancıyım, ben de sahtekarım hala.

Şu anda başka birşey eklemek istemiyorum.

bozadi

#16
Sevgili Qui-gon jinn, yaptığın eleştiriyi şahsen bana karşı değil de "genele/ortaya" yaptığın şeklindeki iddianı, tıpkı zer-zivi'nin iddiası gibi iğrenç bir kıvırma olarak görmekte olduğumu beyan ediyorum ve zer-zivi'ye başından sonuna kadar söylediğim herşeyi sana da söylediğimi varsay kardeşim.

BH-KH kavramlarının netleşmemiş olmasında bir sakınca yok, tartışmaya devam edelim ve netleştirmeye çalışalım. Mesela burada.

promıse

#17
yaşça hepinizde büyük olduğumu düşünerek( aksi olsada) bu rolü üstlenerek   tartışmanın gerekeksiz yada üzücü olduğunu söylemek istiyorum.hepiniz ayrı değerlersiniz sizi seviyorum .alınganlıklarınızdan biraz taviz verirseniz kaldığınız yerden sizi izlemeye(bilgi adına)devam etmek istiyorum.
 

zer-zivi

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi



ama bir eleştiri durumunda çelişkilerini kabul etmemek için kaçtıkça kaçıyorsun, saptırdıkça saptırıyorsun konuyu.

"Sana yönelik zerrece bir ima yok" beyanın bir "yalan."

Korkak bir şekilde, kaçak bir şekilde, kaypak bir şekilde eleştiriyorsun.

İkiyüzlülükten başka birşey değil. Demin "sana yönelik hiçbir ima yok" dediğin, kıvırarak yönelttiğin eleştirini artık daha açıktan yöneltme cesaretini göstermeni sağlayacak birşey bulmuşsun. Tebrik ederim, tadını çıkar zer-zivi!

İkiyüzlüce iddialar zinciri devam ediyor. Güya isim vermeden, sinsice yalanlamak, karalamak, sonra karşı eleştiri gelince "sana yönelik zerrece ima yok" diye inkara yapışmak ne kadar da kolay ve eğlenceliymiş!

 İkizyüzlülük ve sahtekarca tavırlar almış başını gidiyor! Son zamanlarda daha dikkat eder hale gelmiş de o yüzden söylemiş! Benim görüşlerimde, hayatında dikkat eder hale geldiğini söylediğin KH güdümlü provokasyonlar bulduğunu söylüyorsun ve sonra da "sana yönelik hiçbir ima yok" diyebiliyorsun utanmadan! Bu nasıl bir korkaklık, bu nasıl bir kaçak anlayıştır zer-zivi!

 Anlatamazsın, çünkü bu bir yalan. Anlatmaya çalışsan da bu konuda içine düştüğün acizlik ve üstü örtülü sinsi (ve bu yüzden fazlasıyla tehlikeli) KH'liği deşifre etmekten geri durmam.

 Tüm bu söylediklerin baştan sona tutarsızlığı, kişiliksizliği, yalanları, kıvırmaları, saptırmaları gösteriyor. Ve tüm bunlar bir korkuya dayalı. Bir bireyin görüşünün peşine koyduğun eleştiriyi açıkça o insana yönlendirmek yerine güya "ortaya konuşma" "nezaketini" gösteriyorsun ama bunun nezaketle yakından uzaktan bir ilgisi yok. Burada korkakça ve kişiliksizce bir kıvırma çabası var.

 Bu ne iğrenç bir ikiyüzlülük, sahtekarlık böyle!

 Bunca zırvayı beyan ediyor olmanda bir sakınca yok aslında zer-zivi ama sergilediğin çeşitli zırvalıklara, dipsiz çelişkilere eleştiri geldiğinde sergilediğin ikiyüzlülük, korkaklık ve eleştirilerde en küçük bir olası haklılığı kabul etmeye karşı duyduğun ölümüne korku... İşte bunu ifşa etmekten ve yüzüne vurmaktan geri durmam.

