Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

30 Ağustos 2014

Başlatan bozadi, 01 Eylül 2014, 21:01:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 30 Ağustos 2014

Tabladakiler: Laura ve Andromeda

Pierre, Perceval, PoB, Chu, Kniall, Data, Breton, parallel, thorbiorn, Prodigal Son, Mr. Scott, Approaching Infinity, Alana, Timótheos

Birleşik Krallık'tan Skype'la Katılanlar: Treesparrow, Redfox, Alada, Theseus, lindenlea, Anam Cara, zenith, Carlisle, Windmill Knight


[Giriş, selamlaşmalar, ve celse boyunca aşırı derecede kısık olan sesi ayarlama çabası. İngiliz grubunun sesi sanki bir denizaltındaymışlar gibi geliyordu]

S: (L) Bakalım bu akşam herhangi bir aksiyon görebilecek miyiz. Bugün 30 Ağustos 2014. İngiltere grubumuzda 9 kişi var ve burada da 16 kişi var. Uykuya dalmak yerine sanırım orada kimsenin olup olmadığını sorsam iyi olacak.

C: Tatlı Kasyopya rüyaları!

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?

C: Hoeloniya

S: (L)  Bu isimleri kim buluyor? [Kahkaha] Bu isimler nedir?

C: Titreşimsel dönüştürücüler.

S: (L) Anlıyorum. İlk sorunuzu sorun çünkü ben biraz... Biliyorsunuz...

(Carlise) [zorlukla duyulabiliyor] Sott.net'in son hack'lenmesinin ardında kim vardı?

C: Ulusal Güvenlik özel siber savaş unsurları.

S: (L) Bu size birşey ifade etti mi? Hmm. Tamam, sıradaki?

(Carlise) Bunu neden şimdi yapmayı seçtiler?

C: Gerçeklik tugayını harekete geçirdiğiniz için.

S: (Perceval) Sıradaki soru?

(Carlise) Pasifik'teki o garip ışıklar veya turuncu parıltı neydi?

(Perceval) Kamçatka'daki olay.

C: Dünyanın hareketinin ve yeraltındaki stresin meydana getirdiği plazma parıltısı.

S: (Perceval) Plazma parıltısı suyun altında mıydı yoksa havada mı?

C: Atmosferde, elektrik yüklü katmanlar arasında.

S: (Alada) Ebola'yla ilgili sorularımız var. Önceki bir celsede Ebola'nın bir plan olduğu söylenmişti. Eğer durum buysa, bu planın hedefi olan belirli bir genetik grup mu vardı?

C: Ebola'nın tamamen planlı olmasından ziyade, nüfusun patojenler yoluyla kırılması yönünde planlar olduğu söylendi. Ebola bu planla ilgili bir fırsat sunmuş oldu.

S: (Chu) Evet, Frankeştayn'dan bahsediyorduk.

C: Her zaman daha kötü olabilir!

S: (Mr. Scott) Çok rahatlatıcı.

(Alada) Yine önceki bir celsede ellerindeki şeyin bir Frankeştayn olabileceği yorumu yapılmıştı. Bu yorum, Ebola'nın artık kontrol dışına çıktığı ve potansiyel olarak yaratıcısını öldürebileceği anlamına mı geliyor?

C: Evet, aşağı yukarı. Sandıkları kadar akıllı değiller ve her zaman hesaba katılmamış gizli faktörler vardır.

S: (Alada) Bir Ebola sorusu daha: Haberlere konu olan yanlış test sonuçları, virüsün çok hızlı mutasyon geçirmesinden mi kaynaklanıyordu?

C: Ebola her zaman onların bekledikleri şekilde ortaya çıkmaz. Hatta çoğu durumda farklı şekillerde kendini gösterir. Ama modern tıp pratisyenleri ellerindeki teknolojilere ve aygıtlara çok bağlılar.

S: (L) Evet, bunu biliyoruz. Hatırlasanıza, Sebastian'ın erlişyası vardı ve kan testinde bunu bulamamışlardı.

(Theseus) Çok sayıda kar amaçlı faaliyet var.

