10 Mayıs 2014

Başlatan bozadi, 14 Mayıs 2014, 02:22:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 10 Mayıs 2014

Laura ve Andromeda tablada
Pierre, Perceval, Chu, PoB, Kniall, Data, Mr. Scott, Alana

Skype'la katılanlar:
Emma, Renaissance, Nancy2feathers, shellycheval, Pete, Divide by Zero, Puck, seek10, Jerry, ankhepiphan, Pegasus, Nuke, ve köpekler Pancho ve Rusty

S: (L) [Selamlaşmalar] Bugün 10 Mayıs 2014. Bir başka Pink Floyd anı yaşıyorum. Merhaba? Kimse var mı orada?
C: Her zaman! Kasyopya'dan Opinya! Konuklara da merhaba!

S: {İşaretleyici birkaç kez dönüyor} (L) Oo, bu gece enerjik bir bağlantımız var! Tamam, sorulara geçiyoruz: Geçen gece Paul Levy ile bir röportaj yaptık. Wetiko Virüsü olarak adlandırdığı şey hakkında bir kitap yazmış. Bahsettiği şeylerden biri Castaneda'nın avcı zihnine ve Gurdjieff'in tamponlarına benziyor; yani bilinçli zihnin adaptif bilinçaltındaki bozuk duygu veya algılara yanıt olarak yarattığı programlar gibi. Sanırım bu bizim sıkça tanıklık ettiğimiz birşey. Ama yazarın bahsettiği asıl şey şu: insanlar bu virüse sahip oldukları zaman bunu anlayabiliyorsun çünkü tüm gölgeyi dışarı, diğerlerine projekte ediyorlar. Bir de yaratıcılıklarını, birşeyler yapabilme yeteneklerini kaybediyorlar. Buna da çok şahitlik ettik çünkü geçen birkaç hafta boyunca vergilerle uğraşıyorduk. (umarım hepiniz bu organizasyonu ayakta tutmak için ne kadar sıkıntıya maruz kaldığımızı anlıyorsunuzdur. Ve devam ediyor: Bu sabah 4:30'da kalktım ve vergi formuyla göndermek üzere vergi listesini hazırladım. Yarın bunu tekrarlamam gerekecek çünkü işim bitmedi. Her bir organizasyon için yaklaşık 50 sayfa vergi iadesi çıktı). Şunun farkına vardım ki, herşeye bakmak zorunda olduğun için...

[Skype bağlantısı kopuyor... Tekrar kopuyor... Modemin resetlenmesi ve yeniden bağlantı için bir mola...]

S: (L) Birşey kaçırmadınız. Ara verip modemi resetledik. Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz. Konuşmayı durdurduk. Herşey dondu. Pekala, neyse, bu vergi çalışması sırasında fark ettim ki, sürekli bir şekilde ciddi miktarlarda bağışta bulunan yaklaşık 20 kişi var ve bu insanlar bir bakıma herşeyin devam etmesini sağlıyorlar. Ve bu kişilerin de çoğu bu yoğun koşturmacada burada bize yardım eden kişiler; forumdakilere yardım eden, SOTT'ta çalışan, çevirilerde çalışan vs. Bazıları skype kamerasının karşı tarafındalar. İsim vermiyorum. Neyse, merak ettiğim şey şu: geçen celsede frekans çitinden, yani herhangi birşey yapmanı önleyen frekans çitinden bahsetmiştik. İnsanların potansiyellerini açığa çıkaramamalarının kökenindeki neden frekans çiti mi? Gerçek neden frekans çiti mi? Ve bu Paul Levy'nin bahsettiği Wetiko virüsü gibi birşey mi?
C: Eğer senin aleyhine işleyebilen birşey hakkında bilgi sahibiysen, o zaman kalbinin savaşta olduğunu varsayarsak, savaşın yarısını kazanmışsın demektir.