 Hayır, sen "çatışmak istediğini düşünüyorsam" değil, "çattığın kişiyle çatışmaktan korktuğun için" gidersin ancak. Çatışabileceğine ve yenilmeyeceğine (mutlak haklılığınla tam güvende kalmaya devam edebileceğine) inansaydın çatışırdın. Çatışmaya karşı duyduğun korku, inandığını iddia ettiğin ama aynı zamanda derinde bir yerde inandığından şüphe ettiğin, yani mutlak şekilde inanmadığın şeyle bağlantını tamamen kaybetme korkusu. İnandığını iddia ettiğin şeye aslında gerçekten inanmadığını ve dolayısıyla ondan yardım alamayacağını bilmenin neden olduğu korku.

 Sadece samimi ve yeterince dürüst olduğun zaman değil, samimiyetsiz ve ikiyüzlü olduğun zaman getirdiğin eleştiriler de her zaman eleştirinin muhatabı üzerinde bir baskı yapar. Eleştirine karşı eleştiri geldiği zaman gösterdiğin tavırlar ise o eleştiriyi getirirken ne kadar dürüst ve samimi olduğun konusunda ipuçları sergiler. Ve sen eleştirini adam gibi bana yöneltmemekle samimiyetten ve dürüstlükten uzaklaşıyorsun. Anlıyor musun? Bu dürüstlüğü gösterene kadar seninle konunun içeriğini tartışmaya başlayamayız bile. Çünkü tartışmaların güzel bir şekilde çözümü karşılıklı dürüstlük gerektirir. Ama sen başta korkunç bir ikiyüzlülük sergiliyorsun ve ben de önce bu problem çözülmediği sürece basamak atlamaya çalışmayacağım. Çünkü tartışmanın adam gibi gelişmesini ve sonuçlandırılmasını sağlayacak olan dürüstlük daha baştan feci şekilde eksik!


 Bunun kendime karşı da, sana karşı da bir dürüstlük eksikliği olduğunu gözlemledim. Bu yüzden artık gereğini yapıyorum. Sen de aynı şeyi yap. Adam gibi eleştir, kişiliksizce, kaypakça, kaçarak, kıvırarak değil.



 Az önceki şiddetli eleştirilerimi getirirken, yazının devamında bunları söylediğinin farkında değildim yemin ederim. Seni yüzleşmeye zorladığım şeyi kendin de fark etmişsin. Bu güzel bişe tabi. Savurduğum şiddetli (ama bence önemli doğrular da içeren) eleştirilerimden sonra forumda kalmaya devam edeceksen, faydalı etkileşimlerimizin giderek artacağına inanıyorum. Unutma, seni itham ettiğim KH'lik aynı zamanda beni de temsil ediyor hala ciddi oranlarda. Yani pek bir farkımız olduğunu iddia etmiyorum. Ben sende ve başkasında kaldırılmaz bulduğum şiddetli KH'liklere ayna tutarım kaba bir şekilde de olsa, sen de bendekilere ve başkasındakilere. Ama hepimizin daha fazla dürüstlüğe ihtiyacı var. Ben de ikiyüzlüyüm, ben de yalancıyım, ben de sahtekarım hala.




Bozadi yalancı ve ikiyüzlü tartışmanın olmadığı dürüst tartışma yukarıda düşünüpte söylediklerin gibi bir ifade durumumudur? Dürüst ve açık olmak hakaret ederek,kişisel yönlere ithamda bulunarakmı  yapılıyor, eğer  evet diyorsan yukarıda  söylediğin gibi sana hakaretler ederek,çatışmalara  sürükleyerek dürüst olamam. Dürüstlük    böyleyse ben yalancılığı ve iki yüzlülüğü tercih ediyorum.