(Alada) Bu olaylar çok ön planda ve her zaman haberlerde veriliyor. Hepsi kar amaçlı mı?

(L) "V for Vendetta" gibi düşün. Filmde hastalığı yarattılar, hastalığı insanları korkutmak için kullandılar ve sonra da ilacı satarak zengin oldular. Totaliter bir rejim uyguladılar tüm dünyada... Gerçek hayattaki senaryonun neredeyse bire bir aynısı. Şu ecza şirketlerine bak... Eminim insanları daha fazla tahıl ve şeker yemeye ve haplarını kullanmaya teşvik edecek diyetler çıkaracaklar.

(Andromeda) Karantinaya alınabilirler.

(L) Bir sürü cihaz satın alacaklar. Bir sürü malzeme stoklayacaklar. Çok karlı iş!

(Chu) Ebola'lı kaç kişi var şu anda?

C: 3200 ve artıyor.

S: (Perceval) Yaklaşık olarak söyledikleri kadar.

(L) Evet ama o 3200 kişinin her biri hastalığı beş veya daha fazla başka insana bulaştırırsa, ve onlar da bulaştırırsa...

(Pierre) Üssel olarak artabilir.

(L) Şu anda üç bin vaka, durumun nerelere varabileceğiyle ilgili olarak korkutucu bir rakam.

(Andromeda) Özellikle yayılma devam ederse.

(Perceval) Gizlemeye de çalışmıyorlar. Muhtemelen yapmak istedikleri şey herkesi aşılamak.

(L) Tabi ellerinde bir aşı varsa.

(Perceval) Maymunlarda işe yarayan bir aşıları var.

(Andromeda) Eylül'de çıkaracakları bir aşı geliştiriyorlarmış.

(Pierre) Evet ama HIV'e bak. Yıllardır aşının geldiğini söylüyorlar. İnsanlar günde 20, 30, 40 hap içiyor ve buna bir servet ödüyorlar.

(L) Ebola için ellerinde gerçekten bir aşı var mı?

C: Hayır.

S: (Pierre) Ama vaatte bulunuyorlar...

(L) Devam edelim.

(Anam Cara) Jeopolitik sahnede hamlesini yapmayı bekleyen Çinli bir Putin var mı?

(Perceval) Aa, Pu Ting! [Kahkaha]

C: Muhtemel değil.

S: (Mr. Scott) Rus Putin varken Çinli bir Putin'e ihtiyaç yok.

(L) Rusya'da Putin varken, Çinli bir Putin'e neden ihtiyacın olsun?

(Perceval) Rootin-tootin' bir Putin var! [Kahkaha] (ç.n. Rootin-tootin': hevesli, neşeli, canlı anlamına geliyormuş)

(Alada) Çin çok büyük ama büyüklüğüne göre çok sessiz...

C: Durgun sular derin ve güçlü akar. ABD ve müttefikleri sert ve acılı bir uyanış yaşamak üzere.

S: (Perceval) Yaptıkları şeyler boş tehditlerden ibaret... Yani tehdit savurdukları insanlar gerçekten bir tehdit altında değil çünkü tehdidin boş olduğunu biliyorlar. İstedikleri zaman ABD imparatorluğunun ayaklarının altındaki halıyı çekebileceklerini biliyorlar. ABD Çin'e çok bağımlı hale geldi.

(L) Sıradaki?

(Anam Cara) ABD'nin ve Avrupa'nın terör tehdidi seviyeleri arttı ve önümüzdeki hafta NATO zirvesi var. Yakınlarda sahte bayraklı bir terör saldırısı düzenleme ihtimalleri var mı?

C: Yüksek ihtimal! Ne de olsa varlık amaçları bu.

S: (L) Doğru noktalama işaretlerini ve Fransızca "é"yi arıyorlardı! [Kahkaha] (ç.n.: Önceki cevaptaki "varlık amacı" deyiminin orijinalinde, Fransızca bir tabir olan "raison d'étre" kullanılmış. Ruh tablasındaki planşetin veya harf işaretleyicinin, İngilizce'de nadir kullanılan aksanlı é harfini aradığı şeklinde bir espri)

(Perceval) Bana öyle geliyor ki Putin meselesinden dolayı birşeyler yapacaklar. Putin sahneye çıkmamış olsaydı bunu yapmazlardı. Putin'in etkisinden dolayı insanlara tekrar hadlerini bildirmek istiyorlar.