S: (L) Tamam, sıradaki soru şu: insanların dünyada meydana gelen ve herkesi mutsuz eden şeylerle ilgili bastırılmış duygularının bir kısmını serbest bırakabilmesi için yaratıcı nitelikte çok sayıda faaliyetimiz var. SOTT'a girebilirler, yorum yazabilirler, forumda çalışabilirler, forumda birşeyler yazabilirler, fikir alışverişlerinde bulunabilirler, başkalarıyla buluşmalar yapabilirler. İnsanların yapabileceği pek çok şey var fakat her zaman şu mazeret var: "Oo, frekans çiti. Hiçbir şey yapamam çünkü depresyondayım, şu durumdayım, bu durumdayım." Savaşın yarısını kazandığımızı söylüyorsunuz ama görünüşe göre durum bundan daha zorlu. Başka birşey var. O ilk direnç nasıl aşılabilir?
C: Boğayı boynuzlarından tutmak hayalde her zaman korkutucudur fakat hayvana yaklaştığında genellikle çöker ve teslim olur.

S: (L) Bu sorumu yanıtlamıyor. Tamam, "hayvana yaklaşmayı" somutlaştırabilir misiniz? Çünkü herkes orada takılıyor gibi görünüyor...
C: Yoda'nın dediği gibi, deneme, sadece yap, azıcık bile olsa. Engel böyle aşılır. Kelebek etkisi, vs.

S: (L) Spesifik bir örnek vereyim. SOTT'ta 108 editör var. SOTT'ta çalışmaya gönüllü olan 108 kişi var. Peki kaç kişi çalışıyor? (Mr. Scott) Çok değil. (Chu) 15 - 20? (Mr. Scott) Son zamanlarda kontrol etmedim ama muhtemelen 15 -20 kişi. Ama en çok sayıda haber yayınlayan 3 - 4 kişi var genelde. (L) Yani işin çoğunu yapanların sayısı 3-4. Ve aynı şey diğer diller için de geçerli. Milyonlarca okuyucumuz var ve bu platform insanların gerçekten yaratıcı olmasına, birşeyler söylemesine, birşeyler yapmasına, mesajı yaymasına, o yaratıcı süreci başlatmasına yönelik bir platform. Ama bunu yapamıyorlar. Bunun nedenini de biliyorum, çünkü bu çok kasvetli geliyor! Haberleri okuyorsun ve "Aman Tanrım! Herşey ne kadar berbat, neden gidip kendimi bir tepeden atmıyorum?!" diyorlar. Yani, bunu anlıyorum...
C: Önceki yanıta bak ve zaman içindeki kümülatif etkiyi küçümseme. Hepiniz bundan beş veya on yıl önce nerede olduğunuzu hatırlamalısınız. Bu değişiklikler bir gecede olmadı, değil mi?

S: (L) Varmak istediğim noktaya varabilmemiz için başka bir soru düşünebilen biri var mı? (shellycheval) Bireyler olarak, yapmamız gereken en önemli şey nedir? Yani yapmaya çalışmayıp gerçekten yapmamız gereken şey? Bireyler olarak kendimizi motive etmek için ne yapabiliriz? Söyleyebileceğimiz veya yapabileceğimiz birşey var mı?
C: Başkalarına Hizmet. En sorunlu kişilerin sürekli kendilerinden ve dertlerinden bahseden kişiler olduğuna ve aynı zamanda en az veren kişiler olduklarına dikkat edin. Evrensel HAYAT yasasına güvenleri yok: Birşeyleri yerinden oynatıp hayatınızda enerjinin akabileceği bir boşluk yaratın.

S: (L) Yani insanların bunu bir tür yasa olarak düşünmesini tavsiye ediyorsunuz... Zebur'da dendiği gibi, "Ekmeğini suya at, birkaç gün sonra sana dönecektir" gibi birşey mi? Beklenti olmadan yap ve yapmaya devam et?
C: Kesinlikle! Bu doğru ve işe yarıyor. Çok veren insanlara dikkat edin: Zamanı kendileri üzerlerinde odaklanarak mı geçiriyorlar? Hayır!