Bir  sözcüğün algıda  insanı nasılda  negatif bir etkiye  sokabildiğini  ifade ederken sen bu sözü  direk kendine  alınganlık ile  algılayarak kendi kendini provake ettin.Bunu kasdettim.Kendi algına karşıundaki insanların algısıyla  bakmaya  çalıştın ve başkalarının gözüyle kendini  değersiz ve  kötü  görüyorsun ama bu  böyle değil. Benim algılarımda sadece sen değil her zerre kusursuz ve mükemmel. Eğer gerçekten sana imada bulunarak yazsaydım o zaman bu seni provake ettiğim anlamına gelirdi ama bunun  öyle olmadığını anlatmak sana iökansız.Çünkü samimiyetime ve dostluğuma inanmak ve güvenmek istemiyorsun bunu sürdürdüğün sürecede çok zor.Başkalarının gözüyle kendine  bakmakla  kendi kendinide provake  ettin.

Bu kadar çok şeyi hakkımda düşünmene şaşırmadım dersem yalan olur, şaşırdım ama senin  ifadelerinle   ne provakasyona geleceğim nede  kendi kendimi provake edeceğim. İstediğin gibi düşünebilirsin ve uzun  zamandır senin  bana karşı  duygu ve düşüncelerinde bir şeylerin değiştiğini hissettim. İnsanlara çok sert tepki veriyorsun,bunu yumuşatmak  zorundasın kendin için,zira   ister   üslubunu yumuşat, ister dahada   katılaştır beni ilgilendirmez.

Evrendeki bunca kaos nedir sence? Dengeyi yakalayabilmek,bütünleşmeyi başarabilmek için değilde nedir,tanrının keyfindenmidir bunca  çatışma,yaratıcı  mazoşistmidir sence?

Uzlaşma ve birliğe ulaşana kadar   kaos ve çatışma sürecek ve daha fazla kaos ve  çatışma  sürecek ta ki bir noktada  kh ve bh  6 da birleşene kadar. Karşılıklı çatışmanın bir    sonuç vermesi için  karşılıklı hakaretlerle,açıklıkla  yalancı,riyakar vs  diyerek bir uzlaşma  sağlayabilecekmiyiz sence? Hiç sanmıyorum daha fazla negatif,kin ve  nefret,acı vs  getirecek o yüzdende bunun bir  şekilde uzamaması ve daha fazla acı vermemesi için baştan  bu çatışmaya girmemeyi ifade etmem bundandır. Sende çok kez deneyimledin bende çok kez deneyimledim. Bu tarz hakaretlerle    tartışmak ne kadar çözüm ve uzlaşma getirdi sen  söyle!

Senin ceddin  şahidim olsun ki zerre kadar  seni ne incitmek istedim nede seni ima ettim. Ama  sen ima ettiğime  inanarak baştan  gönlümü kırdın ya canın sağolsun yinede. O yüzden çatışmak anlamsız, birimizden birimiz  susmadıkça,çekilmedikçe iki taraflı birbirimizi tüketmeye devam ederiz. Buna istersen kaçmak de,daha fazla incitmek ve incinmektense kaçmayı,korkaklığı yeğliyorum sevgili can,eyvallah....[/size=2]
 

zer-zivi

#19
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Yüreğine sor! Yüreğin hangisini "Seçer" ve layık görürse O'dur, velev ki zehirde olsa kabulümdür...

Yüreğime  hep soruyorum Qui, yürek bazen çaresiz kalır, ne hissettiğini ve neyin gerçek olduğunu anlatmakta  dilin sözcüklerine,aklın idraksizliğine mahkumdur.

Sana gaz  vermekten  bahsederken sanırım Bozadinin  algısı bunu kendisine yordu. Oysa söylediklerinde   hissettiğim ve kavradığım  bir şeyler  vardı ve onları  konuşmak için bir üçüncü kişiyi yani bozadiyi düşünmeden  söylemiştim sözlerimi.

Pir  sultanın bir  sözü vardır. Hınzır Paşa  tüm herkesi Pir Sultanı taşlamaya zorlar. Taşlamayan cezalandırılacaktır. Dostuda; bir yandan Hınzır paşa bir yandan   dostu arasında kalmış ve  seçimini dostuna  taş yerine gül atarak  göstermiştir. Pir der ki "Düşmanın attığı taş geldi geçti,dostun attığı gül beni yaraladı geçti." Zayıf noktamız bu olsa gerek :)
 

bozadi

#20
Alıntı YapDürüstlük böyleyse ben yalancılığı ve iki yüzlülüğü tercih ediyorum.