(Andromeda) Bir hatırlatıcı.

(Windmill Knight) Bir "Hızlı Reaksiyon Gücü"ne olan ihtiyaçtan bahsediyorlardı. Avrupa Birliği NATO ülkelerini korumak için AB ülkelerinden 10.000 kişilik bir güç oluşturmakta olduğunu söylüyor. NATO'nun Rusya'ya karşı Ukrayna'da doğrudan bir müdahalede bulunma ihtimali var mı?

C: Yaklaşan olaylar o müdahalenin önüne geçebilir.

S: (Pierre) Kozmik olaylar mı?

(Perceval) Yaklaşan olaylar derken neyi kastediyorsunuz?

(Andromeda) Söyleyin lütfen!

C: Bekleyin ve görün! Bunun heyecanlı bir macera filminden daha iyi olduğunu kabul edin!

S: (Perceval) Evet, kesinlikle.

(Andromeda) Çok yakında mı olacak?

C: Nispeten.

S: (L) Neye nispeten? [Kahkaha]

(Chu) Evet, böylece netleştirebiliriz.

(L) Nispeten çok aydınlatıcı oldu! [Kahkaha]

(Pierre) Tamam, demek yakında büyük bir olay olacak...

(L) Çok yakında sinemalarda!

C: Öyle! "Uzay işgali" ile ilgili sorulara bakın ve sadece parametreleri ve oyuncuları değiştirin.

S: (Perceval) Yani gökten uzay gemileri içinde uzaylılar değil de, kayalar üzerinde mikroplar mı gelecek? Uzay işgali...

(L) Evet, olabilir. Ve belki de ABD sahte bir uzaylı saldırısı veya sahte bayrak saldırısı yapmaya çalışırken olacak. Böyle birşeyden mi bahsediyorlar acaba? Batının Konsorsiyum-tipi devleti sahte bir işgalle dünyayı ele geçirmeye çalışırken bir anda tüm planları altüst mü olacak?

C: Aşağı yukarı. Göreceksiniz!

S: (Pierre) Heyecanlı olacak, ha?

(Perceval) Başka sorunuz var mı?

(Carlise) İngiltere sahilinde yakın zamanda meydana gelen toplu balık ölümlerinin nedeni neydi?

C: Metan.

S: (Carlise) Son birkaç ayda göktaşı olaylarında bir azalma oldu. Bunun nedeni nedir?

C: Ön kümenin geçişi, duraksama, sonra daha büyük ve daha yoğun bir küme. Bu cisimler hem parçalanma mesafesi hem de çekim nedeniyle genellikle kümeler halinde geliyor.

S: (Carlise) Geçen celsede soğuk protokollerin Ebola'yla mücadelede yardımcı olabileceğini ve bağışıklık sistemini güçlendirebileceğini söylemiştiniz. Mesela bunun için optimal derece, süreyle ve sıklık nedir?

C: On ila onbeş santrigrat derece, aynı sayıda dakika. Başlangıçta günlük uygulama en iyisidir ama sonrasında haftada dört kere. Yaklaştırma aşamalı olabilir.

S: (Andromeda) Wau...

(L) Fena değil.

(Pierre) Yani 16 veya 17 derecede hiçbir etki olmayacak demek değil bu.

(L) Evet, "optimal" dediler.

(Andromeda) Burada çok iyi durumda değiliz, desenize! [Kahkaha]

(Mr. Scott) 25-30 derece, değil mi? [Kahkaha]

(Pierre) Oraya gideceğini biliyordum!

(Chu) Başlangıçta dediler. Başlangıç sadece ilk gün de olabilir. [Kahkaha] (ç.n.: son iki cümleyi ve kahkahaya neden olan şeyi anlamadım)

(L) Hayır! İlk günü kastetmediler. Tamam bunu soralım. Fayda görebilmek için düşük sıcaklıklara kendimizi hergün maruz bırakma olayını ne kadar süre boyunca yapmamız gerekir?