S: (L) Evet ama herkesin yaraları ve dertleri var ve üzerinde çalışmaları gereken şeyler...
C: [harfler çok çabuk geliyor] Denge! Günün bir kısmı düşünmeye ayrılabilir ama çok uzun değil. Wetiko Virüsü şudur: kendini ve subjektif kişisel meseleleri takıntı haline getirmek. Ümitsizliğe doğru kaydığınızı hissettiğiniz bir sonraki seferde ne hissettiğinizi diğerlerine söyleyin ve bir başkasının aynı hislerden muzdarip olmasını önlemek için yapabileceğiniz birşey düşünün. [harfler şimdi daha yavaş geliyor] Böylece gerçek empatinin doğuşuna tanıklık edeceksiniz.

S: (L) Tamam, bu konu üzerinde yeterince durduk. Şimdi isteyen sorusunu sorabilir. (Jerry) Sormak istediğim kişisel bir sorum var. (L) Sorabilirsin. (Jerry) Küçük bir çocukken, bir keresinde yalnız başımaydım ve bir anda korkunç birşey çarptı bana ve bunun nasıl bir fiziksel ve zihinsel bir tehdit olduğunu kimsenin bilmesini istemedim. Kusacağımı sandım. Kendimi banyoya kitledim ve tanrıya dua ettim; çocuktum. Eğer tanrı bu sıkıntıyı üzerimden alıp uzaklaştırırsa, tüm hayatımı Kutsal Ruh'u alan insanlara adayacağıma söz verdim. Bir Katolik olarak yetiştirildim. Tüm hatırladığım bir altın ışık ve bir sonraki anım ise normal bir çocuk olarak arkadaşlarımla ve ailemle oyun oynadığımdı. Tüm hayatım boyunca bu olayı düşündüm. Orada ne oldu?
C: İlişik ruh geldi ve kabul edildi.

S: (Jerry) Peki bu bir tür komut muydu? Bana gelen tehdit, bir tür boyun eğdirici müdahale miydi?
C: Yeterince yakın. Önceki süreci düşün ve zayıf duruma ve incinebilirliğe bak.

S: (Jerry) Teşekkür ederim. (L) Sıradaki soru? (ankhepiphan) Benim elektronik cihazlar yapmayla ilgili bir takıntım var... [sorunun kalanı net bir şekilde duyulmadı ama sonuç olarak şahıs yaptığı çeşitli elektronik aygıtların faydalı olup olmadığını öğrenmek istiyor]
C: Almak için öne çıktığını ama isteneni, gerçekten ihtiyaç duyulanı ve yardımcı olabilecek olanı vermek için nadiren hazır olduğunu fark ediyoruz. Wetiko...

S: (ankhepiphan)  [düzensiz kalp atışı ile ilgili soru...]
C: Diyet alışkanlığın nasıl? Soda?

S: (Pegasus) Soda mı içiyorsun?! (ankhepiphan) Hayır, sınırlandırmaya çalıştım ama... (Pegasus) Sormana bile gerek yok. O tür şeyler kalbi hızlandırır. (ankhepiphan) Sanırım birkaç yıl önce kalbime yerleştirilen stentle ilgili. Çünkü bir basınç birikiyor ve sonra serbest kalıyor ve bu çok garip birşey...
C: Eğer "dışarıda" yaratmazsan, bedenin "içeride yaratır".

S: (Renaissance) "When Body Says No" (Beden Hayır Dediğinde) kitabı. (Pete) Hızlı bir sorum var. Kardeşimin ölümünün birinci yıl dönümü. 5. yoğunluğa geçip geçmediğini merak ediyorum. (L) Adı ne? (Pete) A___.
C: Evet, geçiş biraz "zaman" aldı ama geçişi gerçekleştirdi.

S: (Pete) Tamam, teşekkür ederim. (L) Sonraki soru? (Nancy2feathers) Boşanmamla ilgili olarak bu Pazartesi dahil dört kez ertelenen bir mahkeme tarihim var.  Bunu hızlandırmak için yapabileceğim birşey var mı?
C: Yaşamı değiştiren büyük olayların gerçekleştirilmesi genellikle zaman ve enerji alır. Ama sebatla gerçekleştirilecektir. Ayrıca, bu akşamın temasına uygun bir şekilde ifade edecek olursak, bir boşluk yaratarak, vererek ve yaparak enerji akışını hızlandırabilirsin!