Alıntı YapBuna istersen kaçmak de,daha fazla incitmek ve incinmektense kaçmayı,korkaklığı yeğliyorum sevgili can,eyvallah....

Güle güle zer-zivi.

Qui-gon jinn

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen zer-zivi

kh ve bh  6 da birleşene kadar.

7 olmasın o sakın? Ben 7 diye biliyorum ama bilmem ki yanlış mı biliyorum.Onca söz arasında bir tek buna takıldım doğrusu...:))

---

Ve Sevgili Kardeşim Bozadi, o şekilde katı bir varsayımda bulunmamayı tercih ederim.

Sevgiler

bozadi

#22
Alıntı Yap7 olmasın o sakın? Ben 7 diye biliyorum ama bilmem ki yanlış mı biliyorum.Onca söz arasında bir tek buna takıldım doğrusu...:))
Bu hususta bir yanlışlık yok sanırım. Kasyopyalılara göre KH ve BH yolları 6'da birleşiyor. Negatif varlıklar 6. yoğunluğa mezun olabiliyorlar ama çok kısa bir süre içinde BH'ye geçiş yapıyorlar. Çünkü 6. yoğunlukta tüm varoluşun mutlak birliği ve bütünlüğü kolayca görülebiliyor. Ayrılık fikri sona eriyor. Ama yine Kasyopyalılar, 6. yoğunlukta BH'nin varlığını dengelemeye yönelik bir KH düşünce formunun mevcut olduğunu da söylemişlerdi diye hatırlıyorum. Ama bu düşünce formları bütüncül birer varlık değiller. Yani "KH varlığı" değiller bizim anladığımız şeklilde. Sadece BH'yi dengelemeye yönelik pasif bir unsur anladığım kadarıyla.

7. yoğunluğa nötr birşey olarak mı bakayım, mutlak pozitiflik gözüyle mi bakayım, her zaman kafamı karıştırmıştır. Yalnız madem 7. yoğunluk mutlak "varlık/birlik" anlamına geliyor, bunun BH'ın kaynağı, özü olarak görülmesinde bir yanlışlık olmayacağı sonucuna varıyorum. Çünkü varlığın artması, mutlaklaşması pozitif, eksilmesi, yokoluşa sürüklenmesi negatiftir. 7. yoğunluk mutlak varlık olduğuna göre, belki bizim anladığımız şekliyle olmasa bile bir (mutlak) BH olabilir. Ve yine bu noktada, Kasyopyalıların "Mutlak yokluk mutlak varlığı dengeliyor" deyişlerini hatırlıyorum, ki bu tasavvufta da geçiyor olabilir, emin olmamakla birlikte. Bilen varsa paylaşsın. Bu noktada, mutlak yokluk mutlak "-" (%100 KH), mutlak varlık ise mutlak "+" (%100 BH) olarak görülebilir diye düşünüyorum. Mutlak KH olarak bir varlığın mevcut olması mümkün değil sanırım. Çünkü "var"lık "+" kutbiyete ait bir özellik. Ve belki tuhaf bir paralelllik gösterir şekilde, %100 BH'de de bir varlığın mutlak varlıktan en ufak derecede bile olsa ayrışmış durumda bir "birey" olarak var olması mümkün olmaz diye düşünüyor, algılıyorum şimdiye kadar okuduğum ve üzerinde düşündüğüm verilere dayalı olarak. Belki de tüm bireyler ve tüm varlık oluyorlar. Belki de "belki"si fazla.

Qui-gon jinn

#23
Bu hususta benim anladığım ise şöyle ki, BH ve KH 6. yoğunlukta birleşmezler, evet geçiş yapabilirler ama geçiş yapmak birleşmek değildir.KH'den BH'ye geçerler.Bu sadece 5KH'nin 6. yoğunluk tercihidir.Ra'nında dediği gibi, bu şekilde varolmayı daha kolay buluyorlar ve BH'ye geçiyorlar.Ve Ra daha önce 6KH yolunu seçenin görülmediğini aktarıyor.Doğal olarakta Evren boşluk kabul etmeyip, Kasyopyalıların dediği gibi bu boşluğu "yansıma" olarak dengeliyor.Nitekim daha önce görülmemiş olması, asla görülmeyecek olması anlamına gelmez.Bakarsınız birileri herşeye rağmen 6KH olmayı seçebilir, neden olmasın...