C: 2-3 hafta.

S: (L) Yani 2-3 hafta boyunca bunu her gün yapacaksın, sonrasında haftada 4 kere. Yani yaklaşık olarak iki günde bir.

C: Evet.

S: (L) Yani kendine işkence edeceğin ve etmeyeceğin günler var! [Kahkaha] Yüce Tanrım, çok soğuk olur!

(Pierre) 10 derece soğuk.

(L) Peki 10 derece en optimali mi?

(Pierre) Bu soruyu yanıtlamayın!

C: Bazıları için. Bazıları ise faydaları daha yüksek bir sıcaklıkta deneyimler.

(Perceval) Bunun örneğin şeyin miktarıyla mı alakası var...

(Mr. Scott) Kimsenin yanıtlanmasını istemediği bariz bir sonraki soruyu es geç çünkü herkes kendisinin daha yüksek sıcaklıkta fayda görebilecek olanlardan olduğunu varsaymak istiyor. [Kahkaha]

(Perceval) Hayır, benim sorma nedenim, kemiklerimde fazla koruma olmaması... [Kahkaha] Bu yüzden soğuğu çok daha hızlı hissediyorum. Soğuk vücuduma daha hızlı işliyor ve ben de olumlu etkilerini daha hızlı yapıyor.

C: Evet.

S: (Pierre) Senin için optimal sıcaklık 28 derece. [Kahkaha]

(Perceval) Tamam, tüm bilmek istediğim buydu. Gerisini kendim hallederim.

(Mr. Scott) Evet, yapabilirsin. Ben 15 derecede duş aldım ve katlanılabilir birşeydi.

(Perceval) Kendini alıştırıyorsun. Ama bir saat sonrasında titriyorsan, bu aşırı olabilir.

(L) Fayda görüp görmediğinle ilgili ipucunun, titremeye ne kadar hızlı başladığınla ilgili olduğunu düşünüyorum. İnfrared saunalar gibi: Faydaları ne kadar iyi aldığının göstergesi ne kadar hızlı terlemeye başladığın. O yüzden bence soğuk tedavisinde de ne kadar hızlı titremeye başladığın bir gösterge teşkil ediyor. Titreme tepkisi vücuttaki birşeyleri harekete geçiriyor. Bu hususta haklı mıyım? Bu benim teorim.

C: Yeterince yakın!

S: (L) Pekala. Gördünüz mü? Yakınım.

(Perceval) Tamam ama o otuz saniye.

(Chu) Evet! Küvette en fazla otuz saniye dayanabiliyorum!

(Perceval) Sanırım soğuk derecelere alışman gerekiyor. O çıldırmayı atlatana kadar kal, sonra dayanabiliyorsun ve nefesin normale dönüyor. Sonra, saatlerce titremeden kalabildiğin sıcaklık derecesini buluyorsun. Ama o ilk "Aman Tanrım, bu delilik!" aşamasını atlatman gerekiyor.

C: Daha yakın.

S: (Perceval) Mantıklı. Yaklaşma aşamalı olabilir dediler.

(Windmill Knight) Ruh çıkarma tedavisi bağlamında, Heather geçmiş hayatlarını, işçileri ve düşmüş melekleri gördü. Bu gördükleri birebir gerçekler miydi yoksa mecazi miydi?

C: Mecazi.

S: (Treesparrow) Hayvanların garip ve anormal davranışlarında son zamanlarda meydana gelen artışın nedeni veya nedenleri nedir?

(L) Bu güzel bir soru.

(Andromeda) Evet!

C: EM frekansı değişimleri DNA'yı ve nörokimyayı etkiliyor. Tüm bu faktörler hayvan krallığındaki ruhsal faktörleri etkileyebilir. Bir şeye daha dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz: "Bedensiz varlıklar" hayvanlara yerleşebilir veya onları araç olarak kullanabilir.