S: (L) İşe yarayacaktır. (seek10) 1912'de batan gemi Titanik miydi? [batan geminin Titanik değil, kardeş gemisi Olympus olduğu ve bir tür sigorta sahtekarlığı yapıldığına dair iddia]
C: Bunun ne gibi bir önemi olurdu?

S: [kahkaha] (seek10) Sadece gerçeği bilmek için. (Puck) Bazen çi enerjisinde gerçekten şiddetli tırmanmalar yaşıyorum ve bunun ne olduğunu merak ediyorum.
C: Yaşam tarzındaki değişikliklerden kaynaklı DNA değişiklikleri.

S: (L) Sıradaki? (Renaissance) Kasyopyalıların Kuzeydoğu grubu için herhangi bir mesajı var mı?
C: Orada iyi bir temel attınız, tüm ihtiyaç duyulan, ağ ilkelerine uygun olarak karşılıklı işbirliğini ve bağlantıyı artırmak. Eterik seviyede yardımcı olacağız ama enerjinin daha iyi akması için sizin tarafınızda da eylem gerekiyor.

S: (L) Pekala, son bir-iki soruyu alalım çünkü yoruluyorum. (shellycheval) Çiftliği satıp küçültme konusunda doğru şeyi mi yapıyorum?
C: "Kankalarına" yardımı olacak mı?

S: (L) O etki Puck'tan geliyor, emin ol! [kahkaha] (shellycheval) Herkesi oraya taşınmaya davet ettim ama kimse DC'ye o kadar yakın bir yerde yaşamak istemiyor. (ç.n.: DC kısaltması ABD'nin başkenti "Washington DC" anlamında olmalı. Laura'nın Puck adlı katılımcıya yapmış gibi göründüğü ve kahkaha konusu olan göndermeyi anlamadım. Puck belki de soruyu soranın kankası)
C: Sen de DC'ye o kadar yakın yaşamamalısın!!!

S: (shellycheval) Oo, en kısa zamanda oradan uzağa taşınsam iyi olacak. Anladım. (Emma) 1988'de babam 59 yaşındayken öldü. Ben Macaristan'da büyüdüm ve babam da askeriyede bir teknisyen olarak devlet için çalışıyordu. Ve 1988'de nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde öldü. Ölümünün nedenini bilmiyorum. Otopsi yaptırmadık ve ölümüne neyin neden olduğunu merak ediyorum. Teşekkürler.
C: Ağır metaller.

S: (Emma) Ağır metaller mi? Wau! Teşekkür ederim. (L) Başka sorusu olan? Hadi Puck! (Nuke) Benim kişisel bir sorum var. Çocukken, yaklaşık 3 yaşındayken, bir bebek bakıcımız vardı. O noktaya kadar birkaç anım var ama sonrasında eksik olan parçalar var. Bir terapist bulmayı düşündüm ama güvenebileceğim birini bulmak zor. Bu yüzden bu soruyu soruyorum. Orada ne oldu? O bakıcı bayan herhangi birşey yaptı mı? Çocukluğumun çoğunu hatırlayamamamın nedeni nedir?
C: Taciz edildin ve utandırıldın. Sizin toplumunuzdaki tüm çocukların neredeyse yarısına oluyor. SRT daha hızlı ve daha ucuz olabilir. (ç.n.: SRT kısaltması muhtemelen "Spirit Releasement Treatment" / İlişik-Parazit Ruh Temizliği)

S: (Nuke) Teşekkür ederim. (Jerry) Josephus aslında İncil'deki Aziz Paul müydü?
C: Hayır.

S: (ankhepiphan) Bir sorum daha var. Sorum şu: ben tamamen kayıp mıyım [???]
C: Sorunlarından ve meselelerinden düşünerek kurtulabileceğini sanıyorsun hala. O şekilde kurtulamazsın. KORKUNU ve KIZGINLIĞINI ne zaman bırakacaksın?