Velhasıl ben önceki mesajımdada belirttiğin gibi BH ve KH'nin herşeyin "Bir" olduğu 7. yoğunlukta birleştikleri düşüncesindeyim.Yanlız o mu, diğer tüm kavramlarda tabii, herşey, pozitif-negatif, artı-eksi, iyi-kötü...

Ve bu bağlamda herşeyin toplamı olan Mutlak varlığa, bu veya şu kavramlardan yanlız şudur demeyi sınırlandırıcı buluyorum.Aynı şekilde mutlak yokluğuda + veya - gibi ayrımların dışında tutuyorum.Biri ya hepsi, diğeri ya hiçbiri, ikisinden biri...

bozadi

#24
7. yoğunluk konusunda fikirlerimizde bazı uzlaşmazlıklar var Qui-gon jinn. Ama bu konu üzerine yoğunlaşmak yerine, bu son tartışmaları tetikleyen "BH ve KH'nin ne olduğu" üzerinde görüşlerimizi paylaşalım derim.

Benim BH-KH yorumlarımı da içeren mesajımın ardından şöyle söyledin:

Alıntı YapŞahsen ben bu KH ve BH kavramlarının yeterince anlaşılamadığı ve olduğundan farklı şeylere çekildiği kanaatindeyim. Pek çok ince noktanın üzerinden farkedilmeden atlanıldığını düşünüyorum.Tabii bu benim kanaatim sadece, kimse bu görüşüme katılmak zorunda değil.İtiraz ettiğim noktaları ve o konulardaki görüşlerimi ortaya sürmeyeceğim.

Kimse böyle düşünmüyor ve şu tavsiyemide gereksiz bulacak olabilir.Lakin ben genede, genel olarak bu kavramların tekrardan incelenmesini, her birimizin bu konulardaki bilgilerinin dahada derinleşmesi adına, BH ve KH kavramlarına ilişkin geniş paylaşım ve tartışmaların yararlı olacağını düşünüyor ve tavsiye ediyorum.

Ben de senden benim tartışmalara neden olan mesajımda kullandığım BH-KH kavramlarında neleri yanlış anlıyor ve bu kavramları ne şekilde farklı şeylere çekiyor olabileceğimle ilgili görüşlerini paylaşmanı bekliyorum.

Qui-gon jinn

#25
Sevgili dostum seninle her konuda konuşmaktan zevk duyarım.Lakin itiraf etmeliyim ki, bu son mesajının ardında düşünmek istemediğim farklı niyetler sezinliyorum ne yazık ki ve umarım yanılıyorumdur...

Yazdığım mesajın, uzun zamandır süre gelen paylaşımlarda oluşturduğum "Genel" bir görüş olduğunu ve bu BH-KH meselesini başka başlıklar altında, "Genel bir şekilde" "Genelin masaya yatırıp incelemesini" tavsiye ettiğimi ifade etmiştim.Ve eğer bu olursa o değerlendirmeler içinde de, (kendi namıma yeri gelir, uygun ve müsaitte olabilirsem tabii) fikir ve görüşlerimi belirteceğimide ekledim.Fakat sen bunun böyle olmadığını düşünüyor gibisin...

Kendi namıma olanı söyledim zaten, dahada ne diyebilirim bilemiyorum.Benim açımdan ortada düşündüğün gibi bir durum yoktur ve bu olmayan durumu kabul edip var diyemem sevgili dostum.Şayet bunu yaparsam, işte o zaman ifade ettiğin sahteliği sergilemiş olurum ki, bunuda asla yapmak istemem.