S: (L) Yani birine zarar vermek isteyen bir şeytani ruh, bir hayvanı o insana saldırmak için kullanabilir. Böyle birşey mi?

C: Yakın.

S: (Pierre) Castaneda bundan bahsetmişti.

(L) Öyle mi?

(Pierre) Evet, özel ruhlara sahip "özel hayvanlardan" bahsediyordu.

(Perceval) EM frekansı değişiklikleri hayvanların DNA'sını etkilediği için şu anda bu tür olaylar özellikle güçlü mü?

C: Evet.

S: (Perceval) Yani belki de DNA'lar gelişmekte olduğu için belirli ruhlar belirli hayvanlar üzerinde kontrol sağlayabiliyor.

(L) Çupakabralar, evet!

(Alada) Bir elektromanyetik fırtına gibi birşey meydana geldi ama buna neden olabilecek bir güneş patlaması veya plazma salımı yoktu. Ama dünyanın kalkanında bir zayıflama vardı. Dünyanın kalkanındaki bu ani zayıflamaya neden olan neydi?

C: Güneş ile ikiz yıldız arasındaki enerji tırmanışı. Bu durum dünyaya doğru olan elektrik akışını azalttı ve dolayısıyla alanı zayıflatıp kozmik ışın akışını artırdı.

S: (Alada) Peki insanları zayıflatan, örneğin bu virüs faaliyetine karşı bizi zayıflatan benzer bir etki yapıyor mu bu durum?

C: Oo, evet!!!

S: (L) Tamam, bir soru daha. Yoruluyorum.

(Carlise) Geçen celsede Putin'in Sezar'la aynı ruh grubunun parçası olduğunu söylemiştiniz. Şu anda yaşamakta olan kaç kişinin o ruh grubunun bir parçası olduğunu ve birkaç isim vermenizin mümkün olup olmadığını öğrenmek istiyoruz. [Kahkaha]

C: Hayır ve hayır. Bir ruh grubu genellikle o şekilde işlemez.

S: (L) Bunu yapmak zorundaydın, değil mi? Bir kutu solucanı serbest bıraktın!

(Perceval) Soru şu: Bir ruh grubu nasıl işler?

(L) O soruyu başka bir celsede soralım çünkü yorgunum. Tamam herhangi acil bir soru? Celseyi kapatıyoruz. Pekala, iyi geceler, kendinize iyi bakın, biraz karaoke yapın, parti yapın ve soğuk duş alın!

(Pierre) 10 derece!

(Perceval) Herşey yolunda!

[Teşekkürler ve Hoşçakalınlar]

S: (L) Herhangi birinizin çok sormak istediği birşey yoksa kapatalım.

(Andromeda) Benim çok sormak istediğim birşey var ama güncel bir olayla ilgili değil. 700 yıl önce kaybolan Paleo-Eskimolar olan Dorset halkı... Görünüşe göre yaklaşık 4000 yıl boyunca yalıtık bir izole grup olarak kalmışlar. Sadece kendi içlerinde çiftleşmişler; sonra bir anda ortadan kaybolmuşlar. Onlara ne oldu?

C: Buz çekirdeklerindeki güçlü sinyali kontrol edin. Hayatta kalınması mümkün olmayan bir soğuk vurgunu düşünün.

S: (Perceval) "Yarından Sonraki Gün"...

C: Yakın.

S: (L) Pekala, o halde bu gecelik bu kadar. Neden bu kadar yorgunum?

(Perceval) Güneş faaliyeti... Kalkanın zayıfladı.

(L) Neden bu kadar yorgunum? Sanki...

C: DNA'ların değişiyor. Daha fazla dinlen.

S: (L) Bu kalıcı birşey mi? Yaşlanıyor muyum yoksa? Değişen DNA... Yaşlanmak! [Kahkaha]

C: Hayır. Sonuçlardan mutlu olacaksın. Protokole devam et. Hoşçakalın.