S: (ankhepiphan) Neye dair korku ve kızgınlık?
C: Hayat senin onun olmasını istediğin gibi olmadığı için.

S: (Puck) Bir soru için daha vakit var mı Laura? (L) Tamam, bir soru daha. (Puck) Yazarlık yapmam ve dairemi kiralamam finans durumumu düzeltmek ve Kuzey Karolina'ya taşınabilmek için iyi bir plan mı?
C: Evet.

S: (Puck) Sayı! Teşekkür ederim. (L) Pekala millet, yoruldum, iyi geceler diyeceğiz. [Vedalaşmalar] (L) Biraz karaoke ve EE yapacaksınız. Orada Karaoke makineniz var mı? (Pete) Hayır. (Emma) Enstrümansız bir şarkı söyleyebiliriz, merak etme! (L) Tamam, söyleyin, söyleyin! İyi geceler!

bozadi


Qui-gon jinn

#2
Çeviri için teşekkürler Bozadi.Bu bizim buluşma gerçekleştirdiğimiz gün yapılmış bir celse ve belki de şu kısmı bizde üzerimize alabiliriz diye düşünüyorum;

C: Orada iyi bir temel attınız, tüm ihtiyaç duyulan, ağ ilkelerine uygun olarak karşılıklı işbirliğini ve bağlantıyı artırmak. Eterik seviyede yardımcı olacağız ama enerjinin daha iyi akması için sizin tarafınızda da eylem gerekiyor.

...:)

bozadi

:) Eyvallah, yorumun gayet makbul bence.

beyrutkapı

#4
teşekkürler sevgili bozadi. emeğine sağlık. celseden anladığımız kadarıyla çoğunluğun bu kadar berbat hissetmesinin ve kıpırdayamaz hale gelmesinin nedenleri de aslında ortada. eyleme geçmenin önemi bir kez daha önemle vurgulanmış oldu. içinde bulunduğumuz ortamda tüm oyunun bizi eylemsizliğe, pasifliğe ve tali konulara yönlendirmeye çalıştığını hiç unutmamak gerek sanırım. uyursan kaybedersin! bunu sürekli hatırlatmalıyız birbirimize. yapılacak çok şey var.
 

yucelulu

#5
Teşekkür ederim.
 

Qui-gon jinn

#6
Sevgili Bozadi, umarım öyledir.Velhasıl o gün dile getirmedim ama açıkcası kendi adıma buluşma günü bir celse yapılacağı, ve bu celse de buluşmaya dair bir atfın yer alabileceğine ilişkin içsel bir hissiyatım ve öngörüm vardı.Bu bağlamda bu celsenin cassiopaea.org'da yayınlanmış olduğu hissiyatını da, tamamen alakasız bir yerde dolaşırken hissedip kontrol etme isteği duydum.Ve baktığımda nihayetinde 10 mayıs tarihli celse yayınlamış vaziyette idi.Kısacası ilk mesajımda paylaştığım çıkarımı bu hususlar neticesinde dile getirdim diyebilirim.

Şayet bilemiyorum, tamamen kendimi kandırıyor ve kafadan sallıyor da olabilirim.Lakin temennim umarım ilk planda hissettiklerim gibidir, ki bir tarafımda "hoş eğer öyle olmamış olsa bile ne yazar" diyor bir yandan, bizim için gayet yeterli ve önemli olduğu düşünüyorum.

Ve Sevili Beyrutkapı, ne kadar haklısın.Hatta yanılmıyorsam Kasyopyalılar da bir celsede, KH güçlerin biz insanlardan tamamen "Çaresiz bir pasiflik" hali içinde bulunmamızı arzuladıklarını ifade etmişlerdi.Velhasıl bundan olabildiğince kaçınmamız lazım gerek diye düşünüyorum.

Sevgiler, saygılar arkadaşlar.

maiterya

#7
Çeviri için teşekkürler.
 

bigsenfoni

Ceviri icin tesekkürler bozadi..
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#9
İlgili gösterip desteklerini sunan tüm dostlara ben de teşekkür ediyorum.