Sevgili Bozadi senin ilk mesajında, bu BH ve KH ile ilgili mesajımı yazmama yol açan ve bahsettiğim o genel görüşü aklıma getiren (Ve hatta genelden önce bu durumu bizzat kendi bilgi düzeyim için düşündüren!) yalnızca iki hece, iki kavram vardı; o da BH ve KH.Hepsi bu...

Ve eğer sen şimdi buna inanmıyor ve sözlerimi samimi bulmuyorsan şayet, bundan sonra konuşacaklarımızda çok bir yarar sağlamayacaktır.Bu şekilde olmaz diye düşünüyor ve bu şekilde de olmadığını temenni ediyorum sadece...

Ve şimdi tüm bu başlıkta yazılanlar için kendi namıma tavsiyem, hepimizin biraz sezsizliğe çekilip, önce kendi içimizde bir şeyleri netleştirmemiz olacaktır.

Sağlıcakla kardeşim...

bozadi

#26
İkiyüzlüce bir tavrı sürdürüyorsun ve bunu "hiçbir şeyi çok ciddiye almama" maskesi ardında ve çıkarların doğrultusunda sonsuza kadar sürdürebileceğini de belli ediyorsun. Bu noktada kendinle yüzleşmen gerekir ve ben bunun için elimden geleni yapacağım. Bu ortamda bu şekilde ciddiyetsizliklere ve samimiyetsizliklere tahammül göstermek istemiyorum artık.

Alıntı YapYazdığım mesajın, uzun zamandır süre gelen paylaşımlarda oluşturduğum "Genel" bir görüş olduğunu...
Burada itiraf etmekten kaçıp durduğun şey, benim mesajımda yaptığım BH-KH tanımlarının da senin "BH-KH'nin yeterince anlaşılmamışlığı ve olduğundan farklı şeylere çekiliyor olması" eleştirinin kapsamında olduğu gerçeği. "Hayır, değil" diyebilir misin? Diyemezsin, çünkü gerçek bu. Bu eleştirini masaya yatırmak isteyeceğimi bildiğin ama bundan hiç hazzetmeyeceğini tahmin ettiğin için de "İtiraz ettiğim noktaları ve o konulardaki görüşlerimi ortaya sürmeyeceğim" gibi akla zarar bir laf ettin. Madem birine bir eleştiri yapıyorsun, o eleştirinin arkasında durmayı bileceksin.

"Sana değil, genele yaptım" lafındaki ikiyüzlülüğü bir kenara bırak artık. Madem genele bir laf edecektin, bunu yapacak yer olarak bula bula benim BH-KH yorumlarımı içeren mesajımın hemen sonrasını mı buldun? Bir yandan tasavvuf ve hoşgörü erliği taslıyorsun ama bir bireyin BH-KH yorumlarını içeren, önemle ve ciddiyetle yazdığı açık olan bir görüşün hemen peşine "BH-KH kavramlarının yeterince anlaşılmadığı ve farklı yerlere çekildiği" şeklindeki aslında son derece sivri olan eleştirini yapıştırmaktan da geri durmuyorsun. Böyle bir eleştiri getirmende kendi başına hiçbir sakınca yok, mesele bana karşı ikiyüzlü bir tavır içinde olman. Güya bana yönelik olmayan negatif bir eleştiriyi ne diye benim konuyla ilgili mesajımın peşine yazıyorsun kardeşim?! Bunun sevgiyle, saygıyla bir alakası var mı? Çok meraklıysan BH-KH ile ilgili "genel" bir eleştiri/düzeltme/tartışma önermeye, niye bunu genel bir başlıkta yapmıyorsun da gelip benim BH-KH yorumlarımın hemen peşine yapıyorsun?

Aynı samimiyetsizliği ve ikiyüzlülüğü daha önce "Kasyopyalılara Sorular" başlığı altında da yaptın. Sana ve herkese dönüp o başlıktaki tartışmaların okunmasını tavsiye ediyorum. Burası dilediğin gibi forum amacı açısından kabul edilemez olan anormal tutumlar sergileyip sonra da "eleştiri kabul etmiyorum" diyebileceğin bir yer değil Qui. İlgili tartışma konularında belirli bir ilgi ve bilgi düzeyin olduğu için sana hoşgörü göstermeye çalışıyorum ama "egosuzluk savunusu" gibi görünen ama şiddetli ego semptomları içeren davranışlar sergiliyorsun. Buna tahammül edemem, bilgin olsun.