Orijinal celse linki: http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,35908.0.html

believer planet

#1
Paylaşım için Teşekkürler bozadi...
Bu aralar çok aktifler ve çok sevindirici #9786;
herşey mümkün

bozadi

#2
Ben de sana teşekkkür ederim believer. Evet, celse aktifliği gerçekten çok mutlu edici :)

Scyth

#3
Teşekkürler.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi


bozadi

#5
İngilizce'deki "false flag attack" deyimi çok popüler ve siyasi/askeri literatürde son derece önemli bir terimdir. Türkçe'de çok etkili bir kısa çevirisi/karşılığı yok bildiğim kadarıyla. Celsede bire bir çevirmeyi tercih ettim "sahte bayrak saldırısı" diye. Mana şu: Bir şahıs veya grup bir saldırı düzenliyor ama gerçek kimliğini göstermek yerine kendisini bir başkası (bir başka grup) gibi gösteriyor. Böylece o şahsı veya grubu suçlu gösteriyor. Tıpkı Suriye'deki kimyasal saldırılar El Kaide, El Nusra ve ÖSO grupları tarafından gerçekleştirildiği halde sanki Suriye devlet ordusu tarafından yapılmış gibi gösterilme ve böylece uluslararası kamuoyunu Suriye devleti aleyhine kışkırtma çabalarında olduğu gibi.

Ka

#6
harika keşke hergün bitane olsa üstad bozadi saolasın, 2012 ye kadarki celseleri çıktı aldım bastırmıştım geçen sene sana bir ara imzalatmalıyım:)
 bu celse zamanlamasını neye göre ayarlıyorlar? birde bu soğuğa alışma durumu sadece duş için gerekli birşeymi yoksa genel bir soğuk iklim beklentisine alışma süreci mi?
birde aklıma şu geldi bu kanal bu gruba mı özel? ya bu gruba birşey olursa tutklanma veya daha kötü birşey devamını başka bir grup mu sağlayacak? Aslında hacklanme ile ilgili sorulması gereken milyon soru vardı, neyse... " Uzay işgali" i hakkında konuyu genişletmek isteyen olursa çok sevinirim
 

maiterya

#7
Çeviri için teşekkürler,hayvanların garipleşmesinden bahsettiler,bazı hayvanklara bedensiz bir ruhun girip saldırgan davranışlara neden olabileceğinden bahseettiler,evin önündeki parkta bir kedi ve köpek garipleşti sürekli insanları takip edip huzursuz ediyorlar eskiden böyle değlllerdi,zavallı hayvanlara böyle bir şeymi oldu acaba ? insanın aklına takılıyor.
 

yucelulu

#8
Çeviri için teşekkürler..
 

bozadi

#9
Ben de sizlere teşekkür ediyorum arkadaşlar.

Aslında haftada bir celse yapmaya çalışıyorlar anladığım kadarıyla ama bu programa her zaman uyamıyorlar.

Soğukla ilgili vurguların sadece belirli bir tedavi için değil, aynı zamanda yaklaşan muhtemel bir buz çağına hazırlık olduğundan eminim kendi adıma. Artacak soğuğun insanların hem fiziksel hem de psişik "toparlanmasına" önemli bir katkısı olacak anlaşılan. Her ne kadar başlangıçta konfor konusunda muhtemelen çok iyi şeyler hissettirmeyecek olsa da.

Bu arada celsede 10-15 derece ifadesinden hemen sonraki "aynı sayıda dakika" ifadesini başta pek anlamamıştım ama şimdi tekrar orijinalinden de kontrol ederek anlıyorum ki (muhtemelen pek çok kişi bunu zaten anlamıştır) suda kalma süresinin de yine "10-15" dakika olduğunu kastetmişler. 10-15 dakika boyunca 10-15 derecede yani. Artık ne kadar mümkünse.

Bu kanal mutlak şekilde bu gruba özel değil diye biliyorum. Çünkü celselerde dünyadaki birkaç başka şahısla ve örneğin "Quorum" denen gizli toplulukla da (bizzat "Kasyopyalılar" olarak) bilgi bağlantısı kurduklarına değinmişlerdi. Aynı şekilde Barbara Marciniak'ın "Pleiadeslilerinin" de yine kendileri olduklarını söylemişlerdi. Ama tahminim şu ki, açık şovlarını neredeyse müstakil bir şekilde bu ekiple yapıyorlar.