Qui-gon jinn

#27
Sevgili kardeşim bozadi, senin mesajından önce nerden nasıl üye olduğumu bilmediğim (Sanırım mail adresime gelen spam mesajlarını yanlışlıkla açmam sonucunda, otomatik bir şekilde kayıt olduğum) birkaç ilginç sitedeki mesajları okudum.İki küsür senedir böyle  zaman zaman girip gönderilen o mesajları okurum.Kendim hakkında hiçbir bilgi olmamasına ve hiçbir zaman tek kelime dahi bu kişilere yazmış olmamama rağmen onlar neler neler yazarlar, bazen kulun kölen olurum derler, bazende bugün olduğu gibi öyle hakaret ederler ki ben daha ötesine şahit olmadım diyebilirim.Çok ilginç bulurum ortadaki bu durumu ve her seferinde dahada artan bir şekilde bir şeyin farkına vararak kapatırım sayfayı.Hemen hepsini unuturum yazılanların ama bir tek onu unutman, unutmamaya çalışırım.

Şimdi bunları yazarken aklıma geldi, gün içinde ama ailem, ama arkadaşlarım tarafında bana karşı söylenen sözler.Heyhat! onlarında hepsini unutmuşum nerdeyse ama yanılmıyorsan birçoklarının hoş karşılamayacağı sözlerdi.

Bu sayfaya gelmeden önce tamamını hatırladığım son söz ise, Gmail hesabına girdiğimde ekranda yazan "Hiç mesajınız yok.Sunucularımız size çok kızıyor, sanırız hiç sevilmiyorsunuz" sözü idi.Gülümsetti bu beni ve o sayfayıda kapayıp buraya geldim.

Ve de şimdi senin mesajını okuduğumda ise, yine o bir tek şey, bir tek söz geldi aklıma.Ve şimdi onu sözü bir kez de buraya yazacağım ki, eğer tekrardan senin bu mesajını okursam ileride, ardı sıra onuda okuyabileyim ki, umut ediyorum son hatırladığım şey bu olsun.Ey! Qui-gon jinn merak etme,


"Buda Geçer..."


bozadi

#28
Evet sevgili kardeşim Qui-gon jinn, gerçekten öyle: "Bu da geçer" herşey gibi. Geçtiği zaman daha iyi bir duruma doğru da ilerliyor olabilirsin, daha kötü bir duruma doğru da. Olumsuz yönlerinle ilgili eleştirilere açık ve istekli olabileceğin ve hatta şu andaki tartışmanın kızışmasına katkıda bulunan olumsuz yönlerinle ilgili tutarlı bir farkındalık geliştirip paylaşmaya hazır ve istekli olduğun zaman lütfen foruma geri gel. Dost "koşulsuz kayıtsız onaylayan, herşeye eyvallah diyen" bir varlık türü değildir bence. Tıpkı senin de benim çok önem ve ciddiyetle yazdığım görüşlerim hakkında demediğin gibi. Ama mesele "eyvallah" demiyor olman değildi, yemin ederim. Belki "dostu kırmayayım" diye dostu daha da fena kıracak birşey yaptığın, dostu eleştirirken bunu açık yüreklilikle yapmadığın için. Ve inan kardeşin bozadi de daima kendindeki olumsuz yönleri azaltmaya niyet ediyor ve bunun için çalışıyor olacak. Şu an için üyeliğini askıya aldım. Seni tekrar bekliyor olacağım foruma dostum. Mail atman yeterli.

Sevda

#29
Sevgili Bozadi,forum haricinde seni çok az tanıyorum ama buradaki paylaşımlarını,konular hakkındaki ifade tarzını,bilgi ve birikimini beğeni ile takip edip,kendimce seni takdir ediyorum.Son zamanlarda yazılı paylaşımlarda çok fazla bulunamadım,ama sürekli olarak forumu takip ettim.Ve şu son birkaç gündür senin mesajlarındaki alınganlığı,agresifliği,hırçınlığı ve saldırğanlığı görmek,senin tanımladığın samimiyet ve dürüstlük gereği beni bunları yazmaya itti.Dedimki kendi kendime,sanırım Bozadi'nin hayatında şuanda sorunlar var,birilerine ve/veya birşeylere kızgın,haksızlığa uğradığını,suçlandığını v.s düşünüyor ve bunlar bu şekilde dışa yansıyor ve gelip burada birilerine çatıyor..Çünkü senin okuyupta farklı anlamlar çıkardığın mesajlar bana hiç öyle gelmedi,hatta Qui-gon jinn'in Bh ve Kh ile ilgili düşüncesine aynen katılıyorum,Zer-zivi'nin andıda gülümsetti beni,durum böyle olunca senin bu tavrın içinde olduğun ruh halinin alıngan,hırçın ve saldırgan olduğunu düşündürttü bana.

Sen bu mesajları yazarken,senin için atıfta bulunduğum bu hisslerin hiçbirine sahip olmadığını söyleyebilirsin,belkide doğrudur,ama ben buna inanmayacağım.Ve seni,benim senin adına,yazdıklarından çıkardığım sonucu kabul etmeye zorlayacağım.Eğer kabul etmezsen de seni (kendi çıkarımını tartışmasız tek doğru ve gerçek kabul eden ve aksi söylensede,inanmayıp,kişinin niyetini/maksadını/amacını kendisinden daha iyi bildiğini iddia eden bir tavır sergileyerek ) dürüst olmamakla,ikiyüzlülükle,korkaklıkla itham edicem,AYNEN SENİN YAPTIĞIN GİBİ !

Neden şimdi bu duruma müdahil olduğumu sorabilirsin Sevgili Bozadi.Üzgünüm ama yansıttığın şeyler hiç hoş şeyler değil ve bunları yazarken de biliyorumki,dışardan bize yansıyan şeyler aslında bizim kendimizde olan şeyler ve benim sen de gördüklerim benim,ama senin gördüklerinde sensin...

Beni en çok rahatsız eden şey,senin yazılanlardan kendi adına çıkarmış olduğun gizli ! imayı,kabul ettirmek adına çok tahrikkar kelimeleri birçok kez ve vurgulu olarak kullanarak bir çarpışma zemini,hazırlama çaban oldu...Bu aynen günümüzdeki hukuk sürecinin işleyişi gibiydi,ortaya birşey attın ve hadi masumluğunuzu ispat edin dedin..söyleyebilecekleri tek şey vardı,onuda dediler ama sen inanmadın,inanmazdın,şartlanmıştın birkere....
Herneyse ben şuanda söylemek istediklerimi çok iyi ifade edemiyorum ama düşüncelermi iafede etmek içinde beklemek istemedim,sadece tüm samimiyetimle şuanki içimden geçenleri olduğu gibi yazmak istedim.amacım seni kırmak değil,birileri adına avukatlık yapmakta değil.hem zer-zivi hem qui-gon jinn'in mesajlarında ben sana yönelik,bir ima yada rahatsız edici bir tavır hiç farketmedim,bu yüzden neden sen böyle hissettiğinle ilgili durumu, kendi içinde sorgulamalısın diye düşünüyorum.

Ayrıca başka bir konuya daha değinmek istiyorum,ben forumun işleyişi hakkında hiç bir bilgim yada fikrim yok,ama yinede,üyelikleri sadece kendi isteğinle askıya alman bence hiç doğru ve hoş değil,bu hem biz diğer üyelere haksızlık ve saygısızlık hemde fazlasıyla bir ego patlamasının sonucu gibi gözüküyor,bu nedenle Sevgili Bozadi bu yönde verdiğin kararları yanlış buluyorum ve düzeltmeni rica ediyorum.Ben (Biz yazacaktım ama kimse adına konuşmak istemedim ) bu arkadaşların paylaşımlarından ziyedesiyle mutluyduk..