Yine ilginç bir şekilde bir celsede Laura'nın şahsi bir sorusu üzerine "Biz grup kanalıyız, onu kendi şahsi kanalına sor" gibisinden birşey söylemişlerdi sanki. Belki burada "yüksek benlik" kast edilmiş olabilir şahsi kanal derken. Ki gerçekten herkesin şahsi yüksek benliği onun olup olabilecek en büyük kanalı oluyor anladığım kadarıyla. Herkesin kendi "Kasyopyalısı" var bir şekilde yani. Çok derin ruhsal sezgiler yoluyla işlev gösteren. Bizim en büyük şahsi rehberimiz, anamız-babamız ve şahsi Tanrımız bir bakıma. Meditasyon yüksek benlikle bağlantıya geçmenin en etkili yollarından biri olarak kabul ediliyor.

"Uzay işgali" konusu... Celselerde içinde bulunduğumuz süreçte dünyanın açıkça ve doğrudan bir 4KH işgaline uğrayacağından bahsediliyordu. Gemiler dolusu Nefilimle birlikte. Pleiades bilgilerinde de bu yönde çok açık ve net kehanetler vardı. Bunun nihai olarak olup olmayacağı hala belirsiz görünüyor ama çok kısa bir vadede böyle birşeyin gerçekleşmeyeceğini söylemeye başladılar sanki. Veya bu yönde verilen bilgilerin kısmen sapmış olduğu ima ediliyor. Mesela işte bu celsede uzay işgalinin aslında "uzaylılardan" ziyade, uzaydan giderek daha fazla gelen göktaşları yoluyla olabileceği şeklinde birşey söyleniyor. Yani kehanetlerin daha mecazi bir şekilde yorumlanması gerektiğini söylüyorlar. Anladığım kadarıyla kehanetlerin tamamen veya kısmen sapmasına yol açan başlıca faktör alıcıların yine kendileri (kasıtlı olmasa bile) ve uğradıkları psişik baskı ve saldırılar.

Bir de geleceğin "akışkan" veya "değişken" olması ve bizzat bizim bilincimizdeki gelişmeler ve ağ çalışmaları yoluyla belirli bir ölçüde değiştirilebilmesi de söz konusu. Ben o kehanetlere, yani içinde bulunduğumuz bu süreçte dünyadışı negatif varlıkların gemiler dolusu dünyaya inip insanları kendilerine biat ettirmeye başlamış olacaklarına çok inanmıştım. Ve etrafımdaki herkese de bunu sanki kesin bir gerçeklikmiş gibi anlatıyordum neredeyse. Bu inancı zihnimde bu kadar kesinleştirmekle ciddi bir hata yaptığımı anlıyorum artık. Ve bizzat Kasyopya celselerinde geçen her bilgiyi körü körüne gerçek kabul etmenin ne kadar yanlış ve tehlikeli olabileceğini de.

Tabi bu demek değil ki 4KH'nin öyle birşey yapma ihtimali artık bulunmuyor. Ama görünüşe göre çok yakın gelecekte böyle birşey beklenmiyor. Ama dünya, yani insanlığın dünyası gerçekten yıkılıyor, hem doğada hem de toplumsal seviyede. Ve bu da giderek 4. yoğunluğa doğru ilerlenmekte olduğu genel kehanetini doğruluyor gibi. Yani çok zorlu bir yıkım ve dönüşüm süreci içinde arınma, kendine gelme ve gerçek sevgiye dayalı olarak hareket edip kendimizi gerçekten koruyabileceğimiz ve sorunlarımızı çözebileceğimiz bir duruma doğru ilerleme fırsatı. Binlerce yıldır içinde yaşadığımız kabustan, işkencelerden kurtulma fırsatı. Bunun doğum kadar zor ve sancılı ama nihayetinde doğum kadar tarifsiz güzellikte bir deneyim olacağına vurgu yapıyor Kasyopyalılar.

bozadi

#10
maglor, Kamçatka'da gökyüzündeki kızıl parıltıyla ilgili fotoğrafları ve haber linkini paylaştığın için teşekkürler. Uçaktan çekilmiş bir fotoğraflar sanırım.

Bu arada yerli basından da bir haber linki tespit ettim: http://www.radikal.com.tr/cevre/pasifik_okyanusu_neden_kizardi-1209287

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen maiterya

Çeviri için teşekkürler,hayvanların garipleşmesinden bahsettiler,bazı hayvanklara bedensiz bir ruhun girip saldırgan davranışlara neden olabileceğinden bahseettiler,evin önündeki parkta bir kedi ve köpek garipleşti sürekli insanları takip edip huzursuz ediyorlar eskiden böyle değlllerdi,zavallı hayvanlara böyle bir şeymi oldu acaba ? insanın aklına takılıyor.

Fransa'da bir "kedi çetesinin" insanları korkutmasıyla ilgili bir haber vardı birkaç ay önce (şimdi bakıyorum da, 1 yılı geçmiş aslında bu olay olalı).

http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1058

beyrutkapı

#12
Emeğine sağlık sevgili bozadi. İyi ki varsın kardeşim. Bıraktığın yerden devam etmek isterim. Hiçbir şeyin mutlak olmadığı Bir evrende gelecek için kesin öngörüler yapmak zor. Ki kasyopyalılar defalarca bunu vurgulamıştır.
şöyle bir şey olabilir mi acaba, farkındalık arttıkça ve olabileceklere dair insanlarda beklenti oluştukça negatif ihtimal zayıflıyor yada yok oluyor olabilir. Kasyopyalıların da geçmişte bazı celselerde çok karamsar tablolar çizdiğini gördük. Bu kanalın bozulmasından kaynaklanacağı gibi kasyopyalıların bu ihtimali yok etme yöntemi de olabilir. Bir de aklıma bu günlerde şöyle bir şey geldi. Olayların taşma noktasını hesap eden kh grubu yaptıklarına ara veriyor olabilir. Mesela abd bin Türkmenlere yardımı gibi. Ara Ara buna benzer adımlar atıyorlar ve bazen anlayamıyordum. Belki bu şekilde ertelediklerini yada zaman kazandıklarını düşünüyorlardır. Tüm olanların korkunç yanı bir yana zekice planlandığını biliyoruz.
bir de bugün telefonla konuştuğum bir arkadaşım ilginç bırşey anlattı. Forumu takip ediyor ve celseleri yeni okumaya başladı. Rüyasında uzaylı gibi dediği ve herhangi Bir şeye benzetemediği birileri bulunduğu büyük bir yerde insanları kesip biçiyor ve bir takım şeyler yapıyorlar. Kendisi bunları görüyor ve orada ondan başka hiç kimse durumun farkında değilmiş. Çığlık atarak uyanmış.
şimdi bu durum farkındalığın uyanışı değilse nedir? Ve gerçekliğin tugayı hepimizin uyanmaya başlayan ve gittikçe artan bilinçleri değil midir? Oyun umduğumuzdan daha sert yada yumuşak geçebilir. Hazırlıklı olmak ve oyunu kaçırmadan, endişe ve korkudan arınarak gittikçe daha çok keyifli olmasını diliyorum hepimiz adına
 

Tgur

#13
Bozadi ellerine emeğine sağlık,
Bu arada sitemiz de şahikalar yaratmaya başladı, o ne güzel ve yerinde yorumlar, aktarımlar ,kartlar v.s. gerçekten gurur duymamak elde değil..

Soğuk tedavisi derken bende soğuk duş etkisi yaratacak yorum yapayım,gerçi Bozadi dostumuz biraz dokunmuş o güzel yorumunda,
Kanal ısındığında,kehanetimsi açılımlara karşı aşırı istek gösteren bir durum aldığında, "inanma özgürlüğüne müdahele etmeme" kuralı devreye girebilir nazik bir şekilde ..Onun için kehanetimsi bildirilen hususlarda en azından zaman konusunun esnek olduğunu hatırlayalım.

Alemtac

#14
Çeviri için teşekkürler Bozadi, emegine sağlık olsun.